Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Gazze’de can kaybı 48’e yükseldi: BM’den ‘topyekun savaş’ uyarısı

İsrail’in Gazze’ye yönelik hava saldırılarında hayatını kaybeden Filistinli sayısı 48’e yükseldi. Gazze’den atılan roketler nedeniyle de İsrail’de 6 kişi hayatını kaybetti. İsrail’in Lid kentinde Araplar ile Yahudiler arasında çıkan çatışmalar nedeniyle ‘olağanüstü hal’ ilan edilirken BM, topyekun savaş uyarısında bulundu.

BOLD – Ramazan ayında Kudüs’te başlayan gerginliğin Gazze’ye yayılmasıyla birlikte bölge ‘topyekun savaş’ tehlikesiyle karşı karşıya geldi. Doğu Kudüs’teki evden zorla çıkarma girişimleri ile Mescid-i Aksa’da yaşanan olayların devamında Gazze Şeridi’ne taşınan gerilimde en kanlı günlerden biri yaşandı. İsrail’in hava saldırısı sonrası Gazze’de 48 kişi, İsrail’i vuran roketler nedeniyle de 6 kişi öldü. BM, her iki taraftan 50’den fazla kişinin öldürüldüğü saldırıların ‘topyekun bir savaşa’ dönüşebileceği uyarısını yaptı. BM Güvenlik Konseyi, ikinci kez olağanüstü toplanma kararı aldı.

İSRAİL GAZZE’DE 13 KATLI BİNAYI VURDU

İsrail, dün akşam saatlerinde Gazze’de 13 katlı bir binayı vurdu. Reuters haber ajansı, 13 katlı binanın, bina sakinleri ve etraftakilerin tahliye edilmesi uyarısından bir buçuk saat sonra vurulduğunu bildirdi.

İsrail, binanın Hamas tarafından ‘askeri amaçlarla kullanıldığını’ söyledi ve vurulacağını önceden bildirerek yaşayanların burayı boşaltmasını sağladıkları için can kaybı olmadığını duyurdu. Ancak Gazze sağlık yetkilileri, binada hayatını kaybeden sivillerin olduğunu açıkladı.

Gazze İçişleri Bakanlığı, Gazze Şeridi’ndeki tüm polis karakollarının hava bombardımanında hasar gördüğünü açıkladı. İsrail’in Gazze’ye yönelik “Duvarların Koruyucusu” adını verdiği operasyonda bölgeye 100’lerce hava saldırısı düzenlediği kaydedildi.

GAZZE’DE CAN KAYBI 48’E ÇIKTI

İsrail’in Gazze’ye yönelik hava saldırılarında en az 48 kişinin hayatını kaybettiğini duyuruldu. Filistinli yetkililer, ölenler arasında 14 çocuk ve 3 kadının da bulunduğunu duyurdu. İsrail’in saldırılarında 305 kişinin de yaralandığı bildirildi.

GAZZE’DEN İSRAİL’E BİN ROKET FIRLATILDI

İsrail ordusu, Gazze’den 1000’den roket atıldığını açıkladı. Bu roketlerin 850’sinin İsrail sınırları içine düştüğü ya da Demir Kubbe hava savunma sistemi tarafından imha edildiği belirtildi. 200 kadar roketin de Gazze’ye düştüğü aktarıldı.

İsrail ordusu, sabah saatlerinde Gazze’den kalkan Hamas’a ait bir insansız hava aracını düşürdüklerini duyurdu.

Hamas ve İslami Cihat, İsrail hava saldırısında 13 katlı bir apartmanın çökmesinin ardından başkent Tel Aviv’e 130 roket fırlattıklarını açıkladı.

İSRAİL’DE 6 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ

İsrail bölgelerini hedef alan Hamas’ın roket saldırılarında en az 5 kişinin öldüğü kaydedildi. Atılan roketler nedeniyle 45 İsrailli de yaralandı.

İsrail, Gazze’den tanksavar füzesiyle yapılan ateş sonucunda da bir kişinin yaşamını yitirdiğini açıkladı. Böylece Kudüs’teki gerilimin Gazze’ye taşınmasından bu yana İsrail’de yaşamını yitirenlerin sayısı altı oldu.

