Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Türk casus Avusturya’dan İtalya’ya sınır dışı edildi

Avusturya’da Türkiye için casusluk yapmakla suçlanan İtalya vatandaşı Feyyaz Ö. İtalya’ya sınır dışı edildi. Türkiye hükumetine yönelik muhalif politikacılara suikast düzenlemekle görevlendirildiğini ifade eden Feyyaz Ö, Eylül ayında Avusturya makamlarına teslim olmuştu.

BOLD – Türkiye için casusluk yapmakla suçlanan ve davası 4 Şubat’ta başlayacak olan Feyyaz Ö’nün İtalya’ya sınır dışı edildiği ortaya çıktı.

Avusturya’da Türkiye hükumetine yönelik muhalif politikacılara suikast düzenlemekle görevlendirildiğini ileri sürerek Eylül ayında Avusturya makamlarına teslim olan Feyyaz Ö. 4 Şubat’ta Avusturya’da yargılanmaya başlanacak. Feyyaz Ö. Avusturya’daki gözaltı süresi nedeniyle vatandaşı olduğu İtalya’ya iade edildi.

Samsunlu Feyyaz Ö’nün dava öncesinde sınır dışı edildiğinin ortaya çıkması, Ö’nün davaya katılmak üzere yeniden Avusturya’ya gelip gelmeyeceği yönünde sorulara yol açtı.

“KAMU GÜVENLİĞİ İÇİN TEHDİT”

Feyyaz Ö’nun avukatı Veronika Ujvarosi, Avusturya makamlarının müvekkilini “kamu güvenliği için tehdit” olarak değerlendirerek, Noel’den kısa süre önce İtalya’ya sınır dışı ettiğini açıkladı. Ujvarosi, müvekkilinin yargılanmak üzere Avusturya’ya gelmek istediğini de aktardı.

Avusturya makamları, Feyyaz Ö’nün kamu düzeni için oluşturduğu tehlikeye dair bir açıklama yapmadı.

Yabancı bir istihbarat örgütü için faaliyet yürütmekle suçlanan Feyyaz Ö’nün iki yıldan kısa olmamak üzere hapis cezasına çarptırılabileceği belirtiliyor.

METİN TOPUZ HAKKINDA YALAN İFADEYE ZORLANDI

Avusturya’da yayınlanan Der Standard gazetesi Türkiye’de üç yıl önce casusluk suçlamasıyla yargılandığı davada 8 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılan Amerika Birleşik Devletleri İstanbul Başkonsolosluğu çalışanı Metin Topuz hakkında “gizli tanık” olarak ifade veren kişinin de Feyyaz Ö. olduğuna dikkat çekti.

Daha önce ZackZack adlı haber portalı da Feyyaz Ö’nün, Avusturya makamlarına verdiği ifadeye ilişkin belgeleri yayınlamış, belgelerde Feyyaz Ö’nün, Topuz hakkında yalan ifade vermeye zorlandığı, önüne konulan boş bir kağıda tehditle imza attırıldığı yönünde beyanlarda bulunduğu belirtilmişti.

KENDİSİ TESLİM OLDU

Feyyaz Ö., 15 Eylül 2020’de Viyana’daki eyalet istihbarat teşkilatının merkezine giderek, MİT’in kendisini Yeşiller partili politikacı ve akademisyen Berivan Aslan’a suikast düzenlemekle görevlendirdiğini iddia etmişti.

Viyana Eyaleti Anayasayı Koruma ve Terörle Mücadele Teşkilatı (LVT) görevlilerince ifadesi alınan Feyyaz Ö. beraberinde iki İtalya numaralı cep telefonu ile MİT ajanları ile yazışmalarının yer aldığı bir flash bellek bulunduğu bildirilmişti. Zanlının 21 Eylül’deki ikinci ifadesinde ise Berivan Aslan dışında başka Avusturyalı politikacıların da listede yer aldığını söylediği kaydedilmişti.

Feyyaz Ö’nün avukatları ise Avusturya makamlarına kendi teslim olan Feyyaz Ö’nün hiçbir zaman kimseyi öldürmeyi planlamadığını savundu.

Türkiye’de koruma oranı yüzde 91 olarak açıklanan Çin aşısının Brezilya’daki sonuçları vahim

Dünya

BM: Akdeniz’de hafta sonu yaşanan faciada en az 41 göçmen hayatını kaybetti

Birleşmiş Milletler’e bağlı 2 kuruluş, hafta sonu Akdeniz’in orta kesiminde yaşanan göçmen faciasında en az 41 kişinin öldüğünü açıkladı.

