Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

ABD ve NATO askerlerinin Afganistan’dan çekilmesi resmen başladı

Afganistan’da yaklaşık 20 yıldır konuşlu bulunan ABD ve NATO askerlerinin çekilmesi 1 Mayıs’ta resmi olarak başladı. Tarihi geciken çekilme sırasında Taliban’ın bir saldırı düzenlemesinden endişe ediliyor.

BOLD – ABD Başkanı Joe Biden’ın, 11 Eylül’e kadar Afganistan’daki Amerikan askeri birliklerinin tamamen geri çekileceğini duyurmasının ardından, ülkedeki son ABD askerleri ve NATO üyesi ülkelerin askerleri resmen çekilmeye başladı. Çekilme sırasında Taliban’ın olası saldırılarını engellemek için güvenlik önlemleri ciddi şekilde artırıldı.

ABD ve NATO 20 yıldır Afganistan’da asker bulunduruyor. Afganistan’da NATO’nun ‘Kararlı Destek’ misyonu kapsamında yaklaşık 2 bin 500’ü ABD’den olmak üzere 36 üye ülkeden yaklaşık 10 bin asker bulunuyor. NATO askerlerinin çekilmesine ve ülkede bulunan askeri teçhizatın taşınmasına fiili olarak geçen haftalarda başlanmıştı.

Çekilme kapsamında Kabil ve Bagram hava üssü çevresinde yoğun hareketlilik yaşanıyor.

Çekilmenin başlamasına saatler kala Logar vilayetinde Pul-e-Alam’da bombalı araçla yapılan saldırıda çoğu öğrenci en az 24 kişi öldü, 110’dan fazla kişi yaralandı.

Nisan ayında yaptığı açıklamada, çekilmenin ardından da Afganistan’ı desteklemeyi sürdüreceklerini ancak bunun askeri güçle olmayacağını söyleyen Biden, “ABD’nin en uzun savaşını bitirmenin vakti geldi” demişti.

NATO da Biden’ın sözleri sonrası “Afganistan’a birlikte gittik, beraber çıkma konusunda birlik içindeyiz” açıklamasını yapmıştı.

TALİBAN SALDIRISI KORKUSU

NATO askerlerinin çekilmesi sırasında Taliban’ın bir saldırıda bulunmasından endişe ediliyor. ABD ordusu ağır silahlarını o nedenle hazır tutmayı sürdürüyor. Taliban cumartesi günü yaptığı açıklamada çekilme tarihinin gecikmiş olması nedeniyle saldırıda bulunabileceğinin sinyalini verdi.

Taliban Sözcüsü Sabiullah Mücahid twitter hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, Taliban ile ABD arasında imzalanan anlaşma uyarınca 1 Mayıs tarihi itibarı ile çekilmenin tamamlanmış olması gerektiğine dikkat çekti. Mücahid bu “ihlalin” uluslararası birliklere karşı Taliban’ın orantılı saydığı “her türlü karşı önlemi almasının” da yolunu açtığını ifade etti. NATO’dan yapılan açıklamada ise çekilme esnasında düzenlenecek saldırılara “kararlı bir tepki” gösterileceği belirtildi.

TALİBAN GİZLİ ANLAŞMA İDDİASINI YALANLADI

Şubat 2020’de Katar’da imzalanan anlaşmada eski ABD Başkanı Donald Trump tüm ABD ve NATO askerlerinin 1 Mayıs tarihine kadar çekilmesini kabul etmişti. ABD Başkanı Joe Biden ise nisan ayında yaptığı açıklamada askerlerinin tamamının çekilmesinin 11 Eylül’de tamamlanacağını açıklamıştı. Biden çekilmenin resmi başlama tarihi olarak ise 1 Mayıs’ı telaffuz etmişti.

Taliban, Afganistan’da Batılı ülkelerin askeri üslerinin korumasını yapacağı yönündeki haberleri de yalanladı. ABD ile Taliban arasındaki anlaşmaya ek olarak kararlaştırılan gizli bir anlaşma uyarınca Taliban güçlerinin söz konusu üsleri rakip radikal gruplara karşı koruyacağı ileri sürülmüştü. Taliban’ın Katar’ın başkenti Doha’da bulunan siyasi bürosunun sözcüsü Muhammed Naim twitter üzerinden yaptığı açıklamada bu haberlerin “temelsiz bir propaganda ve yanlış” olduğunu ifade etti.

