Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Ekonomik kriz sayıyı artırdı: Evine aş götüremeyince intihara yöneliyor

Pandemiyle derinleşen ekonomik krizde yüzbinlerce kişi işini kaybederken intihar vakalarındaki artış dikkat çekiyor. Nisan ayında 129 intihar vakası yaşanırken, uzmanlar ekonomik krizler ile intiharlar arasında bir bağın bulunduğuna dikkat çekiyor. Psikiyatr Cemal Dindar, “İnsanlar evine aş götüremez hale gelince büyük bir incinme yaşıyorlar” dedi. 

BOLD – Salgının derinleştirdiği ekonomik kriz sonrası son dönemde geçim zorluğu nedeniyle yaşamına son verenlerin sayısında artış gözlemleniyor. Uzmanlar ise ekonomik krizler ile intiharlar arasında bir bağın bulunduğuna dikkat çekiyor.

AKP DÖNEMİNDE 54 BİN KİŞİ İNTİHAR ETTİ

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre 2002’den bu yana 54 bine yakın insan yaşamına son verdi. 2002’de 2 bin 301 olan intihar sayısı 2019 yılında 3 bin 406’ya yükseldi. İntihar gerekçelerinin başında hastalık yer alırken onu aile geçimsizliği ve geçim zorluğu izliyor. İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi’nin raporuna göre ise son 8 yılda en az 502 işçi intihara sürüklendi. Söz konusu intiharların gerekçelerinde borç, işsizlik gibi ekonomik nedenler başta geliyor.

NİSAN’DA 129 KİŞİ CANINA KIYDI

Konuyla ilgili bir rapor hazırlayan CHP Ankara Milletvekili Gamze Taşçıer, “Biz intihar vakalarına ilişkin verdiğimiz soru önergelerinin hiçbirine yanıt alamıyoruz. Zaten cevap da alsak verilen rakamların doğru olduğunu düşünmüyoruz. Nisan ayında intihar sayısının 129’a yükseldiğini tespit ettik” dedi. Topladıkları sayılardaki artışa dikkat çeken Taşçıer, “Net nedeni tespit etmemiz zor ama gördüğümüz kadarıyla ekonomik krizin daha da derinleşmesi, salgının meydana getirdiği sıkıntılar ve sürecin yönetilememesi, geleceğe dair umutsuzluk gibi faktörlerin etkili olduğunu düşünüyoruz” diye konuştu.

HIZLA YOKSULLAŞAN İNSANLAR UMUTSUZ

Cumhuriyet’ten Tuğba Özer’e konuşan Psikiyatr Cemal Dindar ise “Günümüzde iktidardan ve yönetme biçiminden pay alan bir azınlık dışında çoğunluğun içinde bulunduğu toplumsal ruh hali; umutsuzluk, çaresizlik ve çıkışsızlık hissi. Cumhuriyet tarihinin en hızlı yoksullaşma dönemlerinden birini, belki de birincisini yaşıyoruz. Geçenlerde duyduğum bir sözle, topluma da hayal pilavı öneriyorlar. Fakat insanlar evine aş götüremez hale gelince büyük bir incinme yaşıyorlar. Yarının belirsizliği de korkuya dönüşüyor, bir insanın ömrüne omurga olabilecek umut ilkesi çöküyor. Bunların karşılığı, intihar eden yurttaşlarımızın geride bıraktığı sözlerde. Büyük bir ruhsal acı var” dedi.

EKONOMİK SEBEPLER ÇOK BÜYÜK FAKTÖR

Başkent Üniversitesi ve Türk Psikologlar Derneği’nden sosyal psikolog Prof. Dr. Doğan Kökdemir de “İntiharların sebebi yoksulluk, stres, hayattaki başka bir problem olabilir, tek bir isimle nitelendirdiğinizde yanlış yapıyor olabilirsiniz. Olası intihar sebeplerinde tabii ki ekonomik sebepler çok büyük bir faktör. Kendisini çaresiz hisseden, çıkış yolu bulamayan insanlar ne yazık ki aslında çözüm de olmayan bu yöntemi gerçekleştiriyor olabilir. Ama bizim yine de bunu yoksulluk eşittir intiharmış gibi aksetmememiz gerekiyor” dedi.

