Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Yeniçağ gazetesi yazarı Uğuroğlu: Öldürülürsem sorumlusu Bahçeli ve Soylu’dur

Saldırıya uğrayan Yeniçağ gazetesi yazarı Orhan Uğuroğlu, son dönemde siyasilere ve gazetecilere yönelik saldırıları, MHP’lilerin gerçekleştirdiğini belirterek, öldürülmesi halinde sorumlularının MHP lideri Devlet Bahçeli ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu olduğunu söyledi.

BOLD – Geçen hafta evinin önünde saldırıya uğrayan Yeniçağ gazetesi yazarı ve Ankara Temsilcisi Orhan Uğuroğlu, bugünkü köşe yazısında uğradığı saldırıyı ele aldı. Uğuroğlu, “Beni öldürürlerse sorumlusu Devlet Bahçeli’dir, Semih Yalçın’dır. Ve bana herhangi bir saldırı daha yapılırsa birinci derece sorumlusu gerekli güvenlik önlemlerini almayan; İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’dur” dedi.

“SALDIRILARIN MÜSEBBİBİ BAHÇELİ”

Orhan Uğuroğlu’nun dikkat çeken o yazısı şöyle:

“Saldırıların müsebbibi Bahçeli’nin ilanıdır!..

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli kendisini ve partisini hedef aldıklarını iddia ettiği aralarında benim ve yazarımız Yavuz Selim Demirağ’ın da bulunduğu gazeteci, anketçi ve yazarların bulunduğu 70 ismi resmen hedef gösterdi.
Haziran 2018’de gazetelere tam sayfa ilan veren Bahçeli özetle dedi ki;
“Aşağıda isimleri yazılmış zevat-ı muteber (!) aylar süren yoğun ve yorucu bir iftira kampanyasından yüzlerinin akıyla çıktılar.(!) Allah var ya, partimizi yılmadan kötülediler. Yüksünmeden ithamlarını sıraladılar. Yorulmaksızın MHP husumetini derinleştirdiler. Kendilerine çok şey borçluyuz. (!) Yaptıklarını, yazdıklarını, yıktıklarını, yorumlarını hiç unutmayacağız.”
Gerçekten hiç unutmadılar ki, o ilandan sonra;
– Yeniçağ Ankara eski Temsilcisi değerli kardeşim Sabahattin Önkibar iki kez alçakça saldırıya uğradı…
– Yeniçağ yazarı değerli kardeşim Yavuz Selim Demirağ alçakça saldırıya uğradı…
– Ve ben alçakça saldırıya uğradım…
Bu ilanı dün Yeniçağ İstanbul merkezini ziyaret eden Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’na da gösterdim.

Davutoğlu Yeniçağ TV canlı yayınında dedi ki;
“55 yıllık bir parti yani yarım asırlık bir partide bir haftadır tam bir kakafoni görüyoruz.
Sayın Bahçeli’nin önce kendi evine bir bakması lazım.
İlçe başkanı açıkça saldırıyı savunuyor.
Genel Başkan Yardımcın bu saldırıyı yapanlarla ilgili “Bizim deliler” diyor.
İki milletvekilin bu saldırıyı soruşturmakla ilgili Cumhuriyet Başsavcısını tehdit ediyor.
Peki, nasıl inandıracaksınız bu saldırılar ile ilişkiniz olmadığına?
Yarın başka partiler de bu usulü benimserse Türkiye 12 Eylül öncesi şartlara gelir. Herkes herkesi tehdit eder. Kimsenin can güvenliği kalmaz.”
***
Değerli okurlarım;
MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, “Orhan Uğuroğlu’na saygı duymuyorum. Bizim hareketin delileri çoktur. Kontrol edemeyiz” diyor.
– Tehdide devam ediyor.
Türkiye’de her siyasetçi, her gazeteci çok iyi bilir ki;
– MHP’de Bahçeli’den habersiz yaprak kıpırdamaz, kuş uçmaz…
– Tek bir ülkücü Bahçeli’den habersiz adım atamaz…
– Tek bir yönetici açıklama yapamaz…
***
Değerli okurlarım,
Eğer bana veya Yeniçağ yazarlarına bir kez daha saldırı olursa, hatta öldürülecek olursak buradan açıkça çok net ilan ediyorum ki birinci derece sorumluları;
– Devlet Bahçeli’dir,
– Semih Yalçın’dır,
Ve bana herhangi bir saldırı daha yapılırsa birinci derece sorumlusu gerekli güvenlik önlemlerini almayan;
– İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’dur…

