Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Korona tedbirleri kıvılcımı ateşledi: Hollanda’da neler oluyor?

Dünyanın en zengin ülkelerinden Hollanda’da hükumetin hafta sonu Kovid-19 salgınına karşı açıkladığı sert tedbirler ülkede protestoların ve alışık olmadığımız görüntülerin fitilini ateşledi. Hollanda sokakları bir anda neden karıştı? İşte sebepleri…

BOLD – Helikopterler, atlı polisler, vitrinleri kırık camlar, yağmalama görüntüleri, yakılmış arabalar… Hollanda’nın modern tarihinde görmeye alışık olmadığımız görüntüler bir anda patlak verdi.

Peki ekonomisi ile göz kamaştıran ve modern ve güçlü bir sağlık sistemine sahip olan Hollanda bir anda neden karıştı. Hollanda’nın salgınla mücadelesini, başarılarını ve eksikliklerini araştırdık.

KONTROLLÜ SÜRÜ BAĞIŞIKLIĞINDAN EN SERT TEDBİRLERE

Hollanda, koronavirüs salgının başlangıcında ‘kontrollü sürü bağışıklığı’ yöntemini uygulamaya çalıştı ve katı önlemlerden kaçındı.

Hollanda, Kovid-19 salgınının ilk dalgasında oldukça başarılı oldu. Yaz aylarında bir anda önlemleri gevşetti.

Maske takmayı zorunlu kılmadı ve sert sosyal mesafe tedbirleri getirmedi. Vakalar sonbahar aylarında bir anda artmaya başladı ve salgının ikinci dalgasında Hollanda Kovid-19’dan Avrupa’da en kötü etkilenen ülkelerden biri haline geldi.

Tedbirler de sertleşmeye başladı. Ekim ayında bar, lokanta ve kafelerin sadece paket servisi yapmasına izin verildi. Okullar ve öncelikli olmayan iş yerleri de Aralık ayının ortasında kapatıldı.

Ülkede uygulanan kısıtlamalar sonrası vaka sayısında geçen haftadan itibaren yüzde 10’a yakın düşüşler görüldü.

MUTASYONLU VİRÜS KORKUTTU

Ülkede yeni vaka sayısının düşmesine rağmen Ulusal Sağlık Enstitüsü’nün (RIVM) İngiltere’de ortaya çıkan ve daha hızlı yayılan yeni türün tespit edildiğini açıklamasının ardından üçüncü bir koronavirüs dalgası yaşanamaması için Hollanda, Avrupa’daki en sert sokağa çıkma yasağı kararını aldı.

Cumartesi gününden itibaren akşam 21.00 ve sabah 04.30 arasındaki saatlerde sokağa çıkma yasağı getirilmesi kararıyla birlikte ülkenin birçok kentinde protestolar patlak verdi.

2. DÜNYA SAVAŞINDAN BERİ İLK SOKAĞA ÇIKMA YASAKLARI

Hollanda’da sokaklar 4 günde ateş çemberine dönüştü

II. Dünya Savaşı’ndan bu yana ilk kez sokağa çıkma yasağı uygulanan Hollanda’da kısıtlamaya karşı ülke genelinde başlayan protestolar 4 gündür devam ediyor.

Polis pazartesi günü 10 ayrı şehirde, vitrinlerin camlarını kırıp mağazaları yağmalayan, yangınlar çıkaran ve güvenlik güçleriyle çatışan 180 kişiyi gözaltına aldığını duyurdu. Böylelikle gösterilerde gözaltına alınan toplam kişi sayısı 470’e ulaştı.

İÇ SAVAŞ UYARISI

Ulusal Polis Sözcüsü Suzanne van de Graaf, “Daha önce de gösteriler oldu ancak ülke genelinde bir kaç gece devam eden protesto çok sık yaşanmıyor” dedi. Graaf olayların ülkede “sorunlu” olarak kabul edilen bölgelerde değil, çok daha geniş çaplı yaşandığının altını çizdi ve son birkaç günlük periyotta toplamda 470 kişinin çıkan eylemlerde gözaltına alındığını kaydetti.

