Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Yunanistan Türkiye üzerinden iltica başvurularını durdurdu: Karar ne anlama geliyor?

Yunanistan, Türkiye’yi güvenli ülke kategorisine aldı. Suriye, Afganistan, Pakistan, Bangladeş ve Somali gibi ülkelerden gelenlerin Yunan topraklarından önce burada iltica başvurusunda bulunup uluslararası koruma talep edebileceğini belirtti.

BOLD Yunanistan Göç ve İltica Bakanı Nitos Mitarakis, Suriye, Somali, Pakistan, Afganistan ve Bangladeş’den gelen kişilerin Türkiye üzerinden gelmeleri halinde iltica başvurusunu kabul etmeyeceklerini açıkladı.

Yunan Dışişleri ve Göç bakanlıklarının ortak açıklamasında da bu ülkelerden gelenlerin iltica başvurularını inceleme konusunda Türkiye’nin bütün şartları yerine getirebileceğini ve herhangi bir tehlikede olmadıkları belirtildi. Bu yüzden başvurularını Yunanistan yerine Türkiye’de yapabilecekleri vurgulandı.

Yunanistan Göç ve İltica Bakanı Mitarakis, “Türkiye’nin güvenli üçüncü ülke olarak nitelendirilmesi, yasa dışı mülteci akışlarıyla mücadele ve insan kaçakçılığının önüne geçmek adına önemli bir adımdır” değerlendirmesinde bulundu.

KARAR NE ANLAMA GELİYOR?

Atina’nın bu kararı ile birlikte söz konusu ülkelerden gelen sığınmacıların Avrupa Birliği’nde (AB) kalma şansı tamamen azalıyor.

Bu kararla teoride Yunanistan, ülkesine bu 5 ülkeden gelen sığınmacıları Türkiye’ye geri gönderebilecek.

Türk vatandaşları ve bu 5 ülke dışındaki ülke vatandaşları karardan etkilenmeyecek.

NASIL UYGULANACAK?

Kararın uygulanması için Türkiye’nin Yunanistan’ın geri göndereceği bu 5 ülke vatandaşlarını kabul etmesi gerekiyor.

Ancak Avrupa Birliği ve Atina’nın baskılarına rağmen Türkiye, AB’nin anlaşma şartları çerçevesindeki yükümlülüklerini yerine getirmediğini belirterek Yunanistan’a geçen göçmenleri geri alma konusunda pek istekli durmuyor.

Yunan yetkililer, yıl başından bu yana Türkiye’den bin 453 kişiyi geri almasının talep edildiğini fakat hiçbirinin kabul edilmediğini açıkladı.

18 Mart 2016’da Avrupa Birliği ile Türkiye arasında imzalanan mülteci mutabakatına göre şu hususlar kararlaştırılmıştı:

  • 20 Mart 2016 itibariyle Türkiye’den Yunan adalarına geçen tüm yeni düzensiz göçmenler Türkiye’ye iade edilecek. Yunan adalarına ulaşan göçmenler, usulüne uygun olarak kayıt altına alınacak ve sığınma başvuruları UNHCR (BM Mülteciler Yüksek Komiserliği) ile işbirliği içinde bireysel olarak işleme konulacak. Dayanaktan yoksun ya da kabul edilemez bulunanlar Türkiye’ye iade edilecek. Düzensiz göçmenlerin iade işlemlerinin masrafları AB tarafından karşılanacak,
  • Korunmaya muhtaç gruplara yönelik BM kriterleri doğrultusunda, Yunan adalarından Türkiye’ye iade edilen her bir Suriyeli için Türkiye’den bir diğer Suriyeli AB’ye yerleştirilecek (1’e 1 formülü). İlk etapta 18 bin kişi yerleştirilecek, daha sonra ilave en fazla 54 bin kişi gönüllülük esasına göre yerleştirilecek.
AVRUPA BİRLİĞİ VE TÜRKİYE’NİN TUTUMU NASIL OLACAK?

Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki mülteci anlaşmasına göre Yunanistan’ın geri göndermek istediği kişileri kabul etmeyen Ankara’nın anlaşmaya ilave durumu kabul etmesi mümkün gözükmüyor.

Türkiye ve AB yetkilileri son zamanlarda mülteci anlaşmasının yenilenmesi gerektiğini ifade ediyor. Ankara bu kapsamda AB’nin yaptığı mali yardımların yeterli olmadığını ve arttırılması gerektiğini ifade ediyor. Bu ilave durum nedeniyle Türkiye’nin yeni mülteci mutabakatı konusundaki talepleri daha da artacaktır.

Atina yönetiminin bu kararı Brüksel’e danışarak aldığı düşünülürse, Ankara üzerindeki Avrupa Birliği’nin baskısı da çoğalacaktır.

