Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Sedat Peker: Kokainin yeni rotası için Venezuela’ya Binali Yıldırım’ın oğlu gitti

Suç örgütü lideri Sedat Peker 7’inci videoyu yayınladı. Uğur Mumcu ve Kutlu Adalı suikastleri için Mehmet Ağar ve Korkut Eken’i işaret etti. Ancak Peker’in bomba iddiası eski Başbakan Binali Yıldırım’ın oğlu Erkan Yıldırım’a ilişkin geldi. Kokainin yeni rotası için Binali Yıldırım’ın oğlu Erkan Yıldırım’ın Venezuela’ya gittiğini söyledi.

BOLD – Sedat Peker yedinci videoda, yeni uyuşturucu hattıyla ilgili iddialarda bulundu, yeni isimler gündeme getirdi.

Uyuşturucu trafiğinde paranın Kıbrıs’ta Halil Falyalı üzerinden yürüdüğünü iddia eden Sedat Peker, eski Başbakan Binali Yıldırım’ın oğlu Erkan Yıldırım’ın kokainin yeni rotası için Venezuela’ya gittiğini ve Karakas Limanı’nda özel bir bölüm kiralamak için görüşmeler yürüttüğünü ileri sürdü. Peker, Erkan Yıldırım’ın kaset şantajı ile bu işin içine çekildiğini ima etti, Mehmet Ağar’ın ise uyuşturucu ticareti işinin tam ortasında olduğunu söyledi.

Uğur Mumcu ve Kutlu Adalı suikastleri için Mehmet Ağar ve Korkut Eken’i işaret etti.

PEKER’DEN GRAFİKLERLE MESAJ

Peker, Soylu’nun, “Kızım kızım diyor gösterin videoyu kızına ne yapılmış. Karısının iç çamaşırına sığınan aciz, edepsiz” sözlerinin ardından, yanıt vereceğini söylediği videoyu yayınladı.

Sedat Peker’in masasında yine not kağıtları vardı ancak bu kez kitaplar masa yerine, bir şema bulunan yazı tahtasının altındaydı.

Şemada İran’dan çizilen oklar 3 noktaya işaret ediyordu: Oklardan birincisi Mersin, diğeri Sabiha Gökçen ve  üçüncüsü de ‘S.D’yi işaret ediyordu. Peker, çizilen okların ne anlama geldiğine ilişkin bir ifade kullanmadı.

Yazı tahtasının altındaki kitaplar ise Oral Çalışlar’ın İslam’ın Doğuşu ve İlk Ayrılıklar ile Mümin Sekman’ın Her Şey Seninle Başlar-Kişisel Kurtuluş Savaşınızı Başlatın idi…

Organize suç örgütü lideri olmaktan hakkında arama kararı bulunan Sedat Peker, 7. videosuna ‘Hayata korkusuzca bakanlar ölümden korkmazlar’ başlığını vermişti.

Sedat Peker, videoda şu açıklama ve iddialarda bulundu:

“ÇOK, ÇOK CİDDİ KONULARA GİRİŞ YAPMAYA BAŞLAYACAĞIZ”

“Bugün çok ama çok ciddi konular bölümüne giriş yapmaya başlayacağız” diyen Sedat Peker, “Ben herkese sizin kurduğunuz uyuşturucu yolunu anlatacağım. Artık parça parça değil avuç içi avuç içi koparacağım. Avuç içi avuç içi koparacağım” ifadelerini kullandı.

“SUÇ ÜSTÜ YAKALANMIŞ BİR İNSANIN EZİKLİĞİ VAR ÜSTÜNDE”

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun TRT Haber’de katıldığı canlı yayına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sedat Peker, “Şimdi televizyona çıkmışsın. Seni rezil rezil rüsva edeceğim. Orada oturmuşun, vücut dili okuyanların hepsi, ‘psikolojisi, suç üstü yakalanmış bir insanın ezikliği hali vardı üzerinde’ diyor.” dedi.

Orman ve Tarım Bakanı Bekir Pakdemirli ile Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’a sorduğu Süleyman Soylu sorusu sonrası işine son verilen Anadolu Ajansı Muhabiri Musab Turan’a ilişkin konuşan Peker, “Ciğeri yanmış adam (AA muhabiri) söylüyor. Yarın onu da FETÖ’cü bulursunuz. O onu aramış, o onu aramış, o da onu aramış… Zaten yedinci aramada, bir köyde en sade yaşayan bir insan bile dünyada her insanı silsileyle aramış oluyor. Onun matematiği var da uzun uzun burada anlatmayayım şimdi onu. Devletin ruhunu yok ettiniz.” diye konuştu.

