Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

AKP Suriye’de tıp fakültesi kuruyor: Karar hukuki mi? Suriye ne diyor?

Türkiye, Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle Suriye’nin kuzeyindeki Çobanbey beldesinde tıp fakültesi ve sağlık hizmetleri meslek yüksekokulu kuracak. Türkiye, daha önce de Suriye’de 3 fakülte kurmuştu. Peki, Şam’ın onayı alınmadan Suriye’de üniversite birimi kurmak ne kadar hukuki?

BOLD – Türkiye, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, İstanbul’daki Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı olarak Suriye’nin kuzeyinde Çobanbey Tıp Fakültesi ile Çobanbey Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu açacak.

Cumhurbaşkanlığı kararnamesinde söz konusu kararın, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun ek 39’uncu ile 2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu’nun ek 30’uncu ve ek 158’inci maddeleri gereğince verildiği belirtildi.

Erdoğan’ın eski özel doktoru ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cevdet Erdöl, Suriye’nin kuzeyindeki Çobanbey beldesinde tıp fakültesi ve sağlık hizmetleri meslek yüksekokulu kurulması için çalışmalara başladıklarını bildirdi.

GAZİANTEP ÜNİVERSİTESİNE BAĞLI DAHA ÖNCE 3 FAKÜLTE KURULDU

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, daha önce de kararnameyle Gaziantep Üniversitesi’ne bağlı olarak Suriye’nin El Bab, Azez ve Afrin kentlerinde de 3 fakülte kurulmasını kararlaştırmıştı.

4 Ekim’de Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle Gaziantep Üniversitesi Rektörlüğü’ne bağlı olarak Suriye’de El-Bab’ta İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Azez’de İslami İlimler Fakültesi ve Afrin’de Eğitim Fakültesi kurulacağı duyurulmuştu.

SURİYE HÜKUMETİNDEN TEPKİ

Suriye Dışişleri Bakanlığı, Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararı ile Suriye’nin Halep kentinde İstanbul Sağlık Bilimleri Üniversitesi’ne bağlı bir fakülte ve yüksekokul açılması kararına tepki gösterdi.

Türkiye’nin kararının kati surette kabul edilmediğini belirten Suriye Dışişleri Bakanlığı, bu durumun açık bir şekilde tehlikeli bir adım olduğunu, uluslararası hukuk ve BM yönetmeliğinin açık bir ihlali olduğunu söyledi.

SEZER: KARARIN HUKUKİ ALTYAPISI YOK

Türkiye’nin Suriye’de üniversitelere bağlı fakülte açmasını değerlendiren siyasetçi ve yazar Aydın Sezer’e göre kararnamede atıfta bulunulan Yüksek Öğretim Kurumları (YÖK) kanunundaki iki maddede de yurt dışında üniversite açılmasına yönelik uygun bir hukuki altyapı yok.

Sezer, “2809 sayılı YÖK Teşkilat Kanunu’nun ek 30. maddesi sadece yetkilendirmeyle alakalı, çeşitli birimlerin açılması, kurulması, birleştirilmesi, kapatılması, isim değişikliği yapılması gibi hususları kapsıyor. Dolayısıyla bunun Suriye’nin farklı illerinde açılan fakültelerle bir ilgisinin olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz. 2547 sayılı YÖK kanununun ek 39. maddesinde ise Türkiye’deki devlet üniversitelerinin cumhurbaşkanı kararıyla yurtdışında akademik birimler ve bu kapsamda ihtiyaç duyulan sosyal tesisler kurabileceğine yönelik bir kararı içeriyor, konuyu içeriyor.”

Sezer, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Buradan şunu söyleyebiliriz bu da tek başına üçüncü bir ülkede tek taraflı olarak fakülte açmasına olanak sağlayan bir mevzuat değil. Zira 2 farklı ülke arasında bu maddeye istinaden yapılacak görüşmeler veya anlaşmalarla karşılıklı belirlenecek yer ve sahalarda fakültelerin açılması öngörülebilir. Dolayısıyla tek başına bu ek 39. maddenin de bu karara hukuki zemin teşkil etmediğini düşünüyorum.”

