Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Floyd’un ölümüne sebep olan eski polis memuru Chauvin cinayetten suçlu bulundu

ABD’nin Minneapolis kentinde, George Floyd’u gözaltın alırken öldürmekle suçlanan beyaz eski polis memuru Derek Chauvin’in yargılandığı davada karar açıklandı. Jüri Chauvin’i cinayetten suçlu  buldu. Böylece Minnesota eyaletinde ilk kez beyaz bir polis memuru, siyah bir Amerikalıyı öldürmekten mahkum edildi.

BOLD – ABD’nin Minnesota eyaletinde 25 Mayıs 2020’de gözaltına alınmak istenirken beyaz polis memuru Derek Chauvin’in dizi ile boynuna baskı uygulaması sonucu yaşamını yitiren siyah vatandaş George Floyd davasında jüri kararını açıkladı.

George Floyd’un boğularak ölümüne neden olan polis memuru Derek Chauvin, hakkındaki üç ayrı suçlamanın tamamından suçlu bulundu.

İki gün süren tartışmaların ardından karara varan jüri üyeleri Chauvin’i ikinci derece, üçüncü derece cinayet ve ölüme sebebiyet vermekten suçlu buldu.

Bu karar ABD’de orantısız güç kullanan kolluk kuvvetlerinin sorumlu tutulması açısında dönüm noktası olarak ifade edildi.

Olay sırasında çevrede bulunan kişiler tarafından kaydedilen ve yayınlandığı sosyal medyada infiale yol açan görüntülerde 9 dakika 29 saniye süresince boynuna baskı uygulandığı belirtilen Floyd’un yaşamını yitirmesi, başka ABD olmak üzere dünya genelinde ırkçı karşıtı protestolara neden olmuştu.

Görevden uzaklaştırılan ve 29 Mayıs 2020’de tutuklanan Chauvin, 10 Temmuz 2020’de kefaletle serbest bırakılmıştı.

KELEPÇELENDİ VE TUTUKLANDI

Chauvin, jürinin kararını açıklamasının ardından tutuklandı

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Minneapolis’teki Hennepin Bölge Mahkemesinde dört hafta süren yargılama sonucunda 12 kişiden oluşan jüri üyeleri yaklaşık 10 saat süren müzakerenin ardından kararı açıkladı.

Daha önce kefaletle serbest kalan Chauvin, kararın açıklanmasından sonra kelepçelendi ve tutuklandı.

Yargıç, Chauvin’in alacağı hapis cezasının iki ay sonra sonra belirleneceğini duyurdu, ancak eski polis memuru bu hükmün ardından onlarca yıllık hapis cezasıyla karşı karşıya kalabilir.

ABD yasalarına göre, ikinci derece planlı olmayan cinayete en çok 40 yıl, üçüncü derece cinayete en çok 25 yıl, ikinci derece ölüme sebebiyet verme suçuna ise 10 yıl hapis ve/veya 20 bin dolar hapis cezası verilebiliyor.

12 jüri üyesi karar varmadan önce üç hafta duruşmalarda aralarında görgü tanıkları, polis yetkilileri, tıp uzmanlarını dinleyip, saatler süren video görüntülerini izlemişti.

EMNİYET MÜDÜRÜ, CHAUVİN ALEYHİNDE KONUŞTU

Chauvin, George Floyd’un boğazına diziyle 9 dakika 29 saniye boyunca bastıran ve onu nefessiz bırakarak ölümüne yol açmakla suçlanıyordu.

45 yaşındaki eski polisin avukatları, Floyd’un nefes alamamasının nedeninin fentanil adlı aşırı dozda bir ağrı kesici alması olduğunu öne sürmüştü.

Minneapolis Emniyet Müdürü Medaria Arradondo da ifadesinde, Chauvin’in Floyd’u gözaltına alırken, polisin güç kullanımına yönelik politikasını ihlal ettiğini ve kurallara uymadığını söylemişti.

KARAR BÜYÜK SEVİNÇ YARATTI

Floyd ailesinin karar açıklandıkta sonra sevinci

Jüri kararının beklendiği 2 gün boyunca Minneapolis kentinde hava çok gergindi.

Kararın açıklanmasıyla mahkeme salonu dışında ve Floyd’un öldürüldüğü yerde toplanmış olanlar sevinç çığlıkları attı.

Floyd ailesinin avukatı Ben Crump kararın “ABD tarihinde bir dönüm noktası” olduğunu söyledi. Crump Twitter’da “Acı şekilde kazanılmış adalet sonunda geldi. Bu yasa uygulayıcıların eylemlerinden sorumlu tutulmaları gerektiğine dair net bir mesaj veriyor” mesajını paylaştı.

BİDEN: SONUNDA ADALET BİRAZ OLSUN YERİNİ BULDU

ABD Başkanı Joe Biden ve Başkan Yardımcısı Kamala Haris de karar memnuniyetle karşıladıklarını açıkladı.

