Bizimle iletişime geçiniz

Analiz

Z Kuşağı SSK’dan çok ellerinden alınan özgürlükleriyle ilgileniyor

Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel müdürlük performansını anlattığı seçim meydanlarından hep zaferle ayrılan Erdoğan, SSK’nın batışından çok özgürlüğünü düşünen Z Kuşağı karşısında yine zorlandı. Gelecek seçimlerde 7 milyon seçmen çıkaracak kuşak en çok neye önem veriyor, politikacılardan ne istiyor? İşte cevabı…

BOLD – Son zamanlarda siyasetin gündemine gelen Z Kuşağı kavramı, politikacıların yanı sıra reklam şirketleri ve reklam verenlerin odağında yer alıyor. Siyasi partiler oylarının peşinde, şirketler yeni çalışanları olarak bu kuşakla nasıl iletişim kurmaları gerektiğini araştırıyor. Reklam verenlerin kuşakla ilişkisiyse, istihdam piyasasının en genç mensuplarının tüketim alışkanlıklarını şekillendirmek.

1996 yılından sonra doğan gençleri tanımlamak için kullanılan Z kuşağı, kuşakla arasını bir türlü düzeltemeyen AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın korkulu rüyası oldu.

OY MOY YOK

Sosyal medyaya sık sık parmak sallayan iktidar yüzünden, AKP ve Erdoğan’ın özgürlüğe düşkün gençlerle arası bozuk. Geçen Haziran ayında Youtube’dan canlı yayın yapan Erdoğan YKS’nin ertelenmesini isteyen gençlerin protestosuna maruz kaldı. Kısa sürede ‘dislike’ rekoru kıran yayın sırasında başlayan ‘#OyMoyYok’ hareketi büyük ses getirdi.

Z KUŞAĞI BİLMEZ

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun SSK’nın başında olduğu dönemi eleştirirken “Z kuşağı bilmez” ifadesini kullanan Erdoğan’la gençler bir kez daha karşı karşıya geldi. Bu söz üzerine sosyal medyada AKP icraatlarını eleştiren birçok paylaşım “Z Kuşağı Bilmez” etiketiyle paylaşıldı.

Erdoğan, Kılıçdaroğlu’nun SSK performansını anlattığı seçimlerde başarıya ulaşsa da gelecek seçimlerde 7 milyon mensubu oy kullanacak Z kuşağının SSK’la pek de ilgilendiği söylenemez.

Hükumetin, anlık değişebilen sınav politikaları ile Netflix ve diğer sosyal mecraları yasaklama girişimleri kuşakla arasını açıyor.

YÜZDE 75’İ AKP’YE KARŞI

MAK Danışmanlık şirketinin geçen Temmuz ayında Z Kuşağı ile ilgili hazırladığı anket çalışmasına göre, 2023’te seçmenin yüzde 20’sini oluşturacak Z Kuşağından AKP’ye oy vereceğini söyleyenlerin oranı sadece yüzde 25.

EN ÖNEM VERDİKLERİ ŞEY İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ

Aynı ankette ‘Hayatınızın kalan kısmını Suudi Arabistan’da ayda 10 bin dolar kazanarak mı geçirmek istersiniz yoksa İsviçre’de ayda 5 bin dolar kazanarak geçirmeyi mi tercih edersiniz?’ sorusuna AKP’ye oy veren gençlerin bile yüzde 60’ı İsviçre’yi tercih ediyor.

Tüm gençlerde ‘İsviçre’ tercihinde bulunanların oranı yüzde 72.

‘Sizin için en önemli şey nedir, 1’den 10’a kadar puanlar mısınız?’ sorusuna ise Gençlerin en önem verdiği şey, ‘Düşüncelerini özgürce ifade edebilmek’ oldu.

GENÇLER ADALET İSTİYOR

Gezici Araştırma şirketinin kuşak üzerinde yaptığı çalışmanın sonuçları da şöyle: “Z Kuşağı insan hakları, hayvan hakları, cinsiyet ayrımcılığı gibi konularda duyarlılığı ön planda olan, haklar konusunda eşitlik temelli bir anlayışa sahip. Z kuşağının yüzde 45 gibi oldukça önemli bir oranı herkesin eşit ve benzer haklara sahip olduğu görüşünü savunuyor.