PEKER’DEN SOYLU’YA: MAHALLEDE OKEY MASASI KURACAK ADAM TOPLAYAMAZSIN

“Parti desteğiyle, basın desteğiyle siz bu kadar insan topluyorsunuz. Basın desteği yok, teşkilat yok, bir satır yazıyla ben sizin topladığınız kalabalığı topladım, sen mahallede okey masası kuracak adam toplayamazsın o sevimsiz suratınla. Vicdan ya, yarım saat orada uyuşturucu konusunu (Süleyman Soylu’nun TRT’deki yayını) anlatmışsın. Benim hayatım, uyuşturucu satanların ölümüyle suçlanmakla geçti. Oraya çıkıp onları söyleyip, benim bu şekilde seni rezil edeceğimi düşünemedin mi? BTK’dan devamlı yazdırıyorsunuz ya, siteler kapansın diye. Ne oldu kapattınız bir tanesini, ne oldu?”

TRT Haber’deki yayın sırasında Süleyman Soylu’ya soru soran gazetecileri de eleştiren Peker, “Seni karşında oturanlar robottu, gazeteci değildi biliyorsun değil mi? Onlar adına ben üzüldüm, ekmek parası ne yapsınlar.” dedi.

“EVİMDEKİ ARAMAYA KADIN POLİSLER SONRADAN GELDİ”

“Bir yalanı söylerken bilmiyor musun yalanın ömrü kısadır. Ben en başından beri ne söyledim? Evime arama yapmaya geldiklerinde kadın polis yoktu, diğer polis memurları görevini yaptı onlardan Allah razı olsun dedim. İki tanesi, özellikle yaşlı olan biri, eşimi silahla duvara iten, bir de çocukların odasına girip silah doğrultan polisten bahsettim, o görüntüleri niye vermiyorsun? Milletin kandıracaksın he? Ben o iki bayan polis kardeşimize teşekkür etmedim mi? Eve bayan polis sonradan geldi demedim mi, milletin aklıyla dalga geçiyorsun.”

“SANA İNANAN YÜZDE 9”

“Bak millet seni nasıl gömdü. Organize suç örgütü lideri karşısında, sana inanan yüzde 9 çıkıyor. Sizin parti anketleri 30 bin denekle yapılıyor, 300 bin küsür insanının verdiği oy. Yüzde 91, onun suç örgütü dediği insana inanıyor.”

“YENİ UYUŞTURUCU ROTASI NEDİR, SİZE DELİLLERİYLE İSPATLARIYLA ANLATACAĞIM”

“Çapın yok. Televizyonda tehdit ediyorsun ya. Oradan çıktıktan sonra da bu tehditlerine devam etmiş. Alabiliyorlarsa alsınlar. Ben sizin kurduğunuz uyuşturucu yolunu anlatacağım herkese, daha çok anlatacağım, böyle parça parça değil avuç içi avuç içi koparacağız… Nasıl bir güç, o gücü anlatacağım, yeni uyuşturucu rotası nedir, size delilleriyle ispatlarıyla anlatacağım…”

“NİYE WHATSAPP’TAN KONUŞUYORSUN”

Hadi ve Süleyman Özışık kardeşlere yapılan polis operasyouna değinen Sedat Peker, “Bir de gazetecilere operasyon yaptırmışsın, komikliğe bak.

Sana sözüm olsun. Bugüne kadar üzdüğün, çocuklarım ve eşim dahil, tüm çocuk ve anneleri için, devletin şerefli makamından ayrıldığında yüzleşeceğiz. Bu dünya böyle sürmez. Boynuna köpek tasması takıp seni sokaklarda gezdireceğim. Kolpacı. Yan yana yürümekle olmuyor bu işler.

Sana sözüm olsun, bugüne kadar üzdüğün bütün çocuklar ve onların anneleri için devletin o şerefli makamından ayrıldığında bir gün yine yüzleşeceğiz, bu dünya böyle sürmez. Kolpacı, alıp gelsene düşkün Abdulkadir’i.

Sen adam değilsin. Bu yüzden bakan da değilsin. Anlatacağım, şimdi yangınlar geliyor. Küçük koparacağım. Canın birden yanmasın.

Sıra bende, kütle kütle koparacağım….

Gazetecilerin HTS kayıtlarını, telefon trafiklerini açıklamıyorsun? Kaç kere konuşuyorsun? Devletin bakanısın neden Face Time’dan, WhatsApp’tan, niye müdürünün telefonundan konuşuyorsun gazetecilerle, Reşat babayla, onla bunla…” diye sordu.

