Bizimle iletişime geçiniz

Analiz

Enes Kanter tek siz hepiniz!

Dünyaca ünlü NBA yıldızı Enes Kanter, Türkiye’de yaşanan hukuksuzlukları her fırsatta ABD gündemine getiriyor. Amerikan Kongresi’nde ağırlanan Kanter, senatörlere de Erdoğan’ın hukuk dışı uygulamalarını tek tek anlatıyor. Türk Dışişleri ve AKP iktidarı ise tezlerini anlatmada Kanter karşısında yetersiz kalıyor.

BOLD – ABD Senatosu’ndan 54 üyenin, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a insan hakları konusunda baskı yapılması talebiyle kaleme aldığı mektupta Enes Kanter örneğinin verilmesi dikkat çekti. Türkiye’de Erdoğan yönetiminin hukuksuzlukları anlatılırken NBA yıldızı Kanter’in de mağdurlardan biri olduğu vurgulandı. Kanter’in Erdoğan’a karşı verdiği mücadele Türkiye’de de gündem oldu.

Gazeteci Ruşen Çakır, “Bir yanda Enes Kanter, bir yanda koca Türkiye Cumhuriyeti Devleti” diyerek ABD’li senatörlerin mektubunun önemine dikkat çekti. Türkiye’nin 15 Temmuz’la ilgili tezlerinde kimseyi ikna edemediğini vurguladı.

Aslında AKP ve Erdoğan yönetimi, 15 Temmuz’un hemen ardından harekete geçti. Ancak AKP’nin Hizmet Hareketi aleyhine kullandığı delil niteliği taşımayan, dedikodu niteliğindeki bilgi ve belgeler ne ABD yönetimi ne de başka bir ülke tarafından gerçekçi bulunmadı.

Mevlüt Çavuşoğlu ve Recep Tayyip Erdoğan

AKP 15 TEMMUZ’DAN SONRA SEFERBER OLDU

Anadolu Ajansı ise 15 Temmuz’un 4’üncü yıl dönümünde Türkiye’nin resmi girişimlerini tek tek şöyle aktardı:

  • Türkiye Fethullah Gülen’in iadesi için ilk adımı 15 Temmuz’dan sadece 4 gün sonra attı. 19 Temmuz 2016’da ABD’ye 4 ayrı iade dosyası gönderildi. 22-23 Ağustos 2016 tarihinde 4 kişilik ABD heyeti Türkiye’de iktidar ile ilk görüşmelerini yaptı. AKP iddialarını anlattı.
  • Adalet Bakanlığı, Eylül 2016’da Fethullah Gülen hakkında  15 Temmuz gerekçesiyle ilk geçici tutuklanma talebini, ABD Adalet Bakanlığına iletti. Dönemin Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ilk kez 27 Ekim 2016’da beraberindeki heyetle Washington’a giderek, o dönemki mevkidaşı Loretta Lynch ile görüştü.
  • Bozdağ, ABD Başkanlığına Donald Trump’ın seçilmesinin ardından Adalet Bakanı olarak göreve başlayan Jeff Sessions’a Şubat 2017’de gönderdiği mektupta ve 22 Mart 2017’de yaptığı telefon görüşmesinde, Türkiye’nin iade talebini iletti. Bozdağ 8 Mayıs’ta bizzat Washington’a giderek Sessions ile görüşüp bilgi ve belge paylaştı.
  • AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 15-17 Mayıs 2017’deki Washington ziyaretinde, ABD Başkanı Trump ile yaptığı görüşmede de iadeyi gündeme getirdi.
  • 3 Kasım 2017’de iade talebiyle ABD’ye gönderilen dosya sayısı 7’ye çıktı. Dosyalar arasında Erdoğan’a 15 Temmuz’daki suikast girişimi iddiası da yer aldı.
  • Bozdağ’dan sonra Adalet Bakanı olan Abdulhamit Gül, 7 Kasım 2017’de de dönemin ABD Adalet Bakanı Jeff Sessions ile iade konusunu telefonda görüştü.
  • Aralarında FBI yetkililerinin de bulunduğu ABD heyetinin 3-4 Ocak 2019’da Ankara’da gerçekleştirdiği görüşmelerle, iki ülke arasındaki heyetler arası görüşme sayısı 6’ya çıktı.
  • Adalet Bakanı Gül, ABD Adalet Bakanlığı görevine getirilen William Barr’a 1 Mart 2019’da gönderdiği tebrik mektubunda, bir kez daha Türkiye’nin iade konusundaki beklentilerini aktardı. Gül, son olarak 11 Haziran 2019’da Washington’a giderek, iade konusunun başta olduğu bir dizi temaslarda bulundu.
İADE TALEBİ LİSTESİ UZUN

