Bizimle iletişime geçiniz

Politika

EBA’yı heba ettiler: 6 milyona yakın öğrenci kullanamadı

Milli Eğitim Bakanlığı, EBA ile 6 milyon öğrencinin eğitimini heba etti. Bakanlığın istatistiklerine göre öğrencilerin yüzde 9’u EBA’ya girerken tablet, yüzde 29’u bilgisayar kullanıyor. Öğrencilerin yüzde 62’si ise dersleri küçük cep telefonu ekranından takip edebiliyor.

BOLD – CHP Milletvekili Onursal Adıgüzel, uzaktan eğitimde yaşanan sorunları gündeme taşıdı. Adıgüzel, 6 milyona yakın öğrencinin Eğitim Bilişim Ağı EBA’yı kullanamadığını vurguladı. Adıgüzel, şu bilgileri paylaştı:

“Mart 2020-Ocak 2021 tarihlerini kapsayan dönemde, 8,5 milyonu aşkın öğrenci derslere cep telefonundan katıldı. Bilgisayar veya tablet ile EBA’ya giriş yapanların oranı ise yüzde 38’de kaldı. İnterneti ya da cihazı olmadığı için EBA’ya hiç giriş yapamayan 6 milyona yakın öğrencinin varlığı bir tarafa, EBA’ya giriş yapabilen öğrencilerin de yüzde 62’si de küçük cep telefonu ekranından derslerini takip etti” dedi. Adıgüzel, “Aynı hanedeki 3-4 öğrencinin bir cep telefonunu paylaşmak zorunda olduğu bir ortamda, öğrenciler küçücük bir ekrandan, sınırlı mobil internet ile eğitimden ne kadar verim alabilmiştir” diye sordu. Adıgüzel şu ifadeleri kullandı:

İKTİDAR FATURAYI YOKSULLARA KESTİ
  • Bu süreç bize şunu öğretti. Evinde bilgisayarı, tableti, sabit interneti olan çocuklar bir adım öne geçerken, fatura yoksul, dar gelirli ailelerin çocuklarına kesildi.
  • Türkiye’de bilgisayar sahiplik oranı yüzde 44’e gerilemiş durumda.
  • MEB’in verilerine göre de bilgisayarla EBA’ya giriş yapan öğrencilerin oranı yalnızca yüzde 29.
  • Öğrencilerin çoğunluğu 10 inç ve altında bir bilişim ürünü ile derslere katılmaya çalışmış.
  • Oysa boyut itibariyle küçük olan cep telefonu ekranına uzun süre bakmak gelişim çağındaki çocuklar için göz ve duruş bozukluklarına yol açabileceği gibi cep telefonu kullanımı derslere etkin katılım, odaklanma gibi konularda da yetersiz bir eğitim aracıdır.
  • Bu somut sorun ve verilere rağmen, bugüne kadar yalnızca 500 bin tablet dağıtılmış.
  • 6 milyon öğrencinin eğitime erişemediği, erişenlerin de yüzde 60’ından fazlasının uygun bir cihaza sahip olmadığı düşünüldüğünde dağıtılan bu tablet miktarı yeterli olmaktan çok uzaktır.
  • Biz her öğrenciye ve öğretmene ücretsiz internet çağrısı yaparken iktidar zam müjdeliyor. MEB’in verilerinden de anlaşılacağı üzere eğitim telefona ve internete bel bağlamış durumdayken, vatandaş ucuz, hızlı ve ücretsiz internet müjdesi beklerken özel iletişim vergisine yüzde 33,3’lük zam geldi.
  • İnternete erişemeyen milyonlarca öğrenciye ücretsiz internet götürmesi gerekenler, zam getirdi.
  • Türkiye’de okul öncesi eğitim, ilköğretim ve ortaöğretim düzeyinde toplam 18 milyon 241 bin 881 öğrenci bulunuyor. Örgün eğitim kurumlarında görev yapan öğretmen sayısı ise 1 milyon 117 bin 686.
  • Pandeminin ilk ortaya çıktığı 2020 Mart ayında, 30-40 bin kişinin erişimi sağlanan EBA’nın, Haziran ayında 300-400 binlere ve Eylül ayında ise ancak 1 milyon canlı kapasiteye ulaştı. EBA’da günlük yaklaşık ders kapasitesi son olarak 3 milyon olarak açıklandı.
  • 21 Eylül 2020 – 22 Ocak 2021 tarihleri arasında EBA’yı kullanan öğrenci sayısı 12 milyon 459 bin, EBA’yı kullanan öğretmen sayısı ise 962 bin olarak açıklandı. Türkiye’de okul öncesi eğitim, ilköğretim ve ortaöğretim düzeyinde toplam 18 milyon 241 bin öğrenci olduğu düşünüldüğünde, bu dönemde 6 milyona yakın öğrenci EBA’yı kullanamadı.
  • 23 Mart 2020 – 22 Ocak 2021 tarihlerini kapsayan daha geniş dönemde ise 13 milyon 793 bin öğrencinin EBA’yı kullandığı belirtilmektedir. Ancak bu öğrencilerin kaçının online eğitime düzenli olarak, öğrenme ortamına uygun fiziki koşullarda devam ettiğine yönelik bir veri paylaşılmadı.
  • 23 Mart 2020 – 22 Ocak 2021 tarihleri arasında öğrencilerin yüzde 62’si EBA’ya giriş için cep telefonu kullanırken, bilgisayarla EBA’ya giriş yapan öğrencilerin oranı yüzde 29, tablet kullananların oranı ise yüzde 9’da kaldı. Yani 8,5 milyonu aşkın öğrenci derslere küçük cep telefonu ekranından katılmaya çalıştı.

