Bizimle iletişime geçiniz

Analiz

Biden görüşme öncesi elini yükseltti Erdoğan tavrını yumuşattı

Biden’ın Erdoğan’la yapacağı görüşmeden saatler önce ‘otokrat liderlerle batılı demokrasilerin yarış halinde’ olduğunu belirterek Erdoğan’a ince bir mesaj gönderdi. New York Times gazetesi ise Erdoğan’ın görüme öncesi ‘tavrını yumuşattığını’ yazdı. İki ülke arasında sorunların çözümü konusunda ümitlerin az olduğu görüşme öncesi Bloomberg, Biden’a “Türkiye ile kördüğümü kesip at” çağrısı yaptı.

BOLD ANALİZ – ABD Başkanı Joe Biden, 20 Ocak’ta göreve gelmesinden sonra AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yapacağı ilk görüşme öncesi G7 Zirvesinden sonra yaptığı açıklamada ‘Batılı demokrasilerin otokratik hükümetlerle bir yarış halinde olduğunu’ söyledi. Sadece Çin ve Rusya değil ‘dünya çapındaki otokratlarla, otokratik hükümetlerle’ diyen Biden’ın sözleri Erdoğan’a mesaj olarak da algılandı.

New York Times gazetesi, Erdoğan’ın Biden’la görüşmesi öncesi tavrını yumuşattığını belirtirken Bloomberg, Biden’a başyazıyla seslendi: ‘Türkiye ile kördüğümü kesip at’.

Görüşme öncesi sorunların çözüleceğine ilişkin ümitler ise oldukça az.

“BATILI DEMOKRASİLER OTOKRATLARLA YARIŞ İÇİNDE”

Dünyanın en zengin ülkelerinin oluşturduğu G7’nin İngiltere’deki zirvesi son bulurken ABD Başkanı Joe Biden “Batılı demokrasilerin otokratik hükümetlerle bir yarış halinde olduğunu” söyledi.

Rusya ile Çin’e açık eleştiriler getirilen zirve bildirisinin yayımlanması sonrası basın toplantısında konuşan Biden, “Bir yarış halindeyiz, aslında sadece Çin’le değil… Dünya çapındaki otokratlarla, otokratik hükümetlerle, demokrasilerin hızla değişen 21’inci yüzyılda onlarla rekabet edip edemeyeceğine dair bir yarış” dedi.

Biden, “G7, demokratik değerlerin işletilmesi gerekliliğini teyit etti. G7 liderlerine ABD’nin üzerine düşeni yapacağını söyledim. Amerika geri döndü” dedi.

G7 zirvesinde yolsuzluk konusunun da ele alındığını belirten Biden, “Yolsuzlukla mücadele etmeye karar verdik” diyen Biden, “Yolsuzluğun hükümetlerin altını oyduğunu biliyoruz. Paravan şirketler ve kara para aklamayla mücadele edeceğiz” diye konuştu.

Daha önce açıkça Erdoğan’ı ‘otokrat’ olarak tanımlayan Biden’ın sözlerinin Türkiye ve Erdoğan’ı da hedef aldığı yorumları yapıldı.

BİDEN ERDOĞAN’I ‘OTOKRAT’ OLARAK TANIMLAMIŞTI

Biden’ın 2019 yılı Aralık ayında New York Times’a verdiği bir mülakatta Türkiye ve AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ilgili sarf ettiği sözler AKP çevrelerinde rahatsızlık uyandırmıştı.

Biden, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı ‘otokrat’ olarak tanımladığı söyleşide, Türkiye’deki durumdan büyük endişe duyduğunu aktardı.

