Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

İslamcılarla mücadele yasa tasarısı Ulusal Meclis’te onaylandı

Fransa Ulusal Meclisi, ülkede gerçekleşen cihatçı saldırıların sebebi olarak gösterilen aşırı İslamcı eğilimlerle mücadeleyi amaçlayan yasa tasarısına onay verdi.

BOLD – Fransız hükumetinin, tehdit olarak değerlendirilen organizasyonları ve ibadethaneleri kapatma noktasındaki yetkileri artıran yasal düzenleme, Ulusal Meclis’ten onay aldı. Bu kurumların ve ibadethanelerin, nefret oluşturduğu ve şiddet çağrısı yaptığı tespit edilirse harekete geçileceği belirtilen tasarının görüşmeleri devam ederken, düzenlemeyi İslamofobinin bir devamı olarak gören gruplar da protesto eylemi yaptı.

CUMHURİYETÇİ DEĞERLERE BAĞLILIK

France 24 televizyonunun haberine göre, tasarıdaki tartışma yaratan bir bölüm, söz konusu kurumların, ülkenin cumhuriyetçi değerlerine bağlılıklarını yazılı olarak sunma şartına ilişkin.

Bu kurumların devlet yardımlarından yararlanabilmesi, liberal değerlere uyulacağı sözü verilmesi şartına bağlanıyor. Yasada yer alan, 10 bin euronun üzerindeki bağışları açıklama zorunluluğu ile Türkiye, Katar ve Suudi Arabistan gibi ülkelerden gelen fonlar engellenmeye çalışılacak. Üç yaşın üzerindeki çocukların, evde eğitim almasına ilişkin kriterlerin sıkılaştırılması öngörülüyor. Bu adımla, çocukların, merdiven altı İslami oluşumlara gitmesinin engellenmek istendiği de kaydediliyor.

Kapsamlı tasarıda, doktorların kızlara bekaret testi yapması durumunda ceza veya hapisle karşılaşmasına ilişkin bir madde de yer alıyor. Birden fazla eşi olan kişilere, oturum izni verilmesi de yasaklanıyor.

151 KARŞI 65 ÇEKİMSER OY

BBC’nin aktardığına göre Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un partisinin getirdiği yasa teklifi, 151 karşı ve 65 çekimser oya karşın, 347 vekilin oyu ile Ulusal Meclis’ten geçti. Tasarının yasalaşması için, Senato’dan da geçmesi gerekiyor. Burada, Macron’un partisi çoğunlukta bulunmuyor.

Fransa’da 2015 yılından bu yana meydana gelen saldırılarda, 250’den fazla kişi hayatını kaybetti.

Tasarı, öğrencilerine Hz. Muhammed’in karikatürleri üzerinden ifade özgürlüğünü anlatan öğretmen Samuel Paty’nin 16 Ekim’de başı kesilerek öldürülmesi sonrası hayata geçirildi.

SİYASİLERİN AÇIKLAMALARI GERİLİMİ KÖRÜKLÜYOR

Bir Çeçen tarafından yapılan saldırı sonrası Macron, “Fransa’da İslamcılar huzur içinde uyuyamayacaklar. Korku taraf değiştirecek” açıklamasını yapmıştı.

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan söz konusu yasa tasarısı ile ilgili olarak, “Fransa İslam’ı, Avrupa İslam’ı gibi kavramların asıl gayesi İslam ve Müslümanlarla hesaplaşmaktır” mesajını vermişti.

Erdoğan, “Dinin devlet eliyle kontrol edildiği, baskı altına alındığı, çok daha vahimi, biçimlendirilmeye çalışıldığı bu sistemin adı demokrasi değil, totaliterliktir. Hiçbirimizin, hiçbir Müslüman ülkenin böyle bir hadsizliğe rıza göstermesi mümkün değildir” ifadelerini kullanmıştı.

Fransa ve Türkiye cumhurbaşkanı arasındaki gerginliğin bir ayağını da bu eksendeki tartışmalar oluşturuyor.