Bu çerçevede bu kuşak için ırk, cinsiyet, din, dil, mezhep gibi unsurlar düşük bir öneme sahip. Örneğin ‘Farklı bir din veya mezhebe ait biriyle evlenebilirim’ diyenlerin oranı bundan önceki nesilde yüzde 32.8 iken, Z kuşağı içinde yer alanlarda bu oran yüzde 82.2.

Bu değerler, Z kuşağı için din ya da mezhep farkının önceki kuşaklara göre büyük ölçüde önemsiz kaldığını gösteriyor. Bu kuşağın yüzde 15.7’si namaz kılma, oruç tutma gibi dini inançlarının gerekliliklerini yerine getirdiğini söylerken, yüzde 55.8’si ise bu gereklilikleri yerine getirmediğini söyledi. Yüzde 28.5’i de inançsız olduğunu ifade etti.

Z kuşağı dışındakilerin ise yüzde 62’si oruç tuttuğunu söylerken, yüzde 32’si ise düzenli ibadet ettiğini belirtti. Z kuşağının yüzde 76.4’ü adalet, demokrasi, ifade ve düşünce özgürlüğü, liyakat, israf, sanat gibi kavramları önemli bulduğunu ifade etti. AB’yi destekleyenlerin oranı Z kuşağında yüzde 78.6 iken diğer X ve Y kuşaklarında bu oran yüzde 35.6.

Erdoğan’ın başı Z kuşağıyla dertte

Analiz

Erdoğan’ın pişkinlikleri

15 Temmuz sonrası Türkiye siyasi, ekonomi ve adalet alanlarında büyük gerileme yaşadı. Gün geçmiyor ki bu gerilemeleri su yüzüne çıkaran hükumet aleyhine bir skandal patlak vermesin. Ne yaşanırsa yaşansın Erdoğan, konuşmalarında pembe tablodan vazgeçmiyor.

BOLD –  AKP’li Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan, hafta sonu İstanbul’daki Huber Köşkü’nden canlı bağlantıyla katıldığı Hasankeyf-2 Köprüsü açılış töreninde şunları söyledi: “İnsanlarımız çoğu zaman tedavi için, üniversite eğitimi, iş, aş bulmak için Avrupa’ya Amerika’ya gitmek zorunda kalırdı. Allah’a hamdolsun bugün bu tablo büyük oranda tersine döndü.”

Erdoğan bu konuşmayı, AKP’li Malatya Yeşilyurt Belediyesinin gri pasaportla Almanya’ya eğitim ve kültür faaliyeti için gönderdiği 45 kişiden 43’ünün geri gelmemesi skandalının ardından yaptı. Yapılan tüm anketlerde gençlerin büyük kısmı yurt dışında yaşamak istediğini söylüyor. Metropoll Araştırmanın Şubat ayı anketine göre, AKP’lilerin yüzde 34 de yurt dışında yaşamak istiyor.

EKONOMİK PİŞKİNLİK

Pandemi, gelişmekte olan ülkeler liginde olan Türkiye ekonomisinde ağır hasar bıraktı. Türkiye ekonomisi pandeminin vurduğu Nisan-Mayıs 2020 döneminde yaklaşık yüzde 10 küçüldü. Son bir yılda hayat pahalılığı artarken, işsizlik ve yoksulluk geniş kesimlere yayıldı. Uzmanlar ailelere doğrudan yardımların ulaşması gerektiği konusunda hemfikir.

