Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Boğaziçili öğrencilerden Erdoğan’a mektup: Siz padişah değilsiniz biz de tebaanız değiliz

Boğaziçi Dayanışması, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a açık bir mektup yayınladı. Erdoğan’ın “Yürekleri yetse ‘Cumhurbaşkanı da istifa etmelidir’ diyecekler” sözlerine cevap verilen mektupta “Bizi size koşulsuz itaat edenlerle karıştırmayın. Siz padişah değilsiniz, biz de tebaanız değiliz” denildi.

BOLD – Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri “Günlerdir bizleri aracı kanallarla hedef gösteren 12. Cumhurbaşkanına Açık Mektubumuzdur” diyerek sosyal medya hesabından bir açıklama paylaştı. Erdoğan’ın “yürekleri yetse” çıkışına cevap verilen mektupta “Bizi size koşulsuz itaat edenlerle karıştırmayın. Siz padişah değilsiniz, biz de tebaanız değiliz. Ama madem yürek demişsiniz kısaca ona da cevap verelim. Bizim hiçbir dokunulmazlığımız yok! Sizse 19 senedir bir dokunulmazlık zırhının altında esip gürlüyorsunuz” ifadelerini kullandı.

Boğaziçi Dayanışması’nın Twiter hesabından yayınladığı mektubun tam metni şu şekilde:

Eylemlerin nedenleri ve taleplerin sıralandığı açık mektupta yer alan ifadelerin tamamı şu şekilde:

“Daha önce Melih Bulu’ya “Bir Provakatör Üstünde Şiir Denemeleri” şiiriyle yanıt vermiştik. Konunun asıl sorumlusunun siz olduğunuzu anlayıp yanıt vermeniz sevindirici. Bugüne kadar bizimle TÜRGEV aracılığıyla el altından görüşmeler talep ettiniz. Şimdi de bizimle basın aracılığıyla tartışmaya çalışıyorsunuz. Biz aracıları sevmiyoruz, doğrudan ve herkese açık bir şekilde konuşmayı tercih ediyoruz. Umarız siz de böyle devam edersiniz.

Önce size eylemlerimizin nedenini ve taleplerimizi hatırlatalım:

Üniversitemize öğrencileri ve öğretim üyelerini hiçe sayarak bir kayyum atadınız. Yaptığınız yasal mı? Evet her fırsatta tekrar ettiğiniz gibi yasal ama meşru değil. Bu atama, toplumda içinde zerre kadar adalet kırıntısı taşıyanı isyan ettirecek bir atama!

Üstüne üstlük, bir Cuma günü bir gece yarısı kararıyla daha; hocası, öğrencisi, emekçisi tüm kurumu sindirmek adına fakülteler açıyor, dekanlar atıyorsunuz. Üniversitemizi kendi siyasi militanlarınızla doldurma çabanız, içine düştüğünüz siyasi krizin göstergesidir. Krizinizin mağdur ettikleri günden güne büyüyor!

BOĞAZİÇİLİLER NE İSTİYOR?

Biz kendi anayasal haklarımızı toplumun tüm kesimlerinin maruz bırakıldığınız haksızlığın farkına varması için kullanıyoruz. Taleplerimiz şunlardır:

* Bu süreçte gözaltına alınan, tutuklanan bütün arkadaşlarımız derhal serbest bırakılsın!

* LGBTİ+ arkadaşlarımıza ve diğer hedef gösterilen bütün gruplara yönelik itibarsızlaştırma kampanyaları sona ersin!

* Başta bu gözaltılara, tutuklamalara ve hedef göstermelere sebebiyet veren Melih Bulu olmak üzere bütün kayyumlar istifa etsin!

* Üniversitelerde, üniversitenin bütün bileşenlerinin katıldığı demokratik rektörlük seçimleri yapılsın!

“DOKUNULMAZLIK ZIRHININ ALTINDA ESİP GÜRLÜYORSUNUZ”

Yürekleri yetiyorsa diye başlayan bir cümle kurmuşsunuz. Cumhurbaşkanını istifaya çağırmak bir anayasal hak mıdır? EVET! O halde bir anayasal hakkı kullanmak ne zamandan bir cesaret sorunu oldu?

