Bizimle iletişime geçiniz

Analiz

Zam yapan marketi darbeci ilan edenler amiral bildirisine ifade özgürlüğü der mi?

Montrö tartışmaları ve sarıklı amiral görüntüsünden rahatsız olan emekli amirallerin imzaladıkları bildiri, siyasi stratejisi darbe mağduriyeti olan AKP’nin ekmeğine yağ sürdü. Her muhalif sesi darbecilik suçlamasıyla sindirmeye çalışan AKP’li medya ve siyasiler, bildiriyi ifade özgürlüğü olarak değerlendirmek yerine yine darbe tartışmalarını alevlendirdi.

BOLD – Emekli amirallerin imzaladığı bildiri AKP’lilerin darbe paranoyalarını yeniden gün yüzüne çıkardı. Erdoğan başta olmak üzere, AKP’li gazeteci ve siyasiler hükumete yönelik her eleştiriyi darbe zeminde tartışıyor. Hemen her kritikten darbe mağduriyeti çıkarmak iktidarın yegane siyaset stratejisi haline geldi.

ERLER ÖĞRENCİLER DARBECİ OLDU

15 Temmuz gecesi emir komuta zinciri dahilinde hareket eden erler ve askeri lise öğrencileri darbeci ilan edilerek müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Darbe girişiminden hemen sonra ise binlerce ev hanımı, öğretmen, bankacı, memur da direk yada dolaylı olarak darbeci ilan edildi.

DARBECİ ÖĞRETMEN İMAMSIZ GÖMÜLDÜ

O dönem karakolda hayatını kaybeden öğretmen Gökhan Açıkkollu, AKP’ye yakın Yeni Akit gazetesi tarafından darbeci ilan edildi. Gazete, öldükten sonra suçsuz olduğu anlaşılan Açıkkolu için ‘Darbeci Öğretmen imamsız gömüldü’ başlığını kullandı.

OY VERMEYENLER DARBECİ

2017 Referandumu öncesi Bahreyn ziyareti sırasında gazetecilerin sorularını cevaplayan AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, daha önce teröristlerle hareket etmekle itham ettiği ‘hayırcılar’ı o konuşmasında 15 Temmuz darbecileriyle birlikte hareket etmekle suçladı.

CHP’Yİ DARBECİ İLAN ETTİ

Türk Tarih Kurumu’nun başına Afyon Ensar Vakfı Yönetim Kurulu üyesi Prof. Ahmet Yaramış’ın atanmasına tepki gösteren CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ile AKP’li Ömer Çelik arasında darbeci tartışması yaşandı. Çelik, Özel’in tepkisi sonrası CHP’nin inandığı tek rejimin ‘Yassıada rejimi’ olduğunu söyleyerek, “Bunlar tüm tarihleri boyunca ‘demokrasiyi felç etme örgütü’ olarak çalıştılar” dedi.

SON DARBECİ SÜPER MARKETLER

Ekonomik kriz, kurdaki dalgalanma gibi nedenlerden dolayı gıda ürünleri de zamlardan nasibini aldı. AKP’ye yakınlığıyla bilinen Sabah gazetesinin yazarlarından Mevlüt Tezel ise gıda zamlarını hükumete darbeye yordu. Tezel kaleme aldığı yazıda şu ifadeleri kullandı: “Düşünün Türkiye’de operasyon yapmak isteyen mihraklar, ana ihtiyaç maddelerini stoklamak ve fahiş fiyatlarla satmak suretiyle halkı canından bezdirir ise, seçmen üzerinde etki oluşturabilir. Bunu yapmak için organize olmak ve para gücü yeterlidir.”

AKP’liler, rahatsızlıklarını dile getiren emekli amirallerin imzaladıkları bildiriye ifade özgürlüğü çerçevesinden bakmadı. Siyasiler başta olmak üzere birçok AKP’li, sosyal medyadan yaptıkları paylaşımlarla darbe tartışmalarını alevlendirdi.

Marketler de darbeci oldu

Analiz

AKP Türkiye’si: 128 milyar dolar, 43 işçi, 50 at kayıp

Yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklarla mücadele vaadiyle iktidara gelen AKP, 2013 sonrası mücadele kısmını attı. Geriye 3Y kaldı. AKP’nin adı ‘Yolsuzluk, Yoksulluk ve Yasaklar’ ile anılır oldu.

BOLD ANALİZ – AKP, yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklarla mücadele vaadiyle iktidara geldi. Ancak 2013 sonrası bu 3Y ile mücadeleden vazgeçildi. AKP’de Başbakanlık yapmış Ahmet Davutoğlu da ekonomiyi yöneten Ali Babacan da her fırsatta AKP’nin adının ‘yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklar’ ile anıldığını dile getiriyor. AKP’nin ateşli savunucusu köşe yazarları Mehmet Ocaktan, Akif Beki, Ahmet Taşgetiren de bu gerçekleri söylemekten artık kendilerini alamıyor.