Erdoğan ise tüm bunlara rağmen, ekonomide pembe tablo çizmeye devam ediyor. Türk ekonomisine dair karamsar senaryolar çizen uluslararası kuruluşların tablolarını güncellemeye başladığını söyleyen Erdoğan: “Aynı şekilde ihracatta, sanayi üretiminde her ay yeni rekorların haberlerini alıyoruz. Mart ayında ihracatımız geçen yılın mart ayına göre yüzde 42,2 artışla tüm zamanların en yüksek aylık ihracatı olan 18,9 milyon dolara ulaştı. Elbette sıkıntılarımız var ama aynı zamanda geleceğe ümitle bakmak için pek çok sebebe de sahibiz. İnşallah 2021 senesini ülkemiz ve milletimiz için bir şahlanış senesine dönüştüreceğiz. Bunu da hep olduğu gibi kardeşlikle, dayanışmayla, birlik ve beraberlikle başaracağız. Tüm umutlarını Türkiye’nin tökezlemesine, ülkemizin kaosa ve krize sürüklenmesine bağlayan muhterislere fırsat vermeyeceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun.

ADALET PİŞKİNLİĞİ

15 Temmuz’dan sonra ülkede tam bir hukuk katliamı yaşandı. Yerel mahkemelerin üst mahkeme olan Anayasa Mahkemesinin karalarını takmadığı , Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş kararları başta olmak üzere bazı önemli kararlarının uygulanmadığı, yüzbinlerce insanın uluslararası hukuk normlara uymayan delillerle tutuklu yargılandığı Türkiye’de vatandaşın adalete olan güveni de sarsıldı. Yapılan kamuoyu araştırmalarında Türkiye’nin en büyük sorunları arasında, ekonomi ve pandemiden sonra adalet 3. sırada yer alıyor. İktidar, muhalefet tarafından yargıyı siyasallaştırmakla suçlanıyor.

MERKEL’DEN AİHM UYARISI

Türkiye’deki hukuksuzluklar AB ve üye devletleri de rahatsız ediyor. Son olarak Almanya Başbakanı Angela Merkel, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu Avrupa Konseyi üyelerini, AİHM kararlarını ‘hızlı ve kapsamlı bir şekilde’ uygulamaya çağırdı.

Öte yandan, siyaset Akademisi’nin açılışındaki konuşmasında Erdoğan adalet ile ilgili şunları kaydetti: “Adaletin olmadığı yer oksijensiz dünya gibidir. Her işinizde adaleti gözetirseniz, siyaseten küçülmez tam tersine sürekli büyürsünüz. Attığınız her adımda, söylediğiniz her sözde, yaptığınız her işte millet sizi görür, notunuzu verir, günü geldiğinde de yerinizi gösterir. Siyasetçinin sözü ve tavrı kendi hayatında karşılık bulduğu ölçüde etkilidir.”

Siyasi, ekonomi ve adalet alanlarındaki büyük gerilemeye rağmen, her konuşmasına pembe tablo çizen Erdoğan, pişkinlikte de ısrarını sürdürüyor.

Merkel’den AİHM kararlarını uyun çağrısı

Okumaya devam et

Analiz

Kanlı bitcoin temiz bitcoine karşı

Kripto paraların üretiminde kullanılan elektrik yeniden dünyanın gündeminde. Türkiye’nin yıllık tüketiminin yarısı kadar elektrik harcayan bitcoin, doğal kaynakları tehdit ediyor. Her 100 bitcoinden 65’i günlük 1 dolara çalışan Çin işçilerinin çıkardığı kömürle üretiliyor.

BOLD ANALİZ – İlk madeni para milattan önce 7. yüzyılda Lidyalılar tarafından bulunduğunda dijital paralar hayalde bile yoktu. Şimdi dünya ve Türkiye’de yatırımcıların bir numaralı gündem maddesi haline gelen kripto paralarla ilgili her gün yeni bir haber yayınlanıyor. Bitcoinin başı çektiği dijital paraları ülke Merkez Bankalarının tanıyıp tanımayacağı tartışılırken, Türkiye’de AKP Hükumeti vergi almak için yasa hazırlığında.

