Bizimle iletişime geçiniz

Politika

3 aşılı Erdoğan ölümsüzlük hedefliyor

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, dün katıldığı canlı yayında Kovid-19’a karşı 3 doz aşı olduğunu belirterek, antikor seviyesinin 2 bin 160’a yükseldiğini açıklaması tepki çekti. Türkiye’de halkın yüzde 60’ı henüz bir doz bile aşılanmadı. CHP’li Murat Emir ise, Erdoğan’ın Türkiye’ye aşı gelmeden el altından aşılandığını öne sürdü. Sosyal medyada ise, “Adam ölümsüzlük hedefliyor” yorumu yapıldı.

BOLD – Tayyip Erdoğan’ın dün akşam TRT yayınında 3 doz aşı vurulduğunu söylemesi Türkiye’de aşı bulamadığı için hayatını kaybeden binlerce vatandaşın durumunu gündeme getirdi.

Koronavirüs salgınıyla ilgili konuşan Erdoğan, şu ana dek 3 doz aşı yaptırdığını açıkladı. Erdoğan, “Ben 3 aşımı oldum, bir de o üç aşıdan sonra bir de antikor yükseldi mi, yükselmedi mi bununla ilgili adımı attım. Hamdolsun 2160’ı yakaladım” dedi. Açıklamadan Cumhurbaşkanlığı Sarayında Erdoğan’ın koronavirüse karşı henüz Türkiye’de resmi aşılama başlamadan aşı olduğu ve antikor seviyesinin de düzenli takip edildiği anlaşıldı.

Ancak Erdoğan’ın sözleri aşı bulamadığı için hayatını kaybeden binlerce vatandaşın durumunu da gözler önüne serdi.  1 Haziran 2021 tarihli güncel koronavirüs verilerine göre Türkiye’de son 24 saatte; 7 bin 112 kişi koronavirüse yakalanırken, 129 kişi hayatını kaybetti.  Toplam vaka sayısı ise 5,26 milyona ulaştı. Koronavirüs salgınında vefat eden hasta sayısı ise 47 bin 656 oldu.

ÜÇ DOZUN ÖRNEĞİ YOK

Erdoğan, 3. doz aşısını olurken kronik rahatsızlıkları olan on binlerce vatandaş henüz aşılanmadı. Türkiye’de 50 yaş üzeri vatandaşlar ise yeni aşılanmaya başladı. Türkiye’deki aşılama rakamlarına göre 29,2 milyon doz aşı gelirken, iki doz aşı olanların sayısı 12,5 milyon. Aşı olanların oranı ise yüzde 15,3. Verilere göre 83 milyonluk Türkiye’de nüfusun yüzde 60’i henüz aşılanmadı. Üç doz aşı vurulanlara ilişkin ise Erdoğan dışında somut bir bilgi yok.

ERDOĞAN TÜRKİYE’YE GELMEDEN AŞILANMIŞ

Erdoğan’ın 3. doz aşısını olduğunu açıklaması resmi aşılama başlamadan önceden aşılandığı sorusunu gündeme getirdi. Erdoğan, aşılama kampanyasını destek için 14 Ocak ve 11 Şubat tarihlerinde 2 doz aşı olmuştu. 3. doz aşıyı olabilmesi için aradan en az 6 ay geçmesi gerektiği uzmanlarca ifade ediliyor. Bu durumda Erdoğan’ın aşının resmi olarak ulaşmadığı Aralık ayında aşı olduğu belirtiliyor.

EL ALTINDAN AŞILANDI

CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, Erdoğan’ın “3 doz aşı oldum” açıklamasına tepki gösterdi. Emir, şunları söyledi: “Aralık ayının başında aşının aslında Türkiye’ye çoktan geldiğini ve bazı AKP’lilerin el altından aşı olduğunu iddia etmiştik. AKP’liler bu iddiamızı reddetmişti. Oysa dün Cumhurbaşkanı “3. doz aşımı oldum” sözleriyle bizi doğrulamış oldu.  3’üncü doz aşının yapılabilmesi için 2’nci dozun üzerinden 6 ay geçmesi gerekiyor. Bu durumda Erdoğan’a 14 Ocak’ta kameralar karşısında göstermelik bir aşı mı yapıldı? Demek ki, Erdoğan, çok önceden ilk doz aşısını oldu. Yani tam da bizim iddia ettiğimiz gibi, Türkiye’ye ilk aşı söylendiği gibi 30 Aralık’ta değil, çok önceden geldi ve AKP’liler herkesten önce aşılandı. Kovid nedeniyle bugüne kadar binlerce insanımızı, yüzlerce sağlık çalışanımızı kaybettik. Beceriksizlik ve rant hırsı yüzünden Türkiye’ye büyük bedeller ödettiren AKP iktidarı, halk sağlığı suçu işlemeye devam ediyor.”