AKP’Lİ OLMAK TC VATANDAŞLIĞINDAN EVLA

‘Eşit vatandaş’ ‘Adil yargılama’ gibi cümleler, AKP tüzüğünde ve her seçim beyannamesinde yer alan beylik ifadelerden öteye geçemiyor. Kovid-19 yasakları AKP’lilere işlemiyor. Sıradan vatandaşa ise para cezası olarak dönüyor. AKP yargısı, 15 Temmuz 2016 tarihinden bu yana Hizmet Hareketi mensupları başta olmak üzere tüm muhalifleri susturmak için kullanılıyor. Susmayanlar mı? ‘Silivri soğuktur’ tehdidiyle karşı karşıya kalıyor. Haklarında soruşturma açılanlar kısa süre içinde cezaevlerinin yolunu tutuyor.

DİBİN DİBİ YOK

Adaletin olmadığı bir ülkede ekonominin iyi olması beklenmiyor. 2016 yılından bu yana her yıl döviz kuru şoku yaşayan AKP Türkiyesi fakirleştikçe fakirleşiyor. Dibin dibi olmadığı için ekonomi batmasa bile vatandaşlar artık evine yağ almakta dahi zorlanıyor. 8 milyon hanenin geliri bin 192 liranın altında olduğu için resmi yoksul sayılırken Genel Sağlık Sigortası primlerini devlet ödüyor. Diğer tarafta ise AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a milyon liralık 2’nci Mercedes alınıyor. Bilal Erdoğan’ın arkadaşı Şenol Kazancı 56 bin lira maaşla yeni işine başlarken 40 maaşla geçinemeyen AKP’li eski bakan, milletvekili ve bürokratlara 41’nci maaş bağlanıyor.

MİLLETİN ADAMI YER SOFRASINDA!

Tabii Cumhurbaşkanı Erdoğan, yoksul vatandaşı unutmuyor! Ramazan klasiği haline gelen sinili yer sofralarında garip gureba ile iftar yapıp fotoğraf vermeyi ihmal etmiyor. AKP’li troller ise bu fotoğrafları ‘Milletin adamı’ sloganlarıyla süsleyip yükleniyorlar tweetlere. Kimse ’19 yıldır ülkeyi yöneten AKP yoksulluğu neden azaltmadı?’ diye sormuyor.

128 MİLYAR DOLAR NEREDE?

Bu soruyu yöneltmek isteyenler ise karşısında Saray’ın polisin buluyor. 83 milyon vatandaşın parası olan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının kayıp 128 milyar dolarının akıbetini soran ana muhalefet partisi CHP’nin binaları özel harekat polislerince basılıyor.

EUROCULARIN “NANKÖRSÜNÜZ” HİTABI

Gurbetçiler 10 liraya yaklaşan 1 eurolarla Türkiye’nin şehirlerinde çıktıkları alışverişlerde “Siz nankörsünüz. Türkiye Almanya’dan iyi. Türkiye’de her şey ucuz” diyor. “Gel o zaman Türkiye’de yaşa” diyenlere ise gurbetçilerin verecek cevabı olmuyor.

AKP eliyle 43 işçi toplu olarak Almanya’ya ilticaya götürüldü. Daha yüzlerce örneğin olduğu söyleniyor. Ama net rakam bilinmiyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesinin MHP’li Dörtyol Belediyesine hibe ettiği 50 attan da haber alınamıyor.

Zira AKP Türkiye’si kayıplar ülkesi. 128 milyar dolar kayıp, 43 işçi kayıp, 50 at kayıp.

Vefatının 28. yıl dönümünde Turgut Özal kimdir?

Okumaya devam et

Analiz

Patron Hisarcıklıoğlu’nun gözü de işsizin parasında

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da gözünü İşsizlik Sigortası Fonuna dikti. Milyarlarca liralık bütçesi olan TOBB’u yöneten Hisarcıklıoğlu’nun, çalışanların maaşlarının emekçinin fonundan ödenmesini istemesi büyük tepki topladı.

BOLD ANALİZ – AKP Hükumeti ile TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, 131 milyar liradan 91 milyar liraya gerileyen İşsizlik Sigortası Fonu’nu tamamen ‘sıfırlamayı’ hedefliyor. Tasarruf yerine kamudaki harcamaları katlayan AKP ve milyarlarca lira varlığı yöneten Hisarcıklıoğlu, koronavirüs salgınına karşı hep İşsizin Fonu’nun kullanılmasını istiyor.

