Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

AYM’den kılpayı karar: OHAL KHK’sıyla basın kuruluşlarını kapatma Anayasa’ya aykırı

Anayasa Mahkemesi, 15 Temmuz’un ardından 22 Temmuz 2016’da OHAL KHK’sıyla çok sayıda televizyon kanalı ile gazetenin Başbakanlık oluruyla kapatılmasını öngören maddeyi Anayasa’ya aykırı buldu. KHK’ya dayanan kanunun ilgili maddesini iptal eden AYM, kapatmalara karşı bir yargı güvencesi bulunmadığını belirtti. İrtibat ve iltisak kavramlarının OHAL’deki gibi uygulanamayacağına dikkat çekti.

BOLD –  Anayasa Mahkemesi, CHP’nin iptal davasında TBMM’de kabul edilerek 6755 sayılı kanun haline gelen 27 Temmuz 2016 tarihli 668 sayılı OHAL KHK’sının 2. maddesinin 4. fıkrası ile yürürlük maddelerini iptal etti.

AYM kararı 7’ye karşı 7 oyla alındı. AYM Başkanı Zühtü Arslan’ın iptal yönünde oy kullanması nedeniyle davada iptal karar çıktı.

Yüksek Mahkeme’nin gerekçeli kararında, kapatmaya gerekçe yapılan aidiyet, irtibat ve iltisak kavramlarının muğlaklığına dikkat çekildi. “Milli Güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı ya da bunlarla irtibatı olan özel radyo ve televizyon kuruluşları ile gazete ve dergiler (…)” cümlesinde yer alan “aidiyet”, “irtibat” ve “iltisak” kavramlarının genel kavram niteliğinde olduğu kaydedildi. Kararda, “Bu kavramların hukuki niteliği ve objektif anlamı yargı içtihatlarıyla belirlenebilecek durumdadır. Diğer yandan anılan kavramların içinde bulunulan dönem için farklı yorumlanabilmesi de mümkündür” tespiti yapıldı. Aidiyet, iltisak ve irtibatın tespiti konusunda olağanüstü hal dönemi ile olağan dönemde yapılacak değerlendirmelerin farklı olabileceğinin kabul edilmesi gerektiği vurgulandı.

HIZLI BİR YARGI DENETİMİ YOK

Kapatmanın idari bir işlem olarak yargı denetimine tabi olduğu, ancak kapatma işlemi sonrasında yargısal makamların bu konuda kısa sürede karar vermesini sağlayacak bir güvence içermediğine dikkat çekildi.

DÜŞÜNCE VE BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNE AYKIRI

Anayasa Mahkemesi, idari bir kararla basın yayın kuruluşlarının kapatılmasının Anayasa’nın temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılması, düşünce hürriyeti ve basın özgürlüğü maddelerine aykırı olduğunu belirtti.

KARAR NE ANLAMA GELİYOR?

AYM kararında, OHAL döneminde basın ve yayın kuruluşlarına yönelik kapatma kararlarının yargı denetiminden yoksun olduğu kabul ediliyor. OHAL döneminde KHK’larla oluşturulan hukuksuzluğun olağan dönemde uygulanamayacağının altını çiziyor. Kapatılan televizyon, gazete ve yayın kuruluşları hakkındaki kapatma kararının yasal dayanağı olan KHK AYM tarafından hukuksuz bulunarak iptal edildi. Bir hukuk devletinde, hukuki dayanağı olmayan kararların geri alınması gerekir. İdari yargıda devam eden davalarda kapatma kararının kaldırılması ya da idarenin basın kuruluşlarının el konulan mallarını ve yayın haklarını iade veya tazmin etmesi gerekiyor.

KAPATMALARIN HUKUKİ GEÇERLİLİĞİ KALMADI

İMC TV davasını da takip eden hukukçu Kerem Altıparmak, AYM’nin iptal kararı sonrası kapatma kararının hukuki sonuçlarının da ortadan kaldırılması gerektiğini söyledi. Altıparmak, “Kapatılan bazı kanallar idare mahkemesine dava açmıştı o davalar devam ediyor. Normalde bir idari işlem yapıyorsanız onun hukuki dayanağı ortadan kalkarsa o idari işlem de hukuki geçerliliğini yitirir. İdare mahkemesinin artık Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda iptal kararı vermesi, kapatma kararlarının hukuki sonuçlarının ortadan kaldırılması lazım. El konulan mallar şu anda artık satıldı, onun bir hesabı yapılacak, zararın karşılanması istenecek” dedi.