ABD’den iadesi istenen isimler arasında Fetullah Gülen’in en yakınındaki isimlerden Cevdet Türkyolu, özel doktoru Kudret Ünal, gazeteci Ekrem Dumanlı, Emre Uslu, Hakan Şükür ve iş adamı İhsan Kalkavan gibi isimler de vardı.

OBAMA VE TRUMP GÖRÜŞMELERİ DE BAŞARISIZ OLDU

Dönemin ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden, 15 Temmuz’dan 1.5 ay sonra Türkiye’yi ziyaret etti. Dönemin ABD Başkanı Obama ve Erdoğan ise Eylül 2016’da G-20 Zirvesi için gittikleri Çin’de bir araya geldi. Görüşmelerde Erdoğan, tezlerini dile getirip iade konusunda ısrar etti. Erdoğan, Donald Trump yönetiminden de aynı taleplerde bulundu. Erdoğan’ın bu resmi girişimleri hem Obama hem de 2017’nin başında göreve başlayan Donald Trump yönetiminde karşılık bulmadı.

AKP VE ERDOĞAN’IN TALEPLERİ MASADA KALDI

Erdoğan yönetiminin Hizmet Hareketi aleyhine gösterdiği çabalar bunlarla sınırlı değildi:

  • 20 Temmuz 2016’da ABD Başkanı Obama ile telefonda görüşen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Fethullah Gülen için resmi iade talebinde bulunduğu belirtildi. Görüşmede Obama, soruşturmalarda demokratik değerlere uyulması talebinde bulundu.
  • 25 Temmuz 2016’da Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, ABD’ye yapacağı ziyaret öncesinde konuştu. Fethullah Gülen için yaptıkları geçici tutuklama talebine cevap alamadıklarını belirten Çavuşoğlu, iade olmaması halinde ilişkilerin etkileneceğini söyledi.
  • Erdoğan, Eylül 2016’da 71’inci BM Genel Kurulu’ndaki konuşmasında Hizmet Hareketi’nin 170 ülke için güvenlik tehdidi olduğunu ileri sürerek “Bu kürsüden tüm dostlarımıza kendi güvenlikleri için ülkelerinin geleceği için FETÖ’ye karşı gerekli önlemleri almaları çağrısında bulunuyorum” cümleleri ile liderlere çağrıda bulundu.
  • Benzer bir konuşmayı Eylül 2018’deki BM Genel Kurulu’nda da yaptı. 15 Temmuz’la ilgili AKP’nin tezlerini anlatıp “Buradan tüm dünya ülkelerini, canım yandığı için açık söylüyorum. Dikkatli olmaya ve harekete geçmeye davet ediyorum” ifadelerini kullandı. Ancak özellikle gelişmiş ve demokratik ülkelerin hiç birinde Erdoğan’ın bu çağrıları destek bulmadı.
BÜYÜKELÇİLİKLER DEVREYE SOKULDU

İktidarın talimatı ile Dışişleri Bakanlığı da harekete geçti. Başta Washington büyükelçiliği olmak üzere dünyadaki bütün temsilcilikler Hizmet Hareketi aleyhinde propaganda faaliyetlerine başladı. Erdoğan yönetimi ayrıca, astronomik rakamlarla lobi şirketlerini de zengin etti.

TEK KİŞİLİK DİPLOMASİ

Erdoğan cephesinde bunlar yaşanırken ABD basketbol ligi NBA’de tarih yazan Enes Kanter, tek başına Türkiye Hariciyesi’ni gölgede bıraktı.

