Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Libya’da güç mücadeleleri: İçişleri Bakanı’na suikast iddiasını diğer devlet kurumu yalanladı

Libya Ulusal Mutabakat Hükumeti (UMH) İçişleri Bakanı Fethi Başağa’nın konvoyuna saldırı düzenlendiği ve suikast girişimine uğradığı açıklandı. Ancak diğer bir devlet kurumu Güvenlik ve İstikrarı Destekleme Birimi, Başağa’ya suikast iddiasını yalanladı ve konvoydaki görevlileri suçladı.

BOLD – Uzun süren diplomatik çalışmalardan sonra Birleşmiş Milletler (BM) öncülüğünde ülkeyi yıl sonunda seçime götürecek geçiş konseyi oluşturulmuş ve ülkede yıllardır devam eden iç savaşa barışçıl çözüm umudu doğmuştu. Ancak Pazar günü öğleden sonra gelen haber ülkede güç mücadelelerinin kısa sürede sona ermeyeceğini gösterdi.

Libya İçişleri Bakanı Fethi Başağa’nın konvoyunun başkent Trablus’ta silahlı saldırıya uğradığı, Başağa’nın sağlık durumunun iyi olduğu açıklandı.

İÇİŞLERİ BAKANLIĞI: BİR SALDIRGAN ÖLDÜRÜLDÜ, 2’Sİ YAKALANDI

Libya İçişleri Bakanı Fethi Başağa

Libya İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Başağa’nın Trablus’un batısındaki Canzur bölgesinde ikamet ettiği konutuna giderken, seyir halindeki konvoyuna ağır silahlı bir pikap araçtan makineli silahlarla ateş açıldığı belirtildi.

Başağa’nın saldırıdan “hiçbir zarar görmeden” kurtulduğu ve sağlık durumunun iyi olduğu kaydedildi.

Korumalarının saldırının yapıldığı araca müdahale ettiği aktarılan açıklamada, silahlı grupla çatışmaya girilmesi sonucu bir korumanın yaralandığı, saldırganlardan ise birinin öldürüldüğü diğer ikisinin de yakalandığı bilgisi verildi.

Açıklamada ayrıca konunun Başsavcılığa aktarıldığı ve saldırının faillerinden hesap sorulması için yasal işlem başlatıldığı bildirildi.

BAŞAĞA’NIN KUZENİ SUİKASTE KARIŞMAKLA SUÇLANAN ARAÇTA MIYDI?

Olaya ilişkin Libya basınına yansıyan görüntülerde bir pikabın devrildiği görülüyor ve silah sesleri işitiliyor.

İşi daha da ilginç kılan ise suikastta kullanıldığı iddia edilen aracın bir devlet kurumuna ait olması ve aracın içindeki bir kişi.

Suikasta karışmakla suçlanan araç Libya hükümetine bağlı Güvenlik ve İstikrarı Destekleme Birimine ait. Ve iddiaya göre suikasta karışmakla suçlanan aracın içinde İçişleri Bakanı Başağa’nın kuzeni Rıdvan el-Hengari bulunuyordu.

Anadolu Ajansı, devrilen araçta bulunanlardan kuzen Rıdvan el-Hengari’nin hayatını kaybettiğini, diğer 2 kişinin ise ağır yaralandığını bildirdi.

AA’ya konuşan Libyalı Milletvekili Ali Ebu Zribe, Başağa ve konvoyundakileri, Hengari’nin ölümüne ve diğerlerinin de yaralanmasına sebep olmakla suçladı.

GÜVENLİK VE İSTİKRARI DESTEKLEME BİRİMİ SUİKAST İDDİASINI YALANLADI

Olaya karışan aracın bağlı olduğu Güvenlik ve İstikrarı Destekleme Birimi de İçişleri Bakanı Başağa’ya suikast düzenlendiği iddiasını yalanladı.

Libya hükümetine bağlı güvenlik biriminden yapılan yazılı açıklamada, kurum aracının günlük görevinden döndüğü sırada yolda Başağa’nın konvoyu ile karşılaştığını ve konvoydaki güvenlik ekibinin araca “haksız yere” ateş açtığını ileri sürdü.

