Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

ABD ve NATO çekiliyor: Türkiye, Afganistan bataklığında tek başına mı kalacak?

AKP hükumetinin kriz yaşadığı ABD ile ilişkileri yumuşatmak için NATO Zirvesi öncesi sunduğu Kabil Havalimanı teklifi konusunda ittifak toplantısında bir karar çıkmadı. Taliban, daha önce yaptığı açıklamada Türkiye’nin de diğer NATO ülkeleri ile birlikte Afganistan’ı terk etmesi gerektiğini ifade etmişti.

BOLD – Brüksel’deki NATO Zirvesi sona erdi ancak Afganistan’daki Kabil Havalimanı konusunda bir karar çıkmadı.

NATO zirvesinin sona ermesinin ardından basın toplantısı düzenleyen Genel Sekreter Jens Stoltenberg, NATO birliklerinin çekilmesinin ardından Afganistan’daki Kabil Havalimanı’nın güvenliğini kimin sağlayacağı konusunda bir karara varılmadığını söyledi.

Stoltenberg, “NATO liderleri, Afgan güçleri ile kurumlarını eğiterek ve finansal destek sağlayarak Afganistan’ın yanında yer almaya olan bağlılıklarını teyit etti. Türkiye kilit bir rol oynuyor konuşmalarda, ama henüz karar verilmedi” yanıtını verdi.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg

Afgan güvenlik güçlerinin ülke dışında eğitimi üzerinde çalıştıklarını bildiren Stoltenberg, şöyle devam etti:

“Havaalanı dahil kritik altyapıların nasıl sürdürülebilir olacağı konusunda da çalışıyoruz. NATO destek sağlamayı planlıyor. Kabil’de uluslararası bir havalimanını nasıl sürdürülebilir yapacağımız konusunda ABD ve Türkiye gibi bazı NATO ülkeleri de doğrudan diyalog içindeler. Bu hem NATO müttefikleri hem de tüm uluslararası camia için diplomatik mevcudiyet ve yardımların devamı bakımından önemli.”

TALİBAN KARŞI ÇIKMIŞTI

Türkiye, belli koşullar halinde, NATO güçlerinin Afganistan’dan çekilmesinin ardından Kabil Havalimanı’nın güvenliğini sağlamayı önermişti.

Öneriye karşı çıkan Taliban’ın Doha’daki sözcüsü Süheyl Şahin, Türk ordusunun da diğer NATO birlikleri ile birlikte ülkeden çekilmesi gerektiğini kaydetmişti.

Şahin, “Türkiye son 20 yılda NATO güçlerinin bir parçasıydı, bu nedenle ABD’yle 29 Şubat 2020’de imzaladığımız anlaşma uyarınca çekilmeliler” ifadelerini kullanmıştı.

TÜRKİYE, AKP’NİN ‘İSTİKBALİ’ İÇİN AFGANİSTAN BATAKLIĞINA MI ÇEKİLİYOR?

S-400 krizi ve Suriye’deki anlaşmazlıklar nedeniyle ABD-Türkiye ilişkilerinin dipte olduğu dönemde yapılan teklif ABD Başkanı Joe Biden’ın AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la bugün yaptığı ilk yüzyüze görüşme öncesi Ankara’nın Washington’la ilişkileri düzelte girişimi olarak değerlendirilmişti.

Türkiye’nin eski Washington Büyükelçisi Namık Tan, Kabil Havalimanı teklifine tepki gösterenlerden. Tan, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, “NATO içinde ise bizim sadece sert gücümüz para ediyor. Sanıyorum bu zirve sonucunda, bizi Afganistan’a jandarma olarak dikip, biraz sırtımızı sıvazlayacaklar, o kadar. NATO’nun demokrasi, özgürlükler, değerler bağlamındaki sorumluluklarını ise, rafta tutmaya razılar.” ifadelerini kullandı.

Rusya uzmanı Kerim Has da, “Erdoğan’ın Biden’la yeni bir sayfa açabilmek için TSK’yı “taşeron” olarak kullanıp Afganistan’da jandarma mahiyetinde bırakmayı teklif etmesi zannımca Rusya’nın da işine gelir.” diye yazdı.

Türkiye’nin Kabil Havalimanı teklifi konusunda gazeteci Zülfikar Doğan da sert bir yazı kaleme aldı. Ahval haber sitesindeki “Biden’a şirinlik hesabının faturası Afganistan batağına gönüllü olmak” başlıklı yazısında Doğan, “Kabil’de havalimanı ve Batılı ülkelerin büyükelçiliklerini, konsolosluklarını koruyucu bekçi olarak Türk askerlerini göndermek üzereler. NATO üyeliğinden NATO kapıcılığına” ifadelerini kullandı.

