Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Devlet Bahçeli kuşakları kucakladı!

Devlet Bahçeli, Boğaziçi protestoları üzerinden gençleri kucakladı. Büyük ortağı Erdoğan’a “Size oy moy yok” diyen Z Kuşağı ile X ve Y kuşaklarına da mesaj yolladı: “Biz kuşakları X, Y, Z şeklinde ele almıyoruz. Milleti bir görüyor, adına Türk milleti diyoruz.”

BOLD – MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, grup toplantısında gençlere seslendi. “Biz kuşakları X, Y, Z şeklinde ele almıyoruz. Milleti bir görüyor, adına Türk milleti diyoruz. Diyeceğiniz ne varsa söyleyin çözelim ama üniversite kapılarında terör örgütlerinin dolduruşuna gelmeyin, buna müsaade etmeyin” dedi. Bahçeli’nin konuşmasında şunları dile getirdi:

  • Elbette ne geçmişimizi unutma lüksümüz ne de geleceğimizi ihmal etme hakkımız vardır.
  • Boğaziçi Üniversitesi’nde yeşeren olaylar, geniş çaplı istismar kampanyalarını yeniden deşifre etmiştir. Gençlik gelecek ümididir.
  • Biz kuşakları X, Y, Z şeklinde ele almıyoruz. Milleti bir görüyor, adına Türk milleti diyoruz. Gençliği bir değerlendiriyor, Türk gençliği diyoruz.
  • Her insan bizim için hürmete layıktır. Gençlikten taviz vermemiz, onları kaotik şartlarında sahipsiz bırakmamız söz konusu olamayacaktır.
  • Biz Türk gençliğinin ruh kökünü, yüreğinde kopan fırtınalı sahilleri kendimizi bildiğimiz kadar iyi biliyor ve içselleştiriyoruz.
  • Hiç fark gözetmeksiniz alayını birden hasretle kucaklıyorum. Onlar bizim her şeyimizdir.
  • Gençlik hür istikbalimizin mimarı, mirasçısıdır. Gözümüze nasıl bakıyorsak onlara da öyle bakmalıyız.
  • Gençliğin üstesinden gelemeyeceği hiçbir zorluğun olmadığı kanaatindeyiz.
  • Nasıl ki istiridye zoru görmeden inci yapamazsa zorlukları görmeden irademiz sivrilemeyecektir.
  • Gençliğimizi esir etmek için kuyruğa girenlere izin vermeyeceğiz.
  • Bizim kalbimizde her gencimize yer vardır. Onun bunun şiddet aparatlarına dönüşsün istemiyoruz.
  • Kimliksiz siyasetçiler, terör örgütlerine taşeronluk yapanlar, vatansızlar, şunu iyi bilsinler ki; bizim ne dağa gönderecek, ne üniversite kapılarındaki eylemlerde kaybedecek tek bir gencimiz, tek bir evladımız dahi yoktur.
  • Devşirdikleri kişilerin eline silah tutuşturanlar, üniversitelere tezgâh kuranlar bunun bedelini ağır ve acıklı şekilde ödemelidir.
  • Türk gençliği uyanık ve dikkatli bir şuura, ailesine ve arkadaşlarına karşı saygılı bir üsluba sahiptir.
  • Hak ve özgürlük mücadelesi meşru ve hukuki sınırlar içinde insan onurunun parçasıdır.
  • Özgürlüğün sınırı başkalarının özgürlüğüdür.
  • Hayatı yaşasın ve kahrolsun sloganları arasına sıkıştırmak insansa yaşama sırt çevirmektir.
  • Kötü arkadaşlık yaygın kötülük demektir. Her kötü korkaktır.
  • Önemli olan kötülükleri söküp atacak olan dirayete sahip olmaktır.
  • Boğaziçi Üniversitesi’ndeki her gelişme her şekilde çarpıtılmıştır. Bu işin içinde ne yazık ki bazı siyasi partiler de yer almıştır.
  • CHP’den tutun İP’e kadar, HDP’den tutun diğerlerine kadar çirkin manzara bunu göstermektir.
  • Diyeceğiniz ne varsa söyleyin, çözelim ama üniversite kapılarında terör örgütlerinin dolduruşuna gelmeyin, buna müsaade etmeyin.

