Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Rusya’dan Türkiye’ye Ukrayna uyarısı: Kiev’in militarist duygularını teşvik etme

Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, Türkiye’ye Ukrayna’nın “militarist duygularını” teşvik etmeme uyarısı yaptı. Lavrov “Umuyoruz ki Ankara izlediği çizgiyi meşru endişelerimiz uyarınca düzeltir” dedi. Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Zaharova da geçen hafta Türkiye’yi etnik meseleleri kaşımama konusunda uyarmıştı.

BOLD – Rusya’nın son haftalarda Türkiye’ye karşı kullandığı sertleşme dikkat çekiyor. Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov, Türkiye’ye Ukrayna’nın ‘militarist duygularını’ teşvik etmeme uyarısı yaptı.

Rus Dışişleri, geçen hafta cuma günü de Türkiye’yi kendi etnik sorunları üzerinden doğrudan ve oldukça sert bir şekilde uyarmıştı.

Lavrov’un açıklaması Türkiye ile Ukrayna arasında savunma sanayii konusunda işbirliğini artırma açıklamasının ardından geldi. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, 9. Ukrayna-Türkiye Yüksek Düzeyli Stratejik Konseyi Toplantısı’na katılmak üzere Nisan ayında Türkiye’ye gelmiş ve AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir görüşme yapmıştı.

Erdoğan görüşme sonrası ortak basın toplantısında “Ukrayna ile ilişkilerimizde savunma sanayii bir diğer önemli boyutu teşkil ediyor. Siyasi ve savunma konularının birbiriyle bağlantısı dikkate alarak, dışişleri ve savunma bakanlarımızın katılımıyla 2+2 formatıyla yeni bir platformda istişarelerimizi başlattık. Bu şekilde ülkelerimiz arasındaki eşgüdümü pekiştiriyoruz. İşbirliğimiz, hiçbir surette üçüncü ülkelere karşı bir girişim değildir” ifadelerini kullanmıştı.

Türkiye’nin Ukrayna’ya silahlı veya silahsız insansız hava aracı (SİHA-İHA) satışı Moskova’yı uzun süredir rahatsız ediyor. Nisan ayındaki görüşmeler sırasında yeni İHA ve SİHA alımları olacağı basına yansımış ancak resmi bir açıklama yapılmamıştı.

LAVROV: UMARIZ ANKARA ÇİZGİSİNİ DÜZELTİR

Lavrov, Rusya’da yayımlanan Argumenti-i Fakti gazetesine yaptığı açıklamada, “Ukrayna ilişkilerine gelince, Türk meslektaşlarımıza, durumu itinalı bir biçimde analiz etmelerini, Ukrayna’nın militarist düşüncelerini desteklemeyi bırakmalarını her düzeyde tavsiye ediyoruz” dedi.

Lavrov, “Ukrayna’nın Kırım konusundaki agresif girişimlerini cesaretlendirmenin, Rusya’nın toprak bütünlüğüne kastetmek ile eşdeğer olduğu görüşümüzü onlara (Türk meslektaşlarımıza) son derece açık bir biçimde iletiyoruz” diye ekledi.

Rusya Dışişleri Bakanı, bununla ilgili olarak, Türkiye’nin, Rusya’nın ‘meşru endişelerini dikkate alarak izlediği çizgiyi değiştireceğini’ umduklarını da belirtti.

Türkiye diğer NATO ülkeleri gibi Moskova’nın 2014 yılında Kırım’ı ilhakını kabul etmiyor ve Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne destek veriyor. Erdoğan Zelenski ile yaptığı görüşmede de “Türkiye olarak Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü ve egemenliğini güçlü bir şekilde savunduk. Kırım’ın ilhakını tanımama yönündeki prensip kararımızı bir kez daha teyit ettik” demişti.

BİZ DE SİZİN ETNİK SORUNLARINIZI KAŞIRIZ

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova

Türk Dışişlerinin Kırım Tatarları ve Çerkes Sürgünü hakkında geçen hafta yaptığı açıklama Moskova’nın sert tepkisine neden olmuştu.