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, Hamas’ın üç yıldan bu yana ilk kez Kudüs’e roket atarak ‘kırmızı çizgiyi geçtiğini’ belirtti. Netanyahu İsrail hava saldırılarının gücü ve sıklığının artacağını ve Hamas’ın ‘beklemediği yöntemlerle vurulacağını’ söyledi.

Netanyahu Tel Aviv’i hedef alan roket saldırılarından sonra ise yanında Savunma Bakanı ve Genelkurmay Başkanı ile birlikte televizyonda yaptığı konuşmada “Hamas ve İslami Cihat saldırganlıkları için ağır bir bedel ödedi ve ödeyecek, kanlarıyla bedel ödeyecekler” dedi.

İsrail Savunma Bakanı Benny Gantz da “Gazze’de binaların çökmeye devam edeceğini” belirtti.

BEN GURİON HAVALİMANINDAKİ SİVİL UÇUŞLAR ASKIYA ALINDI

İsrail, Gazze Şeridi’nden Tel Aviv ve çevresine roket atışları sonrasında Ben Gurion Havalimanı’ndaki tüm sivil uçuşları askıya aldı.

İsrail Sivil Havacılık Otoritesi, Gazze’den Tel Aviv’in de içinde bulunduğu Guş Dan bölgesine roket atışlarını göz önünde bulundurarak sivil uçakların Ben Gurion Havalimanı’na iniş ve kalkışını askıya aldı.

Yediot Aharonot gazetesinin haberinde de nereden geldiği belirtilmeyen sivil bir uçağın Ben Gurion Havalimanı’na inişine izin verilmediği ve Güney Kıbrıs Rum Kesimindeki Larnaka Havalimanı’na yönlendirildiği belirtildi.

MESCİD-İ AKSA CİVARINDA ÇATIŞMALAR DEVAM EDİYOR

Mescid-i Aksa’daki İsrail polisi ile Filistinli gençler arasında yaşanan çatışma da hala devam ediyor.

İsrail polisleri, dün akşam Mescid-i Aksa’da kılınan teravih namazından sonra bir kez daha Filistinli gençlere ses bombaları ile saldırdı ancak olaylar çok büyümeden son buldu. Ayrıca dün akşam Mescid-i Aksa’nın içinde bulunduğu Eski Şehir bölgesinin Şam Kapısı’nda İsrail polisinin Filistinlilere müdahalesinde 27 Filistinli yaralandı.

İSRAİL’İN LİD KENTİNDE OLAĞANÜSTÜ HAL İLAN EDİLDİ

İsrail’in Lid kentinde İsrailli bir sivilin öldürdüğü Filistinlinin cenazesinde çıkan olayların büyümesi üzerine şehirde olağanüstü hal ilan edildi.

Olağanüstü hal uygulamasını Twitter hesabından duyuran İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail polisi ile Filistinlilerin karşı karşıya geldiği Lid ve çevresindeki şehirlere, işgal altındaki Batı Şeria’dan ek polis birliklerinin sevk edileceğini açıkladı.

İsrail Polis Sözcüsü Micky Rosenfeld cenazenin ardından Lid ve çevre şehirlerde polis ile Filistinliler arasında çıkan olaylarda onlarca aracın ateşe verildiğini, bazı polislerin hafif yaralandığını söyledi.

Lid Belediye Başkanı Yair Revivo, kentte kontrolü tamamen kaybettiklerini belirterek, kentte “Yahudiler ile Araplar arasında sivil savaş çıktığını” söyledi.

Revivo Netanyahu’yu arayarak şehirde olağanüstü hal ilan edilmesi çağrısında bulunmuştu.

İSRAİL’DE YÜZLERCE KİŞİ GÖZALTINA ALINDI

İsrail polisi, ülkenin farklı yerlerinde ‘şiddet olaylarına karıştığı ve isyan çıkardığı’ gerekçesiyle yüzlerce kişinin gözaltına alındığını açıkladı.

