Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Bunalıma giren halkın sığınağı antidepresanlar oldu: 55 milyon kutu

Artan ekonomik krizin getirdiği geçim zorluğu ve bunalım, halkı antidepresanlara yöneltti. Geçen yıl Türkiye’de 55 milyon kutu antidepresan ilaç kullanıldı.

BOLD – Mutsuz insan sayısının giderek çoğaldığı Türkiye’de antidepresan ilaç kullanımı her geçen yıl artıyor. 2019’da 49.8 milyon kutu antidepresan ilaç satılırken bu sayı 2020’de 54.6 milyona çıktı. Bunalım yaşayan ve antidepresan ilaca ulaşamayan çok sayıda kişi de yaşamına son verdi.

İKİ AYDA 95 KİŞİ İNTİHAR ETTİ

Salgın nedeniyle ekonomik kriz giderek derinleşti. 2021 yılında işini kaybeden ve geçim sıkıntısı yaşayan 95 kişi yaşamına son verdi. Sadece Kocaeli’nde son 10 gün içerisinde ekonomik sıkıntı nedeniyle 7 kişi yaşamına son verdi. İzmir’de 31 Ocak’ta iki çocuk babası müzisyen Erdem Topuz, 19 Şubat’ta bir yıldır işsiz olduğu belirtilen 29 yaşındaki müzisyen Mehmet Mert El, canına kıydı.

İŞSİZ SAYISI GİDEREK ARTIYOR

Ticaret Bakanlığı verilerine göre 2020 yılında 99 bin 588 esnafın dükkânı ve 40 bin 735 şirket kapandı, gerçek işsiz sayısı ise 10.7 milyona ulaştı. Salgının ekonomik etkilerini azaltmak için ilk olarak 17 Nisan 2020 tarihinde ilan edilen işten çıkarma yasağı mayıs ortasında bitecek. Yasağın bitmesiyle birlikte işsizler ordusuna binlerce kişinin daha katılması bekleniyor. Bir hanede borçlu olanların sayısı ise birden fazla olması dikkat çekti.

12 YILDA 3 KATTAN FAZLA ARTTI

Sosyal Güvenlik Kurumu verilerine göre Türkiye’de antidepresan ilaç satışı 2008 yılında 16 milyon 537 bin kutu iken bu sayı 2020’de 55 milyon kutuyu buldu. Sağlık Bakanlığı verilerine göre ise 2017-2019 yıllarını kapsayan üç yıllık dönemde, tüm hastanelerdeki psikiyatri kliniklerine başvuranların sayısı ise 7 milyon 953 bin 651 kişi oldu.

TOPLUMDAKİ MUTSUZLUK GİDEREK ARTIYOR

Yapılan araştırmalar Türkiye’de yaşayanların mutsuz ve gelecekten umutsuz olduğunu ortaya koydu. Dünya Mutluluk Raporuna göre 156 ülke arasında 93’üncü olan Türkiye’de halkın yüzde 60,4’ü kötüye gidildiğini düşünüyor. Ajans Press’in, Yaşam Memnuniyeti Araştırması’na göre de Türkiye’de mutlu insanların sayısı her yıl azalıyor. 2011 yılında yüzde 62,1 olan yaşam memnuniyeti oranı geçen yüzde 48,2’ye geriledi.

ANTİDEPRESAN KULLANIMI ARTIYOR

Cumhuriyet’ten Zehra Özdilek’e konuşan CHP Ankara Milletvekili Eczacı Gamze Taşcıer, antidepresan ilaç kullanımındaki artışa dikkat çekerek, “2019’da 49.8 milyon kutu antidepresan ilaç satılırken bu sayı 2020’de 54.6 milyona çıktı. Bunların reçeteli ilaçlar olduğu ve pandemi nedeniyle sağlık kurumlarına gitmeye çekinildiği de düşünüldüğünde, antidepresan kullanma ihtiyacı olan vatandaş sayısının aslında çok daha fazla olduğu da ortada” dedi. Türkiye’nin görülmemiş bir krizle karşı karşıya olduğunu belirten Taşcıer, “Sonuçta da antidepresan kullanım oranı olağanüstü düzeyde artıyor. Saray’dan görünmüyor olabilir ancak Türkiye’nin dört bir yanında büyük bir buhran var” dedi.

BAKANLIK İNTİHAR VERİLERİNİ GİZLİYOR

CHP Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer, bakanlığın intihar verilerini paylaşmadığını belirterek, “81 ilin yerel gazetelerini tek tek taradık ve ocak ayında en az 95 kişinin intihar ettiğini belirledik. Kaç kere sormamıza rağmen bakanlık bize veri vermiyor. İntiharların en büyük nedeni şüphesiz pandemi koşullarıyla birlikte ağırlaşan ekonomik sıkıntılar” dedi.