ÜLKÜCÜLÜKTE 70 YAŞINDA BÜYÜĞE EL KALDIRMAK VAR MI?

Değerli okurlarım,
Türk kültüründe,
Türk geleneğinde,
Türk örfünde
Türk âdetinde soruyorum sizlere;
– 70 yaşındaki bir büyüğe el kaldırma var mıdır?
Ülkücülükte,
Milliyetçilikte,
Siyasette,
– 70 yaşındaki bir büyüğe el kaldırma var mıdır?
Demokrasilerde,
Anayasada,
Yasalarda,
– 70 yaşındaki bir büyüğe pozitif ayrımcılık yok mudur?
***
Değerli okurlarım,
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu annesinin rahatsızlığını Tweet atarak sosyal medyadan duyurdu.
Alçaklar, Soylu’ya ve annesine küfürler etmişler.
Şiddetle ve nefretle kınıyorum.
Soylu attığı tepki mesajında diyor ki:
– “45 gündür anam hastanede. Annemle fotomun altına küfreden alçak mahkemeye çıkıyor ve adli kontrolle serbest. Ne yapmalıyım. Bakan olsam ne yazar. Millet, devlet işleriyle boğuşurken anasının namusuna sahip çıkamamak ne ifade eder. Tweetimle yeniden alınırsa da provakasyon sayacağım…” (İmla hataları Soylu’ya aittir – OU)
Soylu konu kendisi olunca Adalet Bakanını işte böyle suçladı.
Adalet Bakanı Abdülhamit Gül ise Soylu’ya Tweet atarak haddini şöyle bildirdi:
– ” Kimse yargıya parmak sallayamaz.
– Hakaret ve sövme suçlarında bu konuda bir hassasiyet olması çok doğaldır ama iki yılın altındaki suçlara tutuklama imkânı yok.
– Yargıyı eleştirmek asla doğru tavır olmaz”
***
Değerli okurlarım,
Bana saldıranlar, aracı üzerime sürüp ezerek öldürmek isteyenler adliyede 35 dakika kaldıktan sonra serbest kalıyorlar.
Bakan Soylu;
Selçuk Özdağ, Afşin Hatipoğlu ve bana yapılan saldırıları, “Organize terör suçu” değil, “Tepkisel” diye nitelendiriyor.
Bizler için adalet aramıyor…
Ama küfürlü saldırı kendi başına gelince adalet arıyor…
Allah’ın adaleti er geç tecelli eder…

 

Bir kaçırılma vakası daha: Devlet var diyorlar hani ya devlet

Gündem

AİHM’den Cemaat davalarının seyrini değiştirecek hamle

Yüksel Yalçınkaya’nın başvurusunu değerlendiren AİHM, ‘terör örgütü üyeliği’ suçlamasıyla yargılanan Cemaat mensuplarının davalarında mahkemelerin delil kabul ettiği Bylock, Bankasya, dernek üyeliği, HTS kayıtları, ankesörlü telefon görüşmeleriyle ilgili AKP Hükumetinden savunma istedi.

BOLD – KHK’lı Yüksel Yalçınkaya’nın başvurusunu değerlendiren Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Bylock, Bankasya, dernek üyeliği, HTS kayıtları, ankesörlü telefon görüşmeleri konusunda AKP Hükumetinden kapsamlı savunma istedi.