İNTİHARLAR BASINA YANSIMIYOR

Ekonomik kriz nedeniyle meydana gelen intiharların büyük kısmı basına yansımıyor. Son 2 ayda basına yansıyan yoksulluk intiharlarından bazıları şöyle:

– Muğla Milas’ta çiftçi Fahrettin Aktaş 5 Mayıs’ta “Borcum çok, borçlarımı ödeyin, bu onursuzluğa dayanamam” diyerek yaşamına son verdi.
– Nuri Çengeloğlu (59) isimli kahvehane esnafı İzmir’de geçen mart ayında “dayanacak gücüm kalmadı” diyerek yaşamına son verdi.
– Mersin’in Mut ilçesinde kokoreççilik yapan Murat Gümüş, (58) “Kaç gündür siftah etmeden dükkân kapatıyorum” paylaşımı yaptıktan sonra yaşamına son verdi.
– Kovid-19’a yakalandığı için çalışamayan Fedai Kuşçu isimli işçi, cebindeki 12 TL’yi eşine bırakarak yaşamına son verdi.
– İzmir’in Torbalı ilçesinde çiftçi Basri Yıldırım 846) hayatına son verdi. Yıldırım’ın kredi borçları nedeniyle yaşamına son verdiği öne sürüldü.

Gazze Şeridi’ne kara operasyonu

Gündem

İhraç savcı İbrahim Gündüz ve eşi Ege Denizi’nde hayatını kaybetti

KHK’lı savcı İbrahim Gündüz ve eşi dün gece Kos Adası yakınlarında teknenin alabora olmasını sonucu vefat etti.

BOLD – Bir aile daha Ege Denizi’nde yaşamını yitirdi. Türkiye’deki hak ihlallerine maruz kalmamak için dün gece Yunanistan’ın Kos Adası’na geçmeye çalışan KHK’lı savcı İbrahim Gündüz ve eşi, bindikleri teknenin alabora olması sonucunda hayatını kaybetti.

Tekneden bulunan diğer 3 kişiyi Yunan Sahil Güvenlik’i kurtarıp Kos Adası’na çıkardı. İbrahim Gündüz ve eşinin ada hastanesine kaldırıldıktan sonra vefat ettiği öğrenildi. Gündüz çiftinin yeni evlendiği öğrenildi.

OLAY NASIL GERÇEKLEŞTİ

Yunan medyasındaki haberlere göre olay dün gece Kos adasının kuzeydoğusunda meydana geldi. İçinde kaptan dahil 5 kişiyi taşıyan sürat teknesinin alabora olması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi, 3 kişi ise sağ kurtarıldı.

Yunan Sahil Güvenlik Komutanlığından alınan ilk bilgilere göre olay Perşembe gecesi saat 01.00 ile 02.00 arasında meydana geldi. Biri kaçakçı 3 erkek kurtarılırken, bir erkek ve bir kadın ölü olarak denizden çıkarıldı.

Yunan medyasına yansıyan haberlere göre ölen kişiler Kos’taki bir hastaneye götürüldü. Olayın meydana geldiği deniz alanının yüksek dalgalara sahip olduğu bilgisi de haberlerde yer aldı.

Olayda KHK’lı hakimler M.Ç. ve İ.T.A. ile kaçakçının Yunan Sahil Güvenlik ekiplerince sağ kurtarıldığı belirtildi.

Ayrıntılar hazırlanıyor. 

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

84 yaşındaki Nusret Muğla’ya soğuk eziyeti: ‘Kaloriferler yanmıyor, battaniyeyle oturuyoruz’

25 gündür karantina hücresinde kalan 84 yaşındaki Nusret Muğla, bu sabah ailesine telefonda “Kaloriferler yanmıyor. Battaniyeye sarılıp oturuyoruz. Kahvaltıda çay bile vermediler.” dedi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Kalp, tansiyon, romatizma, prostat, böbrek sorunları, beyinde denge bozukluğu olmasına ve günde 14 ilaç kullanmasına rağmen 11 ay önce tutuklanıp Manisa T Tipi Cezaevine gönderilen 84 yaşındaki hasta ve yaşlı mahpus Nusret Muğla, cezaevinde zor günler geçiriyor.

Ayakları ve karnı şiştiği için doktora götürülen ve 25 gündür karantinadan çıkamayan Muğla’ya doktor böbreklerinin yüzde 40 çalıştığını ve şişliklerinin de kalp yetmezliğinden kaynaklandığını söyledi.

