Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Halkbank davası öncesi Erdoğan’ın serveti yeniden gündemde

Cem Uzan, Halkbank davası öncesi Erdoğan’ın servetini yeniden gündeme getirdi. Erdoğan’ın servetinin Katar’da olduğunu söyledi. İşte bu güne kadar Erdoğan’ın serveti ile ilgili söylenenler…

BOLD – Mart ayında ABD’de başlayacak olan Halkbank davasında AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın serveti gündeme gelecek. 1994 yılında bir yüzükle belediye başkanlığına başlayan Erdoğan’ın yurt dışında yüz milyarlarca dolar serveti olduğu iddia ediliyor.

UZAN: ALDIKLARI RÜŞVET KATAR’DA

Genç Parti kurucu Genel Başkanı Cem Uzan, Youtube üzerinden yayın yapan Bizim TV’de katıldığı canlı yayında Şaban Sevinç’e AKP’li Erdoğan’ı özelleştirmeden aldıkları rüşvetleri Katar’da saklamakla suçladı. Uzan, 9 milyar dolara sattığı Telsim’i Londra’da 2,5 milyar dolar rüşvet alıp 4,5 milyar dolara satmakla suçladığı Erdoğan ile Katarlılar arasında skandal bir ilişki olduğunu öne sürdü. İşte Uzan’ın yeniden gündeme getirdiği Erdoğan’ın serveti ile ilgili geçmişten günümüze söylenenler…

BİR YÜZÜKLE YOLA ÇIKTI

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1994 yılında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na aday olduğunda hiçbir serveti bulunmuyordu. Bu durumu belediye başkanlığı adaylığı sırasında yaptığı mitinglerde de dile getiren Erdoğan, elindeki alyansı gösterip, “İşte bütün servetim bu yüzük. İstanbul’a hizmete hazırım” demişti.

RAHMİ KOÇ: 1 MİLYAR DOLARI NASIL BİRİKTİRDİ?

Erdoğan’ın 2001 yılında AKP’yi kurma hazırlığı yaptığı dönemde dönemin Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Rahmi Koç, CNN Türk’te Taha Akyol’un “Eğrisi Doğrusu’’ programında siyasetin para işi olduğunu söyleyerek, “Tayyip Bey’de çok para olduğunu öğrendik, 1 milyar dolar biriktirmişler, nasıl biriktirdilerse? Onun mali bir derdi olacağını zannetmiyorum’’ yorumunu yaptı. Koç, Erdoğan’ın kendisini yenilediğine inanmadığını da açıkladı.

KILIÇDAROĞLU: YURT DIŞINDA MİLYARLARI VAR

Cumhuriyet’ten İpek Özbey’e konuşan CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ailesinin yurt dışında büyük bir serveti olduğunu iddia ederek şunları dile getirdi:

  • Madem Türkiye’yi çok seviyorlar o zaman o milyarları getirseler ya. Milyarlarca paraları var.
  • Şunun için eminim: Trump, “Senin servetini, mal varlığını inceleyeceğiz, aklını başına al” dediğinde Erdoğan hiç sesini çıkarmadı.
  • Erdoğan Ailesi’nin Türkiye’ye vergi açısından da ihanet ettiğini çok iyi biliyoruz.
  • Man Adası’ndaki olay buydu. Vergi cennetlerinden gelecek paranın vergilendirilmesini sağlayacak kararname 2006 yılından bu yana çıkarılmıyor.
  • Çünkü Erdoğan Ailesi, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne vergi ödemek istemiyor.
300 MİLYAR DOLAR SERVETİ VAR

Erdoğan’ın yurtdışındaki servetinin 300 milyar dolar civarında olduğunu öne süren AKP’nin kurucu isimlerinden olan CHP Konya Milletvekili Abdüllatif Şener, Erdoğan’ın mal varlığının milli güvenlik sorunu haline geldiğini öne sürdü. Şener, Erdoğan ve ailesinin tüm mal varlığının açıklanması ile ilgili ABD’nin gündemindeki yaptırımlar, Halkbank davasını hatırlatarak Erdoğan’ın sanık sandalyesine oturtulması gibi kişisel endişeleri bulunduğunu öne sürdü.

DAVUTOĞLU REST ÇEKTİ, MAL VARLIKLARI ARAŞTIRILSIN

Erdoğan, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun başbakanlığı döneminde DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın imzasını taşıyan kararla Şehir Üniversitesi’ne tahsis edilen arazinin, bu üniversitenin mülkiyetine geçirildiğini ifade ederek, Halk Bankası’ndan alınan krediye karşılık gösterilmediği ve geri ödenemediği suçlamasını yöneltti. Erdoğan’ın “dolandırıcılık” suçlamalarına, eski Başbakan Davutoğlu’nun, TBMM soruşturması başlatılarak Erdoğan dahil tüm eski Cumhurbaşkanları ve Başbakanların ailelerinin “mal varlıkları araştırılsın” restini çekti. Bu reste AKP’den herhangi bir cevap gelmedi.