Bizi size koşulsuz itaat edenlerle karıştırmayın. Siz padişah değilsiniz, biz de tebaanız değiliz. Ama madem yürek demişsiniz kısaca ona da cevap verelim. Bizim hiçbir dokunulmazlığımız yok! Sizse 19 senedir bir dokunulmazlık zırhının altında esip gürlüyorsunuz. İçişleri Bakanı dini hassasiyetleri kaşıyan yalanlar söylüyor. Biz kendimize otosansür uygulamayacağımızı söylüyoruz. LGBTİ+ arkadaşlarımıza sapkın diyorsunuz, biz LGBTİ+ hakları insan haklarıdır diyoruz. Parti üyeleriniz Soma’da madencileri tekmeliyor. Biz işçilerin yanında eylemli bir şekilde saf tuttuk, tutacağız.

HDP Genel Başkanını hukuksuz bir şekilde hapishanede tutuyorsunuz. Gazetecileri de sendikacıları da… Bizse gerçekleri korkmadan haykıranlarla biriz, beraberiz, tüm kayyumların karşısındayız diyoruz. Siz Berkin Elvan’ın annesini mitinglerde yuhalatıyorsunuz. Biz Berkin Elvan’ın yanındayız diyoruz. Siz “Osman Kavala’nın karısı da bu provokatörlerin arasında yer alıyor” diyerek adını bile anmadan Ayşe Buğra’ya sataşıp, hedef gösteriyorsunuz. Bir kadının bahse değer tek özelliğinin onun eşi olduğuna dair cinsiyetçi boş inancı çiğ bir üslupla dile getiriyorsunuz. Biz ise “Ayşe Buğra kıymetli bir hocamız, ve bir bilim insanıdır” diyoruz. “Ona yapılmış bir saldırıyı kendimize sayarız” diyoruz. (Siz şimdi de bu mektup için suçluyu övmekten, cumhurbaşkanına hakaretten düzinelerce dava açarsınız, biliyoruz ama doğruyu söylemekten asla vazgeçmeyeceğiz, onu da biliyoruz!)

Kendi atadığınız rektörü okulda tutacak gücünüz olmadığı için, yeni kurulacak fakültelerle, şişirme kadrolarla ayakta tutmaya çalışmak da pek yüreklice bir tutum olmasa gerek. Bu nedenle yürek konusunda söylediklerinizi ciddiye almıyoruz.

Biz farkındayız ki ne Boğaziçi üniversitesi Türkiye’nin en önemli kurumu ne de Melih Bulu’nun kayyum olarak başımıza gelmesi Türkiye’nin en önemli sorunudur. İstifanız talebine gelince, biz sizi bu mesele nedeniyle istifaya çağırmayız. NİYE Mİ? Siz istifa edecek olsanız,

Hrant Dink katledildiğinde istifa ederdiniz! Soma’da 301 madenci katledildiğinde istifa ederdiniz! Roboski’de 34 Kürt öldürüldüğünde istifa ederdiniz! Çorlu’daki tren kazasından sonra istifa ederdiniz! Başta KHK’lılar olmak üzere, işsiz bıraktığınız ya da iş bulamayan binlerce yurttaşın geçim derdini görüp istifa ederdiniz!

O zaman halkı yoksulluğa mahkum eden ekonomi politikalarınız içinden çıkılmaz hale gelince damadınızı kurban etmek yerine sorumluluğu üstlenirdiniz. Örnekler çoğaltılabilir fakat siz hiç istifa etmediniz. Sizin tabirinizle yürekli olmak yerine safça kandırılan olarak görünmeyi tercih ettiniz. Şimdi sizi niye istifaya çağıralım? Biz Melih Bulu o koltukta oturduğu sürece protestomuzu boyutlandırarak sürdüreceğiz. Bu konuda gerekeni yapıp yapmamak ise sizin bileceğiniz iştir. Biz demokratik hak ve özgürlükleri gasp edilenlerin yanındayız! Bu topraklarda ezilenleri meydanlardan, kürsülerden bağırıp tehdit ederek hedef göstererek susturamayacağınızı anlamanız dileğiyle.”

Gündem

Erdoğan’ın canlı yayınları AKP’nin belası oldu: 207 vilayette üniversite var!

AKP Hükumetinin en önemli sorunlarından biri haline gelen Erdoğan’ın canlı yayın kazalarına bir yenisi eklendi. Kabine toplantısı sonrası açıklama yapan Erdoğan, 207 ile üniversite açıkladıklarını söyledi.

BOLD – Kabine toplantısının ardından açıklama yapan AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan yeni bir gaf imza attı.

Konuşmasında Ana Muhalefet lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na yüklenen Erdoğan, “Adam utanmadan sıkılmadan 81 vilayete niçin üniversite kuruyorsunuz diyor. Biz 81 vilayetteki insanlarımızın ülkemizin bir ucundan bir diğer ucuna gitmemesi için bunları kurduk” ifadelerini kullandı.