NE OLMUŞTU?

Söz konusu KHK kapsamında, Başbakanlık’a bağlı olarak kurulan komisyonun kararı ile aralarında Samanyolu TV, Bugün TV, Kanaltürk ve İMC’nin bulunduğu 16 TV kanalı, 23 radyo kanalı, 3 haber ajansı, Zaman, Bugün ve Taraf’ın bulunduğu 45 gazete ve 15 dergi ve 29 yayınevi terör örgütleriyle irtibat ve iltisak iddiasıyla kapatılmıştı. Kararın ardından Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), DİSK Basın-iş ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanları, kapatma kararlarının basın özgürlüğüne karşı olduğunu belirterek, kararların geri alınmasını istemişti.

Danıştay: TSK’da başörtüsü laikliğe aykırı değil

Gündem

Afiş yasağı da koronavirüsü durduramadı: Vakalar illerde 26 kata kadar arttı

Koronavirüsten bugün 318 kişi hayatını kaybetti, yapılan testler sonucunda 55 binin üzerinde yeni vaka tespit edildi. Çanakkale’de vaka sayısı geçen hafta göre 26 kat arttı. Hükumetten etkili adımlar beklenirken kaymakamlık ve valiliklerden gelen koronavirüse karşı afiş yasağı da vaka artışlarına çare olamadı.

BOLD – Sağlık Bakanlığının açıkladığı koronavirüs verilerine göre, son 24 saatte 318 kişi koronavirüsten yaşamını yitirdi. Yapılan test sonuçlarına göre, 3 bin 101’i semptomlu, 55 bin 802 yeni vaka tespit edildi. Son verilerle birlikte, toplam vaka sayısı 4 milyon 268 bin 447, toplam vefat sayısı 35 bin 926, toplam ağır hasta sayısı 3 bin 275 oldu.

Günlük vaka sayıları gibi haftalık vaka raporu da iç açıcı değil. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın açıkladığı haftalık koronavirüs vaka sayılarına göre, Çanakkale, İstanbul, Yalova, Kırklareli ve Tekirdağ 100 bin kişide en çok Kovid-19 vakası görülen iller oldu.

Aynı verilere göre Şırnak, Siirt, Van, Şanlıurfa ve Hakkari 100 bin kişide en az Kovid-19 vakası görülen iller oldu.

ÇANAKKALE DETAYI

Risk haritasında ‘kırmızı’ kategoride yer alan Çanakkale’de vaka sayısı bir haftada her yüz bin kişide 797, 34’ten 962,98’e yükseldi. Haftalık vaka sayısında Türkiye’de birinciliğe yükselen Çanakkale’de vaka sayıları, 8 Şubat’tan günümüze kadar 26 kat artış gösterdi. İllere göre Kovid-19 vaka sayısı her yüz bin kişide İstanbul’da 920,57, Ankara’da 534,14, İzmir’de 351,97 oldu.

Konuyla ilgili paylaşımda bulunan Fahrettin Koca: “İllerimizde bir haftada 100.000 nüfusa karşılık gelen vaka sayısını gösteren insidans haritasının güncel halini bulabilirsiniz. Kısıtlama ve tedbirler artış hızını düşürmeye başladı. Bu düşüşü hızlı ve kalıcı hale getirmek için birlik olalım” ifadelerini kullandı.

AFİŞ YASAĞI

Vaka artışlarının önlenmesi adına hükumetten etkili adımlar beklenirken Karaman Valiliğinden sonra dün de Edirne Valiliği ve Arnavutköy Kaymakamlığından koronavirüs önlemleri kapsamında afiş asma yasağı geldi. Edirne Valiliğinden konuya ilişkin gönderilen resmi yazıda “Valiliğimiz ve Kaymakamlıklarımızca düzenlenmesi uygun görülenler hariç olmak üzere siyasi parti, sendika. denek vb. sivil toplum kuruluşu binalarına, kendi bayrak, amblem ve logoları dışında her türlü afiş, pankart vb. malzemelerin asılması yasaklanmıştır” denildi.

