Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

ABD Trakya sınırına asker yığıyor: ‘Defender Europe 2021’ için geri sayım başladı

NATO’nun, ABD, Balkan ülkeleri ve Doğu Avrupa ülkelerinin katılımıyla Baltık ülkelerinde gerçekleştireceği ‘Defender Europe 2021’ tatbikatı için hazırlıklar devam ediyor. ABD, tatbikat kapsamında bölgeye son yıllarda yaptığı en büyük yığınağını yapacak.

BOLD – NATO’nun da katılımı ile gerçekleştirilecek ‘Defender Europe 2021’ tatbikatı için ABD, Yunanistan’a askeri yığınağını sürdürüyor.

Geçen yıl bahar aylarından gerçekleştirilmesi planlanan ve 1995 yılından beri ABD’nin Avrupa’ya en büyük kuvvet konuşlandırması olarak tanımlanan ‘Defender Europe 2020’ tatbikatı, koronavirüs pandemisi nedeniyle ertelenmişti.

Tatbikat kapsamında Batı Trakya’daki Dedeağaç’a ABD ordusuna ait 110 adet Black Hawk genel maksat helikopteri, 25 adet Apache tipi saldırı helikopteri, 10 adet Chinook ağır nakliye helikopteri ve bin 800’den fazla askeri araç gelmesi bekleniyor.

Endurance adlı kargo gemisiyle Dedeağaç limanına gelecek olan Amerikan ordusuna ait askeri helikopterler, İskeçe Kayalar atış tatbikat alanında Yunanistan’a ait aynı tip helikopterlerle birlikte eğitim tatbikatı gerçekleştirilecek.

DEFENDER EUROPE 2020 TATBİKATI

Defender Europe 2020 tatbikatı, NATO’nun katılımıyla ve ABD önderliğinde geçen yıl çok uluslu bir tatbikat olarak planlandı. Geçen yıl bahar aylarında Balkanlar, Doğu Avrupa ve Baltık ülkelerinde ABD ve 17 müttefik ülkenin katılımıyla gerçekleştirilmesi planlanan tatbikat koronavirüs pandemisi nedeniyle önce ertelendi. Ardından çok daha dar bir kapsamda yaz aylarında gerçekleştirildi.

Tatbikat, doğrudan ABD’den Avrupa’ya konuşlandırılan 20 bin asker ile 1995 yılından beri ABD merkezli kuvvetlerin Avrupa’ya en büyük konuşlandırılması olarak tanımlanıyor.

Ayrıca tatbikat soğuk savaşın sona ermesinin ardından ABD’nin NATO’ya bağlılığını ve Avrupalı m​üttefikleri ve ortaklarının yanında olma kararlılığını göstergesi olarak ifade ediliyor.

Tatbikata katılacak ABD dışındaki 17 müttefik ülke, lojistik ve birliklerin koordinasyonunda sorumlu rollerde yer alacak. Almanya merkezli gerçekleştirilecek tatbikatın bir kısmı, Rusya sınırlarındaki Polonya ve Baltık ülkeleri dahil 10 ülkede yapılacak.

Geçen yılki tatbikata 20 bini ABD askeri olmak üzere toplamda 37 bin askerin katılımı öngörülüyordu.

RUSYA TATBİKATA TEPKİ GÖSTERMİŞTİ

Rusya’yı çevreleyen bölgeler olarak değerlendirilen Balkanlar, Doğu Avrupa ve Baltık ülkelerinde gerçekleştirilmesi planlanan tatbikat geçen yıl Rusya’da rahatsızlık oluşturdu.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, NATO’nun Defender Europe 2020 tatbikatıyla Rusya’nın batı sınırında saldırgan güç topladığını ifade etmişti.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da, tatbikata karşılık vereceklerini ifade etmişti. Lavrov, “Elbette karşılık vereceğiz. Büyük endişe yaratan bu süreçleri görmezden gelemeyiz ancak gereksiz risk oluşturmayacak şekilde karşılık vereceğiz” ifadelerini kullanmıştı.