Bu sabah ailesiyle haftalık telefon görüşmesi yapan Muğla, kaloriferlerin yanmadığını, battaniyeyle oturduklarını, çay verilmediği için sıcak bir şey bile içemediklerini ifade etti.

ÇAY BİLE VERMEDİLER

Nusret Muğla’nın oğlu Mustafa Said Muğla babasının söylediklerini Bold Medya’ya şöyle aktardı: “Babam 25 gündür karantinada. İki kişiler. Kış gelmesine rağmen koğuş içi sıcaklığının yeterli olmadığından bahsetti. Kaloriferler yanmıyormuş, battaniyeye sarılarak oturuyorlarmış. Kahvaltıda çay bile vermemişler. Karantinada hep bu sorun var.”

BÜLENT ARINÇ’IN LİSE ARKADAŞI

Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan 84 yaşındaki Nusret Muğla, cezası Yargıtay tarafından onaylandığı için 6 Ocak 2021’de tutuklanıp Manisa T Tipi Cezaevine konuldu. Muğla daha önce de aynı cezaevinde 7 ay kalmıştı. Eylül 2016’da Manisa Emniyet Müdürlüğü’nde 31 gün gözaltına kaldıktan sonra tutuklanan Muğla, o dönemde kalp rahatsızlığı geçirmiş ve İzmir Yeşilyurt Devlet Hastanesinde anjiyo olmuştu.

Uzun yıllar Manisa’da ayakkabıcılık yapan Nusret Muğla, Bank Asya’ya para yatırdığı, Manisa’daki Feza Derneği’ne üye olduğu ve Nevbahar adlı grup kurdukları için 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Hapse girmeden önce Bold Medya’ya konuşan Nusret Muğla, “Bülent Arınç’ı liseden beri tanırım. Yakın ilişkilerimiz vardı. Ailece tanışıyorduk. Ben siyasete girmedim, çok teklif ettiler, düşünmedim. Çok bahsetmek istemiyorum aslında. Kimseyi incitmek istemiyorum. Rabbim hayırlısını versin kızım. Dua edin. Allah’tan gelen her şeye razıyım. Mühim değil benim için.” demişti.

2016’da gözaltına alınan ve 31 gün nezarette kalan Nusret Muğla, emniyete böyle götürülmüştü.

Bülent Arınç’ın 84 yaşındaki arkadaşı Nusret Muğla tutuklandı

Okumaya devam et

Gündem

Eski Bakan Güldal Akşit, koronavirüsten hayatını kaybetti

Eski Turizm ve Devlet Bakanı Güldal Akşit, koronavirüsten hayatını kaybetti. Akşit, bir süredir AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başdanışmanlığını yürütüyordu.

BOLD – Eski Turizm ve Devlet Bakanı, Güldal Akşit koronavirüs nedeniyle 61 yaşında hayatını kaybetti. Akşit, bir süredir koronavirüs tedavisi görüyordu.

Akşit’in vefat haberini İçişleri Bakanı Süleyman Soylu paylaştı. Soylu, “Bakanımız, Genel Merkez Kadın Kolları Başkanımız; yol arkadaşımız, dava ve çalışma arkadaşımız, Güldal Akşit Ablamızın Hakk’ın rahmetine kavuştuğunu öğrendik. Güldal Ablamıza Allah’tan rahmet; ailesi ve yakınlarına başsağlığı diliyorum. Mekanı cennet, makamı âlî olsun inşallah” ifadelerini kullandı.

GÜLDAL AKŞİT

Güldal Akşit 23 Ocak 1960’da Malatya’da dünyaya geldi. Hacettepe Üniversitesi Yabancı Diller Yüksek Okulu ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi.

Serbest avukat olarak çalışma hayatına başladı. Polisan Holding AŞ’de Başhukuk Müşavirliği görevini yürüttü. Malatya Eğitim Vakfı Mütevelli Heyet ve Malatya Platformu üyeliklerinde bulundu. Adalet ve Kalkınma Partisi Kurucu Üyesi oldu.

22. Dönem İstanbul Milletvekilliği, 58. Hükümet’te Turizm Bakanı, 59. Hükümet’te Turizm Bakanı ve Devlet Bakanı olarak görev yaptı.

Bir süredir AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın danışmanlığını yürüten Akşit, TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanlığı da yapmıştı.

Erdoğan’a bakan olacağına simit sat onurunla yaşa!

Okumaya devam et

Popular

Shares