Yıldız oyuncu Enes Kanter ile AKP ve Erdoğan arasındaki gerilim aslında 15 Temmuz’un öncesinde gün yüzüne çıkmıştı. NBA’deki başarılı performansına rağmen Basketbol Milli Takımına çağrılmayan Kanter, 23 Haziran 2015’te yaptığı açıklamada “Siyasi görüşüm nedeniyle milli takıma çağrılmadım. Vatanım adına da, demokratik değerler adına da endişe verici” ifadelerini kullandı.

Kanter, Mart 2016’da ise ABD’de Zarrab ve Halkbank soruşturmalarını yürüten Savcı Brett Bharara forması giydi. Sosyal medyada “Adamın dibi, hammaddesi” diyerek paylaşımda bulundu.

SAHA DIŞINDA DA KENDİNİ GÖSTERDİ

Kanter 15 Temmuz’un ardından hem sahada hem de saha dışında net bir şekilde tavrını ortaya koydu ve Türkiye’de yaşanan insan hakkı ihlallerini anlattı. 13 Kasım 2019’da Erdoğan’ın ziyaretinden önce ABD Kongresi Enes Kanter’i ağırladı. Çoğunluğunu Amerikan Kongre Üyesi Milletvekillerinin ve siyasi danışmanların oluşturduğu yaklaşık 100 kişilik gruba Kongre binasında bir konuşma yapan Kanter insan hakları ihlallerini ve Gülen Hareketi mensuplarına yapılanları detaylı bir şekilde anlattı. “Onların seslerini duyurma şansı yok” diye konuştu.

“YÜZYILIN HİTLER’İ” BENZETMESİ

Konuşmasında Erdoğan’ı bu yüzyılın Hitler’i olarak niteleyen Enes Kanter, maruz kaldığı tehditlerin, kendisini motive ettiğini ve asla susmayacağını söyledi. Enes Kanter toplantı sonrasında Twitter hesabından, Türkiye’deki insan hakları ihlallerine dikkat çekmek için başlatmış olduğu ve “You Are My Hope” (Benim Ümidimsin!) sloganını kullandığı imza kampanyasına destek çağrısında bulundu.

SENATÖRDEN TRUMP’A ‘İPTAL ET’ ÇAĞRISI

Toplantıyı organize eden Senatörlerden Ed Markey, Trump’a Erdoğan için yaptığı Beyaz Saray davetini iptal etme çağrısı yaptı. Senatör toplantının bitiminde sosyal medya hesabından Kanter’in konuşmanın bir bölümünü yayınlayarak “Erdoğan’ın otoriterizmini kınayan bir yasa tasarısı hazırlıyorum. Konuşma özgürlüğünüzü her zaman savunacağız” yorumunu paylaştı.

MEDYADA DA BOY GÖSTERDİ

Kanter, Mayıs 2020’de ise Amerika’nın önemli yayın kuruluşlarından MSNBC’de Türkiye’deki ailesinin yaşadığı mağduriyeti ve yaşanan hukuksuzluklardan bahsetti.  Türkiye’de çok sayıda gazeteci, öğretmen, ev hanımı gibi pek çok kesimden insanın siyasi sebeplerle suçsuz yere cezaevinde olduğunu söyledi. Kanter, konuşmasının devamında binlerce suçsuz insanın cezaevlerinde koronavirüsü tehlikesi altında olduğunu belirtti.

CNN’e konuk olan Kanter, “Türkiye’de Erdoğan’ı eleştirirsen Teröristsin” ifadelerini kullandı. Erdoğan hükumetinin 5 yıldır Gülen’in iadesini istediğini ama bir tane bile olsa delil gösteremediğini ifade etti. Kanter BBC’ye verdiği söyleşide de ‘Tüm dünyanın Türkiye’de neler olup bittiğini bilmesini istiyorum. Hakikatleri açıktan söylemeyi bırakmayacağım” sözlerini kullandı.

KIRMIZI BÜLTEN GERİLİMİ

Kanter ve Türkiye arasındaki bir başka gerilim ise kırmızı bülten tartışması oldu. Türkiye’nin hakkında yakalama talebiyle kırmızı bülten çıkardığı Kanter, ABD dışındaki ülkelerdeki maçlara yaklaşık 2 yıl gidemedi. Can güvenliği ve kırmızı bülten sebebiyle İngiltere’deki maçına gidemeyeceğini açıklayan Kanter’e Florida Senatörü Morco Rubio’dan destek geldi. Enes Kanter’in pasaportunun Türkiye tarafından iptal edildiğini belirten Senatör Rubio, Türkiye’de hükumeti eleştirmenin terörizm gibi gösterildiğini ve Enes Kanter hakkında da aynı şekilde terörizm davası açıldığını ifade etti.

