Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

ABD ve Rusya’nın Karadeniz savaşı

Rusya, Hazar Denizi’nde bulunan 15 savaş gemisini Karadeniz’e gönderdiğini açıkladı. ABD de 2 savaş gemisini bölgeye doğru yola çıkarmış ve gemilerin Boğazlardan geçişi için Türkiye’den izin istemişti. Bu arada Rusya bir kez daha Ankara’yı Ukrayna’ya İHA-SİHA satışı konusunda uyardı.

BOLD – Donbaz Krizi nedeniyle Ukrayna sınırına asker yığan Rusya, Hazar Filosu’ndaki 15 savaş gemisini de Karadeniz’e gönderiyor. ABD ise 2 savaş gemisini Karadeniz’e göndermek için Montrö sözleşmesi çerçevesinde geçtiğimiz günlerde Türkiye’ye bildirimde bulundu.

Bu arada Rusya Dışişleri Bakanlığı’ndan ABD’ye ve Türkiye’ye sert uyarılar geldi. ABD gemilerini Kırım’dan uzak durmaya çağıran Rusya Dışişleri Bakanlığı, Ankara’yı da Ukrayna’ya İHA-SİHA satışı konusunda bir kez daha uyardı.

RUSYA’NIN HAZAR FİLOSU KARADENİZ YOLUNDA

Rusya, Hazar Denizi’nde bulunan 15 savaş gemisini Rus askeri güçlerinin denetimleri çerçevesinde Karadeniz’e gönderdiğini duyurdu.

Rusya’nın Güney Askeri Bölgesi’nin basın servisinden yapılan açıklamaya göre, Hazar Denizi’ndeki filoya ait 15 savaş gemisi Karadeniz’e gönderildi. Bunun, Rus askeri güçlerinin denetimleri çerçevesinde gerçekleştiği ifade edildi.

Rusya Savunma Bakanı Sergei Şoygu, 6 Nisan’da Rus askeri güçlerinin savaşa hazırlık durumuna ilişkin denetimlere başladıklarını ve ülkenin çeşitli bölgelerinde poligonlarda taktik tatbikatların yapılacağını duyurmuştu.

Söz konusu eğitim planı kapsamında, nisanda 4 bin 48 askeri tatbikatın yapılacağı belirtilmişti.

ABD SAVAŞ GEMİLERİ YOLDA

ABD’ye ait 2 savaş gemisi de gerginliğin olduğu Ukrayna’ya doğru yola çıkmış ve gemilerin Boğazlardan geçişi için Türkiye’den izin istenmişti.

Söz konusu savaş gemilerinin önümüzdeki günlerde Karadeniz’de olması bekleniyor.

Türkiye geçen hafta, ABD’nin Montrö Sözleşmesi’ne uygun olarak donanmasına ait iki geminin Çanakkale ve İstanbul boğazlarından geçerek Karadeniz’e çıkacağını duyurmuştu. Konuyla ilgili henüz detaylı bir açıklama yapmayan ABD Savunma Bakanlığı ise, savaş gemilerinin ‘rutin faaliyetler’ için Karadeniz’de olacağını bildirdi.

Reuters haber ajansının derlediği verilere göre, ABD’de Joe Biden’ın başkanlık koltuğuna oturmasından bu yana, NATO ülkelerinin Karadeniz’deki askeri varlığında artış yaşandı. Rusya donanmasının Karadeniz filosu Kırım Yarımadası’nda bulunuyor.

RUSYA’DAN ABD’YE: SAVAŞ GEMİLERİNİ KIRIM’DAN UZAK TUT

Bu arada Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergei Raybkov, salı günü yaptığı açıklamada ABD’den savaş gemilerini Kırım’dan uzak tutması uyarısında bulundu.

Sergei Ryabkov, Karadeniz’e gönderilen ABD gemileri ile ilgili olarak, “Kırım’dan ve Karadeniz kıyılarımızdan uzak dursunlar. Bu onlar için iyi olur” dedi.

Olası istenmeyen bir kazanın muhtemel olduğunu belirten Raybkov, “ABD gemilerinin bizim kıyılarımızda hiçbir işi yok. Bu tamamen provokatif bir eylem. Bizim gücümüzü sınıyor. Başarılı olamayacaklar” ifadelerini kullandı.