FAS’A İNSANSIZ HAVA ARACI HİDE EDİLMESİ

Kendisinin Fas’tan Türkiye’ye iade edilmesi için Fas devletine insansız hava aracı hibe edildiği veya çok düşük ücretle verildiği iddialarını hatırlatan Sedat Peker, “Fas’a insansız hava aracı hibe edilmiş mi, gazeteciler araştırsanıza veya çok çok düşük paralarla verilmiş mi? Sizin namusunuz maaşınız kadar. Temiz toplumcular, ortalığı velveleye verdiniz, Aydın Doğan indirsin milyar dolarlık işleri, Dinç Bilgin indirsin. Sizin temiz toplumunuz bu… Gerçek hümanist insanları sarıp sarmalamalıyız. Süslü sülü devamlı temiz toplum diyor ya, devam indiriyor (parayı kastediyor)… İndir sülü indir. Baktım iş işler Fas’ta da karıştı, tam uçuş izni aldık, iptal uçuş izni bir anda, ben tabi uçağa binmeyip yürüdüm insanların arasında. Neyse sonunda geldik buraya (Birleşik Arap Emirlikleri)… Gidecek ülke bırakmadılar.” diye konuştu.

“SURİYE İLE KALMAZ, ÖBÜR TARAFA GEÇERİZ, O ZAMAN ÖYLE ŞEYLER OLUR Kİ..”

“Bir de beni seven insanları toplayıp böyle zulüm etmeyi planlıyormuşsun. Allah’a yemin olsun sülü, şurayı oku (Arkasındaki tahtadaki şema; İran-Mersin-Sabiha Gökçen Havalimanı, S.D .yazan), Suriye ile kalmaz o tarafa geçeriz, o zaman öyle şeyler olur, devletin aleyhine söylemem uluslararası hukuk önümde, ama beni seven insanları toplayıp ezip döveceklermiş, yapın, kibrit kutusuna sokacam sizi, adam nasıl küçülüyor göreceksiniz.

“UYUŞTURUCU HATTINI VENEZUELA’YA KAYDIRDILAR”

Sedat Peker’in gündeme getirdiği en ciddi iddialar ise kokainin yeni rotası ve Binali Yıldırım’ın oğlu Erkan Yıldırım ile ilgiliydi. Peker, Erkan Yıldırım’ın işin içine kaset ve şantajla sokulduğunu iddia etti.

Peker, kokainin yeni rotasının ABD’nin çok etkin olması nedeniyle Kolombiya’dan Venezuela’ya kaydığını ve Dominik Cumhuriyeti üzerinden Türkiye’ye getirildiğini söyledi.

Kokainin bilinenin aksine Avrupa’da Türkiye’den daha ucuz olduğunu ifade eden Peker, Türkiye’ye getirilen uyuşturucunun Suriye’deki Lazkiye Limanı üzerinden daha pahalı olduğu Ortadoğu’ya gönderildiğini söyledi. Kokainin para trafiğinin ise Kıbrıs’taki Halil Falyalı üzerinden işlediğini iddia etti.

Peker, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu kokainle ilgili anlattılar ya, ben size gerçeğini anlatayım. Kokain önce Kolombiya üzerinden geliyordu. ABD DEA (Drug Enforcement Administration – Uyuşturucu ile Mücadele Dairesi) orada çok etkili, orada sistemi döndüremeyeceklerini anlayınca yeni bir güzergah çalışması yaptılar. Venezüela’da DEA kontrolü yok, Kolombiya’dan kokaini bu ülkeye geçirmek çok kolay. Oradan gelen mal Türkiye üzerinden Avrupa’ya gidiyor deniliyor ya, hayır, Avrupa’da ucuz kokain, burada pahalı, asıl en pahalı olduğu yer Ortadoğu. Suriye Lazkiye Limanı da DEA’nın kontrolünde değil. 4 ton 900 kilo kokain yakalandıktan sonra yeni güzergah kurmak için Venezuela’ya kim gitti? Eski başkanımız Binali Yıldırım’ın oğlu Erkan Yıldırım… O mal yakalandıktan sonra bu senenin başında, şubatta ayında gitti 4 gün kaldı. Karakas Limanı var, Venezuela’nın en büyük limanı, ordan kuru yük gemileri doğrudan Türkiye’ye gelebiliyor, ama konteynir gemileri Dominik üzerinde durma yapıp, o şekilde devam edebiliyor. Şimdi Dominik üzerinde de yakalanmalar artacak, çünkü yeni güzergah burası. Ben bizim liman çok önemli dedim ya, herkes oraya gemi giremez dedi. Ben gemi girer mi dedim, kokain Türkiye’ye giriş yaptıktan sonra 30-35 metrelik uzun yolculuk yapan yatlarla, 500 kilo, 1 ton, 2 ton kokainler o şekilde dağılıyor. Özellikle ama Suriye Lazkiye üzerinden de yapılıyor.