‘HERKES İÇİN ÖZGÜRLÜK’ MESAJI

Kırmızı Bülten nedeniyle ABD dışına çıkamayan Enes Kanter, Başbakan Justin Tredau hükümetinin verdiği özel güvenceyle Kanada’ya gitti. Boston Celtics’in Toronto’yu 118-102 yendiği karşılaşmada sahaya “Freedom for All” (Herkes için Özgürlük) yazılı tişörtü ile gelen Enes Kanter, parkeye de ‘Freedom’ (Özgürlük) yazdığı ayakkabılarıyla çıktı. Kanter, Tredau ile özel bir görüşme de yaptı.

SOSYAL MEDYADAN SESİNİ DUYURDU

Kanter, maçlarla ilgili sosyal medya paylaşımları ile de AKP’nin tepkisini üzerine çekti. Kanter 5 Şubat 2021’de takımının Philadelphia’yı yendiği maçı Boğaziçili öğrencilere hediye etti. 31 Ocak 2021’deki Portland-Chicago Bulls maçının galibiyetini ise cezaevindeki babalara hediye ederek sosyal medya hesabından “Bugün babamın doğum günü, o şimdi özgür ama 2016 yılından beri Türkiye’de 96 bin 585 masum tutuklu var. Birçoğu işkence görüyor, hapishanelerde ölüyor, aileler acı çekiyor. Bugün elde ettiğimiz bu zaferi o masum babalara adıyorum” ifadelerini kullandı.

“DİKTATÖR ERDOĞAN” PAYLAŞIMINA TARAFTARDAN DESTEK

20 Ağustos 2020’de ise Kanter’in takımı Bostan Celtics, NBA’de Play-off’un ilk turunda Philadelphia ile karşılaştı. Maç sonrasında galibiyet sevincini Twitter’dan paylaşan Enes Kanter, mesajının devamında “Diktatör Erdoğan bu gece uyuyamayacak” cümlesiyle saraya gönderme yaptı. Kısa bir süre sonra @celtics resmi Twitter hesabının, Enes Kanter’i RT etmesiyle, Yıldız Oyuncuya Boston Celtics taraftarlarından büyük destek geldi.

AKP’nin Enes Kanter’e karşı attığı birçok adım ise karşılıksız kaldı. Onlardan biri de Türk Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi’nin (TASC) Kanter’e yönelik başlattığı kampanyaydı. AKP hükumetinin büyük finansman desteği sağladığı ve kendisine yakın kişileri yönetici yaptığı TASC’ın organize ettiği kampanyada Kanter’e ‘terörist’ iftirası atıldı. Twitter ise kuruluşun hesabını askıya aldı.

İktidar ve Kanter arasındaki gerginlik ilginç bir noktaya taşındı. Öyle ki, Enes Kanter’in sosyal medya hesabını takip etmek, Cemaat soruşturmaları kapsamında kimi dosyalara suç delili olarak konuldu. Kanter’in oynadığı birçok NBA maçı, Türkiye’deki spor kanallarında verilmedi. Yayınlanan maçlarda ise spikerler Kanter’in ismini söylemeden maçı anlatmaya çalıştı.

Analiz

Hamdolsun Sabah gazetesi var !

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ABD Başkanı Joe Biden ile görüşmesi ‘havuz medyasının’ halini bir kez daha gözler önüne serdi. Sabah gazetesi görüşme öncesi Erdoğan’ın ağzından “Biden’e F-35’i ve 24 Nisan’ı soracağım” manşeti attı. Görüşme sonrası “Hamdolsun hiç gündeme gelmedi’ açıklamasını yazmadı.

BOLD ANALİZ – ABD Başkanı Biden AKP lideri Erdoğan ile aylar sonra NATO zirvesi sebebiyle görüştü. Görüşme öncesi ve sonrası AKP ve Saray’a yakın medyanın yaptığı algı operasyonu ortalığa saçıldı. Zirve, Türkiye’de Erdoğan’a destek veren medya ve seçmen kitlesinin halini ortaya koyma bakımından adeta turnusol kağıdı işlevi gördü.