Doğan, yazısını şöyle sürdürdü:

“Cumhurbaşkanı Erdoğan ve kurmayları Brüksel’deki NATO zirvesi öncesinde tüm enerjisini ve olası senaryolarını ABD Başkanı Joe Biden ile randevuya odakladı. Biden ile yakınlaşabilmek, olabildiğince ilişkileri yumuşatabilmek için bir anda 20 yıldır kurutulamayan Afganistan bataklığında gönüllü ABD muhafızlığına soyundu.

Ancak ABD ve tüm NATO ülkelerinin askerlerinin çekildiği bir ortamda, TSK’nın tek yabancı askeri güç olarak Afganistan’da kalmaya devam etmesi, Türkiye’yi ve Türk askerini Taliban’ın ve ülkedeki diğer silahlı cihatçı grupların hedefi haline getirecek.”

HER 4 İLÇE MERKEZİNDEN BİRİ TALİBAN KONTROLÜNDE

Bu arada Afganistan’ın kuzeyindeki Sar-i Pul vilayetinin Sayyad ilçesinin kontrolü Pazartesi günü itibariyle Taliban’ın eline geçti.

Yerel yetkililer, militanların dört koldan Sayyad ilçe merkezine saldırı düzenlediğini ve saldırı sonucu ilçe merkezinin Taliban’ın kontrolüne geçtiğini ifade ettiler. Güvenlik güçlerinin ilçe merkezinden geri çekildiği bildirildi.

En son iki gün önce, ülkenin batısındaki Gor vilayetinin Tulak ilçesinin kontrolü Taliban’ın eline geçmişti. Son 2 ayda ülke genelinde Taliban’ın kontrolüne geçen ilçe sayısı da 15’i geçti.

BM verilerine göre, Taliban kent merkezleri dışarıda tutulduğunda dahi ülke topraklarının yüzde 50 ila 70’ini elinde bulunduruyor.

Taliban, ülke genelinde 407 ilçeden 90 ilçeyi merkezleri dahil olmak üzere ele geçirmiş durumda. Bunlardan 60 kadarındaki bazı beldeler halen Afgan güvenlik güçlerinin elinde yer alıyor. Ülkenin 34 vilayet merkezi de tamamen devlet kontrolünde bulunuyor.

Afganistan topraklarının büyük bölümünde güvenlik güçleri ile Taliban arasındaki çatışmalar sürüyor, 407 ilçenin 250 kadarında çatışmalar devam ediyor.

ABD İSTİHBARAT RAPORU: TALİBAN TÜM ÜLKEDE İKTİDAR OLUR

Afganistan’da nihai bir anlaşmaya varılmadan yabancı güçlerin ülkeden çekilmesi dolayısıyla Taliban’ın tüm ülkede iktidar olmasından korkuluyor.

ABD istihbaratının hazırladığı bir raporda, ABD liderliğindeki koalisyonun desteğini çekmesi halinde Afgan hükumetinin Taliban şiddetiyle mücadele etmesinin zor olacağı uyarısında bulunuldu.

ABD istihbaratının Kongre’ye gönderdiği rapor, Kabil yönetiminin savaş alanında yenilgiye uğramayı sürdürdüğü ve Taliban’ın askeri zafer elde edeceğinden emin olduğu şeklinde tespitler içeriyor.

Taliban’ın Türkiye’nin önerisini reddetmesi, topyekun bir savaşın Kabil’i tehdit etmesi durumunda Kabil’de misyonları bulunan ülkelerin ve örgütlerin personellerini nasıl güvenli bir şekilde tahliye edebilecekleri konusunda ciddi soru işaretleri yaratıyor.

Avustralya geçen ay güvenlik gerekçesiyle ülkedeki büyükelçiliğini kapattı. Türkiye’nin havalimanını koruma önerisinin kabul edilmemesinin başka ülkelerin de diplomatik temsilciliklerini kapatmasını beraberinde getirebileceği belirtiliyor.

Ülkede savaş son dönemlerde artmış durumda.

ABD 11 EYLÜL’E KADAR ÇEKİLECEK

ABD, 29 Şubat 2020’de Katar’ın başkenti Doha’da Taliban ile anlaşma yapmış ve anlaşma gereğince 1 Mayıs’ta Afganistan’daki askerlerinin tamamını çekeceğini taahhüt etmişti.