ŞEKER HASTASIYIM DAHA BİRİNCİ DOZU OLMADIM

Sosyal medyada da Erdoğan’ın aşı açıklamasına tepki yağdı. Adnan isimli bir kişi, “Erdoğan
3 doz aşıyı oldum diyor. Merkel ‘Halkım aşı olmadan aşı olmam’ diyor. Hangisi Müslüman kafam karıştı” yorumu yaptı. Başka bir sosyal medya kullanıcısı ise, “Ben 50 yaşındayım şeker ve tansiyon hastasıyım, daha birinci dozu dahi olmadım” dedi. Özcan Şimşek isimli kişi ise, “Lebalep kongrelerin sebebi belli oluyor. Demek ki vatandaş birinci aşısını olamamışken akepeliler üç aşı olmuşlar. Yaparsa akepe yapar” ifadesini kullandı. Abbas Doğan ise, “Adam ölümsüzlük hedefliyor” yorumu yaptı.

 

 

Yetişmiş sağlıkçıları KHK ile atan Erdoğan şimdi doktor açığından şikayet ediyor

Politika

YAŞ’tan sonra Bakanlar Kurulu toplantısı da ertelendi

Bu hafta başında toplanması gereken Yüksek Askeri Şura toplanamazken Pazartesi günü yapılması gereken Bakanlar Kurulu toplantısı da ileri bir tarihe ertelendi.

BOLD – Bugün yapılması gereken Cumhurbaşkanlığı Kabinesi toplantısı ileri bir tarihe ertelendi. İleri bir tarihte yapılacak olan toplantıda vaka sayılarının azaltılabilmesi için alınması muhtemel yeni önlemler değerlendirilecek.

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz günlerde Kurban Bayramı döneminde artan hareketliliği işaret ederek, yapılacak ilk kabine toplantısında artan vaka sayısını değerlendireceklerini söylemişti. Erdoğan, ”Bayramda halkımızın yaşam tarzı tersine çevirdi. Rakamlar aleyhe döndü” demişti.

Normalleşmenin başladığı 1 Temmuz’da günlük vaka sayısı 5 bin 288’di. 42 kişi de hayatını kaybetmişti. Ancak Temmuz ayında vakalar 4 kattan fazla arttı.

YÜKSEK ASKERİ ŞURA DA TOPLANAMADI

Ağustos ayının ilk haftası toplanması gereken Yüksek Askeri Şura da toplanmadı ve toplantının ne zaman yapılacağına ilişkin bir açıklama da yapılmadı.

Yüksek Askeri Şura, geçen yıl 23 Temmuz’da gerçekleştirilmişti.

Saray’ın YAŞ sıkıntısı: Şura toplanamadı

Okumaya devam et

Analiz

Yangınlarda yetersiz kalan iktidardan ‘aciz’ tepkisi

Türkiye son bir haftadır birçok şehirde görülen ve hızla artan orman yangınlarıyla mücadele ediyor. Hükumetin orman yangınlarıyla mücadelede yetersiz kalması sonrası sosyal medyadan başlatılan “Helpturkey” çağrısı Saray’ı rahatsız etti. İletişim Başkanı Fahrettin Altun, sözde yardım kampanyasının Türkiye’yi aciz göstermeyi amaçladığını öne sürdü.

BOLD ANALİZ – Orman yangınları sosyal medyanın ana gündem maddesini oluşturuyor. Yangına müdahalenin zayıf kaldığı eleştirileri sonrası başlatılan #helpturkey etiketi kampanya başlatıldı. Milyonlarca kişinin destek verdiği kampanya ile ilgili kısa sürede 2.5 milyon tweet atıldı.

KAMPANYA SARAY’I RAHATSIZ ETTİ

AKP Hükumeti’nin orman yangınları ile ilgili acizliğini ortaya koyan kampanya Saray’ı rahatsız etti. Saray’a yakın gazeteler, dün akşam başlatılan ve bir anda hızla büyüyen #helpturkey kampanyasının “şüphe uyandırdığı”nı öne sürdü. Milyonlarca hesaptan Türkiye’deki orman yangınlarına karşı istenen yardım çağrılarının bot hesaplardan yapıldığı iddia edildi. #helpturkey etiketine destek olan hesapların büyük bir kısmının Gülen Hareketi ile bağlantılı oldukları ileri sürüldü. Haberlerde orman yangınlarının farklı boyuta taşınmasından endişe edildiği belirtilip, halktan bu kampanyaya destek vermemeleri istendi.

