Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

İsrail’de aşılama başarı getirdi, kısıtlamalar gevşetildi

Halkının yaklaşık yarısına en az bir doz aşı uygulayan İsrail,’de aşılama başarı getirdi. Vaka sayılarının düştüğü ülkede salgın nedeniyle getirilen bazı kısıtlamalar kaldırıldı.

BOLD – Koronavirüs salgını boyunca 3 kez karantinaya giren İsrail’de üçüncü karantina dönemi 27 Aralık’ta başladı. Ocak ayı ortalarında günlük vaka sayıları 10 bine yaklaştı. Aşılamada dünya liderliğini elinde bulunduran ülke, son günlerde günlük vaka sayılarını 3 binin altına düşürdü.

Ülkede koronavirüs aşısı olanlar ya da Kovid-19 olup iyileşenler bugünden itibaren kapsamlı ayrıcalıklardan yararlanmaya başladı.

9,3 milyon nüfusa sahip ülkede an itibariyle 16 yaşın üstündeki herkes aşı olabiliyor.

HANGİ KISITLAMALAR KALDIRILDI?

Ülkede 27 Aralık 2020’de başlayan ve bir aydan fazla süren karantina kapsamında kapatılan alışveriş merkezleri, kütüphaneler, müzeler ve spor salonları gibi mekanlar bu sabah itibarıyla yeniden açıldı.

Dünyada nüfusuna oranla en fazla Kovid-19 aşısı yapılan ülke olan İsrail’de, bu tür mekanlarda maske takma ve sosyal mesafeye uyma zorunluluğu devam ediyor.

Otel, spor salonları ve sinagog gibi yerlere girişte ise Kovid-19 aşısının her iki dozu da yapılan kişilere verilen ve “yeşil pasaport” olarak adlandırılan belgeye sahip olma zorunluluğu getirildi.

Kovid-19’u atlatan veya 16 yaş altı olduğu için aşı olmasına gerek olmayan çocuklar bu zorunluluktan muaf tutuluyor.

Ülkede ayrıca konserler ve spor etkinlikleri, kapalı alanlarda 300, açık alanlarda da 500’den fazla katılımcı olmamak şartıyla düzenlenebilecek.

KORONAVİRÜS SALGININDA DURUM

Dünyada nüfusa oranla en çok Kovid-19 aşısının yapıldığı İsrail’de 20 Aralık’ta başlayan aşılama kampanyasında 20 Şubat itibarıyla her iki İsrailliden biri ilk doz aşısını oldu.

Sağlık Bakanlığının verilerine göre, yaklaşık 9,3 milyon nüfusa sahip İsrail’de 4 milyon 250 bin 643 kişiye (yüzde 49.1) aşının ilk dozu, 2 milyon 881 bin 825 kişiye (yüzde 33.3) de ikinci dozu yapıldı.

Ülkede, virüs nedeniyle bugüne kadar 5 bin 526 kişi hayatını kaybederken, toplam vaka sayısı da 744 bini aştı.

İsrail, kendi topraklarında çalışan 100 bin Filistinli işçiyi de Kovid-19’a karşı aşılayacağını açıkladı.

İSRAİL, AŞILAMADA NASIL BAŞARILI OLDU?

Dokuz milyonluk ülkede bu kadar yaygın aşılama yapılabilmesinin arkasında İsrail’in tedarikçilerle yaptığı anlaşmalar var. Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin aksine İsrail, üreticilerle olan kontratını kamuoyuyla paylaşmayı seçti. Pfizer ile yaptığı aşı anlaşmasının detaylarına internetten erişilebiliyor.

Bu anlaşmaya göre İsrail, Pfizer-BioNTech aşısının her bir dozu için AB’ye kıyasla daha fazla para ödüyor. İsrail doz başına 23 Euro öderken, AB ülkeleri 12 Euro ödüyor.

Bunun yanı sıra İsrail devleti aşının güvenliği ile ilgili sorumluluğu üstlenirken AB, Pfizer-BioNTech’in aşının güvenliğinden sorumlu olması gerektiği konusunda ısrarcı.

En önemlisi de İsrail hükümeti Pfizer’a aşı kampanyasındaki verileri haftalık ve anonim bir şekilde paylaşma konusunda güvence verdi. Bu veriler, enfeksiyon ve aşılama sayılarının yanı sıra, yaş, cinsiyet, hastanın demografik özelliklerini içeriyor ve isimsiz bir şekilde şirkete gönderiliyor.