Eindhoven Belediye Başkanı John Jorritsma, gösterilerle ilgili yaptığı açıklamada, durumun bu şekilde tırmanmaya devam etmesi halinde “iç savaşa doğru ilerlemekte olduklarını” ifade etti.

ALIŞILMADIK GÖRÜNTÜLER

Protestolarda araçlar ateşe verildi

Güvenlik görevlileriyle göstericiler arasında çıkan olaylar, Hollanda’nın modern tarihinde ilk kez görülen eylemlere sahne oldu. Polis bazı sokakları yaya trafiğine kapattı, göstericilere cop ve koruyucu kalkanlarla müdahale etti. Bazı bölgeler helikopter desteğiyle izlenirken, eylemciler polis otobüs ve araçlarına saldırdı.

Bir grup gencin ekiplere havai fişekler attığı görülürken, bazı süpermarketler eylemciler tarafından yağmalandı, birçok dükkanın camları kırıldı, araçlar ve çöp konteynerleri ateşe verildi. Hollanda’nın liman şehri Roterdam’da 10 polis memuru ve 2 foto muhabiri yaralandı. Süpermarketlerin boşaltıldığı kentte çöp bidonları ve motorlu araçlar ateşe verildi.

ALIŞILMADIK TEDBİRLER

Polise arama yapma yetkisi verilmesi için acil talimat çıkarıldı. Polis, göstericileri dağıtmak için tazyikli su kullanırken bazı kentlerde asayişi sağlamak için atlı polisler görevlendirildi.

Diğer Avrupa ülkelerinde saat 22:00’den itibaren başlayan sokağa çıkma yasağı, Hollanda’da 21:00 olarak belirlendi. Hükümet, İngiltere’de ortaya çıkan virüs mutasyonunun yayılmasında en önemli etken olarak görülen gençleri evde tutmak için söz konusu saatlerin belirlendiğini kaydediyor.

Yeni kararlar kapsamında eve ziyaretçi sayısı en fazla iki kişi ile sınırlandırıldı. Cenaze merasimlerine katılım sayısı da 100 kişiden 50 kişiye indirildi. Hollanda hükumeti, Cumartesi gününden itibaren İngiltere, Güney Afrika ve Güney Amerika ülkelerine uçuşların da yasaklanmasını kararlaştırdı.

“ÖDÜNÇ KÖPEK”

Yasak kararı, 9 Şubat’a kadar yürürlükte kalacak. Sokağa çıkma yasağını ihlal edenler 95 euro para cezasına çarptırılacak. İşe gitme zorunluluğu olanlar ile evcil hayvanlarını dolaştırmaya çıkanlar yasaktan muaf tutulacak.

Köpek gezdirenlerin yasaktan muaf tutulacak olması nedeniyle, çok sayıda kişi “ödünç köpek” ya da gönüllü köpek dolaştırma talebinde bulunuyor.

Aile başına sadece bir kişinin evcil hayvan gezdirmek için sokağa çıkmasına izin verilecek olması nedeniyle, hayvan bakım merkezlerine yapılan ödünç köpek talebinde büyük artış oldu.

Köpek gezdirme platformu da, çok sayıda kişinin, özellikle yaşlı kişilerin evcil hayvanlarını dolaştırmak için gönüllü olduğunu açıkladı.

KILIK DEĞİŞİKLİĞİ İÇİN KIYAFET SATIŞI

Yasağı aşmak isteyenler için, internet üzerinden ikinci el eşya satan sitelerde de postacı ve yemek dağıtıcısı giysileri ile çanta satışına ilişkin çok sayıda ilan yer almaya başladı.

Posta ve yemek şirketleri, internet üzerinden üniforma satışını önlemek için harekete geçti.

GÖSTERİLERE KİMLER KATILIYOR

Polis, gösterilerin ‘sorunlu’ bölgelerde yaşanmadığını, her kesimden insanın gösterilere katıldığını açıkladı

Gösterilere katılanlar arasında kısıtlamalara karşı çıkanların yanı sıra hükumet karşıtları, Kovid-19 hastalığına şüpheyle yaklaşan gruplar ve olayları suiistimal etmek isteyen suçluların da bulunduğu belirtiliyor.

