Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Bir yumrukla siyasi kariyerinin zirvesine tırmandı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na şehit cenazesinde yumruk atıldığında Ankara Çubuk’ta kaymakam olan Uğur Sezer, kariyer basamaklarını hızla tırmandı. Birinci sınıf mülki idare amirliğine yükselen Sezer, bakan danışmanı oldu. Kılıçdaroğlu’nu linçten kurtaran koruması ise ceza aldı.

BOLD – Çubuk Kaymakamı Uğur Sezer, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na katıldığı şehit cenazesinde yumruk atılması sonrası kariyer basamaklarını hızla tırmandı. Kariyerindeki en önemli basamağa yükselen Sezer, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun danışman kadrosuna girdi.

DEVLET, ADAMINA SAHİP ÇIKAR

T24’ten Tolga Şardan’ın Uğur Sezer’le ilgili köşe yazısı şöyle:

Eskilerin “baba” olarak bildiği devletin, zaman zaman ilginç yaklaşımları gerçekleşir bu coğrafyada. Bu topraklarda, nefes alan bireye veya topluma karşı taraf olduğu çoğu zaman, ölümüne sahip çıkar adamına. Adamdan kasıt, mevcut siyasi iktidarının kanatları altında hareket eden bürokratı, çalışanı… Ülke tarihinde geriye baktığımızda, toplumda tepki çeken daha açık ifadeyle infial yaratan pek çok olaya adı karışan veya görev yapan kimi bürokratların zaman içinde kariyerlerinde dikey yükselişleri görmek mümkün. Bugün Büyüteç’in konusu ‘devlet baba’nın gölgesi altında yaşanan benzer bir olay. Olayımızın başlangıcı, ana muhalefet partisi CHP’nin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na Çubuk’ta katıldığı şehit cenazesinde yapılan yumruklu saldırı ve linç girişimi.

KILIÇDAROĞLU’NA LİNÇ GİRİŞİMİ SON ANDA ÖNLENDİ

Hatırlarsınız; CHP lideri, 19 Nisan 2019’da Hakkâri’de şehit düşen Piyade Sözleşmeli Er Yener Kırıkçı’nın Ankara’nın Çubuk ilçesine bağlı Akkuzu Köyü’nde 21 Nisan 2019 günü yapılan cenaze törenine katılmıştı. Kılıçdaroğlu ve beraberinde CHP heyetinin katıldığı devlet töreninde Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk da bulunmuştu. Ayrıca Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ve kuvvet komutanları da cenaze töreninde saf tutmuştu. Devlet erkânının katıldığı törenin ardından mezarlığa geçiş sırasında CHP liderine önce Osman Sarıgün tarafından yumruklu saldırı gerçekleştirilmiş, ardından yapılmak istenilen linç girişimi Kılıçdaroğlu’nun korumalarınca CHP Genel Başkanı’nın bir eve götürülmesiyle önlendi.

OLAYDAN 8 AY ÖNCE ÇUBUK’A ATANDI

Olayın üzerinden iki yıl geçmesine rağmen, yaşananlar belleklerdeki tazeliğini koruyor ne yazık ki. Saldırının ardından adli ve idari soruşturmalar başlatıldı. Halen devam ediyor. Yumruklu saldırı ve linç girişiminin ardından pek kamuoyuna yansımayan ilginç gelişmeler de yaşandı. Gelişmelerin merkezindeki isim, dönemin Çubuk Kaymakamı Uğur Sezer. Daha önce Şanlıurfa’nın Hilvan ilçesinde kaymakamlık ve merkezde vali yardımcılığı yapan Sezer, Ağustos 2018’deki mülki idare amirleri yaz atamaları çerçevesinde Ankara’nın Çubuk ilçesinin kaymakamı oldu. Sezer, kaymakamlık yaptığı Hilvan’da SODES projelerinin dağıtımından da sorumluydu. Sezer’in göreve başlamasında yaklaşık sekiz ay sonra CHP lideri Kılıçdaroğlu’na yönelik yumruklu saldırı oldu. Saldırının yaşandığı olayda sürecin mülki idare açısından sorumlusu doğrudan ilçe kaymakamı olan Sezer’di.

