Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

Cezaevinde korona: 15 tutsağı leş gibi koğuşa atıp ölüme terk ettiler

Sakarya L Tipi Cezaevinde koronavirüse yakalanan bir mahpus, 1 Mayıs’ta ailesine mektup gönderdi. Virüs kapan 15 kişi, karantina koğuşu diye leş gibi bir koğuşa atıldı. İlaçları 8 gün gecikmeli verildi. Hepsi ölüme terk edildi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL 

Cezaevlerinde koronavirüs kapan hastaların yaşam hakkı tehlikeye atılıyor. Ferizli’deki Sakarya L Tipi Cezaevinde virüse yakalanan bir mahpusun ailesine gönderdiği mektup cezaevlerindeki vakaların gizlendiğini, hasta insanlara kötü muamele yapıldığını, ilaçların geç verildiğini, yanlarına doktor bile gelmediğini kanıtlıyor.

“TWITTER’DAN YAZ, VAKALARI GİZLİYORLAR”

Bir mahpusun ailesine gönderdiği 1 Mayıs 2021 tarihli mektuba göre virüs kapan 15 kişi, karantina koğuşu diye pis bir koğuşa konuldu. İlaçları 8 gün gecikmeli verildi. “Ölüme terk edildik” diyen mahpus, kapatıldıkları karantina koğuşunu yataklardan, yerlerden pislik akan, ‘hayvanların bile duramayacağı bir yer’ olarak tarif etti.

Eşine son 10 günde yaşadıklarını sosyal medyadan duyurmasını tembihleyen mahpus, “Sen Twitter’da yaz, Sakarya Ferizli’de koğuşlarda Kovid-19 vakaları var, gizliyorlar, saklıyorlar. Bizi hayvan bile bağlasan durmayacak bir yere attılar. Resmen insanları ölüme terk ettiler.” dedi.

Sakarya L Tipi Cezaevinde önce 5 gardiyan koronavirüse yakalandı. Koğuşlarda maskesiz arama yapan gardiyanlardan mahpuslara virüs bulaştı. Daha sonra 22 Nisan’da aralarında kronik hastaların da bulunduğu mahpuslardan 18 kişinin testi pozitif çıktı. Hasta olan 3 mahpus hastaneye kaldırıldı. 15 kişi ise koğuşlarından alınarak karantinaya kapatıldı. Testleri negatif olan ve sağlık durumları diğerlerine göre daha iyi olan 8 mahpus ise kendi koğuşlarında bırakıldı. Karantina koğuşunun şartlarını mektubunda ayrıntılarıyla anlatan mahpusun ifadeleri dehşet verici:

“LEŞ GİBİ PİSLİKTEN GEÇİLMİYOR”

“Negatif olan 8 kişiyi koğuşta bıraktılar, bizi aldılar ta cezaevinin öbür ucuna bir koğuşa aldılar. Hepimizi 3’er 3’er odalara koyup üzerimize kapıyı kilitliyorlar. O odalar leş gibi pislikten geçilmiyor. Yataklar pislik içerisinde. Her yere sigara kokusu sinmiş. Odanın içinde lavabo tuvalet var. Orası pislik yuvası zaten. Yanımızda temizleyecek, deterjan hiçbir şey yok. Acil tuşu var, oda çalışmıyor. Adama soruyoruz, ‘buradaki herkes hasta, acil bir şey olursa ne yaparız’ diye. ‘Bana bir şey sormayın’ diyor.”

Mektup sahibi, mücadeleleri sonucunda önce 3’er kişilik odalardan çıkarıldıklarını, sonra hasta halleriyle o pis koğuşu temizlediklerini, oruç bile tutamadığını ve o şartlarda iyileşmeye çalıştıklarını söyledi. Sıcak suyun akmadığı karantina koğuşunda 15 gün nasıl kalacaklarını sormalarına rağmen bir cevap alamadıklarını belirten mahpus, “Bize bu muameleyi yapanı Allah bu duruma soksun” dedi.