Konuşmasının devamında Türkiye’nin vilayet sayısını karıştıran Erdoğan, “Ne çileler çekti bu ülkenin evlatları. 76 vilayette üniversite varken şimdi 207 vilayette üniversite var. Şu dönemde ülkemizi 2023’te yeniden eski düzene, yani siyasi kaos, ekonomik yıkım, sosyal çatışma iklimine döndürmek isteyenler var. Kim bunlar? CHP…”dedi.

CANLI İBARESİYLE BANTTAN YAYIN

Erdoğan’ın canlı yayın kazaları hükumetin en önemli sorunlarından biri. Erdoğan’ın canlı yayınlarda yaşadığı donakalma ve uyuklama görüntülerinin ardından sağlık sorunları gündemden düşmüyor.

Gazeteci Metin Cihan, önceden kaydedilen Erdoğan’ın programlarının canlı ibaresiyle yayınladığını iddia etti. Cihan, kanıt olarak da dün gece canlı olarak verilen Erdoğan’ın programının sosyal medyada bir AKP milletvekili tarafından 3 saat önce paylaşıldığını gösterdi.

“207 vilayet” gafı kısa sürede sosyal medyada da gündeme oturdu.

Erdoğan’ın ‘canlı’ fiyaskosu! Yayını 3 saat önce paylaşınca olanlar oldu

Okumaya devam et

Analiz

“Her yerdeyiz” diyen TÜGVA’lılar haklı çıktı: Mahkemeden sonra TBMM de kalkan oldu

Kurumlara torpilli atamaları ifşa olan Türkiye Gençlik Vakfı ile ilgili skandalların ardı arkası kesilmiyor. TÜGVA’lı hakimin vakıf lehine erişim engeli kararı sonrası TÜGVA eğitimcisi olan TBMM Başkanı Şentop da muhalefetin TÜGVA önerisini reddetti.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın kurucusu ve yöneticilerinden olduğu Türkiye Gençlik Vakfı’nın (TÜGVA), MİT, ordu, emniyet ve yargı başta olmak üzere devlet kurumlarında kadrolaştığı ortaya çıktı.

Gazeteci Metin Cihan’ın sosyal medya hesabından vakıf çalışanlarının gönderdiği belgeleri ifşasıyla ortaya çıkan skandallara her gün bir yenisi ekleniyor.

TÜGVA’LI HAKİMDEN ERİŞİM KARARI

Basına da yansıyan haberlere de TÜGVA kadrolarından hakim yapılan kişiler tarafından yayın yasağı getiriliyor.

İlerihaber.org’da yer alan TÜGVA ile ilgili bir haber “kişilik hakları ihlali” gerekçesiyle, Osmaniye 1. Sulh Ceza Hakimliği‘nin 15 Ekim 2021 tarih ve 2021/4983 sayılı kararı ile erişime engellendi.

Akademisyen Ayşe Aydoğdu ve gazeteci Canan Kaya sosyal medyadan kararı alan mahkeme ile ilgili çarpıcı bir bilgi paylaştı. Erişim engeli kararı alan 2. Sulh ceza hakimi Muhsin Kadir Yılmaz’ın da TÜGVA listelerinde adı olduğu iddia edildi.

ÖNEGEYE ŞENTOP ENGELİ

Konuyu Meclis’e taşımaya çalışan muhalefete ise bir TÜGVA eğitimcisi olan TBMM Başkanı Mustafa Şentop’tan izin çıkmadı.

CHP Mersin Milletvekili Alpay Antmen’in TÜGVA’nın torpil listeleriyle ilgili verdiği önerge, TBMM Başkanı Mustafa Şentop tarafından kabul edilmedi.

KİŞİSEL BİR KONU VAR

Şentop, iade yazısında “Kişisel görüş belirtildiğini” öne sürünce CHP’li Antmen’den yanıt gecikmedi. Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Antmen, “TBMM Başkanı Mustafa Şentop TÜGVA ile ilgili önergemi ‘Kişisel’ bularak iade etti. TÜGVA yeni bir paralel yapı mı? TÜGVA bugüne kadar hangi kamu kurumuna kaç kişiyi torpille soktu? sorularımın neresi kişisel? Ama kişisel bir konu var; o da Şentop’un TÜGVA Eğitimcisi olması!” ifadelerini kullandı.

Tarafsızlık adına Şentop’u TÜGVA’dan istifaya çağıran CHP’li Antmen, “TÜGVA’dan vazgeçemiyorsa Meclis Başkanlığından istifa etsin! Bir de TÜGVA’nın Mustafa Şentop ile ilgili sayfasında ‘şirket’ olarak TBMM gösterilmiş. Hem TÜGVA hem Şentop TBMM’yi şirketleri olarak görüyor!” dedi.