BOLD – Birleşmiş Milletler (BM) Uluslararası Göç Örgütü (IOM) İtalya Şubesi ve BM Mülteciler Yüksek Komiserliğinden (UNHCR) yapılan ortak yazılı açıklamada, 20 Şubat’ta yaşanan bot kazasında lastik botta bulunan en az 41 kişinin boğularak can verdiği belirtildi. Olayda Vos Triton isimli gemi tarafından 77 kişi lastik bottan kurtarılmıştı.

İtalya’nın güneyindeki Porte Empedocle limanındaki UNHCR yetkililerinin kurtulanların ifadesinden elde ettiği bilgilere göre, 18 Şubat’ta Libya’dan ayrılan lastik botta, biri hamile 6 kadın ve 4 çocuk olmak üzere 120 kişi bulunuyordu.

Denize açıldıktan 15 saat sonra bot su almaya başladı ve acil yardım çağrısında bulunuldu.

Açıklamada, zor durumdaki bota, 3 saat sonra Vos Triton gemisinin zor bir operasyonla yardım ettiği, bu sırada çok sayıda kişinin öldüğü bilgisine yer verildi.

BM kurumlarının ortak açıklamasında, Libya üzerinden Orta Akdeniz’i geçmeye çalışan on binlerce göçmenin insan kaçakçıları ve milislerin “tarifsiz vahşetinin” kurbanı olduğu, 2021 yılının başından bu yana 160 düzensiz göçmenin denizde hayatını kaybettiği kaydedildi.

Açıklamada, 1 Ocak-21 Şubat 2021 tarihlerinde Akdeniz’i geçerek İtalya’ya ulaşanların sayısının 3 bin 800’den fazla olduğu, bunların 2 bin 257’sinin Libya’dan hareket ettiği belirtildi.

AKDENİZ GÖÇÜNÜN BİLANÇOSU

Akdeniz’de Avrupa’ya yönelik 3 temel göç rotası bulunuyor: Batı, Orta ve Doğu Akdeniz.

Bu rotalar içerisinde en ölümcül olan rota Libya’dan başlayıp deniz yoluyla Malta ve İtalya’ya ulaşan Orta Akdeniz göç rotası.

Afrika ve Asya’dan savaşlar, iç savaşlar, baskı ve ekonomik nedenlerle daha iyi bir hayat ümidiyle başlayan göç yolculuğunda binlerce umut yolcusu Akdeniz’de hayatını kaybetti.

Yıllara göre Akdeniz’de göçmen facialarında kaydedilen can kayıpları şöyle:

  • 2014 – 3 bin 283
  • 2015 – 4 bin 054
  • 2016 – 5 bin 143
  • 2017 – 3 bin 139
  • 2018 – 2 bin 299
  • 2019 – 1 885
  • 2020 – 979

(Kaynak: statistica.com)

Çin’in Uygur zulmü İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün raporuna da girdi

Okumaya devam et

Dünya

Diktatör Franco’nun son heykeli de yıkıldı

İspanya, ülkeyi yaklaşık 40 yıl boyunca diktatörlükle yöneten Francisco Franco’nun son heykelini de kaldırdı. Heykel, İspanya’nın kuzeybatı Afrika’daki özerk şehri Melilla’da bulunuyordu.

BOLD – Bir süredir diktatörlük döneminin ülkedeki izlerini silmeye çalışan İspanya, Francisco Franco’nun son heykelini de kaldırdı. Kuzeybatı Afrika’daki özerk şehir Melilla’da bulunan heykel, Franco’nun 1978’deki ölümünden 3 yıl sonra yapıldı.

Euronews’in haberine göre heykel, herhangi bir taşkınlık yaşanmadan bir kepçe ve vinç ile yerinden sökülerek kamyona yüklendi. Heykel Franco’nun Kuzey Afrika’daki Berberi kabileleriyle İspanya arasında 1920’lerde yaşanan Rif Savaşı anısına yapılmıştı.

Ülkedeki sosyalist partiler, sosyalist İspanyayı yaklaşık 40 yıl yöneten Franco’nun izlerini silmek için Mecliste 16 ay boyunca mesai harcamıştı. Bu kapsamda İspanya’da 2007 yılında çıkarılan Tarihi Bellek yasası ile Franco ve diktatörlüğe ait tüm izlerin silinmesi kararı alınmıştı. Yasa, Franco’ya ait ve kamuya açık devlet eliyle yaptırılan bütün heykellerin kaldırılmasını da içeriyor.