ABD’NİN EN UZUN SAVAŞI

ABD, 11 Eylül 2001’de New York’taki ikiz kulelere düzenlenen ve yaklaşık 3 bin kişinin öldüğü saldırılardan El Kaide örgütü ve lideri Usame Bin Ladin’i sorumlu tutmuş ve bin Ladin’i koruduğu gerekçesiyle saldırılardan yaklaşık 1 ay sonra Afganistan’da Taliban’a yönelik hava saldırılarına başlamıştı.

ABD’ye önce İngiltere, ardından diğer NATO Güçleri destek verdi.

Taliban kısa süre içinde başkent Kabil’i bırakarak dağlara çekilse de, hiçbir zaman tam olarak bitirilemedi ve zamanla yeniden güç kazandı.

Zaman içinde yapılan barış görüşmeleri de hep sonuçsuz kaldı. ABD ve NATO askerleri, Afganistan hükümeti ile Taliban arasında bir barış anlaşması sağlanmadan ülkeden çekiliyor. Türkiye’de Nisan ayında yapılması planlanan Afganistan konferansı 2 kez ertelendi. Konferansa Taliban’ın katılımı konusundaki belirsizlik hala sürüyor.

ABD İSTİHBARAT RAPORU: TALİBAN TÜM ÜLKEDE İKTİDAR OLUR

Nihai bir anlaşmaya varılmadan yabancı güçlerin ülkeden çekilmesi halinde, Taliban’ın tüm ülkede iktidar olabileceğinden korkuluyor.

Washington’un çekilme planının açıklanması ABD istihbaratının Afganistan’da bu yıl bir barış anlaşması olasılığını düşük gördüğünü açıklamasının ardından geldi. Raporda ABD liderliğindeki koalisyonun desteğini çekmesi halinde Afgan hükumetinin Taliban şiddetiyle mücadele etmesinin zor olacağı uyarısında bulunuldu.

ABD istihbaratının Kongre’ye gönderdiği rapor, Kabil yönetiminin savaş alanında yenilgiye uğramayı sürdürdüğü ve Taliban’ın askeri zafer elde edeceğinden emin olduğu şeklinde tespitler içeriyor.

ABD’NİN EN UZUN SAVAŞI

Taliban’ın El Kaide ile bağlantıları 11 Eylül saldırılarının ardından ABD’nin 2001 yılındaki işgalinin esas nedeniydi. El Kaideli teröristler 11 Eylül 2001’de kaçırdıkları uçaklarla New York’taki Dünya Ticaret Merkezi ikiz kulelerini ve başkent Washington dışındaki Pentagon binasını hedef alarak yaklaşık 3 bin kişinin ölümüne neden olmuştu.

Afganistan’da şu an 2 bin 500 kadar ABD askeri bulunuyor. 2011’de ülkedeki ABD askerlerinin sayısı 100 bin ile en yüksek seviyesine çıkmıştı. Afganistan’daki savaşta 2 bin 400 ABD askeri bugüne kadar hayatını kaybetti ve binlercesiyse yaralandı.

ABD’nin mali kaybının ise trilyonlarca dolar olduğu belirtiliyor.

ABD’de 3 senatör Türkiye’deki insan hakkı ihlallerine karşı yasa tasarısı sundu

Dünya

İsrail’in Gazze saldırılarında 8’i çocuk 26 kişi öldü

İsrail’in hava saldırılarıyla bombaladığı Gazze’de bugün 26 kişinin öldüğü belirtildi. Gazze’ye yönelik saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 174’e yükseldi. İsrail ordusu hava saldırılarında Hamas lideri Yahya Sinvar’ın evinin hedef alındığını öne sürdü.

BOLD – Bölgedeki yetkililer Pazar gününün ilk saatlerindeki hava saldırılarında en az 26 kişinin öldüğünü duyurdu.