Amsterdam polisi, futbol holiganlarının dahi gösterilere katıldığını açıkladı.

Uzmanlara göre, bütün bu değişik fikirlere sahip kişilerden oluşan ‘zehirli kokteyl’ sokağa çıkma kısıtlamalarının ardından infilak etti.

Yaşananlar Hollanda için sürpriz olsa da polis ve yetkililer eylemlerin sürebileceğini hesaplayarak önlem almaya devam ediyor.

HOLLANDA AŞILAMA KAMPANYASINDA GECİKTİ

Tedbirlere karşı gösterilen tepkide Hollanda hükumetinin salgınla mücadeledeki başarısızlığı da etkili oldu.

Hükumete karşı oluşan rahatsızlıkta ise Hollanda’nın aşılama kampanyasında gecikmesinin önemli rol oynadığı belirtiliyor.

Güçlü bir sağlık sistemine sahip olan ve Avrupa Birliği’nin en zengin ülkelerinden biri olan Hollanda, birlik içerisinde aşıyı son alan ülkeler arasında yer aldı ve aşılama oldukça yavaş ilerledi.

HALKIN SADECE YÜZDE 1’İ AŞILANDI

17.5 milyon gibi küçük bir nüfusa sahip olan ve ekonomik olarak çok iyi bir durumda olan Hollanda, 26 Ocak itibariyle sadece 173 bin 638 kişiyi aşıladı. Bu anlamda Hollanda dünyada en çok aşı uygulayan ülkeler sıralamasında 31. sırada yer aldı.

Yine aynı tarih itibariyle Hollanda, halkının sadece yüzde 1.01’ini aşıladı ve nüfusa göre aşılanma oranında dünya sıralamasında 42. sırada yer aldı. (Veriler: the world in data) 

Aşılama kampanyasının gecikmesinde güçlü bürokratik bir yapıya sahip ve esnek olmayan Hollanda sağlık sisteminin, yerel sağlık yetkililerinin aşılama kampanyalarını takip ve kontrol etmesine imkan sağlayacak sistemi kurmakta gecikmesinin önemli bir payı oldu.

Hollanda sağlık sistemi Kovid-19 salgınının ortaya çıkardığı zorluklar ve değişen durumlar karşısında esnek hareket edemedi.

AB’DE AŞI ONAYLARI GECİKTİ

İngiltere’nin Pfizer/BioNTech ve Oxford/Astra Zeneca aşısını çok erken bir tarihte onaylayıp aşı kampanyasını başlatmasına rağmen, Avrupa Birliği bu onaylar konusunda gecikti. Bu durum da birlik üyesi ülkelerin gecikmesine neden oldu.

Avrupa Birliği’nde ilk aşılar 27 Aralık’ta dağıtılıp uygulanmaya başlanmasına rağmen, Hollanda’nın 25 bölgesinin tamamında sağlık otoritelerinin aşıya ulaşması 18 Ocak’ı buldu.

YETERLİ LOJİSTİK HAZIRLIK YAPILMADI

Pfizer/BioNTech aşısı -70 derecenin üzerindeki sıcaklıklarda özel depolarda saklanabiliyor

Hollanda ilk olarak Oxford/AstraZeneca aşısını kullanmayı planlıyordu. Hazırlıklar buna göre yapıldı. Oxford/AstraZeneca aşısı daha kolay bir şekilde depolanabilen ve uygulanabilen bir aşı.

Pfizer/BioNTech aşısı ise -70 civarında saklanması gereken ve lojistik açıdan dağıtımı ve uygulanması oldukça zor olan bir aşı.

Hollanda’nın beklentisinin aksine ülkeye ilk olarak 27 Aralık’ta Pfizer/BioNTech aşısı ulaştı. Hollanda o tarihte bu aşıyı dağıtmak ve uygulamak için yeterli teknik altyapıyı oluşturmamıştı. Aşının dağıtımı bu sebeple gecikti.

KOVİD-19 SALGININDA SON DURUM

Yaklaşık 17.5 milyon nüfusu ile dünya nüfusu sıralamasında 68. sırada bulunan Hollanda, 27 Ocak itibariyle 970 bin 156 vaka sayısı ile vaka sayısı bakamınından dünya sıralamasında 20. sırada.

