Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Rusya ve Batı arasında diplomat restleşmesi: Yeni bir Skripal krizi kapıda

Rusya ve Batılı ülkeler arasında başlayan diplomat krizi genişleyerek devam ediyor. ABD’nin ve Polonya’nın Rus diplomatları sınır dışı etme kararına Rusya, 10 Amerikalı diplomatı sınır dışı ederek karşılık verdi. Çekya ise ülkede bulunan 18 diplomatı ‘istenmeyen adam’ ilan etti ve sınır dışı etme kararı aldı.

BOLD – Batı ile Rusya arasında Ukrayna üzerinden artan gerginlik diplomatik alanda karşılıklı olarak atılan adımlarla büyük bir krize dönüştü. Karşılıklı sınır dışı kararları 2018 yılındaki eski Rus ajan Sergei Skripal’ın İngiltere’de zehirlenmesi ve sonrası Batı ile Rusya arasında yaşanan diplomat krizini hatırlattı.

Hafta içinde ABD’nin 10 Rus diplomatı ve Polonya’nın 3 Rus diplomatı sınır dışı etmesine Rusya aynı sertlikte karşılık verdi. 8 ABD vatandaşının ülkeye girişine yasak getiren Moskova, 10 Amerikalı diplomatı da sınır dışı etme kararı aldı. Rusya, Ukrayna’nın St. Petersburg’daki başkonsolosunu da bir süre gözaltına aldı ve ardından sınır dışı etme kararı aldı. Ukrayna da Rusya’ya benzer bir tepki geldi.

Bu arada Çekya, 18 Rus diplomatı istenmeyen kişi (persona non grata) ilan etti ve sınır dışı kararı aldı.

RUSYA’DAN ABD’Lİ YETKİLİLERE ÜLKEYE GİRİŞ YASAĞI

Rusya, hafta içinde ABD’nin açıkladığı yaptırımlarına misilleme olarak aralarında yeni ve eski devlet görevlilerinin bulunduğu sekiz üst düzey Amerikan vatandaşına ülkeye giriş yasağı getirdi.

Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasına göre, bazı Rus vatandaşlarına yönelik yaptırımlara karşılık olarak ABD Adalet Bakanı Merrick Brian Garland, Hapishaneler Federal Bürosu Direktörü Michael D. Carvajal, İç Güvenlik Bakanı Alejandro Nicholas Mayorkas’ın yanı sıra ABD’nin Eski Birleşmiş Milletler (BM) Büyükelçisi Susan Elizabeth Rice, FBI Direktörü Christopher Asher Wray, Ulusal İstihbarat Direktörü Avril Danica Haines, Eski Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton ve Eski CIA Direktörü Robert James Woolsey’e ülkeye giriş yasağı konulduğu belirtildi.

10 ABD’Lİ DİPLOMATA SINIR DIŞI

Rusya Dışişleri Bakanlığı ayrıca ABD’li 10 diplomatın sınır dışı edileceğini ve kısa süreliğine görevlendirilen ABD’li diplomatların sayısının yılda 10’a düşürüleceğini duyurdu. Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov, ABD’nin Moskova Büyükelçisi John Sullivan’a ‘ciddi istişarelerde bulunmak üzere’ Washington’a dönmesi çağrısı yapıldığını ifade etti.

Rusya Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, ABD’ye sağduyu gösterme çağrısı yapıldığı, bu çağrının karşılık bulmaması halinde ‘Rusya’da ABD’nin temsilciliklerinde çalışan sayısının 300’e düşürüleceği’ ifade edildi.

“Şimdi ABD için iyi niyet gösterme ve gerilimi tırmandırmaktan kaçınma zamanı” ifadelerinin yer aldığı açıklamada, “Aksi takdirde Amerikalılar için acı sonuçları olacak bir dizi karar uygulanacak” denildi.

ABD, bir gün önce Rusya’nın geçen kasım ayında yapılan başkanlık seçimlerine siber saldırılarla müdahale ettiğini iddia ederek çok sayıda yaptırım kararı açıklamış ve 10 Rus diplomatın ABD’den sınır dışı edileceğini duyurmuştu.

Rusya seçime müdahil olunduğu yönündeki her tür suçlamayı reddediyor.

UKRAYNALI BAŞKONSOLOS GÖZALTINA ALINDI

Rusya, Cumartesi günü Ukraynalı bir diplomatı gizli bilgileri ele geçirmeye çalışmakla suçladı ve 22 Nisan’a kadar ülkeyi terk etmesi emri verdi. Sınır gerginliği devam ederken Ukrayna’dan da benzer bir tepki geldi.

Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB), Ukrayna’nın St. Petersburg’daki Başkonsolosu Oleksandr Sosoniuk’un bir Rus vatandaşıyla yaptığı görüşmede Rus güvenlik güçlerinin veri tabanlarından bilgilere erişmeye çalışırken gözaltına alındığını açıkladı.

Dışişleri Bakanlığı Sosoniuk’a ülkeden ayrılması için 72 saat süre verdi. Bunun üzerine Ukrayna da Kiev’deki bir Rus diplomatı sınırdışı etme kararı aldı.

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı, Sosoniuk’un St. Petersburg’daki konsolosluğuna dönmesine izin verilmeden önce birkaç saat alıkonulduğunu söyledi ve gözaltına alınmasını provokasyon olarak nitelendirdi.

Açıklamada, “Konsolosluk görevlisine yöneltilen suçlamaları tamamen reddediyoruz” denildi.

Moskova ile Kiev arasındaki gerginlik, sınır boyunca Rus askerlerinin yığılması ve Ukrayna’nın doğusunda ordu ile Rus yanlısı ayrılıkçılar arasında yaşanan çatışmalar nedeniyle tırmanıyor.

ÇEKYA’DAN 18 RUS DİPLOMATI SINIR DIŞI KARARI

Çekya Başbakanı Andrej Babiş, ülkede 2014’te meydana gelen bir patlamayla bağlantısı olduğu gerekçesiyle 18 Rus diplomatın sınır dışı edilmesi kararı alındığını duyurdu.

Başbakan Babiş yaptığı açıklamada, 18 Rus diplomatın Rusya istihbarat servisine çalıştığının tespit edildiğini ve 2014’te ülkenin Güney Moravya bölgesinde bir mühimmat deposunda meydana gelen patlamayla ilişkisinin olduğu yönünde ciddi şüpheler olduğunu söyledi.

Çek Başbakanın aktardıklarına göre söz konusu diplomatların Rusya Askeri İstihbarat Servisi GRU bünyesindeki 29155 ünitesi için çalıştığı öne sürülüyor.

Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Jan Hamacek’in diplomatların sınır dışı edilme kararını Rusya’nın Prag Büyükelçiliğine ilettiğini belirten Babiş ayrıca, söz konusu kararının Cumhurbaşkanı Milos Zeman ile de paylaşıldığını ifade etti.

Babiş, diplomatların 48 saat içinde ülkeyi terk etmelerinin istendiğini de sözlerine ekledi.

16 Ekim 2014’te ülkenin Güney Moravya bölgesindeki Vrbetice mühimmat deposunda meydana gelen patlamada 2 kişi hayatını kaybetmiş ve bölgeden yüzlerce kişi tahliye edilmişti.

SKRİPAL’İN ZEHİRLENMESİNE GÖREV ALAN İSİMLER ARANIYOR

Öte yandan Çekya polisi Cumartesi günü yaptığı açıklamada, aralarında Rus Alexander Petrov ve Ruslan Boshirov’un da yer aldığı isimler adına düzenlenmiş çeşitli pasaportlar taşıyan iki kişiyi aradıklarını söyledi.

Bu isimler, İngiliz savcıların Rus casus Sergey Skripal’i İngiltere topraklarında öldürmeye teşebbüsle suçladıkları iki Rus askeri istihbarat subayının kullandığı takma adlardı.

SERGEİ SKRİPAL’IN ZEHİRLENMESİ

Skripal ve kızı Yulia, 2018’in Mart ayında İngiltere’nin Salisbury kentinde bir sinir gazıyla zehirlenmişti. Saldırı, Moskova ile Batı arasında Soğuk Savaş’tan bu yana en büyük diplomatik sınır dışı dalgasına yol açmıştı.

İngiltere ile birlikte hareket eden toplam 28 ülke ve NATO, 153 Rus diplomatı sınır dışı etme kararı aldı. Rusya da bu sınır dışı kararlarına mütekabiliyet ilkesi gereği karşılık verdi ve 29 ülkenin 146 diplomatını sınır dışı etti. NATO’nun Rusya’da temsilcisi bulunmadığı için Rusya, ittifakın 7 diplomatı istenmeyen kişi ilan etmesine karşılık vermedi.

