Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth’in eşi Prens Philip 99 yaşında hayatını kaybetti

Buckingham Sarayı, Kraliçe İkinci Elizabeth’in eşi Edinburg Dükü Prens Philip’in 99 yaşında hayatını kaybettiğini açıkladı.

BOLD – Buckingham Sarayı’ndan yapılan açıklamada, “Majesteleri Kraliçe, çok sevdiği kocası Edinburgh Dükü Majesteleri Prens Philip’in ölümünü büyük bir üzüntüyle duyurdu. Majesteleri bu sabah Windsor Kalesi’nde huzur içinde vefat etti” ifadeleri kullanıldı.

Prens Philip 99 yaşındaydı ve, haziran ayında 100. doğum gününü kutlayacaktı.

Prens Philip, Elizabeth ile kraliçe olmadan beş yıl önce 1947 yılında evlendi, en uzun süreli kraliyet eşi oldu.

Edinburgh Dükü, tedavi nedeniyle bir ay kaldığı hastaneden Mart ayında taburcu edilmişti.

BAŞBAKAN JOHNSON’DAN AÇIKLAMA

Başbakanlık’ta bir açıklama yapan Boris Johnson, Prens Philip’in ölümünü ‘büyük bir üzüntü’ ile öğrendiğini söyledi.

Başbakan Johnson, Prens Philip için “Kraliyet Ailesi’ni ve monarşiyi yönlendirerek bu kurumun ulusal hayatımızın dengesi ve mutluluğu için tartışmasız bir şekilde hayati kalmasına yardımcı oldu” ifadelerini kullandı.

PRENS PHİLİP’İN HAYATI

Kraliçe 2. Elizath ve Prens Philip

Prens Philip, Yunanistan’ın Korfu adasında 10 Haziran 1921’de dünyaya geldi. Kendisine doğduğunda Yunanistan ile Danimarka Prensi unvanı verildi.

Babası, Yunanistan Kralı Birinci George’un küçük oğlu Yunanistan ve Danimarka Prensi Andrew idi. Annesi Prenses Alice ise Lord Louis Mountbatten ile Kraliçe Victoria’nın torununun kızının kızıydı.

Prens Philip çocukken Yunanistan’daki kraliyet ailesi 1922’deki askeri darbeden sonra devrimci mahkeme tarafından Yunanistan’dan sürüldü.

Philip, Fransa, Almanya ve İngiltere’deki eğitimlerinin ardından 1939’da 18 yaşındayken İngiliz Kraliyet Donanmasına katıldı.

Philip, şimdi Kraliçe olan Prenses Elizabeth ile 1934’te tanıştı. 2. Dünya Savaşı sırasında Akdeniz ve Pasifik filolarında gören alan Philip’in, savaşın ardından Prenses Elizabeth ile evlenmesine izin verildi.

1947’deki nişan töreni öncesi Danimarka ve Yunanistan Prensi unvanından feragat eden Philip, İngiliz vatandaşı oldu, anne ve büyükbabasının soyadı olan Mountbatten’i aldı.

Düğünden hemen önce kendisine Kral 6. George tarafından, Edinburgh Dükü, Merioneth Kontu ve Greenwich Baronu unvanları verildi. İkili, 20 Kasım 1947’de evlendi.

Elizabeth 1952’de Kraliçe olurken, Philip de komutan rütbesine ulaştığı ordudan ayrılarak 1957’de İngiliz Prensi unvanını aldı.

Prens Philip ve Kraliçe’nin dört çocuk, sekiz torun ve 10 torun çocuğu vardı.

İlk oğulları, Galler Prensi Charles 1948 yılında doğdu, onu 1950 yılında kız kardeşi Prenses Anne izledi, York Dükü Prens Andrew 1960 yılında, Wessex Kontu Prens Edward 1964 yılında dünyaya geldi.

Kraliçe Elizabeth’i tahttaki yaklaşık 69 yıllık görevi sırasında yalnız bırakmayan Prens Philip, Kraliçe nereye giderse orada bulundu.

Edinburgh Dükü Prens Philip, Kraliçe İkinci Elizabeth’e verdiği kararlı ve sürekli destek nedeniyle geniş çevrelerin saygısını kazandı. Ancak siyasetten pek anlamayan Prens Philip zaman zaman kırdığı potlarla gündeme geldi.