LİDERLERDEN ORTAK ÇAĞRI: ABD’YE HODRİ MEYDAN DE

AKP’li Erdoğan’ın mal varlığının ABD’deki bir davada gündeme gelmesi sonrası parti liderleri bunun ülke üzerinde bir tehdit olmaması için Erdoğan’a çağrı yaptı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Amerika’nın Erdoğan ve ailesinin mal varlığına tedbir koyarak açıklama tehdidine karşın Erdoğan’a ortak çağrı yaparak “Ailenin ve kendinin mal varlığını açıkla, Amerika’ya hodri meydan de…” dedi. Liderlerin bu söylemleri AKP cephesinde karşılık bulmadı.

SOYLU VE KURTULMUŞ DA ELEŞTİRMİŞTİ

Daha önce parti lideri iken istifa edip AKP saflarına geçen ve şu an Erdoğan’ın en yakınında bulunan Numan Kurtulmuş ve Süleyman Soylu da AKP döneminde yapılan rüşvet ve yolsuzlukları kıyasıya eleştirmişti. Erdoğan’ın serveti ile ilgili üzerinden ilk şantajı yapan kişilerden biri olan HAS Parti Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, Erdoğan için “Harun olmaya geldiler, Karun oldular” demişti. Süleyman Soylu da DP Genel Başkanı iken yaptığı bir konuşmada “AKP hükumeti, yanlış ekonomi politikası sonucu bayramları da millete zehir etti. İnsanlarımız gülmeyi unuttu. Beceriksizlik ve yetersizlikle, Türkiye’yi krizle karşı karşıya bıraktılar. Paçalarından yolsuzluk akıyor. Türkiye’de ihale ve yandaş belediyeciliği yapılmaktadır” dedi.

WİKİLEAKS BELGELERİNE DE GİRDİ

Erdoğan’ın yurtdışındaki serveti Wikileaks belgelerine de girdi. Wikileaks belgelerine göre dönemin Başbakanı Erdoğan’ın İsviçre’de 8 ayrı hesabı bulunuyor. Ergenekon soruşturmasında tutuklanan ve Silivri’de hayatını kaybeden üst düzey mit yöneticisi Kaşif Kozinoğlu da ölmeden önce Doğu Perinçek’in Aydınlık gazetesine yaptığı açıklamada, Erdoğan’ın İsviçre bankalarında 8 ayrı hesapta yaklaşık 800 milyon dolar parası olduğunu ifade etmişti.

AOÇ’ye Saray’ı yaptıran karar Danıştay tarafından kaldırıldı

Politika

Erken seçim düğümü Erdoğan’ın elinde

İktidarın tüm inkarına karşın muhalefet, haziran ayında baskın bir erken seçim yapılacağı konusunda ısrarlı. Muhalefet, yeterli milletvekili olmadığı için erken seçim kararını alamıyor. Tek seçenek, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın erken seçim kararı alması.

BOLD – Muhalefet başta ekonomi olmak üzere, yaşanan problemleri gerekçe gösterip erken seçimde ısrar ediyor. Son aylarda artan erken seçim talepleri için önümüzdeki haziran ayı işaret ediliyor. Mevcut vekil dağılımı ile muhalefetin erken seçimi talebini hayata geçirme şansı yok. Peki erken seçim kararı nasıl alınır?

360 MİLLETVEKİLİ OYUNA İHTİYAÇ VAR

5 yıl süre için seçilen AKP’li Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan ve milletvekillerinin görev süreleri 2023 yılının haziran ayında sona erecek. Ancak TBMM’nin salt çoğunluğu veya cumhurbaşkanı kararı ile erken seçime gidilebiliyor. TBMM’nin erken seçim kararı alabilmesi için 360 milletvekilinin oyuna ihtiyaç var. 247 oyu bulunan muhalefetin bu sayıya ulaşabilmesi zor görünüyor.

ERKEN SEÇİM KARARINI ERDOĞAN ALABİLİR

Yeni sisteme göre Cumhurbaşkanı da erken seçime gidilmesi konusunda karar alabiliyor. TBMM’nin bu sandalye yapısıyla, ülkeyi erken seçime AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan dışında kimse götüremiyor. Erdoğan’ın seçim kararı alması halinde ise hükumet ve muhalefet Meclis’te ortak bir erken seçim kararı alabilir.

