Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

ABD-Türkiye arasında ilk temas danışman-sözcü seviyesinde

20 Ocak’ta göreve başlayan ABD Başkanı Joe Biden yönetimi ile Türkiye arasında ilk üst düzey temas Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan ile Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın arasında gerçekleşti. Yeni yönetim, Türkiye’ye hukukun üstünlüğü ve demokrasi mesajı verdi.

BOLD  – Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri (ABD) arasında Joe Biden’ın yönetime gelmesinden sonra ilk diplomatik temas gerçekleşti. ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan ile Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın bir telefon görüşmesi yaptı.

Beyaz Saray tarafından görüşmeye ilişkin yapılan açıklamada Sullivan, Biden yönetiminin demokratik kurumlar ve hukukun üstünlüğünü desteklemeye yönelik kararlılığının da altını çizdi.

Ulusal Güvenlik Konseyi Sözcüsü Emily Horne imzasıyla yapılan açıklamaya göre Sullivan, Biden yönetiminin ABD ile Türkiye arasında yapıcı ilişkiler geliştirilmesi, işbirliği yapılan konuların çoğaltılması ve anlaşmazlıkların etkili biçimde yönetilmesi arzusunda olduğunu iletti.

Açıklamada Sullivan’ın yeni yönetimin ABD ile Türkiye arasında “yapıcı” ilişkileri kurmak arzusunu ifade ettiğini ancak sürtünme olan noktalara da değindiği belirtildi.

“S-400’LER NATONUN UYUM VE ETKİNLİĞİNİ OLUMSUZ ETKİLER”

Telefon görüşmesinde Türkiye’nin Rus hava savunma sistemleri S-400’leri alması da gündeme geldi.

Sullivan “Türkiye’nin Rus S-400 karadan havaya füze sistemi edinmesinin ittifakın birlikteliğini ve etkinliğini zayıflatacağı yönünde endişesini” ifade etti.

AA GÖRÜŞMEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI VERMEKLE YETİNDİ

Görüşmeye ilişikin Anadolu Ajansı’nın haberinde ise ABD’nin verdiği mesajlar yerine telefon konuşmasında geçen konu başlıkları verildi. Türkiye-ABD ikili ilişkileri başta olmak üzere Suriye, Libya, Doğu Akdeniz, Kıbrıs, Afganistan, Dağlık Karabağ, Kovid-19 ve iklim gibi çeşitli konuların ele alındığı belirtildi.

Görüşmede ayrıca S-400, F-35 ve PYD-YPG gibi iki ülke arasında anlaşmazlık alanı olan konuların yeni bir perspektifle çözüme kavuşturulması için ortak çaba sarf edilmesi gerektiğinin kaydedildiği bildirildi.

S-400 KRİZİ

Washington, 2020 yılı Aralık ayında, Türkiye’nin Rus yapımı S-400 füze savunma sistemi satın alması nedeniyle, uzun zamandır beklenen yaptırımları devreye sokmuş, Türkiye bu adımı “ciddi bir hata” olarak değerlendirmişti. ABD, NATO üyesi Türkiye’yi ayrıca F-35 savaş uçağı programından da çıkarmıştı.

Washington, S-400 savunma sisteminin, F-35 savaş uçaklarına ve NATO’nun savunma sistemlerine yönelik bir tehdit unsuru olduğunu iddia ediyor ve S-400’lerin NATO’ya entegre edilmeyeceğini belirtiyor. Bu iddiayı reddeden Türkiye ise konuyu değerlendirmek üzere ortak bir çalışma grubu oluşturulması teklifinde bulunuyor.

Ankara, diğer NATO müttefiklerinden füze savunma sistemleri temin edemediği için Rus S-400 savunma sistemini satın almasının bir seçenek değil zorunluluk olduğunu kaydediyor.

BİDEN YÖNETİMİNDEN İLK AÇIKLAMA: SÖZDE MÜTTEFİK

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, görev onayı için katıldığı Senato Dış İlişkiler Komitesi’nde katıldığı oturumda Türkiye’yi “sözde müttefik” olarak tanımlamış ve Rusya’dan satın alınan S-400 füze savunma sistemi nedeniyle Ankara’ya daha fazla yaptırım uygulanabileceğini söylemişti.