ABD, 2 savaş gemisinin Karadeniz’e çıkışı için Türkiye’ye bildirimde bulundu

Dünya

Ümit Nağmeleri Ramazan Bayramı özel programı

Ümit Nağmeleri kanalının aboneleri için hazırladığı sürpriz konukların yer alacağı ‘Bayram Özel Programı’ Bayramın 1. günü olan 13 Mayıs’ta izleticiyle buluşacak.

BOLD – Ümit Nağmeleri Ramazan Bayramı özel programında 10 ülkeden toplam 80 öğrenci ve öğretmenlerin performansları ekranlara gelecek. NBA yıldızı Enes Kanter gibi tanınmış isimler de programa katılacak. Bayram özel programı Ramazan Bayramının 1. günü Türkiye saati ile 21.00’de Ümit Nağmeleri YouTube kanalında izleyiciyle buluşacak

Enes Kanter ABD’de kardeşi Kerem Yunanistan’da fırtına estiriyor

 

Okumaya devam et

Dünya

Sedat Peker Kıbrıs’ı da karıştırdı

Suç örgütü lideri Sedat Peker’in 1996’da öldürülen Kutlu Adalı’yla ilgili açıklamaları KKTC’de faili meçhul tartışması başlattı. Adalı’nın eşi İlkay Adalı, Peker’in iddiasının gerçeklere ışık tutup tutmayacağını merak ettiğini söylerken, KKTC’nin eski başbakanı Yorgancıoğlu, “Tüm faili meçhullerle ilgi soruşturmalar yapılmalı” dedi. Halkın Partisi lideri Özersay da Kıbrıs yargısını göreve çağırdı.

BOLD – Sedat Peker’in Adalı’yla ilgili açıklamaları Kıbrıs’ta basının ve siyaset dünyasında gündem oldu. Adalı’nın eşi İlkay Adalı, Peker’in iddialarının ‘gerçeklere ışık tutup tutmayacağını merak ettiğini’ söyledi. İlkay, söz konusu haberi “Gerçekler mi acaba, merak ettik” diyerek paylaştı.

Organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in yayınladığı videolarda 1996’da öldürülen Kıbrıslı gazeteci Kutlu Adalı’yla ilgili, “Sonraki videolarda sayın derin devletimizin başı ile 1996’da Kıbrıs’ta faili meçhul bir şekilde öldürülen Kutlu Adalı’yı konuşacağız ama Korkut Eken’i de alıp üçümüz konuşacağız” açıklaması yapmıştı.

Gazete Duvar’ın haberine göre Yenidüzen gazetesinin eski yöneticilerinden, KKTC’nin eski başbakanı Özkan Yorgancıoğlu “Yeniden gündem olması gerektiğine inanıyorum. Tüm faili meçhullerle ilgi soruşturmalar yapılmalı” dedi. Yorgancıoğlu, “Bütünlüklü bir soruşturmanın yapılması ve kimsenin (suikastlere) yeltenemeyeceği bir ortamın yaratılması gerektiğine inanıyorum. Demokrasiye inanan herkes dilerim ortak bir tavır geliştirirler ve failler ortaya çıkar” ifadelerini kullandı.

SAVCILIK İDDİALARI SONUÇLANDIRMALI

Eski başbakan yardımcısı ve Halkın Partisi lideri Kudret Özersay da, KKTC yargısını göreve çağırdı. Özersay,  “Gazeteci Kutlu Adalı’nın faili meçhul cinayeti insan hakları ve basın özgürlüğü açısından ülkemizde kara bir lekedir. Polis ve savcılığın yeni bilgi ve itirafları yakından takip etmesi ve dosyayı güncelleyerek sonuçlandırmaya çalışması gerekir. Bu ülkede insan haklarını ve demokrasiyi önemseyen herkesin bu konuyu takip etmesi, sonuç alınması için baskı koyması önemlidir” açıklaması yaptı.

ASKERİ OPERASYON AÇIKLAMASI

Kıbrıslı basın emekçisi Adalı, 1996 yılında Kıbrıs’ın kuzeyinde bulunan, Ortodoks dünyası için büyük önem arz eden Aziz Barnabas Kilisesi’ne silahlı baskın düzenlenmesi sonrasında paha biçilemez ikonaların çalınması olayı üzerinde durmuş ve birçok sorunun yanıtsız kaldığını belirten yazı yayınlamıştı. Muhalif yazılarıyla tanınan Yenidüzen gazetesi yazarı Adalı, Kıbrıs gündemine damgasını vuran yazısı sonrasında evinin önünde suikasta uğradı. Dönemin KKTC Başbakanı Hakkı Atun, cinayetle ilgili ‘askeri operasyon’ açıklamasında bulundu. Suikast ile ilgili olarak Kıbrıs basını ‘derin devlet’ konusu üzerinde durdu. 2000’li yıllarda Adalı’nın cinayeti, eşi İlkay Adalı tarafından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşınmış ve dava sonucunda Türkiye mahkum edilmişti.