GÜVENLİK ÖNLEMLERİNDEN İLK DERECEDEN SORUMLU KAYMAKAM

Sezer, yürürlükteki 5442 sayılı İl İdaresi Yasası’nın hükümleri gereğince, hem cenaze töreninin tertip ve düzeninden, hem de alınacak güvenlik önlemlerinden ilk derecede sorumlu devlet görevlisiydi. Ancak; yaşanan olaylara karşın hakkında adli ve idari soruşturma yürütülmeyen Sezer, olaydan dört ay sonra çıkartılan 2019 yılı yaz dönemi Mülki İdare Amirleri kararnamesinde İçişleri Bakanlığı bünyesine alındı. İlçeye 28 Ağustos 2019 günü veda eden Sezer, bakanlık bünyesinde kariyerindeki ilk yükselişi gerçekleştirdi. Sezer, bu dönemde açılan sınavı kazanarak Mülkiye Müfettişi oldu. Bir parantez açayım; Mülkiye Müfettişliği, mülki idare sistemi içinde oldukça önemli bir kariyer basamağıdır. Mülkiye Müfettişleri, bakanlık tarafından verilen inceleme ve soruşturma görevleri çerçevesinde vali, vali yardımcısı, kaymakam, il emniyet müdürü, il jandarma komutanları başta olmak üzere İçişleri Bakanlığı bünyesindeki kadrolarda çalışanlar hakkında görevden el çektirme yetkisine sahip. Ayrıca, hazırladıkları raporlarda olumsuzluk tespit edilmesi halinde, raporlara taraf olan İçişleri Bakanlığı personelini adli yargıya gönderebiliyorlar. Kısacası yetkileri ve konumları fazlasıyla önemli. Parantezi kapatayım.

BAKAN DANIŞMANI OLDU

Mülkiye Müfettişi olan Sezer, zaman içinde yükselişine devam etti. Geçen yılın ocak ayında Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Birinci Sınıfa Yükselen Mülki İdare Amirleri listesinde Mülkiye Müfettişi Uğur Sezer’in de ismi yer aldı. Böylelikle Sezer’in, hükumetin uygun görmesi halinde vali olabilmesinin de önü açıldı. Bu yükselişle birlikte Sezer, kariyerindeki en önemli basamağa yükseldi. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, aynı zamanda Mülkiye Müfettişi ve birinci sınıf mülki idare amirliğine yükselen Sezer’i kendi danışman kadrosuna aldı. Sezer halen İçişleri Bakanı Soylu’nun danışmanı sıfatıyla doğrudan Soylu’ya bağlı görev yapıyor. Danışmanlıkla birlikte Sezer, İçişleri Bakanlığı Spor Derneği ve Yardımlaşma Sandığı’nın da başında. Kariyerinde yükselmeye devam eden Sezer’i yakın zamanda vali olarak görürsek şaşırmayalım.

KILIÇDAROĞLU’NU LİNÇTEN KURTARAN KORUMAYA CEZA

Çubuk saldırısıyla ilgili daha önce kaleme aldığım yazılarda, Kılıçdaroğlu’nun koruma müdürü Koray Aslan’a Emniyet Genel Müdürlüğü’nce nasıl zoraki ceza verilmeye çalışıldığını okurlara aktarmıştım. Oysa Sezer’in devletiyle, Aslan’ın devleti aynı. Siyasetin kanatları altındaki Sezer’e “babalık” yapan devlet, iktidarın karşısındaki ana muhalefet çatısı altında devlet görevini yerine getirmeye çalışan Aslan’a zoraki ceza vererek “cefa” çektiriyor. Ne yaman bir çelişkidir bu!

Kekeme er Recep Delice asker arkadaşı Burak Dinler’in Köprü’de nasıl katledildiği anlattı

Gündem

AKP, adım adım ateşi bulmaya doğru ilerliyor

AKP’lilerin kendilerinden önce asfalt yol, buzdolabı, çamaşır makinesi, havaalanı, cep telefonu, otomobil olmadığı iddialarına AKP’li Mehmet Özhaseki bir yenisi daha ekledi. Özhaseki, “Bizden önce dağlarda aç insanlar vardı” dedi. 