Dışişleri Bakanı,“Stratejik -ya da sözde stratejik- bir ortağımızın en büyük stratejik rakiplerimizden biri Rusya ile yakın olması kabul edilemez” dedi.

Donald Trump yönetimi, Türkiye’ye Rusya’dan S-400 füze savunma sistemi satın almasının ardından ABD’nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası (CAATSA) kapsamında yaptırım uygulama kararı almıştı. Ancak yaptırımların özellikle en hafif olanlarının seçildiği ortaya çıkmıştı.

Türkiye’ye yeni yaptırımların gündeme gelebileceğini belirten Blinken, “Mevcut yaptırımların yarattığı etkiye bir bakıp görmemiz ve daha sonra da daha fazlasına gerek olup olmadığına karar vermemiz gerekiyor” dedi.

Blinken, “Türkiye müttefik bir ülke ve birçok açıdan… bir müttefikmiş gibi davranmıyor ve bu durum bizim için çok ama çok büyük bir sıkıntı yaratıyor. Bu durumun çok farkındayız” diye konuştu.

Yunan Savunma Bakanı: Tanrım! Türkiye ile neredeyse üç kez savaşa giriyorduk

Dünya

İsrail’den Suriye’ye hava saldırısı

İsrail Hava Kuvvetleri’ne ait savaş uçakları, Suriye’nin başkenti Şam’da birçok noktaya saldırı düzenledi. İsrail’den, Suriye’den atılan bir karadan havaya füzenin ülkenin güneyine düştüğü, buna karşılık füzenin ateşlendiği bataryanın vurulduğu açıklaması geldi.

BOLD – İsrail’in Şam’ın kırsalındaki Dumayr bölgesine füze saldırısı düzenlediği belirtildi. İsrail ordusundan yapılan açıklamada, Suriye’ye ait bölgedeki karadan havaya füze bataryalarının vurulduğu belirtildi.

İsrail ordusundan yapılan yazılı açıklamada, Suriye topraklarından İsrail’in güneyindeki Negev (Necef Çölü) bölgesine havadan karaya bir füze saldırısının yapıldığı öne sürüldü. Açıklamada, “Kısa bir süre önce Negev bölgesine Suriye’den atılan karadan havaya bir füzenin ateşlendiği tespit edildi” denildi.

Euronews’in haberine göre füzenin ateşlendiği bataryanın vurulduğu belirtilen açıklamada, “Buna karşılık, İsrail ordusu füzenin ateşlendiği batarya ile Suriye’ye ait bölgedeki diğer karadan havaya füze bataryalarını vurdu” ifadesi kullanıldı.

Açıklamada, ölü ya da yaralı olup olmadığına ilişkin bir bilgi yer almadı.

Suriye’nin resmi haber ajansı SANA ise, İsrail’in, Suriye’nin başkenti Şam’a füze saldırısı gerçekleştirdiğini açıkladı. İsrail’in, Şam kırsalındaki Dumayr bölgesine füze saldırısı düzenlediği belirtilen haberde, “Hava savunma sistemlerimiz düşman füzelerine karşılık veriyor” ifadeleri kullanıldı.

Şam çevresinde Suriye ordusunun yanı sıra, İran Devrim Muhafızlarına yakın grupların da konuşlu olduğu kaydediliyor.

İsrail’in hava saldırı anına ilişkin çekilen görüntüler sosyal medyada yayınlandı.

Putin’den tehdit: Kışkırtıcı eylem düzenleyenler hiç olmadıkları kadar pişman olacak

Okumaya devam et

Dünya

AB ülkeleri çöplerini Türkiye’ye gönderiyor

AB İstatistik Ofisi, Avrupa’dan yapılan katı atık ihracatının en büyük alıcısının Türkiye olduğunu açıkladı. AB ülkelerinin topladığı metal, plastik ve kağıt atıklarını en çok alan ülkenin Türkiye olduğu ortaya çıktı.

BOLD – Avrupa Birliği İstatistik Ofisi (Eurostat), Avrupa’dan yapılan atık ihracatının en büyük alıcısının Türkiye olduğunu açıkladı.

Eurostat verilerine göre, AB ülkelerinden yapılan atık ihracatı 2004 yılından bu yana yüzde 75 arttı. Yıllık 32,7 milyon tonu bulan atık ihracatının 13,7 milyon tonu (yüzde 42) Türkiye’ye gidiyor.