‘PERSONA NON GRATA’

Devletler arası ilişkilerde persona non grata (Latince: “istenmeyen kişi”) bir ülkeye girmesi veya o ülkede kalması ülkenin yerel hükumeti tarafından yasaklanan yabancı bir kişi için kullanılıyor.

Yabancı bir diplomat ev sahibi ülke tarafından istenmeyen kişi (persona non grata) ilan edildiğinde diplomata ev sahibi ülke tarafından tanınan siyasi dokunulmazlık hakkı sayesinde tutuklama ve herhangi bir kovuşturmadan korunma hakkı kaldırılmış oluyor.

Bu durum bir diploamata herhangi bir ülkenin uygulayabileceği en ciddi kınama biçimi olarak kabul ediliyor.

Batı-Rusya gerilimi artıyor: Polonya’dan 3 Rus’a sınır dışı

Dünya

Alman istihbaratı İslam ve göç karşıtı Pegida hareketini kara listeye aldı

Almanya’da İslam ve göç karşıtı Pegida hareketi, iç istihbarat tarafından ‘anayasaya aykırı aşırı sağ oluşum’ ilan edildi. Bu kararla Pegida Vakfı ile bağlantılı kişi ve faaliyetlerin resmen izlenmesi mümkün olacak.

BOLD – Almanya’da Saksonya eyaletine bağlı Dresden kentinde kurulan ‘Batı’nın İslamlaşmasına Karşı Avrupalı Yurtseverler’ (Pegida), iç istihbarat tarafından anayasaya aykırı oluşum ilan edildi.

Anayasayı Koruma Teşkilatı’nın Saksonya birimi, Pegida’yı ‘aşırılıkçı niteliği kanıtlanmış yapılanma’ olarak sınıflandırarak Pegida’nın yıllar içinde anayasaya aykırı bir oluşuma dönüştüğüne yönelik güvenilir yeterli bulgular bulunduğunu bildirdi.

Açıklamada, başlangıçta heterojen bir kitleye hitap eden Pegida’nın yıllar içinde hem ideolojik hem de söylem olarak giderek radikalleştiği ve aşırı sağ çevrelerin ayrılmaz bir parçası haline geldiğine yer verildi. Pegida’nın parlamenter sistemi küçük düşürme, hukukun üstünlüğünü hiçe sayma gibi Alman anayasasının değerleriyle uyuşmayan tutumların propagandasını yaptığı, Yahudi, Müslüman ve azınlıklara yönelik düşmanca içerikler yaydığı kaydedildi.

İç istihbaratın bu kararı, Pegida Derneğinin yanı sıra bağlantılı kişi ve faaliyetlerin de resmen istihbari takibini mümkün kılacak. Pegida’nın düzenlediği gösterilerdeki ‘barışçı katılımcıların’ ise izlemeye dahil olmayacağı belirtildi.

20 Ekim 2014 tarihinde Dresden’de düzenlenen ‘Akşam yürüyüşü’ Pegida’nın kuruluşu olarak kabul ediliyor. Bunu takip eden aylarda binlerce kişi Pazartesi günleri düzenlenen Pegida gösterilerine katılmış, göç, mülteci ve İslam karşıtı sloganlarıyla Almanya’da büyük tartışma başlatmıştı. Yürüyüşlere katılanların sayısı zaman zaman 25 bine ulaştı. Özellikle Almanya’nın doğusunda destek bulan Pegida’yı kendisine örnek alan oluşumlar Almanya’nın diğer kentlerinde de destek yürüyüşleri düzenlemeye başlamıştı.

İşkence mağdurlarından Belarus Devlet Başkanı Lukaşenko hakkında Almanya’da suç duyurusu

Okumaya devam et

Dünya

AKP Mısır’dan sonra Suudi Arabistan’a da zeytin dalı uzattı

Bölgedeki ve dünyadaki yalnızlığını gidermek için Mısır ve İsrail’le ilişkileri normalleştirme girişimleri başlatan AKP yönetimi, 2013 yılından beri ilişkilerin giderek bozulduğu Suudi Arabistan yönetimine de zeytin dalı uzattı. Çauşoğlu, gelecek hafta Riyad’a gidecek.

BOLD – AKP hükumeti, 2013 yılında bozulmaya başlayan ve Gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayeti ile zirveye çıkan Ankara-Riyad krizini sona erdirmek için Suudi Arabistan’a Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nu gönderiyor.

