Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Sincan’da Kobani gerilimi: Avukatlar mahkemeyi terk etti

Kobani olaylarına ilişkin Selahattin Demirtaş’ın da bulunduğu isimlerin Sincan Cezaevinde yargılandığı dava gergin başladı. Kimlik tespiti sırasında mahkeme heyetiyle tartışma yaşayan avukatlar duruşma salonunu terk etti.

BOLD – HDP eski Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın da aralarında bulunduğu 28’i tutuklu, 108 kişi hakkında açılan 6-8 Ekim 2014’teki Kobani olaylarına ilişkin dava, Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesinin Sincan Cezaevi Kampüsü’ndeki salonunda görülmeye başlandı.

Dava için polis olağanüstü güvenlik önlemleri alırken, HDP yöneticileri, milletvekilleri ve partililer arama noktalarından geçtikten sonra duruşma salonunun önüne gelebildi. Duruşma öncesi Sincan Cezaevi önünde HDP’li isimlerin açıklamalarını görüntülemek için hazır bulunan basın mensuplarını polis kalkanlarıyla engellemeye çalıştı.

Mahkeme heyetinin davada 100 kişilik avukat sınırlaması olduğu gerekçesiyle aralarında bazı başkanlarının da olduğu avukatlar salona alınmadı. Mahkeme başkanının, önce kimlik tespitlerinin yapılacağını, ardından iddianamenin okunacağını, bundan sonra avukatlara söz verileceğini açıkladı. Avukatlar ise meslektaşlarının salona alınmaması halinde kimlik tespitlerini yapmayacaklarını, savunma bütünlüğünün bozulacağını söyledi. Mahkeme sanıkların kimlik tespitine devam ederken, yaşanan tartışma üzerine avukatlar alkışlarla salonu terk etti. Salonu terk eden avukatlar, “Bu hukuksuzluğa ortak olmamak adına dışarı çıktık. Savunmaları serbestçe yapabileceğimiz koşullar yaratılmadığı sürece salona girmeyeceğiz” açıklaması yaptı. Avukatlar bir süre devam eden protestonun ardından duruşma salonuna tekrar döndü.

Duruşmaya SEGBİS ile bağlanan Emine Ayna, sorulan sorulara “Avukatım olmadan sorularınıza yanıt vermeyeceğim. Avukatımın salona girmesini talep ediyorum” dedi. Mahkeme başkanı bunun üzerine “Duruşma salonunun kapısı açık, isteyen girer” cevabı verdi. Sanıklardan Beyza Üstün ise, “Hukukun gereğini yapın ve avukatlarımızı içeri alın” dedi. Mahkeme başkanı bunun üzerine sorularını sürdürdü. Arından Üstün’ün sorulara yanıt vermediğini tutanak altına aldı.

TUNCEL’İN MİKROFONU KAPATILDI

Figen Yüksekdağ, ise mahkemeye “En temel hukuk kurallarından biri savunma hakkının eksiksiz yerine getirilmesidir. Hukukun yerine getirin, avukatlar olmaksızın duruşmaya başlayamazsınız” diye konuştu. Mahkeme başkanının “Evli misiniz, ne iş yapıyorsunuz, adresiniz neresi, üzerinizde mal varlığı var mı?” sorularına itiraz eden Yüksekdağ’ın konuştuğu SEGBİS’in sesi kesildi. Salonda bulunan Sebahat Tuncel ise, “İyi niyet diyorsunuz, bizi sizin iyi niyetiniz bağlamaz, bizi hukuk bağlar, bizim avukatlarımızın burada olması gerekiyor” sözleri üzerine mahkeme başkanı Tuncel’in mikrofonunu kapattı. Tuncel’in sesinin kapatılması salonda alkışlar ve “Savunma hakkı kısıtlanamaz” sloganları atıldı.

SARAY’IN TALİMATIYLA KARAR VERİYORSUNUZ

Ardından kimlik tespitlerine geçilen Gültan Kışanak da “Böyle duruşma yapamazsınız, Saray’ın talimatları ile karar veriyorsunuz. Siz hukuka, hukukun temel ilkelerine riayet etmediğiniz müddetçe sorularınıza yanıt vermeyeceğiz” dedi. Mahkeme başkanı, Kışanak’ın sorulara cevap vermediğini kayda geçirdi.