Biden, “Bence yapmamız gereken ona (Erdoğan’a) karşı farklı bir yaklaşım izlemek. Muhalefetin liderlerini desteklediğimizi açık şekilde belirtmeliyiz. Açıkça pozisyonumuzun parlamentoda da yer edinmek isteyen Kürt nüfusun entegrasyonunu sağlamak olduğunu söylemeliyiz. Yanlış olduğunu düşündüğümüz şeyler hakkında sesimizi çıkarmalıyız. Yaptıklarının bedelini ödemeli…. Ama hâlâ, geçmişte yaptığım gibi, onlarla (muhalefet) doğrudan iletişimde olup, hâlâ var olan unsurlarını destekleyip onları Erdoğan’ı mağlup etmeleri için cesaretlendirebiliriz. Darbe ile değil, darbe ile değil, seçimle” ifadelerini kullanmıştı.

BLOOMBERG BAŞYAZISI: TÜRKİYE İLE KÖRDÜĞÜMÜ KESİP AT

Görüşme öncesi ABD’nin saygın medya kurumlarından Bloomberg’in Biden’a seslendiği başyazısı da oldukça dikkat çekiciydi.

Ankara’ya yönelik ağır eleştirilerin sıralandığı başyazıda, Türkiye’nin Rusya ve Çin’le yakınlaşmasına karşın NATO müttefikleriyle de gerilim içinde olması ve bunun günden güne tırmanması hatırlatılarak, “Biden, Türkiye ile olan kördüğümü (Gordiyon Düğümü) kesip atmalı” çağrısı yapıldı. (Ankara Polatlı yakınlarındaki Frig medeniyetinin başkenti Gordion ve Büyük İskender’le ilgili olarak ortaya çıkan bir deyim olan ‘Gordion Düğümü’ genellikle, çözümü zor bir sorunun kaba kuvvetle halledilmesi anlamında kullanılıyor.)

Yayın kurulu imzasıyla yayımlanan başyazıda, Türkiye’nin Batı içinde yerinin olmadığı görüşü, Erdoğan’ın Batı’ya çoktan sırtını çevirmesine dayandırıldı.

Bu noktada Batı’ya da bir çağrı yapılan Bloomberg başyazısında, “Batı, Türkiye’nin saldırganlığı karşısındaki toleransın sonuna gelindiğini göstermeli” dendi.

Başyazıda, Erdoğan’ın aynı zamanda Batı’nın askeri ve ekonomik birliklerine üyeliğin sağladığı koruma için de can attığı ifade edilerek, “İttifakın güvenliğinin altını oyan silah sistemleri alırken ve üye devletlere hakaretler yağdırırken bile Türkiye’nin NATO’da kalmasını istiyor. Ve, milyonlarca mülteciyi yağdırma tehdidi savururken bile Avrupa Birliği ile ‘karşılıklı güven’ arıyor” görüşü dile getiriliyor.

Bloomberg’e göre Biden, önceki yıllar içinde yaşadığı tecrübe ile Erdoğan’ın bir otokrat olduğu kanaatine vardı…

Biden’ın, Ankara için “Onlarla geçmişteki gibi devam edemeyeceğimizi anlaması gerekiyor” sözünün hatırlatıldığı yazıda, şunlar kaydediliyor:

“Türkiye bunu şimdiden, söylemlerini tırmandırarak test ediyor. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ABD’yi açıkça, 2016’da Erdoğan’a karşı yapılan başarısız darbe girişiminin emrini vermekle suçladı ve Avrupa’nın da buna coşkuyla destek verdiğini iddia etti. Bu sözler, geçmişte bazıları bizzat Erdoğan tarafından dillendirilen ve ABD’nin darbe planlayıcılarının tarafını tuttuğu suçlamaların epey ötesine geçiyor.

Gerçek şu ki, darbe girişimi sırasında Biden başkan yardımcısıydı ve Erdoğan’ı Amerikan desteği konusunda temin etmek için Türkiye’ye gitmişti. Ankara ise bu olaylara dair kapsamlı soruşturmalar yürütmesine ve binlerce kişiyi tutuklamasına rağmen, ABD veya Avrupa’nın herhangi bir dahli olduğuna dair en ufak bir kanıt sunmadı. Bununla birlikte, Erdoğan’ın aklına, bakanını cezalandırmak bir yana, suçlamalarını düzeltmek bile gelmedi.”