ABD-YUNANİSTAN ASKERİ YAKINLAŞMASI SÜRÜYOR

ABD ve Yunanistan, 2019 yılı ekim ayında Savunma İşbirliği Anlaşması’nı genişleterek stratejik savunma ve güvenlik iş birliği alanlarında çalışma kararı almıştı. İki ülke arasındaki işbirliği anlaşması 2020 yılı Ocak ayında Yunanistan Parlamentosu’nda kabul edildi.

Bu anlaşmanın kritik noktalarından birisi, Batı Trakya’daki Dedeağaç şehrinde bulunan askeri üssün ABD’ye tahsis edilmesiydi.

Ayrıca Yunanistan,bu anlaşma ile Larissa, Stefanovikio ve Dedeağaç’taki askeri üs ve tesislerin ABD ve NATO ile daha geniş kapsamlı şekilde kullanımına izin verdi.

Anlaşma çerçevesinde Girit adasının Suda Körfezi’nde yer alan Amerikan deniz üssündeki altyapı ve diğer imkanların ortak kullanımı da karara bağlandı.

Türkiye sınırına yaklaşık 20 kilometre uzaklıktaki Dedeağaç Limanı’nın, Amerikan güçleri tarafından kullanılması kapsamında, limanı 2010 yılından bu yana engelleyen batık bir mavnanın çıkarılması için ABD 2,3 milyon dolar mali yardım taahhüdünde bulunmuştu.

Ayrıca Washington, Larissa’daki (Yenişehir) hava üssüne 14 milyon dolar, Marathi adasındaki üsse ise 6 milyon euro yatırım yapmayı kabul etti.

Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ve dönemin ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Girit Adası’nın Suda Körfezi’nde yer alan deniz üssünde konuşlu savaş gemilerinde incelemelerde bulundular.

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun 2020 yılı Eylül ayında Yunanistan’a gerçekleştirdiği ziyaret sırasında da iki ülke terörle mücadele, sınır güvenliği, organize suç örgütleri ve vize suçları gibi konularda da daha yakından işbirliğine gitme konusunda anlaşmalara imza koydu.

Pompeo, Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ile birlikte Suda Körfezi’ndeki Amerikan deniz üssünü ziyaret etti.

AB ile Rusya arasında ipler geriliyor: Brüksel’den yeni yaptırımlar yolda

Dünya

BM: Akdeniz’de hafta sonu yaşanan faciada en az 41 göçmen hayatını kaybetti

Birleşmiş Milletler’e bağlı 2 kuruluş, hafta sonu Akdeniz’in orta kesiminde yaşanan göçmen faciasında en az 41 kişinin öldüğünü açıkladı.

BOLD – Birleşmiş Milletler (BM) Uluslararası Göç Örgütü (IOM) İtalya Şubesi ve BM Mülteciler Yüksek Komiserliğinden (UNHCR) yapılan ortak yazılı açıklamada, 20 Şubat’ta yaşanan bot kazasında lastik botta bulunan en az 41 kişinin boğularak can verdiği belirtildi. Olayda Vos Triton isimli gemi tarafından 77 kişi lastik bottan kurtarılmıştı.

İtalya’nın güneyindeki Porte Empedocle limanındaki UNHCR yetkililerinin kurtulanların ifadesinden elde ettiği bilgilere göre, 18 Şubat’ta Libya’dan ayrılan lastik botta, biri hamile 6 kadın ve 4 çocuk olmak üzere 120 kişi bulunuyordu.

Denize açıldıktan 15 saat sonra bot su almaya başladı ve acil yardım çağrısında bulunuldu.

Açıklamada, zor durumdaki bota, 3 saat sonra Vos Triton gemisinin zor bir operasyonla yardım ettiği, bu sırada çok sayıda kişinin öldüğü bilgisine yer verildi.