20 Ocak 2021’de görevi devralan ABD Başkanı Joe Biden 1 Mayıs’ta tamamen çekilmenin mümkün olmadığını açıklamış daha sonra ise 11 Eylül’ün yıl dönümüne kadar ülkedeki tüm Amerikan askerlerinin çekilmesi talimatını vermişti.

ABD’nin çekilme takvimi açıklanmadan önce ülkede 2 bin 500 kadar ABD askeri bulunuyordu. Pentagon’un verdiği bilgilere Afganistan’daki ABD askerlerinin çekilmesinin yüzde 50’sinden fazlası tamamlandı. Afganistan’da 500’den fazla askeri olan Türkiye ABD’den sonra ülkedeki en büyük yabancı güç konumunda. Afganistan’da NATO kapsamında bulunan diğer ülkeler de Washington’dan sonra çekilme takvimlerini açıklamışlardı.

Bu yıl 16 Nisan’da Türkiye’nin düzenlemeyi planladığı uluslararası Afganistan Konferansı da Taliban’ın katılmaması üzerine 2 kez ertelenmiş, ardından rafa kaldırılmak zorunda kalınmıştı.

Erdoğan’ın Kabil Havalimanı planı Taliban engeline takıldı: Biden görüşmesi zora girdi

Dünya

Brezilya’da Türk jetine operasyon: 1,3 ton kokain ele geçirildi

Brezilya Polisi, Sao Paulo kentindeki Leite Lopes Havaalanı’nda bir Türk jetine operasyon yaptı. Operasyonda 25 bavula gizlenmiş 1,3 ton kokain ele geçirildiği iddia ediliyor. Uçaktaki bir İspanyol yolcu ile Türk mürettebatın gözaltına alındığı öğrenildi. Diyarbakırlı işadamı Şehmuz Özkan’a ait uçak, Özal döneminde satın alınmış ve 2016 yılına kadar devlet büyükleri tarafından kullanıldı. Kokain iddialarının ardından gözler Sedat Peker’e çevrildi.

BOLD – İzmir Adnan Menderes Havalimanı’ndan 1 Ağustos günü sabah saat 07.30’da havalanan TC-GVA tescilli Gulfstream 4 tipi uçak, 5 saatlik bir uçuşla Sao Paulo kentindeki Ribeirao’daki Leite Lopes Havaalanı’na indi .

Uçağın Gonzalez Valdes adında İspanyol bir yolcusu bulunuyordu. Brezilya basınında yer alan habere göre, polisin operasyonun ardından uçağın bagajındaki yaklaşık 25 bavul tek tek aprona dizildi.

Brezilya polisi operasyonu saniye saniye kaydetti. Bu kayıtlarda bavullardan bir tanesinin kabinde İspanyol yolcu Gonzalez Valdes’in önüne açıldığı görülüyor.

Uçağın Şeyhmuz Özkan’ın sahibi olduğu Affan Holding bünyesindeki “ACM Air” şirketine ait olduğu belirtildi.

Öte yandan ACM Airlines, TC-GVA uçağının İspanyol bir yolcu tarafından kiralandığını ve hiçbir bağlantılarının olmadığını açıkladı.

ACM Air şirketinin CEO’sunun ise AKP Diyarbakır Milletvekili Aday Adayı Çiğdem Özkan olduğu iddia edildi.

GEÇEN SENE KOKAİN DOLU TÜRK GEMİ YAKALANDI

Geçen sene Temmuz ayında da rotası İzmir limanı olan, 5 ton kokain yüklü bir gemi Kolombiya açıklarında yakalandı. Türkiye’den pandemi nedeniyle uzun süre iddiaları araştıracak müfettiş görevlendirilmemişti.

GÖZLER SEDAT PEKER’DE

Uçak dolusu kokain haberinin ardından gözler Sedat Peker’e çevrildi. Peker, AKP’li bazı siyasetçi ve yakınlarının kokain trafiği içerisinde yer aldığını belirterek, bazı isimler açıklamıştı. Peker, Binali Yıldırım’ın oğlu Erkam Yıldırım’ın yakalanan kokain dolu gemi sonrası Güney Amerika’ya giderek yeni kokain rotası oluşturduğunu iddia etmişti.

Binali Yıldırım ise iddiaları yalanlayarak, oğlunun Venezuela halkına maske dağıtmaya gittiğini söylemişti.

Erdoğan’ın papatya falı: Tamam mı devam mı?