HANGARLARDA ÇIKARILIYOR

Milyarlarca insanı ilgilendiren Coin’ler karmaşık algoritmaları işleyen bilgisayarlarca çıkarılıyor ve bu cihazlar hava limanı hangarlarını andıran dev tesislerde çalışıyor. Bu da üretimde elektriği başlıca girdi haline getiriyor. Dijital paraları üretirken binlerce haneye yetecek kadar enerji harcanıyor. Bitcoin talebiyse durmak bilmiyor. Bitcoin madenciliği bugün 2015’teki seviyenin 66 katı elektrik harcıyor.

ARJANTİN’DEN FAZLA ELEKTRİK TÜKETİYOR

Dijital paraların tüketiminde dünya kaynaklarını yakından ilgilendiren bir durum yaşanıyor. Bitcoin, yıllık 121.05 teravatsaat elektrik kullanımıyla 45 milyon nüfuslu Arjantin ve 10 milyon nüfuslu Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkeleri geride bıraktı. Önümüzdeki aylarda 122,20 teravatsaat tüketimi olan Norveç ve 133,20 teravatsaat elektrik tüketen Ukrayna’yı geride bırakacak.

YEŞİL ENERJİDEN KÖMÜR ENERJİSİNE

İzlanda, İsveç ve Norveç çok sayıda yeşil enerji kaynağı nedeniyle bitcoin madenciliğinde öne çıkan ülkelerdendi. Bu ülkelerde ihtiyaç fazlası yeşil enerjinin bir bölümü bitcoin madenciliğine ayrılıyor. Ancak son dönemde alüminyum arıtımı, petrol kulesi işletimi ve demir çelik üretimi gibi işler için de yeşil enerji talebi artınca, ihtiyaç fazlası miktarı azalmaya başladı. Coin’lere harcanan elektrik de azaldı.

HER 100 BİTCOİN’İN 65’İNİ ÇİN ÜRETİYOR

Dört yıl öncesine kadar küresel bitcoin üretiminin yüzde 8’ini karşılayan bu ülkenin payı şimdilerde yüzde 2’nin altına düştü. Çin ise üretimin yüzde 65’ine sahip. Coin’lerin çoğunun çıkarıldığı Çin’de ise enerji üretimi kömüre dayanıyor. Ucuz işçilerin çıkardığı kömürlerle üretilen elektrik 60 bin dolar değeri olan 1 bitcoin üretiminde kullanılıyor.

KANLI COİN, TEMİZ COİN

Ekonomi kanalı CNBC’deki bir yoruma göre, gelecekte iki tür Bitcoin ortaya çıkacak:

  • Çin’de yüksek karbon salınımıyla üretilen ‘kanlı coin’
  • Sürdürülebilir elektrik enerjisiyle üretilen ‘temiz coin’

 

Okumaya devam et

Analiz

Görgüsüzlük, şatafat ve nepotizm: 17 maaşlı Mehmet İlker Aycı kimdir

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın prensleri arasında yer alan THY Yönetim ve İcra Kurulu Başkanı Mehmet İlker Aycı, Saray’a yakın diğer AKP’liler gibi birçok yerden maaş aldığı ortaya çıktı. İşte 17 maaşlı Aycı’nın kariyeri…

BOLD ANALİZ – Kâr eden THY’yi iflasa sürükleyecek kadar zarar ettiren AKP’li Mehmet İlker Aycı, THY batmaya yüz tutmasına karşın ballı maaş almayı sürdürüyor. THY’yi iflasın eşiğine getiren Mehmet İlker Aycı kimdir? İşte, İlker Aycı ile ilgili detaylar…

ERDOĞAN’IN İBB’DEKİ EKİBİNDEN

1971 İstanbul doğumlu olan M. İlker Aycı, 1994 yılında Bilkent Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümünden mezun olduktan sonra 1995 yılında İngiltere’de Leeds Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümünde araştırmacı olarak bulundu. İş hayatına 1994’te başlayan Aycı, Kurtsan İlaçları A.Ş., İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Universal Dış Ticaret A.Ş. şirketindeki çeşitli görevler aldı.

