Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Görme engelli avukat Mehmet Ali Uçar 85 gündür tutsak

Haksız yere cezaevinde yatanları savunmak için avukat olmaya karar veren Mehmet Ali Uçar, 85 gündür İzmir Kırıklar Cezaevinde tutuluyor.

BOLD – Türkiye’de 5 Nisan Avukatlar Günü’nde birçok yargı mensubu, hukuksuz bir şekilde tutuklu. 11 Ocak’ta hapse gönderilen yüzde 100 görme engelli avukat Mehmet Ali Uçar, 85 gündür İzmir Kırıklar Cezaevinde kalıyor. Aynı zamanda hemofili hastası olan Uçar’ın tutuklandığını, üç gündür hapiste olan HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu Twitter hesabından duyurdu.

Uçar’ın sağlık raporlarını ve tutuklanma belgelerini yayınlayan Gergerlioğlu, “Avukat Mehmet Ali Uçar hüküm ile birlikte tutuklanmış, cezaevine atılmış, şimdi cezaevinden çıkmaya çalışsın. Raporları burada iki gözü görmeyen ve hemofili hastası. Bunlar gerileyecek hastalıklar değil. Hemofili hastalığı bitmez, görme kaybı bitecek durumda değil!” dedi.

O GÜN KARAR VERDİ

2012 yılında Ege’de Sonsöz’e röportaj verip hayatını anlatan Mehmet Ali Uçar, eniştesinin bir arkadaşını cezaevinde ziyarete gittiğin gün avukat olmaya karar verdi. Tek amacı haksız yere hapse düşenleri savunmaktı. 11 Ocak’ta görülen karar duruşmasında tutuklanan Uçar’ın şimdi kendisi de cezaevinde. Cemaat soruşturmaları kapsamında alınan insanların davalarına baktığı, mağdur insanlara yardım ettiği için örgüt üyesi olduğu iddiasıyla 8 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırılan Uçar dosyasını İstinaf Mahkemesi 20 günde onayladı ve Yargıtay’a gönderdi. Daha önce İzmir Buca F Tipi ve Menemen R Tipi cezaevlerinde kalan Uçar, Adli Tıp tarafından verilen ‘cezaevinde kalamaz’ raporuyla serbest bırakılmıştı.

ÇELİK ÇOMAK OYNARKEN GÖZÜNÜ KAYBETTİ

Dokuz yaşında arkadaşlarıyla çelik-çomak oynarken tahta sopanın çarpmasıyla bir gözünü kaybeden, dört yıl sonra da diğerini yitiren Uçak, görme engelli olmasına rağmen eğitimini sürdürdü. Ortaokulu Ankara’da, liseyi ise Denizli’de bitirdi. Üniversite sınavlarında hukuk fakültesini kazanan ve dereceyle mezun olan Uçak, yıllarca serbest avukatlık yaptığını belirterek, “Bana kimse bir şey vermedi. Hep kendim aldım. Görmek gözle değil, tamamen beyinle alakalı” dedi.

“Ortaokulda değil ama lisede biraz zorlandım” diyen Uçar, lisedeki ilk yılında yedi dersten zayıf not aldığını söyledi. En çok matematik dersinde zorlandığını belirten Uçar, “Bir gün geometri dersinde öğretmenim, ‘Madem görmüyorsun. O zaman niye okula geldin’ dedi. Bu sözü hiç unutamam. Beni çok hırslandırmıştı. Çalışıp zayıf derslerimden iyi notlar aldım. Hatta okul ortalamasının üzerine bile çıktım. Aynı hocamız bu kez, ‘Ne olacak kör işte. Sinemaya gitmez, tiyatroya gitmez anca ders çalışır’ demiş. Ne yapsak yaranamadık yani” şeklinde konuştu.

MONTAJ, MASÖRLÜK, SANTRAL MEMURLUĞU KURSLARINA GİTTİ

Lise yıllarında kendisine ağabeyi ve arkadaşlarının yardımcı olduğunu söyleyen Uçar, “Benden çok umutluydular. Ben ise okuldan sonra iş bulamam diye endişeleniyordum. Bunun için meslek kurslarına gitmeye karar verdim. Elektronik montajı, masörlük, santral memurluğu gibi kurslara gittim. Bu kurslardan sertifika bile aldım. Ancak bir gün eniştemle gittiğim cezaevi sonrasında hukuk okumaya karar verdim. Eniştemin cezaevinde tutuklu bulunan bir arkadaşını ziyarete gitmiştik. Oradan çok etkilenmiştim. Avukat olmak ve haksız yere cezaevinde yatanları savunmak istemiştim. Kazadan sonra gözlerimi kaybedince biraz karamsarlığa kapıldım” dedi.