Dünya

Aşılamada zengin yoksul farkı: 25 kat fark var

Bloomberg’de yer alan bir analize göre, varlıklı ülkelerde Kovid-19’a karşı aşılama işlemi, gelişmekte olan ülkelere oranla 25 kat daha hızlı ilerliyor.

BOLD – ABD merkezli yayın kuruluşu Bloomberg’deki analize göre, dünya nüfusunun yüzde 5’ini tam doz aşılanması için yeterli aşı geliştirildi.  Fakat bu aşıların dağıtımda dengesizlik var . Analize göre varlıklı ülkelerde Kovid-19’a karşı aşılama işlemi, gelişmekte olan ülkelere oranla 25 kat daha hızlı yapılıyor.

Dünyadaki  aşıların yüzde 40’ı küresel nüfusun yüzde 11’ini temsil eden 27 zengin ülkeye gidiyor. Gelir düzeyi en düşük ülkelerden oluşan yüzde 11’lik kesime düşen pay yüzde 1,6 ile sınırlı.

Analiz, Bloomberg’in aşı takibine yönelik kendi veri tabanına dayanıyor. Ülkelerin refah düzeyi, nüfusu ve aşılara erişimini ölçen veri tabanı, 154 ülkeden 726 milyondan fazla aşılamayı dikkate alıyor.

Dünya nüfusunun yüzde 8’ini temsil eden, çoğu düşük gelir düzeyine sahip 40’tan fazla ülkede ise, kamuya açık bir aşı takibi veri tabanı yok.

EŞİTSİZLİKTEN ÇARPICI ÖRNEKLER

Bloomberg’in yaptığı çalışmaya göre ülkelerin yarıya yakınının aşı tedariği, nüfusunun yüzde 1’ine dahi yetmezken, ABD önümüzdeki 3 ay nüfusunun yüzde 75’ine yetecek kadar aşıya sahip olacak.

Dünya nüfusunun yüzde 4,3’ünü oluşturan ABD dünyadaki aşıların yüzde 24’ünü elinde bulundururken, dünya nüfusunun 2,7’sini temsil eden Pakistan’da bu oran yüzde 0,1.

Dünyanın en yoksul kıtası Afrika, aşılamanın en az olduğu bölge. Kıtadaki 54 ülkeden yalnızca 3’ünde nüfuslarının yüzde 1’inden fazlasına aşı yapabildi.

DÜNYADAKİ AŞILAMA YARIŞI

Bloomberg’in veri tabanına göre ABD, 174 milyondan fazla doz ile en fazla aşılama yapan ülke.

ABD’yi 149 milyondan fazla doz ile Çin, Hindistan (94 milyondan fazla), Avrupa Birliği (87 milyondan fazla), İngiltere (37 milyondan fazla) ve Brezilya (28 milyondan fazla) takip ediyor.

Türkiye Bloomberg’in listesinde 7. sırada. Aşılar da ülke nüfusunun yüzde 10.9’una yetecek miktarda.

Sağlık Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de aşı olanların sayısı 18 milyondan fazla.

Koronavirüs milyarderleri: Listede aşıyı bulan Uğur Şahin de var

Okumaya devam et

Dünya

Çinlilerden aşı itirafı: Koruyuculuk seviyeleri düşük

Çin’de koronavirüse karşı geliştirilen aşılarla ilgili  üst düzey bir sağlık yetkilisi ülkesinde üretilen Kovid-19 aşılarının koruyuculuk seviyelerinin düşük olduğunu itiraf etti.

BOLD – Çin’in Chengdu kentinde düzenlenen bir konferansa katılan Çin Hastalık Kontrol Merkezi Direktörü Gao Fu, ülkesinde üretilen aşılarla ilgili değerlendirmede bulundu. Fu’dan, Türkiye’de de kullanılan Sinovac aşısı dahil Kovid-19’a karşı üretilen aşılarla ilgili ‘düşük koruyuculuk’ itirafı geldi.