İsrail Emniyet Müdürlüğü’nün resmi Twitter hesabında yer alan açıklamada, farklı yerlerde ‘kamu düzeni ve barış ile güvenliğin yeniden tesisi’ için yoğun operasyonların sürdüğü belirtildi.

BM’DEN UYARI

Birleşmiş Milletler (BM) Orta Doğu Barış Süreci Özel Koordinatörü Tor Wennesland, İsrail ve Hamas’ın ‘topyekün bir savaşa’ doğru ilerlediği uyarısını yaptı.

Wennesland Twitter hesabından yaptığı paylaşımda “Ateşi derhal kesin. Topyekün bir savaşa doğru sürükleniyoruz. Her taraftan liderler tansiyonu düşürmek için sorumluluk almalı ” açıklamasında bulundu.

Wennesland “Gazze’de savaşın faturası korkunç ve sıradan insanlar tarafından ödeniyor. BM taraflarla sükuneti sağlamak için çalışıyor. Şiddeti şimdi durdurun” dedi.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi de Çarşamba günü olağanüstü bir toplantı gerçekleşecek. Güvenlik Konseyi pazartesi günü de Kudüs’teki olayları görüşmüştü.

ABD’DEN ‘ŞİDDETE SON VERME’ ÇAĞRISI

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, İsrailli mevkidaşı Gabi Aşkenazi ile görüşmesinde, hem İsrail hem de Filistin tarafına ‘tansiyonu düşürme ve şiddete son verme’ çağrısında bulundu.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price, Blinken ile Aşkenazi arasındaki telefon görüşmesine ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Açıklamaya göre, Blinken, görüşmede, “İsrail’e yönelik roket saldırılarından” dolayı endişesini dile getirdi ve bu saldırılarda hayatını kaybedenler için başsağlığı diledi. Blinken’ın İsrail saldırılarında hayatını kaybeden Filistinliler için başsağlığı dilememesi dikkati çekti.

ATEŞKES GÖRÜŞMELERİ SONUÇSUZ KALDI

İsrail’de yayın yapan Haaretz gazetesine konuşan Mısırlı ve Filistinli kaynaklar, gerilimin düşürülmesi ve ateşkes sağlanması amacıyla Salı öğleden sonraya kadar görüşmeler yürütüldüğünü söyledi.

Ancak habere göre kaynaklar, İsrail ve Gazze’deki İslami Cihad grubunun üç komutanının yönelttikleri itirazlar nedeniyle görüşmelerden sonuç elde edilemediğini belirtti.

Kaynaklar, Mısır istihbaratının yarın başlayacak olan Ramazan Bayramı’nın ateşkes ilan edilmesi için önemli bir fırsat olarak gördüğünü aktardı.

Hamas’ın siyasi lideri İsmail Haniye de dün yaptığı konuşmada, “Kudüs’e yönelik saldırganlıklarına son vermeleri şartıyla mevcut gerilimi artırmaya da, düşürmeye de hazırız” dedi.

 

Doğu Kudüs’te yaşananların perde arkası: Bölge neden önemli?

Analiz

S-400’ün faturası kabarıyor: ABD, Yunanistan’a 1200 zırhlı araç hibe edecek

Türkiye’nin Rusya’ya yaklaşması ve bu ülkeden S-400 alımının Türkiye’ye faturası gittikçe ağırlaşıyor. Türkiye’ye silah alımlarında büyük zorluklar çıkarmaya başlayan ABD, Ege ve Balkanlar’da Yunanistan’ı stratejik ortak ve üs konumuna getirmeye başladı. Washington, ayrıca Atina’ya yaklaşık 1 milyar dolar değerinde bin 200 adet zırhlı araç hibe edecek.

BOLD ANALİZ – 2. Dünya Savaşı’nın sona ermesinden beri Ege’de denge siyaseti izleyen ABD, bu siyaseti son yıllarda terk etmeye başladı. Bu kararında Türkiye’nin Rusya’ya yaklaşarak bu ülkeden S-400 alımı ve NATO içerisinde ‘yaramaz çocuk’ konumuna gelmesi de etkili.