HUKUK FAKÜLTESİNİ DERECEYLE BİTİRDİ

Hukuk fakültesini dereceyle bitiren Uçar, “Sınıfımız bin kişilikti. Dersleri dinlemek bile zordu. Not tutamıyordum ama 10 parmak daktilo yazıyordum. Bir de kasete hocaların seslerini kaydederdim. Sınıfımda benim gibi iki görme engelli daha vardı. Biri dersleri veremeyince okulu bırakmak zorunda kaldı. Diğeri de afla döndü, okulu 12 yılda bitirdi. Ben dört yılda bitirdim. Hiç tekrar yapmadım. Okulu da öyle iyi bir dereceyle bitirdim” diye konuştu.

Bir arkadaşının, ‘Ben olsam senin gibi görmeyen birine iş vermem’ sözü üzerine memur olmaya karar verdiğini de anlatan Uçar, “İki bakanlığın açtığı sınavlara girip kazandım. Ama mülakatları geçemedim. Başka sebepten dediler ama bana göre kör olduğum için mülakatları geçemediğini düşünüyorum. Daha sonra iki özel şirkete de başvuruda bulundum. Ama orada da işe almadılar. Baktım iş bulamıyorum bende İzmir’e geldim burada Konak’ta küçük bir ofis tutup serbest Avukatlık yapmaya karar verdim.” dedi.

TAHTAKALE’DE RADYO ALIP SATTI

Üniversite yıllarında ailesine yük olmamak için ticaret yaptığını da anlatan Uçar, “Burslardan kalan üç-beş kuruşla Tahtakale’den küçük radyolar alıp satıyordum. Okul bitmeye yakın küçük bir meblağ param vardı. Üniversiteyi bitirince tuttuğum ilk büronun kirasını buradan ödedim. Kısa sürede işlerim açıldı. Avukatlığa başladıktan üç ay sonra araba, bir yıl sonra da ev sahibi oldum. Bir dönem turizm ve sigortacılık işi de yaptım. İnşaat işiyle de uğraştım. Çocukluğumda ağabeylerim şirketler kuracak bende onların şirketlerinde telefonlara bakacağım diye hayal ederdim. Allah bize şirket kurmayı nasip etti. Buca, Bornova gibi ilçelerde daireler yaptık” diye konuştu.

“AKADEMİSYENLİK ZOR İŞ”

Bir dönem İzmir Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde ders veren Uçar, “Akademisyenlik gerçekten zor bir iş. Hele devlet üniversitesinde görev yapanlar gerçekten idealistler. Çünkü aldıkları maaşlar belli. Bir avukatın bir ayda kazandığından çok daha az paralarla çalışıyorlar. İyi bir avukat para için akademisyenliği tercih etmez. Benim için de bu böyleydi ama benimkisi biraz zoraki oldu. Yani ben istemedim onlar beni istediler. Şimdi İzmir Üniversitesi’nde ders veriyorum. Bir ara Uşak Üniversitesi’nde de ders vermiştim ama o artık bitti” dedi.

“BANA KİMSE BİR ŞEY VERMEDİ, HEP KENDİM ALDIM”

1992 yılında ilk evliliğini yapan Uçar, 12 yıl evli kaldıktan sonra 2004 yılında ayrılmış. İkinci evliliğini de yine 2004 yılında yapan Uçar’ın, bir kızı bir de oğlu var. En çok desteği ailesinden gördüğünü de sözlerine ekleyen Uçar, “Ailem başından sonuna kadar bana engelli olduğumu hissettirmediler. Çünkü onlar zaten benim başarılı olacağımı düşünüyordu. Hiçbir zaman beni engelli gibi görmediler. Hatta birçok işte, ‘Yapsa yapsa unu Mehmet Ali yapar’ dediler. Gözlerim görmüyor diye ne beni dışladılar, ne de aşırı bir korumacılık yaptılar. Bence bir engelli için yapılması gereken şeyi yaptılar. Maalesef toplumumuz engellileri ya çok dışlıyor ya da aşırı korumacı davranıyor. Oysa birilerine muhtaç kalmak yanlış olur. Ailem böyle yaptı. ‘Hiçbir iş yapamaz’ demediler” diye konuştu.