Açıklamada, “Yaşanan olay, İçişleri Bakanının güvenlik ekibinin koordinasyonsuzluğu ve yanlış davranışından kaynaklanmaktadır. Birim, Bakana yönelik herhangi bir suikast girişimini iddiasını reddetmektedir ve Birim, personeline yönelik silahlı saldırıya karışanların peşini bırakmayacaktır.” ifadelerine yer verildi.

UMH İÇİNDE GÜÇ MÜCADELELERİ

Ankara ile sıkı ilişkileri bulunan Başağa, UMH Başbakanı Fayiz Es-Serrac’ın halefi olarak gösteriliyor.

Libya Hükumeti Başkanlık Konseyi ve Başbakan Fayiz Es-Serrac, 23 Ağustos’ta Trablus’ta ve diğer bazı şehirlerde meydana gelen gösteriler ve ardından yaşanan olaylar nedeniyle Fethi Başağa’yı Milli Bakanı Hulusi Akar ile görüşmek üzere Ankara’da bulunduğu sırada 28 Ağustos’ta görevden aldı.

Fethi Başağa, Eylül ayının başında göreve iade edildi.

LİBYA’DA 5 ŞUBAT’TA GEÇİŞ KONSEYİ OLUŞTURULDU

Siyasi krizin devam ettiği ülkede Birleşmiş Milletler (BM) öncülüğünde 5 Şubat’ta Cenevre’de toplanan Libya Siyasi Diyalog Forumu üyelerinin oylaması sonucunda, geçici yönetimin Başkanlık Konseyi Başkanlığına Muhammed Menfi, Başbakanlığa da Abdulhamid Dibeybe seçilmişti.

Doğudaki Misrata kentinin önde gelen isimlerinden ve Ulusal Mutabakat Hükumeti’nde halen İçişleri Bakanlığı görevini yürüten Başağa, geçiş hükumetinde başbakanlığa aday oldu ancak kazanamadı.

Blackwater kurucusu Prince ve Batılı paralı askerler, Libya hükumetini devirmek istedi

Dünya

Papa’dan Midilli’de mültecilere destek mesajı: Ege ‘Ölü Deniz’e dönüşmesin

Katolik Kilisesi’nin ruhani lideri Papa Francesco, Yunanistan ziyareti sırasında Midilli adasındaki göç merkezine giderek, sınırları değil insanları korumaya öncelik verme çağrısı yaptı. Papa, “Mare nostrum’un (bizim deniz) mare mortuum’a (ölü deniz) dönüşmesine izin vermeyelim” dedi.

BOLD – 2013’te göreve gelmesinden bu yana göçmenlerin yaşadıklarına dünyanın dikkatini çekme amaçlı eylem ve söylemlere ağırlık veren Katolik Kilisesi’nin ruhani lideri Papa Francesco, Yunanistan’ın Midilli adasındaki göçmen kampına giderek burada yaptığı konuşmayla Avrupa’ya ve dünyaya bu konuda mesajlar verdi.

Göçmen kampı ziyareti sırasında ‘sınırları değil insanları korumaya öncelik verme’ çağrısı yapan Papa Francesco, “Mare nostrum’un (bizim deniz) mare mortuum’a (ölü denizi) dönüşmesine izin vermeyelim” dedi. Papa’nın 50 kadar göçmeni de İtalya’ya götürmesi bekleniyor.

“SİZİN YANINIZDA OLDUĞUMU SÖYLEMEYE GELDİM”

Papa Francis ve Yunanistan Cumhurbaşkanı Katerina Sakellaropulu

Yunanistan Cumhurbaşkanı Katerina Sakellaropulu’nun da katıldığı buluşmada yaklaşık 200 göçmene hitap eden Papa, “Buraya, sizin yanınızda olduğumu söylemeye geldim” dedi.

2016’da da Midilli’yi ziyaret eden Papa, buradaki kamplardan bir grup Suriyeli göçmeni beraberinde Roma’ya götürmüştü. Papa, bugün adaya geri dönüşünde, “Buraya yaptığım ziyaretin üzerinden 5 yıl geçti. Bunca zaman sonra göç meselesinde çok az şeyin değiştiğini görüyoruz” diye konuştu.

Diğer birçok ülke gibi Yunanistan’ın da hala göç konusunda “baskı altında” olduğunu söyleyen Papa, “Üzülerek kabul etmeliyiz ki Avrupa’da hala bu meseleye kendilerini ilgilendirmeyen bir iş gibi yaklaşmakta ısrar edenler var” eleştirisini yaptı.