Bloomberg, işin NATO’ya bakan yönünde ise, S-400 krizine dikkat çekerek, “NATO’nun kuruluş anlaşması üyelik feshine imkân tanımıyor ama Türkiye’ye artık bir üye olarak istenmediğini söylemenin çeşitli yolları var. Nükleer silahların ve diğer stratejik varlıkların çekilmesiyle başlayarak, ittifakın Türkiye topraklarındaki ayak izini azaltmak iyi bir başlangıç olacaktır. NATO ayrıca, Türkiye’ye karşı koordineli şekilde cezalandırıcı önlemler alabilir; bunlara silah satışlarının askıya alınması ve ekonomik yaptırımlar dahil olabilir. Avrupa Birliği de, Türkiye’nin üyelik sürecine ilişkin uzun zamandır durmuş haldeki görüşmeleri yeniden başlatmaya niyeti olmadığını teyit ederek bu mesajın altını çizmeli” yorumu yapılıyor.

NYT: ERDOĞAN BİDEN’LA GÖRÜŞME ÖNCESİ TAVRINI YUMUŞATTI

Amerikan New York Times (NYT) gazetesi ise AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Biden’la yapacağı görüşme öncesi ‘tavrını yumuşattığını’ yazdı. NYT’ye göre Erdoğan, Joe Biden’ın ABD Başkanı olması sonrası Batılı liderleri ‘düşmanlaştırma yerine yatıştırma’ politikası izliyor.

NYT’deki haber gazetenin Türkiye Büro Şefi Carlotta Gall’ın imzasını taşıyor.

Carlotta Gall’a göre ABD’de Donald Trump yönetimi, “Erdoğan’ın uygun gördüğü her yere asker konuşlandırmasını, muhaliflerini ülke içinde ezmesini ve Moskova’yla sıkı fıkı olmasını” çoğunlukla görmezden gelmişti. Gall, “Fakat Erdoğan daha şüpheci bir Biden yönetimiyle karşı karşıya” diyor.

Haber şöyle devam ediyor:

“Hem koronavirüs salgını hem de ekonomiyi yanlış yönetmesi nedeniyle Erdoğan, ciddi iç sıkıntılarla yüz yüze. Enflasyon ve işsizlik artıyor. Liranın tehlikeli bir şekilde zayıflaması borç krizine yol açabilir.”

“Erdoğan bu nedenle yaklaşımını değiştirdi. Batı’dan çok ihtiyaç duyduğu yatırımı alma umuduyla birkaç konuda tavrını yumuşattı.

“Batılı liderlere yeniden güven vermek için, NATO müttefiklerini çok kızdıran Doğu Akdeniz’de gaz arama faaliyetlerini durdurdu. Rusya’nın tehditlerine karşı Ukrayna’yı destekleyerek ve Polonya’ya Türk yapımı insansız hava araçları satarak Moskova’yı kızdırdı.

“Yine de Sayın Erdoğan’ın elinde bazı önemli kartlar var. Türkiye’nin NATO’daki varlığı, milyonlarca mülteci için bir ara durak rolü ve Afganistan’daki askeri varlığı Batı karşısında onun elini güçlendirdi.”

“BİDEN, ERDOĞAN İLE BİR KEZ GÖRÜŞTÜ”

Biden’ın Erdoğan’a, Putin’le ilişkisinde olduğu gibi önce mesafeyi koruyarak, anlaşmazlıklardan kaçınmaya çalışarak ve meseleleri daha düşük diplomatik seviyelerde ele alarak yaklaştığını belirten gazete, bu yaklaşımı şöyle detaylandırıyor:

“Biden, göreve geldiğinden beri Erdoğan ile sadece bir kez telefonda görüştü. Bu ona, Osmanlı İmparatorluğu’nun son günlerinde Ermenilere yönelik katliamı ABD’nin soykırım olarak tanıyacağını bildirmek içindi. Bu, önceki yıllarda Erdoğan’ın öfke nöbeti geçirmesine neden olabilecek bir aşağılama iken, NATO Zirvesi’nde bir araya gelme vaadiyle birlikte sessiz bir tepkiyle karşılandı.”