DONBAS’TA YAŞAYANLARI KORUYACAĞIZ

Bakan Yardımcısı Ryabkov ayrıca, ülkesinin Ukrayna’nın doğusundaki Donbas bölgesinde yaşayan halkı koruyacağını dile getirdi. Söz konusu bölge halihazırda Rusya yanlısı ayrılıkçı güçler tarafından kontrol ediliyor.

Ukrayna-Rusya sınırında yaşanan gerilim, Kiev’den yapılan açıklamaya göre, Rusya’nın sınır bölgesine 40 bin askerden oluşan bir güç yığması nedeniyle oldukça artmış durumda. Washington, Ukrayna ile Rusya arasındaki anlaşmazlıkta Kiev’e destek verdiğini daha önce defalarca resmi ağızlardan dile getirdi.

Ukrayna’nın doğusundaki Donbas bölgesinde, bağımsızlığını ilan eden Rusya yanlısı ayrılıkçılar ile Kiev yönetimi arasında 2014’ten bu yana çatışmalar devam ediyor.

RUSYA, UKRAYNA’DAKİ TÜRK İHA’LARI KONUSUNDA RAHATSIZ

Öte yandan Rusya bir kez daha Türkiye’nin Ukrayna’ya sattığı silahlı veya silahsız insansız hava araçları (SİHA-İHA) konusundaki rahatsızlığını dile getirdi.

Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Raybkov, “Açıkçası, Türk insansız hava araçlarının Donbas’ta bir yerlerde su yüzüne çıktığı düşünüldüğünde sevinecek bir şey yok.” dedi.

Türkiye’nin İHA ve SİHA’ları birçok ülkeye ihraç ettiğini belirten Raybkov, İHA ve SİHA’larda kullanılan parçaların ihracat kontrolleri konusunda sıkıntılar bulunduğunu ve konuyu araştırdıklarını söyledi.

LAVROV DA TÜRKİYE’Yİ UYARMIŞTI

Dün de Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov, Türkiye’yi Ukrayna’ya silahlı ve silahsız insansız hava araçları (SİHA-İHA) tedarik etmeme konusunda uyarmıştı.

Lavrov, “Tüm ilgili ülkelere, Türkiye de bunlardan biri, mevcut durumu, Kiev rejiminin ebedi militarist açıklamalarını incelemelerini tavsiye ettiğimizi ve bu militarist eğilimleri teşvik etmemeleri konusunda uyardığımızı belirtmek isterim” dedi.

TÜRKİYE’DEN UKRAYNA’YA İHA-SİHA SATIŞI

Ukrayna, Türkiye’den 2019 yılında altı adet Bayraktar TB2 İnsansız Hava Aracı ile üç yer kontrol istasyonu satın aldı.

Rus medyasında yer alan bir habere göre ise Türkiye Mart ayında Kiev yönetimine AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın damadı Selçuk Bayraktar’ın ürettiği 30 Bayraktar silahlı veya silahsız insansız hava aracı gönderdi.

30 adet Bayraktar TB2 silahlı-silahsız insansız hava aracı, İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan Katar Hava Kuvvetleri’ne ait 2 adet Boeing C-17A Globemaster III tipi askeri kargo uçağıyla 14 Mart’ta Ukrayna’ya taşındı.

Ukrayna, Türkiye’den toplamda 48 Bayraktar TB2 İHA-SİHA satın almak istediğini açıklamıştı.

NATO’dan Rusya’ya çağrı: Ukrayna sınırındaki askeri yığınağını sonlandır

Dünya

Ümit Nağmeleri Ramazan Bayramı özel programı

Ümit Nağmeleri kanalının aboneleri için hazırladığı sürpriz konukların yer alacağı ‘Bayram Özel Programı’ Bayramın 1. günü olan 13 Mayıs’ta izleticiyle buluşacak.