KOKAİNİN PARA TRAFİĞİ

“Şimdi para trafiği nasıl oluyor? Kıbrıs, Halil Falyalı, tüm para trafiği buradan dönüyor. Halil Falyalı denen şahıs, 20 sene önce hiç bir şeyi olmayan adam şimdi Kıbrıs’ın sahibi. Halil Falyalı’nın Türkiye’de 10 tane dosyası var, neden Halil Falyalı’yı Türkiye’ye getirmiyorsunuz. Tüm yasadışı bahis işleri ondan geçiyor, devletin resmi raporlarında var. DEA almak istiyor, o da alamıyor, uyuşturucu işinden dolayı başka ülkeler de almak istiyor. Erkan Yıldırım-Halil Falyalı, birazdan geleceğiz uyuşturucu işine… Erkan Yıldırım Kıbrıs’a gittiğinde Halil Falyalı’nın ya otelinde ya casinosunda misafiri. Binali beyin böyle bir organizasyonun içinde olduğunu düşünmüyorum. Ama ilk zamanlar Erkan Yıldırım’la ilgili çektikleri kasetleri, kumar kasetleri değil, rüşvettir şeydir, daha sonra bunu işe yönlendirdiler ve bu işin aparatı haline getirdiler. Kokainin Türkiye’ye gelişi gidişi, tüm organizasyon bu şekilde. Neden kokain yakalanamıyor, Erkan Yıldırım’ın direkt gemisiyle ilgili de değil, başka gemiler koordinasyon ediyor.”

“5 TON KOKAİN… KARAKAS LİMANI’NDA ÖZEL BÖLÜM KİRALANDI MI?”

“Sülüman, hadi sen bizim şu arkadaşları bir alsana, bana destek olacaklarmış diye 600 küsür kişiyi dinliyorsun ya, bir alsana. Nasıl uyuşturucu hattı? Sayın savcı Kolombiya’ya, Venezuela’ya yazı yazacaksınız. O mal yakalandığı tarihten 3-4 ay sonra Erkan Yıldırım oraya geldi mi? Ocak ve şubat ayında Karakas limanına gidip özel bir bölüm kiralamak için görüştü mü, kiralandıysa kimin üzerine? Sevkiyat başladı. Pisliğin, pisliği iğrençsiniz. Uyuyan devi uyandırdınız.”

“MEHMET AĞAR BU ORGANİZASYONUN TAM ORTASINDA”

“Peki Mehmet Ağar bu organizasyonun neresinde, tam ortasında. Erkan Yıldırım, Süleyman Soylu dostluğuna bakın. Erkan Yıldırım’ın Süleyman Soylu’nun çevresinde bu konularla ilgili dostluğuna bakın. 5 ton kokain yakalanmış, hastalık vardı (korona) vardı, o yüzden polis yollayamadım (Süleyman Soylu) diyor. 5 ton kokain, özel uçağı kaldırsana bir tane Türkiye’den. Buna da gerek yok, sayın savcılar zahmet etmesin ben yazdırayım: İlgili makama, Adalet Bakanlığı üzerinden Dışişleri Bakanlığı vasıtasıyla Kolombiya Dışişleri Bakanlığı ile ilgili makama ulaştırılmak üzere… Şu şu tarihte ülkenizde yapılan uyuşturucu operasyonuyla ilgili ülkemizin adı geçmekte. Geminin varacağı yer burasıdır, bu konuyla ilgili bilgi belgeleri ivedilikle göndermesiniz talep ederiz…
Yav sülü postacılık bitti, adam göndermene gerek yok.”

“Devleti zora sokmak için anlatmıyorum. 5 ton kokain yakalanmış, (Soylu), ‘Hastalık vardı ondan polis yollayamadık’ diyor. İnsanların aklı ile dalga geçiyor. Lan bu 5 ton kokain, un değil. Kaldırsana özel uçağı Türkiye’den. Buna da gerek yok ki..”

“KUTLU ADALI’YI KORKUT EKEN ÖLDÜRTTÜ”

“Rahmetli Uğur Mumcu… 1996, Kutlu Adalı cinayetine değineceğiz dedik, söz namustur. Biz o zaman Korkut Eken, Mehmet Ağar hep beraberiz. Korkut abinin odasının, Mehmet Ağar’ın odasının yanında. Çok iyi dinleyin burayı. Genciz, vatanseveriz, işte şu PKK’ye yardım ediyor ama genelde işadamlarını yönlendiriyorlar, faili meçhullerden ziyade. Onları da anlatacağım, bugün yetişmez. Bana dedi ki, Kıbrıs’ta bir adam var, evet abi dedim, bu dedi Kıbrıs’ı Rumlara satmak istiyor, genciz o zaman, bizi bi doldur boşalt…. Dedi ki, iki tane bana profesyonel lazım. Dedim ki abi sana öz kardeşimi vereceğim, Atilla Peker’i dedim, uzmandır dedim. THY bilet hard disklerini (eski kayıtlarını) atmıyor, bakabilirler, biletlerden bakabalirler; Korkut Eken, Atilla Yıldırım bu cinayetten ne kadar önce gittiler. Allaha şükürler olsun, onun (Kutlu Adalı) kanını bize nasip etmedi, namuslu adam, bugünleri görmüş adam, bunun için çalışmış, Rumlara falan satacağı yok ülkeyi… Hep böyle yapıyorlar vatanseverlik, vatanseverlik, milleti coşturuyorlar herkesi birbirine sokturuyorlar. Allaha şükürler olsun, geldiler 3-4 gün sonra, denk gelememişler, Korkut abiyle konuştuk, dedi sonra tekrar gideceğiz. Sonra orada bunlara bağlı olan başka bir ekip öldürmüş, karşılaştık Korkut abiyle, halloldu dedi. Atilla Peker kanser ameliyatı oldu evde yatıyordu. Allaha yemin olsun böyle oldu. Kumarın, uyuşturucu işinin git gide Kıbrıs’ı ele geçirdiğini görüyor Kutlu Adalı, bunlarla ilgili çalışma yapıyor, Kıbrıs’ı Rumlara sattı diyorlar, yav adam zaten Denktaş’la mücadele arkadaşı, hep devlet için yapıyor.