Haber, Washington Yakın Doğu Politikaları Enstitüsü Türkiye Araştırmaları Programı Direktörü Soner Çağaptay’ın, “Biden, Türkiye ile demokrasi arasında bir seçim yapmak zorunda kalabileceğini biliyor” sözleriyle noktalanıyor.

REUTERS: ÖNEMLİ BİR İLERLEME KAYDEDİLMESİ BEKLENMİYOR

1,5 saat sürmesi planlanan görüşmeye ilişkin Reuters Haber Ajansı’nda yer alan değerlendirmede, mevcut fikir ayrılıklarının bu görüşmede çözülmesi veya bir ilerleme sağlanması konusunda çok az umut olduğu belirtildi.

Reuters, özellikle Biden’ın Oval Ofis’e geçmesinin ardından uzun bir süre boyunca Erdoğan ile görüşmemiş olmasının ve ilk görüşmesini de ‘Ermeni soykırımını tanıyacağını söylemek için’ yapmış olmasının ikili ilişkilerde ciddi çatlaklar yarattığını belirtti. Erdoğan’ın da yaptığı açıklamalarda bir önceki başkan Donald Trump ile çok daha rahat bir iletişim içinde olabildikleri yönündeki sözlerini hatırlattı.

Beyaz Saray Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan Brüksel’de pazar akşamı yaptığı açıklamada NATO zirvesindeki görüşmenin aynı zamanda iki lider arasında ilk temas olacağını kaydetti ve ekledi: “Siyaset ve ekonomi alanında bazı zorlu konuları konuşacaklar. Özellikle insan hakları ile ilgili konularda ilişkilerimizi zorlayan konular mevcut.”

Reuters analizine göre Erdoğan görüşmede özellikle Türkiye’nin Afganistan’daki rolünü, önemini, yapmış olduklarını ve yapmaya devam edebileceklerini aktaracak. Ancak olumsuz başlıkların sayısının fazlalığı nedeniyle tüm bu ortak çıkar alanları geri planda kalabilir.

Reuters’a konuşan Teneo analistine göre iki tarafın da ilişkilerde pragmatik bir tutum sergilemesi bekleniyor. Hiçbir tarafın anlaşmazlıkları çözme konusunda ciddi bir adım atmayacağı ve bu yüzden görüşmenin Türkiye açısından somut bir sonuç doğurmayacağı belirtiliyor.

Biden-Erdoğan görüşmesinde masada neler var?

Analiz

AKP’de gaf yarışı sürüyor: Halk, ekmek kuyruğuna fotoğraf için giriyor

Kur krizi sonrası başlayan gaf yarışına bir AKP’li daha ortak oldu. AKP İBB Meclis Üyesi Muhammet Kaynar, halk ekmek büfeleri önünde oluşan kuyrukların gerçek olmadığını savundu.

BOLD – Döviz krizi sonrası birbirinden ilginç açıklamalarla kamuoyunun gündemine gelen AKP’lilere bir yenisi daha eklendi.

CNN Türk canlı yayınına katılan AKP’li İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) Meclis Üyesi Muhammet Kaynar’ın ekmek büfeleri önündeki kuyruğa ilişkin yorumu, stüdyodakileri çileden çıkardı.

Kaynar, halk ekmek büfeleri önünde oluşan kuyrukların gerçek olmadığını savundu.