Cuma günü Rus Dışişleri uzun süredir ilk defa Türkiye’yi kendi etnik sorunları üzerinden sert ve ironik bir şekilde uyarmış, Sözcü Maria Zaharova “Türkiye Rusya’yı karıştırmaya kalkışırsa, Rusya da Türkiye’ye ilgisiz kalmaz” mesajı vermişti.

Maria Zaharova, Türkiye’de etnik, dilsel ve dini nitelikli çözülmemiş sorunlar yaşanırken Ankara’nın etnik azınlıkların savunucusu rolüne soyunamayacağını ifade etmişti.

Rus Dışişleri Sözcüsü, Türkiye’nin bu tür söylemleri sürdürmesi halinde kendilerinin de Türkiye’deki benzer sorunlara dikkat çekmek durumunda kalacaklarını belirterek “Biz bunu yapmak istemiyoruz, bu nedenle Türkiye Dışişleri Bakanlığı’nın bizi duyacağını umuyorum. Türk siyasetçilerin, etnik faktörü, en başta etnik grupların çıkarlarına darbe vuran jeopolitik oyun aracı olarak kullanmaktan vazgeçme zamanı çoktan geldi” ifadelerini kullanmıştı.

DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI AÇIKLAMASINDA NE DEMİŞTİ?

Dışişleri Bakanlığı 18 Mayıs’ta Kırım Tatar ve Çerkes Sürgünlerinin Yıldönümleri vesilesiyle yaptığı yazılı açıklamada şunları belirtmişti:

“1944 yılının 18 Mayıs gecesi, 250.000 Kırım Tatar Türkü soydaşımız insanlık dışı koşullarda sürgün edilerek anavatanlarından koparılmışlardır. Bu elim hadisede Kırım Tatar Türklerinin büyük kısmı hayatlarını kaybederken, sağ kalanlar anavatan hasretiyle yaşamaya mecbur bırakılmışlardır.”

“Türkiye, sürgünden 77 yıl sonra Kırım’ın yasadışı ilhakından doğan zorluklarla sınanmaya devam eden Kırım Tatarlarının mağduriyetlerinin giderilmesi, kimliklerinin korunması, refah ve esenliklerinin sağlanması için soydaşlarının yanında olmayı sürdürecektir.”

“21 Mayıs’ı ise Çarlık Rusyası’nın işgalinde öz yurtlarını terketmek zorunda kalarak Anadolu’ya sığınan Kafkas halklarının büyük kayıplar verdikleri, ortak hafızalarımızda bugün de yaşattığımız bir trajedi olan “Çerkes Sürgünü”nün 157. yıldönümü olarak anmaktayız. Kırım Tatar Türkleri ve kardeş Kafkas halklarının acılarını paylaşıyor, sürgünlerde hayatlarını kaybedenlere rahmet diliyor ve aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyoruz.”

Peker’i almak için Fas’a insansız hava araçları yarı fiyatının altında verilmiş

Dünya

Almanya, Ziraat’i mercek altına aldı: Bilançolarda dengesizlik var

Almanya, Ziraat Bankası’nın ülkedeki mali tablolarını mercek altına aldı.Bankanın kredi işlemleri ve bilançolarında dengesizlik olduğu ifade ediliyor. Mali denetim kurumu BaFin, daha önce de Ziraat Bankası Almanya’nın başına yapılacak Genel Müdür atamasını kabul etmemişti.

BOLD – Almanya’nın mali denetim kurumu BaFin, Ziraat Bankası’nın Almanya’daki birimi ‘Ziraat Bank International AG’nin bilonçolarını incelemek istedi.

“BİLANÇODA DENGESİZLİKLER VAR”

Reuters Haber Ajansı’nın üç farklı kaynaktan edindiği bilgiye göre, bazı kredi işlemleri ve bankanın bilançosu hakkındaki endişeler nedeniyle bu talepte bulunuldu ve şu açıklama yapıldı:

“Bankanın bilançosunda uyuşmayan bazı rakamlar var. BaFin olarak bu dengesizliklerin nedenini inceleyeceğiz”

BaFin ve Ziraat Bankası yetkililerinin konuyla ilgili yorum yapmaktan kaçındığı belirtilirken ismi verilmeyen bir hükümet yetkilisinin Reuters’a verdiği bilgiye göre Alman düzenleyici kurum Ziraat tarafından yapılan bazı işlemlerden rahatsız. Yetkili “Bazı verilerle ilgili bir dengesizlik olduğunu düşünüyorlar… Bu konular tartışılıyor. Bu sorunların sonunda çözülmesini bekliyoruz” şeklinde konuştu.