BOLD – AKP’li Mehmet Özhaseki, AKP öncesinde aç, dağlarda yaşayan insanlar olduğunu, bu insanların AKP ile yardımlara kavuştuğunu öne sürdü.

BÜTÜN HÜKUMETLERDEN BAŞARILIYIZ

Antalya’da Kundu Turizm Bölgesi’ndeki bir otelde düzenlenen Yerel Yönetimler Bölge Toplantısı’nda konuşan Özhaseki, “Hükumet noktasında cumhuriyet tarihi boyunca gelen bütün hükumetlerden başarılıyız. Ekonomide başarılıyız, iddiayla söylüyorum her zaman her yerde de tartışmaya varım. Ulaştırma, sağlık, milli savunma sanayide, enerjide, aklınıza hangi alan geliyor her birinde çok şükür başarılıyız. Devrim niteliğinde işler yaptık” dedi. Yıllardır vesayet rejiminin Türkiye’de hakim olduğu iddiasında bulunan Özhaseki, AKP iktidarında vesayet rejimiyle mücadele edildiğini söyledi.

“AÇ, DAĞLARDA YAŞAYAN İNSANLAR VARDI”

Kendilerinden önce dağlarda aç yaşayan insanlar olduğunu öne süren Özhaseki, “Aç, dağlarda yaşayan insanlar vardı, bizimle sosyal yardımlar, kurumlaştı. Hem sosyal hem hizmet belediyecilik ivme kazandı. Cumhurbaşkanımızın destekleriyle de büyük yatırımlar yapmaya başladık. 30 yıl önceki Antalya’yı biliyorum, en az 2 dönem bile Menderes beyin yaptığı projeler ortada. Şimdikiler zekatını bile yapamıyor” dedi.

BUZDOLABI, ÇAMAŞIR MAKİNESİ YOKTU

Özhaseki’nin bu iddiaları AKP’liler tarafından daha önce ortaya atılan iddiaları akıllara getirdi. Başta AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan olmak üzere AKP yöneticisi ve vekillerinin AKP öncesi ile ilgili iddialarından bazıları şöyle:
– AKP öncesinde asfalt yol yoktu.
– Evlerde buzdolabı yoktu.
– Evlerde çamaşır makinesi yoktu.

– MR, tomografi yoktu.

– Havaalanı yoktu.
– Cep telefonu yoktu.
– AKP gelene kadar kadının adı yoktu.

 

 

 

 

4 aylık bebeği annesinden ayırdılar: Bebek süt için emniyetin önünde bekletiliyor

Okumaya devam et

Gündem

4 aylık bebeği annesinden ayırdılar: Bebek süt için emniyetin önünde bekletiliyor

Mardin’de annesi gözaltına alınan 4 aylık bebek, süt için emniyetin önünde bekliyor. Duruma tepki gösteren baba, kaçma şüphesi olmayan eşinin bir an önce serbest bırakılmasını istedi.

BOLD – Mardin’de gözaltına alınan Ğazal Batırhan’ın 4 aylık bebeği, babası ile birlikte emniyet önünde süt için bekliyor. Annenin serbest bırakılması için savcılığa yapılan başvuru yanıtsız bırakıldı.

ANNE ŞAFAK VAKTİ GÖZALTINA ALINDI

Mardin merkez ve ilçelerinde sabah saatlerinde yapılan ev baskınlarında 40’a yakın kişi gözaltına alındı. Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 2 ayrı soruşturma kapsamında operasyonlar yapıldığı belirtildi. Gözaltına alınanların dosyasına soruşturma savcılığı tarafından 24 saat avukat kısıtlaması getirildi, 4 günlük de gözaltı karara alındı.

