Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

AKP kongreleri ve sürü bağışıklığı

AKP’de gözler 24 Mart’taki Büyük Kongreye çevrildi. 5 aydır kongrelere devam eden partide salonlar lebalep doldurulurken korona önlemleri hiçe sayılıyor. Diğer taraftan ise insanların virüsü kaparak topluluk halinde bağışıklık geliştirmeleriyle sürü bağışıklığı oluşuyor. Bu yöntem geçmişte sığır vebası ve çiçek hastalığını yok etti.

BOLD – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan AKP Merkez Yürütme Kurulu toplantısında şubat ayı sonuna kadar il kongrelerinin tamamlanması, mart ayı sonunda da 7’nci Olağan Büyük Kongrenin gerçekleştirilmesi kararlaştırıldı. Partiyi 2023 seçimlerine hazırlayacak ekibin şekilleneceği 24 Mart’taki Büyük Kongreye giden süreçte 81 il kongresi yapacak AKP, 5 aydır koronavirüs salgını hiçe sayıyor. Erdoğan, bazı il kongrelerine canlı bağlantılarla katılsa da kritik gördüğü şehirlere de bizzat gidiyor.

SALON LEBALEP DOLU

15 Şubat’ta Rize’deki kongreye de katılan Erdoğan, salonların doluluğuyla övünüyor. Rize’de “Salgının olduğu bir dönemde kongre yapıyoruz ve salon lebalep (tıklım tıklım) dolu” diyen Erdoğan, tepkilere kulak asmadı ve bir gün sonra Trabzon AKP İl Kongresine katıldı. Salonda yine sosyal mesafe kuralları umursanmadı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın paylaştığı haftalık vaka sayılarını aktaran Birgün gazetesi Rize’de vaka sayısının patladığına dikkat çekti. Habere göre Rize, nüfusa göre haftalık vaka sayısında ikinci, Trabzon ise birinci sırada yer alıyor. Türkiye haritasında, haftalık vaka sayısının özellikle Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon ve Rize gibi Karadeniz illerinde, İstanbul ve Ankara gibi kentlerin üç, dört katı fazla olduğu görüldü. Haberde 8-14 Şubat haftasına ilişkin veriler paylaşıldı. Kovid-19 vaka sayısı her 100 bin kişide Trabzon’da 228,02, Rize’de 202,44, Ordu’da 194,42, Giresun’da 184,34 ve Samsun’da ise 171,29 olarak açıklandı. Ayrıca, her 100 bin kişide vaka oranı İstanbul’da 60,19, Ankara’da 35,49 ve İzmir’de 44,39 oldu.

İZMİR’DE TEDBİRLER YİNE HİÇE SAYILDI

Son olarak bugün İzmir’de kongre yapan AKP, koronavirüs tedbirlerini yine hiçe saydı. Kongrenin yapılacağı salonun dışında sosyal mesafe kurallarına uyulmadı. Yüzlerce kişi, kalabalık gruplar halinde turnikelerden geçti. Tayyip Erdoğan, bu kongreye de katıldı. Salonun içinde de sosyal mesafeye uyulmazken, partililer şarkılar eşliğinde sloganlar attı.

‘ZENGİNLER KULÜBÜ’ ELEŞTİRİSİ SALGINI GÖLGEDE BIRAKTI

AKP Konya İl Teşkilatının 7. Olağan Kongresi Selçuklu Belediyesi Uluslararası Spor Salonu’nda 15 Şubat’ta yapıldı. Erdoğan’ın video konferans aracılığıyla katıldığı ve koronavirüs önlemlerinin ayaklar altına alındığı kongreye gergin anlar damga vurdu. AKP Konya İl Başkan Adaylığı için Divan’a listesini sunan Müşerref Özden’in adaylığı kabul edilmeyince duruma tepki gösterdi. Salgın önlemlerine dikkat edilmemesi, Özden’in “Maalesef AK Parti kalesi Konya’da kaybediyor. Sözde Ömer gibi olanlar, Ömer gibi olanlara savaş açıyorlar. Parti zenginler kulübü haline geldi” eleştirilerinin gölgesinde kaldı.

VOLEYBOL SALONUNDA TIKA BASA

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın video konferans ile katıldığı 5 Şubat’taki Mersin Kadın Kolları Kongresinde de sosyal mesafe hiçe sayıldı. Mersin’de bin kişilik voleybol salonunda yapılan ve tıka basa dolu olan salonda salgın sürecine rağmen sosyal mesafe kuralı neredeyse tamamen hiçe sayıldı.