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın salı günü Suudi Arabistan Kralı Selman bin Adülaziz ile gerçekleştirdiği görüşme sonrası uluslararası basına konuşan AKP yetkilileri, Erdoğan ve Selman’ın Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun gelecek hafta Riyad’a gitmesi konusunda mutabık kadıklarını açıkladı.

11 Mayıs’ta Riyad’a gidecek olan Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Suudi mevkidaşı Prens Faysal bin Farhan el Saud ile bir görüşme gerçekleştirecek. Görşmeler ticaret, ikili işlişler ve Libya gibi Türkiye’nin asker gönderdiği bölgesel konular odaklı olacak.

TÜRKİYE-SUUDİ ARABİSTAN İLİŞKİLERİ

Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ilişkiler 2013 yılından itibaren bozulmaya başladı. Türkiye Mısır’da Müslüman Kardeşler Hareketi ve Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’yi desteklerken; Müslüman Kardeşler Hareketi’ne karşı olan Suudi Arabistan Mursi’yi deviren darbe yönetimini destekledi.

Yine daha sonraki dönemde Türkiye’nin İran’a yaklaşması Suudi Arabistan’ı rahatsız etti. Ayrıca 2017 Katar krizinde Türkiye ve Suudi Arabistan karşıt saflarda yer aldı.

KAŞIKÇI CİNAYETİ DÖNÜM NOKTASI OLDU

2017 yılı Haziran ayında Suudi Arabistan’da Veliaht Prensliğe Muhammed Bin Selman’ın gelmesi ile birlikte ilişkiler daha da kötüleşti. Türkiye, Suudi Arabistan yönetimi ve kraliyet ailesindeki iç mücadelelerde her zaman Muhammed Bin Selman karşıtı bir tutum izledi. Selman karşıtı gruplara açıktan olmasa da destek verdi.

En büyük kopuş ise Suudi asıllı gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğu’nda 2 Ekim 2018’de öldürülmesi sonrası yaşandı. AKP hükumeti, Kaşıkçı cinayetini Veliaht Prens karşıtı bir kampanyaya dönüştürdü ve uluslararası alanda Veliaht Prens’i sıkıştırmaya çalıştı. Ancak o dönemki Trump yönetiminin Veliaht Prens ve Suudi Arabistan’la ilişkileri bozmak istememesi nedeniyle AKP hükumetinin bu politikası başarısız oldu.

AKP’DE SÖYLEM DEĞİŞİKLİĞİ

Erdoğan, 2018 yılında yaptığı bir açıklamada Kaşıkçı’yı öldürme emrinin Suudi yönetimindeki ‘en üst noktalardan’ geldiğini ifade etmişti. AKP hükumetindeki politik değişikliğin yansıması olarak Erdoğan’ın Sözcüsü İbrahim Kalın geçen ay Reuters Haber Ajansına yaptığı açıklamada Suudi Arabistan’da Kaşıkçı cinayeti ile ilgili mahkemenin verdiği kararı Türkiye’nin saygıyla karşıladığını söyledi.

Ancak Ankara o dönemde Suudi mahkemesinin verdiği kararların yetersiz olduğunu belirtmiş, Suudi yönetimini İstanbul’da açılan davayla işbirliği yapmaya davet etmişti.

Kaşıkçı cinayeti sonrası Türkiye-Suudi Arabistan ilişkileri en kötü günlerini yaşadı. Suudi Arabistan veliaht prensinin İsrail’le yakınlaşma politikası da AKP’yi rahatsız etti.

TÜRKİYE’NİN İHRACATI YÜZDE 98 AZALDI

Suudi Arabistan, yakın zamana kadar Türkiye’nin en büyük 12. ticari partneri durumunda idi. 2019 yılında Türkiye körfez ülkesine 3.1 milyar dolar ihracat gerçekleştirdi.

İki ülke ilişkilerindeki gerilim dolayısıyla Suudi Arabistan, Türkiye’ye geçen yıldan itibaren gayrı resmi şekilde boykot uygulamaya başladı. Boykot geçen yıl ticaret rakamlarını fazla etkilemedi. Ancak bu yıl boykot dolayısıyla Suudi Arabistan’ın Türkiye’den ithalatı yıllık bazda yüzde 98 azaldı.

Ayrıca Suudi Arabistan yönetimi, başkent Riyad ve diğer vilayetlerde faaliyet gösteren Milli Eğitim Bakanlığına bağlı 8 Türk okulunun 2020-2021 eğitim ve öğretim yılı sonunda kapatma kararı aldığını geçen ay sonunda duyurdu.

