Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

BM araştırma komisyonu: Suriye’de savaşan bütün gruplar savaş suçu işledi

Birleşmiş Milletler (BM), Suriye’deki iç savaş esnasında yapılan tutuklamalarda on binlerce insanın hala kayıp olduğunu bildirdi. Suriye Araştırma Komisyonu’nun hazırladığı rapora göre, binlerce insan tutuklamalarda işkenceye maruz kaldı ya da öldürüldü.

BOLD – BM İnsan Hakları Konseyi Uluslararası Bağımsız Suriye Araştırma Komisyonu, Suriye’de ‘gözaltı bağlamında savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar işlediğine’ dair bir rapor yayımladı.

Raporda, “Suriye hükumet güçleri tarafından zorla kaybedilen 10 binlerce sivilin akıbeti hâlen belirsiz. Birçoğunun öldüğü ya da infaz edildiği varsayılıyor” denildi.

Yayınlanan raporda binlerce insanın da tutuklamalarda işkenceye maruz kaldığı ya da öldürüldüğü aktarıldı.

RAPOR NASIL HAZIRLANDI

Komisyonun 30 sayfayı aşan raporu, kurban ve görgü tanıklarıyla 2011’den 2020 yılının sonuna dek  2 bin 658 kişiyle yapılan görüşmelere dayanıyor.

Ayrıca 100’den fazla gözaltı merkezinde işlenen suçları belgelemek için resmi evraklar, fotoğraflar, videolar ve uydu görüntülerinden yararlanıldı.

SAVAŞAN TÜM GRUPLAR SAVAŞ SUÇU VE İNSANLIĞA KARŞI SUÇLAR İŞLEDİ

Raporda, IŞİD, Heyet Tahrir eş-Şam, Suriye Demokratik Güçleri ve onun büyük kısmını oluşturan YPG dahil çatışan tüm grupların savaş suçu ve insanlığa karşı suçlar işlediği belirtilerek, Suriye genelinde ‘acil ve kapsamlı ateşkes’ çağrısında bulunuldu.

İç savaştaki tüm tarafların savaş ve insan hakları suçlarının detaylandırıldığı rapor kapsamında görüşülen kurbanlar ve tanıklar, küçük yaşlardaki çocukların cinsel istismarı dahil yaşanan acı olayları anlattı.

Raporda sorunun ‘çözülmesi gereken ulusal bir travma’ olduğu belirtildi.

Suriye iç savaşındaki çatışmalarda bugüne kadar 380 binden fazla kişi öldü, şehirler yıkıldı ve diğer ülkeler de savaşa dahil oldu. Yaklaşık 6 milyon kişi ülkeyi terk etti.

Ülkede yaklaşık 5 ordunun çatışma halinde olduğu bildirilen raporda, Suriye’deki durumun oldukça karışık olduğu ifade edildi.

Raporda, kayıp kişilerin izlerinin bulunması için uluslararası bir mekanizma kurulması ve faillerin yargılanması çağrısında bulunuldu.

TUTUKLULARA UYGULANAN İŞKENCELER

İç savaşta tutuklanmış kişiler, aylarca gün ışığı görmeden yaşadıklarını; kirli su içmeye ve küflü yiyecekler yemeye zorlandıklarını; tuvaleti olmayan küçük hücreleri yüzlerce kişiyle paylaştıklarını ve tıbbi bakımdan mahrum bırakıldıklarını anlattı.

Hükumet hapishanelerinde insanlık dışı muameleye maruz kalan ya da işkence gören kişiler, güvenlik güçlerinin itiraf elde etmek için kullandığı 20 farklı yöntemden bahsetti.

Bu yöntemler arasında elektrik şoku, vücudun belli bölümlerinin yakılması, tırnak ve diş çekimleri ya da insanların bir ya da iki uzvundan uzun süre asılı bırakılması gibi işkenceler var.

İşkence mağdurları, tüm bu yaşadıklarının ardından kronikleşmiş fiziksel ağrılara ve pek çok ruhsal probleme sahip olduklarını dile getirdi.

ÖLDÜRÜLENLERİN SAYISI BİLİNMİYOR

Görüşmelere katılan kişiler, tutukluların yargısız infazlarla ya da silahlı çeteler veya hükümetin gerçekleştirdiği adil olmayan yargılamalar neticesinde öldürüldüğünü belirtti.

Tutuklamalar esnasında ölenlerin kesin sayısı bilinmiyor. Ancak hükümet tarafından gözaltında tutulan on binlerce kişinin öldürüldüğü tahmin ediliyor.

Rapor, birden fazla kaynağa dayandırdığı bilgilere göre, öldürülen tutukluların hastane kayıtlarının ardından ikisi Şam’ın dış mahallelerinde olmak üzere çeşitli toplu mezarlara gömüldüğünü belirtiyor.