ABD Ordusu, başta Dedeağaç olmak üzere Türkiye’nin ‘burnunun dibinde’ denilebilecek Batı Trakya’daki askeri havaalanlarını ve limanları ‘stratejik askeri üs’ olarak kullanmaya başladı. ABD, Girit’teki Suda Deniz Üssü’ne de büyük önem veriyor.

NATO’nun dev askeri tatbikatı ‘Defender Europe 2021’ için bahar aylarında Dedeağaç’a yüzlerce tank ve binlerce askeri araç getiren ABD Ordusu, bu kez de ‘Atlantic Resolve’ operasyonu için Dedeağaç’a yine binlerce askeri araç, tank ve helikopter yığdı. ABD, kullandığı hava ve deniz üslerinin modernizasyonuna da milyonlarca dolar yatırım yapıyor.

Ayrıca Atina’ya 1 milyar dolar değerinde 1 200 adet M1117 zırhlı araç hibe eden ABD, Yunan Ordusu ile askeri tatbikatları da son zamanlarda iyice sıklaştırdı.

‘DEFENDER EUROPE 2021’ TATBİKATI

NATO’nun, ABD, Balkan ülkeleri ve Doğu Avrupa ülkelerinin katılımıyla Baltık ülkelerinde gerçekleştirdiği ‘Defender Europe 2021’ tatbikatı bahar ve yaz aylarında icra edildi. ABD, tatbikat kapsamında bölgeye son yıllarda yaptığı en büyük yığınağını gerçekleştirdi.

Tatbikat kapsamında Batı Trakya’daki Dedeağaç’a ABD ordusuna ait 110 adet Black Hawk genel maksat helikopteri, 25 adet Apache tipi saldırı helikopteri, 10 adet Chinook ağır nakliye helikopteri ve 400’ü tank bin 800’den fazla askeri araç getirildi.

Tatbikat, doğrudan ABD’den Avrupa’ya konuşlandırılan 20 bin asker ile 1995 yılından beri ABD merkezli kuvvetlerin Avrupa’ya en büyük konuşlandırılması olarak tanımlandı.

Dedeağaç Limanına gelen Amerikan ordusuna ait birlikler, Yunan ordusuyla da ortak askeri tatbikatlar gerçekleştirdi.

‘ATLANTİC RESOLVE’ OPERASYONU

Moskova’ya bağlı güçlerin 2014’te Ukrayna’nın Donbas bölgesini işgal etmesinin ardından, ABD, NATO’nun doğu kanadını güçlendirmek ve caydırıcılığını arttırmak için bölgeye ek askeri birlikler gönderildi. ABD askeri birlikleri rotasyon kapsamında bölgeye konuşlandırılıyor; stratejik intikal ve lojistik faaliyetleri icra ediliyor.

Geçtiğimiz günlerde dev Amerikan kargo gemisi ARC Independence yüzlerce askeri aracı ve helikopteri Dedeağaç Limanı’na getirdi.

Ancak 2020 yılına kadar Baltık üzerinden yapılan faaliyetler son dönemde Yunanistan’ın Batı Trakya bölgesinde, Türkiye’nin Edirne sınırına 40 kilometre mesafedeki Dedeağaç’ta yoğunlaşmaya başladı.

Rotasyona tabi tutulan ve Doğu Avrupa ile Balkanlar’da görev yapacak Amerikan askeri birlikleri, ABD’den Dedeağaç Limanı’na ve buradan da ilgili ülkelere gönderiliyor. Bu yıl rotasyona tabi tutulan birlik sayısının geçtiğimiz yıllardan daha fazla olduğu; toplamda 120 helikopter ile aralarında tank, zırhlı araç ve obüslerin de bulunduğu yaklaşık 1 000 askeri aracın 20 Aralık’a kadar Dedeağaç Limanı’na geleceği açıklandı.