BOLD – Ümit Nağmeleri Ramazan Bayramı özel programında 10 ülkeden toplam 80 öğrenci ve öğretmenlerin performansları ekranlara gelecek. NBA yıldızı Enes Kanter gibi tanınmış isimler de programa katılacak. Bayram özel programı Ramazan Bayramının 1. günü Türkiye saati ile 21.00’de Ümit Nağmeleri YouTube kanalında izleyiciyle buluşacak

Enes Kanter ABD’de kardeşi Kerem Yunanistan’da fırtına estiriyor

 

Okumaya devam et

Dünya

Sedat Peker Kıbrıs’ı da karıştırdı

Suç örgütü lideri Sedat Peker’in 1996’da öldürülen Kutlu Adalı’yla ilgili açıklamaları KKTC’de faili meçhul tartışması başlattı. Adalı’nın eşi İlkay Adalı, Peker’in iddiasının gerçeklere ışık tutup tutmayacağını merak ettiğini söylerken, KKTC’nin eski başbakanı Yorgancıoğlu, “Tüm faili meçhullerle ilgi soruşturmalar yapılmalı” dedi. Halkın Partisi lideri Özersay da Kıbrıs yargısını göreve çağırdı.

BOLD – Sedat Peker’in Adalı’yla ilgili açıklamaları Kıbrıs’ta basının ve siyaset dünyasında gündem oldu. Adalı’nın eşi İlkay Adalı, Peker’in iddialarının ‘gerçeklere ışık tutup tutmayacağını merak ettiğini’ söyledi. İlkay, söz konusu haberi “Gerçekler mi acaba, merak ettik” diyerek paylaştı.

Organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in yayınladığı videolarda 1996’da öldürülen Kıbrıslı gazeteci Kutlu Adalı’yla ilgili, “Sonraki videolarda sayın derin devletimizin başı ile 1996’da Kıbrıs’ta faili meçhul bir şekilde öldürülen Kutlu Adalı’yı konuşacağız ama Korkut Eken’i de alıp üçümüz konuşacağız” açıklaması yapmıştı.

Gazete Duvar’ın haberine göre Yenidüzen gazetesinin eski yöneticilerinden, KKTC’nin eski başbakanı Özkan Yorgancıoğlu “Yeniden gündem olması gerektiğine inanıyorum. Tüm faili meçhullerle ilgi soruşturmalar yapılmalı” dedi. Yorgancıoğlu, “Bütünlüklü bir soruşturmanın yapılması ve kimsenin (suikastlere) yeltenemeyeceği bir ortamın yaratılması gerektiğine inanıyorum. Demokrasiye inanan herkes dilerim ortak bir tavır geliştirirler ve failler ortaya çıkar” ifadelerini kullandı.

SAVCILIK İDDİALARI SONUÇLANDIRMALI

Eski başbakan yardımcısı ve Halkın Partisi lideri Kudret Özersay da, KKTC yargısını göreve çağırdı. Özersay,  “Gazeteci Kutlu Adalı’nın faili meçhul cinayeti insan hakları ve basın özgürlüğü açısından ülkemizde kara bir lekedir. Polis ve savcılığın yeni bilgi ve itirafları yakından takip etmesi ve dosyayı güncelleyerek sonuçlandırmaya çalışması gerekir. Bu ülkede insan haklarını ve demokrasiyi önemseyen herkesin bu konuyu takip etmesi, sonuç alınması için baskı koyması önemlidir” açıklaması yaptı.

ASKERİ OPERASYON AÇIKLAMASI

Kıbrıslı basın emekçisi Adalı, 1996 yılında Kıbrıs’ın kuzeyinde bulunan, Ortodoks dünyası için büyük önem arz eden Aziz Barnabas Kilisesi’ne silahlı baskın düzenlenmesi sonrasında paha biçilemez ikonaların çalınması olayı üzerinde durmuş ve birçok sorunun yanıtsız kaldığını belirten yazı yayınlamıştı. Muhalif yazılarıyla tanınan Yenidüzen gazetesi yazarı Adalı, Kıbrıs gündemine damgasını vuran yazısı sonrasında evinin önünde suikasta uğradı. Dönemin KKTC Başbakanı Hakkı Atun, cinayetle ilgili ‘askeri operasyon’ açıklamasında bulundu. Suikast ile ilgili olarak Kıbrıs basını ‘derin devlet’ konusu üzerinde durdu. 2000’li yıllarda Adalı’nın cinayeti, eşi İlkay Adalı tarafından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşınmış ve dava sonucunda Türkiye mahkum edilmişti.