Yasa kapsamında başkent Madrid yakınlarındaki Şehitler Vadisi’nde bulunan Franco’nun anıt mezardaki naaşı ve kalıntıları 44 sene sonra aile mezarlığına taşınmıştı. Francisco Franco’nun döneminde büyük insan hakları ihlallerinin yaşandığı ve birçok insanın faili meçhul cinayetlerde hayatını kaybettiği biliniyor. Ayrıca tam rakam bilinmemekle birlikte 200 bin ila 400 bin insanın öldürüldüğü tahmin ediliyor.

Okumaya devam et

Dünya

Çin’in Uygur zulmü İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün raporuna da girdi

New York merkezli İnsan Hakları İzleme (HRW) örgütü, Çin’de Uygurlar ve diğer Müslüman azınlıklara yönelik kovuşturma ve hapis cezalarının sayısında belirgin artış gözlendiğini açıkladı. Örgüte göre, hapis cezalarının süreleri de arttı.

BOLD – Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki Müslüman azınlıklara yönelik adli takibatların sayısında belirgin bir artış gözlendiği kaydedildi. HRW bölgede Uygurlar ve diğer Müslüman azınlıkların “bir tartışma başlatmak” ya da denizaşırı ülkelerde yaşayan akrabalarına hediye göndermek gibi suçlardan mahkum edildiğini belirtti.

YAŞAM TARZI VE DİNİ PRATİKLER SUÇ SAYILDI

Örgüt verilerine göre, ülkenin kuzeybatısındaki bölgede 2016’dan bu yana 250 binden fazla kişi hapis cezasına çarptırıldı. HRW araştırmacısı Maya Wang, cezaevinde bulunanların çoğunun yaşam tarzı ve dini pratikleri nedeniyle hapis cezası aldığını belirtti.

2017-2019 yılları arasında bölgede hüküm giyenlerin sayısında patlama yaşandığına dikkat çeken örgüt, hükumet verilerine dayandırdığı açıklamasında Sincan mahkemelerinin 2016’da yaklaşık 40 bin kişiyi cezalandırırken, 2017’de bu rakamın 100 bini bulduğuna dikkat çekti.

YURTDIŞINDAKİ AKRABALARINA HEDİYE GÖNDERMEK SUÇ SAYILDI

HRW, savcıların ve mahkemeler üzerinde “terörle mücadele”de daha sert bir tavır takınmaları yönünde kurulan baskı sonucu, çok sayıda kişinin gerçek bir suç işlemeksizin hüküm giydiğini belirtti. Örgüt, başkalarına neyin haram, neyin helal olduğunu söylemek ve Türkiye’deki akrabalarına hediyeler göndermek gibi eylemlerin mahkumiyet sebebi sayıldığını kaydetti.

Örgüt, verilen hapis cezalarının sürelerinin de arttığına dikkat çekti. 2017 yılı öncesi hüküm giyenlerin yaklaşık yüzde 11’i beş yılın üzerinde hapis cezasına çarptırılırken bu oran, 2017’de yüzde 87’ye çıktı.

UYGUR TÜRKLERİNE KARŞI İNSAN HAKLARI İHLALLERİ

Yaklaşık bir milyon Uygur ve diğer Müslüman azınlığın Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki kamplarda tutulduğu tahmin ediliyor. Çin’in bölgedeki Müslüman azınlığı kamplarda çalıştırdığı, zorla doğum kontrolü ve kısırlaştırma uyguladığı iddiaları uluslararası kamuoyunda tepki çekmişti. Kampların varlığını önce reddeden Pekin, daha sonra bunların İslamcı aşırılıkla mücadele için kurulan eğitim kampları olduğunu savunmuştu.

ABD VE KANADA SOYKIRIM DEDİ

ABD’de hem Biden yönetiminin Dışişleri Bakanı Anthony Blinken hem de Trump yönetiminin Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Çin’in Uygur Türkleri ve diğer etnik gruplara yaptıklarının bir soykırım olduğunu söylemişti.

Kanada Parlamentosu da bu hafta yaptığı oylamada Çin’in Uygur Türklerine yaptıklarını oybirliğiyle bir soykırım olarak tanıdı.

Kanada’da kabul edilen yasa, hükumete bu konuda yapması gerekenlerle ilgili bağlayıcı bir yol haritası vermiyor fakat bu alanda komşusu ABD’yi örnek alması gerektiğini vurguluyor.

Perinçek’in gazetesi Aydınlık Uygurlar için “terörist” dedi

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0