ÇİN’İN ALGI OPERASYONU ÇÖKTÜ

“Çin aşılarının çok yüksek koruma oranı yok” diyen Gao, farklı teknik yöntemlerle üretilen farklı aşıların, bu süreçte kullanılıp kullanılmamasının resmi seviyede değerlendirme aşamasında olduğunu aktardı.

Pekin, geleneksel yöntemlerle üretilen ve dünya genelinde farklı ülkelere yüz milyonlarca doz dağıtılan aşılarının oldukça güvenli olduğu ancak Batılı ülkelerde üretilen mRNA aşılarının etkili olmadığı yönünde algı oluşturmaya çalışıyor. Ülke medyası bu alanda yoğun bir mücadele içerisindeydi.

Pekin yönetimi, koronavirüsün 2019’un sonlarında ortaya çıktığı ülkede yabancı herhangi bir aşıya onay vermiş değil.

KİM YALAN SÖYLÜYOR?

Türkiye’de de kullanımda olan Çin’de üretilen Sonivac ilaç firmasının Kovid-19 aşısının semptomatik enfeksiyonların önlenmesine yönelik koruyuculuk oranı Brezilya’da yüzde 50.4 olarak ölçülmüştü.

Türkiye’de yapılan ölçümlerde Sinovac aşısının etkililiğinin yüzde 83,5 ve hastanede yatışı engelleme oranının yüzde 100 olarak tespit edildiği açıklanmıştı.

Ülkede geliştirilen aşılara yönelik ilk kez en yüksek seviyede gelen bu özeleştiride Gao, Batılı aşı geliştiricilerinin deneysel teknik olan mRNA ile çalıştığını buna karşın Çinli ilaç üreticilerinin geleneksel teknolojiyi kullandığını ifade etti.

Gao, “Herkes, mRNA aşılarının insanlık için sağlayabileceği faydaları göz önünde bulundurmalı. Mevcut şartlarda birkaç çeşit aşıya sahibiz diye dikkatle takip etmeliyiz ve onları (Batılıları) görmezden gelmemeliyiz.” şeklinde konuştu.

Yetkili daha önce Batılı aşıların etkinliğiyle ilgili ‘şüphe uyandırıcı’ açıklamalarda bulunmuş, bu açıklamalar Çin medyasında geniş yer almıştı.

Bu arada uzmanlar, aşıların karıştırılmasının veya sıralı aşılamanın etkinlik oranlarını artırabileceğini dile getiriyor.

Dünyadaki tüm denemeler, aşıların karıştırılmasına veya uzun vadede bir süre sonra yeni takviye aşısının yapılmasına yönelik sürdürülüyor.

İngiltere’de de araştırmacıların, BionTech-Pfizer ile Oxford-AstraZeneca aşılarının olası kombinasyonunu incelediği biliniyor.

Koronavirüs milyarderleri: Listede aşıyı bulan Uğur Şahin de var

Okumaya devam et

Dünya

Myanmar’da askeri darbe sonrası protestolarda ölen sivillerin sayısı 700’ü geçti

Myanmar’da askeri darbe ve seçilmiş hükümet üyelerinin gözaltına alınmasına karşı yapılan protesto gösterilerinde, güvenlik güçlerinin silahlı müdahalesi sonucu ölenlerin sayısı 701’e yükseldi.

BOLD – Siyasi Tutuklulara Yardım Kuruluşu, Myanmar’da güvenlik güçlerinin sivillere silahlı müdahalede bulunduğu bölgelerden gelen yeni can kayıpları ile ülkede darbe sonrası sivil kayıpların 701’e çıktığını duyurdu. Bugüne kadar gözaltına alınan kişi sayısı da 3 bin 12 ve tutuklanan kişi sayısı ise 656 olarak açıklandı.

Dün Bago kentinde Myanmar ordusunun protestoculara silahlı müdahalesinde en az 82 kişi yaşamını yitirmişti.