Biden “Sonunda adalet biraz olsun yerini buldu. Daha çok işler yapacağız. Sistematik ırkçılıkla mücadelemizde indirdiğimiz ilk darbe bu olacak” dedi.

Biden daha sonra televizyonlardan yayımlanan açıklamasında “Sistematik ırkçılık ulusumuzun ruhunda bir lekedir” ifadesini kullandı.

Başkan Yardımcısı Harris de ABD Kongresi üyelerinden, polis gücünde reformu öngören ‘George Floyd’ yasasını onaylamalarını istedi.

Chauvin’in davayı temyiz etmesi bekleniyor.

AİHM’e taşınan Erdoğan-Kılıçdaroğlu davasında kesin karar

Dünya

İngiltere’de 53 parlamenterden Türkiye’yle ilgili mektup: Kaygı duyuyoruz

İngiltere Parlamentosunda 53 milletvekili, Dışişleri Bakanı Dominic Raab’a Türkiye’deki insan hakkı ihlallerinden kaygı duyduklarını belirten bir mektup gönderdi. Mektupta, siyasetçi ve gazetecilerin cezaevine konması ve İstanbul Sözleşmesinden çıkılmasının kaygıları büyüttüğü belirtildi. İngiliz hükümetinin Türkiye ile ilişkilerini gözden geçirmesi istendi.

BOLD – İngiltere Parlamentosu’nda 53 milletvekili, Dışişleri Bakanı Dominic Raab’a bir mektup yazarak Türkiye’deki gelişmelerden kaygılı olduklarını belirtti.

Milletvekilleri, insan hakları ihlalleri, siyasetçilerin ve gazetecilerin cezaevine konması, Kobani davasındaki hukuksuzluğu ve İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasının kaygıları büyüttüğünü ve Birleşik Krallık hükümetinin Türkiye ile ilişkilerini tekrar gözden geçirmesi gerektirdiğini kaydetti. Dışişleri Bakanı Raab’ın Türkiye’nin demokrasi, insan haklarına saygı ve çoğulculuk çizgisine geri çekilmesi için hükümetin izleyeceği politikaları ilan etmesi istendi.

Muhafazakar Parti Milletvekili Crispin Blunt ve İşçi Partisi Milletvekili Hilary Benn’in öncülüğünde parlamentoda açılan imza kampanyasına şimdiye kadar 53 milletvekili imza attı. İmza atılan metin Dışişleri Bakanı Raab’a gönderildi.

YANLIŞLARIN BİR FATURASI OLMALI

Parlamenterlerin mektubunda, Türkiye’nin Birleşik Krallık ile olan ilişkileri ve NATO üyesi olduğuna dikkat çekilerek, son yıllardaki insan hakları ihlallerinin ve hukuksuzlukların ciddi boyutlara ulaştığı ifade edildi. Mektupta, gazetecilerin tutuklanması, politikacılara siyaset yapma yasağının getirilmesi, insan hakları savunucularının tutuklanması, HDP gibi yasal bir partinin kapatılmaya çalışılması ve son olarak milletvekilliği düşürülerek cezaevine konulan HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu ile İnsan Hakları Derneği Eş Başkanı Öztürk Türkdoğan’ın gözaltına alınmasının büyük yanlışlar olduğu ve bu büyük yanlışların bir faturasının olması gerektiği vurgulanıyor.

DEMOKRASİ CİDDİ TEHDİT ALTINDA

İktidardaki Muhafazakar Partili milletvekillerinin yanı sıra İşçi Partisi, Liberal Demokrat Parti ve Galler, İskoçya gibi parlamento üyelerinin de imzaladığı metinde, “Parlamenterler olarak, başta insan hakları mücadelesinden gelen milletvekilleri olmak üzere, cezaevine milletvekillerinin konulması oldukça kaygı vericidir” denildi. Farklı görüş ve inançlara saygı gösterilmediği ve Türk hükümetinin baskıcı politikaları sonucu demokrasinin ciddi tehdit altında olduğunun altı çizildi.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ KARARI KAYGILARIMIZI ARTIRDI

Milletvekilleri, insan hakları ihlalleri, demokrasinin tehdit altında olması, politikacıların ve gazetecilerin tutuklanmasının yanı sıra son olarak İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasının kaygıları iyice artırdığını bildirdi. Birleşik Krallık hükümetinin Erdoğan’la ilişkilerini tekrar gözden geçirmesini isteyen milletvekilleri, hükümetin Erdoğan hükümeti ile olan ilişkilerini her koşulda iyi tutmayacağını kamuoyuna açıklamasını talep etti.