ERDOĞAN DEDEAĞAÇ İÇİN ‘CİDDİ MANADA RAHATSIZ EDİCİ’ DEDİ

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, G-20 Zirvesi dönüşü yaptığı açıklamada 30 Ekim’de Roma’da ABD Başkanı Joe Biden’la yaptığı görüşmede ABD’nin Yunanistan’ın Dedeağaç Limanı’nı kullanarak yaptığı askeri sevkiyat konusunu gündeme getirdiğini belirtmiş, “Dedik ki; bu Dedeağaç olayı nedir? Burada böyle bir üssün kurulması bizi, halkımızı ciddi manada rahatsız ediyor” ifadelerini kullanmıştı. Erdoğan, 11 Kasım’da konuyla ilgili bir soru üzerine ise “Aslında sadece Dedeağaç bir üs değil, Yunanistan’ın kendisi şu anda ABD’nin bir üssü durumuna gelmiştir.” diye konuşmuştu.

Erdoğan’ın “Ciddi manada rahatsız edici” açıklamasına karşın Milli Savunma Bakanlığı (MSB) geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, “Büyük bir yığınaklanma söz konusu değil, endişe edilecek bir durum yok” mesajı vermişti.

ABD, YUNAN ORDUSUNA 1 200 ZIRHLI ARAÇ HİBE ETTİ

ABD, Yunanistan’la imzaladığı askeri işbirliği anlaşması kapsamında Atina’ya 1 200 adet M1117 zırhlı askeri güvenlik aracı hibe etme kararı aldı. Zırhlı araçların ilk 44 adedi geçtiğimiz günlerde Yunanistan’a ulaştı.

Yunan Ordusu’na teslim edilen 44 adet M1117 askeri güvenlik aracının devir teslim törenine Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Panagiotopoulos ve ABD’nin Atina Büyükelçisi Geoffrey Pyatt da katıldı.

Zırhlı araçların 400 adedinin tesliminin gelecek yıl Şubat ayında tamamlanacağı belirtildi. ABD’nin Atina’ya teslim edeceği toplam 1 200 adet zırhlı aracın değerinin 9700 milyon dolar olduğu belirtildi.

Zırhlı araçların savaş alanlarında kullanılmamış ve mükemmel durumda oldukları, ABD’deki depolarda tutulan ihtiyaç fazlası askeri araçlar olduğu belirtildi.

 

1999 yılında kullanıma giren M1117 zırhlı güvenlik araçları ABD Ordusu tarafından da halen kullanılıyor.

Yüzde 60 eğimli arazide yol alabilen ve 1,5 metrelik engelleri aşabilen zırhlı araçların Ege’deki adalar için ideal olduğu ve Yunan Ordusu’nun harekat kabiliyetini ciddi biçimde artırabileceği belirtiliyor.

ABD-YUNANİSTAN ASKERİ YAKINLAŞMASI

ABD ve Yunanistan, 2019 yılı ekim ayında Savunma İşbirliği Anlaşması’nı genişleterek stratejik savunma ve güvenlik iş birliği alanlarında çalışma kararı almıştı. İki ülke arasındaki işbirliği anlaşması 2020 yılı Ocak ayında Yunanistan Parlamentosu’nda kabul edildi.

Bu anlaşmanın kritik noktalarından birisi, Batı Trakya’daki Dedeağaç şehrinde bulunan askeri üssün ABD’ye tahsis edilmesiydi. Türkiye sınırına yaklaşık 40 kilometre uzaklıktaki Dedeağaç Limanı’nın, Amerikan güçleri tarafından kullanılması kapsamında, limanı 2010 yılından bu yana engelleyen batık bir mavnanın çıkarılması için ABD 2,3 milyon dolar mali yardım taahhüdünde bulunmuştu.

ABD ve Yunanistan tarafından gerçekleştirilen ortak tatbikatlar da son zamanlarda iyice artı

Ayrıca Yunanistan, bu anlaşma ile Larissa, Stefanovikio ve Dedeağaç’taki askeri üs ve tesislerin ABD ve NATO ile daha geniş kapsamlı şekilde kullanımına izin verdi.