CHP’li Dursun Çiçek’in ekmek kuyruklarını hatırlatması üzerine Kaynar, “Halk Ekmek kuyruklarında bekleyenlerin gerçekten ekmek beklediğinden emin misiniz?” diyerek karşılık verdi.

Sırada bekleyen vatandaşların fotoğraf verebilmek için sıraya girdiğini savunan Kaynar’ın yorumu stüdyodakilere ‘pes’ dedirtti.

DOMATES YEMEYİZ

AKP Elazığ Milletvekili Zülfü Demirbağ da artan gıda fiyatlarına karşı ekonomik krizle boğuşan vatandaşlara dikkat çeken önerilerde bulunmuş, “Normal şartlarda ayda iki kilo et yiyorsak yarım kilo yeriz. Domatesi iki kilo yerine iki tane alırız. Biber alacaksak bir kilo yerine üç tane alırız” demişti.

ABD’DE ENFLASYON 7 KAT ARTTI

Yüksek enflasyon ve gıda fiyatlarından herkes şikayet ediyor. Konuyu Erzincan’daki bir etkinlikte ele alan AKP’li Binali Yıldırım, ABD’de yüzde 7 artan enflasyonu “7 kat artmış” diyerek partisini savunmuştu. Yıldırım sözlerinin ardından ekonomistlerin ağır eleştirilerine maruz kaldı.

DÜNYANIN 3.BÜYÜK EKONOMİSİYLE KARŞILAŞTIRDI

AKP Grup Başkanvekili Cahit Özkan’ın Türkiye’yi dünyanın 3. büyük ekonomisine sahip Japonya ile karşılaştırması da çok konuşuldu. Kur atağının başladığı ilk günlerde konuşan Özkan’ın “Türkiye dolardaki değer kaybını bin lira aşağı çekmek suretiyle 6 kat bir artış var. Doların değeri ile ilgili Japonya bir mukayese yapıyor mu? Japonya 114 yen olan dolar kurunu göstererek kendi ekonomisini değerlendiriyor mu?” sözleri alay konusu oldu.

AKP’nin akıl küpleri

Okumaya devam et

Analiz

Konuştukça dolar rekor kırıyor: TL’ye taammüden saldırı

Açıklamalarıyla  TL’nin değerini düşüren AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın sözleri her açıklaması dolara zirve yaptırıyor. Erdoğan’ın ekonomiyle ilgili konuştuğu son bir ayda dolar 9.60 liradan 14.05 liraya kadar yükseldi. TL, son bir ayda dolar karşısında yüzde 50 değer kaybetti. 

BOLD – Kendisinin ekonomist olduğunu her platformda dile getiren AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ekonomi ile ilgili teorilerinin faturasını halk ödüyor. Yüksek faizin kur ve enflasyonu tetiklediğini öne süren Erdoğan’ın bu görüşünü her dillendirdiğinde dolar rekorunu yeniledi. Doların artışı ise başta gıda olmak üzere binlerce ürüne zam olarak döndü.

DOLAR 14.05 İLE REKORUNU TAZELEDİ

Dün gece TRT’de katıldığı programda ekonomi ile ilgili tezini yineleyen Erdoğan, ekonomi politikalarının devam edeceğini ifade ederek, “Çok açık, net söylüyorum. Biz inşallah seçim öncesine kadar ciddi manada faizin düştüğünü, kuru tetikleyen yüksek faizin düşüşü sebebiyle kurda da ciddi bir olumlu iyileşmenin olduğunu hep birlikte göreceğiz. Buna enflasyon da dahil” dedi. Erdoğan’ın bu açıklamaları sonrası dolar 14.05’e yükselerek rekor kırdı.

ERDOĞAN’A YALVARDI: ALLAH AŞKINA KONUŞMA ARTIK

Her konuşması sonrası doların yükselmesine sebep olan AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’a tepki gösteren Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, “Konuşmayla birlikte ise 14 TL’ye kadar yükseldi! Bu konuşmalar TL’ye taammüden saldırı niteliği kazandı. Allah aşkına konuşma artık!” dedi.