BYLOCK’UN HUKUKİ OLUP OLMADIĞI

AİHM, Bylock’un elde ediliş şeklini, kullanıcılık iddialarını çürütmek için başvurucuya gerekli olanakların sağlanıp sağlanmadığını, bu verilerin güvenilirliğini ve yasal saklama süresi geçmiş internet trafik bilgilerinin kullanılmasının hukuki olup olmadığını sordu.

Ayrıca AİHM’in, Cemaat mensuplarını yargılandığı silahlı örgüt üyeliği suçunun maddi ve manevi unsurlarının ulusal mahkemelerce gereği gibi ortaya konulup konulmadığını da incelemeye aldığı belirtildi.

KANUNSUZ CEZA OLMAZ İLKESİ

AİHM’nin hükumeten cevap beklediği sorular arasında, gerçekleştirildiği tarihte suç oluşturmayan bankaya para yatırma, sendika ve derneklere üyelik gibi eylemlerin cezalandırmaya esas alınmasının kanunsuz ceza olmaz ilkesine uygunluğu da yer alıyor.

Yasal saklanma süresi dolmuş HTS kayıtlarının ve internet trafik verilerinin kullanılması bağlamında da hükumetten açıklama bekleyen AİHM, hükumetten başvurucunun özel hayat ve haberleşmeye saygı hakkının sendika ve dernek üyeliğinin suç kabul edilmesi bağlamında ise örgütlenme özgürlüğünün ihlal edilip edilmediğinin de açığa kavuşturulmasını istiyor

İLKE KARAR OLACAK

Yalçınkaya’nın dosyasını sosyal medya hesabından paylaşan hukukçu Dr. Gökhan Güneş Cemaat mensuplarının yargılandığı davalarının muhtemel seyrini şöyle anlattı: “Savunma yapılması istenen hususlar gözetildiğinde; mevcut başvuruda verilecek karar, yürütülmekte olan ve Strazburg’a taşınacak davaların tamamı etkileyecek nitelikte bir ilke karar olacaktır. Ayrıca, Bylock gibi hassas bir konunun da ele alınacak olması nedeniyle, başvuruyu inceleyecek AİHM dairesinin Büyük Daire lehine davadan çekilmesi ve davanın Büyük Daire tarafından karara bağlanması da sürpriz olmayacaktır. 15 Temmuz sonrası ister sivil ister asker olsun, darbe teşebbüsünden haberi olmayanlar beraat edecek, bu kişiler tüm haklarını ve itibarlarını geri alacak ve verdikleri kararlarla insanların hayatını karartanlar da hukuk önünde hesap vereceklerdir.”

İnsan Hakları Eylem Planı kayıplarını arayan aileleri görünür yapar mı?

Okumaya devam et

Gündem

Son 20 yıldaki helikopter kazalarında onlarca can gitti

Bitlis’in Tatvan ilçesinde düşen askeri helikopterdeki 11 asker hayatını kaybetti, 2 askerde yaralandı. Türkiye’de son 20 yılda meydana gelen helikopter kazalarında onlarca asker, polis ve sivil hayatını kaybetti. Kazalarla ilgili raporlarda, helikopterlerden çoğunun iniş sırasında oluşan teknik arızalardan düştüğü açıklandı.

BOLD – Bitlis’in Tatvan İlçesi’nde 13 askeri taşıyan askeri helikopter düştü. kazada 11 asker hayatını kaybetti, 2 asker de yaralandı. Milli Savunma Bakanlığı (MSB) olaya ilişkin yaptığı açıklamada: “Bingöl’den Tatvan’a gitmek üzere bugün saat 13.55’te kalkış yapan Kara Kuvvetleri Komutanlığımıza ait Cougar tipi bir helikopter ile saat 14.25’te irtibat kesilmiştir. Arama çalışmaları sonucunda helikopterin kaza kırıma uğradığı tespit edilmiştir” denildi.