YOKSULLUK ARTTIKÇA İNTİHARLAR ARTIYOR

İşyerinde ve işe bağlı intiharların kaydını tuttuklarını belirten İSİG Meclisi üyesi Pınar Abdal da “TÜİK verilerinde de intihar edenlerin yüzde 80’inin yoksullar olduğunu görüyoruz. Türkiye’de işsizlik ve yoksulluk oranlarının artmasıyla beraber intihar oranlarının da arttığını görüyoruz. İşsizlik, borçluluk, güvencesizlik ve işyerinde baskı, intiharların başlıca sebepleri. Tedbirlerin bırakılması durumunda bu rakamların daha da artacağı ortada” dedi.

Halkbank davası öncesi Erdoğan’ın serveti yeniden gündemde

Gündem

Sezgin Baran Korkmaz Avusturya’da tutuklandı

ABD Hazinesini yarım milyon dolar dolandırdığı öne sürülen iş insanı Sezgin Baran Korkmaz Avusturya’da tutuklandı. Avukatları tutuklanma talebinin ABD’den geldiğini belirtti. Avusturya’da yargılanacak olan Korkmaz’ın yurt dışına çıkmadan bir gün önce İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile görüşüp görüşmediği gibi hakkındaki birçok soru yanıtsız kaldı. 

BOLD – SBK Holding’in sahibi iş insanı Sezgin Baran Korkmaz Avusturya’da tutuklandı. Korkmaz’ın avukatları tutuklama talebinin ABD’den geldiğini ve yargılamanın Avusturya’da süreceğini bildirdi.

ABD HAZİNESİNİ YARIM MİLYAR DOLAR DOLANDIRDI İDDİASI

Sözcü’den İsmail Saymaz’ın haberine göre ABD’de Utah Federal Savcılığı, mahkemeye başvurarak iş insanı Sezgin Baran Korkmaz’ın Türkiye’deki varlıklarının ABD tarafından geri alınmasını talep etmişti. Yapılan araştırmada, Korkmaz’la birlikte çalışan Kingston Kardeşler’in ABD Hazinesini dolandırarak elde ettiği yarım milyar dolar civarındaki teşviklerin en az 132 milyon dolarını Türkiye’ye gönderildiği görülmüş, iki kardeş de suçlarını itiraf edip mahkum olmuşlardı.

ABD’DEN GELEN PARALARLA TÜRKİYE’DEN ŞİRKETLER ALDI

2014-2018 yılları arasında Türkiye’ye gönderilen paralar ile SBK’nin kontrolünde ilaç, inşaat ve teknoloji başta olmak üzere birçok farklı yatırımlar yapıldığı ve şirketler alındığı yine kardeşlerin duruşmalarda verdiği bilgilerle ortaya çıktı. Kingston Kardeşler Türkiye’ye gönderdiği paraların işlem belgeleri de dahil olmak üzere, SBK ve SBK’ya yakın başka Türkiye irtibatları ile ilgili iletişim bilgilerini de Amerikalı savcılarla paylaştı. Aynı duruşmalarda sanık olan ve Sezgin Baran Korkmaz ile Kingston Kardeşleri tanıştıran ve işbirliği yapan Lev Dermen de suçlu bulunarak mahkum oldu.

 

Tenkilde kaçırılmalar ve Hakan Fidan’ın MİT’i

Okumaya devam et

Gündem

Kovid-19 aşısı hekimleri ikiye böldü

Koronavirüs yeni mutasyonlarla birlikte Türkiye’de yaklaşık 16 aydır etkisini sürdürüyor. AKP Hükumeti’nin geç kaldığı aşılama, toplum gibi hekimleri de ikiye böldü. Birçok hekim faz 3 çalışmaları başta olmak üzere sıraladıkları birçok gerekçe ile aşıya karşı çıkıyor.

BOLD – Sosyal medyada birçok hekim, koronavirüs aşılarıyla ilgili karşı karşıla geliyor. Bazıları neden aşı olunması gerektiği ile ilgili paylaşımlar yaparken, bazıları da neden aşı olmayacağını madde madde sıralıyor.

“KOVİD-19 AŞILARININ HİÇBİRİNİN FAZ 3 ÇALIŞMASI TAMAMLANMADI”

Sosyal medyada karşı karşıya gelenlerden biri de Dr. Ümit Aktaş ile Prof. Dr. Güner Sönmez. Sağlık Bakanlığı’nı kaynak olarak gösterip Türkiye’de, çocukluk aşıları dâhil, Kovidd-19 aşısının da zorunlu olmadığına dikkat çeken Dr. Ümit Aktaş, neden aşı yaptırmayacağını şu şekilde ifade etti: “Çok sorulduğu için cevap veriyorum:
Koronavirüs aşısı olmadım, olmayacağım.
Aşı karşıtı değilim.
Uygulanan kovid aşılarının hiçbirinin Faz 3 çalışması tamamlanmamıştır.
Yan etkileri gösterilememiş olan, ruhsatsız ve tehlikeli aşı adaylarının insanlara uygulanmasına karşıyım.”