İKİ KURUM GÖRÜŞMELER YÜRÜTECEK

İddialarla ilgili Ziraat Bankası International AG ve mali denetim kurumu Bafin’in görüşmeler yürüteceği, görüşmelerin başarısız olması durumunda BaFin’in birkaç seçeneği olduğu belirtiliyor.

Bu seçenekler arasında BaFin’in bankanın büyük ölçekli krediler vermesini yasaklaması, yapılanları incelemesi için özel bir müfettiş göndermesi veya bankanın birkaç alanda iş yapmasını sınırlaması olduğu ifade ediliyor.

DAHA ÖNCE GENEL MÜDÜR ATAMASI REDDEDİLMİŞTİ

Ziraat Bank International AG, Almanya’da, Türkiye’nin varlık bakımından devlete ait en büyük işletmesi olarak faaliyet gösteriyor ve Berlin dahil yedi şehirde şubesi bulunuyor.

Ziraat Bankası’nın Frankfurt’ta önerilen genel müdürünün atanmasını da BaFin’in daha önce onaylamamıştı. Ancak bu durumun bankadaki endişelerle doğrudan ilgili olmadığı, bu kişinin bazı şartları yerine getirmemesi ile ilgili olduğu ifade edildi.

Gazeteci Elmas Topçu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Almanya Federal Finansal Denetleme Kurulu BaFin Ziraat Banka’sının Almanya’daki kuruluşu Ziraat International’i büyüteç altına almış. İsim vermeyen kaynaklar, bilançolarındaki düzensizlikten bahsediyor. Ziraat International’e atanan yeni yöneticiyi de BaFin reddetmiş. Alman denetleme kurumu BaFin, Ziraat International’e atanan yeni yöneticiyi de ‘uygun değil’ gerekçesiyle reddetmiş. Adamlar Türkiye’de yapılan kanka atamaları ile verilen hediye kredileri de biliyordur, aptal değiller ya” yorumunu yaptı.

Sezgin Baran Korkmaz’ın tutukluluğu devam edecek

Okumaya devam et

Dünya

Malta’da iki Türk öğretmen tutuklandı

Yunanistan’dan yola çıkarak Malta üzerinden Belçika’ya gitmeye çalışan iki Türk öğretmen dün akşam Malta’da tutuklandı. Rabia Yavuz ve Müzekka Deneri’ye geçerli olmayan bir pasaport kullandıkları için 6 ay hapis cezası verildi.

BOLD – Malta Times sitesinin haberine göre 26 Temmuz pazartesi günü Malta Havaalanında gözaltına alınan Rabia Yavuz ve Müzekka Deneri, dün çıkarıldıkları mahkemeden sonra tutuklandı. Rabia Yavuz’un 3 yaşındaki oğlu ile Deneri’nin 5 yaşındaki oğlu, Malta’nın çocuk esirgeme kurumu Appogg’a teslim edildiği öğrenildi.

Yavuz ve Deneri’nin avukatı Christopher Chircop, mahkemede yaptığı savunmada müvekkillerinin 15 Temmuz’dan sonra Türkiye’den ayrılmak zorunda olan öğretmenler olduğunu, Yunanistan’a sığındıklarını ve çocuklarına daha iyi bir yaşam sunma umuduyla Belçika’ya gitmek istediklerini, tatile gitmediklerini ifade etti. Bunun diğer olaylardan farklı değerlendirilmesini isteyen Christopher Chircop mahkemeden af talebinde bulundu.

KARARI DUYUNCA GÖZYAŞLARINA BOĞULDULAR

Chircop, çocukların yabancı bir ülkede annelerinden koparılıp dil ​​engeli ve tanıdık olmayan geleneklerle karşı karşıya kalırlarsa travma yaşayacaklarını da sözlerine ekledi. Ancak mahkeme her iki öğretmene de sahte pasaportla geçmeye çalıştıkları için 6 ay hapis cezası verdi.