“AĞAR KENDİ GEÇMİŞİNİ TEMİZLEMEK İÇİN ÖLDÜRTTÜ BU İSİMLERİ…”

1990’larda öldürülen Kürt mafya babaları konusuna değinen Sedat Peker, bu isimlerin PKK’ya yardım ettiği için öldürülmediğini iddia etti. Peker, Mehmet Ağar’ın bu kişilerden para aldığını ve Ağar’ın bu kişileri geçmişini temizlemek için öldürttüğünü ileri sürdü.

Peker’in bu konudaki sözleri de şöyle oldu:

“Bu Mehmet Ağar var ya Mehmet Ağar. Emniyet müdürlüğü döneminde en iyi arkadaşları, Behçet Cantürk’ü, Hüseyin Baybaşin, Savaş Buldan… Hepsinden para alıyordu. Ağar en son siyasete girince, hayali cumhurbaşkanlığı, geçmişini temizlemek için Milli Güvenlik Konseyi’ne (Kurulu demek istiyor – MGK) bir sunum yaptı, o zaman Tansu Çiller’i ikna etti, sonra Milli Güvenlik Konseyi’ni, devletler kendi gelecekleri için bu tip eylemler yapabilir şeklinde sözlü karar çıkarttırıp sonra başladılar öldürmeye. Vallahi vatan millet için yapmadı, kendi geçmişini temizlemek için.

“UĞUR MUMCU ŞEHİT EDİLDİĞİNDE, KATİL EN ÖNCE GELİR… MEHMET AĞAR…”

Peker, Uğur Mumcu cinayetinde de Mehmet Ağar’a işaret etti:

“Uğur Mumcu, görüşüne katılırsınız katılmazsınız. Bence şehittir. Namuslu adam, dürüst adam… Neden öldürüldü? Öldürüldüğü zaman yazdığı yazılara bakın. Terörden beslenen, terör lordları. Bunun üzerine çalışması. Terör bölgelerinde uyuşturucu tarlaları olur, satışları olur ve silah ticareti. Uğur Mumcu şehit ediliyor, yanına ilk gelen kim, katil en önce gelir Mehmet Ağar. Eşine diyor ki, ‘Ben buradan bir tuğla çekersem devlet aşağı iner.’ Bu meşhur sözdür, devletin içinde yaşayanlar bunu bilirler. Uğur Mumcu, temiz adam, saf adam, tek başına bir adam. Derin PKK de var, unutmayın… Mehmet Ağar’ın yaptığı tüm işler kendi cebi içindi, yav bana işadamını arattırıyorlardı PKK’ye para veriyor diye. Yav abi bu adam Çorumlu nasıl PKK’li olur deyince, yav para veriyormuş diyor… Sonra biz adamı arıyoruz. Telefon açtık, küfür kıyamet. Sonra adam Ağar’ın yanına iki James Bond çanta para ile gidiyor… Bir de para lordları, uyuşturucudan silahtan beslenen. Uğur Mumcu, terörü yazıyor ama terörden beslenenleri yazınca adamı tak şehit ettiler.”

Soylu ve Peker arasındaki gerilim bahislere konu oldu

Gündem

Kültür Bakanlığının İstanbul tanıtımına İstanbullu şaşırdı

Kadın A Milli Voleybol takımının olimpiyatlardaki başarısının ardından başlayan gerici-modern tartışmasının gölgesinde Kültür Bakanlığı’nın hazırladığı, modern figürler barındıran “İstanbul” adlı tanıtım filmi tepkilerin odağı oldu.

BOLD – Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabında, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nın hazırladığı “İstanbul” adlı yeni tanıtım filmini paylaştı. Bir dakikalık filmde, İstanbul’un tarihi ve turistik alanlarını anlatan görüntüler yer alıyor.

Tanıtım filmindeki modern figürler ve sokaklarda özgürce dans eden gençler ‘hangi İstanbul ?’ yorumlarına neden oldu.

