Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Donbas’ta çatışmalar sürüyor: Dünyanın gözü bölgede

Ukrayna’nın Donbas bölgesinde çatışmalar sürerken, Brüksel’de Ukrayna için diplomasi trafiği hızlandı. ABD Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakanı ile Ukrayna Dışişleri Bakanı Brüksel’de NATO Genel Sekreteri ile bir araya gelecek. AB dışişleri bakanları da gelecek hafta Ukrayna’yı görüşecek.

BOLD – Ukrayna’nın doğusundaki Donbas bölgesinde Rusya yanlısı ayrılıkçıların açtığı ateş sonucu bir Ukrayna askeri hayatını kaybetti.

Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinden yapılan açıklamada, konuya ilişkin AGİT yetkililerinin bilgilendirildiği ifade edildi. Hafta sonu da yaşanan çatışmalarda da bir Ukrayna askeri hayatını kaybetmişti.

Rusya’nın Ukrayna sınırında bölgede askeri varlığını ve hareketliliğini artırmasının ardından bu hafta Ukrayna ve ABD’den NATO’ya üst düzey ziyaretler düzenlenecek.

NATO’DA UKRAYNA GÖRÜŞMELERİ

Ziyaretler çerçevesinde, Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba, Brüksel’de yarın NATO karargahını ziyaret edecek ve NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ile görüşecek. Görüşmede Rusya’nın Ukrayna sınırındaki askeri hareketliliği masaya yatırılacak.

ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin ile ABD Dışişleri Bakanı Anthony Blinken da Kuleba’dan bir gün sonra 14 Nisan’da Brüksel’de olacak. Austin, Brüksel’de NATO karargahına giderek Genel Sekreter Stoltenberg ile görüşme yapacak.

Amerikalı üst düzey yetkililer, Blinken’ın da Brüksel’e gideceğini, masada İran ve Afganistan’ın yanı sıra Rusya-Ukrayna geriliminin olacağını aktarıldı.

AB’NİN DE GÜNDEMİNDE UKRAYNA VAR

Avrupa Birliği’nin (AB) gündeminde de Ukrayna-Rusya gerilimi bulunuyor. AB ülkelerinin dışişleri bakanlarının gayriresmi toplantısı 19 Nisan’da yapılacak ve toplantının ana gündem maddelerinden birini bu konu oluşturacak.

AB yetkilileri, Ukrayna’nın doğusundaki gelişmeleri ve Rusya’nın sınırdaki askeri hareketliliğini ciddi endişeyle takip ettiklerini belirterek Rusya’ya gerilimi tırmandırmama çağrısında bulunuyor.

AB Komisyonu sözcülerinden Peter Stano, bugünkü basın toplantısında, Rusya’nın Minsk Anlaşmasını uygulaması gerektiğini söyledi. Stano, AB’nin Ukrayna sınırında olan biteni çok yakından izlediğini, çeşitli aktörler arasında temasların çeşitli seviyelerde sürdüğünü aktardı.

UKRAYNA’DAN RUSYA’YA ‘ÇEKİL’ ÇAĞRISI

Bu arada Ukrayna Dışişleri Bakanlığı, Rusya’yı, askeri birliklerini Ukrayna sınırından çekmeye, Minsk anlaşmalarının hükümlerini yerine getirmeye, savaşçı üslubu ve dezenformasyonu bırakmaya davet etti.

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, 7 Nisan’da, Avrupa Güvenlik ve İş Birliği Teşkilatı (AGİT) 2011 Viyana Belgesi kapsamında Rusya’dan Ukrayna sınırındaki askeri varlığını artırmasına ilişkin resmi açıklama istendiği hatırlatıldı.

Rusya’nın konuya ilişkin izahat vermeyi reddettiği belirtilen açıklamada, tansiyonu düşürmek için istişare girişimlerinin de Rusya tarafından göz ardı edildiği vurgulandı.

RUSYA-UKRAYNA GERİLİMİ

Rusya, son haftalarda Ukrayna sınırında askeri varlığını ve hareketliliğini artırdı. Ukrayna, Rusya’nın askeri birliklerini sınırından çekmesini ve Minsk anlaşmalarının hükümlerini yerine getirmesini istiyor.

Ukrayna Genelkurmay Başkanı Ruslan Komçak, 30 Mart’taki açıklamasında Rusya’nın tatbikat bahanesiyle Ukrayna sınırları yakınlarına asker sevkiyatı yaptığını belirtmişti.

Ukrayna’nın doğusundaki Donbas bölgesinde süren krizin çözümüne ilişkin Rusya, Ukrayna ve AGİT’ten oluşan Üçlü Temas Grubu, 27 Temmuz 2020’den itibaren kapsamlı ateşkes kararı almıştı.

Bölgede bağımsızlığını ilan eden Rusya yanlısı ayrılıkçılarla Kiev yönetimi arasında 2014’ten bu yana süren çatışmalarda 13 binden fazla kişi hayatını kaybetti.