BBC’nin haberine göre İsrail ordusu, bombalanan binalar arasında Hamas lideri Yahya Sinvar’ın evi olduğunu ileri sürerek bir bombardıman videosu paylaştı. Hamas’ın ise roket saldırılarıyla misilleme yaptığı belirtildi.

Bombalanan evde Hamas lideri Yahya Sinvar ile kardeşi Muhammed Sinvar’ın yaşadığı kaydedildi. Yerel kaynaklar Hamas liderinin evinin bombalandığı açıklamasını doğruladı. Ancak Yahya ve Muhammed Sinvar’ın akıbetine ilişkin bilgi bulunmuyor.

Hamas lideri Yahya Sinvar

Hamas lideri Yahya Sinvar

Pazartesi günü İsrail’in hava saldırılarının başlamasından bu yana, Gazze’de 47’si çocuk ve 29’u kadın olmak üzere en az 174 kişi öldü, 1200 kişi ise yaralandı. İsrail’den yapılan açıklamada, ölenlerin arasında “onlarca militanın olduğu” iddia edildi.

BBC muhabiri Rushdi Abualouf, gece boyunca İsrail uçaklarının Gazze’de çok sayıda hava saldırısı düzenlediğini belirterek, onlarca kişinin enkaz altında kaldığını söyledi. BBC muhabiri, “Şimdiye kadar bu kadar yoğun bir hava saldırısı görmemiştim. Gazze’nin her yerinde patlama oluyor. Saldırıların konumuna dair yetkililerle iletişim kurmak zorlaştı” ifadelerini kullandı.

8’İ ÇOCUK 26 KİŞİ ÖLDÜ

Gazze’deki sağlık otoriteleri, gece boyunca süren saldırılarda en az 26 kişinin öldüğünü, 50 kişinin yaralandığını bildirdi. Ölenler arasında sekiz çocuk ve 10 kadın da bulunuyor. Enkaz altında arama çalışmaları sürüyor.

İsrail ordusu ise gece boyunca Gazze şeridindeki Hamas mevzilerinden 120 roket fırlatıldığını ancak roketlerin ciddi bir yaralanmaya yol açmadığını açıkladı.

İSRAİL ASSOCİADET PRESS’İN ÇALIŞTIĞI BİNAYI DA VURDU

Gazze’de ABD merkezli Associated Press ve Katar merkezli Al Jazeera haber kuruluşlarının olduğu bir bina, İsrail’in dünkü hava saldırısı sonucu yıkılmıştı. İsrail yaptığı açıklamada “Hamas’ın askeri malzemelerinin olduğu binada yaşayanları kalkan olarak kullandığını” öne sürmüştü.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, bölgedeki gerilimi azaltmak üzere gösterilen uluslararası çabalara rağmen “Hamas’ın saldırılarına yanıt vermeye devam edeceklerini” açıkladı.

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet ise, hem İsrail ordusunun hem de Filistin’in silahlı gruplarının, nüfusun yoğun olduğu yerlere hava saldırısı düzenleyerek savaş suçu işliyor olabileceği uyarısında bulundu.

İsrail’den Gazze’ye hava saldırısı: Mülteci kampındaki 12 Filistinli öldü

Okumaya devam et

Dünya

İsrail’den Gazze’ye hava saldırısı: Mülteci kampındaki 12 Filistinli öldü

İsrail’in Gazze’ye dün düzenlediği hava saldırılarında en az 12 Filistinlinin öldüğü bildirildi. Saldırıda bir mülteci kampının vurulduğu, ölenlerin çoğunun çocuk olduğu belirtiliyor.

BOLD – İsrail’in Gazze’ye dün gece savaş uçaklarıyla düzenlediği hava saldırılarında en az 12 kişinin daha öldüğü kaydedildi.

Filistinli sağlık görevlileri, bir mülteci kampındaki evleri vurulan bir kadın ve üç çocuğunun da hayatını kaybedenler arasında olduğunu belirtti. Anadolu Ajansı ise dün geceki saldırılarda en az sekiz çocuğun hayatını kaybettiğini duyurdu.

