Bizimle iletişime geçiniz

Analiz

Kaçırılan eğitimci Orhan İnandı hakkındaki BM kararı ne anlama geliyor?

Hakan Fidan’ın başında olduğu Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) tarafından kaçırılan Orhan İnandı hakkında BM İnsan Hakları Komitesi tedbir kararı verdi. Ailesinin talebi üzerine İnandı için BM’ye başvuruyu yapan IAHRA GENEVA Derneğinin Genel Sekreteri Mesut Aşçı kararın ne anlama geldiğini anlattı.

BOLD ANALİZ – Birleşmiş Milletler (BM), Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te 31 Mayıs’ta kaçırılan Sapat Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı Orhan İnandı için Türkiye’yi de bağlayan bir ‘tedbir kararı’ verdi. Buna göre İnandı’nın ortaya çıkarılması, işkence ve kötü muamele varsa buna maruz bırakılmaması, mani olunması, fiziksel ve zihinsel bütünlüğünün korunması, ailesiyle irtibatının sağlanması, ailesine bilgi verilmesi gerekiyor.

Yasadışı yollarla yurt dışından kaçırılıp Türkiye götürülen Gülen Hareketi gönüllüleri için emsal olacak bu kararı, başvuruyu yapan International Association For Human Right Advocacy’in (IAHRA) Genel Sekreteri Mesut Aşçı değerlendirdi.

Hak ihlallerine maruz kalan herkes için uluslararası kurumlara başvuru yaptıklarını belirten Aşçı, tüm dünyada güçlü bir etkisi olan Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesi’nin kararlarını sözleşmeye imza atan tüm ülkelerin uygulaması gerektiğini ifade etti.

TR724 yazarı Bülent Korucu ve Yavuz Altun’un sunduğu Nöbetçi Editör programına katılan Aşçı, hem merkezi Cenevre’de olan insan hakları savunuculuğu derneği hakkında hem de İnandı kararına dair önemli açıklamalarda bulundu.

Başbakanlık Yurt Dışındaki Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı’nda görev yaparken ihraç edilen Mesut Aşçı, yaklaşık 2 yıldır İsviçre’de yaşıyor ve hak ihlalleriyle ilgili uluslararası çalışmalar yapıyor.

Mesut Aşçı

IAHRA ne zaman kuruldu? 

Derneğimiz 2018’de kuruldu. Genel merkezimiz Cenevre’de. Türkiye’de ağır insan hakları ihlalleri yaşandığı için böyle bir derneğin kurulmasına ihtiyaç duyuldu. Ana faaliyet konumuz, Türkiye’de ve dünyada ortaya çıkan insan hakları ihlallerinin Birleşmiş Milletler mekanizmalarına taşınması. Tarafsız bir derneğiz. Herhangi bir grubu temsil etmiyoruz. Bunu özellikle belirtmek istiyorum. Toplumun her kesiminden hak ihlaline uğrayan bireyler, haklarını aramak için bize müracaat edebilir. Hem Türk hem başka ülkelerin vatandaşları için uzmanlarda ve hukukçulardan oluşan ekibimizle birlikte elimizden geleni yapıyoruz.

Size nasıl müracaat edebilirler?

İnternet sitemiz www.iahrageneva.org ve sosyal medya hesaplarımız @iahrageneva üzerinden herkes bize ulaşabilir ya da [email protected] mail adresine e-posta gönderilebilir. Birleşmiş Milletler de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi gibi iç hukuk yollarının bitmesini talep ettiği için biz de iç hukuk yollarının tüketilmesini bekliyoruz. Başvuruların reddedilmemesi için bu önemli. Tabi insan kaçırma, işkence, kötü muamele gibi acil müdahale gerektiren durumlar hariç.

Orhan İnandı ile ilgili yaptığınız başvuru süreci nasıl oldu? 

Öncelikle BM’nin hak ihlalleriyle ilgili nasıl çalıştığını açıklayayım. Birleşmiş Milletler’in insan hakları ihlalleriyle ilgili komiteleri, çalışma gurupları ve özel raportörleri bulunuyor. Komiteler, ülkelerin anlaşmalarıyla kurulan birimlerdir. Çalışma grupları ve özel raportörler, BM’nin hak ihlallerini takip etmek için kendi içinde geliştirdiği mekanizmalardır. Bu mekanizmalar ilgili ülkelerle irtibata geçer, ilgili ülkelere tavsiyelerde bulunur, uyarılar, ikazlar yapar. Çalışma guruplarının ve özel raportörlerin kararları bağlayıcı değil, tavsiye kararları niteliğindedir.