DEMİRTAŞ: BİZE ASKERLER GİBİ MUAMELE EDEMEZSİNİZ

Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş da, “Buraya susmaya değil konuşmaya geldik. Yargılanmaya değil, yargılamaya geldik. Sesinizi yükseltmeyin. Karşınızda çocuk yok. Türkiye’nin üçüncü büyük partisinin meclis grubu eş başkanları karşınızda. Her ne kadar sanık sandalyesinde otursak da halkın iradesini temsil ediyorsunuz. Bizler medeni insanlarız. Daha önce darbecileri yargıladınız, bilemem nasıl yargıladınız. Ama bize o muameleyi uygulayamazsınız. Baskı ortamında yargılamayı yapsanız da avukatların buraya girmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı. Demirtaş kimlik tespitine ilişkin sorulara cevap vermedi.

SANCAR: SİYASİ KUMPAS DAVASIDIR

Davayı izleyen HDP Eş Başkanı Mithat Sancar da Sincan Cezaevi önünde kısa bir açıklama yaptı. Kobani davasının bir ‘kumpas ve siyasi intikam davası’ olduğunu savunan Sancar, şunları söyledi: “Bu bir siyasi kumpas davasıdır. Demokrasi umudunu, özgürlük umudunu, barış özlemini yok etme davasıdır. Biz de barış için, demokrasi için, özgürlük için, hakikat için direnmeye devam edeceğiz. Bu bir intikam davasıdır aynı zamanda. IŞİD’in Kobani’de yenilmesinin sonuçlarını hazmedememiş bir iktidarın öfkesinin ürünü olan bir davadır. HDP’nin bu iktidara yaşattığı yenilgilerin yarattığı öfkenin ürünü olan bir intikam davasıdır. Bunu hep birlikte boşa çıkaracağız. Hakikat yalanı, inanç korkuyu yargılayacak. Cesaret bu salonlardan bütün Türkiye’ye yayılacak.”

KOBANİ OLAYLARI NEDİR?

IŞİD’in Eylül 2014’te Kobani’ye karşı başlattığı harekatta ciddi bir ilerleme kaydetti. Bu süreçte, Türkiye’nin farklı kentlerinde “Kobani’ye destek” eylemleri başlarken, 6 Ekim’de HDP Genel Merkezi, Kobani’yle ilgili olarak Twitter mesajında sokak protestosu çağrısı yaptı. Bunun ardından önemli bir bölümü Doğu ve Güneydoğu kentlerinde olmak üzere Türkiye çapında kitlesel sokak eylemleri başladı. Bu gelişmeler yaşanırken AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 7 Ekim’de Gaziantep’te “Şu anda Ayn-el Arab da, diğer adıyla Kobani de, buyurun, düştü düşüyor” açıklaması yaptı. 8 Ekim’de gösterilerde şiddet olayları arttı. Olaylarda güvenlik güçleriyle göstericiler ve göstericilere karşı çıkanlar arasında çatışmalar yaşandı. Güvenlik güçlerinin yer yer gerçek mermi de kullanarak müdahale ettiği; göstericilerin ise taş, sopa, molotof kokteyli ve havai fişek kullandığı olaylar yaşandı. Bazı kentlerde eylemcilerle Hüda-Par yanlıları arasında çatışmalar yaşandı. HDP’li Demirtaş, 9 Ekim’de Diyarbakır’da yaptığı açıklamada protestoları savunurken şiddet olaylarını eleştirdi, bunların durması çağrısını yaptı. 9 Ekim’de olaylar sona erdi. Yetkililere göre 35 il ve 96 ilçede yaşanan olaylarda 37 kişi hayatını kaybetti. 326’sı güvenlik görevlisi 761 kişi de yaralandı. Olaylarda 197 okulun yakıldığı, 269 kamu binasının tahrip edildiği, 1731 ev ve işyerinin yağmalandığı ve 1230 aracın da zarar gördüğü kaydedildi. Kobani olaylarıyla ilgili soruşturma 7 yıl sonra 2 Ekim 2020’de başlatıldı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturmada 17 HDP’li siyasetçi tutuklandı. Savcılık, 30 Aralık 2020 tarihinde dava açtı. İddianamede çoğu HDP’li siyasetçinin “Adam öldürme”, “yağma”, “kamu görevlisini silahla yaralama”, “bayrak yakma”, “devletin birliğini, ülkenin bütünlüğünü bozma” gibi 29 ayrı suçlama nedeniyle 38’er kez ağırlaştırılmış müebbet ve 19 bin 680’er yıl hapsi isteniyor.