Kadın A Milli Voleybol takımının Olimpiyatlardaki başarısından bile iktidara yakın isimler tarafından gerici-modern tartışmasına alet edildiği Türkiye’nin, tanıtım filmindeki modern Türkiye olmadığı vurgulandı.

AKP’SİZ PARALEL EVREN Mİ?

İstanbul’un halihazırdaki durumuna atıfta bulunan Gaye Su Akyol, ” Ne bu paralel evrende yaşanan akepesiz Türkiye mi?” diye sordu.

Videoyu izleyenlerin “Hayalim’deki İstanbul” dediği görüntüler için Mine Söğüt, “Türkiye’yi terk edip Türkiye’ye gidesim geldi…” dedi.

Bazı sosyal medya kullanıcıları videoda mültecilere yer verilmemesini eleştirirken, bazıları da “Pudra şekerini fazla kaçırmışlar” diyerek başta Bakan Ersoy olmak üzere AKP’lileri eleştirdi.

Görüntülerin gerçek olması çok istediğini söyleyen bir vatandaş ise şu yorumda bulundu: “Keşke ülkem böyle olsaydı. Bunları sokakta yapmaya çalışsan esnaf döver, Suriyeli taciz eder, Afgan saldırır.”

İKİYÜZLÜLÜĞÜN NİRVANASI

Fırat Tepeli adlı kullanıcı ise görüntülerde başörtülülerin olmamasına dikkat çekerek, “Benim başörtülü bacımı tanıtım videosuna almadılar” ifadelerini kullandı.

Bakanlığın modern ülke imajı verme çabasının işe yaramayacağını savunan Gülnur Türen ise “İkiyüzlülüğün nirvanası. Modern ülke imajı vermeye çalışılmış ama dünya gerçeği biliyor” dedi.

“Susma anlat KHK’lı”

Okumaya devam et

Gündem

Halkın 50 milyon lirası ‘oka’ gitti

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın ok sevdasının 4 yılda devlete maliyeti 50 milyon lirayı geçti. Bilal Erdoğan’ın ok atması amacıyla Malazgirt Meydan Muharebesi Tarihi Milli Parkı için 1 milyon 688 bin lira daha ihale yapıldı.

BOLD – Mütevelli Heyeti Üyesi olduğu Okçular Vakfı tarafından düzenlenen ‘Malazgirt 1071 Anma Etkinlikleri’nin gerçekleştirildiği Malazgirt Meydan Muharebesi Tarihi Milli Parkı adeta para yutuyor. AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ilk defa 2017 yılında katılmaya başladığı etkinliklerin düzenlendiği park için milyonlarca liralık bir ihale daha düzenlendi ve dört yılda harcanan para ise toplam 50 milyon TL’ye dayandı.

KAMU İHALE KURUMU OK İÇİN İHALE YAPIYOR

Birgün gazetesinin haberine göre Kamu İhale Bülteni’nde yer alan bilgilere göre, Muş İl Özel İdaresi, 30 Haziran tarihinde “Malazgirt Anıt ve Tören Alanı Çevre Düzenleme Yapımı İşi” adı altında bir ihale düzenledi. İhaleyi, 1 milyon 688 bin TL teklif veren Osman Çözgen’in aldığı açıklandı.

ERDOĞAN DA KATILACAK

Bu yıl 26 Ağustos’ta yapılacağı açıklanan tören ve etkinliklere ilişkin geçtiğimiz günlerde açıklama yapan Malazgirt Kaymakamı Yiğit Yaşar Demirer, alanda inşaat çalışmalarının devam ettiğini söyledi. Kaymakam Demirer, Malazgirt Savaşı’nın 950’nci yıldönümünü etkinliklerine yine AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katılacağını belirterek, “Zaferin yıldönümünde bütün devlet erkanını en güzel şekilde ağırlamayı planlıyoruz” dedi.

MALAZGİRT MİLLİ PARKI İÇİN HER YIL YENİ İHALE

Malazgirt Meydan Muharebesi Tarihi Milli Parkı için  yapılan ihaleler şöyle:

  • Van İl Orman ve Su İşleri Şube Müdürlüğü, ilk ihaleyi 2018 yılında düzenledi. Gökten İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile Kenan Gökten İş Ortaklığı’na verilen ihale kapsamında 23 milyon 187 bin TL harcandı.
  • Van Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü, 2019 yılında da ihaleye çıktı. İhaleyi 13 milyon 100 bin TL teklif veren Emba Madencilik İnşaat Şirketi kazandı.
  • 2020 yılında da Van Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğünün yaptığı ihaleyi Azboy Mühendislik-Öz Gönül İnşaat İş Ortaklığı’nın kazandığı ve 9 milyon 849 bin TL ödendiği açıklandı.