Doğu Akdeniz’deki doğalgaz arama faaliyetleri, Kıbrıs ve insan haklarındaki gerileme nedeniyle ilişkilerin oldukça bozuk olduğu Türkiye-AB ilişkileri da gerilecektir.

YUNANİSTAN’A GÖÇTE SON DURUM

BM verilerine göre bu yıl 3 binden fazla kişi botlarla Ege Denizi’ni geçerek Yunanistan’a ulaştı. Bunların yüzde 47’sini Afganlar, yüzde 15’ini Suriyeliler ve yüzde 9’unu Somalililer oluşturdu.

Yunan adalarındaki mülteci kamplarında kalan kişi sayısı da büyük ölçüde azalmış durumda. Yunanistan Vatandaşı Koruma Bakanlığının geçen Mayıs ayında açıkladığı verilere göre Midilli, Sakız, Kos, Leros ve Samos adalarındaki toplam sığınmacı sayısı 40 binden 9 bine geriledi.

Yunan hükümeti, geçen yıldan beri Türkiye ile deniz sınırını daha sıkı gözlemliyor. Ancak deniz sınırındaki önlemlerini artıran Yunanistan’a yönelik suçlamalar da var. İnsan hakları kuruluşları, Yunanistan’ı yasa dışı “geri itme” uygulamasıyla sığınmacıları Türkiye’ye göndermekle suçluyor. Uluslararası basın ve insani yardım kuruluşlarının bu yöndeki çok sayıda rapor ve haberine rağmen Atina yönetimi bu suçlamaları kabul etmiyor.

MİT Selahaddin Gülen’i Kenya’dan kaçırdı Ankara askeri imzayı attı

Dünya

Brezilya’da Türk jetine operasyon: 1,3 ton kokain ele geçirildi

Brezilya Polisi, Sao Paulo kentindeki Leite Lopes Havaalanı’nda bir Türk jetine operasyon yaptı. Operasyonda 25 bavula gizlenmiş 1,3 ton kokain ele geçirildiği iddia ediliyor. Uçaktaki bir İspanyol yolcu ile Türk mürettebatın gözaltına alındığı öğrenildi. Diyarbakırlı işadamı Şehmuz Özkan’a ait uçak, Özal döneminde satın alınmış ve 2016 yılına kadar devlet büyükleri tarafından kullanıldı. Kokain iddialarının ardından gözler Sedat Peker’e çevrildi.

BOLD – İzmir Adnan Menderes Havalimanı’ndan 1 Ağustos günü sabah saat 07.30’da havalanan TC-GVA tescilli Gulfstream 4 tipi uçak, 5 saatlik bir uçuşla Sao Paulo kentindeki Ribeirao’daki Leite Lopes Havaalanı’na indi .

Uçağın Gonzalez Valdes adında İspanyol bir yolcusu bulunuyordu. Brezilya basınında yer alan habere göre, polisin operasyonun ardından uçağın bagajındaki yaklaşık 25 bavul tek tek aprona dizildi.

Brezilya polisi operasyonu saniye saniye kaydetti. Bu kayıtlarda bavullardan bir tanesinin kabinde İspanyol yolcu Gonzalez Valdes’in önüne açıldığı görülüyor.

Uçağın Şeyhmuz Özkan’ın sahibi olduğu Affan Holding bünyesindeki “ACM Air” şirketine ait olduğu belirtildi.

Öte yandan ACM Airlines, TC-GVA uçağının İspanyol bir yolcu tarafından kiralandığını ve hiçbir bağlantılarının olmadığını açıkladı.

ACM Air şirketinin CEO’sunun ise AKP Diyarbakır Milletvekili Aday Adayı Çiğdem Özkan olduğu iddia edildi.

GEÇEN SENE KOKAİN DOLU TÜRK GEMİ YAKALANDI

Geçen sene Temmuz ayında da rotası İzmir limanı olan, 5 ton kokain yüklü bir gemi Kolombiya açıklarında yakalandı. Türkiye’den pandemi nedeniyle uzun süre iddiaları araştıracak müfettiş görevlendirilmemişti.

GÖZLER SEDAT PEKER’DE

Uçak dolusu kokain haberinin ardından gözler Sedat Peker’e çevrildi. Peker, AKP’li bazı siyasetçi ve yakınlarının kokain trafiği içerisinde yer aldığını belirterek, bazı isimler açıklamıştı. Peker, Binali Yıldırım’ın oğlu Erkam Yıldırım’ın yakalanan kokain dolu gemi sonrası Güney Amerika’ya giderek yeni kokain rotası oluşturduğunu iddia etmişti.

Binali Yıldırım ise iddiaları yalanlayarak, oğlunun Venezuela halkına maske dağıtmaya gittiğini söylemişti.