ABD’nin 180 kongre üyesi Erdoğan’ın insan hakları ihlalerine karşı harekete geçti

Dünya

İstanbul’daki Afganistan Zirvesi ikinci kez ertelendi

Afganistan’daki barış sürecini desteklemek amacıyla önce 16 Nisan’da İstanbul’da yapılaması planlanan, ardından 24 Nisan- 4 Mayıs tarihleri arasına ertelenen zirve Taliban’ın katılmayacağını açıklamasının ardından ikinci kez ertelendi.

BOLD – Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, İstanbul’da 24 Nisan’da başlaması öngörülen Afganistan konferansının Ramazan ayı sonrasına ertelendiğini açıkladı.

Türkiye’nin ev sahipliğindeki Afganistan barış sürecine ilişkin toplantının ilk olarak 16 Nisan’da İstanbul’da başlaması öngörüldü. Taliban’ın itirazı üzerine 24 Nisan-4 Mayıs arasına ertelendi. Ancak özel bir televizyon kanalına konuşan Bakan Çavuşoğlu, bu toplantının ramazan ayı sonuna ertelendiğini duyurdu.

Çavuşoğlu, ‘‘NATO’nun kararlı destek misyonu ve ABD’nin çekilme kararından sonra acele etmeye gerek yok. Baktık ki ertelemek yararlı olacak. Katar, ABD ve BM ile istişareler yaptık’’ dedi. Çavuşoğlu Katar Dışişleri Bakanı ile görüşmesinin ardından konferansı Ramazan sonrasına ve bayram sonrasına erteleme kararı aldıklarını bildirdi. Çavuşoğlu, toplantıya 21 ülke ve 3 uluslararası örgütten temsilcilerin katılacağını söyledi.

Başkan Joe Biden geçen hafta tüm ABD askerlerinin 1 Mayıs’tan başlayarak 11 Eylül’e kadar Afganistan’dan çekileceklerini böylece ABD’nin en uzun savaşının sona ereceğini bildirmişti. Konferans bu gelişmenin ardından Afgan hükümetiyle Taliban arasında bir barış anlaşmasına varılması amacıyla düzenlenecekti.

ABD VE NATO AFGANİSTAN’DAN ÇEKİLDİKTEN SONRA NE OLACAK?

Taliban Afganistan’da 1996’dan ABD işgali ile devrildiği 2001 yılına kadar iktidardaydı. O tarihten bu yana ülkede geniş çaplı bir isyan hareketi yürüten grup, hala geniş bir bölgede kontrol sahibi.

ABD ve NATO güçlerinin ülkeden çekileceklerini açıklaması Afganistan’ın yeniden tam kapsamlı bir iç savaşın eşiğine gelebileceği ve El Kaide militanları için güvenli sığınak olabileceği endişesine neden olmuştu.

Ocak ayında Birleşmiş Milletler’in yayınladığı bir rapor Afganistan’da 500 kadar El Kaide savaşçısının bulunduğunu ve bunların İslamcı terörist gruplarla yakın ilişkiler içinde olduğunu bildirmişti. Taliban ise El Kaide’nin Afganistan’daki varlığını reddediyor.

Biden, Afganistan’dan asker çekme planını açıkladığı sırada ABD’nin tehditleri izleyeceğini, terörle mücadele kapasitesini yeniden organize edeceğini ve ABD’ye Afganistan’dan gelebilecek tehditleri önlemek için önemli kaynaklarını bölgede tutmaya devam edeceğini bildirmişti.

2 BİN KAYIP, TRİLYONLARCA DOLARLIK HARCAMA

ABD, 2001’den bu yana süren tarihinin en uzun süreli savaşında 2 bin askerini kaybetti ve trilyonlarca dolar harcadı.

Geçen yıl Şubat ayında imzalanan anlaşma, Taliban’ın sözlerini tutması halinde tüm askerlerin 14 ay içinde çekilmesini öngörüyordu. Taliban’ın taahhütleri arasında, El Kaide ve diğer militan grupların kontrolleri altındaki bölgede faaliyet göstermesine izin vermemek ve ulusal barış görüşmelerine devam etmek bulunuyordu.

Taliban ise Afgan hükumetiyle görüşmelere başlamak için, esir takası yapılmasını ve binlerce mensubunun serbest bırakılmasını istiyordu.

Eylül 2020’de Doha’da başlayan yüz yüze görüşmelerde önemli bir ilerleme sağlanamadı. Taliban, anlaşma uyarınca uluslararası güçlere saldırılarını durdursa da Afgan hükumetiyle savaşmaya devam etti. Taliban geçen ay, 1 Mayıs’a dek ABD askerleri çekilmezlerse yeniden yabancı güçlere saldıracakları tehdidinde bulunmuştu.