Görmeyenlerin ya toplum tarafından dışlandığını ya da aileleri tarafından çok korunduğunu belirten Uçar, her iki durum da yanlış olduğunu belirtiyor. “Bana kimse bir şeyleri vermedi” diyen Uçar, “Hep ben kendin aldım. Hayatım boyunca ‘yapamadım’ dediğim bir şey yok, hatta ‘şimdi neyi yapsam’ diye düşünüyorum. Her şey gözden ibaret değil. Görmeyenler geri zekalı ya da her gören çok zeki diye bir şey yok. Görmek gözle değil, beyinle alakalı. Bu yüzden kimse kendisini eksik görmemeli. Engelli aileleri de onları ne dışlasınlar ne de çok korumaya alsınlar. Onları normalmiş gibi görsünler. Onlara fırsat versinler, onları desteklesin” diyor.

Gündem

Afiş yasağı da koronavirüsü durduramadı: Vakalar illerde 26 kata kadar arttı

Koronavirüsten bugün 318 kişi hayatını kaybetti, yapılan testler sonucunda 55 binin üzerinde yeni vaka tespit edildi. Çanakkale’de vaka sayısı geçen hafta göre 26 kat arttı. Hükumetten etkili adımlar beklenirken kaymakamlık ve valiliklerden gelen koronavirüse karşı afiş yasağı da vaka artışlarına çare olamadı.

BOLD – Sağlık Bakanlığının açıkladığı koronavirüs verilerine göre, son 24 saatte 318 kişi koronavirüsten yaşamını yitirdi. Yapılan test sonuçlarına göre, 3 bin 101’i semptomlu, 55 bin 802 yeni vaka tespit edildi. Son verilerle birlikte, toplam vaka sayısı 4 milyon 268 bin 447, toplam vefat sayısı 35 bin 926, toplam ağır hasta sayısı 3 bin 275 oldu.

Günlük vaka sayıları gibi haftalık vaka raporu da iç açıcı değil. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın açıkladığı haftalık koronavirüs vaka sayılarına göre, Çanakkale, İstanbul, Yalova, Kırklareli ve Tekirdağ 100 bin kişide en çok Kovid-19 vakası görülen iller oldu.

Aynı verilere göre Şırnak, Siirt, Van, Şanlıurfa ve Hakkari 100 bin kişide en az Kovid-19 vakası görülen iller oldu.

ÇANAKKALE DETAYI

Risk haritasında ‘kırmızı’ kategoride yer alan Çanakkale’de vaka sayısı bir haftada her yüz bin kişide 797, 34’ten 962,98’e yükseldi. Haftalık vaka sayısında Türkiye’de birinciliğe yükselen Çanakkale’de vaka sayıları, 8 Şubat’tan günümüze kadar 26 kat artış gösterdi. İllere göre Kovid-19 vaka sayısı her yüz bin kişide İstanbul’da 920,57, Ankara’da 534,14, İzmir’de 351,97 oldu.

Konuyla ilgili paylaşımda bulunan Fahrettin Koca: “İllerimizde bir haftada 100.000 nüfusa karşılık gelen vaka sayısını gösteren insidans haritasının güncel halini bulabilirsiniz. Kısıtlama ve tedbirler artış hızını düşürmeye başladı. Bu düşüşü hızlı ve kalıcı hale getirmek için birlik olalım” ifadelerini kullandı.

AFİŞ YASAĞI

Vaka artışlarının önlenmesi adına hükumetten etkili adımlar beklenirken Karaman Valiliğinden sonra dün de Edirne Valiliği ve Arnavutköy Kaymakamlığından koronavirüs önlemleri kapsamında afiş asma yasağı geldi. Edirne Valiliğinden konuya ilişkin gönderilen resmi yazıda “Valiliğimiz ve Kaymakamlıklarımızca düzenlenmesi uygun görülenler hariç olmak üzere siyasi parti, sendika. denek vb. sivil toplum kuruluşu binalarına, kendi bayrak, amblem ve logoları dışında her türlü afiş, pankart vb. malzemelerin asılması yasaklanmıştır” denildi.

