Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

TMSF kendini aklıyor: Bank Asya’daki hukuksuzluğa 60 gün içinde dava açın

Bank Asya’daki hesaplarına hukuksuz şekilde el konulan binlerce mudinin parası yıllar sonra 22 Temmuz 2016 tarihindeki döviz kurundan ödenmeye başladı. Ancak TMSF, 4 yıl boyunca parası pula dönen hesap sahiplerinin dava açmasını önlemek için hukuksuz bir ibraname imzalatıyor. Avukat Hayrettin Açıkgöz, mudilerin ibranameye 60 gün içerisinde dava açması gerektiğini belirtiyor.

BOLD ÖZEL – Bank Asya’da hesaplarına el konulan mudilere paraları 4 yıl önceki döviz kuru üzerinden ödeyen TMSF’nin hesap sahiplerinin dava açmasını önlemek için hukuksuz bir ibraname imzalattığı ortaya çıktı.

17-25 Aralık büyük yolsuzluk soruşturmasının ardın hukuksuz şekilde el konulan Bank Asya’daki binlerce hesaba TMSF tarafından konulan blokeler nedeniyle binlerce mudi paralarını alamadı. Hesap sahiplerinin davası üzerine geri adım atan TMSF, hakkında mahkemece verilmiş tedbir kararı bulunmayan ya da takipsizlik ve beraat kararı alan mudilerin hesaplarındaki blokelerini kaldırdı. Ancak TMSF, mudilerin parasını 22 Temmuz 2016 tarihindeki döviz kurundan ödemeye başladı.

TMSF’nin, 4 yıl boyunca paraları pula dönen hesap sahiplerinin dava açmasını önlemek için de hukuksuz bir ibraname imzalattığı belirtildi. İbranameyi imzalamayanların parasının ise ödenmediği ifade ediliyor. Avukat Hayrettin Açıkgöz, ibraname imzalayan mudilere önemli uyarılardı bulundu. Avukat Açıkgöz, mudilerin ibranamelerin verilmesi tarihinden itibaren idari yargıda 60 gün içerisinde dava açma süresi bulunduğunu belirtti.

HUKUKSUZ İBRANAME İMZALATILIYOR

Avukat Hayrettin Açıkgöz, TMSF’nin Bankacılık Kanunu ve TMSF Teşkilat Yönetmeliğine aykırı şekilde hesaplara bloke koyma yetkisi ve görevinin bulunmadığını kaydetti. Hukuksuz uygulamaya karşı çok sayıda mudinin dava açtığını ve TMSF’nin blokeleri kaldırdığını belirten Açıkgöz, “Ancak şimdi de tamamen hukuka aykırı bir ibraname alarak, yaptıkları hukuksuzluklardan dolayı yargı yoluna gidilmesinin önüne geçmeye çalışmaktadır” dedi.

MUDİLERİN KORKUNÇ BİR ZARARI VAR

Hesapları üzerine bloke konularak 4 yıldır paralarını alamayan mudilerin çok büyük bir zararlarının bulunduğunu kaydeden Açıkgöz, şunları kaydetti: “Türk Lirası hesabı olanlar, bu hukuka aykırı tedbirlerden ve blokelerden dolayı paralarını alamamış, paraları artan enflasyon nedeniyle neredeyse 4 katı değer kaybetmiştir. Ayrıca TMSF tarafından bu süre karşılığında bir faiz ödemesi de yapılmamaktadır. Döviz ve değerli maden cinsinden hesabı olanların paraları da 22.07.2016 tarihi itibariyle, yani bankanın faaliyetlerinin durdurulması tarihinden itibaren Türk Lirasına çevrilerek mudilere ödenmiştir ki dövizin TL karşısındaki değer artışı göz önünde bulundurulduğunda korkunç bir zararın olduğu tartışmasızdır. Bu kadar zaman sonra bu blokelerin kaldırılmasına rağmen, ortaya çıkan zararı ödemeyen TMSF üstüne bu zararlar için yargı yoluna başvurulmasını engellemek için ibraname dayatmasına başvuruyor.”