ABD, bu kapsamda Larissa Hava Üssü’ne 33,5 milyon dolar yatırım yapacak. İki büyük hangar ve destek binaları inşa edilecek. Böylece üs ABD’nin Avrupa’da değişik görevler için askeri uçaklar bulundurduğu kalıcı ve önemli bir hava üssü konumuna gelecek.

Anlaşma çerçevesinde Girit adasının Suda Körfezi’nde yer alan Amerikan deniz üssündeki altyapı ve diğer imkanların ortak kullanımı da karara bağlandı.

Ayrıca Washington, Larissa’daki (Yenişehir) hava üssüne 14 milyon dolar, Marathi adasındaki üsse ise 6 milyon euro yatırım yapmayı kabul etti.

TRAKYA’DA KONUŞLU TSK’NIN TANK SAYISINDAN FAZLA

Pusula Güvenlik Araştırmaları Topluluğu (PUGAT) yazarı Ömer Dinç de ABD’nin sınırımıza yalnızca 40 kilometre uzaklıkta bulunan Dedeağaç bölgesine yaptığı yığınağın ‘neredeyse Yunan ordusunun envanterinde bulunan miktardaki kadar askeri malzeme’ içeridiğini belirtti.

Dinç, şöyle devam etti: “Mesela yakın zamanda 400 tank getirdiler. Konuyla ilgili olarak basında yer alan haberlerin devamında, bir kısmının diğer üslere kaydırıldığı yazılsa da sayı belirtilmiyor. 400 tank, herhalde Trakya’da konuşlu bulunan TSK’ya ait tank sayısından hem daha fazla hem de daha modern. 400 tankla kalmadılar aynı zamanda taarruz helikopterleri ve diğer zırhlı araçları da Dedeağaç’a getirdiler. Bu gelenlerin envanterini yayınlamayacaklar, ama bunların içerisinde nehir geçiş harekâtında kullanılan araçların olmadığını düşünmek hata olur. Zira Yunanistan’ın her bir yanı nehir! Mesela, Türkiye ile doğal sınırı oluşturan Meriç Nehri.”

Dinç, gelen askeri malzemeden daha önemlisinin de iki ülkenin gerçekleştirdiği ortak tatbikatlar olduğunu belirtti: “Ne kadar silah, araç ve gereç getirdikleri bir nebze önemli olsa da ondan daha önemlisi Yunanistan ile müşterek gerçekleştirilen tatbikatların sıklığı. Son bir yılda, NATO şemsiyesi altında o kadar çok tatbikat yaptılar ki, “Yahu yeter, yorulmadınız mı?” diye sorası geliyor insanın. Tatbikat; ortak veya en koordineli bir şekilde hareket edebilmek için yapılır, ama şimdiye kadar yaptıklarına bakılırsa, neredeyse “yekvücut” oldular.”

Yunan askerleri, AB için çalışan tercümanı dövdükten sonra Türk tarafına bıraktı

Okumaya devam et

Dünya

Merkel, askeri törenle uğurlandı: Veda için seçtiği ‘punk’ şarkı şaşırttı

Almanya Başbakanı Angela Merkel için Perşembe akşamı geleneksel askeri veda töreni düzenlendi. 16 yıl Almanya Başbakanlığı yapan Merkel’in tören için seçtiği müzik eserleri şaşırttı. Seçtiği şarkılardaki sözler ‘Merkel ne mesaj vermek istiyor?’ sorusunu akıllara getirdi.

BOLD – Almanya’da 26 Eylül’de yapılan seçimlerin ardından 16 yıllık Başbakanlık görevini yeni koalisyon hükümeti kurulana dek sürdürecek olan Merkel için perşembe akşamı başkent Berlin’de Alman ordusu Bundeswehr tarafından geleneksel uğurlama seramonisi gerçekleştirildi.