BM kurumlarının ortak açıklamasında, Libya üzerinden Orta Akdeniz’i geçmeye çalışan on binlerce göçmenin insan kaçakçıları ve milislerin “tarifsiz vahşetinin” kurbanı olduğu, 2021 yılının başından bu yana 160 düzensiz göçmenin denizde hayatını kaybettiği kaydedildi.

Açıklamada, 1 Ocak-21 Şubat 2021 tarihlerinde Akdeniz’i geçerek İtalya’ya ulaşanların sayısının 3 bin 800’den fazla olduğu, bunların 2 bin 257’sinin Libya’dan hareket ettiği belirtildi.

AKDENİZ GÖÇÜNÜN BİLANÇOSU

Akdeniz’de Avrupa’ya yönelik 3 temel göç rotası bulunuyor: Batı, Orta ve Doğu Akdeniz.

Bu rotalar içerisinde en ölümcül olan rota Libya’dan başlayıp deniz yoluyla Malta ve İtalya’ya ulaşan Orta Akdeniz göç rotası.

Afrika ve Asya’dan savaşlar, iç savaşlar, baskı ve ekonomik nedenlerle daha iyi bir hayat ümidiyle başlayan göç yolculuğunda binlerce umut yolcusu Akdeniz’de hayatını kaybetti.

Yıllara göre Akdeniz’de göçmen facialarında kaydedilen can kayıpları şöyle:

  • 2014 – 3 bin 283
  • 2015 – 4 bin 054
  • 2016 – 5 bin 143
  • 2017 – 3 bin 139
  • 2018 – 2 bin 299
  • 2019 – 1 885
  • 2020 – 979

(Kaynak: statistica.com)

Çin’in Uygur zulmü İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün raporuna da girdi

Okumaya devam et

Dünya

Diktatör Franco’nun son heykeli de yıkıldı

İspanya, ülkeyi yaklaşık 40 yıl boyunca diktatörlükle yöneten Francisco Franco’nun son heykelini de kaldırdı. Heykel, İspanya’nın kuzeybatı Afrika’daki özerk şehri Melilla’da bulunuyordu.

BOLD – Bir süredir diktatörlük döneminin ülkedeki izlerini silmeye çalışan İspanya, Francisco Franco’nun son heykelini de kaldırdı. Kuzeybatı Afrika’daki özerk şehir Melilla’da bulunan heykel, Franco’nun 1978’deki ölümünden 3 yıl sonra yapıldı.

Euronews’in haberine göre heykel, herhangi bir taşkınlık yaşanmadan bir kepçe ve vinç ile yerinden sökülerek kamyona yüklendi. Heykel Franco’nun Kuzey Afrika’daki Berberi kabileleriyle İspanya arasında 1920’lerde yaşanan Rif Savaşı anısına yapılmıştı.

Ülkedeki sosyalist partiler, sosyalist İspanyayı yaklaşık 40 yıl yöneten Franco’nun izlerini silmek için Mecliste 16 ay boyunca mesai harcamıştı. Bu kapsamda İspanya’da 2007 yılında çıkarılan Tarihi Bellek yasası ile Franco ve diktatörlüğe ait tüm izlerin silinmesi kararı alınmıştı. Yasa, Franco’ya ait ve kamuya açık devlet eliyle yaptırılan bütün heykellerin kaldırılmasını da içeriyor.

Yasa kapsamında başkent Madrid yakınlarındaki Şehitler Vadisi’nde bulunan Franco’nun anıt mezardaki naaşı ve kalıntıları 44 sene sonra aile mezarlığına taşınmıştı. Francisco Franco’nun döneminde büyük insan hakları ihlallerinin yaşandığı ve birçok insanın faili meçhul cinayetlerde hayatını kaybettiği biliniyor. Ayrıca tam rakam bilinmemekle birlikte 200 bin ila 400 bin insanın öldürüldüğü tahmin ediliyor.