Çatışmaları durdurmak için 2014 ve 2015’te Minsk Anlaşmaları imzalandı.

Anlaşmalara göre, bölgede ateşkes sağlanacak, esir takası yapılacak, Kiev yönetimi merkezi gücünü azaltarak yerel yönetimlerin yetkilerini artıracak ve Donbas’a özel statü sağlayacak anayasa değişikliği yapacaktı. Rusya yanlısı ayrılıkçılar ise Ukrayna-Rusya sınırının kontrolünü devlete geri verecek, bölgedeki silahlarını çekecekti. Ancak bugüne kadar iki tarafın karşılıklı birbirini ateşkesi ihlal ettiğini suçlamasıyla anlaşmaların yürürlüğe konması aksadı.

Rusya, Türkiye’ye seyahatle ilgili ne karar verecek?

Dünya

İngiltere’de 53 parlamenterden Türkiye’yle ilgili mektup: Kaygı duyuyoruz

İngiltere Parlamentosunda 53 milletvekili, Dışişleri Bakanı Dominic Raab’a Türkiye’deki insan hakkı ihlallerinden kaygı duyduklarını belirten bir mektup gönderdi. Mektupta, siyasetçi ve gazetecilerin cezaevine konması ve İstanbul Sözleşmesinden çıkılmasının kaygıları büyüttüğü belirtildi. İngiliz hükümetinin Türkiye ile ilişkilerini gözden geçirmesi istendi.

BOLD – İngiltere Parlamentosu’nda 53 milletvekili, Dışişleri Bakanı Dominic Raab’a bir mektup yazarak Türkiye’deki gelişmelerden kaygılı olduklarını belirtti.

Milletvekilleri, insan hakları ihlalleri, siyasetçilerin ve gazetecilerin cezaevine konması, Kobani davasındaki hukuksuzluğu ve İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasının kaygıları büyüttüğünü ve Birleşik Krallık hükümetinin Türkiye ile ilişkilerini tekrar gözden geçirmesi gerektirdiğini kaydetti. Dışişleri Bakanı Raab’ın Türkiye’nin demokrasi, insan haklarına saygı ve çoğulculuk çizgisine geri çekilmesi için hükümetin izleyeceği politikaları ilan etmesi istendi.

Muhafazakar Parti Milletvekili Crispin Blunt ve İşçi Partisi Milletvekili Hilary Benn’in öncülüğünde parlamentoda açılan imza kampanyasına şimdiye kadar 53 milletvekili imza attı. İmza atılan metin Dışişleri Bakanı Raab’a gönderildi.

YANLIŞLARIN BİR FATURASI OLMALI

Parlamenterlerin mektubunda, Türkiye’nin Birleşik Krallık ile olan ilişkileri ve NATO üyesi olduğuna dikkat çekilerek, son yıllardaki insan hakları ihlallerinin ve hukuksuzlukların ciddi boyutlara ulaştığı ifade edildi. Mektupta, gazetecilerin tutuklanması, politikacılara siyaset yapma yasağının getirilmesi, insan hakları savunucularının tutuklanması, HDP gibi yasal bir partinin kapatılmaya çalışılması ve son olarak milletvekilliği düşürülerek cezaevine konulan HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu ile İnsan Hakları Derneği Eş Başkanı Öztürk Türkdoğan’ın gözaltına alınmasının büyük yanlışlar olduğu ve bu büyük yanlışların bir faturasının olması gerektiği vurgulanıyor.

DEMOKRASİ CİDDİ TEHDİT ALTINDA

İktidardaki Muhafazakar Partili milletvekillerinin yanı sıra İşçi Partisi, Liberal Demokrat Parti ve Galler, İskoçya gibi parlamento üyelerinin de imzaladığı metinde, “Parlamenterler olarak, başta insan hakları mücadelesinden gelen milletvekilleri olmak üzere, cezaevine milletvekillerinin konulması oldukça kaygı vericidir” denildi. Farklı görüş ve inançlara saygı gösterilmediği ve Türk hükümetinin baskıcı politikaları sonucu demokrasinin ciddi tehdit altında olduğunun altı çizildi.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ KARARI KAYGILARIMIZI ARTIRDI

Milletvekilleri, insan hakları ihlalleri, demokrasinin tehdit altında olması, politikacıların ve gazetecilerin tutuklanmasının yanı sıra son olarak İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasının kaygıları iyice artırdığını bildirdi. Birleşik Krallık hükümetinin Erdoğan’la ilişkilerini tekrar gözden geçirmesini isteyen milletvekilleri, hükümetin Erdoğan hükümeti ile olan ilişkilerini her koşulda iyi tutmayacağını kamuoyuna açıklamasını talep etti.