Kararı çevirmen yardımıyla öğrenen 27 yaşındaki Rabia Yavuz ile 29 yaşındaki Müzekka Deneri’nin mahkemede gözyaşlarına boğulduğu, hıçkıra hıçkıra ağladığı ve yardım istediği öğrenildi.

“ÇOCUKLAR ANNELERİYLE BİR ARAYA GELECEK”

Avukat Nurullah Albayrak Twitter’dan bugün yaptığı açıklamada “İki hanımefendi çocuklarıyla beraber, Malta’ya geçerli olmayan bir seyahat belgesiyle giriş yaptıkları ve iltica etmek istemediklerini söyledikleri için normal olarak yasa dışı ülkeye girildiği gerekçesiyle hukuki süreç başlatıldı. İçerideki hanımefendilerle eşleri bu sabah görüntülü olarak görüştü. Çocuklarla anneler bugün bir araya geliyor. Malta’dan avukat ayarlandı ve sürece müdahil olundu. Gerekli koordinasyon sağlandı. Hukuki süreç aileleriyle birlikte takip ediliyor.”

Okumaya devam et

Dünya

Sezgin Baran Korkmaz’ın tutukluluğu devam edecek

Avusturya’da mahkeme, Türkiye ve ABD tarafından kara para aklama soruşturması kapsamında iadesi istenen Sezgin Baran Korkmaz’ın tutukluluk halinin kaldırılmasına ilişkin yapılan itirazı kabul etmedi.

BOLD – Avusturya’daki Wels Bölge Yüksek Mahkemesi, Türkiye ve ABD tarafından kara para aklama soruşturması kapsamında iadesi istenen Sezgin Baran Korkmaz’ın tutukluluk halinin kaldırılmasına ilişkin yapılan itirazı reddetti. Korkmaz’ın tutukluluk hâli 22 Eylül’e kadar uzatıldı

Wels Savcılığı Basın Biriminden Savcı Christoph Weber, Korkmaz’ın Wels Bölge Mahkemesinin 5 Temmuz’da aldığı tutukluluk halinin devam etmesine yönelik karara yapılan itirazın, Yüksek Mahkemece kabul edilmediğini aktardı.

Firar etme tehlikesi gerekçesiyle tutuklanmasına hükmedilen şahsın tutukluluk halinin devam etmesine karar verildiğini belirten Weber, Korkmaz’ın tutukluluk halinin 22 Eylül’e kadar devam edeceği bilgisini paylaştı.

Weber, 5 Ağustos’ta yapılması öngörülen Korkmaz’ın 3’üncü duruşmasının da başka bir tarihe ertelendiğini kaydetti.

ABD VE TÜRKİYE İADESİNİ İSTİYOR

SBK Holding’in sahibi Sezgin Baran Korkmaz, ABD’nin talebi üzerine 19 Haziran’da Avusturya’nın başkenti Viyana’ya yaklaşık 250 kilometre uzaklıkta bir kasabada emniyet güçlerince gözaltına alınmıştı.

Korkmaz’ın 5 Temmuz’da görülen 2. davasında tutukluluk halinin devam etmesine hükmedilmiş, Korkmaz da bu karara itiraz etmişti.

Korkmaz’ı hem ABD hem de Türkiye ‘kara para aklama’ suçlarından yargılamak için Avusturya’dan istiyor.  Korkmaz’ın tutukluluk hali konusunda kararı Wels Bölge Yüksek Mahkemesi verecek. Ancak Korkmaz’ın iade talebi bu mahkemeden farklı olarak başka bir üst mahkeme tarafından değerlendirilecek.

Uluslararası yargılama usulüne göre mahkeme, ABD ve Türkiye’den gönderilecek dava dosyalarını inceledikten sonra Korkmaz’ın iki ülkeden birine iade kararı verecek.

Korkmaz ile ilgili ABD’de 2 ayrı dava bulunuyor. Bunlar birinde Korkmaz için 225 yıl, diğerinden de 25 yıl olmak üzere her 2 davada Korkmaz için istenen en fazla ceza 250 yıl.

Türkiye’de Korkmaz için istenen toplam ceza ise 10 yıl.

AB Ankara’ya yine sopa gösterdi: Kapalı Maraş meselesinde ‘yaptırım’ tehdidi

Okumaya devam et

Popular

Shares