Bu kapsamda SOL Parti’nin astığı “İstanbul Sözleşmesi” pankartı CHP’nin astığı “128 milyar dolar” pankartı polis tarafından indirildi.

AFİŞ POSTER STİCKER YASAK

Duvar’dan Serkan Alan’ın haberine göre, İstanbul Arnavutköy’de bir ay eylem yasağı kararı alındı. Pandemi nedeniyle getirilen eylem yasakları arasında afiş ve poster asma ile sticker yapıştırma da yer aldı.

Arnavutköy Kaymakamlığı’nın 15 Nisan tarihinde, 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun 17. Maddesi ve 5442 sayılı il İdaresi Kanunu’nun 32/Ç Maddesine istinaden salgını gerekçe göstererek aldığı kararında söz konusu yasakların, ilçede bulunan meydan, cadde, sokak, yol, park gibi tüm umuma açık alanlarda geçerli olduğu ifade edildi.

Afiş yasağı sosyal medya dalga konusu oldu.

Devlet garantili insan kaçakçılığındaki kilit isim Ersin Kilit: Fatma Şahin’i niye kimse konuşmuyor

Okumaya devam et

Gündem

Devlet garantili insan kaçakçılığındaki kilit isim Ersin Kilit: Fatma Şahin’i niye kimse konuşmuyor

Malatya’dan Almanya’ya giden ve dönmeyen 43’ye gri pasaport temin ettiği iddia edilen Ersin Kilit, AKP’li Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’i işaret etti.

BOLD – Devlet garantili insan kaçakçılığı skandalında kilit isim olduğu iddia edilen Ersin Kilit’in adı, Sözcü gazetesi yazarı İsmail Saymaz’ın köşe yazısından sonra merak konusu oldu. Kişisel yaşamı hakkında, Almanya’da yaşaması dışında veri bulunmayan Kilit’in 2019 yılından bu yana ‘insan kaçakçılığı’ yaptığı ve kişi başı 7 bin 250 Euro karşılığında insanları Almanya’ya yerleştirdiği iddia ediliyor

Mega Kilit GMBTH adına çevre, eğitim ve kültürel inceleme gezisine katılan ve geri dönmeyen 43 kişiye gri pasaport sağladığı iddia edilen Ersin Kilit, Artı TV’de yayınlanan Ahmet Nesin ile Ustura programında konuştu.

KİMSE FATMA ŞAHİN’İ ARAŞTIRALIM DEMİYOR?

AKP’li Bingöl’ün Servi ilçesi eski Belediye Başkanı Ali Ayrancı’nın adı insan kaçakçılığı skandallıyla anılır oldu. Ahmet Nesin’in “Ali Ayrancı ile nasıl bir ilişki kurdun, daha önceden tanıyor muydun?” sorusuna Ersin Kilit “Şu an sadece Ali Ayrancı konuşuluyor. Hiç kimse Fatma Şahin’i konuşmuyor” yanıtını verdi.

Konunun Ayrancı’dan ziyade Türkiye geneliyle alakalı olduğunu söyleyen Kilit: “Şu an sadece Ali Ayrancı konuşuluyor. Hiç kimse Fatma Şahin’i araştıralım demiyor, eski bakan. Şu an mevcut Antep Belediye Başkanı. Ben bir vatandaş olarak kendi araştırmalarımla bir şeyler öğreniyorsam devlet her türlü öğrenebilir. Bunu öğrenmek istemiyorlar diye düşünüyorum. Resmi kurumlarda bu işi yapan valiler ve belediyeler aynı işlerine devam ediyor. Ama onlar gündemde değil, söz konusu olan Ersin Kilit. Siz resmi iş yaptınız da, Ersin Kilit size davetiye gönderince mi resmiyetsiz oluyor? Sizin göreviniz devam ediyor, neden Ersin Kilit’in hakkında soruşturma açıldı? Kimse bunu sormuyor” dedi.