Türkiye-Mısır görüşmeleri net ilerleme kaydedilmeden bitti

Okumaya devam et

Dünya

Hakan Atilla’ya 10 yıl ticaret yasağı

ABD, İran yaptırımlarını deldiği suçlamasıyla üç yıl önce New York mahkemesi tarafından mahkum edilen eski Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla’ya 10 yıl süreyle ticaret yasağı getirdi.

BOLD – ABD Ticaret Bakanlığı, Halkbank eski Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla’ya ABD ile 10 yıl ticaret yasağı koydu.

Bakanlığın ‘İhracat Ayrıcalıklarını Reddeden Tertip’ adlı uyarı metninde İran’a yönelik ambargoyu delmekten suçlu bulunan eski Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla’nın “Yönetmelikler kapsamındaki ihracat ayrıcalıklarını kendisinin mahkumiyet tarihinden itibaren 10 yıllık bir süre için reddetmeye karar verildiği” ifade edildi.

16 MAYIS 2028’E KADAR GEÇERLİ

ABD Ticaret Bakanlığı’nın Sanayi ve Güvenlik Dairesi (BIS) tarafından yayınlanan ve Amerikan Resmi Gazetesi’nin 5 Mayıs’taki nüshasında çıkan kararda, Atilla’nın 16 Mayıs 2018’te New York Güney Bölgesi Mahkemesi tarafından, Yabancı Varlıkların Kontrolu Ofisi’nden gerekli onayı almadan, İran hükümetine mali hizmetler sağlamak için başkalarıyla işbirliği yaparak Uluslararası Acil Ekonomik Güç Yasası’nı ihlal etmekten dolayı mahkum edildiği ve 32 ay hapis cezasına çarptırıldığı hatırlatıldı.

Davayla ilgili kayıtlar ve Atilla’nın BIS’e sunduğu yazılı yanıtın incelenmesi ve ilgili birimlerle görüş alışverişlerinin ardından, eski Halkbank Genel Müdürü’nün ihracat imtiyazlarından mahrum bırakılmasına karar verildiği belirtildi. Bu kararın 10 yıl süreyle geçerli olacağı bilgisi verildi.

BIS’e bağlı İhracat Hizmetleri Ofisi’nin ayrıca, mahkumiyet kararı sırasında Atilla’nın ilgilendiği, BIS tarafından yayınlanmış her türlü lisansın iptal edilmesi kararı aldığı kaydedildi.

Kararda, Atilla’nın kendisinin ve kendisi adına çalışanların, doğrudan ya da dolaylı olarak, herhangi türden bir mal, yazılım ya da teknoloji ürünü ihracatı ve ithalatıyla alakalı hiçbir işlem yapamayacağı belirtildi.

Kararın 16 Mayıs 2028 tarihine kadar geçerli olduğu ve Atilla’nın 45 gün içinde temyiz başvurusunda bulunma hakkının bulunduğu da kaydedildi.

ATİLLA, 32 AY HAPİS YATMIŞTI

Hakan Atilla, New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi’nde yargılandığı davada, ABD’nin İran’a yönelik yaptırımlarını delmek için Rıza Sarraf’ın kurduğu şebekenin bir parçası olduğuna hükmedilerek 32 ay hapse mahkum olmuştu. Mart 2017’de tutuklanan Atilla 28 ay tutuklu kalmış ardından Türkiye’ye dönmüştü.

Atilla, 2019 yılı Temmuz ayında cezasını tamamladıktan sonra Türkiye’ye dönmüştü. Hakan Atilla Türkiye’ye döndükten sonra Borsa Istanbul’un genel müdürlüğü görevine getirilmiş ancak bu yılın Mart ayında bu görevinden istifa etmişti.

Bu arada Halkbank’ın ABD’nin İran’a yönelik ekonomik yaptırımlarını toplamı yaklaşık 20 milyar dolara varan operasyonlarla delmekle suçlandığı dava, 3 Mayıs’ta görülecekti. Fakat temyizin sonuçlanmamasından dolayı mahkemenin ileri bir tarihe ertlenemesine karar verildi.

Davanın hakimliğini, Halkbank eski Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla’yı İran’a yönelik ambargoyu delmekten suçlu bulunduğu davada görev alan Yargıç Richard Berman üstleniyor.

Mevlüt Çavuşoğlu: Turistin görebileceği herkesi aşılayacağız

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0