Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Bahçeli: CHP beşinci kol, İyi Parti melanet proje, HDP mayın tarlası

MHP’nin 13. Olağan Kurultayında 10. kez genel başkanlığa seçilmesine kesin gözüyle bakılan Devlet Bahçeli, genel kurul konuşmasında muhalefeti hedef aldı. Bahçeli, “Türkiye’yi uçuruma çekmek demokrasi değildir. HDP, mayın tarlasıdır, CHP beşinci kol faaliyetidir, İyi Parti, uzaktan kumanda ile kontrol edilen melanet bir projedir” dedi.

BOLD – MHP’nin Ankara Spor Salonu’nda yapılan 13. Olağan Kurultayına katılan Devlet Bahçeli, üst kurul delegeleri tarafından 10. kez genel başkanlığa aday gösterildi.

Cumhur İttifakı ortağı AKP, kurultaya parti yönetiminden bir heyetle temsil etti. AKP’yi temsilen Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, Parti Sözcüsü Ömer Çelik ve Genel Başkan Yardımcıları Jülide Sarıeroğlu, Mehmet Özhaseki ile Erkan Kandemir kurultay salonunda hazır bulundu. MHP yönetimi, CHP, İyi Parti ve HDP’ye davetiye göndermedi.

Bahçeli, konuşmasına “Günümüz kutlu olsun, devletimiz dirlik bulsun. İnanarak çıktık yola, biz vurmayız ona buna… Yiğitler kan döker, bayrak solmaya, Anadolu başlar, vatan olmaya… Kızılelma’ya hey… Kızılelma’ya! En güzel marşını vurmadan mehter. Ya Allah… Bismillah… Allahuekber” sözleriyle başladı.

Muhalefeti hedef alan Bahçeli, şunları söyledi: “Türkiye’nin karşısında hizalanmak muhalefet değildir. Millet başka, zillet başkadır. Türkiye’yi uçuruma çekmek demokrasi değildir. HDP, Türk demokrasisinin çevresini sarmış mayın tarlasıdır, CHP beşinci kol faaliyetidir, İyi Parti, Türkiye’nin kötülüğüne hizmetkarlık yapan uzaktan kumanda ile kontrol edilen melanet bir projedir. İP’in başkanı Cumhur İttifakı için etle tırnak gibi demiş. Kendilerinin proje bazlı ittifak olduğunu açık itiraf etmiştir. Bu neyin projesidir, hazırlayanlar kimlerdir? Doğrudur, Cumhur İttifakı kader birlikteliğidir. Zalimlere, terör örgütlerine, ekonomik tetikçilere karşı tek ses, tek nefes, tek bilek, tek yürekle duruş gösteren cumhurun köküdür. Cumhur İttifakı’nı arayan Pensilvanya’da, Kandil’de değil, başkent Ankara’da dünyaya Türkçe bakan iradenin sağlam ahlakında bulacaktır.”

ADAYIMIZ ERDOĞAN’DIR

Cumhurbaşkanı adaylarının Tayyip Erdoğan olduğunu belirten Bahçeli, konuşmasını şöyle sürdürdü:  “Cumhurbaşkanı adayımız bellidir, o isim Recep Tayyip Erdoğan’dır. Bu vesile ile sayın Cumhurbaşkanına, AK Partili kardeşlerime selamlarımı gönderiyorum. Bizim ittifakımız, ihanete karşı vatan sevgisinin ittifakıdır. Erken seçim diye tutturanlar, iyi bilsinler ki, seçimler zamanında yapılacak, Türkiye rotasından çıkmayacaktır. İstikbale Cumhur İttifakı ile ulaşılacaktır.”