Okumaya devam et

Dünya

Erdoğan’ın Biden ile 1 milyon Afgan mülteci pazarlığında ‘tercüman’ ayrıntısı

ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Göçmen Kabul Programı kapsamında 1 milyon Afgan için Türkiye’yi adres göstermesi siyasetin gündemine bomba gibi düştü. Konuyla ilgili İngilizce tweetler atan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Ayrıca toplantıya resmi tercüman yerine Kavakçı ailesinden genç bir tercümanın katılmasına izin verildiği de ortada. Erdoğan kararını gizlemek için böyle davrandı” yazdı.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan 14 Haziran 2021 tarihinde Brüksel’deki NATO zirvesinde ABD Başkanı Joe Biden ile görüştü. Görüşmede tercümanlığı Türkiye’nin Kuala Lumpur Büyükelçisi Merve Kavakçı’nın kızı Fatma Abushanap yaptı. Biden ile Erdoğan’ın baş başa görüşmelerinde Dışişleri yetkilisi yerine Fatma Abusahanap’ın tercümanlık yapması o günlerde eleştirilmişti.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu kendi sosyal medya hesabından İngilizce attığı tweetlerde “Afganistan için anlaştılar.” diyerek Erdoğan’ın ABD’ye taviz verdiği iddiasını tekrar gündeme getirdi. Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın Biden ile anlaşmasını gizlemek için Merve Kavakçı’nın kızıyla görüşmeye girmesini hatırlattı.

“BİDEN’A VERİLMİŞ BİR TAVİZ”

Eski asker, strateji uzmanı Metin Gürcan ise sosyal medya hesabındaki paylaşımında, “İktidarın ABD’ye Afgan sığınmacıların Türkiye’ye rahatça gelebilmesi için ‘Açık Kapı Politikası’ sözü verdiğine yönelik ciddi iddialar var. Doğru ise Afganistan, ‘şahsi beka’ için Türkiye’nin güvenliğini ve sosyal dokusunu bozma pahasına Biden’e verilmiş bir taviz.. Yazık!” ifadelerini kullandı.

Okumaya devam et

Analiz

ABD de Afgan göçmenler için Türkiye’yi adres gösterdi

Avrupa’dan sonra ABD de ülkeyi terk eden Afganlar için Türkiye’yi adres gösterdi. ABD Dışişleri Bakanlığı, ülkeye kabul edilecek Afgan mültecilerin başvurularını Türkiye’ye gelenlerden de alacağını açıkladı. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tanju Bilgiç: “Türkiye olarak ABD’nin sorumsuz ve ülkemize danışmadan aldığı kararı kabul etmiyoruz” dedi.

BOLD ANALİZ – Afganistan’daki Kabil Uluslararası Havalimanı’nın güvenliği konusunda hala bir anlaşmaya varamayan Türkiye ve ABD arasında yeni bir kriz patlak verdi. ABD Dışişleri Bakanlığı, Afganistan’da Amerikan askerleri için çalışan Afganların tahliyesi için Türkiye’yi adres gösterdi, Dışişleri Bakanlığı Washington’a sert tepki gösterdi.

Afganistan’da devam eden savaşın şiddetini artırması üzerine ABD hükümeti pazartesi günü yaptığı açıklamada daha önce ABD güçleri ve yetkilileriyle beraber çalışmış binlerce Afgan mülteciyi kabul edeceğini açıkladı.

ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, Türkiye gibi başka bir ülkeye gelen ve gerekli şartları taşıyan Afganların internet sitesinde form doldurduktan sonra başvularının değerlendirileceğini bildirdi.

Afgan göçmenlerin bu sırada Türkiye hükümeti ya da Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliğine (UNHCR) başvuru haklarının da bulunduğu belirtildi.

“TÜRKİYE’NİN YENİ BİR GÖÇ KRİZİNİ ÜSTLENECEK KAPASİTESİ YOK”

Dışişleri Bakanlığı ise salı akşamı yaptığı açıklamasında “ABD’nin sorumsuz bir şekilde ve Türkiye’ye danışmadan aldığı bu kararı kabul etmediklerini” belirtti ve ekledi:

“Öncelikle ABD’nin açıklaması bölgemizde büyük bir göç krizine neden olacak ve göç yollarında Afganların acılarını artıracaktır. Soruna bölge ülkeleri arasında çözüm bulmak yerine ülkemizin rızası olmaksızın ülkemizde çözüm aranmak istenmesi kabul edilemez.”

Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasında ayrıca, “Son 7 yıldır dünyada en fazla sığınmacıya ev sahipliği yapan ülkemizin yeni bir göç krizini üçüncü bir ülke adına üstlenecek kapasitesi bulunmamaktadır” ifadesine yer verildi.