Papa, göçmenlerin “insana yakışmayan” koşullara mahkum edildiğini vurguladı ve Avrupa’yı işaret ederek “Dünyada insan haklarını teşvik etmekten geri kalmayan bu kıtada, bu insanların her birinin haysiyeti de her şeyin üzerinde tutulmalı” çağrısı yaptı.

“İÇE KAPANMALAR VE MİLLİYETÇİLİK FENA SONUÇLAR DOĞURUR”

Herhangi bir ülke ismi vermese de Avrupa’da özellikle son aylarda sınırlarda yaşanan göçmen dramlarına atıf yaptığı anlaşılan Papa, Nobel Barış Ödüllü Elie Wiesel’den alıntıyla, “İnsan hayatı tehlikeye girdiğinde, insan onuru tehlikeye girdiğinde ulusal sınırlar önemini yitirir” dedi.

Papa, “Tarihin de öğrettiği gibi içe kapanmalar ve milliyetçilikler feci sonuçlar doğurur” uyarısında bulundu.

Akdeniz’i aşarak Avrupa’ya ulaşmaya çalışırken hayatını kaybeden göçmenleri de anan Papa, “Sahillerde cansız yatan küçük bedenlerin görüntülerinden hızla kaçarak uzaklaşmayalım” diyerek şöyle devam etti:

“Binlerce yıl boyunca farklı halkları ve uzak diyarları birleştiren Akdeniz bugün mezar taşları olmayan soğuk bir mezarlığa dönüşmekte. Birçok medeniyetin beşiği olan bu su havzası şimdi ölümün aynasına benziyor. ‘Mare nostrum’un (bizim denizimiz) kasvetli bir ‘mare mortuum’a (ölüm denizi) dönüşmesine izin vermeyelim.”

GÖÇMEN TRAJEDİSİNİ MEDENİYETİN DENİZDE BATIŞINA BENZETTİ

Akdeniz’deki göçmen trajedisini medeniyetin denizde batışına benzeten Papa, “Lütfen, bu medeniyet batışını durduralım!” diye seslendi.

Tanrı’nın yanı sıra insanlara, “her bir insana” da yalvardığını söyleyen Papa, “Korkudan kaynaklanan felç halini, öldüren kayıtsızlığı aşalım” dedi.

GÖÇMENLERİN SİYASİ PROPAGANDA UNSURU HALİNE GETİRİLMESİNİ ELEŞTİRDİ

Birçok toplumda göçmenlerin siyasi propaganda için, korku vasıtasıyla “kamuoyunu sürüklemek” amacıyla kullanıldığı eleştirisini yapan Papa şunları söyledi:

“Peki neden yoksulların sömürülmesinden, unutulan ya da çoğu zaman cömertçe finanse edilen savaşlardan, insanların hayatları pahasına yapılan ekonomik anlaşmalardan, gizli silah ticareti manevralarından söz edilmiyor? Bunların sonucunda bedel ödeyen zavallı insanlarla değil, sebeplerle mücadele edilmeli!”

YİNE GÖÇMENLERİ GÖTÜRECEK

2 Aralık’ta başladığı Kıbrıs ve Yunanistan ziyaretini yarın sonlandırarak Vatikan’a dönecek olan Papa Francesco’nun, 50 kadar göçmeni de Vatikan sponsorluğunda İtalya’ya götürmesi bekleniyor.

Papa, 2016’daki Midilli ziyaretinde de, 3 aileden oluşan 12 Müslüman göçmeni beraberinde Roma’ya getirmişti. Bu kez ise göçmenlerin ayrı bir organizasyonla İtalya topraklarına getirilmesi planlanıyor.

İhraç savcı İbrahim Gündüz ve eşi Nurdan Gündüz Ege Denizi’nde hayatını kaybetti

Okumaya devam et

Dünya

Endonezya’da Semeru Volkanı patladı: En az 13 ölü, onlarca yaralı

Endonezya’nın Doğu Cava eyaletinde bulunan Semeru Yanardağı’nda meydana gelen patlamada ölü sayısı 13 olarak açıklandı. Patlamanın ardından çevre köyler külle kaplandı, oluşan toz ve duman bulutu güneşi engelledi ve ortalık karanlığa gömüldü.