PARLAMENTER SİSTEM TEKLİFLERİ BEYHUDEDİR

Milliyetçi Hareket Partisi olarak 2023 ve takip eden 10 yılı kapsayan stratejik hedeflerinin ilki Türk tipi başkanlık modeline sahip çıkmaktır. Buna karşılık güçlendirilmiş ve iyileştirilmiş parlamenter sistem teklifleri beyhudedir. Eskiye kıvrılıştır. Güçlendirilmiş parlamenter sistem kavramını dile getiren terörist Selahattin Demirtaş’tır. Artık parlamenter sisteme geri dönüş yoktur

FEZLEKELERİN ARKASINDA DEVLET VAR

Bölücü milletvekillerinin TBMM’ye gelen fezlekelerinin ‘önüne arkasına bakalım’ demek siyaset değildir. Fezlekelerin önünde hukuk, arkasında adalet vardır. Yetmiyorsa bu sizlere, önünde millet, arkasında devlet olduğunu mutlaka göreceksiniz.

DOKUNULMAZLIKLAR ELE ALINMALI

İnsan hakları eylem planı, ekonomik reform paketi müspet gelişmelerin işaret fişeğidir. Bu sürecin sivil, geniş katılımlı, yeni yönetim sisteminin ruhuna uygun bir anayasa ile tahkim edilmesi ikinci hedefimizdir. MHP gerekli çalışmalarını sürdürmektedir. Hazırlıklarımız tamamlanacaktır. Siyasi partiler kanunu değiştirilmeli, seçim kanunu düzenlenmeli, siyasi etik kanunu çıkarılmalıdır. Dokunulmazlıklar yeni baştan ele alınmalıdır. Anket şirketleri bize göre demokrasi kundakçısıdır.

EKONOMİ BÜYÜDÜ

Türkiye’de aç ve açıkta kimsenin yaşamını istemiyoruz. İnsanımızın ihtiyaç ve isteklerini yerli ve milli ekonomik sistemle karşılamak zorundayız. 2020’de küresel ekonomi yüzde 3,5 küçülmüştür. Türkiye ekonomisi 2020’de yüzde 1,8 büyüme kaydetmiştir. G20 arasında ekonomisi büyüyen iki ekonomiden birisi Türkiye olmuştur. Ekonomide yaşanan toparlanma ve canlanma devletimizin ve milletimizin kasasına yansıyacaktır.

TARİHTE BU MİLLETTEN DİKTATÖR ÇIKMADI

Diyorlar ki; Türkiye’de totaliter eğilimler güçleniyormuş, demokrasi zayıflamış, düşünce ve ifade özgürlüğü kalmamış. Bu çürük, çarpık iddiaların üç boyutlu hedefi vardır. Birincisi yabancı yatırımları caydırmak, ikincisi uluslararası camiada saygınlığımızı lekelemek, üçüncü boyutu egemenlik haklarımızdan taviz beklentisidir. Türkiye’de demokrasi olmasaydı, gece gündüz Cumhurbaşkanı’na hakaret edenler, devlete sövenler, millete karşı gelenler Meclis’te, belediyede, medyada, sokaklarda nasıl gezecekler? Türkiye’de demokrasi yok diyenler, gelsinler külahıma anlatsınlar. Tarihin hiçbir döneminde bu milletin sinesinden diktatör çıkmadı, tiran çıkmadı. Yönetim hayatımızda ise despotizmin en ufak emaresine tesadüf edilmedi.

HDP’NİN KAPATILMASI NAMUS GÖREVİDİR

Papa’nın Irak ziyaretinde bastırılan pul hain senaryonun parçasıdır. HDP, ayranımızı kapatmasın. HDP; PKK’dır, cinayettir, bölücülüktür. HDP ile yasak ilişki zalimlere diz çökmektir, HDP ile ittifak kurmak kimseye iyilik sağlamayacaktır. CHP seçimini yapmalıdır, İyi Parti kararını netleştirmelidir. HDP siyasi kisveye bürünmüş suç örgütüdür, açılmamak üzere kapatılması namus görevidir. Yargıtay’ın hazırladığı iddianameyi hakkın, hukukun ve adaletin sesidir.