“İLAÇLARI GECİKMELİ VERİLDİ”

İlk günlerde ilaç verilmediğini, yanlarına doktorun gelmediğini anlatan mahpus, “İlaç hala yok, kontrole gelen giden doktor yok. Çok kötü olan varsa hastaneye götürelim diyorlar sadece, o da başlarından savmak için. Daha dün geldi ilaçlar, cuma günü (S.Ö: 22 Nisan’da virüs kapan hastalara 30 Nisan’da ilaç verildi) Günde iki kere içiyorum bakalım. İlk gün 18 hap içtim, dozu öyleymiş. Sonraki gün sayısı düşüyor da toplam 5 gün zaten ilaç. Sonra herhangi bir işlem yok. Anlayacağın adamlar bizi hayvan bağlasan durmayacak bir yere attılar. Resmen insanları terk ettiler. Revirden daha dün bir memur geldi, ailelerinize haber verdik dedi, inşallah doğru düzgün bilgi vermişlerdir size. Artık sözlerine güvenmiyorum.” ifadelerini kullandı.

Koronavirüs salgını başladığından beri Türkiye cezaevlerinde birçok mahpus koronavirüs nedeniyle hayatını kaybetti. En son 5 yıldır Çanakkale E Tipi Cezaevinde tutuklu olan Yrd. Doç. Halil Şimşek 6 Mayıs’ta vefat etti.

Durumunun şimdi iyi olduğunu belirten Sakarya L Tipi’nde mahpusun, hapisteki koronalı hastaların yaşam hakkının nasıl tehlikeye atıldığını kanıtlayan mektubunu yayınlıyoruz.

Sakarya Cezaevinde ‘gardiyan’ salgını: Mahpuslara virüs bulaştırdılar

 

 

BOLD ÖZEL

7.7 milyon kişi yeşil karta muhtaç yaşıyor

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “Aç olanları buyrun siz doyuruverin” sözleriyle halkın fakirliğini yeniden gündeme getirdi. Türkiye’de yoksulluğun sembolü olan yeşil kartlı sayısı 7 milyon 769 bin 346 kişiye ulaştı. Yeşil kartlıların hastane ve eczane masraflarını devlet karşılıyor.

BOLD ÖZEL – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın muhalefet partilerine yönelik “Aç olanları buyrun siz doyuruverin” sözleri Türkiye’deki yoksulluğu gündeme taşıdı. AKP iktidarının vatandaşın fakir olmadığı savunmasını resmi kurumların kayıtları yalanlıyor.

İŞÇİ, MEMUR VE ESNAF SAYISI

SGK’nın aylık istatistik bültenlerinde yer alan sigortalı kayıtlarına göre, Mart 2021 itibariyle 21 milyon 464 bin 579 kişi zorunlu sigortalı. Bu kişiler SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı çatısı altında bulunuyor. Sigortalıların 15 milyon 381 bin 821’i işçi olarak SSK’da, 2 milyon 938 bin 150’si esnaf olarak Bağ-Kur’da, 3 milyon 144 bin 608 kişi ise memur olarak Emekli Sandığı’nda bulunuyor.

7.7 MİLYON KİŞİ YEŞİL KARTLI

Herhangi bir sigortası bulunmayan kişi sayısı ise 7 milyon 769 bin 346 kişi olarak kayıtlarda bulunuyor. Geliri asgari ücretin üçte birinden az olan bu vatandaşlar ‘resmi yoksul’ olarak kabul ediliyor. Yeşil kart uygulaması kapsamında bu kişilerin genel sağlık sigortası primlerini devlet ödüyor.

AKP’li belediye 2.5 milyon liralık ihaleyi partinin eski İBB meclis üyesine verdi

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

4 yılda 40 kilo kaybeden 72 yaşındaki tutsak Bekir Bayram ağlayarak yardım istedi

Isparta’da dört yıla yakın süredir tutuklu olan Bekir Bayram, geçen hafta koğuşta bayıldı. Cezaevinde kalbine stent takılan, 40 kilo kaybeden, 3-4 ay önce de koronavirüs geçiren Bayram, ilk defa ağlayarak yardım istedi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

2 Kasım 2017’den beri Isparta E Tipi Kapalı Cezaevinde tutuklu bulunan 72 yaşındaki kalp yetmezliği, yüksek tansiyon ve şeker hastası Bekir Bayram geçen hafta koğuşun tuvaletinde düşüp bayıldı. İdrar yollarında kanama olan ve vücudunda morluklar oluşan Bayram hastaneye kaldırıldı.