Erdoğan’ın papatya falı: Tamam mı devam mı?

Okumaya devam et

Dünya

Erdoğan’ın Biden ile 1 milyon Afgan mülteci pazarlığında ‘tercüman’ ayrıntısı

ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Göçmen Kabul Programı kapsamında 1 milyon Afgan için Türkiye’yi adres göstermesi siyasetin gündemine bomba gibi düştü. Konuyla ilgili İngilizce tweetler atan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Ayrıca toplantıya resmi tercüman yerine Kavakçı ailesinden genç bir tercümanın katılmasına izin verildiği de ortada. Erdoğan kararını gizlemek için böyle davrandı” yazdı.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan 14 Haziran 2021 tarihinde Brüksel’deki NATO zirvesinde ABD Başkanı Joe Biden ile görüştü. Görüşmede tercümanlığı Türkiye’nin Kuala Lumpur Büyükelçisi Merve Kavakçı’nın kızı Fatma Abushanap yaptı. Biden ile Erdoğan’ın baş başa görüşmelerinde Dışişleri yetkilisi yerine Fatma Abusahanap’ın tercümanlık yapması o günlerde eleştirilmişti.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu kendi sosyal medya hesabından İngilizce attığı tweetlerde “Afganistan için anlaştılar.” diyerek Erdoğan’ın ABD’ye taviz verdiği iddiasını tekrar gündeme getirdi. Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın Biden ile anlaşmasını gizlemek için Merve Kavakçı’nın kızıyla görüşmeye girmesini hatırlattı.

“BİDEN’A VERİLMİŞ BİR TAVİZ”

Eski asker, strateji uzmanı Metin Gürcan ise sosyal medya hesabındaki paylaşımında, “İktidarın ABD’ye Afgan sığınmacıların Türkiye’ye rahatça gelebilmesi için ‘Açık Kapı Politikası’ sözü verdiğine yönelik ciddi iddialar var. Doğru ise Afganistan, ‘şahsi beka’ için Türkiye’nin güvenliğini ve sosyal dokusunu bozma pahasına Biden’e verilmiş bir taviz.. Yazık!” ifadelerini kullandı.

Okumaya devam et

Analiz

ABD de Afgan göçmenler için Türkiye’yi adres gösterdi

Avrupa’dan sonra ABD de ülkeyi terk eden Afganlar için Türkiye’yi adres gösterdi. ABD Dışişleri Bakanlığı, ülkeye kabul edilecek Afgan mültecilerin başvurularını Türkiye’ye gelenlerden de alacağını açıkladı. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tanju Bilgiç: “Türkiye olarak ABD’nin sorumsuz ve ülkemize danışmadan aldığı kararı kabul etmiyoruz” dedi.

BOLD ANALİZ – Afganistan’daki Kabil Uluslararası Havalimanı’nın güvenliği konusunda hala bir anlaşmaya varamayan Türkiye ve ABD arasında yeni bir kriz patlak verdi. ABD Dışişleri Bakanlığı, Afganistan’da Amerikan askerleri için çalışan Afganların tahliyesi için Türkiye’yi adres gösterdi, Dışişleri Bakanlığı Washington’a sert tepki gösterdi.

Afganistan’da devam eden savaşın şiddetini artırması üzerine ABD hükümeti pazartesi günü yaptığı açıklamada daha önce ABD güçleri ve yetkilileriyle beraber çalışmış binlerce Afgan mülteciyi kabul edeceğini açıkladı.

ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, Türkiye gibi başka bir ülkeye gelen ve gerekli şartları taşıyan Afganların internet sitesinde form doldurduktan sonra başvularının değerlendirileceğini bildirdi.

Afgan göçmenlerin bu sırada Türkiye hükümeti ya da Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliğine (UNHCR) başvuru haklarının da bulunduğu belirtildi.

“TÜRKİYE’NİN YENİ BİR GÖÇ KRİZİNİ ÜSTLENECEK KAPASİTESİ YOK”

Dışişleri Bakanlığı ise salı akşamı yaptığı açıklamasında “ABD’nin sorumsuz bir şekilde ve Türkiye’ye danışmadan aldığı bu kararı kabul etmediklerini” belirtti ve ekledi:

“Öncelikle ABD’nin açıklaması bölgemizde büyük bir göç krizine neden olacak ve göç yollarında Afganların acılarını artıracaktır. Soruna bölge ülkeleri arasında çözüm bulmak yerine ülkemizin rızası olmaksızın ülkemizde çözüm aranmak istenmesi kabul edilemez.”

Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasında ayrıca, “Son 7 yıldır dünyada en fazla sığınmacıya ev sahipliği yapan ülkemizin yeni bir göç krizini üçüncü bir ülke adına üstlenecek kapasitesi bulunmamaktadır” ifadesine yer verildi.