İşte Bahçeli’nin sadece Türk milleti dediği ve ayırmadığı X, Y, Z kuşakları…

Z KUŞAĞI

Z kuşağı, 1996 yılından sonra doğan gençleri tanımlamak için kullanılıyor. BBC’nin aktardığına göre internet çağında dünyaya gelen bu kuşak için dijitale erişim sayesinde çoğu sınır kalkmış durumda ancak kuşağın en önemli sorunu işsizlik. Türkiye’de 2023 yılında yapılacak seçimlerde bu kuşağa mensup 7 milyon genç oy kullanacak.

Y KUŞAĞI

Y kuşağı ya da diğer adıyla Millenniallar, 1981 ile 1996 yılları arasında doğan kişileri tanımlıyor. Vikipedi’de yer alan bilgilere göre bu kuşak genellikle internet, mobil cihazlar ve sosyal medyanın yaygınlaşma dönemine denk geldiler. Bu yüzden bazen dijital yerliler olarak da adlandırılırlar. 2008-2012 Küresel Ekonomik Krizi ve Kovid-19 pandemisinin bu kuşak üzerinde büyük bir etkisi oldu ve gençler arasında tarihsel olarak yüksek oranda işsizlik oluştu. Dünya’nın çoğu bölgesinde bu kuşak, politikada ve ekonomide artış gösteren liberal politikalar eşliğinde büyüdü.

X KUŞAĞI

X kuşağı, 1965 ile 1980 yılları arasında doğan insanları kapsıyor. Hürriyet’te yer alan bir habere göre kuşağın bireyleri sadık, çalışkan, otoriteye saygılı ve güçlü aidiyet duygusuna sahip. Dönüşümler ve gelişmeleri yaşamışlar ve uyum sağlamışlar. Teknoloji ile uyum sağlamış bilgisayar ve hizmet ekonomisinin oluşmasında etkili olmuşlar.

Politika

Erken seçim düğümü Erdoğan’ın elinde

İktidarın tüm inkarına karşın muhalefet, haziran ayında baskın bir erken seçim yapılacağı konusunda ısrarlı. Muhalefet, yeterli milletvekili olmadığı için erken seçim kararını alamıyor. Tek seçenek, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın erken seçim kararı alması.

BOLD – Muhalefet başta ekonomi olmak üzere, yaşanan problemleri gerekçe gösterip erken seçimde ısrar ediyor. Son aylarda artan erken seçim talepleri için önümüzdeki haziran ayı işaret ediliyor. Mevcut vekil dağılımı ile muhalefetin erken seçimi talebini hayata geçirme şansı yok. Peki erken seçim kararı nasıl alınır?

360 MİLLETVEKİLİ OYUNA İHTİYAÇ VAR

5 yıl süre için seçilen AKP’li Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan ve milletvekillerinin görev süreleri 2023 yılının haziran ayında sona erecek. Ancak TBMM’nin salt çoğunluğu veya cumhurbaşkanı kararı ile erken seçime gidilebiliyor. TBMM’nin erken seçim kararı alabilmesi için 360 milletvekilinin oyuna ihtiyaç var. 247 oyu bulunan muhalefetin bu sayıya ulaşabilmesi zor görünüyor.

ERKEN SEÇİM KARARINI ERDOĞAN ALABİLİR

Yeni sisteme göre Cumhurbaşkanı da erken seçime gidilmesi konusunda karar alabiliyor. TBMM’nin bu sandalye yapısıyla, ülkeyi erken seçime AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan dışında kimse götüremiyor. Erdoğan’ın seçim kararı alması halinde ise hükumet ve muhalefet Meclis’te ortak bir erken seçim kararı alabilir.

YSK İÇİN 60 GÜN YETERLİ

Meclis veya Cumhurbaşkanı’nın erken seçim kararı alması halinde YSK 60 gün sonraki ilk pazar günü seçim yapabiliyor. Seçimlerin muhalefetin talep ettiği gibi haziran ayı içerisinde yapılabilmesi için en geç nisan ayı içerisinde erken seçim kararı alınması gerekiyor. 2018 yılında da Nisan ayında erken seçim için karar alınmış, 24 Haziran’da ülke seçime gitmişti.