APARTMAN TOPLANTISI BİLE YAPILMIYOR

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Kovid-19 İzleme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Sinan Adıyaman, AKP’nin kongrelerine dikkat çekti ve “İktidar nerede kongre yapıyorsa orada vaka sayısı artıyor” uyarısında bulundu. Kongrelere binlerce insanın katıldığına işaret eden Adıyaman, uzmanların aylardır ‘virüs kalabalıkta bulaşıyor’ dediklerini hatırlattı. “Türkiye’de şu an apartman toplantıları dahi yapılamıyor ama iktidar kongreler yapıyor. Sağlık Bakanı da bu durum karşısında sessiz. İktidar, Sağlık Bakanı’nın, Dünya Sağlık Örgütü’nün, TTB’nin ve diğer sağlık meslek örgütlerinin tavsiyelerini, uyarıları görmezden geliyor” ifadelerini kullandı.

SÜRÜ BAĞIŞIKLIĞI NEDİR?

BBC’nin aktardığına göre ‘sürü bağışıklığı’ nüfusun bir hastalığa karşı koruma geliştirdiği noktayı tarif eden tabire verilen isim. Bunu yapmanın iki yolu bulunuyor. Bunlardan ilki aşı. İkinci yol ise insanların bu virüsü kaparak, topluluk halinde bağışıklık geliştirmeleri. Bu durumda, virüse bir daha maruz kalanların buna karşı bağışık olduğu varsayılıyor. Nüfusun büyük bir bölümünde bağışıklık koruması olması halinde virüsün de yayılamayacağı düşünülüyor. Geçmişte sığır vebası ve çiçek hastalığı gibi rahatsızlıkların ortadan kaldırılmasında sürü bağışıklığı önemli rol oynadı.

Gündem

Cezaevlerindeki çıplak aramayı Meclis de tescilledi

Siyasetin ve kamuoyunun gündeminden düşmeyen çıplak aramanın Meclis raporlarıyla da tescillendiği ortaya çıktı. 2019’da TBMM İnsan Hakları Komisyonu’nun hazırladığı inceleme raporlarında cezaevlerinde çıplak aramanın yapıldığı ve bu dayatmayla ilgili şikayetlerin olduğu vurgulandı.

BOLD – Kamuoyuna yansıyan bütün ifşalara karşın AKP’nin “yok” dediği çıplak arama, Meclis İnsan Hakları Komisyonu raporlarına da girdi. Türkiye’nin farklı cezaevlerinde çıplak arama dayatmasının yaşandığını anlatan raporun tarihi ise 2019.

Kadınların bir biri ardına ifşasıyla gündeme gelen çıplak arama mağduriyeti gündemdekini sıcaklığını koruyor. Son olarak AKP’li Özlem Zengin “Onurlu, ahlaklı kadın bir sene beklemez” diyerek, çıplak aramayı ifşa edenleri onursuzluk ve ahlaksızlıkla itham etmişti.

ŞİKAYETLER “BİR SENE SONRA” DEĞİL

Diğer yandan çıplak aramanın aslında kadınların ifşasıyla gündeme gelmeden önce, Meclis tarafından raporlandığı ortaya çıktı. Independent Türkçe’den Cihat Arpacık’ın haberine göre, TBMM İnsan Hakları Komisyonu, 2019 yılında bazı cezaevlerini ziyaret etti ve yaptığı incelemelerin sonucunda tespitlerini birer rapor haline getirdi.

Milletvekillerinden oluşan Hükümlü ve Tutuklu Haklarını İnceleme Alt Komisyonu, 6 Eylül 2019’da Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nu gitti. İncelemelerin ardından hazırlanan ve komisyona iletilen raporda cezaevinde çıplak arama yapıldığı ifade edildi.

GÖRÜŞE GİDENLERE BİLE ÇIPLAK ARAMA YAPILDI

Aynı tespit, Elazığ Cezaevi için hazırlanan raporda da yer aldı. Elazığ ile ilgili hazırlanan TBMM raporunda, tutuklu ve hükümlülerin, “Bir saat olan açık görüşlerin 30 dakika ile sınırlandırıldığı ancak fiili olarak 20-25 dakika açık görüş yapılabildiği”, “Görüşe gelenlerin çıplak aramaya tabi tutulduğu ve kötü muameleye maruz bırakıldıkları” gibi şikayetlerde bulundukları belirtildi.