Avrupa’dan Türkiye’ye yapılan atık ihracatı, son 20 yılda yaklaşık 3 kat arttı. Avrupa’dan gönderilen atıkların yarıdan fazlası, demir ve çelik gibi metal atıklardan oluşuyor. AB ülkelerinden ihraç edilen yıllık 17,5 milyon ton metal atığın, yaklaşık 12 milyonunu (yüzde 68.5) Türkiye alıyor.

AB atıklarının en fazla gönderildiği diğer ülkeler ise, yıllık 1,8 milyon ton ile İngiltere, 1,6 milyon ton ile İsviçre, 1,5 milyon ton ile Norveç, 1,4’er milyon ton ile Endonezya ve Pakistan olarak sıralanıyor.

AB ülkelerinden ihraç edilen 6 milyon ton kağıt atığın yüzde 15’i de yine Türkiye tarafından alınıyor.

ZEHİRLİ PLASTİK ATIKLAR DA TÜRKİYE’YE GÖNDERİLİYOR

Avrupa tarafından ihraç edilen plastik atıkların önemli bir kısmı da Türkiye tarafından alınıyor. Hollanda ve Belçika’daki limanlardan gönderilen plastik atıklar gittikleri ülkelerde yeterince takip edilemiyor.

Hollanda hükümeti, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu AB dışındaki ülkelere gönderilen plastik atıklarla ilgili bir inceleme başlatmıştı.

Birleşmiş Milletler İstatistik Ofisi (Comtrade) verilerine göre, Belçika’nın Anvers limanından her yıl 500 bin ton plastik atık, Türkiye ve Asya ülkelerine gönderiliyor.

Belçika’nın Almanya, Japonya ve ABD’den sonra dünyanın en büyük dördüncü plastik atık ihracatçısı olduğu biliniyor. Bunun en önemli nedenlerinden biri, ihracatın yapıldığı Anvers limanında yeterince kontrol yapılmaması.

“Temiz plastik” ihracatı konusunda herhangi bir kısıtlama yok ancak bu kapsamda çok sayıda zararlı plastik atık da yasa dışı olarak yurtdışına gönderiliyor. Belçikalı gümrük yetkilileri, personel azlığı yüzünden, Türkiye ve diğer ülkelere giden atık dolu konteynerlerin yeterince kontrol edilemediğini söylüyor.

Rusya, Türk TIR’lara geçişi yavaşlattı: Gürcistan sınırında 75 km’lik kuyruk oluştu

Okumaya devam et

Dünya

Putin’den tehdit: Kışkırtıcı eylem düzenleyenler hiç olmadıkları kadar pişman olacak

Rus parlamentosunun alt ve üst kanadına seslenen Vladimir Putin, “Rusya’ya karşı kışkırtıcı eylem düzenleyenler hiç olmadıkları kadar çok pişman olacak” dedi. Rusya’nın Ukrayna sınırındaki yığınağının da 2014’teki sayıyı geçtiği belirtiliyor. Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski ise, Putin’le yüzyüze görüşme teklifinde bulundu.

BOLD – Donbas krizi nedeniyle tansiyonun yükseldiği Ukrayna konusunda Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, tehdit gibi açıklamalar yaptı.

Rus parlamentosunun alt ve üst kanadı üyeleri ile diğer siyasilerin katıldığı yıllık Federal Meclis toplantısında konuşan Putin, “Rusya’ya karşı herhangi bir kışkırtıcı eylem düzenleyenler, uzun süredir hiçbir şeyden pişman olmadıkları kadar pişman olacaklar” dedi.

RUSYA’DAN RAKİPLERİNE: KIRMIZI ÇİZGİYİ GEÇMEYİN

“Genelde ülke olarak hep birlikte ölçülü ve mütevazı bir şekilde davranıyoruz, çoğu zaman düşmanca davranışlara ve hakaretlere yanıt vermiyoruz. Kimse bizim iyi niyetimizi zayıflık olarak görmesin” diyen Putin, “Hiç kimsenin, Rusya’nın kırmızı çizgilerini geçme fikrine kapılmamasını umuyoruz.” ifadesini kullandı.

Putin, “Bazı ülkeler için Rusya’yı her şey için suçlamak bir tür spor haline geldi” diyerek, üste kapalı AB ve ABD’ye göndermede bulundu.