ÖNCE YALANLADILAR, SONRA KARAR ALDILAR

2019 yılı Kasım ayında yapılması gereken seçimler, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin seçim çağrısı sonrası 2018 Haziran ayında yapılmıştı. 2018 Nisan ayı başında erken seçim iddialarını kesin dille yalanlayan Bahçeli ve Erdoğan, Bahçeli’nin 17 Nisan günü “Türkiye’nin bu ağırlığın altında daha fazla kalması, 3 Kasım 2019’a kadar sabırla dayanması mümkün değildir. Bugünkü şartlar altında 3 Kasım’a kadar ulaşması istikrar ve dengeyle ulaşması zorlaşmaktadır. 26 Ağustos 2018 günü seçim yapılmalıdır” açıklamasından bir gün sonra Erdoğan erken seçimlerin 24 Haziran günü yapılacağını açıklamıştı.

 

 

Okumaya devam et

Politika

Hulusi Akar 16 şehit verilen Gara operasyonunu başarılı buldu

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, eleştirilerin hedefindeki Gara operasyonunu savundu. Akar, 13 rehinenin ve 3 askerin şehit düştüğü operasyonun başarılı olduğunu söyledi. Muhalefetin eleştirilerini ise ‘olayları başka yerlere taşımak’ olarak yorumladı.

BOLD – Türkiye günlerdir Gara operasyonunu ve başarısızlığı tartışırken Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’dan tartışmalı bir çıkış geldi. Akar 13 rehine ve Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu askerin şehit düştüğü operasyon için “başarılı” dedi.

AKAR: ASIL GÖRÜLMESİ GEREKEN PKK’NIN ALÇAK YÜZÜ

Bakan Akar, Mecliste gazetecilerin sorularına cevap verdi. Operasyonun başarılı olduğunu ve personelin emirleri yerine getirdiğini ileri süren Akar “Personel verilen görevi gayet başarılı bir şekilde yerine getirdi. Orada görülmesi gereken PKK’nin alçak ve hain yüzü” dedi.

AKAR ELEŞTİRİLERİ YERSİZ BULDU

Akar, muhalefetin sert eleştirilerini ise “olayları başka yerlere taşımak, götürmek” olarak yorumladı. Akar “PKK, büyük bir gaddarlıkla, alçaklıkla masum 13 insanımızı, kardeşimizi, evladımızı şehit etti. Bunun bir kere görülmesi lazım. PKK’nın bu hain yüzü görülmeden olayları başka yerlere taşımak, götürmek gerçekten tartışmayı çok yanlış yerlere götürür. Buradaki faaliyet oradaki silahlı kuvvetlerimizin personeli verilen görevleri başarılı bir şekilde yerine getirdiler. Hava kuvvetleri, kara kuvvetleri, özel kuvvetler gerekli görevleri yaptılar. Burada asıl görülmesi gereken husus, işin özü PKK’nın alçak yüzü” dedi.

Akar operasyonun başarılı olduğunu iddiasını ise “PKK kaçacak delik kalmadığını, büyük bir panik içinde olduğunu, özellikle sözde PKK’nın başlarının bunu çok iyi anladığını, 2 gece aynı yerde yatmadığını hepimiz biliyoruz, görüyoruz” sözleriyle sürdürdü.

Okumaya devam et

Politika

“Çözüm sürecinde bizlere vaat edilenleri açıklamazsak namerdiz”

HDP Eş Başkanı Pervin Buldan, Süleyman Soylu’nun Kandil fotoğrafları iddiasına yanıt verdi. “Çözüm süreci başarıya ulaşırsa nelerin yapılacağına dair bizlere vaat edilenleri açıklamazsak namerdiz” dedi.

BOLD – Grup toplantısında açıklamalarda bulunan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun iddialarını yanıtladı. Buldan, “Kandil fotoğrafları PKK’den silahları bırakacaklarına dair mektupları aldığımız ziyaretlere aittir. Senin genel başkanın Erdoğan da heyecanla bu mektubu bekliyordu” dedi. Buldan şunları dile getirdi:

  • İktidar Gara konusunda çok açık suçludur. Amaçları Gara’da o insanları kurtarmak değildi. Operasyon değil başka bir yol mutlaka seçilmeliydi.
  • 2015’te benim de içerisinde yer aldığım Lice’de 3 uzman çavuş bizim girişimlerimiz sonucu kurtarıldı. O insanlar daha sonra bize ulaşarak teşekkür etti.
  • 13 insanın getirilmesi için parti olarak hükumete defalarca çağrılar yapıp girişimlerde bulunduk, dikkate almadılar.
  • Gara’ya kendi iktidarlarını kurtarmak için gittiler. Gara’dan siyasi bir zaferle ve müjdeyle dönmeyi umuyorlardı. 13 insanı siyasi amaçlarına feda ettiler.
  • HDP kapatılsın korosu her gün gürültü çıkarmaya, Kürt düşmanlığı yaymaya devam ediyor. Varlıklarını HDP’nin yokluğuna bağlamış durumdalar.
  • Gezdiği çukur kanallarında yalan rüzgarları estiren bir fotoğraf bakanı var.
  • Bir vekil arkadaşımıza açıkça iftira atmaktan geri durmuyorlar. Güya HDP’li bir kadın vekil oraya gitmiş oradan talimat almış gerçekten pes doğrusu. Bizim milletvekilimiz Gara’ya gitmemiş, Gara’da bulunmamıştır.
  • Bunların bir fotoğrafçı bakanları var; çözüm sürecindeki fotoğraflarımız üzerinden algı yaratma telaşında. Bu bakan, Erdoğan’ın koltuğuna açıkça göz dikmiş durumda. Kendi içinizdeki koltuk kavgasını açık yapın!
  • Savaşınızı HDP üzerinden yürütmeyin. HDP buna izin vermez.
  • Bir defasında Kandil’de görüşme gerçekleştirirken üzerimizde iki İHA dolaşıyordu. Ankara’ya döndüğümüzde sorduk “Sizin güvenliğiniz için uçuyorlardı” dediler. Kandil görüşmelerini devletin güvenlik amaçlı uçurduğu İHA’ların altında gerçekleştirdik. Kayıtlarda mevcuttur.
  • Soylu efendi bak iyi dinle! Sana televizyonlarda gösterdiğin fotoğrafın hikâyesini de anlatayım. Kandil fotoğrafları PKK’den silahları bırakacaklarına dair mektupları aldığımız ziyaretlere aittir. Senin genel başkanın Erdoğan da heyecanla bu mektubu bekliyordu.
  • Biz çözüm çözüm sürecini 3 ayak üzerinden yürüttük. Birinci ayak İmralı’ydı, ikinci ayak Kandil’di, üçüncü ayak hükumet ve devlet kanalıydı. İmralı ziyaretinden sonra yine devletin ve hükumetin onayıyla Kandil’e gidiyorduk.
  • İmralı’da bu fotoğrafı kim çekti? Çekilen fotoğrafı kim bize verdi? Dolmabahçe mutabakatı fotoğrafı. Bunu da biz çekmedik. Her üç fotoğrafın da kimler tarafından çekildiği açık ve net olarak ortadadır.
  • Görüşmenin sonucu devlet ve hükümete aktarıyorduk. Devlet heyeti ise bu bilgileri biz İmralı’ya gitmeden önce kendisi gidiyor, bu bilgileri götürüyor, Sayın Öcalan’la görüşmeleri gerçekleştiriyor, arkasından bizi İmralı’ya gönderiyordu.
  • Sonra çözüm heyeti İmralı’ya gidiyordu, sayın Öcalan devlet heyetiyle görüşmenin çerçevesini bize aktarıyor, devlet heyetiyle görüşme yaptıktan sonra devletin bilgisi ve onayı dahilinde oradaki PKK yetkililerine anlatıyorduk.
  • Çözüm sürecinde bizlere, partimize, heyetimize neler vaat edildiğini, hangi sözler verildi, çözüm süreci başarıya ulaşırsa nelerin yapılacağına dair bizlere vaat edilenleri yeri ve zamanı geldiğinde açıklamazsak namerdiz.
  • HDP’ye saldırdıkça kaybettiklerinin farkında değiller. Elinizden geleni ardınıza koymayın. Ömer Faruk Gergerlioğlu Türkiye toplumunun vicdanı, sesi, kulağıdır. Gergerlioğlu’nun yaptığının zerresini siz yapmadınız.
  • HDP’den size zafer çıkmaz. Çünkü HDP kendi zaferlerini yazar. Celladın suratına hakikati haykırmaya devam edeceğiz. Önünüzde diz çöken bir HDP’liyi asla göremeyeceksiniz. Gergerlioğlu insan haklarının hafızasıdır. “

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0