ANDIMIZDAN VAZGEÇMEYİZ

Türküm deriz, çalışkanım diye sesleniriz, adımızdan ve andımızdan vazgeçmeyiz. Ey CHP yönetimi sizin nereniz doğru ki Andımıza sahip çıkacaksınız, nereniz doğru ki Andımızı söylemek size yakışacaktır. Sizlerin kimleri taşeronu olduğunuz bilmeyen kalmış mıdır?”

Vekilliği düşürülen Gergerlioğlu TBMM’de koltukta sabahladı

 

Politika

Aileler yine iktidarın hedefinde

Ailesinin siyasi rakipleri tarafından hedef alındığından şikayet eden Erdoğan’ın, kendisi, partisi, ortağı ve trollerinin siyasilere, aileleri üzerinden saldırıları rutin haline geldi.

BOLD – Geçen Şubat ayında Erdoğan, CHP’nin ailesi üzerinden siyaset yaptığını söyleyerek serzenişte bulundu. Erdoğan siyasi rakiplerini suçlasa da kendisi, partisi ve ortağı ve trolleri basın ve sosyal medya üzerinden siyasilerin ailelerini uzun süredir hedef alıyor.

ABD’li düşence kuruluşu Brooklin Enstitüsü’nin geçen Şubat ayında yayınlanan raporu sonrası MHP Lideri Devlet Bahçeli, raporda katkısı olduğunu ima ederek eski Hazine Müsteşarı CHP Sözcüsü Faik Öztrak’ı şu sözlerle hedef aldı: “Yazılan karanlık senaryonun iç yüzü aydınlanmaya başlamıştır. (Kemal) Derviş’in yeni bir fitne düzeneğinin asal unsurlarından birisi olduğu vehim değil, vaki bir gerçektir. CHP’de iki Kemal vardır. Acaba diyorum, mesela Faik Öztrak, hangi Kemal’i lideri olarak kabullenmektedir? ABD’deki Kemal’in CHP’deki ajanı ve taşeronu Öztrak mıdır?”

Son günlerde bilbordları süsleyen ‘128 milyar dolar nerede’ sorusu AKP’nin canını oldukça sıkıyor. Bu soruyu gündeme getiren ve gündemde tutan parti de CHP. CHP’li Faik Öztrak eski Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal’ın da 128 milyar doların akıbetini araştırdığı için görevden alındığının kesinleştiğini söyledi. Bu yüzden parti sözcüsü Öztrak bir kez daha hedefte.

AİLELER HEDEFTE

Öztrak’ın İçişleri Bakanı dedesi ve Gümrük Bakanı babası üzerinden ailesi, sosyal medyada AKP’li hesapların saldırısı altında. AKP’liler paylaşımlarında Öztrak ailesini Dersim katliamı, Deniz Geçmiş ve arkadaşlarının idamından da sorumlu tutuluyor.

AKP ve ortağı MHP aile üzerinden siyaset yapmayı uzun süreden beri deniyor. Son olarak Montrö ve cübbeli amiral tartışmaları konusunda bildiri yayınlayan amirallerin aileleri de Erdoğan’ın talimatıyla hedef oldu. CHP bağlantılarının ortaya çıkarma adına amirallerin akrabaları Hürriyet gazetesi aracılığıyla ifşa edildi.

Türkiye’nin son yıllarına damga vuran iki kadın siyasetçi İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu da aileleri üzerinden hedef alınmıştı.

Eski eş kurbanı Ayşe Tuba Arslan’ın son şikayet dilekçesini Nükhet Duru okudu

Okumaya devam et

Politika

Ticaret Bakanlığına 9 milyon TL’lik dezenfektan satan Bakan Ruhsar Pekcan’a istifa çağrısı

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ve eşi Hasan Pekcan’a ait şirketin Ticaret Bakanlığına 9 milyon TL’lik dezenfektan sattığına dair faturalar ortaya çıktı. Bakan Pekcan iddiayla ilgili sessiz kalırken CHP’li Ali Öztunç, Bakan Pekcan’ı istifaya çağırdı.