İSRAİL CAMİYİ VURDU İDDİASI

Filistinli yetkililer, İsrail uçaklarının bir camiyi de hedef aldığını belirtirken, İsrail ordu sözcüsü bu haberin araştırıldığını söyledi.

İsrail ordusu, dün gece düzenlenen saldırılarda Hamas’a ait bir istihbarat tesisi ile Gazze’nin kuzeyinden roket atılan bazı noktaların hedef alındığını öne sürdü.

Filistinli gruplar, hava saldırılarına tepki olarak İsrail topraklarına roket atışı dün gece de devam etti. Sınırın İsrail tarafında Berşeba ve Aşdod kentlerine roketler düşerken, yaralanan olmadığı ifade ediliyor.

32’Sİ ÇOCUK 132 KİŞİ ÖLDÜ

İsrail’in işgal altında tuttuğu Doğu Kudüs’te bazı Filistinli aileleri evlerinden tahliye edip yerlerine yasadışı Yahudi yerleşimcileri yerleştirme girişimiyle geçtiğimiz hafta patlak veren gerilim beşinci gününü doldurmuş durumda. Filistinli sağlık kaynaklarına göre, pazartesiden bu yana Gazze’de 32’si çocuk 21’i kadın en az 132 kişi İsrail’in hava saldırılarında hayatını kaybetti. 950 kişi ise yaralandı.

Öte yandan, İsrail işgali altındaki Batı Şeria’da da Gazze’de yaşananları protesto eden Filistinlilerle polis arasında yaşanan çatışmalarda dün 11 kişi öldü.

İSRAİL’DEN 8 KİŞİ ÖLDÜ AÇIKLAMASI

Roket atışları nedeniyle İsrail’de de biri Gazze sınırında devriye gezen bir asker, ikisi çocuk altı sivil dahil sekiz kişi öldü. İsrail ordusu, ihtilafın başından bu yana Gazze’den 2 binden fazla roket atıldığını, bunların yarısının Demir Kubbe isimli hava savunma sistemi tarafından imha edildiğini, 350’sinin de Gazze sınırları içine düştüğünü kaydetti.

ABD İSRAİL’E TEMSİLCİ GÖNDERDİ

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin pazar günü durumu görüşmek üzere toplanmasının öncesinde, ABD’deki Joe Biden yönetimi diplomat Hady Amr’ı dün bölgeye gönderdi. ABD’nin İsrail Büyükelçiliğinden yapılan açıklamada, durumun sürdürülebilir şekilde yatışmasının amaçlandığı ifade edildi.

ATEŞKES İÇİN MISIR DEVREDE

Ateşkes girişimlerinin başını çeken ülkelerin başında ise Mısır geliyor. Reuters’a konuşan iki Mısırlı güvenlik kaynağı, Kahire’nin dün gece boyunca tüm taraflar nezdinde girişimlerde bulunduğunu bildirdi. Katar’ın da arabulucularını bölgeye gönderdiği kaydedildi.

İngiltere’de 53 parlamenterden Türkiye’yle ilgili mektup: Kaygı duyuyoruz

Okumaya devam et

Dünya

İngiltere’de 53 parlamenterden Türkiye’yle ilgili mektup: Kaygı duyuyoruz

İngiltere Parlamentosunda 53 milletvekili, Dışişleri Bakanı Dominic Raab’a Türkiye’deki insan hakkı ihlallerinden kaygı duyduklarını belirten bir mektup gönderdi. Mektupta, siyasetçi ve gazetecilerin cezaevine konması ve İstanbul Sözleşmesinden çıkılmasının kaygıları büyüttüğü belirtildi. İngiliz hükümetinin Türkiye ile ilişkilerini gözden geçirmesi istendi.

BOLD – İngiltere Parlamentosu’nda 53 milletvekili, Dışişleri Bakanı Dominic Raab’a bir mektup yazarak Türkiye’deki gelişmelerden kaygılı olduklarını belirtti.