İBRANAME HUKUKSUZ, DAVA AÇILMALI

TL, döviz veya altın hesabı olan mudilerin, döviz ve altın kurundan, enflasyon artışından, paralarına 4 yıl boyunca herhangi bir faiz ödenmemesinden dolayı büyük zararları bulunduğuna dikkat çeken Açıkgöz, mudilerin ibranamelere karşı 60 gün içerisinde dava açma süresi bulunduğunun altını çizdi. Açıkgöz şu değerlendirmeyi yaptı: “TMSF tarafından alınan ibranameye rağmen mudilerin bu zararlarını talep etme hakları vardır. Zira alınan ibranameler açıkça hukuka aykırıdır. Yerleşik Yargıtay içtihatlarında ‘’İbra sözleşmesi yapılırken taraflardan birinin esaslı hataya düşmesi, diğer tarafın veya üçüncü şahsın hile ya da korkutmasıyla karşılaşması halinde, ibra iradesinden söz edilemez’’ denilmektedir. Bu konuda 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 28. Maddesinde ‘’Zarar gören bu hakkını, düşüncesizlik veya deneyimsizliğini öğrendiği; zor durumda kalmada ise, bu durumun ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde sözleşmenin kurulduğu tarihten başlayarak beş yıl içinde kullanabilir.” denilmektedir. Mudilerin zararların ödenmesi için önce TMSF’ye idari başvuruda bulunmaları, akabinde de idari dava açmaları gerekmektedir. Ancak mudilerin dikkat etmesi gereken husus, ibranamelerin verilmesi tarihinden itibaren, 60 gün içerisinde önce idareye başvurup daha sonra, red kararından veya zımni red kararından sonraki 60 gün içerisinde dava açmalarıdır, aksi halde bir dava açma hakkı düşecektir.”

Tedavisi engellenen tutuklu kanser hastası Hakan Şen için savcılıktan skandal savunma: Zaten ölecekti!

Ekonomi

Bir çifte maaş da Abdülkadir Uraloğlu’na: Durmak yok yolmaya devam

AKP’den milletvekili adayı olan Karayolları Genel Müdürü Abdülkadir Uraloğlu’nun Türk Telekom Mobil İletişim Hizmetleri AŞ Yönetim Kurulu Başkanı olarak da maaş aldığı ortaya çıktı.

BOLD – Halkın büyük çoğunluğu asgari ücret ve emekli maaşıyla geçinmeye çalışırken AKP’de birden fazla maaş alanların sonu gelmiyor. 41 maaş alandan, hem Cumhurbaşkanlığı Sarayı hem kamu bankalarından maaş çekenlere kadar eski AKP’li bakan, milletvekili ve bürokratlar ballı maaşlarla geçiniyor. Huzur hakkı adı altında aylık 250 bin TL’ye kadar maaş alanlar bulunuyor.

HEM KARAYOLLARI HEM TÜRK TELEKOM

CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz yeni bir çifte maaş skandalını sosyal medyadan duyurdu. Karayolları Genel Müdürü Abdülkadir Uraloğlu’nun aynı zamanda Türk Telekom’a ait bir şirkette yönetim kurulu başkanı olarak maaş aldığını açıkladı. Yavuzyılmaz, “Durmak yok, yolmaya devam” dedi.

Okumaya devam et

Ekonomi

Avrupalı turist 2014’ten beri Türkiye’den kaçıyor

Ekonomik krizde bütün umudunu turizmden gelecek paraya bağlayan AKP Hükumeti, Avrupalı turistleri etkilemek için her yolu deniyor. Ancak, Türkiye İstatistik Kurum verilerine göre Avrupalılar 2014 yılından bu yana Türkiye’den kaçıyor.

BOLD – Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu 6 Mayıs’ta Almanya’da “Turistin görebileceği herkesi aşılayacağız” sözleri Türkiye’de yaşayanlardan büyük tepki çekti. Arkasından 14 Mayıs’ta Kültür ve Turizm Bakanlığı reklam filminde turizm çalışanlarına takılan maskelere İngilizce olarak ‘Aşılandım keyfini çıkar’ yazdı.  Tepkiler üzerine bu reklam yayından kaldırıldı.

ARAPLARA GÖRE SEKTÖR ŞEKİLLENDİ

Birgün gazetesinden Ozan Gündoğdu’nun haberine göre Avrupalı turistler sadece Kovid-19 pandemisiyle Türkiye’den kaçmadı. 2010’lu yılların başından itibaren Avrupalı turistler Türkiye’ye olan ilgisini kaybetti. Türkiye’de turizm sektörü giderek artan oranda Körfez Ülkeleri’nden gelen turistlere göre organize edildiği için AB üyesi ülkelerinden gelen turistler çekildi.

AVRUPALI TURİSTİN DERDİ DEMOKRASİ VE GÜVENLİK

TÜİK Turizm İstatistikleri başlıklı çalışmasına göre 2019’da Türkiye’ye gelen yabancı turist sayısı 2011’e kıyasla yüzde 44 oranında artış kaydetmiş durumda. 2011’de yabancı turist sayısı 31,3 milyonken, 2019’da bu sayı 45,1 milyona kadar çıktı. Bu haliyle 2019’daki turist sayısında rekor kırılmış oldu. Ancak turist sayısının yüzde 44 arttığı aynı dönemde Avrupa ülkelerinden gelen turist sayısı yüzde 2,7 oranında azaldı. 2011’de bu ülkelerde 15,6 milyon turist Türkiye’ye gelirken, turist sayısında rekor kırılan 2019’da aynı ülkelerden gelen turist sayısı 15,2 milyona geriledi.