RUSYA’NIN UKRAYNA SINIRINDAKİ YIĞINAĞI 2014’Ü GEÇTİ

ABD yönetimi ise Rusya’nın Ukrayna sınırındaki askeri manevraları ile ilgili endişelerini dile getirmeyi sürdürüyor. Amerikalı yetkililer Moskova’yı bölgeye, 7 yıl önce Kırım’ın ilhakında yığdığından daha fazla asker konuşlandırmakla suçluyor.

ABD Savunma Bakanlığı sözcüsü John Kirby gazetecilere yaptığı açıklamada, sınırdaki Rus askerlerinin sayısının Kırım’ın ilhakında bölgeye gönderilen Rus askerlerinin sayısından ‘kesinlikle daha fazla’ olduğunu söyledi ve bunun ‘ciddi anlamda endişe verici’ olduğuna dikkat çekti.

AB Dış İlişkiler Yüksek Komiseri Josep Borrell de Pazartesi günü yaptığı açıklamada Rusya’nın Ukrayna ve çevresinde 150 bin askeri bulunduğunu ve bu yığınağın şu ana kadar bölgede görülen en büyük askeri yığınak olduğunu söylemişti.

ABD’nin Avrupa Kuvvetleri ve NATO Müttefik Kuvvetler Yüksek Komutanı Tod Wolters da geçen hafta Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komisyonu’ndaki konuşmasında, Ukrayna sınırındaki “Rus ikmal hatlarındaki hareketliliğin düşüşe geçtiğini ve Rusya’nın gelecek bir ya da bir buçuk hafta içinde hücuma geçme riskinin “düşük ile orta düzey arasında” olduğunu söylemişti.

ZELENSKİ’DEN PUTİN’E DONBAS’TA BULUŞMA ÇAĞRISI

Bu arada Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Başkanlık sitesinden yayınlanan bir video ile Rus lider Putin’e seslendi ve iki ülke arasındaki sorunları görüşmek için toplantı teklif etti.

Zelenski, “Sayın Putin, daha ileri gitmeye ve sizi savaşın devam ettiği Ukrayna’nın Donbas bölgesinin herhangi bir noktasında buluşmaya davet etmeye hazırım” dedi.

İki ülke arasında çıkacak olası bir çatışmada milyonlarca kişinin hayatını riske atacağı uyarısı yapan Zelenski, “Rusya başkanı bir kez ‘eğer savaş kaçınılmazsa ilk saldıran ol’ dedi. Fakat bana göre, bütün liderler, gerçek bir savaş ve milyonlarca yaşam söz konusu olunca savaşın kaçınılmaz olmadığını anlamalı” ifadelerini kulandı.

UKRAYNA ASKERİ HAZIRLIKLARINI ARTTIRDI

Rusya’nın sınırına on binlerce asker yığdığı Ukrayna ise ‘özel dönemlerde’ orduya yedek asker çağırmayı sağlayan bir yasa çıkardı.

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski’nin onayladığı yasa, seferberlik ilanı olmaksızın savaş tecrübesi olan askerlerden hizmet alınmasını sağlayacak.

Yasa, 30 Mart’ta Ukrayna Parlamentosunda 450 milletvekilinden 256’sının oyuyla kabul edilmişti.

DONBAS KRİZİ

Ukrayna Genelkurmay Başkanı Ruslan Komçak, 30 Mart’ta Mecliste yaptığı konuşmada, Rusya’nın tatbikat bahanesiyle Ukrayna sınırları yakınlarına askeri sevkiyat yaptığını belirtmişti.

Ukrayna’nın doğusunda yer alan Donbas bölgesindeki (Donetsk ve Luhansk şehirleri) krizin çözümüne ilişkin Rusya, Ukrayna ve AGİT’ten oluşan Üçlü Temas Grubu, 27 Temmuz 2020’den itibaren kapsamlı ateşkes kararı almıştı.

Bölgede sözde bağımsızlığını ilan eden Rusya yanlısı ayrılıkçılarla Kiev yönetimi arasında 2014’ten bu yana süren çatışmalarda, 13 binden fazla kişi hayatını kaybetti.

Ukrayna Gerilimi: Rus savaş gemileri Karadeniz’de tatbikatta, ABD Büyükelçisi ülkesine dönüyor

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0