AĞLAYARAK YARDIM İSTEDİ

Dizlerindeki menisküs yırtıkları nedeniyle ayakta duramayan, ayaklarını sürüyerek, zorlukla yürüyebilen Bayram, kontrol için sürekli tekerlekli sandalyeyle hastaneye götürülüyor. Her hastane dönüşü karantina koğuşuna koyulan hasta mahpus, dün eşiyle yaptığı telefon görüşünde ağlayarak yardım istedi. Bayram eşine, “Avukata durumumu anlatın. Beni buradan çıkarsınlar, ev hapsi versinler, 4-5 ay iyi olayım, sonra yine gireyim” dedi.

CEZAEVİNDE KALBİNE STENT TAKILDI, 40 KİLO ZAYIFLADI

Kalbi yüzde 40 çalışan Bekir Bayram’ın kalbine cezaevine girdikten bir yıl sonra kalp yetmezliği nedeniyle stent takılmıştı. 130 kilo olarak hapse giren Bayram, dört yıl içinde 40 kilo kaybetti. 3-4 ay önce koğuşta da koronavirüs kapan Bayram, yaşlı ve kronik hastalıkları olan bir mahpus olarak hapiste yaşam mücadelesi veriyor.

“ÜÇ ARKADAŞI ZORLA YATAĞA KOYMUŞ”

Babasının tahliye edilmesi için Isparta İnfaz Hakimliği’ne dün dilekçe veren oğlu, “Babam 72 yaşındadır. Cezaevine girmeden önce de kalp yetmezliği, yüksek tansiyon ve diyabet hastasıydı. Yaklaşık 1 hafta önce koğuşun tuvaletinde bayılmış. Üç arkadaşı zorla kaldırıp yatağa koymuşlar. Sonrasında sık sık bayılmalar devam etmiş.” dedi.

“BABAM ÇOK HASTADIR, BELKİ DE HAYATININ SON GÜNLERİ…”

Babasının Isparta Şehir Hastanesi’ne kaldırıldığını ifade eden oğlu, “İdrar yollarında kanama olmuş. Kendisi yürüyememektedir. Şahsi ihtiyaçlarını görecek gücü yoktur. Kısacası babam çok hastadır. Belki de hayatının son günlerini geçirmektedir. Fizyolojik ve psikolojik açıdan bitik durumdadır. Hastalıkları ve yaşı göz önünde bulundurularak ev hapsine çıkarılmasını talep ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Isparta’da babasının butik otelinde çalışarak SSK’dan emekli olan Bekir Bayram, gençliğinde boya badana ve inşaat işleri yaparak geçimini sağladı. Bir dönem de Libya’da işçi olarak çalıştı.

Gülen Hareketi’ne yönelik soruşturmalar kapsamında tutuklanan Bekir Bayram, Isparta 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Amerika’ya yaptığı iki ziyaret nedeniyle ve tanık ifadelerine dayanılarak 9 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı. Dosyası Yargıtay tarafından onaylandı.

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

4. evre kanser hastası Yusuf Özmen’i ikinci kez tutukladılar

Tümör akciğerine sıçrayan kanser hastası Yusuf Özmen, üç ay önce tutuklanıp hapse gönderildi. Daha önce 20 ay cezaevinde kalan Özmen’in hastalığı 4. evreye gelmişti.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL 

4. evre yumurtalık kanseri olan gıda mühendisi Yusuf Özmen, 5 Mart 2021’de ikinci kez tutuklanıp Erzurum H Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevine gönderildi. Yüzde 80 engelli raporu olan ve hastalığı artık ciğerlerine kadar sıçrayan Özmen’in cezaevinde kalmasında sakınca görülmedi.

Gülen Cemaati soruşturmaları kapsamında Iğdır 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yargılanan Özmen, Bylock kullandığı gerekçesiyle ve tanık ifadelerine dayanılarak 8 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı. Yargıtay 16. Ceza Dairesi kararı onayladığı için tekrar hapse konulan Özmen’i, aynı Yargıtay hastalığını göz önünde bulundurarak 13 Eylül 2019’da tahliye etmişti.