BOLD – Endonezya’nın Java adasındaki Semeru volkanının patlaması sonucu en az 13 kişi öldü, 98 kişi de yaralandı. Volkanın etrafında yaşayan çok sayıda kişi dev kül bulutlarının yükselmeye başlamasıyla birlikte bölgeyi boşalttı.

Görgü tanıkları çevre köylerin külle kaplandığını, bulutların güneşi engellediğini ve ortalığın karardığını aktardı.

Patlamadan bölgedeki 11 köy etkilendi. Yetkililer, yaralıların bir kısmında ağır yanıklar olduğunu belirtti. Cumartesi günü yerel saatle 14.30, Türkiye saatiyle 10.30’da gerçekleşen patlama nedeniyle beş kilometrelik bir güvenlik çemberi oluşturuldu.

HAVAYOLLARINA UYARI

Yüksekliği 15 kilometreye ulaşan kül bulutları nedeniyle havayolu şirketlerine uyarı gönderildi.

Avustralya’daki Volkanik Kül Tavsiye Merkezi (VAAC) külün, volkanın zirvesinden çıktıktan sonra güneydoğu yönünde Hint Okyanusu’na doğru ilerlediğini aktardı. Külün yükseldiği 15 kilometre seviyesinin pek çok uçağın yükselebileceği seviyenin üzerinde olduğunu ve bu yüzden uçakların bulutun etrafından dolaşması gerekeceği vurgulandı.

Volkanik küller, uçak motorlarına girmeleri durumunda motorların hasar görmesine veya tamamen durmasına yol açabiliyor.

Pilotların görüş mesafesini etkileyen kül bulutları, hava kalitesini de düşürdüğü için uçaklarda oksijen maskelerinin açılmasına yol açıyor.

PASİFİK ATEŞ ÇEMBERİ

Aktif bir volkan olan Semeru, sıklıkla 4 kilometre yüksekliğe kadar kül püskürtüyordu. Cumartesi günkü patlama ise normalin dört katına yakın bir büyüklüğe işaret ediyor.

Denizden 3 bin 676 metre yükseklikte olan Semeru en son bir yıl önce patlamış, binlerce kişinin tahliye olmasına yol açmıştı.

‘Pasifik Ateş Çemberi’ deprem ve volkan kuşağındaki Endonezya’da, yaklaşık 130 aktif yanardağ bulunuyor.

Cavit Çağlar, “Türkiye Rusya savaşını ben engelledim” dedi, detay vermekten kaçındı

Okumaya devam et

Dünya

ABD istihbaratı: Rusya 175 bin askerle saldıracak

Washington Post gazetesi ABD İstihbaratı raporu yayınladı. Rapora göre Rusya 175 bin askerle Ukrayna’ya harekat yapacak. Haberden sonra ABD Başkan Joe Biden’ın birkaç gün içerisinde Putin ile telefonda görüşeceği açıklandı.

BOLD – ABD medyasında yer alan haberlere göre ABD istihbarat yetkilileri, Rusya’nın Ukrayna’ya 2022’de askeri saldırı planladığı konusunda uyarı yaptı. Washington Post gazetesi, ABD yönetiminden adı açıklanmayan bir yetkilinin bunun tahminen 175 bin Rus askeri personelini kapsayacağını söylediğini yazdı.

RUSYA’DAN İDDİALARA CEVAP

Gazeteye sızdırılan istihbarat belgesinde, Rus kuvvetlerinin konuşlandığı 4 yerin konumu da yer aldı. Ukrayna sınırındaki Rus asker sayısının 94 bin olduğu, bu sayının zaman içinde 175 bine çıkabileceği belirtildi. Belgede ayrıca, Rus birliklerinin sürekli sınıra gidip geldiği ve bunun hedef şaşırtma amacı taşıdığı öne sürüldü.

Rusya Parlamentosu Üst Kanadı Başkan Yardımcısı Konstantin Kosachev ise Rus medyasına yaptığı açıklamada, saldırı planlandığı yönündeki iddiaları reddederek, “Saldırı için herhangi bir hazırlık yapılmamaktadır” dedi.

 

Okumaya devam et

Popular

Shares