13 bin 772 ölüm ile de koronavirüs can kayıplarında dünyada 26. sırada. (Veriler: John Hopkins Üniversitesi)

Bu yönüyle Hollanda, gelişmiş sağlık sistemi ve ekonomik zenginliğine bakıldığında salgında kötü bir sınav veriyor. Ancak bu noktada Hollanda’nın yaşlı nüfusunu ölüm oranlarının yüksek olmasında payı büyük.

HÜKUMET  İSTİFA ETTİ

Hollanda Başbakanı Mark Rutte

14 Ekim 2010’dan beri Başbakanlık görevini yürüten Başbakan Mark Rutte, direkt hükumetle bağlantısı olmayan çocuk yardımları yolsuzluğu skandalı sonrası 15 Ocak 2021 ‘de istifa kararı aldı.

17 Mart’ta düzenlenecek seçimlere kadar Mark Rutte hükumeti görevde kalacak.

HOLLANDA EKONOMİSİ GÖZ KAMAŞTIRIYOR

Yaklaşık 17.5 milyon nüfusu ile dünya nüfusu sıralamasında 68. sırada bulunan Hollanda, dünyanın 17. en büyük ekonomisi.

Kişi başına düşen milli geliri yıllık 50 bin doların üzerinde bulunan Hollanda, Dünya Bankası verilerine göre kişi başına düşen milli gelirde dünya sıralamasında 11. sırada bulunuyor.

Ülkenin ihracatı 750 milyar dolar civarında ve en çok ihracat yapan ülkeler sıralamasında dünyada 7. sırada yer alıyor.

80 milyonun üzerindeki nüfusuyla Türkiye’nin hizmet ve mal ihracatı tüm kalemler dahil edildiğinde 247 milyar dolar civarında olduğunu hatırlatmakta fayda var.

Yani Hollanda’nın yaklaşık 4.5 katı nüfusa sahip olan Türkiye’nin ihracatı Hollanda’nın 3’te biri civarında.

Aşı şampiyonu İsrail halkının dörtte birini aşılarken Filistinliler aşı bekliyor

Dünya

Güney Afrikalı minikler gülsün diye…

Güney Afrika Cumhuriyeti’nin Cape Town şehrinde yaşayan Hizmet Hareketi gönüllüleri, Eğitim Bakanlığı ile koordineli olarak ihtiyaç sahibi ailelerin çocuklarına yardım eli uzatıyor.

BOLD – Güney Afrika’da Turkuaz Harmoni Enstitüsü gönüllüleri ve Star Koleji velileri, iki haftada bir araya gelerek kendi elleriyle sandviçler hazırlıyor. Her seferinde bin 500’ün üzerinde sandviç yapılıyor. Yiyecekler Eğitim Bakanlığının gösterdiği okullara, evinden yemek getiremeyen öğrencilere teslim ediliyor.

Hizmet gönüllüleri bayramlarda ve özel günlerde yetimhaneler başta olmak üzere ihtiyaç sahiplerine kıyafet, gıda ve temizlik maddesi yardımı yapmaya da devam ediyor.

Okumaya devam et

Dünya

Berlin-Ankara hattında yine Akdeniz krizi: İki geminin aranmasına Türkiye izin vermedi

irini misyonu almanya turkiye baskin dogu akdeniz

Doğu Akdeniz’de Almanya ile Türkiye arasında yaşanan gemi baskını krizine bir yenisi daha eklendi. Şubat ayında Libya’ya giden iki Türk ticaret gemisinde Berlin’in arama talebine Ankara izin vermedi.

BOLD – Ankara’nın geçen ay Türkiye bandıralı iki ticaret gemisinin Doğu Akdeniz’de aranmasına izin vermediği bildirildi. DW Türkçe’nin Alman haber ajansı DPA’ya dayandırdığı habere göre, Şubat ayında gerçekleşen olayda AB’nin Irini misyonu kapsamında Libya’ya yasa dışı sevkiyatlarda kullanıldığından şüphelenilen iki gemi Avrupalı askerlerce aranmak istendi. Ancak Türk Dışişleri Bakanlığı aramaya izin vermedi.