Bu kapsamda SOL Parti’nin astığı “İstanbul Sözleşmesi” pankartı CHP’nin astığı “128 milyar dolar” pankartı polis tarafından indirildi.

AFİŞ POSTER STİCKER YASAK

Duvar’dan Serkan Alan’ın haberine göre, İstanbul Arnavutköy’de bir ay eylem yasağı kararı alındı. Pandemi nedeniyle getirilen eylem yasakları arasında afiş ve poster asma ile sticker yapıştırma da yer aldı.

Arnavutköy Kaymakamlığı’nın 15 Nisan tarihinde, 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun 17. Maddesi ve 5442 sayılı il İdaresi Kanunu’nun 32/Ç Maddesine istinaden salgını gerekçe göstererek aldığı kararında söz konusu yasakların, ilçede bulunan meydan, cadde, sokak, yol, park gibi tüm umuma açık alanlarda geçerli olduğu ifade edildi.

Afiş yasağı sosyal medya dalga konusu oldu.

Devlet garantili insan kaçakçılığındaki kilit isim Ersin Kilit: Fatma Şahin’i niye kimse konuşmuyor

Okumaya devam et

Gündem

Devlet garantili insan kaçakçılığındaki kilit isim Ersin Kilit: Fatma Şahin’i niye kimse konuşmuyor

Malatya’dan Almanya’ya giden ve dönmeyen 43’ye gri pasaport temin ettiği iddia edilen Ersin Kilit, AKP’li Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’i işaret etti.

BOLD – Devlet garantili insan kaçakçılığı skandalında kilit isim olduğu iddia edilen Ersin Kilit’in adı, Sözcü gazetesi yazarı İsmail Saymaz’ın köşe yazısından sonra merak konusu oldu. Kişisel yaşamı hakkında, Almanya’da yaşaması dışında veri bulunmayan Kilit’in 2019 yılından bu yana ‘insan kaçakçılığı’ yaptığı ve kişi başı 7 bin 250 Euro karşılığında insanları Almanya’ya yerleştirdiği iddia ediliyor

Mega Kilit GMBTH adına çevre, eğitim ve kültürel inceleme gezisine katılan ve geri dönmeyen 43 kişiye gri pasaport sağladığı iddia edilen Ersin Kilit, Artı TV’de yayınlanan Ahmet Nesin ile Ustura programında konuştu.

KİMSE FATMA ŞAHİN’İ ARAŞTIRALIM DEMİYOR?

AKP’li Bingöl’ün Servi ilçesi eski Belediye Başkanı Ali Ayrancı’nın adı insan kaçakçılığı skandallıyla anılır oldu. Ahmet Nesin’in “Ali Ayrancı ile nasıl bir ilişki kurdun, daha önceden tanıyor muydun?” sorusuna Ersin Kilit “Şu an sadece Ali Ayrancı konuşuluyor. Hiç kimse Fatma Şahin’i konuşmuyor” yanıtını verdi.

Konunun Ayrancı’dan ziyade Türkiye geneliyle alakalı olduğunu söyleyen Kilit: “Şu an sadece Ali Ayrancı konuşuluyor. Hiç kimse Fatma Şahin’i araştıralım demiyor, eski bakan. Şu an mevcut Antep Belediye Başkanı. Ben bir vatandaş olarak kendi araştırmalarımla bir şeyler öğreniyorsam devlet her türlü öğrenebilir. Bunu öğrenmek istemiyorlar diye düşünüyorum. Resmi kurumlarda bu işi yapan valiler ve belediyeler aynı işlerine devam ediyor. Ama onlar gündemde değil, söz konusu olan Ersin Kilit. Siz resmi iş yaptınız da, Ersin Kilit size davetiye gönderince mi resmiyetsiz oluyor? Sizin göreviniz devam ediyor, neden Ersin Kilit’in hakkında soruşturma açıldı? Kimse bunu sormuyor” dedi.