CHP’Lİ ÖZEL: ALLAH AŞKINA SUS

Erdoğan’a tepki gösteren CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel de bir hafta önce yaptığı paylaşımda “Allah aşkına sus” etiketi ile “Tayyip Erdoğan konuştukça Türk Lirası değer kaybediyor. Türkiye; tarihinin en büyük krizinde boğulurken iktidar partisi “kriz yokmuş” gibi davranıyor. TL’nin değer kaybını durdurmak için biz söyledik dinlemedin bak hemşire abla ne diyor!” demişti.

ERDOĞAN KONUŞTUKÇA HALK YOKSULLAŞTI

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın her konuşması halka zam olarak yansıdı. Son bir ayda dolar kuru Erdoğan’ın konuşmaları sonrasında 9.60 liradan 14.05 liraya kadar yükseldi. Dolardaki bu artış sonrası başta gıda fiyatları olmak üzere iğneden ipliğe herşeye zam geldi. Market çalışanları günübirlik değişen fiyat etiketlerinden muzdarip olurken, birçok işletme zammın gerekçelerini açıklamak için işyerlerinin camına yazı asmak durumunda kaldı.

Resim

ZAM GELMEYEN ÜRÜN YOK GİBİ

Faturalardan akaryakıta, temel ihtiyaç maddelerinden ambalajlara kadar birçok ürün zamlandı. Fiyatı artan ürünlerin arasında ayçiçek yağı, zeytin yağı, tereyağı, şeker, un, ekmek, simit, zeytin, peynir, et, tavuk, tüp, makarna, sebze meyve, yumurta, süt, bisküvi, tuz, kahve, su bulunuyor.

ZAMLARDAN EN ÇOK YOKSULLAR ETKİLENDİ

Doların neden olduğu fiyat artışlarından en çok yoksulların çok tükettiği ekmek, makarna, un ve yumurta geldi. Ekmek fiyatları birçok kentte 2 lirayı geçerken, bir çuval un fiyatı 400 liraya dayandı. Gramı düşürülen makarnanın paket fiyatı 5 lirayı geçerken bir koli yumurtanın fiyatı ise 40 lirayı buldu.

 

Saray’a göre ekonomi 2022 yazında düzelecek: Seçimin şifresi

Okumaya devam et

Analiz

Dünyayı korkutan Omicron varyantı hakkında bilmeniz gerekenler: Hangi aşı etkili?

Güney Afrika’da tespit edilen ‘Omicron varyantı’ bu yıl biteceği söylenen Kovid-19 pandemisiyle ilgili dünya çapında endişelere yol açtı. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından ‘kaygı verici’ statüsüne aldığı varyant hakkında bilmeniz gerekenler…

BOLD ANALİZ – Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), ilk olarak Güney Afrika’da tespit edilen koronavirüs varyantı B.1.1.529’u ‘endişe verici varyant’ kategorisine aldı ve varyanta Yunan alfabesinin 15. harfi olan Omicron adını verdi.

DSÖ, ilk belirlemelere göre bu varyantın hastalığı geçiren kişileri tekrar etkileme potansiyelinin bulunduğunu açıkladı. Örgüt, varyantın özelliklerini tam olarak anlamanın birkaç hafta sürebileceğini duyurdu.

Türkiye’de de endişelere yol açan yeni varyant hakkında Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal medya hesabından Pazartesi günü yaptığı açıklamada yeni varyanta Türkiye’de rastlanmadığını belirtirken, Türkiye’nin yeni varyanta karşı tedbir aldığını hatırlattı.

Bakan Koca, 26 Kasım’daki açıklamasında da yeni varyanta karşı önlem olarak Botsvana, Güney Afrika Cumhuriyeti, Mozambik, Namibya ve Zimbabve’den Türkiye’ye girişlerin durdurulduğunu belirtti.