COUGAR TİPİ HELİKOPTERİN İLK KAZASI DEĞİL

Cougar tipi askeri helikopterler daha önce de kazaya karıştı. 1 Haziran 2017 tarihinde Şırnak Uludere’den havalanan Cougar tipi askeri helikopter kısa süre sonra yüksek gerilim hatlarına takılarak Şenoba kırsalına düştü. Kazada helikopterdeki Tümgeneral Aydoğan Aydın ile beraber 7 askeri hayatını kaybetti. PKK’nın silahlı kanadı HPG, söz konusu helikopteri kendilerinin düşürdüğünü iddia etti. PKK’nın iddiaları TSK tarafından yalanlandı.

TÜRKİYE’NİN HELİKOPTER KAZALARI

Son 20 yılda Türkiye’de bir çok helikoper kazası meydana geldi. İzmit’teki Cengiz Topel Havaalanı’ndan 4 Kasım 2002 tarihinde havalanan S-70B Seahawk tipi askeri helikopter Sapanca Gölü’ne düştü. Kazada helikopterdeki 4 askeri personelden 2’si hayatını kaybetti.

Bandırma 6. Ana Jet Üssü’ne bağlı UH-1 tipi bir helikopter, 28 Kasım 2002 eğitim alanına inişe geçtiği sırada düştü. Kaza sonucunda 2’si ağır toplam 6 askeri personel yaralandı.

2006’DA 3 HELİKOPTER KAZASI

17 Mart 2006 tarihinde Erzincan’a gitmekte olan askeri helikopter Erzincan’a 55 km uzaklıkta, yüksek gerilim hattına çarparak düştü. Kazada 4 asker yaşamını yitirirken, bir asker de yaralı kurtuldu.

Aynı yıl Kocaeli’nin Uzunçiftlik beldesi yakınlarında UH-1 tipi bir askeri personel taşıma helikopteri düştü. Kazada 3 askeri personel hayatını kaybetti

2006’da meydana gelen 3. kazada, MD 600N tipi 8 kişilik polis helikopteri Antalya şehir merkezine düştü. Olay sonucunda 4 polis memuru yaşamını yitirirken, 1 kişi de yaralandı.

16 Ekim 2008 tarihinde de Hakkari’de bir askeri helikopter iniş sırasında teknik arıza nedeniyle düştü. Kaza sonucunda 1 asker öldü, 15 askeri personel de yaralandı.

Malatya Erhaç Hava Üssü’nden Ankara’ya giden AH-1 Kobra tipi askeri helikopter Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesi yakınlarında düştü. Kazada helikopterin iki pilotu hayatını kaybetti.

REFERANDUMDA GÖREVLİ PERSONELİ TAŞIYAN HELİKOPTER DÜŞTÜ

Anayasa Değişikliği Referandumu nedeniyle görevlendirilen personeli taşıyan Emniyet Genel Müdürlüğüne ait Sikorsky S-70 Blackhawk tipi helikopter havalandıktan bir süre sonra Pülümür kırsalına düştü. Kazada helikopterdeki 1 hakim, 7 polis, 1 astsubay ve 3 mürettebat yaşamını yitirmiştir.

ASKERİ HELİKOPTER SOKAĞA DÜŞTÜ

2018 yılında İstanbul Sancaktepe’de sokak ortasına düşen askeri helikopterdeki 4 asker olay yehrinde hayatını kaybetti. 1 askeri personel de yaralı kurtuldu.

SİVİL KAZALAR ÖLÜMLER

2009 Yerel Seçim çalışmaları için Kahramanmaraş’ın Çağlayancerit ilçesinden kalkan Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı ve Sivas Milletvekili Muhsin Yazıcıoğlu ve ekibini taşıyan helikopter Göksun ilçesindeki Keş Dağı’na çarpıp düştü. Kazada Muhsin Yazıcıoğlu dahil 5 kişi yaşamını yitirdi.