Adalet Bakanlığının ‘cezaevinde Ramazan coşkusu’ yalan çıktı

Gündem

Türkiye’nin gündemi ‘Paramount beleşçileri’

Ultra lüks Paramount Otel’de bedava tatil yapan gazeteci ve kamu görevlilerini ‘Paramount beleşçileri’ diye adlandıran Sedat Peker’in iddialarının peşine düşen gazeteciler yeni isimlere ulaştı. Ahmet Hakan’ın da adının anıldığı skandal haber sitelerinin bir numaralı gündemi oldu.

BOLD – Sedat Peker’in ifşalarıyla Türkiye günlerdir geceliği 100 bin lira olan Paramount Otel’de bedava tatil yapan gazeteci ve bürokratları öğreniyor. Dün, Paramount Otel’de bedava tatil yapan Savunma Sanayi Başkanı İsmail Demir ve eski Donanma Komutanı Cihat Yaycı çok konuşuldu.

AHMET HAKAN DA PARA ALDI

Veyis Ateş ise bedava tatilin yanı sıra otel sahibi Sezgin Baran Korkmaz’dan 10 milyon euro rüşvet istediği iddiasıyla da  hala gündemde. İddiaya göre, Korkmaz’dan para isteyen tek gazeteci Veyis Ateş de değil. ABC gazetesine açıklamada bulunan gazeteci Serkut Bozkurt, Korkmaz’dan para alan 12 gazeteci olduğunu bunlardan birinin de Hürriyet’in Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan Coşkun olduğunu anlattı.

TEZCAN’DAN VİDEO ÇIKIŞI

Sedat Peker’in kendisi hakkında da bir video yayınlayacağı iddiaları hakkında konuşan Fatih Tezcan’dan söylentilere sert tepki geldi.

Kendi Youtube kanalından açıklama yapan Tezcan, “Sedat Peker dahil olmak üzere tepeden tırnağa 8 milyar yaşayan insanın tamamını kast ederek söylüyorum, herhangi bir canlıdan gerek yok Sedat Peker’e, herhangi bir insandan korkan şerefsiz, haysiyetsiz, namussuz ve onursuzdur” ifadelerini kullandı.

İSTEYEN YAYINLASIN

“Benim herhangi bir insandan korkacağımı dile getiren de aynı şekilde şerefsiz ve onursuzdur” diyen Tezcan, “Ben Allah’ın yarattığı hiçbir insandan korkmam. Hatam varsa da size açıklarım. İsteyen de istediğini yayınlasın” diye konuştu.

Türkiye’yi Survivor’a çeviren Sedat Peker, her hafta kamuoyunun yakından tanıdığı bir ismi kendi deyimiyle, adadan gönderiyor.

ÇAKMA MİTÇİ

Son günlerde Cem Küçük’e mesajlar gönderen Sedat Peker, “Çakma MİT’çi Cem Küçük, sen de Paramount Otel’in beleşçi sakinlerindensin. Şu faturanı göster ki tüm Türkiye görsün. Geceliği 50-100 bin liralık otelde kalmak güzel. Haber yapmak için milletten nasıl para alıyorsunuz, onu da anlatacağım. Sizin namusunuz aldığınız rüşvet kadar” dedi.

Çetesi için piyadesini satan başkomutan

 

Okumaya devam et

Gündem

Kırgız Meclisi Orhan İnandı’yı bulmaya kararlı: Kendimizi rezil etmemeliyiz

Kırgızistan Meclis Genel Kurulunda, milletvekillerinin Orhan İnandı’nın kaçırılmasına konusundaki sorularını yanıtlayan İçişleri Bakan Yardımcısı Nurbek Abdiev, arama çalışmaları konusunda da bilgi verdi. Genel Kurulda söz alan milletvekilleri de olayın siyasi olduğunu ve İnandı’nın bir an önce bulunması gerektiğini dile getirdi.

BOLD – Kırgızistan Meclisi Genel Kurul’unda İçişleri Bakan Yardımcısı Nurbek Abdiev, kaçırılan Orhan İnandı ile ilgili milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

Soruşturmada her ihtimal üzerinde durduklarını belirten Abdiev, Türkiye’nin daha önce Orhan İnandı’nın iadesini istediğini söyledi.