İÇERİDE KAPLAN

İktidar medyası, toplantı öncesinde Erdoğan’ın dünya liderlerine ‘ayar veren’ açıklamalarını yayınladı. ‘Dünya 5’ten büyüktür’, ‘Türkiye’nin çıkarları’, ‘Mavi Vatan’, ‘Doğu Akdeniz’deki haklarımız’ başlıklı haber ve analizlerle Erdoğan gazete ve televizyonlardan vatan kahramanı olarak sunuldu.

DIŞARIDA KEDİ

Aynı medya organları, toplantı sonrasında ise Erdoğan’ın rest çektiği dünya liderleriyle samimi fotoğraflarına sarıldı. Fransa Cumhurbaşkanı Macron ile Kovid-19 tokalaşması Türkiye’nin Libya’daki çıkarlarını unutturdu. Yunanistan Başbakanı Miçotakis ile Erdoğan’ın özel hattan görüşme yapacağı büyük bir müjde olarak sunuldu. Akdeniz’deki petrol ve doğalgaz arama gemilerinin geri çekilmesinin üstü örtüldü.

24 NİSAN’I SORACAĞIM

ABD Başkanı Biden’in 24 Nisan 1915 olaylarına ‘Ermeni Soykırımı’ demesi Erdoğan’ın sözde birinci gündem maddesiydi. Erdoğan, İstanbul Havalimanı’nda 13 Haziran 2021 tarihindeki basın toplantısında Brüksel’deki toplantıda Biden’a bunun hesabını soracağını açıkladı. Sabah gazetesi bunu manşetine taşıdı.

HAMDOLSUN HİÇ GÜNDEME GELMEDİ

14 Haziran 2021 Belçika Brüksel’de yapılan toplantıda bu konuyu hiç gündeme getirmeyen Erdoğan, gazetecilerin sorusu üzerine şok eden bir açıklama yaptı. Erdoğan “Hamdolsun hiç gündeme gelmedi” diyerek Türkiye’de kendisine oy veren yüzde 50’yi yine ters köşe yaptı. Sabah gazetesi Ermeni Soykırımı iddialarına ilişkin Erdoğan’ın açıklamalarına tek satır yer vermedi.

Okumaya devam et

Analiz

Türkiye’nin gerçeğe açlarını kim doyuruverecek?

Yıllardır yandaş medyayı takip etmeye mecbur bırakılan Türk halkı, gerçekleri duymaya başladıkları Sedat Peker’den 24 saat boyunca paylaşım alamayınca sosyal medyayı salladı. Merak ve endişeli bekleyiş Sedat Peker’in konutuna gelmesiyle sona erdi. Bu olay bile gündemin artık ana akım medya yerine sosyal mecralardan belirlendiğini ortaya koyuyor. Sedat Peker’in ortadan kaybolması, aynı saatlerde tarihi NATO Zirvesi ve Biden görüşmesi öncesi basın toplantısı düzenleyen Erdoğan’ı da gölgede bıraktı.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ekonomiyi eleştiren muhalefeti hedef alarak, “Aç dolaşanları da siz doyuruverin” sözleri tartışılmaya devam ediyor. CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu Erdoğan’a “Çekil o zaman aradan” diyerek karşılık verdi.

Türkiye’deki açları kimlerin doyuracağı meçhul. Fakat ülkenin bilgiye açlarının gittiği adresi belli. Yandaş niteliği kazanan televizyon ve gazetelerden sıkılanlar sosyal mecralarda gerçeğin peşine düştü.

GÜNDEM SOSYAL MECRALARDA ŞEKİLLENİYOR

Sedat Peker videolarından sonra oluşan hava, gündemin artık Youtube üzerinden belirlendiğinin kanıtı gibi. Peker’in yayına başladığı günden beri Türkiye’nin gündeminde sadece o var. Bakanların ve Cumhurbaşkanının katıldığı programların konusu Sedat Peker olunca izleniyor. Yüz milyondan fazla izlenen videolara inanan oranı ise yüzde 66’ı.