Kasım ayında Roseline-A adlı Türkiye bandıralı yük gemisinin Libya açıklarında İrini’de görevli bir Alman fırkateyni tarafından durdurularak aranması iki ülke arasında krize yol açmıştı. Türkiye kendisinden izin alınmadan arama yapıldığı suçlamasında bulundu. İrini ise, yapılan başvuruya Ankara’dan 5 saat boyunca yanıt gelmemesi üzerine aramaya başlandığını, Ankara’nın müdahalesi ile operasyonun derhal sona erdirildiğini duyurdu.

TÜRKİYE’DEN ELEŞTİRİ

Libya’da Trablus merkezli Ulusal Mutabakat Hükumeti’ni (UMH) destekleyen Türkiye, İrini misyonunun sadece denizden yapılan sevkiyatlara odaklandığı, Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır gibi ülkelerden kara ve hava yoluyla yapılan sevkiyatları önemsemeyerek Halife Hafter güçlerine avantaj sağladığı eleştirisinde bulunuyor. AB ise Irini’nin tamamen tarafsız bir misyon olduğunu savunarak tüm ülkeleri arama çalışmalarını desteklemeye çağırıyor.

AB, Libya’ya yönelik BM silah ambargosunu ihlal ettiği gerekçesiyle Türkiye, Ürdün ve Kazakistan’dan üç şirket ve iki kişiyi Eylül ayında yaptırım listesine dahil etmişti. Doğu Akdeniz’de Irini bünyesinde görev yapan Hamburg fırkateynini Aralık ayında geri çeken Almanya, Cuma günü bölgeye 220 askerlik mürettebatıyla Berlin adlı fırkateynini gönderecek.

Okumaya devam et

Dünya

Almanya, Türkiye için ölçüyü açıkladı

Alman Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’de insan hakları durumunun iyileşmesinde AİHM kararlarının derhal ve eksiksiz şekilde uygulanmasının ölçü olarak alınacağını belirtti. Alman siyasiler de Erdoğan’ın sunduğu İnsan Hakları Eylem Planı’nı inandırıcı bulmadı.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı İnsan Hakları Eylem Planı’nı yorumlayan Almanya Dışişleri Bakanlığı, insan hakları ihlallerine dikkat çekti. DW Türkçe’den Elmas Topçu’nun aktardığına göre bakanlık, özellikle medya mensuplarının, muhaliflerin ve sivil toplum temsilcilerinin de aralarında bulunduğu kişi ve gruplara yönelik davalarda, yöneltilen suçlamaların terörle mücadele yasasındakilere dayandırılmasının son yıllarda çok endişe verici boyuta ulaştığını vurguladı.

HIZLI VE ADİL YARGILAMA

İnsan haklarının iyileşmesinde düşünce özgürlüğü ile hızlı ve adil yargılamanın büyük rol oynadığını vurgulayan bakanlık, sunulan İnsan Hakları Eylem Planı çerçevesinde öngörülen yıllık raporların yerine getirilmesi halinde, planın Türkiye’deki insan haklarının durumunda iyileşme sağlamaya katkıda bulunabileceğini aktardı. Ancak Türkiye’nin uluslararası yükümlülükleri bulunduğuna da dikkat çekildi.

Alman Dışişleri, bu noktada baz alınacak ölçütün Türkiye’nin hem Avrupa Birliği aday ülkesi hem de Avrupa Konseyi üyesi olması sebebiyle yerine getirmeyi taahhüt ettiği uluslararası standartlar olacağının altını çizdi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) verdiği kararların derhal ve noksansız biçimde yerine getirilmesi gerektiğine işaret eden bakanlık, AİHM kararlarının yerine getirilmesi üzerinden bakıldığında da özellikle Osman Kavala ile Selahattin Demirtaş’ın ivedilikle serbest bırakılması gerektiği uyarısında bulundu.