NATO misyonu kapsamında, ABD’nin Afganistan’da yaklaşık 2500 askeri bulunuyor.

ABD İSTİHBARAT RAPORU: TALİBAN TÜM ÜLKEDE İKTİDAR OLUR

Nihai bir anlaşmaya varılmadan yabancı güçlerin ülkeden çekilmesi halinde, Taliban’ın tüm ülkede iktidar olabileceğinden korkuluyor.

Washington’un çekilme planının açıklanması ABD istihbaratının Afganistan’da bu yıl bir barış anlaşması olasılığını düşük gördüğünü açıklamasının ardından geldi. Raporda ABD liderliğindeki koalisyonun desteğini çekmesi halinde Afgan hükumetinin Taliban şiddetiyle mücadele etmesinin zor olacağı uyarısında bulunuldu.

ABD istihbaratının Kongre’ye gönderdiği rapor, Kabil yönetiminin savaş alanında yenilgiye uğramayı sürdürdüğü ve Taliban’ın askeri zafer elde edeceğinden emin olduğu şeklinde tespitler içeriyor.

Biden’ın kararı eski Başkan Donald Trump döneminde asker çekmek için belirlenen 1 Mayıs tarihini geciktirmiş olacak. Taliban, ABD askerlerinin çekilmesinin gecikmesi durumunda şiddetin yeniden başlayacağı tehdidinde bulunmuştu.

ABD’NİN EN UZUN SAVAŞI

Taliban’ın El Kaide ile bağlantıları 11 Eylül saldırılarının ardından ABD’nin 2001 yılındaki işgalinin esas nedeniydi. El Kaideli teröristler 9 Eylül 2001’de kaçırdıkları uçaklarla New York’taki Dünya Ticaret Merkezi ikiz kulelerini ve başkent Washington dışındaki Pentagon binasını hedef alarak yaklaşık 3 bin kişinin ölümüne neden olmuştu.

Afganistan’da şu an 2 bin 500 kadar ABD askeri bulunuyor. 2011’de ülkedeki ABD askerlerinin sayısı 100 bin ile en yüksek seviyesine çıkmıştı. Afganistan’daki savaşta 2 bin 400 ABD askeri bugüne kadar hayatını kaybetti ve binlercesiyse yaralandı.

ABD’nin mali kaybının ise trilyonlarca dolar olduğu belirtiliyor.

Rabia unutuldu: AKP, Meclis’te Türkiye-Mısır dostluk grubu kurulması için teklif verdi

Okumaya devam et

Dünya

Yunanistan, Suudi Arabistan’a Patriot hava savunma sistemi gönderiyor

Yunanistan, Suudi Arabistan’daki kritik enerji kaynaklarının korunması amacıyla Riyad yönetimi ile Patriot hava savunma sistemi anlaşması imzalandığını açıkladı. Anlaşma kapsamında bir Patriot bataryası Suudi Arabistan’a konuşlandırılacak.

BOLD – Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias ve Savunma Bakanı Nikos Panagiotopoulos, Suudi Dışişleri Bakanı Faysal bin Farhan ile Riyad’da bir araya geldi.

Dendias, görüşme sonrası yapılan basın açıklamasında anlaşmayı, “Bir Patriot bataryasını buraya, Suudi Arabistan’a taşımak için anlaşma imzaladık” sözleriyle duyurdu.

Yunan Dışişleri Bakanı, “Bu anlaşma, Körfez ülkeleriyle iş birliği açısından ülkemiz için büyük bir adım ve aynı zamanda Batı’nın enerji kaynaklarının güvenliği için bir katkıdır” ifadelerini kullandı.

Yemen’deki iç savaşta Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon ile savaşan İran destekli Husi güçleri, son zamanlarda Körfez ülkesindeki petrol rafinelerine sık sık drone saldırıları düzenliyordu.

YUNANİSTAN’DA ÇOK ULUSLU ASKERİ TATBİKAT

Yunanistan’da ABD, Fransa, Birleşik Arap Emirlikleri, İspanya, Kanada, İsrail ve Güney Kıbrıs Rum Kesiminin katılımıyla çok uluslu ‘İniohos 21’ askeri tatbikatı düzenleniyor. Korfu Adası’ndan (Kerkira) Meis’e ve Trakya’dan Girit’e kadar tüm Atina FIR hattı içerisinde icra edilen tatbikatta Yunanistan’ın kara, hava ve deniz kuvvetleri unsurları yer alıyor.

Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis

Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, ülkede her yıl gerçekleştirilen çok uluslu “İniohos 21” askeri tatbikatının, Yunanistan’ın Akdeniz havzası bölgesindeki stratejik konumunu ve bölgedeki birçok ülkeyle sıkı iş birliğini yansıttığını belirtti

12 Nisan’da başlayan ve 22 Nisan’a kadar sürecek tatbikata ABD’den F-16 uçakları, MQ-9 İHA’lar ve bir KC-135 tanker uçağı, Fransa’dan Rafale ve Mirage savaş uçakları, BAE’den F-16’lar, İspanya’dan F/A 18 Hornet savaş uçakları, İsrail’den F-15 ile F-16’lar, Kanada’dan CGI- Air Weapon Managers sistemi ve Rum kesimi AW 139 tipi bir helikopter ile katılıyor.

Miçotakis, Yunanistan’ın yer aldığı bölgenin gittikçe istikrarsızlaştığını ifade ederek, “Yunanistan savunma imkanlarını güçlendirmeye ve silahlı kuvvetlerini yükseltmeye devam edecektir.” diye konuştu.

Ukrayna Gerilimi: Rus savaş gemileri Karadeniz’de tatbikatta, ABD Büyükelçisi ülkesine dönüyor

Okumaya devam et

Dünya

Türkiye ile İsveç arasında YPG krizi: İsveç Büyükelçisi dışişlerine çağrıldı

İsveç dışişleri ve savunma bakanlarının Suriye’deki PYD ve YPG’lilerle yürüttüğü görüşmeler üzerine İsveç’in Ankara Büyükelçisi Dışişleri Bakanlığına çağrıldı.

BOLD – İsveç Dışişleri Bakanı ve ardından Savunma Bakanının Suriye’deki PYD, YPG ve YPG’nin büyük çoğunluğunu oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri (SDG) yöneticileriyle görüşmeler gerçekleştirmesi İsveç-Türkiye ilişkilerini bir kez daha gerdi.

İsveç’in Ankara Büyükelçisi Staffan Herrström, Dışişleri Bakanlığına çağrıldı ve Türkiye’nin ‘İsveç makamlarınca terör örgütlerine verilen destek konusunda rahatsızlığı’ iletildi.

İsveç Dışişleri Bakanı Ann Linde’nin Mart ayı sonunda Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Eş Başkanı İlham Ahmed ile internet üzerinden görüştüğü, yakın ilişkilerin ve desteğin süreceği mesajını verdiği medyaya yansımıştı.

Ardından İsveç Savunma Bakanı Peter Hultqvist’in, SDG komutanı Mazlum Kobani kod adlı Ferhat Abdi Şahin ile video konferans yoluyla yaptığı görüşmede uzun vadeli işbirliği ve yardım taahhüdünde bulunduğu kaydedilmişti. İsveç’in SDG kontrolündeki Haseke kentinde bir irtibat ofisi açmaya hazırlandığı ifade edilmişti.

‘ULUSLARARASI HUKUKU ÇİĞNEME’ UYARISI

Dışişleri Bakanlığı’na çağrılan Büyükelçiye “İsveç’in Suriye’nin kuzey doğusunda PKK/YPG terör örgütünün güdümündeki ayrılıkçı Suriye Demokratik Güçleri ve Suriye Demokratik Konseyi ile son dönemde kamuoyuna açık şekilde temaslarını arttırmasından duyulan rahatsızlık” iletildi.

Görüşmede ayrıca İsveç’in muhatap aldığı şahısların AB tarafından da terör örgütü olarak kabul edilen PKK mensupları olduğu ve İsveç’in ‘bu tehlikeli siyasetiyle’ Türkiye’nin güvenliğini hedef alanlara destek olmakla kalmayıp, uluslararası hukuku da açıkça çiğnediği, böylece ikili ilişkilere ciddi zarar vermeyi sürdürdüğü’ uyarısı yapıldı.

YPG, PYD VE SDG

Halk Savunma Birlikleri (YPG), 2003’te PKK terör örgütünün Suriye kolu olarak kurulan Suriye Demokratik Birlik Partisi’nin (PYD) askeri kanadı konumunda. 2011’de kurulan YPG, ABD’nin Suriye’de IŞİD’e karşı mücadelede en önemli müttefiki konumundaydı. YPG, IŞİD’le mücadele amacıyla kurulan Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) omurgasını oluşturuyor.

AB ve ABD, PKK’yı terör örgütü olarak tanımasına rağmen PYD ya da YPG ile ilgili olarak bu tür bir karar alınmış değil. Türkiye ise PYD ve YPG’nin hala PKK’nın Suriye kolu olma özelliğini sürdürdüğünü vurgulayarak her ikisini de terör örgütü olarak kabul ediyor.

Rusya-Bulgaristan casusluk krizi: Moskova 2 Bulgar diplomatı istenmeyen kişi ilan etti

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0