Almanca “Grosser Zapfenstreich” olarak adlandırılan seramoni, ülkenin en yüksek derecedeki askeri töreni anlamına geliyor. Alman ordusu bu töreni görevine veda eden Cumhurbaşkanları, Başbakanlar ve Savunma Bakanları için düzenliyor. Törende ellerinde meşaleler taşıyan üniformalı, savaş miğferli askerler, komandolar ve özel hareket birlikleri adeta bir saat hassasiyetinde işleyen koreografi eşliğinde gösteri gerçekleştiriyor.

BİR İLAHİ, İKİ ŞARKI SEÇTİ

Geçmişi 16’ncı yüzyıla dayanan askeri uğurlama töreninin bir özelliği de uğurlanacak olan devlet görevlisinin seramoni sırasında askeri bando tarafından çalınacak müzik eserlerini önceden belirleyebilmesi.

Angela Merkel’in seramonide çalınmasını istediği “istek parçalar” da bu bağlamda askeri yetkililere iletildi. Ancak Başbakanın istek parçalarının neler olduğu duyanların yüzlerinde bir tebessüm oluşturdu.

67 yaşındaki siyasetçi bir ilahi ve 2 de şarkı seçti. 16 yıl boyunca başbakanlık görevini yürüten deneyimli siyasetçinin seçtiği şarkılar ise dikkat çekti.

TATMİN OLAMIYORUM, HALA KAZANMAK İSTİYORUM

Merkel ekümenik bir ilahi olan “Großer Gott, wir loben Dich” (Büyük Tanrı, seni övüyoruz) adlı eserin yanı sıra, 2002’de vefat eden ünlü şarkıcı ve aktrist Hildegard Knef‘ten de “Für mich solls rote Rosen regnen” (Benim için kırmızı güller yağsın) parçasının çalınmasını istedi.

Başbakan, Knef’in “16 yaşında, sessizce dedim ki / istiyorum, her şeyi ya da hiçbir şeyi” dizeleriyle başlayan şarkıyla kendi yaşamına göndermede mi bulunmak istedi?

Merkel yaşamında elde ettiği birçok başarının ardından 16 yıl boyunca Almanya’nın en güçlü kadını olmayı başardı. Ülkenin ilk kadın başbakanıydı, tüm dünyada saygı ve takdir gördü.

Ve o şarkı şöyle devam ediyor:

“Tatmin olamıyorum

Hala kazanmak istiyorum

Ya her şeyi, ya hiçbir şeyi.

Benim için kırmızı güller yağmalı

Yeni mucizelerle karşılaşmalıyım

Eski halimden uzaklaşıp, yenilenmeliyim.

Beklenenden fazlasına ulaşmalıyım.

İstiyorum, istiyorum.”

Angela Merkel siyasetten emekli olacak. Ancak seçtiği şarkının satırları arasına bakılırsa, 67 yaşındaki deneyimli siyasetçinin henüz arzu ve hayalleri bitmiş değil.

KLASİK MÜZİK HAYRANI MERKEL, PUNK MÜZİĞİ SEÇTİ

Angela Merkel’in seçtiği diğer şarkı da oldukça fazla mesajlar içeriyor. Merkel, Alman punk müzik şarkıcısı Nina Hagen’in “Du hast den Farbfilm vergessen” (Renkli filmi unuttun) şarkısını tercih etti.

Kendi deyimiyle “genelde klasik müzik seven” Merkel bir müzik tutkunu olarak biliniyor.

Merkel gibi bir Doğu Almanyalı olan Nina Hagen, şarkısında sosyalist Doğu Almanya’ya gönderme yaparak, “Artık kimse bize inanmayacak, burası ne kadar güzeldi, haha, haha” diyor.

Nina Hagen de Angela Merkel gibi Doğu Almanya kökenli. Hagen’in 1974’te seslendirdiği bu şarkı da Merkel’in gençlik yıllarına damgasını vurmuş olmalı. O dönemde Doğu Almanya vatandaşlarının neredeyse yarısı bu şarkıyı ezbere bilirdi.

Şarkının şu dizesi ise, “Burada ne kadar güzel olduğuna kimse inanmıyor, ha ha” oldukça dikkat çekici.

30 yıl önce Angela Merkel, o zamanlar Kadın ve Gençlik Bakanı olarak bir televizyon programında Nina Hagen ile karşılaşmıştı.