“ABD, eğer bu kişileri ülkesine almak istiyor ise doğrudan uçaklarla ülkesine nakletmesi mümkündür” diyen Dışişleri Bakanlığı, “Bölgemizde üçüncü ülkelerin kararları neticesinde yaşanan göç krizlerinin yükünün Türk milleti tarafından üstlenilmesini kimse beklememelidir” açıklamasını da yaptı.

ABD askeri güçlerinin 20 yılın ardından Afganistan’dan çekilme kararı almasıyla Taliban son aylarda Afganistan’da hızlı bir şekilde ilerlemeye başladı.

Bunun üzerine Afganistan’dan göç eden kişilerin sayısı da son dönemde artmaya başladı.

ESKİ KOMUTAN VE CIA BAŞKANINDAN ‘İÇ SAVAŞ’ UYARISI

Bu arada eski ABD’li komutan ve CIA Başkanı David Petraeus, Afganistan için ‘Taliban’ın galip çıkacağı 1990’lardaki gibi kanlı ve vahşi iç savaş’ uyarısı yaptı.

Irak ve Afganistan’da ABD öncülüğündeki yabancı güçlere komuta etmiş ve sonrasında CIA başkanlığı yapmış David Petraeus, ABD yönetimini ‘İslamcıların iktidarı ele geçirmek üzere olduğu Afganistan’ı iç savaşa terk etmekle’ suçladı.

“MUAZZAM SIĞINMACI DALGASI YARATIR”

Taliban’ın Afganistan’ın büyük kısmını ele geçirmeye devam etmesi halinde El Kaide’nin geri dönüşünü sağlayabileceğini, Afganistan’ı tekrar El Kaide için korunaklı bölgeye çevirebileceğini de söyleyen eski CIA Başkanı, ‘şimdiden binlerce Afgan’ı kaçmak zorunda bırakan Taliban saldırılarının muazzam sığınmacı dalgası yaratacağı, bunların Pakistan ve diğer komşu ülkelere sel gibi akacağı’ uyarısında bulundu.

‘Kadınlar başta olmak üzere Afganların temel hak ve özgürlüklerini kaybedeceğinin’ altını çizen Petraeus, “Dünyanın görmek istediğinin bu olduğunu sanmıyorum” dedi.

“AB, TÜRKİYE İLE GÖÇ ANLAŞMASINI GENİŞLETSİN”

Öte yandan Afgan göçüne ilişkin bir açıklama da Belçika’nın İltica ve Göçten Sorumlu Devlet Bakanı Sami Mehdi’den geldi.

Sami Mehdi, artan Taliban şiddeti nedeniyle Afgan mülteci akını öncesinde AB “Türkiye Anlaşmasının” Afganları da kapsayacak şekilde genişletilmesi çağrısında bulundu.

Mehdi, şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye’yi Afganlar için güvenli bir üçüncü ülke haline getirmek, göç akışlarını yönetmemize yardımcı olacaktır. Türkiye Anlaşması, Türkiye’ye sığınan ve daha sonra sağlam mülteci statüsü alan Suriyelilere daha iyi koruma sunmamızı sağlıyor. Yeterli korumadan faydalanabilmeleri için bu anlaşmanın Avrupa düzeyinde Afgan mültecilere nasıl genişletilebileceğini araştırmalıyız.”

TÜRKİYE, AB’DEN SONRA ABD’NİN DE ‘GÖÇMEN BEKÇİSİ’ OLUYOR

Avrupa Birliği, Suriyeli göçmenlerin Avrupa’ya göçü karşısında bir set olarak gördüğü Türkiye’yi Afgan göçmenler için de set olarak görmeye başladı.

Avrupa Birliği yetkilileri Reuters haber ajansına önce yaptıkları açıklamada, Türkiye’ye Afgan göçmen akını için yeni bir mali yardım paketi düşündüklerini açıkladılar. Ancak daha sonra Euronews’e konuşan Avrupa Komisyonu yetkilileri bu açıklamayı tekzip ettiler.

Avrupa Komisyonu yetkilileri, 2024 yılına kadar Türkiye’ye verilmesi planlanan 3,5 milyar euroluk yeni göçmen yardımı paketinin sadece Suriyeliler için değil tüm sığınmacıları kapsadığını ve Türkiye’ye Afganlar için ayrı bir mali yardım paketi hazırlanmayacağını açıklamıştı.

Afgan göçünün yönünün Türkiye olacağını şimdi Washington da ilan etmiş oldu.

Soykırımın 7. yılı: Ortadoğu’nun en çok zulme uğrayan halklarından Ezidiler

Okumaya devam et

Popular

Shares