TÜRKİYE İSTEDİ VERMEDİK

Abdiev, “Türkiye hükümeti, Orhan İnandı’nın ‘organize suç örgütü üyesi’ olarak arandığına dair belgeleri bize ulaştırdı. Ancak, İnandı Kırgızistan vatandaşı olduğu gerekçesiyle Türkiye’ye iade edilmedi. Bunun dışında Kırgızistan’da bulunan bazı Türk vatandaşları için iade talebi ile evrakları geliyor. Biz bakanlık olarak konu ile ilgili zamanında Başsavcılığa müracaat ettik” dedi.

ÇIKIŞ YAPMADI

Arama çalışmaları hakkında da milletvekillerine bilgi veren İçişleri Bakan Yardımcısı Nurbek Abdiev, İnandı’nın Kırgızistan sınırından çıkış yapmadığını söyledi.

İnandı’nın bulunması için İnterpol aracılığı ile de çalışma başlattıklarını belirten Bakan Yardımcısı Nurbek Abdiev, Türkiye, Gürcistan, Kazakistan, Çek Cumhuriyeti, İspanya, Romanya ve Afganistan’dan da Orhan İnandı’ın sınırı geçmediğine dair bilgiler geldiğini ifade etti.

KENDİMİZİ REZİL EDERİZ

Genel Kurul’da söz alan Milletvekili Dastan Bekeşey, “Türk medyası Orhan İnandı’nın kaçırılması olayında bizim gizli servisin dahlinin olduğunu yazdı. Çok değil bu olay en geç 5-10 yıl içinde ortaya çıkar. Eğer bu olay siyasi bir pazarlık ise, kendimizi dünyaya rezil ederiz. Başta denildiği gibi olsaydı fidyeciler şimdiye kadar taleplerini iletirlerdi. Bir insan bu şekilde ortadan kaybolmaz. Bana göre, İnandı artık Kırgızistan’da değil” dedi.

YÜZDE 99 SİYASİ BİR OPERASYON

Bir diğer Milletvekili Ulugbek Sadikov ise, “Orhan İnandı bizin Kırgız vatandaşımızdır. Kendimizi rezil etmemeliyiz. Er yada geç İnandı ortaya çıkacak ve her şey netleşecek. Bu olayın yüzde 99, siyasi bir operasyon olduğundan eminim” dedi.

Kırgızistan’ın kalbi kaçırılan eğitimci Orhan İnandı için atıyor

Okumaya devam et

Gündem

Soylu 10 bin dolar alan siyasetçiyi Şentop’a söyledi

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile görüştü. Soylu’nun Sedat Peker’den 10 bin dolar alan siyasetçinin ismini Şentop’a ilettiği öğrenildi.

BOLD – Meclis Başkanı Şentop, makamında İçişleri Bakanı Soylu’yu kabul etti. Basına kapalı gerçekleştirilen toplantı yaklaşık 1.5 saat sürdü.

Sözcü gazetesinde yer alan habere göre İçişleri Bakanı Soylu, TRT ekranlarında organize suç örgütü lideri Sedat Peker’den ayda 10 bin dolar alan bir siyasetçi olduğunu söylemiş, bu sözler siyaset dünyasında bomba etkisi yaratmıştı. Muhalefetin ısrarlı soruları sonrası Soylu, bu bilgiyi savcıya verebileceğini dile getirmişti.

ŞENTOP SOYLU’YA MEKTUP YAZMIŞTI

Bunun üzerine TBMM Başkanı Şentop iddiaların odağındaki bu siyasetçinin kim olduğunu Soylu’ya gönderdiği bir mektupla sormuş, yanıt alıp almadığı konusunda bir açıklama yapmamıştı.

Görüşme bu yaşananlardan sonra gerçekleşti ve İçişleri Bakanı Soylu’nun görüşmede bu ismi TBMM Başkanı Şentop’a söylediği belirtildi.

Geçtiğimiz günlerde 10 bin dolar alan siyasetçinin AKP MKYK üyesi Metin Külünk olduğu basına yansımıştı.

Bir yıl önce oğlunu kaybeden KHK’lı akademisyen İsmail Şahin’in acısı hala taze

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0