Milletvekilleri, insan hakları ihlalleri, siyasetçilerin ve gazetecilerin cezaevine konması, Kobani davasındaki hukuksuzluğu ve İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasının kaygıları büyüttüğünü ve Birleşik Krallık hükümetinin Türkiye ile ilişkilerini tekrar gözden geçirmesi gerektirdiğini kaydetti. Dışişleri Bakanı Raab’ın Türkiye’nin demokrasi, insan haklarına saygı ve çoğulculuk çizgisine geri çekilmesi için hükümetin izleyeceği politikaları ilan etmesi istendi.

Muhafazakar Parti Milletvekili Crispin Blunt ve İşçi Partisi Milletvekili Hilary Benn’in öncülüğünde parlamentoda açılan imza kampanyasına şimdiye kadar 53 milletvekili imza attı. İmza atılan metin Dışişleri Bakanı Raab’a gönderildi.

YANLIŞLARIN BİR FATURASI OLMALI

Parlamenterlerin mektubunda, Türkiye’nin Birleşik Krallık ile olan ilişkileri ve NATO üyesi olduğuna dikkat çekilerek, son yıllardaki insan hakları ihlallerinin ve hukuksuzlukların ciddi boyutlara ulaştığı ifade edildi. Mektupta, gazetecilerin tutuklanması, politikacılara siyaset yapma yasağının getirilmesi, insan hakları savunucularının tutuklanması, HDP gibi yasal bir partinin kapatılmaya çalışılması ve son olarak milletvekilliği düşürülerek cezaevine konulan HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu ile İnsan Hakları Derneği Eş Başkanı Öztürk Türkdoğan’ın gözaltına alınmasının büyük yanlışlar olduğu ve bu büyük yanlışların bir faturasının olması gerektiği vurgulanıyor.

DEMOKRASİ CİDDİ TEHDİT ALTINDA

İktidardaki Muhafazakar Partili milletvekillerinin yanı sıra İşçi Partisi, Liberal Demokrat Parti ve Galler, İskoçya gibi parlamento üyelerinin de imzaladığı metinde, “Parlamenterler olarak, başta insan hakları mücadelesinden gelen milletvekilleri olmak üzere, cezaevine milletvekillerinin konulması oldukça kaygı vericidir” denildi. Farklı görüş ve inançlara saygı gösterilmediği ve Türk hükümetinin baskıcı politikaları sonucu demokrasinin ciddi tehdit altında olduğunun altı çizildi.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ KARARI KAYGILARIMIZI ARTIRDI

Milletvekilleri, insan hakları ihlalleri, demokrasinin tehdit altında olması, politikacıların ve gazetecilerin tutuklanmasının yanı sıra son olarak İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasının kaygıları iyice artırdığını bildirdi. Birleşik Krallık hükümetinin Erdoğan’la ilişkilerini tekrar gözden geçirmesini isteyen milletvekilleri, hükümetin Erdoğan hükümeti ile olan ilişkilerini her koşulda iyi tutmayacağını kamuoyuna açıklamasını talep etti.

CEZAEVLERİNİ ZİYARET EDECEKLER

Birçok eski bakanın da imza attığı mektup dün Dışişleri Bakanı Dominic Raab’a ulaştırıldı ve iki hafta içinde parlamentoda Türkiye konulu bir oturum yapılması istendi. Dışişleri Bakanı Raab’ın iki hafta içinde 53 milletvekilinin mektubuna cevap vermesi bekleniyor. Ayrıca milletvekillerinin oluşturacakları bir heyetle Türkiye ziyaretlerine de başlayacağı, özellikle Doğu Anadolu illerinin yanı sıra bazı cezaevlerinde de incelemelerde bulunacağı belirtildi.

MEKTUBU İMZALAYAN İSİMLER
Ortak mektuba imza koyanların arasında Muhafazakar Parti’nin kıdemli isimlerinden Sir Roger Gale, Andrew Mitchell, Julian Lewis, İşçi Partisinin önde gelen isimlerinden Margaret Beckett, Kate Osamor ve Liberal Demokrat Parti dış politika sözcüsü Layla Moran gibi isimler de bulunuyor.

Türkiye’deki tutuklu gazeteciler ABD’de konferansta konuşulacak

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0