YSK İÇİN 60 GÜN YETERLİ

Meclis veya Cumhurbaşkanı’nın erken seçim kararı alması halinde YSK 60 gün sonraki ilk pazar günü seçim yapabiliyor. Seçimlerin muhalefetin talep ettiği gibi haziran ayı içerisinde yapılabilmesi için en geç nisan ayı içerisinde erken seçim kararı alınması gerekiyor. 2018 yılında da Nisan ayında erken seçim için karar alınmış, 24 Haziran’da ülke seçime gitmişti.

ÖNCE YALANLADILAR, SONRA KARAR ALDILAR

2019 yılı Kasım ayında yapılması gereken seçimler, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin seçim çağrısı sonrası 2018 Haziran ayında yapılmıştı. 2018 Nisan ayı başında erken seçim iddialarını kesin dille yalanlayan Bahçeli ve Erdoğan, Bahçeli’nin 17 Nisan günü “Türkiye’nin bu ağırlığın altında daha fazla kalması, 3 Kasım 2019’a kadar sabırla dayanması mümkün değildir. Bugünkü şartlar altında 3 Kasım’a kadar ulaşması istikrar ve dengeyle ulaşması zorlaşmaktadır. 26 Ağustos 2018 günü seçim yapılmalıdır” açıklamasından bir gün sonra Erdoğan erken seçimlerin 24 Haziran günü yapılacağını açıklamıştı.

 

 

Okumaya devam et

Politika

Hulusi Akar 16 şehit verilen Gara operasyonunu başarılı buldu

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, eleştirilerin hedefindeki Gara operasyonunu savundu. Akar, 13 rehinenin ve 3 askerin şehit düştüğü operasyonun başarılı olduğunu söyledi. Muhalefetin eleştirilerini ise ‘olayları başka yerlere taşımak’ olarak yorumladı.

BOLD – Türkiye günlerdir Gara operasyonunu ve başarısızlığı tartışırken Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’dan tartışmalı bir çıkış geldi. Akar 13 rehine ve Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu askerin şehit düştüğü operasyon için “başarılı” dedi.

AKAR: ASIL GÖRÜLMESİ GEREKEN PKK’NIN ALÇAK YÜZÜ

Bakan Akar, Mecliste gazetecilerin sorularına cevap verdi. Operasyonun başarılı olduğunu ve personelin emirleri yerine getirdiğini ileri süren Akar “Personel verilen görevi gayet başarılı bir şekilde yerine getirdi. Orada görülmesi gereken PKK’nin alçak ve hain yüzü” dedi.

AKAR ELEŞTİRİLERİ YERSİZ BULDU

Akar, muhalefetin sert eleştirilerini ise “olayları başka yerlere taşımak, götürmek” olarak yorumladı. Akar “PKK, büyük bir gaddarlıkla, alçaklıkla masum 13 insanımızı, kardeşimizi, evladımızı şehit etti. Bunun bir kere görülmesi lazım. PKK’nın bu hain yüzü görülmeden olayları başka yerlere taşımak, götürmek gerçekten tartışmayı çok yanlış yerlere götürür. Buradaki faaliyet oradaki silahlı kuvvetlerimizin personeli verilen görevleri başarılı bir şekilde yerine getirdiler. Hava kuvvetleri, kara kuvvetleri, özel kuvvetler gerekli görevleri yaptılar. Burada asıl görülmesi gereken husus, işin özü PKK’nın alçak yüzü” dedi.

Akar operasyonun başarılı olduğunu iddiasını ise “PKK kaçacak delik kalmadığını, büyük bir panik içinde olduğunu, özellikle sözde PKK’nın başlarının bunu çok iyi anladığını, 2 gece aynı yerde yatmadığını hepimiz biliyoruz, görüyoruz” sözleriyle sürdürdü.

Okumaya devam et

Politika

“Çözüm sürecinde bizlere vaat edilenleri açıklamazsak namerdiz”

HDP Eş Başkanı Pervin Buldan, Süleyman Soylu’nun Kandil fotoğrafları iddiasına yanıt verdi. “Çözüm süreci başarıya ulaşırsa nelerin yapılacağına dair bizlere vaat edilenleri açıklamazsak namerdiz” dedi.