İki vali yardımcısının görevden alınmasının göz boyama ve olayın üstünün kapatma çabası olduğunu iddia eden kilit: “Belediye başkan yardımcısını veya vali yardımcısını görevden alıyorsunuz neden valiyi görevden almıyorsunuz? İmzayı atan vali ve belediye başkanı, Ersin Kilit değil. Gazeteciler hep aynı şeyi söylüyor. Neden Ersin Kilit’in üzerinde duruyorsunuz? Belediye başkanı dün ‘vatandaşları gönderdik, karşılığında kamyon aldık’ dedi. Urfa Ceylanpınar Belediye Başkanı’nın açıklaması var. Bütün evraklarda valinin, belediyenin, belediye meclis üyelerinin imzası var. Hadi diyelim Ceylanpınar’da öyle, Diyarbakır, Urfa niye böyle? Antep’e ne oldu Fatma Şahin’in üzerinde neden durmuyorlar” ifadelerini kullandı.

AKP’YE ZARAR GELMESİN ANLAYIŞI VAR

Kilit, AKP’li Ayrancı’yla ilişkisi için de şunları kaydetti: “Onların anlattıklarına göre bütün organizasyonu Ali Ayrancı yapmış. Ben Ali Ayrancı veya belediye ile arkadaşlar aracılığı ile tanıştım. Benden böyle bir istekleri oldu. Bizim kültürümüzde misafirperverlik var. Kimse kapımıza geldiği zaman biz sizi almıyoruz diyemeyiz. Benim yaptığım resmi işlemlerle ben gündemdeyim, ama onların yaptığı resmiyetlerle hiç biri gündemde değil. Belediye Başkanı Mehmet Çınar’ın imzası var ama neden onun adı geçmiyor? Çünkü AKP’ye zarar gelmesin, Ersin Kilit’e zarar gelsin anlayışı var.”

İNSANLARI KANDIRAMAZSINIZ

Kilit, konuşmasının devamında hakkında soruşturma ile ilgili: “Şu an elimize gelen resmi bir şey yok. Dün de gözaltına alındığım söylendi, diyecek bir şey bulamıyorum. Dün HaberTürk’te tartışma vardı Elazığ Belediye Başkanı’nın adı geçti hemen üzerini kapattılar. Konuyu değiştirdiler hemen. Neden Elazığ’ın, İzmir’in, Antalya’nın, Antep’in üzerinde durmuyorsunuz? Gelip gidip sürekli Ersin Kilit ve Yeşilyurt diyorsunuz, Ersin Kilit resmi boyutuyla bir davetiye gönderdi. Eğer onların yaptığı suçsa benimki de suç. Valilikler, belediye başkanları görevde olduğu sürece bana suç atılması göz boyamadır. Bu tür şeylerle insanları kandıramazsınız” diye konuştu.

Aileler yine iktidarın hedefinde

Okumaya devam et

Gündem

5 bin annenin yaşadığı hukuksuzluklar, 5 bin kadın lidere anlatılacak

Merkezi Amerika’da olan insan hakları kuruluşu Advocates of Silenced Turkey (AST), 9 Mayıs Anneler Günü vesilesiyle hak ihlaline uğramış birçok annenin sesini kadın liderlere duyuracak.

BOLD –  AST’nin bin şehirde yapmayı planladığı organizasyonda, aralarında milletvekili, aktivist ve gazetecilerin de bulunduğu 5 bin kadın liderin Anneler Günü’nü tebrik için çiçek gönderilecek.

Çiçeklere Türkiye’deki hukuksuzluklara maruz kalan kadınların hikayelerini anlatan bir not yazılacak. Bu hikayeler, cezaevindeki birçok kadının yaşadığı zulümleri anlatmakla birlikte evladını kaybeden annelerin ve KHK’lı kadınların da yaşadığı hak ihlallerini dile getirecek.

250 KİŞİLİK EKİP KURULDU

Mağdur edilen ailelerin hikayelerini duyurmak için AST tarafından 250 kişilik bir ekip oluşturulacak. Bu çalışmaya bulundukları şehirlerden katkıda bulunmak isteyenler [email protected] adresine mail atarak gönüllü olabilecekler.

Sosyal medya kullanıcıları da #AnnelereÖzgürlük ve #FreeMothersInTurkey etiketleriyle paylaşım yaparak bu organizasyona destek verebilecek.

AST’de gönüllü olmak isteyenler https://silencedturkey.org/get-involved adresinden başvuru formunu doldurabilir.

Daha fazla bilgi için

https://youtu.be/XQLHYeUXNak

https://silencedturkey.org/how-about-making-the-voices-of-mothers-heard-by-5000-fem

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0