Okumaya devam et

Dünya

Çin’in Uygur zulmü İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün raporuna da girdi

New York merkezli İnsan Hakları İzleme (HRW) örgütü, Çin’de Uygurlar ve diğer Müslüman azınlıklara yönelik kovuşturma ve hapis cezalarının sayısında belirgin artış gözlendiğini açıkladı. Örgüte göre, hapis cezalarının süreleri de arttı.

BOLD – Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki Müslüman azınlıklara yönelik adli takibatların sayısında belirgin bir artış gözlendiği kaydedildi. HRW bölgede Uygurlar ve diğer Müslüman azınlıkların “bir tartışma başlatmak” ya da denizaşırı ülkelerde yaşayan akrabalarına hediye göndermek gibi suçlardan mahkum edildiğini belirtti.

YAŞAM TARZI VE DİNİ PRATİKLER SUÇ SAYILDI

Örgüt verilerine göre, ülkenin kuzeybatısındaki bölgede 2016’dan bu yana 250 binden fazla kişi hapis cezasına çarptırıldı. HRW araştırmacısı Maya Wang, cezaevinde bulunanların çoğunun yaşam tarzı ve dini pratikleri nedeniyle hapis cezası aldığını belirtti.

2017-2019 yılları arasında bölgede hüküm giyenlerin sayısında patlama yaşandığına dikkat çeken örgüt, hükumet verilerine dayandırdığı açıklamasında Sincan mahkemelerinin 2016’da yaklaşık 40 bin kişiyi cezalandırırken, 2017’de bu rakamın 100 bini bulduğuna dikkat çekti.

YURTDIŞINDAKİ AKRABALARINA HEDİYE GÖNDERMEK SUÇ SAYILDI

HRW, savcıların ve mahkemeler üzerinde “terörle mücadele”de daha sert bir tavır takınmaları yönünde kurulan baskı sonucu, çok sayıda kişinin gerçek bir suç işlemeksizin hüküm giydiğini belirtti. Örgüt, başkalarına neyin haram, neyin helal olduğunu söylemek ve Türkiye’deki akrabalarına hediyeler göndermek gibi eylemlerin mahkumiyet sebebi sayıldığını kaydetti.

Örgüt, verilen hapis cezalarının sürelerinin de arttığına dikkat çekti. 2017 yılı öncesi hüküm giyenlerin yaklaşık yüzde 11’i beş yılın üzerinde hapis cezasına çarptırılırken bu oran, 2017’de yüzde 87’ye çıktı.

UYGUR TÜRKLERİNE KARŞI İNSAN HAKLARI İHLALLERİ

Yaklaşık bir milyon Uygur ve diğer Müslüman azınlığın Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki kamplarda tutulduğu tahmin ediliyor. Çin’in bölgedeki Müslüman azınlığı kamplarda çalıştırdığı, zorla doğum kontrolü ve kısırlaştırma uyguladığı iddiaları uluslararası kamuoyunda tepki çekmişti. Kampların varlığını önce reddeden Pekin, daha sonra bunların İslamcı aşırılıkla mücadele için kurulan eğitim kampları olduğunu savunmuştu.

ABD VE KANADA SOYKIRIM DEDİ

ABD’de hem Biden yönetiminin Dışişleri Bakanı Anthony Blinken hem de Trump yönetiminin Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Çin’in Uygur Türkleri ve diğer etnik gruplara yaptıklarının bir soykırım olduğunu söylemişti.

Kanada Parlamentosu da bu hafta yaptığı oylamada Çin’in Uygur Türklerine yaptıklarını oybirliğiyle bir soykırım olarak tanıdı.

Kanada’da kabul edilen yasa, hükumete bu konuda yapması gerekenlerle ilgili bağlayıcı bir yol haritası vermiyor fakat bu alanda komşusu ABD’yi örnek alması gerektiğini vurguluyor.

Perinçek’in gazetesi Aydınlık Uygurlar için “terörist” dedi

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0