ALMANYA’DAN ÖZEL ÇALIŞMA

Almanya’nın halen Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi Dönem Başkanlığı’nı yürüttüğü, AİHM kararlarının uygulanıp uygulanmadığını izleyen ve halihazırda Macaristan’ın dönem başkanlığında olan Bakanlar Komitesi’nin sorumlu komisyonunun 9-11 Mart tarihlerinde yapacağı oturumda Türkiye’nin AİHM kararlarını uygulama yükümlülüğünü yerine getirmesi için Almanya’nın özellikle çalışacağı bildirildi.

GÖZ BOYAMA PLANI

Yeşiller partisi Federal Meclis milletvekili Cem Özdemir ise Erdoğan’ın sunduğu İnsan Hakları Eylem Planı’nın “göz boyama” olduğu görüşünde: “Erdoğan anlattığı masallarla Almanya Dışişleri Bakanı ve Federal Hükümet’teki pembe gözlüklü kesimi etkileyebilir. Ancak 26 Eylül’de yapılacak seçimlerden sonra Berlin’de kurulacak hükümet için Türkiye ile yakınlaşmada baz alınacak temel ölçü, insan hakları alanında atıldığı söylenen, somut ve kontrolü mümkün ilerlemeler olacaktır. Erdoğan, propaganda ekibinin hazırladığı eylem planı ile isterse o zevksiz sarayının duvarlarını kaplasın. Ancak gelecekte Berlin’de kimseyi etkileyemeyeceğini bilmeli.”

Özdemir, Almanya’da sonbahardaki seçimler sonrası kurulacak yeni hükumetin ABD’deki Biden-Harris yönetimi ve Avrupalı partnerleriyle birlikte Türkiye’deki siyasi tutukluların serbest bırakılması, AİHM kararlarının tamamıyla uygulanması ve Türk hükumetinin komşu ülkelerine yönelik tehdit ve şiddete son vermesini talep etmesi gerektiğini kaydetti.

ULUSLARARASI KAMUOYUNU YANILTMA ÇABASI

Avrupa Parlamentosu’nun (AP) Almanya‘dan Sol Partili Milletvekili Özlem Alev Demirel de, Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sunduğu İnsan Hakları Eylem Planı Türkiye ve özellikle de uluslararası kamuoyunu yanıltma çabası olarak nitelendirdi. Demirel, Erdoğan’ın iki yıl önce de benzer vaatlerde bulunduğunu, ancak AP raporlarının ortaya koyduğu gibi şimdiye kadar hiçbir ilerleme kaydedilmediğini, tersine insan hakları ve yargı bağımsızlığı alanlarında durumun kötüleştiğini vurguladı.

Türk hükumetinin planının göz boyama olduğu eleştirisini getiren Demirel, “Bir yandan İnsan Hakları Eylem Planı sunulurken, aynı saatlerde AKP-MHP ittifakı Türkiye parlamentosunun üçüncü büyük gücü olan Halkların Demokratik Partisi’ni (HDP) yasaklamayı ve önde gelen dokuz vekilinin dokunulmazlıklarını kaldıracağını söylüyor. Göz boyama değil ise bunun başka ne açıklaması olabilir ki?” dedi.

AVRUPA’NIN İKİLEMİ

“Bakalım Erdoğan’ın sözde reformları AB’yi ve Avrupalı yaptırımcıları memnun edecek mi?” diye devam eden Demirel, sözlerini “Öyle olması halinde de AB’nin jeostratejik ve ekonomik çıkarları öne çıkmış olacak, vatandaşının demokrasi talepli baskısı değil” diye sürdürdü.

Demirel, gerçek bir değişiklik ve ilerleme için Türkiye’de atılması gereken en acil 5 adım olduğunu belirtti ve bunları şöyle sıraladı:

  • Siyasi tutukluların serbest bırakılması.
  • İşini veya görevini kaybedenler, örneğin Barış İçin Akademisyenler göreve iade edilmesi.
  • Muhalefet partilerine veya düşünce ve basın özgürlüğüne yönelik yaptırımlar derhal durdurulması.
  • Örgütlenme ve toplanma hakkının tesis edilmesi.
  • Yargı sisteminin demokratik bir yapıya kavuşturulması ve yasaların hazırlanırken farklı düşünenlerin de sürece dahil edilmesi.

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0