Politika

Abdullah Gül 2018’de aday olsaydı kazanıyordu

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, 2018’deki Cumhurbaşkanlığı seçiminde Abdullah Gül’ün Millet İttifakından aday olması süreciyle ilgili konuştu. Muhalefet liderlerinin Gül’e adaylık teklif ettiğinde kendisinin de masada olduğunu belirten Babacan, “Aday olsaydı kazanıyordu” dedi.

BOLD – Halk TV’de katıldığı programda gazetecilerin sorularını yanıtlayan DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan 2018’deki Cumhurbaşkanlığı seçiminde Abdullah Gül’ün ortak adaylığıyla ilgili açıklamalar yaptı.

Babacan, “2018’de ortak aday çıkmadı Türkiye 5 yıl kaybetti. Abdullah Gül’e teklif yapıldığında ben de masadaydım. Aday olsa kazanıyordu” ifadelerini kullandı.

Babacan, Gül’ün adaylığının neden gerçekleşmediğiyle ilgili soru üzerine şunları söyledi: “O dönem muhalefet ancak bir ortak aday çıkarttığında başarılı olabilecekti. Ama olmadı ve 5 yıl kaybetti memleket. Neden olmadı? Diğer siyasi parti liderleri gelip teklif ettiler. İsimler belli. Teklif edenleri topladığınızda eğer ortak adayı olsaydı, rahatlıkla seçimi kazanabilecek bir tablo vardı o dönemde. Bu bizim değerlendirmemiz değil, bağımsız çalışmalarda da var. Ben de o görüşmelerde masadaydım. O gün gelip ‘Siz ortak aday olursanız biz sizi destekleyeceğiz’ diyenler, son güne kadar sözlerinin arkasında dursaydı bu iş olurdu.”

2-3 DAKİKASINI SEYREDİP KAPATTIM

Babacan, suç örgütü lideri Sedat Peker’in videolarıyla ilgili ise, “3 tane video yayımlanmış, ben ilkinin 2-3 dakikası seyredip dayanamadım, kapattım. Ülkem adına üzülüyorum…Burada bir sürü iddia var. Savcılıkların derhal harekete geçip bu iddiaların doğru olup olmadığını araştırması lazım” dedi

‘Cüppeli amiral’ soruşturması: Konuyu unutturalım olayı soğutalım

Okumaya devam et

Politika

Kurumlar sefaleti üç maymunu oynayarak gizlemeye çalışıyor

Resmi verilerle oynayan ve birçoğunu da gizleyen kamu kurumları, vekillerin talep ettikleri bilgilere karşı ise üç maymunu oynuyor. CHP Grup Başkanvekili Engin Altay’ın 3 kuruma sorduğu asgari ücret altında maaş alan emeklilerle ilgili sorular yanıtsız kaldı.

BOLD – CHP’li Engin Altay’ın emekli aylıklarının tablosu için üç farklı kuruma ilettiği sorular cevapsız kaldı. Kurumlar cevap olarak ilgisiz yanıtlar gönderdi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, emekli aylıklarının tablosunu oluşturmak için soru sorduğu CİMER ve TBMM Dilekçe Komisyonu’nun, topu Çalışma Bakanlığı’na attığını; Çalışma Bakanlığı’nın ise sorularını yanıtsız bıraktığını açıkladı. CHP’li Altay, asgari ücretin altında emekli maaşı alanlar için bir adım atılıp atılmayacağını Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, CİMER ve TBMM Dilekçe Komisyonu’na sordu.

GELEN YAZIDA HİÇBİR BİLGİ YOK

Üç ayrı kurumdan aldığı yanıtları Cumhuriyet’ten Erdem Sevgi’ye değerlendiren Altay, “Emeklilerimizin aylıkları ile ilgili çok basit sorular yönelttim, bunun karşılığında 6 sayfalık yazı geldi ama içinde tek bir bilgi yok. Dilekçe Komisyonu kendi istatistiklerini göndermiş ama benim yanıtlarım yok. CİMER ve Dilekçe Komisyonu topu bakanlığa atıyor ama bakanlık daha duyarsız. Tek cümle ile geçiştiriyor, hiçbir bilgi yok. Elde var sıfır. Tek adam rejiminde soru sorma hakkı var ama sorulara yanıt yok. Tek adam rejimi her alanı çürütüyor” dedi.

PekerLeaks kavgası devletin zirvesini kızıştırdı

Okumaya devam et

Politika

Sedat Peker’in videolarını Ali Babacan ’90’larla açıkladı

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Türkiye’nin 1990’ların karanlığına döndüğünü söyledi. Firari mafya babası Sedat Peker’in videoları üzerinden eski partisi AKP’yi sert şekilde eleştirdi.

BOLD – DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Halk TV’de gazetecilerin sorularını yanıtladı. Türkiye’deki yargı sistemine güvenmediği için yurt dışına firar eden organize suç örgütü elebaşı Sedat Peker’in açıklamalarına dikkat çekti.

Babacan, “Çete, mafya, suç örgütü gibi yapılar devletin zayıfladığı, kamu görevlileriyle bu tür yapılar arasındaki ilişkilerin güçlendiği durumlarda böyle tezahür eder. Şu anda Türkiye’de devlet yapısı ve yönetim sistemi iflas etmiş durumda” dedi. AKP’nin eski kurmayı, “Açıkçası ben o videoları izlemeye dayanamıyorum. İnsanın vicdanını yaralıyor. Türkiye’nin 1990’ların karanlığına döndüğünü gösteriyor” ifadelerini kullandı.

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0