Görgü tanıklarının ifadelerine göre askerler, protestoculara silahlarla ateş açtı ve el bombası kullandı.

19 KİŞİ İDAMA MAHKUM EDİLDİ

Myanmar’da bir ordu mensubunun yakınını öldürmekle suçlanan 19 kişi idama mahkum edildi.

Orduya ait Myawaddy televizyonu, söz konusu 19 kişinin bir ordu mensubunun yakınını öldürmekten suçlu bulunduğunu duyurdu. İdama mahkum edilenlerden 17’sinin henüz yakalanmadığı belirtildi. Söz konusu saldırının ordunun resmi anma günü olan 27 Mart’ta, Yangon’un Kuzey Okkalapa semtinde düzenlendiği açıklandı.

Yerel medya ve burada yaşayanların aktardığına göre ise idama mahkum edilenler askeri darbeyi protestolara katılan siviller. 27 Mart’ta ordunun protestoculara uyguladığı şiddet sonucu 100’den fazla insan yaşamını yitirmişti.

Böylece askeri yönetim, 1 Şubat darbesinden bu yana ilk defa idam cezası verdi.

OLAĞANÜSTÜ HAL UZATILACAK

Myanmar Ordusu, Cuma günü yaptığı açıklamada bir yıl ilan edilen olağanüstü halin altı ay ya da daha uzun süre uzatılmasının planlandığını duyurdu. Ordu Sözcüsü Zaw Min Tun, Amerikan CNN Televizyonu’na verdiği demeçte, aynı zamanda ‘özgür ve adil seçimlerin’ organize edileceğinin güvencesini verdi.

SİLAHLI ETNİK GRUPLARDAN ORDUYA UYARI

Myanmar’da silahlı üç etnik gruptan oluşan ittifak, şiddet sona ermediği takdirde halka destek verme tehdidinde bulundu. İttifak Mart sonunda yaptığı açıklamada cuntanın şiddeti sona erdirmemesi halinde halkı destekleyeceğini belirtmişti.

Yeni askeri yönetimin siyasi krizi çözmek ve halkın taleplerine yanıt vermek zorunda olduğu bildirilen açıklamada, ordunun bu talepleri yerine getirmemesi halinde vatandaşlara kendilerini savunmaları için yardım sunulacağı ifade edildi.

Myanmar’da resmi olarak kabul edilen 135 etnik grup yaşıyor. Ülkenin kuzeyindeki Kachin ile doğusundaki Shan bölgelerinde özerklik talep eden silahlı etnik gruplar ile Myanmar askerleri arasında son zamanlarda çatışmaların arttığı belirtiliyor.

Silahlı gruplar, 2018’de Myanmar ordusuyla ateşkes imzalamıştı.

Son olarak 3 etnik silahlı grubun Şan eyaletindeki bir polis karakoluna saldırısı sonucu en az 14 polis yaşamını yitirdi. 2 polisin ise kayıp olduğu bildirildi.

Saldırının ardından Myanmar ordusunun, Lashio yakınlarındaki 2 köyde karşı saldırıda bulunduğu ve en az 300 sivilin evlerini terk ettiği kaydedildi.

MYANMAR’DAKİ ASKERİ DARBE

Myanmar ordusu, 8 Kasım 2020 seçimlerinde hile yapıldığı iddialarının ortaya atılması ve ülkede siyasi gerilimin yükselmesinin ardından 1 Şubat’ta yönetime el koymuştu.

Ordu, ülkenin fiili lideri ve Dışişleri Bakanı Aung San Suu Çii başta olmak üzere, pek çok yetkiliyi ve iktidar partisi yöneticisini gözaltına almış ve bir yıllığına olağanüstü hal (OHAL) ilan etmişti.

Financial Times: Türkiye, Çin Büyükelçisini azarladı; iki ülke arasında nadir görülen bir anlaşmazlık var

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0