ÇIPLAK ARAMA HER YERDE

Diyarbakır Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda yapılan incelemede de benzer şikayetlerin yer aldığı vurgulandı. Bu durum rapora şu ifadelerle girdi: ”Aramalarda insan onuru ile bağdaşmayan uygulamaların yapıldığı, çıplak aramaların yapıldığı, kurum içerisinde veya kampüs içerisinde bir yere gidip gelirken dahi hükümlü ve tutukluların çok sıkı aramalara tabi tutuldukları…”

Okumaya devam et

Gündem

Gözaltında işkenceye AYM’den 4 yıl sonra tazminat

Anayasa Mahkemesi, 2017’de gözaltına alınan ve 12 gün boyunca emniyette işkence gören Kürt siyasetçi Halil İbrahim Baran için hak ihlali kararı verdi. Baran gördüğü işkence sebebiyle 10-12 kaburgasının kırıldığını ve 35 gün sonra doktora görünebildiğini anlattı.

BOLD – Anayasa Mahkemesi, Ocak 2017’de Şanlıurfa Emniyeti’nde 12 gün boyunca işkence ve kötü muamele gören Halil İbrahim Baran’ın bireysel başvurusunda hak ihlali karar verdi. Baran’a 20 bin TL tazminat ödenmesine de hükmedildi. Baran sosyal medya paylaşımları ve konuşmaları sebebiyle gözaltına alınarak tutuklanmıştı.

“İŞKENCEDEN DOLAYI YÜRÜYEMEZ HALDEYDİM”

DW’ye konuşan Kürt siyasetçi Halil İbrahim Baran, “Ben bir siyasi partinin genel başkanıyım. 12 gün boyunca işkence gördüm ve dışarıya sesimi duyuramadım. Polis gözetiminde avukatımla görüştürdüler ve ben işkenceden dolayı yürüyemez haldeydim. Mahkemede elimi göğsüme bastırdım. Şuradan kemiğim çıktı. Çünkü 12 kaburgam kırılmıştı ve hakim bunu görmesine rağmen, ‘ölmek üzereyim beni doktora götürün’ dememe rağmen ilgilenmedi ve beni cezaevine gönderdi” dedi.

35 gün sonra doktora görünebildiğini söyleyen Halil İbrahim Baran, tahliye olduktan sonra Türkiye İnsan Hakları Vakfı’na başvurarak rapor aldı. Savcılığın takipsizlik kararı vermesi üzerine avukatı dosyasını Anayasa Mahkemesi’ne taşıdı. Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine hükmeden AYM, Baran’a 20 bin TL manevi tazminat ödenmesine ve yeniden soruşturma yapılmasına karar verdi.

İŞKENCE BAŞVURUSUNDAN SONRA HAKKINDA 8 SORUŞTURMA AÇILDI

Gözaltında kaldığı süre içerisinde başka olaylara da tanık olduğunu ifade eden Halil İbrahim Baran, “AKP Grup Başkanvekili çıplak aramanın olmadığını söylüyor ama bırakın çıplak aramayı tecavüz var. Cob tecavüzü var ve şahit oluyorsunuz” ifadelerini kullandı. Baran işkence başvurusu yaptıktan sonra hakkında 8 soruşturma açıldığını ve ailesinin tehdit edildiğini de sözlerine ekledi.

Halil İbrahim Baran, cezaevindeyken mahkemeye sunduğu 36 sayfalık dilekçesinin işkenceyle ilgili olan 6 sayfasını Twitter hesabından paylaştı.

 

Okumaya devam et

Gündem

İktidarın görmezden geldiği yoksulluk intiharları artıyor

Araştırmalara göre ekonomik kriz, yoksulluk, işsizlik ve gelecek kaygısı sebebiyle yaşanan intihar vakaları günden güne artıyor. 2002-2019 yılları arasında geçim sıkıntısı sebebiyle 5 bin 806 kişi intihar ederken, son dönemlerdeki artış kaygı verici boyutlara ulaştı.

BOLD – Başlıca gündem haline gelen ekonomik problemler, intihar vakalarında kendini gösterdi. Tespitlere göre yoksulluğa bağlı olarak intihar vakalarında artış gözlemlendi. Kocaeli’de sadece 1 haftada 7 kişinin intihar etmesi ve Aydın’da bir günde 3 kişinin canına kıyması, yoksulluk intiharlarının en taze ve çarpıcı örnekleri.