İki vali yardımcısının görevden alınmasının göz boyama ve olayın üstünün kapatma çabası olduğunu iddia eden kilit: “Belediye başkan yardımcısını veya vali yardımcısını görevden alıyorsunuz neden valiyi görevden almıyorsunuz? İmzayı atan vali ve belediye başkanı, Ersin Kilit değil. Gazeteciler hep aynı şeyi söylüyor. Neden Ersin Kilit’in üzerinde duruyorsunuz? Belediye başkanı dün ‘vatandaşları gönderdik, karşılığında kamyon aldık’ dedi. Urfa Ceylanpınar Belediye Başkanı’nın açıklaması var. Bütün evraklarda valinin, belediyenin, belediye meclis üyelerinin imzası var. Hadi diyelim Ceylanpınar’da öyle, Diyarbakır, Urfa niye böyle? Antep’e ne oldu Fatma Şahin’in üzerinde neden durmuyorlar” ifadelerini kullandı.

AKP’YE ZARAR GELMESİN ANLAYIŞI VAR

Kilit, AKP’li Ayrancı’yla ilişkisi için de şunları kaydetti: “Onların anlattıklarına göre bütün organizasyonu Ali Ayrancı yapmış. Ben Ali Ayrancı veya belediye ile arkadaşlar aracılığı ile tanıştım. Benden böyle bir istekleri oldu. Bizim kültürümüzde misafirperverlik var. Kimse kapımıza geldiği zaman biz sizi almıyoruz diyemeyiz. Benim yaptığım resmi işlemlerle ben gündemdeyim, ama onların yaptığı resmiyetlerle hiç biri gündemde değil. Belediye Başkanı Mehmet Çınar’ın imzası var ama neden onun adı geçmiyor? Çünkü AKP’ye zarar gelmesin, Ersin Kilit’e zarar gelsin anlayışı var.”

İNSANLARI KANDIRAMAZSINIZ

Kilit, konuşmasının devamında hakkında soruşturma ile ilgili: “Şu an elimize gelen resmi bir şey yok. Dün de gözaltına alındığım söylendi, diyecek bir şey bulamıyorum. Dün HaberTürk’te tartışma vardı Elazığ Belediye Başkanı’nın adı geçti hemen üzerini kapattılar. Konuyu değiştirdiler hemen. Neden Elazığ’ın, İzmir’in, Antalya’nın, Antep’in üzerinde durmuyorsunuz? Gelip gidip sürekli Ersin Kilit ve Yeşilyurt diyorsunuz, Ersin Kilit resmi boyutuyla bir davetiye gönderdi. Eğer onların yaptığı suçsa benimki de suç. Valilikler, belediye başkanları görevde olduğu sürece bana suç atılması göz boyamadır. Bu tür şeylerle insanları kandıramazsınız” diye konuştu.

Aileler yine iktidarın hedefinde

Okumaya devam et

Gündem

5 bin annenin yaşadığı hukuksuzluklar, 5 bin kadın lidere anlatılacak

Merkezi Amerika’da olan insan hakları kuruluşu Advocates of Silenced Turkey (AST), 9 Mayıs Anneler Günü vesilesiyle hak ihlaline uğramış birçok annenin sesini kadın liderlere duyuracak.

BOLD –  AST’nin bin şehirde yapmayı planladığı organizasyonda, aralarında milletvekili, aktivist ve gazetecilerin de bulunduğu 5 bin kadın liderin Anneler Günü’nü tebrik için çiçek gönderilecek.

Çiçeklere Türkiye’deki hukuksuzluklara maruz kalan kadınların hikayelerini anlatan bir not yazılacak. Bu hikayeler, cezaevindeki birçok kadının yaşadığı zulümleri anlatmakla birlikte evladını kaybeden annelerin ve KHK’lı kadınların da yaşadığı hak ihlallerini dile getirecek.

250 KİŞİLİK EKİP KURULDU

Mağdur edilen ailelerin hikayelerini duyurmak için AST tarafından 250 kişilik bir ekip oluşturulacak. Bu çalışmaya bulundukları şehirlerden katkıda bulunmak isteyenler [email protected] adresine mail atarak gönüllü olabilecekler.

Sosyal medya kullanıcıları da #AnnelereÖzgürlük ve #FreeMothersInTurkey etiketleriyle paylaşım yaparak bu organizasyona destek verebilecek.

AST’de gönüllü olmak isteyenler https://silencedturkey.org/get-involved adresinden başvuru formunu doldurabilir.

Daha fazla bilgi için

https://youtu.be/XQLHYeUXNak

https://silencedturkey.org/how-about-making-the-voices-of-mothers-heard-by-5000-fem

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0