İsrail’deki dijital sağlık sistemi altyapısı, bu verilerin hızlı bir şekilde ilaç şirketlerine sağlanabilmesinin önünü açıyor. Şirketler için oldukça değerli olan bu veriler karşılığında, İsrail nüfusunun yüzde 95’i bağışıklık kazanana kadar aşı tedariğini sağlama konusunda şirketleri ikna edebiliyor.

Koronavirüste bir mutasyon da Finlandiya’da çıktı

Dünya

Al Jazeera, Sedat Peker’in gözaltına alındığına ilişkin haberini geri çekti

Al Jazeera Televizyonu, suç örgütü lideri Sedat Peker’in Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) yetkilileri tarafından gözaltına alındığı ve Türkiye’ye iade edilebileceği yönünde yaptığı haberi geri çekti. Haberle ilgili düzeltme metni yayınlandı.

BOLD – Sedat Peker, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, eski içişleri bakanlarından Mehmet Ağar ve hükümete yakın birçok isim hakkında uyuşturucu trafiği de dahil olmak üzere birçok iddiada bulunduğu sosyal medya paylaşımları ile uzun zamandır gündemden düşmüyordu.

Al Jazeera Televizyonu Peker’in BAE yetkilileri tarafından gözaltına alındığını ve uzun süredir iadesini talep eden Türkiye’ye iade edilebileceğini bildirmişti. Türk basınında da Al Jazeera kaynak gösterilerek aynı haber yer almıştı.

Habere ilişkin düzeltme yayınlayan Katar televiyonu, yeni haberine “Bu makalenin önceki bir versiyonunda hüküm giymiş Türk mafya babası Sedat Peker’in BAE yetkilileri tarafından gözaltına alındığı bildirimişti. Al Jazeera bu raporları doğrulayamadığı için bu cümle makaleden çıkarıldı.” notunu düştü.

Al Jazeera, yeni haber metninde, “Peker’in BAE yetkileri tarafından gözaltına alındığı belirtiliyor” ifadelerini kullandı.

Al Jazeera’nın yeni haber metninde, “Dubai’de sürgünden yayınladığı sansasyonel internet videoları üst düzey Türk yetkililer hakkında skandal suçlamalar içeren hüküm giymiş mafya lideri Sedat Peker de sustu ve uzun zamandır iadesini talep eden Türkiye’ye geri verilebilir” denildi.

Al Jazeera’nın söz konusu iddiası, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Katar ziyaretinin ve BAE-Türkiye ilişkilerindeki yumuşamanın ele alındığı haberinde yer almıştı.

BİR SÜREDİR SOSYAL MEDYAYA VE İNTERNETE DE ERİŞİMİ YOK

Geçtiğimiz aylarda Youtube hesabından çektiği videolara ara veren Peker, bir süredir sosyal medya hesabını da kullanmamaya başladı.

Sedat Peker, 3 hafta önce Birleşik Arap Emirlikleri’nde bir jet ski üzerinde görüntülenmiş ve jet skiyi kullanırken kendisini çeken kameraya, “Azem kardeş bazen film bitti dendiği yerden yeniden başlar. Bir gün Montenegro olur, başka gün başka bir yer olur. Unutma geceleri yavru kurtlar değil avcı kurtlar gezermiş Azem kardeş” ifadelerini kullanmıştı.

Bu videonun ardından bir daha haber alınamayan Peker’in kendisine özel olarak ayrılan bir alanda ev hapsinde tutulduğu ve internet erişiminin olmadığı iddia edilmişti.

Gazeteci Erk Acarer, bir süredir paylaşımda bulunmayan Peker hakkında “Birkaç ay önce, konuşması istenmediği için bir adaya götürülme olasılığından söz etmiştik. Bildiğimiz kadarı ile bir adaya götürülmedi ama deyim yerindeyse ada ayağına getirildi. Edindiğimiz bilgileri paylaşalım. Ev hapsinde olduğunu biliyoruz” ifadesini kullanmıştı.

Peker’in iletişim kaynaklarının kesilmesi ile ağır bir tecrit altına alındığını kaydeden Acarer, “Aktarılanlar kendisi ve ailesinin durumunun iyi olduğu yönünde. Türkiye’ye iadesi gibi bir durum da söz konusu değil” demişti.

Sedat Peker nereye gidebilir?