YOKSULLUK İNTİHARLARI ARTIYOR

CHP Bilim Platformu’nun verilerine göre, Türkiye’de 2002-2019 arasında yaşanan intiharlar içinde 5 bin 806 intihar vakasının nedenini geçim sıkıntısı ve ticari başarısızlık oluşturdu. Ülke genelinde ekonomik sebepler yüzünden yaşanan intiharların, toplam intiharlar içindeki payı 2018’de yüzde 7.3 iken, 2019’da yüzde 9.4’e yükseldi.  İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’ne göre sadece işyeri içinde ve/veya işe bağlı olarak intihar edenlerin sayısı 2020’nin ilk 8 ayında 54 kişi oldu.

Cumhuriyet’in haberleştirdiği CHP Bilim Platformu’nun verilerine göre, 2016 yılında 20-24 yaş arası 355 kişi yaşamına son verirken, bu sayı 2019 yılında 414’e çıktı. Sadece 2019 yılında 3 bin 406 kişi intihara bağlı olarak yaşamına son verdi. 3 bin 406 kişinin, yüzde 9,4’ü (321 kişi) geçim sıkıntısı nedeniyle intihar etti. Ayrıca Müzik ve Sahne Sanatçıları Sendikası (Müzik-Sen) verilerine göre ise getirilen konser yasakları ve kısıtlamalarla birlikte yaklaşık 700 bin müzisyen işsiz kaldı, 100’ü aşkın müzisyen ise intihar etti.

KOCAELİ’DE 1 HAFTADA 7 KİŞİ YAŞAMINA SON VERDİ

Kocaeli’de bir haftada 7 kişi ekonomik sebeplerden dolayı intihar etti. Tugay Adak, Ahmet Tarı, Samet Özer, Ünal Çetinkaya, Kadir Gündüz, Mustafa Özyıldız ve babası ile Ahmet Orhan peş peşe intihar etti. Bu haberler konuşulurken Aydın’da bir gün içinde 3 kişi canına kıydı.

ÇOCUKLARINI EMANET EDİP İNTİHAR ETTİLER

Son günlerde peş peşe gelen intihar olayları bunlarla sınırlı kalmadı. İstanbul Zeytinburnu’nda oturan Elvan ve Enver Demir çifti 1 buçuk yaşındaki çocuklarını akrabalarına emanet ederek yaşamlarına son verdi. 2020 Ocak ayında, Samsun’da 45 yaşındaki M.I, eline iş-aş yazarak kendini astı.

Medyaya yansıyan geçim kaynaklı intihar haberlerinin listesi uzayıp gidiyor. Konya’da evli ve iki çocuk babası kamyon şoförü M.Ç, maddi sıkıntılar nedeniyle kamyonuna kendisini asarak intihar etti. 2020 Şubat ayında Adem Yarıcı, “Çocuklarım aç, iş istiyorum anlamıyor musunuz?” diyerek Hatay Valiliği önünde kendini yaktı.

“SADECE 1 LİRAM KALDI” DİYEREK İNTİHAR ETMİŞTİ

İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü 3. sınıf öğrencisi Sibel Ünli de 2020 yılında intiharından önce yaptığı paylaşımlarda “Bir liraya karnımı doyurabilir miyim?“, ‘‘Yemekhane kartımda para kalmamış sadece bir liram var” ifadelerini kullanmıştı. Denizli’de işten atılan 26 yaşındaki Osman Karul, av tüfeğiyle kendini vurdu. Yine Denizli’de 21 yaşındaki U.Z.Ş, intihar eden isimler arasındaydı.

3 çocuk babası 39 yaşındaki Levent Akar ile 43 yaşındaki 3 çocuk babası İlyaz Yazgan Kocaeli’de, işsiz kalan yevmiyeli işçi Muhammed Bedir Çorlu’da intihar etti. Müzisyenler Duran Ay ile Erdem Topuz’un intiharı da medyada haber olarak yer aldı. Son olarak, İzmir’de çeşitli mekanlarda perküsyon çalarak geçimini sağlayan genç müzisyen Mehmet Mert El, geçim sıkıntısı nedeniyle intihar etti. Mert El’in pandemi yasakları nedeniyle mekanlar kapalı olduğu için 1 yıldır işsiz olduğu belirtildi.

Bu intihar haberlerinin yanı sıra pek çok intihar girişimi de yaşandı.

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0