Abdulmecit Baskın cinayetinde Mehmet Ağar nasıl aklandı?

Okumaya devam et

Dünya

İskoçya’da seçimi kazanan milliyetçiler bağımsızlık için yine referanduma gidecek

İskoçya’da yapılan seçimlerde arka arkaya dördüncü zaferini kazanan İskoç Milliyetçi Parti’nin lideri Nicola Sturgeon, pandemi dönemi sonrası için bağımsızlık referandumu olacağı sözü verdi. 2014 yılında yapılan oylamada halk Birleşik Krallık’tan ayrılmaya karşı çıkmıştı.

BOLD – İskoçya’da cumartesi günü gerçekleşen seçimlerde bağımsızlık yanlısı İskoç Milliyetçi Parti (SNP) tarihindeki en büyük zaferi elde ettti ve dördüncü kez art arda seçimi kazanmış oldu.

Bugüne kadarki en yüksek katılım ile gerçekleşen seçimlerde İskoç parlamentosunda en fazla sayıda sandalyeye ulaşan parti aldığı bu güçle Londra yönetimine karşı referandum mücadelesi vermeye hazırlanıyor.

2014’te yapılan referandumda hayır sonucu çıkarken, İngiltere’nin AB’den ayrılması nedeniyle bu kez sonucun farklı olabileceği belirtiliyor.

Yaptığı konuşmada “İskoç halkı iradesini net şekilde ortaya koymuştur” diyen SNP lideri Nicola Sturgeon, referandumu Başbakan Boris Johnson’ın değil ancak mahkeme kararının durdurabileceğini söyledi. Sturgeon, Johnson’ın “Ülkemizi parçalamak istiyorlar” söyleminin ise sorumsuzca olduğunu dile getirdi.

YASAL OLARAK JOHNSON’IN ONAYI GEREKİYOR

Johnson referandum seçeneğinin ancak her nesilde en fazla bir kez kullanılabilecek bir kart olduğunu belirtiyor. Birleşik Krallık yasalarına göre de referandum için başbakanın onayı gerekiyor.

Hiyerarşide ‘İskoçya Birinci Bakanı’ olarak belirtilen İskoç lider Nicola Sturgeon ise seçim sonuçlarının kendisine referandum için hak ve yetki sağladığını ileri sürüyor.

Sturgeon, “İskoçya halkının kendi geleceğini seçme hakkını engellemeye çalışan Boris Johnson veya başka biri için ortada hiçbir demokratik gerekçe yok” dedi.

2014’TEKİ SON REDERANDUMDAN BERİ SİYASİ ATMOSFER DEĞİŞTİ

İskoçya 314 yıldır Birleşik Krallık içerisinde yer alıyor. İskoçya’da mevcut siyasi iklim, 2014 yılında yapılan ve bağımsızlığın yüzde 55 oyla reddedildiği referandumdan çok farklı.

2016 yılında yapılan Brexit referandumunda İskoçya’da seçmenlerin yüzde 62’si, Avrupa Birliği’nden (AB) ayrılmaya ‘Hayır’ demişti. Ancak Birleşik Krallık genelinde ayrılma kararı çıktığı için İskoçya da birlikten ayrılmak zorunda kalmıştı.

Kamuoyu yoklamaları İskoçya’da bağımsızlığı destekleyenlerin oranının geçen yıl yüzde 50’nin üzerine, şimdiye kadarki en yüksek düzeye çıktığını gösteriyordu.

Bağımsızlık yanlısı İskoç politikacılar, Brexit oylamasında ‘Hayır’ dedikleri halde AB’den ayrılık kararına uymak zorunda kalmalarını ‘demokrasi eksikliğinin örneği’ olarak görüyor, SNP’nin bölgede en büyük parti olmasına rağmen merkezi politikalarda etkili olamamasından duydukları rahatsızlığı dile getiriyorlar.

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0