Okumaya devam et

Dünya

Papa’dan Midilli’de mültecilere destek mesajı: Ege ‘Ölü Deniz’e dönüşmesin

Katolik Kilisesi’nin ruhani lideri Papa Francesco, Yunanistan ziyareti sırasında Midilli adasındaki göç merkezine giderek, sınırları değil insanları korumaya öncelik verme çağrısı yaptı. Papa, “Mare nostrum’un (bizim deniz) mare mortuum’a (ölü deniz) dönüşmesine izin vermeyelim” dedi.

BOLD – 2013’te göreve gelmesinden bu yana göçmenlerin yaşadıklarına dünyanın dikkatini çekme amaçlı eylem ve söylemlere ağırlık veren Katolik Kilisesi’nin ruhani lideri Papa Francesco, Yunanistan’ın Midilli adasındaki göçmen kampına giderek burada yaptığı konuşmayla Avrupa’ya ve dünyaya bu konuda mesajlar verdi.

Göçmen kampı ziyareti sırasında ‘sınırları değil insanları korumaya öncelik verme’ çağrısı yapan Papa Francesco, “Mare nostrum’un (bizim deniz) mare mortuum’a (ölü denizi) dönüşmesine izin vermeyelim” dedi. Papa’nın 50 kadar göçmeni de İtalya’ya götürmesi bekleniyor.

“SİZİN YANINIZDA OLDUĞUMU SÖYLEMEYE GELDİM”

Papa Francis ve Yunanistan Cumhurbaşkanı Katerina Sakellaropulu

Yunanistan Cumhurbaşkanı Katerina Sakellaropulu’nun da katıldığı buluşmada yaklaşık 200 göçmene hitap eden Papa, “Buraya, sizin yanınızda olduğumu söylemeye geldim” dedi.

2016’da da Midilli’yi ziyaret eden Papa, buradaki kamplardan bir grup Suriyeli göçmeni beraberinde Roma’ya götürmüştü. Papa, bugün adaya geri dönüşünde, “Buraya yaptığım ziyaretin üzerinden 5 yıl geçti. Bunca zaman sonra göç meselesinde çok az şeyin değiştiğini görüyoruz” diye konuştu.

Diğer birçok ülke gibi Yunanistan’ın da hala göç konusunda “baskı altında” olduğunu söyleyen Papa, “Üzülerek kabul etmeliyiz ki Avrupa’da hala bu meseleye kendilerini ilgilendirmeyen bir iş gibi yaklaşmakta ısrar edenler var” eleştirisini yaptı.

Papa, göçmenlerin “insana yakışmayan” koşullara mahkum edildiğini vurguladı ve Avrupa’yı işaret ederek “Dünyada insan haklarını teşvik etmekten geri kalmayan bu kıtada, bu insanların her birinin haysiyeti de her şeyin üzerinde tutulmalı” çağrısı yaptı.

“İÇE KAPANMALAR VE MİLLİYETÇİLİK FENA SONUÇLAR DOĞURUR”

Herhangi bir ülke ismi vermese de Avrupa’da özellikle son aylarda sınırlarda yaşanan göçmen dramlarına atıf yaptığı anlaşılan Papa, Nobel Barış Ödüllü Elie Wiesel’den alıntıyla, “İnsan hayatı tehlikeye girdiğinde, insan onuru tehlikeye girdiğinde ulusal sınırlar önemini yitirir” dedi.

Papa, “Tarihin de öğrettiği gibi içe kapanmalar ve milliyetçilikler feci sonuçlar doğurur” uyarısında bulundu.

Akdeniz’i aşarak Avrupa’ya ulaşmaya çalışırken hayatını kaybeden göçmenleri de anan Papa, “Sahillerde cansız yatan küçük bedenlerin görüntülerinden hızla kaçarak uzaklaşmayalım” diyerek şöyle devam etti:

“Binlerce yıl boyunca farklı halkları ve uzak diyarları birleştiren Akdeniz bugün mezar taşları olmayan soğuk bir mezarlığa dönüşmekte. Birçok medeniyetin beşiği olan bu su havzası şimdi ölümün aynasına benziyor. ‘Mare nostrum’un (bizim denizimiz) kasvetli bir ‘mare mortuum’a (ölüm denizi) dönüşmesine izin vermeyelim.”

GÖÇMEN TRAJEDİSİNİ MEDENİYETİN DENİZDE BATIŞINA BENZETTİ

Akdeniz’deki göçmen trajedisini medeniyetin denizde batışına benzeten Papa, “Lütfen, bu medeniyet batışını durduralım!” diye seslendi.

Tanrı’nın yanı sıra insanlara, “her bir insana” da yalvardığını söyleyen Papa, “Korkudan kaynaklanan felç halini, öldüren kayıtsızlığı aşalım” dedi.