CEZAEVLERİNİ ZİYARET EDECEKLER

Birçok eski bakanın da imza attığı mektup dün Dışişleri Bakanı Dominic Raab’a ulaştırıldı ve iki hafta içinde parlamentoda Türkiye konulu bir oturum yapılması istendi. Dışişleri Bakanı Raab’ın iki hafta içinde 53 milletvekilinin mektubuna cevap vermesi bekleniyor. Ayrıca milletvekillerinin oluşturacakları bir heyetle Türkiye ziyaretlerine de başlayacağı, özellikle Doğu Anadolu illerinin yanı sıra bazı cezaevlerinde de incelemelerde bulunacağı belirtildi.

MEKTUBU İMZALAYAN İSİMLER
Ortak mektuba imza koyanların arasında Muhafazakar Parti’nin kıdemli isimlerinden Sir Roger Gale, Andrew Mitchell, Julian Lewis, İşçi Partisinin önde gelen isimlerinden Margaret Beckett, Kate Osamor ve Liberal Demokrat Parti dış politika sözcüsü Layla Moran gibi isimler de bulunuyor.

Türkiye’deki tutuklu gazeteciler ABD’de konferansta konuşulacak

Okumaya devam et

Dünya

ABD’de aşılananlara maske zorunluluğu kaldırılıyor

ABD’de federal sağlık yetkilileri, aşılanma sürecini tamamlamış kişilerin çoğu yerde maske takmadan veya sosyal mesafeye uymadan bulunabileceğini açıkladı.

BOLD – Kovid-19 pandemisine karşı 155 milyona yakın vatandaşın aşılandığı ABD’de maske zorunluluğu restoran, müze ve alışveriş noktalarında kaldırılıyor.

ABD Hastalık Koruma ve Önleme Merkezleri Direktörü Dr. Rochelle P. Walensky Beyaz Saray’da gerçekleştirdiği basın toplantısında, “Hepimiz bu anı heyecanla bekliyorduk. Tamamen aşılıysanız pandemi sebebiyle yapmayı bıraktığınız şeyleri tekrar yapmaya başlayabilirsiniz” dedi.

Walensky, “Tam olarak aşılanmış herkes içerideki veya dışarıdaki, büyük veya küçük tüm etkinliklere maske takmadan veya sosyal mesafe uygulamasına uymadan katılabilir” ifadelerini kullandı. CDC Direktörü, aşılı insanların toplu taşımada maske takmaya devam etmesi gerektiğini söyledi.

Aşılanan ABD’liler artık restoran ve kaldırımlarda, müze ve dükkanlarda maske takmak zorunda olmayacak.

Maske zorunluluğunun şartlı olarak kaldırılmasının aynı zamanda hala aşı olmayanları aşı olmaya teşvik etmesi bekleniyor. ABD’de çarşamba günü itibariyle 155 milyon kişi en az bir doz aşı oldu. 119 milyon kişi, yani yaklaşık ülkenin nüfusunun üçte biri tamamen aşılandı.

ABD Başkanı Joe Biden da maskesiz olarak yaptığı konuşmasında aşı yaptırmayı reddeden insanlara da saygı gösterilmesini belirtirken, “Lütfen onlara sevecen ve saygılı bir biçimde yaklaşın” açıklaması yaptı.

Yunanistan sezonu açıyor: Aşılanmış turistleri kabul edecek

Okumaya devam et

Dünya

Yunanistan sezonu açıyor: Aşılanmış turistleri kabul edecek

Yunanistan bu hafta başından itibaren aşılanmış ve testi negatif olan turistleri ülkede ağırlamaya hazırlanıyor. Kovid-19 pandemisinde turizm gelirleri düşen Yunanistan, ekonomisini yeniden canlandırmak istiyor.

BOLD – Yunanistan, 17 Mayıs 2021 itibariyle aşılanmış, Kovid-19 testi negatif çıkan ya da hastalandıktan sonra vücudunda antikor olduğunu gösteren testlere sahip turistleri kabul edecek.

Salgın sürecinde sıkı tedbirler alan ülkede tüm aşılar kabul edilirken, turistlere rastgele testler yapılması da planlanıyor.

Bloomberg’in haberine göre Yunanistan Turizm Bakanı Haris Theoharis, ülkenin turizm açılımıyla ilgili “Hayatımızda öncelikler artık yer değiştirdi” dedi. Theoharis, gerekmesi durumunda sınırların tekrar kapatılacağını kaydetti.

MİLLİ GELİRİN 5’TE 1’İ TURİZMDEN

Ülkede istihdamın yüzde 25’i, milli gelirin ise yaklaşık beşte biri turizm sektöründen geliyor. Turizm özellikle sınırlı ekonomik aktivitenin bulunduğu bölgelerde yerel ekonomiyi destekleyen bir sektör.

Turizm açılımının yanında ülke bölgeler arası seyahat kısıtlaması gibi bazı koronavirüs önlemlerini de kaldırmaya hazırlanıyor.

Bakanlıktan Türkiye’yi aşağılayan skandal video: Keyfini çıkar ben aşılandım

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0