Programda Merkel ile Hagen, uyuşturucu bağımlılığı üzerine tartışmış, bunun üzerine Hagen Merkel’e “Sizin yalanlarınızdan, ikiyüzlülüğünüzden bıktım” diye çıkışmıştı. Anlaşılan Angela Merkel onu affetmiş.

MERKEL’DEN YENİ HÜKUMETE TAVSİYELER

Angela Merkel törende yaptığı kısa konuşmada, yeni Alman hükümetine ve başbakanı Olaf Scholz’a başarılar diledi.

“Eğer mutsuzluğa, kıskançlığa ve umutsuzluğa kapılmazsak geleceği iyi yapabileceğimize yürekten inanıyorum.” dEDİ.

IMF Başkanı uyardı: Bazı ülkelerde ekonomik çöküş görebiliriz

Okumaya devam et

Dünya

IMF Başkanı uyardı: Bazı ülkelerde ekonomik çöküş görebiliriz

Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Georgieva, birçok ülkenin gelecek yıl korkunç bir krizle karşı karşıya kalacağını ve bazı ekonomilerin çökebileceği uyarısında bulundu.

BOLD – Uluslararası Para Fonu IMF’den ülke ekonomileri ile ilgili ürküten uyarı geldi. IMF Başkanı Kristalina Georgieva, birçok ülke ekonomisinin gelecek yıl batabileceği uyarısında bulundu.

BAZI ÜLKELERDE EKONOMİK ÇÖKÜŞ GÖRÜLEBİLİR

Düşük gelirli ülkelerin yaklaşık yüzde 60’ının yüksek risk altında veya borç sıkıntısı içinde olduğuna dikkat çeken Georgieva, “G20 kreditörleri, borç yeniden yapılandırmalarını hızlandırmayı kabul etmedikçe bazı ülkelerde ekonomik çöküş görebiliriz” dedi. Georgieva, G20’deki gelişmiş ekonomileri borç kurtarma girişimlerini genişletmeye ve iyileştirmeye çağırdı.

BATACAK ÜLKELERİN İSİMLERİN AÇIKLAMADI

Hangi ülkelerin krizle karşı karşıya olduğunu belirtmeyen Georgieva, sadece düşük gelirli ülkelerden söz etti. G20’deki gelişmiş ekonomiler, ‘yardım’ programını geçen yıl, yoksul ülkeleri borç ödeme sorunlarıyla karşı karşıya bırakan salgının ortasında açıkladı. G20, DSSI’nin süresini iki kez uzattı, ancak IMF ve Dünya Bankası, kreditörleri artan borç yüküne yardımcı olmak için daha fazlasını yapmaya çağırıyor. Program kapsamında yardım için uygun 73 ülke bulunuyor.

ÜLKELERİN BORÇ YÜKLERİ ARTTI

Dünya Bankası, yoksul ülkelerdeki borç yüklerinin 2020’de yüzde 12 artarak 860 milyar dolara yükseldiğini tahmin ediyor. Şu ana kadar yalnızca Çad, Etiyopya ve Zambiya borç erteleme programına başvurdu ancak onlar da “önemli gecikmelerle” karşı karşıya kaldı.

TÜRKİYE’NİN DE DURUMU PARLAK DEĞİL

Ekonomik olarak kriz yaşayan Türkiye’de değiştirilen Hazine ve Maliye Bakanları ile Merkez Bankaları Başkanları bu soruna çözüm olmadı. Son aylarda hızla artan dolar kuru AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın açıklamaları sonrası 14.05 lira ile rekor tazelerken, Merkez Bankası’ndan rezervleri kalmayan ve 450 milyar dolar borcu bulunan Türkiye’nin uluslararası risk priminin göstergesi olan 5 yıllık CDS’leri ise 525/535 baz puan ile Kasım 2020’den bu yana en yüksek seviyeyi gördü.

AKP’de ‘Arap Baharı’: Muhalefet fazla iyimser!

Okumaya devam et

Popular

Shares