TÜGVA’LILAR: HER YERDEYİZ

Bilal Erdoğan’ın katıldığı bir toplantıda komando marşını değiştirerek TÜGVA’ya uyarlayan vakıf üyeleri “Her yerdeyiz” diyerek dün gövde gösterisi yaptı.  Üyeler ‘Başkomutan’ dedikleri Erdoğan’a da bağlılık yemini etti.

Olan Osman Kavala’ya oldu

 

Okumaya devam et

Gündem

Olan Osman Kavala’ya oldu

Osman Kavala açıklamasının ardından başlayan ‘Persona non grata’ tartışmaları büyükelçilerin yaptıkları yeni açıklamayla yatıştı. İçişlerine karışmamayı yeniden taahhüt eden büyükelçilerin geri adım attığını düşünenlerden tepki var.

BOLD – Kanada, Fransa, Finlandiya, Danimarka, Almanya, Hollanda, Yeni Zelanda, Norveç, İsveç ve Amerika Birleşik Devletleri büyükelçileri, 4 yıldır tutuklu bulunan iş insanı Osman Kavala’nın serbest bırakılması için geçen hafta bir çağrı yaptı.

Büyükelçilerin çağrısına AKP iktidarı ve Erdoğan’ın tepkisi sert oldu. Erdoğan, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’na büyükelçilerin ‘istenmeyen kişi’ ilan edilmeleri için talimat verdiğini açıkladı.

Erdoğan’ın açıklaması sonrası 10 büyükelçiden 8’i yeni bir açıklama yaparak Viyana Sözleşmesi’nin 41. maddesini hatırlattı.

Bu açıklamaya katılmayan 2 ülke Almanya ve Fransa’dan yeni bir hamle geldi. İki ülkenin büyükelçiliği, ABD Büyükelçiliği’nin resmi hesabından yapılan açıklamayı, kendi resmi hesaplarından paylaştı.

PANİKLEYECEKLERİNİ BİLİYORDU

Batı ülkelerinin yaptığı açıklamaya tepkiler var. Ülkelerin bu açıklamalarıyla Erdoğan’a hayat öpücüğü verdiğini belirten Can Dündar, “Erdoğan Batılıları, onların kendisini tanıdığından daha iyi tanıdığı için hiç düşünmeden el yükseltti. ‘Kovalım hepsini gitsin’ dedi. Çünkü kendisi pazarlığı ne kadar üst perdeden açarsa, bu müzakere diline alışkın olmayan Avrupalıları o kadar şaşırtıp panikleteceğini biliyordu” dedi.

İPİ TUTMAYA HAZIRIZ

Eski ABD Büyükelçisi Namık Tan yaşananların bir danışıklı dövüşün işareti olduğunu belirterek, “On Büyükelçi düştüğümüz çukurdan kurtulmamız için bir ip atmışa benziyor. Bizimkilerin bu açıklamaların üzerine atlaması bir danışıklı dövüşün de işareti. Yani, bizi kendi kendimizi düşürdüğümüz çukurdan kurtarmak için attığınız ipi tutmaya hazırız diyor, bizimkiler” ifadelerini kullandı.

ZATEN KARIŞMAYIZ

Büyükelçilerin kabine mesaj gönderdiğini belirten gazeteci Duygu Güvenç, “Erdoğan’ın istenmeyen kişi ilan edilmesini istediği 10 Büyükelçilik Kabine’ye mesaj gönderdi ve ‘Biz Viyana Sözleşmesi’nin 41’nci maddesine zaten riayet ederiz’ yani ‘zaten içişlerine karışmayız’ dedi” diye yazdı.

10 büyükelçinin açıklamasını paylaşan gazeteci Nevşin Mengü de ” Olan Osman Kavala’ya oldu” sözleriyle tepkisini dile getirdi.

AKP’DEN İLK AÇIKLAMA

AKP cephesinden ilk açıklama da AKP Sözcüsü Ömer Çelik’ten geldi. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Çelik, ”Milletimizin ve devletimizin ülkemizde görev yapan diplomatlara karşı misafirperverliği dünyaca ünlüdür. Kurallara riayet ederek ülkemizle kendi ülkeleri arasındaki bağları güçlendirmek için çalışan diplomatlar her zaman takdir edilmektedir” diye yazdı.

Erdoğan’ın ‘canlı’ fiyaskosu! Yayını 3 saat önce paylaşınca olanlar oldu

Okumaya devam et

Popular

Shares