OMİCRON HAKKINDA NELER BİLİNİYOR?

Omicron varyantı ilk olarak Güney Afrika tarafından Dünya Sağlık Örgütü’ne 24 Kasım’da bildirildi. Dünya Sağlık Örgütü, varyantı daha öncekiler gibi (Alfa, Beta, Delta) Yunan alfabesinden bir harfle isimlendirdi: Omicron.

30 Kasım itibariyle bütün kıtalarda tespit edildi. 21 ülke ve bölgede 253 vaka kayıtlara geçti.

Varyant hakkındaki en önemli bilgi, çok sayıda mutasyona uğramış olması. Virüs şu ana kadar çıkan varyantlar içerisinde orijinal virüsten en fazla farklılık gösteren varyant olarak biliniyor.

Güney Afrika Salgın Hastalıklarla Mücadele ve Araştırma Merkezi Başkanı Profesör Tulio de Oliveira, varyantta ‘sıradışı bir mutasyonlar bileşimi’ olduğunu söyledi.

Profesör Tulio de Oliveira, “Bu varyant, daha önce dolaşımda olan varyantlardan çok farklı” dedi ve ekledi: “Varyant bizi şaşırttı. Evrim sürecinde büyük bir sıçrama ve beklediğimizden çok daha fazla sayıda mutasyona uğramış.”

Bir basın toplantısıyla bulguları açıklayan Oliveira, varyantta 50 mutasyon olduğunu ve bunların 30’dan fazlasının virüsün dış yüzeyindeki protein çıkıntılarında bulunduğunu söyledi.

Bu çıkıntılar virüsün vücuttaki sağlıklı hücrelere girebilmesinde hayati rol oynuyor ve bu nedenle mevcut koronavirüs aşıları bu çıkıntıları etkisizleştirmeyi hedefliyor.

Virüsün bizim sağlıklı hücrelerimizle ilk temasını sağlayan kısımlarına iyice yakından bakıldığında bu bölümde orijinal virüse göre 10 farklı mutasyon olduğu görülüyor. Oysa dünyada en son hızla yayılan Delta varyantının bu kısmında sadece 2 mutasyon vardı.

Bu düzeyde bir mutasyonun muhtemelen virüsü yenemeyen tek bir hastadan yayıldığı düşünülüyor.

BELİRTİLERİ NELER?

Hafta sonu açıklamalarda bulunan ve ilk Omicron varyantı hastalarını tespit edip bunu üst mercilere aktaran Dr. Angelique Coetzee de, “Genelde olağandışı semptomlar görülüyor. Aşırı halsizlik gibi. Fakat vakaların hiçbirinde tat ve koku kaybı yok” dedi.

Güney Afrika’daki Ulusal Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü’nde görevli Dr. Wassila Jassat da, “Tshwane kentinde tespit edilen Omicron vakalarından hastaneye kaldırılanların yüzde 87’si aşı olmayanlar” dedi.

AŞILAR VARYANT KARŞISINDA ETKİSİZ Mİ?

Aşıların yeni varyanta karşı etkili olup olmadığı tam olarak bilinmiyor. Konu ile ilgili çalışmalar sürüyor. Dünya Sağlık Örgütü de varyantın özelliklerini tam olarak anlamanın birkaç hafta sürebileceğini duyurdu.

BioNTech ve Moderna şirketleri mevcut aşılarının yeni varyanta etkisini incelemeye başladıklarını duyurdu. Moderna ayrıca Omicron’a özel yeni bir hatırlatma dozu üzerinde çalışacaklarını açıkladı.

Dünyada Kovid-19’a karşı ilk aşıyı geliştiren BioNTech şirketinin kurucularından Uğur Şahin, Omicron varyantı nedeniyle paniğe gerek olmadığını söyledi.