Okumaya devam et

Analiz

55 kişilik infaz listesi: Avrupa’daki muhalifler Erdoğan’ın büyüsünü bozdukları için hedef oldu

İnfaz listeleriyle Erdoğan muhaliflerini susturma planının arkasında Avrupa’da yaşayan gazetecilerin çok etkili olması yatıyor. Erdoğan sonrasına hazırlanan farklı aktörlerin gelecek planları için yol temizliği amaçlanıyor. 2015’ten bu yana var olan AKP illüzyonunu bozan gazeteciler hedef yapılıyor.

BOLD ANALİZ – İsmi infaz listesinde yer alan gazeteci Erk Acarer, Almanya’nın başkenti Berlin’de önce evinde saldırıya uğradı sonra da evinin önüne tehdit mesajı bırakıldı. Daha sonra gazeteci Celal Başlangıç, Kürt siyasetçi Hasip Kaplan, gazeteci Cevheri Güven ve sanatçı Ferhat Tunç, evlerine gelen Alman polisleri tarafından infaz listesinde isimleri olduğu gerekçesiyle uyarıldı.

SON SALDIRI GALLER’DE GÖKHAN YAVUZEL’E YAPILDI

Saldırıya uğrayan son isim, adı infaz listesinde geçen Gökhan Yavuzel oldu. Uluslararası Yazarlar Birliği (PEN) üyesi edebiyatçı ve yazar Gökhan Yavuzel dün sosyal medya hesabı Twitter’dan yaptığı açıklamada dört kişinin saldırısına uğradığını aktardı. Yavuzel, “Polis geldi, sonra ambulans. Karakol ifadesinden sonra evime bırakıldım. Sırtımda da hafif morluklar var. İsimlerimizi medyaya ‘infaz listesi’ olarak hedef gösteren dalkavuklar; bunun bedelini elbet ödersiniz” ifadelerini kullandı. Gökhan Yavuzel daha önce yaptığı açıklamada listeden İngiliz polislerinin de haberdar olduğunu ve tehdidi ciddiye aldıklarını belirtmişti. İngiliz polisi, listede adı geçen Yavuzel’in karakola gitmesinin ardından evi ve günlük hayatı ile ilgili korumayı üst düzeye çıkardı. Gökhan Yavuzel, 2018’de adına düzenlenen karalama kampanyalarının ve aldığı tehditlerin ardından Türkiye’den ayrılmak zorunda kaldı, pandemi sürecinde Galler’e sığındı.

AKP’NİN İLLÜZYONU BOZULDU

Dünyada Erdoğan muhalifi 55 kişiye yönelik infaz listesinde ismi geçen ve Alman polisi tarafından uyarılan gazeteci Celal Başlangıç, MA’dan İdris Sayılğan’a konuştu. Muhalif ve bağımsız gazetecilerin medyanın önemli bir bölümünü ele geçiren AKP’nin yarattığı illüzyonu bozdukları için hedefte olduklarını açıkladı.

Başlangıç, listede ağırlıklı olarak gazetecilerin bulunduğuna dikkati çekti. “AKP özellikle 2015 yılından bu yana bir illüzyon üzerinden iktidarda kalmaya çalışıyor. Bir imaj yaratmaya çalışıyor. Zaten medyanın büyük bölümünü ele geçirdi, ele geçiremediğini kapattı. Fakat gerek Türkiye’den gerek yurt dışından yapılan bağımsız yayınlar AKP’nin bu illüzyonunu bozuyor. Bundan dolayı da gazetecileri hedef gösteriyorlar” dedi.

PARİS CİNAYETLERİNİ HATIRLATTI

Söz konusu infazların gerçekleştirilmesini ihtimal dahilinde görüp görmediğine ilişkin ise Başlangıç, Paris’te katledilen 3 Kürt kadın siyasetçiyi hatırlattı. Türkiye geleneğinde bu tür şeylerin olduğunu vurguladı.

AKP’nin iktidarının sonuna geldiğini gördüğünü buna karşın çeşitli yol ve yöntemlerle iktidarını sürdürmeye çalıştığının altını çizen Başlangıç, şöyle devam etti: “Çünkü iktidarları döneminde birikmiş çok fazla suçları var. Bir gün bunların hesabının sorulmasından ciddi bir şekilde korkuyorlar. Bu yüzden de bütün yöntemlerle muhaliflere karşı saldırı alanı açıyorlar. Ama AKP için deniz bitti.”