2014 YILINDA 16,4 MİLYON, 2017 YILINDA 9.9 MİLYON AVRUPALI GELDİ

Avrupa ülkelerinden gelen turist sayısı rekoru 2014’te kırıldı. O yıl bu bölgeden Türkiye’ye gelen yabancı turist sayısı 16,4 milyona ulaştı. İlerleyen 3 yılda bu sayı 10 milyonun altına kadar indi. 2017’de aynı bölgeden gelen yabancı turist sayısı 9,9 milyona düşmüştü. 2017’den itibaren TL’nin sert şekilde değer kaybetmesiyle birlikte Türkiye “ucuz tatil fırsatı” olarak değerlendirildi ve Avrupalı işçi sınıfının yeniden ilgisini çekmeye başladı. 2017’den sonra Avrupalı turistlerin ilgisi toparlanmaya başladıysa da 2014 sayılarına ulaşılamadı. 2020’ye gelindiğinde ise tüm dünyayı etkisi altına alan pandemi turist sayısının dibi görmesine neden oldu.

Okumaya devam et

Ekonomi

29 bin esnaf kepenk kapattı, işsiz sayısı 9 milyonu aştı, icra dosyaları patladı…

Pandemi nedeniyle getirilen kısıtlamalar ve verilmeyen destekler nedeniyle dayanacak gücü kalmayan 29 bin esnaf daha bu yılın ilk üç ayında kepenk kapattı. İşsiz sayısı 9 milyonu aşarken, icra dosyası sayısında ise patlama yaşanıyor.

BOLD – Salgının derinleştirdiği ekonomik kriz, icra ve iflas dosyalarını patlattı. İcra dairelerine günlük gelen dosya sayısı 1100’ü aştı. 2021’in ilk çeyreğinde işyerini kapatan esnaf sayısı yüzde 11 artışla 29 bin 37’ye yükseldi.

KEPENK KAPATAN ESNAF SAYISI ARTIYOR

Cumhuriyet’ten Şehriban Kıraç’ın haberine göre icra dairelerine günlük gelen icra ve iflas dosya sayısı 1100’i aşarken hem esnaf hem şirketlerde iflaslar artışa geçti. Borçla ayakta kalmaya çalışanlar ise aldıkları kredileri ödeyememe riskiyle karşı karşıya. Pandemi ile 2020 yılında 99 bin 588 esnaf kapandı. Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) verilerine göre, kapısına kilit vuran esnaf sayısı bu yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11 artışla 29 bin 37’ye yükseldi. Aynı dönemde kuruluş için tescil başvurusu yapan esnaf sayısı da 1869 adetlik azalışla 80 bin 121’e geriledi.

ŞİRKETLER TASFİYE OLUYOR

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği verilerine göre, yılın ilk çeyreğinde tasfiye olan şirket sayısı yüzde 3.2’lik artışla 4 bin 620’ye çıkarken, aynı dönemde 2 bin 694 şirket de kapısına kilit vurdu. Yılın birinci çeyreğinde kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısı ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2’ye yakın artışla 7 bin 616’ya yükseldi.

İŞSİZ SAYISI 9 MİLYONU GEÇTİ

Şirket ve esnaf sayılarındaki kapanmalar artınca işsiz kalanların sayısı da çığ gibi büyüyor. Mart 2021 döneminde mevsim etkisinden arındırılmış geniş tanımlı işsiz sayısı 9 milyon 204 bine yükseldi. Bu dönemde gemiyi yüzdürmek için borca sarılan binlerce işletme, borcunu döndüremediği için batıyor. 2020’nin ilk çeyreğinde toplam KOBİ kredileri 662 milyar 540 milyon TL iken bu rakam bu yıl aynı dönemde 879 milyar 284 milyon TL’ye yükseldi.

SORUNLU KREDİ MİKTARI 533 MİLYAR LİRA

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) sorunlu kredilerin takibe düşme sürelerini 90 gün yerine 180 güne çıkaran düzenlemesi 30 Haziran’da bitiyor. BDDK bu yolla kredilerin batmasını önlerken adeta bilançolarda yüzdürülmesini sağladı. Bankaların takibe düşmüş alacakları sene başından bu yana 150 milyar lira seviyesine adeta demirledi. Takipteki kredilere yakın izlemedekiler de eklendiğinde bankalar bilançolarında halihazırda 533 milyar liralık sorunlu kredi tutarını yönetiyor.

‘Paketçi MİT’ Libya’da kaçırılan 7 Türk için kılını kıpırdatmadı

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0