BABA BEBEĞİYLE EMNİYET ÖNÜNDE BEKLİYOR

Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre; gözaltına alınan isimlerden Ğazal Batırhan’ın 4 aylık bebeği olduğu öğrenildi. Batırhan’ın avukatları, Mardin Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne itiraz ederek, gözaltı işleminin sona erdirilmesini istedi. Yapılan başvuruya hala cevap verilmezken, Batırhan ailesi de bebekleri ile birlikte Mardin İl Emniyet Müdürlüğü’nün kapısında beklemeye başladı.

KAÇMA ŞÜPHESİ YOK, BIRAKIN

Bebeğin süt ihtiyacı için belirli saatlerde annesinin yanına götürüldüğünü belirten baba Mehmet Batırhan, eşinin kaçma durumu olmadığını bir an önce serbest bırakılması çağrısında bulundu.

https://www.boldmedya.com/2021/11/27/yandas-sabah-duyurdu-doviz-alanlar-incelenecek/

Okumaya devam et

Gündem

İnsan hakları ihlalleri Ekim ayında da sürdü: 377 kişi işkence gördü

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun “Ekim ayı insan hakları ihlalleri raporu”na göre geçen ay biri çocuk 377 kişi işkence gördü. TİHV’e göre de son 5 yılda 4 bin 543 kişi işkence ve kötü muameleden dolayı vakfa başvurdu.

BOLD – Erdoğan rejiminde hak ihlalleri artarak devam ediyor. Ekim ayında basın açıklamalarında 180 kişi gözaltına alındı. 377 kişi işkence görürken, 22 kadın cinayetine kurban gitti.

BASIN AÇIKLAMASI YAPMAK İSTEYEN 180 KİŞİYE GÖZALTI

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun “Ekim ayı insan hakları ihlalleri raporu” yayımlandı. Rapora göre, eylem, etkinlik, basın açıklamalarında 180 kişi gözaltına alındı, bunlardan 11’i tutuklandı. 9 kişi hakkında da toplantı ve gösteri yürüyüşüne katıldığı için dava açıldı. Raporda 165’i iş cinayeti, 22’si kadın cinayeti olmak üzere 187 kişinin yaşam hakkının ihlal edildiği ifade edildi.

377 KİŞİYE İŞKENCE UYGULANDI

Cezaevlerinde ise 181 işkence olayı yaşandı. Biri çocuk 377 kişinin işkenceye maruz kaldığı belirtilen raporda, “Bu kişiler fiziksel/psikolojik şiddete maruz kaldığı, isteği dışında başka cezaevine gönderildiği, sağlık hakkının engellendiği, beslenme, yatak, sıcak su, iletişim haklarının verilmediği belirlendi” denildi.

5 YILDA 4 BİN 543 İŞKENCE GÖRDÜ

Türkiye İnsan Hakları Vakfı’na (TİHV) göre son beş yılda ifade ve medya özgürlüğünü kullanmak isteyen 2 bin 801 kişi tutuklandı. 4 bin 543 kişi işkence ve kötü muameleden dolayı vakfa başvurdu. Rapora göre ifade ve medya özgürlüğünü kullanmak isteyen 2 bin 801 kişi tutuklandı, 6 bin 479 kişi gözaltına alındı. Toplamda, bin 372 dava açıldı ve 727 kişiye 27 bin 448 ay hapis cezası verildi. Sosyal medya paylaşımları nedeniyle ise 4684 gözaltına alındı. Toplam 2357 kişi tutuklandı.

CUMHURBAŞKANINA HAKARET SORUŞTURMALARI 47 KAT ARTTI

Raporda AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan göreve geldikten sonra “cumhurbaşkanına hakaret” gerekçesiyle açılan soruşturmalardaki artışa dikkat çekildi. Buna göre 2010-2014 arasında bu gerekçeyle başlatılan toplam soruşturma sayısı 2 bin 804, bu soruşturmalar sonucunda açılan kamu davası sayısı 690 iken, Erdoğan sonrasında 128 bin 190 soruşturma ve toplam 27 bin 607 kamu davası açıldı. Erdoğan’ın cumhurbaşkanı olması sonrasında “cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla başlatılan soruşturmalarda yaklaşık 47 kat artış yaşandı.

Yandaş Sabah duyurdu: Döviz alanlar incelenecek

Okumaya devam et

Popular

Shares