CEZAEVİNDE KALABİLİR Mİ KALAMAZ MI?

Tekrar tutuklandıktan sonra rapor için İstanbul Adli Tıp’a gönderilen Özmen, Erzurum’da da defalarca hastaneye gidip gelmek zorunda kaldı. 3 ay karantina hücresinde tek başına kalan Özmen, geçtiğimiz hafta 5 kişilik koğuşa alındı.

Erzurum Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi, 5 Mart’ta tutuklanan Yusuf Özmen’e ‘cezaevinde kalamaz’ raporu verdi. İstanbul Adli Tıp Kurumu (ATK) ise ‘cezaevinde kalabilir’ dedi. 26 Nisan 2021’de hazırladığı raporda hastalığın ilerlediğini kaydeden İstanbul ATK, ‘eğer durumu kötüleşirse tekrar bize başvurun’ diye de not düştü.

ÜÇ YILDIR HASTANE HASTANE SÜRÜNDÜRÜLDÜ

Erzurum’da 16 Şubat 2018’de gözaltına alınan ve hasta haliyle 11 gün nezarette tutulan Yusuf Özmen o günlerde 3. evre kanserdi. Teşhis Mart 2017’de konulmuştu. Hastalığı hapse girdikten sonra 20 ay içinde 4. evreye kadar ilerledi. Tümör akciğerlerine ve AORT damarının etrafına kadar sıçradı. Ağrı Patnos ve Erzurum H Tipi cezaevlerinde kalan Özmen, 1,5 yıllık bu süreçte 4 şehir, 6 hastane gezdi.

Erzurum Atatürk Üniversitesi, Erzurum Adli Tıp Kurumu, Ankara İbni Sina Hastanesi, Ankara Numune Hastanesi, Patnos Devlet Hastanesi olmak üzere 5 hastaneden 40 doktorun imzasını bulunduğu cezaevinde kalamaz raporları tahliye için yeterli olmadı. Yine İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderildi ve ATK o dönemde de Özmen’in cezaevinde kalmasında sakınca görmedi.

AMELİYATTAN ÇIKAR ÇIKMAZ KELEPÇELENDİ

Temmuz 2018’de Ankara İbni Sina Hastanesi’nde ağır bir ameliyat geçiren Özmen, daha anestezinin etkisindeyken yatağa kelepçelendi. 6 gün sonra taburcu edilip tekrar hapse gönderildi. Hem kendisi hem ailesi çok zor günler yaşadı. O dönemde HDP Milletvekili olan Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun TBMM’de sürekli gündeme getirdiği Yusuf Özmen, Yargıtay’ın kararıyla 13 Eylül 2019’da tahliye edildi.

Serbest bırakıldıktan sonra hastalığı atlatmaya çalışan Özmen’in durumu geçen yıl bu zamanlarda çekilen tomografide iyi çıkmıştı. Bir ay sonra, Temmuz 2020’de Yargıtay hapis kararını onayladıktan sonra hastalığı tekrar kötüleşti. Tümör büyüdü. En son çekilen filmlere göre 1,9 milim olan tümörün büyüklüğü 2,9 oldu.

Koronavirüs salgının en yüksek olduğu bir dönemde, kanser hücresi ciğerlerine sıçramış Yusuf Özmen tekrar cezaevine gönderilerek Anayasa’da koruma altına alınan yaşam hakkı bir kez daha ihlal edildi.

YUSUF ÖZMEN’E 21 ŞUBAT 2020’DE VERİLEN YÜZDE 80 ENGELLİ RAPORU

26 NİSAN 2021 TARİHLİ İSTANBUL ADLİ TIP KURUMU’NUN VERDİĞİ CEZAEVİNDE KALABİLİR RAPORU

16 MART 2021 TARİHLİ ERZURUM ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ ARAŞTIRMA HASTANESİ’NİN VERDİĞİ CEZAEVİNDE KALAMAZ RAPORU

Kanser hastası gıda mühendisi, 5 rapor ve 40 doktor imzasına rağmen cezaevinde!

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0