Sedat Peker’in paylaşımları kadar sessizliği de gündem. Sedat Peker yaklaşık 24 saat paylaşım yapmayınca Türkiye’nin tek gündemi yine Sedat Peker oldu.

Biden ile görüşmeye giden Erdoğan’ın tarihi NATO Zirvesi öncesi yaptığı basın açıklaması bile Sedat Peker’in ortadan kaybolması kadar tartışılmadı. Gazetecilerin heyecanını sorgulayan Erdoğan bile bu durumun farkında.

Sedat Peker’in ortaya çıktığı dün gece yarısı yaptığı paylaşımlar 24 saatte ne kadar özlendiğini gösterdi. Peker’in başından geçenleri anlattığı 6 paylaşımın her biri yüz binin üzerinde beğeni aldı.

TÜRKİYE’DE BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ

DW Türkçe servisinde yer alan habere göre ise, Türk halkını bilgilendirmekle görevli Türk medyasının hali içler acısı. Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütü, Nisan ayında açıkladığı 2021 yılı Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’ne göre, Türkiye 180 ülke arasında 153’üncü oldu.

Endeksin ilk kez yayımlandığı 2002 yılında 99’uncu sırada yer alan Türkiye’de 15 Temmuz’dan sonra büyük gerileme yaşandı. 2016’da 151, 2017’de 155, 2018 ve 2019’da 157, 2020’de ise 154’üncü sırada gösterilmişti.

Bunlardan Erdoğan da sıkıldı

Okumaya devam et

Analiz

Trollerin gözünden NATO Zirvesi

Son yıllarda inandırıcılığını yitiren ‘Dünya Lideri’ algısını yeniden diriltmeye çalışan Erdoğan ve kurmayları NATO Zirvesi’nde imaj tazelemeye çalışıyor. AKP’li hesapların sosyal medyada başlattıkları kampanya ile Erdoğan’ın liderleri nasıl ‘ayağına getirdiğinden’, kimlere ‘el ense çektiğinden’ dem vuruluyor.

BOLD – Belçika’nın başkenti Brüksel’de gerçekleşen NATO Zirvesi NATO üyesi ülkelerin liderlerinin katılımıyla başladı.

NATO’NUN GELECEK 10 YILI

Zirvede gelecek 10 yılda NATO’nun izleyeceği yol haritası olan ‘NATO 2030’ adlı vizyon belgesi, ittifak kendini yeni döneme adapte ederken yapılması gerekenler, bu kapsamda Çin’in yükselişi, Rusya, terörle mücadele, yükselen ve yıkıcı teknolojiler, siber tehditler ve saldırılar, iklim değişikliğinin güvenlik etkileri ele alınacak.

Zirveye katılan AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan zirve öncesinde ABD Başkanı Biden ile bir süre sohbet etti. Ayaküstü yapılan sohbetin görüntüleri basına da servis edildi.

TROLLERİN NATO MESAİSİ

Bu görüntüler dolaşıma girdiği sosyal medyada tartışma konusu oldu. Bir fotoğraf karesinde Erdoğan’ın kendisini selamlamaya gelen Biden’ın elini öptüğü iddia edildi. Kısa sürede o karenin videosu dolaşıma girdi ve Erdoğan’ın ayağa kalkmaya çalışırken yüzünün Biden’ın eline fazla yaklaştığı görüldü.

Videoyu paylaşan AKP’li sosyal medya hesapları ‘Güçlü Lider Güçlü Türkiye’ etiketiyle Erdoğan lehine kampanya başlattı.

AKP’li hesaplardan klasikleşen yöntemlerle Erdoğan’ın dünya liderlerine ayar verdiği yorumları yapıldı.
Dünya lideri olarak bahsedilen Erdoğan’ın Joe Biden’ı ayağına getirdiği, Macron’a da ‘el ense çektiği’ aktarıldı.

Erdoğan’ın liderlerle çektirdiği aile fotoğrafı ‘dombra’ ezgisiyle paylaşıldı. Bülent Ecevit-Clinton fotoğrafı Biden-Erdoğan fotoğraflarıyla eski Türkiye-yeni Türkiye karşılaştırılmaları yapıldı.

Peker’in videolarını yorumlayan Demirtaş: Türkiye asıl şoku tüm gerçekler ortaya çıktığında yaşayacak

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0