Aynı yıl İstanbul’dan Ankara’ya gitmekte olan EC-135 tipi ambulans helikopteri Bolu’nun Kıbrısçık ilçesinde düştü. Helikopterin Türk ve Polonyalı pilotları hayatını kaybetti.

TELEVİZYON KULESİNE ÇARPTI

10 Mart 2017 tarihinde Eczacıbaşı Holding’e bağlı Kuğu Havacılık firmasına ait TC-HEZ kuyruk tescilli Sikorsky S-76 tipi helikopter havalandıktan 10 dakika sonra Büyükçekmece’deki Endem Televizyon Kulesi’ne çarparak düştü. Helikopterde bulunan 2’si pilot 6 kişi öldü.

Bitlis’te asker taşıyan helikopter düştü: 9 asker hayatını kaybetti

Okumaya devam et

Gündem

Bitlis’te askeri helikopter düştü: Korgeneral Osman Erbaş ile 10 asker hayatını kaybetti

Bitlis’in Tatvan İlçesi’nde 13 askeri taşıyan Cougar tipi askeri helikopterin düşmesi sonucu  11 asker hayatını kaybetti, 2 asker de yaralandı.

BOLD – Bitlis’in Tatvan İlçesi’nde 13 askeri taşıyan askeri helikopter düştü. Kazada 9 asker hayatını kaybetti, 2 asker de yaralandı. Milli Savunma Bakanlığı (MSB) olaya ilişkin açıklama yaptı.

Olayın kaza olduğunu duyuran MSB ilk açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Bingöl’den Tatvan’a gitmek üzere bugün saat 13.55’te kalkış yapan Kara Kuvvetleri Komutanlığımıza ait Cougar tipi bir helikopter ile saat 14.25’te irtibat kesilmiştir. Arama çalışmaları sonucunda helikopterin kaza kırıma uğradığı tespit edilmiştir.

SOYLU VE AKAR BÖLGEYE GİTTİ

MSB, bölgede İHA, CN-235 uçağı ve bir helikopter ile arama çalışmalarının derhal başladığını duyurdu. Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ümit Dündar ile Tatvan’da askeri helikopterin kaza kırıma uğramasına ilişkin incelemelerde bulunmak üzere bölgeye gitti. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun da bölgeye gittiği öğrenildi.

HELİKOPTERDE BULUNAN PERSONELİN İSİMLERİ BELLİ OLDU

Helikopterde bulunan askeri personelin isimleri şöyle: “8. Kolordu Komutabı Korgeneral Osman Erbaş, Topçu Asb.Kd.Çvş. Nazmi Yılmaz, İsth.Alb. Şentürk Aydınyer, Per.Bnb. Alptekin Köprülü, Bkm.Yzb. Salih Sarıoğlu, Huk.Yzb. Ender Uzunçakmak, Bkm.Asb.Kd.Bçvş Mehmet Demir, Mu.Asb.Kd.Üçvş Ömer Umulu, P.Uzm.Çvş Hakan Gül, Tayfun Kureş, Gökhan Uysal, Şükrü Karadirek, Tolga Demirci.

KORGENERAL OSMAN ERBAŞ HAYATINI KAYBETTİ

Hayatını kaybeden askerlerin kimlikleri de belli olmaya başladı. Kazada Korgeneral Osman Erbaş’ın da hayatını kaybettiği öğrenildi. Yozgat doğumlu olan Korgeneral Osman Erbaş son yaş kararı ile Elazığ 8. Kolordu Komutanlığına atanmıştı.

Astsubay Kıdemli Çavuş Şükrü Karadirek’in de Tatvan’daki helikopter kazasında hayatını kaybeden askerlerden olduğu öğrenildi. Karadirek’in Afyonkarahisar’daki ailesine de acı haber ulaştı.

Hayatını kaybedenlerden Piyade Uzman Çavuş Hakan Gül’ün ölüm haberi de Amasya’daki ailesine ulaştı.

Tutuklu imam Ahmet Kaptan 3 ayda 22 kilo verdi: Ayakta duramıyor!

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0