CEZAEVLERİNİ ZİYARET EDECEKLER

Birçok eski bakanın da imza attığı mektup dün Dışişleri Bakanı Dominic Raab’a ulaştırıldı ve iki hafta içinde parlamentoda Türkiye konulu bir oturum yapılması istendi. Dışişleri Bakanı Raab’ın iki hafta içinde 53 milletvekilinin mektubuna cevap vermesi bekleniyor. Ayrıca milletvekillerinin oluşturacakları bir heyetle Türkiye ziyaretlerine de başlayacağı, özellikle Doğu Anadolu illerinin yanı sıra bazı cezaevlerinde de incelemelerde bulunacağı belirtildi.

MEKTUBU İMZALAYAN İSİMLER
Ortak mektuba imza koyanların arasında Muhafazakar Parti’nin kıdemli isimlerinden Sir Roger Gale, Andrew Mitchell, Julian Lewis, İşçi Partisinin önde gelen isimlerinden Margaret Beckett, Kate Osamor ve Liberal Demokrat Parti dış politika sözcüsü Layla Moran gibi isimler de bulunuyor.

Türkiye’deki tutuklu gazeteciler ABD’de konferansta konuşulacak

Okumaya devam et

Dünya

ABD’de aşılananlara maske zorunluluğu kaldırılıyor

ABD’de federal sağlık yetkilileri, aşılanma sürecini tamamlamış kişilerin çoğu yerde maske takmadan veya sosyal mesafeye uymadan bulunabileceğini açıkladı.

BOLD – Kovid-19 pandemisine karşı 155 milyona yakın vatandaşın aşılandığı ABD’de maske zorunluluğu restoran, müze ve alışveriş noktalarında kaldırılıyor.

ABD Hastalık Koruma ve Önleme Merkezleri Direktörü Dr. Rochelle P. Walensky Beyaz Saray’da gerçekleştirdiği basın toplantısında, “Hepimiz bu anı heyecanla bekliyorduk. Tamamen aşılıysanız pandemi sebebiyle yapmayı bıraktığınız şeyleri tekrar yapmaya başlayabilirsiniz” dedi.

Walensky, “Tam olarak aşılanmış herkes içerideki veya dışarıdaki, büyük veya küçük tüm etkinliklere maske takmadan veya sosyal mesafe uygulamasına uymadan katılabilir” ifadelerini kullandı. CDC Direktörü, aşılı insanların toplu taşımada maske takmaya devam etmesi gerektiğini söyledi.

Aşılanan ABD’liler artık restoran ve kaldırımlarda, müze ve dükkanlarda maske takmak zorunda olmayacak.

Maske zorunluluğunun şartlı olarak kaldırılmasının aynı zamanda hala aşı olmayanları aşı olmaya teşvik etmesi bekleniyor. ABD’de çarşamba günü itibariyle 155 milyon kişi en az bir doz aşı oldu. 119 milyon kişi, yani yaklaşık ülkenin nüfusunun üçte biri tamamen aşılandı.

ABD Başkanı Joe Biden da maskesiz olarak yaptığı konuşmasında aşı yaptırmayı reddeden insanlara da saygı gösterilmesini belirtirken, “Lütfen onlara sevecen ve saygılı bir biçimde yaklaşın” açıklaması yaptı.

Yunanistan sezonu açıyor: Aşılanmış turistleri kabul edecek

Okumaya devam et

Dünya

Yunanistan sezonu açıyor: Aşılanmış turistleri kabul edecek

Yunanistan bu hafta başından itibaren aşılanmış ve testi negatif olan turistleri ülkede ağırlamaya hazırlanıyor. Kovid-19 pandemisinde turizm gelirleri düşen Yunanistan, ekonomisini yeniden canlandırmak istiyor.

BOLD – Yunanistan, 17 Mayıs 2021 itibariyle aşılanmış, Kovid-19 testi negatif çıkan ya da hastalandıktan sonra vücudunda antikor olduğunu gösteren testlere sahip turistleri kabul edecek.

Salgın sürecinde sıkı tedbirler alan ülkede tüm aşılar kabul edilirken, turistlere rastgele testler yapılması da planlanıyor.

Bloomberg’in haberine göre Yunanistan Turizm Bakanı Haris Theoharis, ülkenin turizm açılımıyla ilgili “Hayatımızda öncelikler artık yer değiştirdi” dedi. Theoharis, gerekmesi durumunda sınırların tekrar kapatılacağını kaydetti.

MİLLİ GELİRİN 5’TE 1’İ TURİZMDEN

Ülkede istihdamın yüzde 25’i, milli gelirin ise yaklaşık beşte biri turizm sektöründen geliyor. Turizm özellikle sınırlı ekonomik aktivitenin bulunduğu bölgelerde yerel ekonomiyi destekleyen bir sektör.

Turizm açılımının yanında ülke bölgeler arası seyahat kısıtlaması gibi bazı koronavirüs önlemlerini de kaldırmaya hazırlanıyor.

Bakanlıktan Türkiye’yi aşağılayan skandal video: Keyfini çıkar ben aşılandım

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0