1 MİLYON 400 BİN ÜYEDEN AİDAT ALIYOR

Adnan Menderes ve arkadaşlarının idam edildiği Yassıada’ya tesis yapan, sınır kapılarını işleten, üniversite ve hastane çalıştıran, Ankara’da ikiz kulelerde faaliyet gösteren TOBB 1 milyon 400 bin üyesinden her ay aidat alıyor. İşletmelerin bilanço karının binde 5’i kadar ödediği aidatların ulaştığı büyüklük milyar liralarla ifade ediliyor. TOBB’un gelir gider dengesi bilinmiyor. Çünkü Cumhurbaşkanlığı Denetleme Kurumu ve Ticaret Bakanlığı’nın incelediği TOBB hesapları kamuoyuna açıklanmıyor.

TOBB HEP AKP’NİN YANINDA

Cumhurbaşkanlığı TOBB’u korurken, TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu da her fırsatta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın başlattığı projelere destek vermek öne atılıyor. Kovid-19 salgınında işçiyi yalnız bırakan Hisarcıkloğlu, çalışanların ve işverenlerin primlerinin biriktiği İşsizlik Sigortası Fonu’ndan işçilere maaş verilmesini istiyor.

İŞÇİ YERİNE ERDOĞAN’A DESTEK

Çalışan ve işsize hiçbir katkısı olmayan Hisarcıklıoğlu, Erdoğan’ın açıkladığı her destek kampanyasına bağış yapıyor. İşte o bağışlar:

  • Pakistan sel felaketine 2 milyon dolar
  • 15 Temmuz Dayanışma Kampanyasına 53 milyon lira,
  • Soma’da ölen 301 madencinin ailelerine dağıtılmak üzere 16 milyon 838 lira
  • Yerli otomobil TOGG projesine 500 milyon dolar
  • Biz Bize Yeteriz Kampanyasına 10 milyon lira
  • Yassıada Projesine 1 milyar TL

2016 yılında Erdoğan’ın istihdamı arttırmak için başlattığı ‘TOBB üyeleri 1 işçi alsın’ projesine destek vereceğini açıklayan ancak 1 milyon 400 bin kişiye iş imkanı sunmadığı ortaya çıkan Hisarcıklıoğlu’nun son çağrısına esnaf ve işletme sahiplerinden tepkiler geldi.

Okumaya devam et

Analiz

Özlem Zengin emekçinin parasını “Yardım yaptık” diye duyurdu

Merkez Bankasının 128 milyar dolarını harcayan AKP, işçinin maşından kesilen parayla yapılan ödemeleri ‘destek ve yardım’ diye açıkladı. İşsizlik Sigortası Fonundan verilen maaşların listesi Kovid-19 salgınında AKP’nin hiçbir yardım yapmadığının kanıtı oldu.

BOLD ANALİZ – 83 milyon vatandaşın 128 milyar dolarını ‘yok eden’ AKP Hükumeti, paraların akıbetini açıklamaya çalıştıkça yeni skandallara imza atıyor. Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, 128 milyar doların nereye harcandığını açıklamak için bir liste hazırladı. Kovid-19 salgınında yapılan doğrudan destek ve yardımların yer aldığı listedeki paraların tamamı Merkez Bankasının değil, İşsizlik Sigortası Fonunun parası çıktı.

ÖZLEM ZENGİN DE PAYLAŞTI

Bakanlığın işçi ve işsizin parasını koronavirüs salgınında kullandığının resmi belgesi olan fotoğrafı önce AKP Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal kullandı. Ünal, paranın Merkez Bankasının 128 milyar doları olmadığını anlayınca tweeti sildi. 128 milyar doları açıklamaya çalışan AKP Genel Başkan Yardımcısı Özlem Zengin de İşsizlik Fonu’ndan çalışanlara verilen işsizlik maaşı, kısa çalışma ödeneği ve ücretsiz izin parasını destek ve yardım diye duyurdu.

60 MİLYAR LİRANIN 51 MİLYARI İŞSİZLİK FONU’NDAN

‘HükümetMilletininYanında’ ifadelerini de kullanan Zengin, Tokat özelinde de yapılan yardımları duyurdu. Ancak bu ödemelerin işçi ve işsizin parasının biriktiği Fon’dan yapıldığını görmezden geldi. Salgında AKP Hükumetinin destek ve yardımı olarak açıklanan 60 milyar liranın 51 milyar 471 milyon lirası işçinin primlerinin biriktiği İşsizlik Sigortası Fonu’ndan yapıldı. Geriye kalan 9 milyar lira ise yine vatandaşa verilen IBAN ile toplanan paralardan yapıldı. Bakanlık logolu belgeyle bu gerçek gözler önüne serildi.

Özlem Zengin’in, AKP Grup Başkanvekili olduğu dönemde emniyette ve cezaevlerinde yapılan çıplak aramayı inkar ederken kullandığı cümleler büyük tepki toplamıştı.

 

Merkez’in rezervi bitti, sırada işçinin fonu var

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0