BOLD – Grup toplantısında açıklamalarda bulunan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun iddialarını yanıtladı. Buldan, “Kandil fotoğrafları PKK’den silahları bırakacaklarına dair mektupları aldığımız ziyaretlere aittir. Senin genel başkanın Erdoğan da heyecanla bu mektubu bekliyordu” dedi. Buldan şunları dile getirdi:

  • İktidar Gara konusunda çok açık suçludur. Amaçları Gara’da o insanları kurtarmak değildi. Operasyon değil başka bir yol mutlaka seçilmeliydi.
  • 2015’te benim de içerisinde yer aldığım Lice’de 3 uzman çavuş bizim girişimlerimiz sonucu kurtarıldı. O insanlar daha sonra bize ulaşarak teşekkür etti.
  • 13 insanın getirilmesi için parti olarak hükumete defalarca çağrılar yapıp girişimlerde bulunduk, dikkate almadılar.
  • Gara’ya kendi iktidarlarını kurtarmak için gittiler. Gara’dan siyasi bir zaferle ve müjdeyle dönmeyi umuyorlardı. 13 insanı siyasi amaçlarına feda ettiler.
  • HDP kapatılsın korosu her gün gürültü çıkarmaya, Kürt düşmanlığı yaymaya devam ediyor. Varlıklarını HDP’nin yokluğuna bağlamış durumdalar.
  • Gezdiği çukur kanallarında yalan rüzgarları estiren bir fotoğraf bakanı var.
  • Bir vekil arkadaşımıza açıkça iftira atmaktan geri durmuyorlar. Güya HDP’li bir kadın vekil oraya gitmiş oradan talimat almış gerçekten pes doğrusu. Bizim milletvekilimiz Gara’ya gitmemiş, Gara’da bulunmamıştır.
  • Bunların bir fotoğrafçı bakanları var; çözüm sürecindeki fotoğraflarımız üzerinden algı yaratma telaşında. Bu bakan, Erdoğan’ın koltuğuna açıkça göz dikmiş durumda. Kendi içinizdeki koltuk kavgasını açık yapın!
  • Savaşınızı HDP üzerinden yürütmeyin. HDP buna izin vermez.
  • Bir defasında Kandil’de görüşme gerçekleştirirken üzerimizde iki İHA dolaşıyordu. Ankara’ya döndüğümüzde sorduk “Sizin güvenliğiniz için uçuyorlardı” dediler. Kandil görüşmelerini devletin güvenlik amaçlı uçurduğu İHA’ların altında gerçekleştirdik. Kayıtlarda mevcuttur.
  • Soylu efendi bak iyi dinle! Sana televizyonlarda gösterdiğin fotoğrafın hikâyesini de anlatayım. Kandil fotoğrafları PKK’den silahları bırakacaklarına dair mektupları aldığımız ziyaretlere aittir. Senin genel başkanın Erdoğan da heyecanla bu mektubu bekliyordu.
  • Biz çözüm çözüm sürecini 3 ayak üzerinden yürüttük. Birinci ayak İmralı’ydı, ikinci ayak Kandil’di, üçüncü ayak hükumet ve devlet kanalıydı. İmralı ziyaretinden sonra yine devletin ve hükumetin onayıyla Kandil’e gidiyorduk.
  • İmralı’da bu fotoğrafı kim çekti? Çekilen fotoğrafı kim bize verdi? Dolmabahçe mutabakatı fotoğrafı. Bunu da biz çekmedik. Her üç fotoğrafın da kimler tarafından çekildiği açık ve net olarak ortadadır.
  • Görüşmenin sonucu devlet ve hükümete aktarıyorduk. Devlet heyeti ise bu bilgileri biz İmralı’ya gitmeden önce kendisi gidiyor, bu bilgileri götürüyor, Sayın Öcalan’la görüşmeleri gerçekleştiriyor, arkasından bizi İmralı’ya gönderiyordu.
  • Sonra çözüm heyeti İmralı’ya gidiyordu, sayın Öcalan devlet heyetiyle görüşmenin çerçevesini bize aktarıyor, devlet heyetiyle görüşme yaptıktan sonra devletin bilgisi ve onayı dahilinde oradaki PKK yetkililerine anlatıyorduk.
  • Çözüm sürecinde bizlere, partimize, heyetimize neler vaat edildiğini, hangi sözler verildi, çözüm süreci başarıya ulaşırsa nelerin yapılacağına dair bizlere vaat edilenleri yeri ve zamanı geldiğinde açıklamazsak namerdiz.
  • HDP’ye saldırdıkça kaybettiklerinin farkında değiller. Elinizden geleni ardınıza koymayın. Ömer Faruk Gergerlioğlu Türkiye toplumunun vicdanı, sesi, kulağıdır. Gergerlioğlu’nun yaptığının zerresini siz yapmadınız.
  • HDP’den size zafer çıkmaz. Çünkü HDP kendi zaferlerini yazar. Celladın suratına hakikati haykırmaya devam edeceğiz. Önünüzde diz çöken bir HDP’liyi asla göremeyeceksiniz. Gergerlioğlu insan haklarının hafızasıdır. “

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0