“BU FARKLI DÜŞÜNMEK DEĞİL, DEZENFORMASYON YAPMAKTIR”

Aktaş’ın paylaşımına sosyal medya hesabından cevap veren Prof. Dr. Güner Sönmez ise “Faz 3’ü bitmiş, hakemli dergilerde yayınlanmış ve binlerce kez paylaşılmış olmasına rağmen insanlara yanlış bilgi vermenin masum bir davranış olmadığını düşünüyorum. Bir yanlışı savunanın doktor olması onu doğru yapmaz. Bu farklı düşünmek değil, dezenformasyon yapmaktır” dedi.

“SONBAHARDA BU İŞ BİTER” İDDİASI

Aşı randevularında yaş sınırının 30’a indiğine vurgu yapan Sönmez, “40 milyon dozu geçtik ve 18 yaş üstü nüfusun yüzde 50’si en az tek doz aşısını oldu. Bu gerçekten çok iyi bir haber. Sadece tek dozu yapılan vatandaşlar, 2. dozu olup 14 gün geçene kadar korunmaya devam etmeli. Büyük bir aksilik çıkmazsa sonbaharda bu iş biter” iddiasında bulundu.

AŞI TARAFTARLARI YAPTIRMAYANLARA HAPİS İSTİYOR

Doktorlar gibi toplum da aşı konusunda ikiyi ayrılmış durumda. Bir yanda aşı yaptırılması için zorunlu kanun çıkarılmasını isteyen, yaptırmayanlara hapis ve para cezası verilmesini talep edenler bulunurken; diğer yanda ise gerçekliği kanıtlanmamış aşıların bireylere uzun vadede zarar vereceği, aşının insan DNA’sını değiştireceği, aşı vasıtasıyla insanlara mikroçipler yerleştirileceği, koronavirüsün sürekli mutasyona uğradığı için aşının işe yaramayacağı, aşıların faz 3 çalışmalarının tamamlanmadığı, yaptırılsa bile aşıların etkilerinin kısa süreli olacağı gibi birçok nedeni ortaya sürerek aşı yaptırmaya yanaşmayan milyonlar bulunuyor.

 

 

 

 

Tenkilde kaçırılmalar ve Gülen Hareketi – CANLI YAYIN

Okumaya devam et

Gündem

Tayyip Erdoğan’ın kuzeni: Veyis Ateş gitti Sıra Ersoy Dede’de

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kuzeni gazeteci Cengiz Er, firari iş adamı Sezgin Baran Korkmaz’dan ’10 milyon euro’ isteyen gazeteciler listesinde sıranın TRT spikeri Ersoy Dede’ye geldiğini söyledi. Er, Dede’nin Korkmaz’ın reklamını yaptığını öne sürdü.

BOLD – HaberTürk TV Ana Haber Sunucusu Veyis Ateş, firari iş adamı Sezgin Baran Korkmaz’dan ’10 milyon euro aldığı’ yönündeki iddialarla ilgili ilk kez konuştu. Halk TV canlı yayınında gazeteci İsmail Saymaz’ın sorularını yanıtlayan Ateş, para istemediğini açıkladı. Gazeteci Saymaz ise ses kayıtlarını dinlediğini ve Veyis Ateş’in yalan söylediğini ekranda yüzüne söyledi.

ERSOY DEDE’YE İSTİFA ÇAĞRISI

Erdoğan’ın gazeteci yeğeni Cengiz Er ise sosyal medya hesabından TRT spikeri Ersoy Dede’ye istifa çağrısında bulundu. Er, Dede’yi Korkmaz’a yakın olmakla suçladı.

Er’in paylaşımı şöyle: “Veyis Ateş kaybetti ve bir süreliğine de olsa ekranlardan çekildiğini açıklamış oldu. Diğerleri de bir an önce aynı şeyi yapmalıdır. Öncelik sırasını da hem Sedat Peker’e övgüler düzen, hem de SBK’nın PR’ını yapan Ersoy Dede’ye veriyorum. TRT Ana Haber’den hemen çekilmelidir.”

VEYİS ATEŞ, ERSOY DEDE, CEM KÜÇÜK VE FUAT UĞUR BİRBİRİNİ KORUYOR

Veyis Ateş’in 10 milyon Euro aldığı haberlerinin ardından sosyal medyada da tartışmalar yaşanıyor. TRT Spikeri Ersoy Dede, TGRT Spikeri Cem Küçük ve Türkiye Gazetesi yazarı Fuat Uğur birbirine sahip çıkıyor. Birbirlerinin mesajlarını retweet eden bu isimler diğer gazetecilere de tepki gösteriyor.

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0