“SURİYE’NİN EGEMENLİĞİNİN İHLALİ ANLAMINA GELİYOR”

Aydın Sezer’e göre Cumhurbaşkanlığı bu kararlarla Suriye’nin egemenliğini ihlal ediyor. Sezer, “Bu karar maalesef  egemenliğine ve toprak bütünlüğüne garantör olduğumuz Suriye’nin egemenliğinin ihlali anlamına geliyor” dedi.

Alman Hükumeti’ne ‘Türkiye’ eleştirisi: Utanç verici!

Dünya

Merkel’den AİHM kararlarını uyun çağrısı

Hukukun üstünlüğünün vatandaşların devlete güveninin temel koşulu olduğuna vurgu yapan Almanya Başbakanı Merkel, Avrupa Konseyi üyelerini AİHM kararlarını uygulamaya çağırdı.

BOLD – Almanya Başbakanı Angela Merkel, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu Avrupa Konseyi üyelerini, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarını ‘hızlı ve kapsamlı bir şekilde’ uygulamaya çağırdı.

Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi oturumuna videokonferans ile bağlanan Merkel, AİHM kararlarının yavaşça ya da kısmen hayata geçirildiğine, bazen hiç uygulanmadığına tanık olunduğunu belirterek “Özellikle de insanlar haksız yere hapis yattıklarında kararların hayata geçirilmesi, söz konusu kişilerin serbest bırakılması daha da büyük aciliyet taşıyor” dedi.

KAVALA VE DEMİRTAŞ DAVALARI

Avrupa Konseyi’nin siyasi karar alma organı olan ve AİHM kararlarına uyumun denetlenmesinden de sorumlu olan Bakanlar Komitesi’nin dönem başkanlığını yürüten Almanya, Türkiye’ye de defalarca AİHM kararlarını uygulaması çağrısı yaptı. Bakanlar Komitesi, Türkiye’nin Osman Kavala kararını uygulamaması üzerine kurulun daimi gündemine aldı.

HDP eski Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’la ilgili kararın uygulanmaması dolayısıyla da Bakanlar Komitesi defarlarca Türkiye’yi uyarmıştı.

AKP’li Türkiye’nin basın özgürlüğü karnesi: 19 yılda 54 sıra!

Okumaya devam et

Dünya

AİHM’e taşınan Erdoğan-Kılıçdaroğlu davasında kesin karar

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin temyiz başvurularını değerlendiren 5 yargıçtan oluşan heyet, Türk Hükumetinin CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu lehine AİHM tarafından verilen ihlal kararına yaptığı itirazı reddetti.

BOLD – Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) 27 Ekim 2020’de aldığı kararda Kılıçdaroğlu’nun dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret ettiği gerekçesiyle Türkiye’de hakkında verilen mahkumiyetle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ifade özgürlüğüyle ilgili 10. maddesinin ihlal edildiğine hükmetmişti.

Bu karara Türk hükumetinin itirazını değerlendiren AİHM’nin temyiz başvurularını değerlendiren ve 5 yargıçtan oluşan heyeti, daha önce yüksek mahkemenin ilgili dairesi tarafından verilen kararı onadı ve Türkiye’nin başvurusunu reddetti.

Böylelikle AİHM’in Kılıçdaroğlu lehine vermiş olduğu karar kesinleşmiş oldu.

Türkiye’nin Kılıçdaroğlu’na 13 bin euro tazminat ödemesini kararlaştırmıştı.

DAVANIN GEÇMİŞİ

Kılıçdaroğlu, 2018 yılında yaptığı başvuruda, 2012 yılında dönemin Başbakanı Erdoğan’ı aleyhine yaptığı iki konuşma nedeniyle para cezasına çarptırılmasıyla, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) ifade özgürlüğü hakkının korunmasıyla ilgili 10. maddesinin ihlal edildiği şikayetinde bulunmuştu.

Kılıçdaroğlu, 31 Ocak ve 7 Şubat 2012 tarihlerinde partisinin TBMM’deki grup toplantısında Tortum hidroelektrik santralini protesto edenlerle ilgili mahkeme kararı, Deniz Feneri davası ve Uludere ile ilgili yaptığı konuşmalarda Erdoğan’ı eleştirmişti.