GÖÇMENLERİN SİYASİ PROPAGANDA UNSURU HALİNE GETİRİLMESİNİ ELEŞTİRDİ

Birçok toplumda göçmenlerin siyasi propaganda için, korku vasıtasıyla “kamuoyunu sürüklemek” amacıyla kullanıldığı eleştirisini yapan Papa şunları söyledi:

“Peki neden yoksulların sömürülmesinden, unutulan ya da çoğu zaman cömertçe finanse edilen savaşlardan, insanların hayatları pahasına yapılan ekonomik anlaşmalardan, gizli silah ticareti manevralarından söz edilmiyor? Bunların sonucunda bedel ödeyen zavallı insanlarla değil, sebeplerle mücadele edilmeli!”

YİNE GÖÇMENLERİ GÖTÜRECEK

2 Aralık’ta başladığı Kıbrıs ve Yunanistan ziyaretini yarın sonlandırarak Vatikan’a dönecek olan Papa Francesco’nun, 50 kadar göçmeni de Vatikan sponsorluğunda İtalya’ya götürmesi bekleniyor.

Papa, 2016’daki Midilli ziyaretinde de, 3 aileden oluşan 12 Müslüman göçmeni beraberinde Roma’ya getirmişti. Bu kez ise göçmenlerin ayrı bir organizasyonla İtalya topraklarına getirilmesi planlanıyor.

İhraç savcı İbrahim Gündüz ve eşi Nurdan Gündüz Ege Denizi’nde hayatını kaybetti

Okumaya devam et

Dünya

Endonezya’da Semeru Volkanı patladı: En az 13 ölü, onlarca yaralı

Endonezya’nın Doğu Cava eyaletinde bulunan Semeru Yanardağı’nda meydana gelen patlamada ölü sayısı 13 olarak açıklandı. Patlamanın ardından çevre köyler külle kaplandı, oluşan toz ve duman bulutu güneşi engelledi ve ortalık karanlığa gömüldü.

BOLD – Endonezya’nın Java adasındaki Semeru volkanının patlaması sonucu en az 13 kişi öldü, 98 kişi de yaralandı. Volkanın etrafında yaşayan çok sayıda kişi dev kül bulutlarının yükselmeye başlamasıyla birlikte bölgeyi boşalttı.

Görgü tanıkları çevre köylerin külle kaplandığını, bulutların güneşi engellediğini ve ortalığın karardığını aktardı.

Patlamadan bölgedeki 11 köy etkilendi. Yetkililer, yaralıların bir kısmında ağır yanıklar olduğunu belirtti. Cumartesi günü yerel saatle 14.30, Türkiye saatiyle 10.30’da gerçekleşen patlama nedeniyle beş kilometrelik bir güvenlik çemberi oluşturuldu.

HAVAYOLLARINA UYARI

Yüksekliği 15 kilometreye ulaşan kül bulutları nedeniyle havayolu şirketlerine uyarı gönderildi.

Avustralya’daki Volkanik Kül Tavsiye Merkezi (VAAC) külün, volkanın zirvesinden çıktıktan sonra güneydoğu yönünde Hint Okyanusu’na doğru ilerlediğini aktardı. Külün yükseldiği 15 kilometre seviyesinin pek çok uçağın yükselebileceği seviyenin üzerinde olduğunu ve bu yüzden uçakların bulutun etrafından dolaşması gerekeceği vurgulandı.

Volkanik küller, uçak motorlarına girmeleri durumunda motorların hasar görmesine veya tamamen durmasına yol açabiliyor.

Pilotların görüş mesafesini etkileyen kül bulutları, hava kalitesini de düşürdüğü için uçaklarda oksijen maskelerinin açılmasına yol açıyor.

PASİFİK ATEŞ ÇEMBERİ

Aktif bir volkan olan Semeru, sıklıkla 4 kilometre yüksekliğe kadar kül püskürtüyordu. Cumartesi günkü patlama ise normalin dört katına yakın bir büyüklüğe işaret ediyor.

Denizden 3 bin 676 metre yükseklikte olan Semeru en son bir yıl önce patlamış, binlerce kişinin tahliye olmasına yol açmıştı.

‘Pasifik Ateş Çemberi’ deprem ve volkan kuşağındaki Endonezya’da, yaklaşık 130 aktif yanardağ bulunuyor.

Cavit Çağlar, “Türkiye Rusya savaşını ben engelledim” dedi, detay vermekten kaçındı

Okumaya devam et

Popular

Shares