FAHRETTİN ALTUN, YARDIM KAMPANYASINI TUZAK OLARAK NİTELEDİ

#helpturkey etiketine Saray’a yakın gazetelerin tepkisi sonrası bir açıklama da Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’dan geldi. Altun, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Türkiye’yi aciz göstermeyi amaçladığını “sözde yardım kampanyası”nın devlet ve millet birlikteliğini zayıflatmak için açıldığını öne sürdü. Altun, “Türkiyemiz güçlüdür! Yurtdışından ve tek merkezden organize edilen sözde yardım kampanyası ideolojik saiklerle, devletimizi aciz göstermek, devlet-millet birlikteliğimizi zayıflatmak amacıyla başlatılmıştır. Şu anda sosyal iletişim platformlarında, anlık mesajlaşma gruplarında, forumlarda yayılan bilgilerin büyük çoğunluğu yalan haberdir. Bugün böyle bir doğal afet durumunda dahi bu türden yalanları yayanların tuzağına düşmeyelim” dedi.

RTÜK DE HAREKETE GEÇTİ: EN AĞIR ŞEKİLDE YAPTIRIM UYGULANACAK

Orman yangınları ile ilgili sosyal medyada yürütülen yardım kampanyaları ve bilgilendirmeler ile ilgili RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin’den de bir açıklama geldi. Sosyal medyada ve bazı medya organlarında orman yangınlarıyla ilgili “yalan içerikler” paylaşıldığını öne süren Şahin, bu içerikleri paylaşanlara yaptırım uygulanacağını söyledi. Şahin, “Amaçları yangını söndürmek değil yangına körükle gitmek olan, özellikle sosyal medya üzerinden troll hesaplarla yalan-yanlış bilgileri kamuoyuna servis eden alçaklar şunu iyi bilin. Aziz Devletimiz ve milletimiz bunun da hesabını size soracaktır. Denetleme ve düzenleme alanımız içerisinde yer alan medya kuruluşlarının bahsedilen dezenformasyonlara tevessül etmesi halinde ivedilikle en ağır şekilde yaptırım uygulanacağının bilinmesini özellikle isterim” dedi.

AKP yangınları değil siyasi sonuçlarını düşünüyor

Okumaya devam et

Politika

Bahçeli göçmen konusunda AKP ile çelişti

Cumhur İttifakı’nın ortağı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, son günlerde Türkiye’ye yönelen göçmen akınıyla ilgili AKP ile çelişen açıklamalar yaptı. Bahçeli, “Bayram münasebetiyle kendi ülkelerine gidebilenlerin, bu gidişlerinde sorun yaşamayanların geri dönüşlerine de lüzum yoktur” dedi.

BOLD – MHP’nin gazetesi Türkgün’e röportaj veren Bahçeli, Suriyeli ve Afgan sığınmacılara ilişkin açıklamalarda bulundu. Bahçeli’nin açıklamalarının AKP’li bakan ve vekillerin sözleriyle çelişmesi dikkat çekti.

ÜLKELERİNE GÖNDERİLMESİNDEN YANAYIZ

Bahçeli, “Biz ilkesel olarak ülkemizde geçici statüde bulunan yabancı ülke vatandaşlarının, güvenli ve huzurlu şekilde tekrar kendi ülkelerine gönderilmesinden yanayız” dedi. Sığınmacıların geldiği ülkelerin düzene kavuşmasını isteyen Bahçeli, “Ancak öncelikle göçe kaynaklık teşkil eden sıcak ortamın soğuması, sertliklerin yumuşaması, gergin atmosferin zayıflaması lazımdır. Bu vasat ortaya çıkmadan, bize sığınanları nasıl ateşe atarız? Nasıl ölüme terk ederiz?” dedi.

PLAJLARDA KEYİF SÜRENLER

Özellikle Suriyeli sığınmacıların bayram dönemlerinde ülkelerine gidip tekrar dönebildiğini söyleyen Devlet Bahçeli, “Şu da var ki, bayram münasebetiyle kendi ülkelerine gidebilenlerin, bu gidişlerinde sorun yaşamayanların geri dönüşlerine de lüzum yoktur. Vatandaşlarımızın sorun ve şikâyetlerinden birisi de budur. Gettolaşmaya, şiddet ve asayişsizlik olaylarının yayılmasına, huzursuzluğun genişlemesine müsaade edilmemelidir. Bir yanda ülkesi için canını ortaya koyanlar varken, diğer yanda sığındığı ülkenin plajlarında keyif sürenler doğal olarak maşeri vicdanda sorgulanmaktadır. Bu çelişki tepki toplamaktadır” diye konuştu.

DEMOGRAFİK İSTİKBALİMİZİ DÜŞÜNMEK ZORUNDAYIZ

Bahçeli’ “Ülke olarak demografik istikbalimizi düşünmek zorundayız. Nüfus istiklalimizi korumak mecburiyetindeyiz. Önümüzdeki 50 yıl, 100 yıl için demografik bir projeksiyon hazırlanmalıdır. Gelecekte nüfusun bileşenleri nasıl olacak? Anadolu coğrafyasındaki demografik dağılımın içeriği nasıl şekillenecek? Suriyeliler bize emanettir. Buna diyeceğim bir şey yoktur. Ama ilanihaye burada kalmaları mümkün değildir” açıklaması yaptı.

 

Okumaya devam et

Popular

Shares