Türkiye’de mahkemeler, Erdoğan’ın “kişilik haklarına yönelik saldırı yapıldığı” gerekçesiyle yaptığı başvurularda CHP lideri maddi tazminat ödemeye mahkum etmişti.

AKP’li Türkiye’nin basın özgürlüğü karnesi: 19 yılda 54 sıra!

Okumaya devam et

Dünya

Ukrayna Gerilimi: Rus savaş gemileri Karadeniz’de tatbikatta, ABD Büyükelçisi ülkesine dönüyor

Ukrayna sınırına 150 bin asker yığan Rusya, Karadeniz’de deniz ve hava kuvvetlerinin katılımı ile Kırım açıklarında büyük bir tatbikat başlattı. ABD’nin Moskova Büyükelçisi John Sullivan ise istişarelerde bulunmak üzere ülkesine gidiyor. Rusya, Sullivan’a istişarelerde bulunması için ABD’ye dönmesini tavsiye etmişti.

BOLD – Avrupa Birliği, Rusya’nın Ukrayna sınırına yığdığı asker sayısının 150 bine ulaştığını açıklarken Rus Ordusu Karadeniz’de Kırım açıklarında büyük bir askeri tatbikat başlattı. Tatbikata 20’den fazla gemi ve savaş uçakları katılıyor.

ABD’nin Moskova Büyükelçisi John Sullivan ise Moskova ile ilişkileri yeni yönetimle doğrudan ele almak üzere Washington’a gideceğini açıkladı. Rusya, Sullivan’a istişarelerde bulunması için ABD’ye dönmesini tavsiye etmişti.

KIRIM AÇIKLARINDA BÜYÜK TATBİKAT

İngiltere’nin 2 savaş gemisi göndereceğini açıkladığı Karadeniz’de Rusya, 20’den fazla savaş gemisinin katıldığı bir askeri tatbikat başlattı.

Rus Interfax haber ajansının Karadeniz donanmasına dayandırdığı haberine göre, tatbikata 20’den fazla savaş gemisi katıldı. Tatbikatta ‘Su-25CM3’ savaş uçakları ile hava savunma sistemleri de yer alıyor.

Rusya, geçtiğimiz günlerde Hazar Filosu’ndaki çok sayıda savaş gemisini Karadeniz’e çekmişti. Ayrıca Akdeniz’deki bazı Rus savaş gemileri de son haftalarda Boğazlar üzerinden Karadeniz’e geçmişti.

ABD’NİN MOSKOVA BÜYÜKELÇİSİ İSTİŞARELER İÇİN WASHINGTON’A DÖNÜYOR

Bu arada ABD’nin Rusya Büyükelçisi John Sullivan, Moskova ile ilişkileri yeni yönetimle doğrudan ele almak üzere Washington’a döneceğini açıkladı.

Büyükelçiliğin resmi internet sayfasında yayımlanan açıklamada, Sullivan’ın “ABD ve Rusya’nın ikili ilişkilerinin mevcut durumunu Biden yönetimindeki yeni çalışma arkadaşlarımla Washington’da doğrudan görüşmenin önemli olduğu kanaatindeyim” şeklindeki ifadelerine yer verildi.

Büyükelçi, ABD Başkanı Joe Biden ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında olası bir görüşmeden önce önümüzdeki haftalarda Moskova’ya döneceğini belirtti. Moskova ile Washington arasındaki iplerin giderek gerilmesinin ardından Kremlin, Sullivan’a Washington’a dönerek, Biden yönetimiyle istişarelerde bulunmasını tavsiye etmişti.

RUSYA’NIN KERÇ BOĞAZINI KAPATMASINA ABD’DEN TEPKİ

ABD yönetimi, Rusya’nın Azak Denizi’ne girişlerin yapıldığı Kerç Boğazı’nndan sivil ve askeri gemilerin girişini 31 Ekim’e kadar yasaklamasına tepki gösterdi.