Abdulmecit Baskın cinayetinde Mehmet Ağar nasıl aklandı?

Okumaya devam et

Dünya

İskoçya’da seçimi kazanan milliyetçiler bağımsızlık için yine referanduma gidecek

İskoçya’da yapılan seçimlerde arka arkaya dördüncü zaferini kazanan İskoç Milliyetçi Parti’nin lideri Nicola Sturgeon, pandemi dönemi sonrası için bağımsızlık referandumu olacağı sözü verdi. 2014 yılında yapılan oylamada halk Birleşik Krallık’tan ayrılmaya karşı çıkmıştı.

BOLD – İskoçya’da cumartesi günü gerçekleşen seçimlerde bağımsızlık yanlısı İskoç Milliyetçi Parti (SNP) tarihindeki en büyük zaferi elde ettti ve dördüncü kez art arda seçimi kazanmış oldu.

Bugüne kadarki en yüksek katılım ile gerçekleşen seçimlerde İskoç parlamentosunda en fazla sayıda sandalyeye ulaşan parti aldığı bu güçle Londra yönetimine karşı referandum mücadelesi vermeye hazırlanıyor.

2014’te yapılan referandumda hayır sonucu çıkarken, İngiltere’nin AB’den ayrılması nedeniyle bu kez sonucun farklı olabileceği belirtiliyor.

Yaptığı konuşmada “İskoç halkı iradesini net şekilde ortaya koymuştur” diyen SNP lideri Nicola Sturgeon, referandumu Başbakan Boris Johnson’ın değil ancak mahkeme kararının durdurabileceğini söyledi. Sturgeon, Johnson’ın “Ülkemizi parçalamak istiyorlar” söyleminin ise sorumsuzca olduğunu dile getirdi.

YASAL OLARAK JOHNSON’IN ONAYI GEREKİYOR

Johnson referandum seçeneğinin ancak her nesilde en fazla bir kez kullanılabilecek bir kart olduğunu belirtiyor. Birleşik Krallık yasalarına göre de referandum için başbakanın onayı gerekiyor.

Hiyerarşide ‘İskoçya Birinci Bakanı’ olarak belirtilen İskoç lider Nicola Sturgeon ise seçim sonuçlarının kendisine referandum için hak ve yetki sağladığını ileri sürüyor.

Sturgeon, “İskoçya halkının kendi geleceğini seçme hakkını engellemeye çalışan Boris Johnson veya başka biri için ortada hiçbir demokratik gerekçe yok” dedi.

2014’TEKİ SON REDERANDUMDAN BERİ SİYASİ ATMOSFER DEĞİŞTİ

İskoçya 314 yıldır Birleşik Krallık içerisinde yer alıyor. İskoçya’da mevcut siyasi iklim, 2014 yılında yapılan ve bağımsızlığın yüzde 55 oyla reddedildiği referandumdan çok farklı.

2016 yılında yapılan Brexit referandumunda İskoçya’da seçmenlerin yüzde 62’si, Avrupa Birliği’nden (AB) ayrılmaya ‘Hayır’ demişti. Ancak Birleşik Krallık genelinde ayrılma kararı çıktığı için İskoçya da birlikten ayrılmak zorunda kalmıştı.

Kamuoyu yoklamaları İskoçya’da bağımsızlığı destekleyenlerin oranının geçen yıl yüzde 50’nin üzerine, şimdiye kadarki en yüksek düzeye çıktığını gösteriyordu.

Bağımsızlık yanlısı İskoç politikacılar, Brexit oylamasında ‘Hayır’ dedikleri halde AB’den ayrılık kararına uymak zorunda kalmalarını ‘demokrasi eksikliğinin örneği’ olarak görüyor, SNP’nin bölgede en büyük parti olmasına rağmen merkezi politikalarda etkili olamamasından duydukları rahatsızlığı dile getiriyorlar.

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0