“ABD, eğer bu kişileri ülkesine almak istiyor ise doğrudan uçaklarla ülkesine nakletmesi mümkündür” diyen Dışişleri Bakanlığı, “Bölgemizde üçüncü ülkelerin kararları neticesinde yaşanan göç krizlerinin yükünün Türk milleti tarafından üstlenilmesini kimse beklememelidir” açıklamasını da yaptı.

ABD askeri güçlerinin 20 yılın ardından Afganistan’dan çekilme kararı almasıyla Taliban son aylarda Afganistan’da hızlı bir şekilde ilerlemeye başladı.

Bunun üzerine Afganistan’dan göç eden kişilerin sayısı da son dönemde artmaya başladı.

ESKİ KOMUTAN VE CIA BAŞKANINDAN ‘İÇ SAVAŞ’ UYARISI

Bu arada eski ABD’li komutan ve CIA Başkanı David Petraeus, Afganistan için ‘Taliban’ın galip çıkacağı 1990’lardaki gibi kanlı ve vahşi iç savaş’ uyarısı yaptı.

Irak ve Afganistan’da ABD öncülüğündeki yabancı güçlere komuta etmiş ve sonrasında CIA başkanlığı yapmış David Petraeus, ABD yönetimini ‘İslamcıların iktidarı ele geçirmek üzere olduğu Afganistan’ı iç savaşa terk etmekle’ suçladı.

“MUAZZAM SIĞINMACI DALGASI YARATIR”

Taliban’ın Afganistan’ın büyük kısmını ele geçirmeye devam etmesi halinde El Kaide’nin geri dönüşünü sağlayabileceğini, Afganistan’ı tekrar El Kaide için korunaklı bölgeye çevirebileceğini de söyleyen eski CIA Başkanı, ‘şimdiden binlerce Afgan’ı kaçmak zorunda bırakan Taliban saldırılarının muazzam sığınmacı dalgası yaratacağı, bunların Pakistan ve diğer komşu ülkelere sel gibi akacağı’ uyarısında bulundu.

‘Kadınlar başta olmak üzere Afganların temel hak ve özgürlüklerini kaybedeceğinin’ altını çizen Petraeus, “Dünyanın görmek istediğinin bu olduğunu sanmıyorum” dedi.

“AB, TÜRKİYE İLE GÖÇ ANLAŞMASINI GENİŞLETSİN”

Öte yandan Afgan göçüne ilişkin bir açıklama da Belçika’nın İltica ve Göçten Sorumlu Devlet Bakanı Sami Mehdi’den geldi.

Sami Mehdi, artan Taliban şiddeti nedeniyle Afgan mülteci akını öncesinde AB “Türkiye Anlaşmasının” Afganları da kapsayacak şekilde genişletilmesi çağrısında bulundu.

Mehdi, şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye’yi Afganlar için güvenli bir üçüncü ülke haline getirmek, göç akışlarını yönetmemize yardımcı olacaktır. Türkiye Anlaşması, Türkiye’ye sığınan ve daha sonra sağlam mülteci statüsü alan Suriyelilere daha iyi koruma sunmamızı sağlıyor. Yeterli korumadan faydalanabilmeleri için bu anlaşmanın Avrupa düzeyinde Afgan mültecilere nasıl genişletilebileceğini araştırmalıyız.”

TÜRKİYE, AB’DEN SONRA ABD’NİN DE ‘GÖÇMEN BEKÇİSİ’ OLUYOR

Avrupa Birliği, Suriyeli göçmenlerin Avrupa’ya göçü karşısında bir set olarak gördüğü Türkiye’yi Afgan göçmenler için de set olarak görmeye başladı.

Avrupa Birliği yetkilileri Reuters haber ajansına önce yaptıkları açıklamada, Türkiye’ye Afgan göçmen akını için yeni bir mali yardım paketi düşündüklerini açıkladılar. Ancak daha sonra Euronews’e konuşan Avrupa Komisyonu yetkilileri bu açıklamayı tekzip ettiler.

Avrupa Komisyonu yetkilileri, 2024 yılına kadar Türkiye’ye verilmesi planlanan 3,5 milyar euroluk yeni göçmen yardımı paketinin sadece Suriyeliler için değil tüm sığınmacıları kapsadığını ve Türkiye’ye Afganlar için ayrı bir mali yardım paketi hazırlanmayacağını açıklamıştı.

Afgan göçünün yönünün Türkiye olacağını şimdi Washington da ilan etmiş oldu.

Soykırımın 7. yılı: Ortadoğu’nun en çok zulme uğrayan halklarından Ezidiler

Okumaya devam et

Popular

Shares