Omicron varyantı hakkında iki hafta sonra genel verileri topladıktan sonra kesin bir sonuca varabileceklerine dikkati çeken Uğur Şahin, “Yeni Omicron varyant nedeniyle herhangi bir korku duymaya gerek yok. Paniğe gerek yok. Varyantın çok farklı mutasyonları olduğunu biliyoruz. Aşının bu varyanta daha az etki sağladığını ama ağır hastalıktan da koruduğunu biliyoruz” dedi.

Aşının iki düzeyde koruma sağladığını ifade eden Şahin, ilkinin antikor ikincisinin de t-hücreleri denilen bağışıklık hücreleri olduğunu belirterek, “Aşı, ağır hastalık seyrine karşı koruma sağlıyor. Ağır hastalık seyrine de koruma sağladığı için bir güven sağlıyor. Üçüncü doz aşı olduktan sonra oldukça iyi bir korumanın sağlandığına eminiz” diye konuştu.

OMİCRON AŞI OLANLARA BULAŞIYOR MU?

Omicron varyantı ile kapsamlı bir analiz hazırlayan İngiltere’nin saygın gazetelerinden The Guardian, iki doz aşı olanların bu virüsten ne kadar korunabildiğini uzmanlara sordu. Şu an kullanılan koronavirüs aşılarının bağışıklık sistemini, virüsün başak proteinine (spike protein) etkisine karşı hazırladığına dikkat çeken uzmanlar, “Omicron varyantında bu proteinde 30’dan fazla mutasyon var. Bunlardan 10’u RBD adı verilen bölgede. Delta varyantında bunun sayısı 2” açıklamasını yaptı.

Fakat bu kadar değişikliğe rağmen koronavirüs aşılarının ya da önceden Kovid-19 atlatmış olmanın koruma sağlayacağı belirtiliyor.

Imperial College London’da bağışıklık dalında profesör olarak görev yapan Danny Altman, “Eğer mutasyona bakarsanız, antikor hedeflerinizin parça parça olduğunu görürsünüz. Ancak Güney Afrika’dan gelen haberlere göre hastaneye kaldırılanların durumu ağır değil gibi gözüküyor. Hastaneye kaldırılanlar aşı olanlardan ziyade aşı olmayanlar ve bu durumda aşının halen koruma sağladığını söyleyebiliriz” dedi.

VARYANTA KARŞI NE GİBİ TEDBİRLER ALINDI?

Varyant hakkında DSÖ’nün açıklaması dünya çapında borsaları etkiledi. Açıklamanın yapıldığı 26 Kasım Cuma akşamı İngiltere’deki FTSE 100 endeksi yüzde 3,6 değer kaybetti. FTSE 100, pandeminin ilk günlerinden bu yana bir günde bu kadar değer kaybetmemişti. ABD’de Dow Jones endeksi yüzde 2,5, Nasdaq ise yüzde 2,2 değer kaybetti.

Dünyada korkuya neden olan Omicron varyantı nedeniyle birçok ülke yeni tedbirleri yürürlüğe koydu.

İlk olarak çeşitli Afrika ülkelerine uçuşlar durduruldu. Maske kullanımı tekrar hatırlatıldı, henüz yeni varyanta etkisi olup olmadığı kesinleşmese de virüsün yayılmasına engel olacağı düşünülerek üçüncü doz aşılar hızlandırıldı.

Türkiye, İngiltere, AB, Avustralya, Kanada ve ABD’nin de aralarında bulunduğu çok sayıda ülke, Güney Afrika ve bazı komşularından seyahatleri yasakladı veya kısıtladı.

Dünya Sağlık Örgütü, koronavirüsün yeni varyantı Omicron’un ortaya çıktığı Afrika ülkelerine yönelik seyahat kısıtlamalarını eleştirerek üye ülkeleri varyanta karşı ‘akılcı’ ve ‘orantılı’ tedbirler almaya çağırdı.

Erdoğan, en büyük Türk savunma sanayi şirketini Körfez sermayesine mi satıyor?

Okumaya devam et

Popular

Shares