Rusya’nın 2014 yılında Ukrayna’ya bağlı Kırım’ı ilhak etmesi ile birlikte Karadeniz’den Azak Denizi’ne geçişlerin yapıldığı Kerç Boğazı’nın denetimi tamamen Rusya’nın eline geçmişti. Azak Denizi’nde Rusya’nın yanı sıra Ukrayna’nın da limanları bulunuyor ve Azak Denizi Karadeniz’in bir parçası kabul ediliyor.

ABD Dışişleri Bakanlığı, Rusya’nın Ukrayna limanlarına ulaşımı da etkileyebilecek Karadeniz’i kısmen bloke etme kararını ‘sebepsiz yere gerginliği tırmandırma’ olarak nitelendirdi. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price, gelişmenin Rusya’nın Kırım ve Ukrayna sınırındaki askeri varlığını 2014’ten bu yana en fazla artırdığı haberleri gelirken yaşanan bu gelişmenin ‘özellikle endişe verici olduğunu’ ifade etti.

AB: UKRAYNA SINIRINDA 150 BİN RUS ASKERİ VAR

Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba, AB dışişleri bakanları toplantısına katılarak Rusya-Ukrayna geriliminde yaşanan son gelişmeleri anlattı

Öte yandan Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin dışişleri bakanları dün video konferans yoluyla bir araya geldi. Gündemde Rusya’nın Ukrayna sınırında ve Kırım’da askeri varlığını artırması vardı. Toplantıya Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitri Kuleba da katılarak bölgedeki son durumu anlattı.

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell zirve sonrası yaptığı açıklamada Ukrayna sınırındaki Rus askeri sayısının ‘150 binden fazla’ olduğunu söyledi. Borrell bunun “Ukrayna sınırına bugüne kadar yapılan en büyük askeri sevkiyat” olduğunu ifade etti.

Borrell, “Rusya sınıra her türden askeri malzeme ve araç sevkiyatı gerçekleştiriyor. Mobil hastanelerden savaş teçhizatlarına çok ciddi bir hareketlilik görüyoruz. Bunun kaygı verici olduğu çok açık. Bu kadar fazla sayıda askeri bir yere topladığınızda bir kıvılcım çıkma olasılığı daha fazla olur.” dedi

Uzmanlara göre Rusya’nın şu an bölgeye yaptığı askeri yığınak, Moskova’nın Kırım’ı ilhak ettiği ve Ukrayna’nın doğusunda çatışmaların başladığı 2014 yılındaki sevkiyatı dahi geçti. Ukrayna Ordusu’nun aktif asker sayısı 250 bin civarında bulunuyor.

AB’DEN UKRAYNA İLE ‘TAM DAYANIŞMA’ MESAJI

AB Dış POlitika ve Güvenlik Yüksek Temsilcisi Josep Borrell

AB, Rusya’nın Ukrayna ile tansiyonu arttırmasını ve anlaşmazlıkları körükleyici diğer bazı politikalarını sert bir biçimde eleştirmiş, birlik içinde yaptırım yönünde talepler dile getirilmişti. Borrell, dışişleri bakanları toplantısının ardından yaptığı açıklamada, durumun değişebileceğini ancak şu an bir yaptırım kararı çıkmadığını belirtti.

Borell, “AB dışişleri bakanlarının mesajı çok net. Ukrayna’nın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne tam desteğimizi teyit ediyoruz.” dedi.

DONBAS KRİZİ

Ukrayna Genelkurmay Başkanı Ruslan Komçak, 30 Mart’ta Meclis’te yaptığı konuşmada, Rusya’nın tatbikat bahanesiyle Ukrayna sınırları yakınlarına asker sevkiyatı yaptığını belirtmişti.

Donbas bölgesindeki krizin çözümüne ilişkin Rusya, Ukrayna ve Avrupa Güvenlik ve İş Birliği Teşkilatından (AGİT) oluşan Üçlü Temas Grubu, 27 Temmuz 2020’den itibaren kapsamlı ateşkes kararı almıştı. Bölgede bağımsızlığını ilan eden Rusya yanlısı ayrılıkçılarla Kiev yönetimi arasında 2014’ten bu yana süren çatışmalarda 13 binden fazla kişi hayatını kaybetti.

Türkiye Ukrayna’ya göndermek için cihatçı mı topluyor?

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0