2015’TEN BERİ THY’NİN BAŞINDA

2005 ve 2006 yılları arasında Başak Sigorta A.Ş. ve 2006 ve 2011 yılları arasında Güneş Sigorta A.Ş. Genel Müdürlüğü, 2011 ve 2015 yılları arasında Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Başkanlığı, 2013 ve 2015 yılları arasında Dünya Yatırım Ajansları Birliği Başkan Yardımcılığı ve Başkanlığı görevlerini yürüten Aycı, 2015 yılı Nisan ayı itibariyle ise Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı olarak seçildi.

BİR KOLTUKTA ÇOK SAYIDA KARPUZ TAŞIYOR

Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanlığı görevlerinin yanı sıra Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği, DEİK Türk-Çin İş Konseyi, Vakıf Emeklilik A.Ş., VakıfBank Güneş Sigorta Spor Kulübü (2008 Avrupa Challenge Cup Şampiyonu) ve Türk Hava Yolları Spor Kulübü gibi kurumlarda Yönetim Kurulu Üyeliği ve Başkanlık gibi görevler de üstlenmiş olan Aycı, İngilizce ve Rusça biliyor.

17 YERDEN MAAŞ ALIYOR

Türk Hava Yolları (THY) 2020 Faaliyet Raporu’nu açıkladı. Aycı’nın İhracatçı Birliğinden Futbol Federasyonuna kadar birçok şirkette yönetici olduğu ortaya çıktı. Aycı’nın 17 koltuğu bulunuyor. İhracatçı Birliğinden Futbol Federasyonuna, iş konseylerinden THY ile bağlantılı şirketlere kadar birçok birimde yöneticilik görevi bulunan Aycı, hemen her yerde de “Yönetim Kurulu Başkanı” sıfatını taşıyor. Aycı’nın 17 farklı birlik, konsey, şirket ve federasyonda aldığı görevler, THY’nin 2020 Faaliyet Raporu’nda açıklandı.

BİLAL’İN ARKADAŞLARINI THY’YE DOLDURDU

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oğlu Necmeddin Bilal Erdoğan’ın da mezunları arasında yer alan Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi Türk Hava Yolları’na adeta damgasını vurdu. Şirketin üst ve alt kademe yöneticilerinin büyük bir bölümü bu okuldan mezun. THY’nin yönetimindeki 80’e yakın ismin, Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi mezunu. THY’nin yönetim kurulu ve genel müdür seviyesindeki 4 isim ise Bilal Erdoğan’ın imam hatipten arkadaşları.

KADIN YOLCUYU KALDIRIP KENDİ OTURDU

Hakkında birçok skandal bulunan Aycı’nın unutulmayan skandallarının başında THY yolcusunu yerinden kaldırıp kendi oturduğu ile ilgili görüntüler geliyor. Soysal medyada da gündem olan görüntülerde bir yolcu “Bu koltuk bozuk, sizi arkaya alacağız” denilerek yerinden kaldırıldı. Daha sonra bu koltuğa THY Yönetim Kurulu Başkanı İlker Aycı oturtuldu. Kendisine yalan söylendiği için olaya tepki gösteren kadına, Aycı’nın “Şova gerek yok” diye çıkışması tepki çekti.

EŞİNİ KIRMIZI HALILARLA KARŞILATIYOR

Eşi ile yaptığı yurt dışı gezilerinde gittiği ülkedeki THY yönetimince törenlerle karşılanan ve eşi için kırmızı halılar serdirdiği ortaya çıkan Aycı’nın gittiği ülkelerde kullanması için Mercedes Maybach araçlar ve kaldığı otellerde kendisi için 10 oda tutturması medyada yer aldı. 2.5 milyon lira huzur hakkı aldığı iddia edilen Aycı’nın aldığı maaş ve primlerin ne kadar olduğu ise bilinmiyor. Eşi Tuğçe Saatman Aycı’nın yakın arkadaşları Ayşegül Palamutçu, Emre Top, Merve Sarıkaya ve İsmail Selim Eşsiz’in THY Basın Müşavirliği’nde uzman olarak işe başlaması ise tepki çekti.

THY Yönetim Kurulu Başkanı İlker Aycı ayda 17 maaş alıyor

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0