ERDOĞAN SONRASI İÇİN YOL TEMİZLİĞİ

Almanya polisinin infaz listesiyle ilgili uyardığı isimlerden Nokta Dergisi eski Yayın Yönetmeni Cevheri Güven de Erdoğan sonrasına dikkat çekiyor. Listenin bir istihbarat faaliyet olduğuna vurgu yapan Güven, Bold’a şu değerlendirmede bulundu:

“Avrupa’da yaşayan gazetecilere yönelik saldırıların artması için bir çaba var. Listeler hazırlanıp internette yayınlanması, fanatiklere hedef göstermek için. Saldırıların infaza dönüşüp dönüşmeyeceği, ne kadar hedef gösterileceğinizle ilgili. Paris suikastlarının faili Ömer Güney de benzer fanatikleştirme sürecinden geçirilmişti.
Listeleme süreci Türkiye’de eskiden beri kullanılan bir yöntem. Listelemeleri saldırılar, yok etme politikaları izler. Dink ve Rahip Santoro suikastları öncesi de azınlıklara yönelik benzer listeleme ve hedef gösterme faaliyetleri Facebook üzerinden yapılmış, nefret söylemi karşılık bulduktan sonra da adresleri internete düşürülmüştü. Sonuçta olayı saldırı ve suikast boyutuna götürebilecek bir fanatik bulmak çok da zor olmuyor. Şu an Avrupa’da yaşayan gazeteciler çok etkililer, halkın haber alma ihtiyacında ana kaynak olmaya doğru ilerliyorlar, iktidarın kontrolündeki devasa medya kuruluşlarının üretemediği etkinliğe sahipler, hedef olmamız da bu sebeple. Listenin bir istihbarat faaliyeti olduğunu düşünüyorum, Erdoğan’dan çok Erdoğan sonrasına hazırlanan farklı aktörlerin gelecek planları için yol temizliği yapma çabası olarak görüyorum.”

SOMUT BİR KİŞİ YA DA GRUP YOK

Almanya’ya 2017 yılında gelen ve iltica eden gazeteci Erk Acarer, 7 Temmuz’da Berlin’deki evinin bahçesinde üç kişinin saldırısına uğradıktan sonra yaptığı açıklamada önemli bilgiler verdi. DW Türkçe’de yer alan habere göre Acarer, saldırganlardan birinin kendisine “Yazmayacaksın lan” diye bağırdığını açıkladı. Bir süre sonra da evinin güvenliğinden sorumlu polisler, haşlanmış bir yumurtaya sarılarak bahçesine atılmış “Sen bekle” yazılı bir not buldu. Tedbirlere rağmen gazetecinin evine kadar gelmekten çekinmeyen saldırganlar için polis, ‘Türk faşistler’ tanımını kullanıyor. Acarer’in aktardığına göre somut bir kişi veya grup anılmıyor. Yaptığı haberler nedeniyle Türkiye’deki pek çok gazeteci gibi kendisinin de sıkça tehdit aldığını belirten Acarer, tehdidin tırmanmasında Sedat Peker’in yaptığı açıklamalar üzerine yayınladığı Süleyman Soylu ve Cihan Ekşioğlu haberlerinin etkili olduğunu düşünüyor.

KATİLLERİN İŞİNİN KOLAYLAŞTIRMAMAK GEREK

Listedeki isimlerden Ferhat Tunç da, sosyal medya üzerinden ölüm tehditlerini daha önce de aldığını duyurdu. Alman polisinin uyardığı Tunç, “Ölümden korkmuyorum ama katillerin işini de kolaylaştırmamak gerekiyor” diyor.

55 KİŞİLİK İNFAZ LİSTESİ
  1. Can Dündar
  2. Kemal Aktaş
  3. Ferhat Tunç
  4. Ahmet Nesin
  5. Tarık Toros
  6. Cevheri Güven
  7. Arzu Yıldız
  8. Osman Baydemir
  9. Erk Acarer
  10. Gökhan Yavuzel
  11. Roni Aydın Dere
  12. Adem Karaçoban
  13. Abdullah Demirbaş
  14. Günay Aslan
  15. Celal Başlangıç
  16. Fehim Işık
  17. Erdal Er
  18. Fuat Kavak
  19. Ferda Çetin
  20. Faysal Sarıyıldız
  21. Hozan Kawa
  22. Cahit Mervan
  23. Zübeyir Aydar
  24. Remzi Kartal
  25. Hozan Diyar
  26. Ezhel
  27. Hayko Bağdat
  28. Veysi Özer
  29. Hasip Kaplan
  30. Mahmut Şakar
  31. Ali Kaya
  32. Said Sefa
  33. Ahmet Yücedağ
  34. Selahattin Soro
  35. Hikmet Serbilind
  36. Barbaros Şansal
  37. Sabri Eryiğit
  38. Fevzi Özmen
  39. Medeni Ferho
  40. Bekir Topdiker
  41. Hasan Hüseyin Deniz
  42. Şivan Perwer
  43. Kemal Kıraç
  44. Hilal Nesin
  45. Mirhem Yiğit
  46. Ahmet Aktaş
  47. Ahmet Baraçkılıç
  48. Tuncay Doğan
  49. Ümit Aktaş
  50. Siyar Munzur
  51. Murat Alpavut
  52. Kenan Azizoğlu
  53. Selim Sadak
  54. Necdet Buldan
  55. Baki Gül

Okumaya devam et

Popular

Shares