BOLD – CHP’li Ali Öztunç, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’ın kendi şirketinden kendi bakanlığına 9 milyon TL’lik dezenfektan sattığının ortaya çıktığını belirterek istifa çağrısında bulundu.

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ve eşi Hasan Pekcan’a ait Nanoksia Biyoteknoloji ve Karon Mühendislik firmalarının bakanlık bünyesindeki kurumlara 9 milyon TL değerinde dezenfektan sattığı ileri sürüldü. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, “AK Parti yeni bir skandala daha imza attı. Her gün AK Partililerle ilgili yeni yeni skandallar ortaya çıkıyor. Bu defa ise Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’ın kendi şirketinden kendi bakanlığına 9 milyon TL’lik dezenfektan sattığı ortaya çıktı” ifadelerini kullandı.

Öztunç, “Yani Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, eşiyle birlikte ortak olduğu şirketten kendi bakanlığına 9 milyon TL’lik dezenfektan satmış. Sanki piyasada bu ürünü başka üreten kimse yokmuş gibi kendi firmasından kendi bakanlığı bu malları satın alıyor. Gerçekten inanılır gibi değil, tam bir skandal. Turizm Bakanı, turizm arazilerini kendi özel şirketine devrediyor. Ticaret Bakanı ise kendi özel şirketinden kendi bakanlığına malzeme satıyor. Bu inanılır gibi değil” dedi.

İSTİFA ETMESİ GEREKİYOR

CHP’li Öztunç, şunları söyledi: “Yıllar önce Devlet Bakanı Güler İleri, babasının cenazesinin ilanına ilişkin bakanlık bütçesinden ödeme yapıldığı için bakanlıktan istifa etmişti. Şimdi Ruhsar Pekcan’dan istifayı bekliyoruz. Kendi şirketinden kendi bakanlığına 9 milyonluk mal satılıyorsa hemen istifa etmesi gerekiyor. Tıpkı eski Devlet Bakanı Güler İleri gibi davranması gerekiyor.”

Erdoğan 5 bin ton altının peşinde

Okumaya devam et

Politika

Anormalleşme süreci: 44 günde koronavirüsten 6.165 ölüm!

Türkiye’de 1 Mart’tan 14 Nisan’a kadar geçen 44 günde 6 bin 165 kişi koronavirüsten öldü. 1 Mart’ta 69 olan günlük ölüm sayısı 14 Nisan’da yüzde 404 artışla 279’a ulaştı.

BOLD – Pandemi karşısında ekonomik tedbirleri alacak gücü olmayan Saray yönetiminin tedbirleri zamanından önce gevşetmesinin faturası ağır oldu. Cumhuriyet’ten Erdem Sevgi’nin haberine göre CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi, Türkiye’de mart ayında uygulanan normalleşme sürecinin faturasının ağır olduğunu söyledi. İlgezdi, şunları dile getirdi:

  • Defalarca açıkladık. Bir an önce ekonomik ve sosyal koşulları sağlanmış, gelir güvenceli 28 günlük tam kapanma çağrısı yaptık.
  • Kapanma için gereken kaynağı da hesaplayıp açıkladık. MB’nin kaybolan 128 milyar dolarının 7’de 1’i ile bu kapanmanın finansmanı sağlanabilecekti.
  • 1 Mart’tan 14 Nisan’a kadar olan 44 günde toplam 6 bin 165 vatandaş koronavirüs nedeniyle yaşamını yitirdi.
  • 1 Mart’ta 69 günlük vefat sayısı 14 Nisan’da yüzde 404 artışla 279’a ulaştı. Yoğun bakımlarda boş yatak kalmadı.
  • 1 Mart’ta yüzde 7.57 olan test-pozitif vaka oranı 14 Nisan itibarıyla yüzde 20’ye çıktı.
  • İktidarın, tedbirleri kademeli olarak gevşettiği ve “yerinden önlem” olarak adlandırılan döneme geçtiği 1 Mart’ta, günlük 645 hasta sayısı 14 Nisan’da yüzde 434 artarak 2 bin 802’ye ulaştı.

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0