Komitenin kararları bağlayıcı mı?

Evet, komitelerin kararları bağlayıcıdır. Komiteye imza atan ülkeler, oradan çıkan kararları uygulamakla yükümlü. Bizim başvurduğumuz mercii BM İnsan Hakları Komitesi. Türkiye, bu komiteye Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi’ni imzalayarak dahil olmuş, ki bu sözleşme BM’nin kurucu anlaşmalarından biridir Akabinde özel bir protokolle de komitenin kararlarını uygulayacağına dair taahhütte bulunmuş. Yani Birleşmiş Millet İnsan Hakları Komitesini şöyle düşünebiliriz; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin BM nezdindeki muadili. AİHM’nin kararları nasıl Türkiye’yi bağlıyorsa komitenin kararları da Türkiye’deki yargı mercilerini, idari makamları, herkesi bağlar. Artık alınan karar iç hukukumuzun bir parçasıdır. Anayasamızın 90. maddesine göre herkesin bu karara uyması gerekiyor.

Orhan İnandı için ne zaman başvuru yapıldı?

Orhan İnandı’nın kaybolmasının üzerinden 10 günden fazla bir zaman geçti. Ailesi bize müracaat etti, ne yapılabilir diye. Hukukçularımız, uzmanlarımız BM İnsan Hakları Komitesine başvurmayı uygun buldular. 10 Haziran 2021’de başvuruyu yaptık. Tabi bu Orhan İnandı’nın kaybolmasıyla ilgili genel bir başvuru değil, özel bir başvuru. İhtiyadi tedbir kararı başvurusu. Bu Türkiye’nin haklı ya da haksız olmasıyla ilgili esasa dair bir durum değil. Tamamen Orhan İnandı’nın ortadan kaybolmasının doğuracağı zararları önlemek, telafi edilmesi mümkün olmayacak zararları önlemek amacıyla alınmış bir ihtiyadi tedbir kararı.

Kararda ne denildi, sonucu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Komite 24 saat içinde değerlendirmesini yaptı ve başvuruyu haklı buldu. Makul gerekçelere dayandığını gördüler. Komite tüm başvuruları 24 saat içinde cevaplıyor, Orhan İnandı’ya özel bir durum değil. BM İnandı’nın ortaya çıkarılması, işkence ve kötü muamele varsa buna maruz bırakılmaması, mani olunması, fiziksel ve zihinsel bütünlüğünün korunması, ailesiyle irtibatının sağlanması, ailesine bilgi verilmesi yönünde karar aldı. Türkiye’nin bunu uygulamayacağım demesinin artık bir anlamı yok, ortada bir BM kararı var. Türkiye’ye düşen kararı uygulamak, inkar etmek değil. Tabi itiraz yolu da açık. Ana dosyanın tartışılması, müzakere edilmesi ya da İnsan Hakları Komitesi’nde görüşülmesi devam edecek. Ancak ihtiyati tedbir kararının ivedilikle Türkiye’nin bütün yetkili makamları tarafından uygulanması gerekiyor.

Türkiye açısından bakılınca kabul edilmesi zor bir karar tabi. İllegal bir faaliyeti kabul etmiş olacak. Kabul etmezse bu sefer uluslararası camiayı karşısına almış olacak. BM İnsan Hakları Komitesi’nin kararları Avrupa kıtasıyla sınırlı değildir. AİHM’den daha kapsamlı bir etki alanı vardır. Dünyanın en güçlü karar mekanizmalarından biri olduğunu söyleyebiliriz.

Orhan İnandı Kırgızistan’da kaybolmasına rağmen komite Türkiye’yi muhatap alarak bir karar verdi. Bunun anlamı nedir?

Bu tabi ki ayakları sağlam basmayan, alelade bir karar değil. Olayların gidişatı, ailenin çırpınışı, alınan ihbarları göz önünde bulundurdular. Türkiye de iddialara karşı sessiz kaldı. Son 5 yılda dünyanın farklı ülkelerinden 100’den fazla kişi kaçırıldı. Türkiye bunu gizlemiyor. Bu kişileri kaçırdıktan sonra medyanın önünde afişe edip rencide ediyorlar. Bütün bir dünyaya iyi bir iş yapmış gibi deklare ediyorlar. BM’nin keyfi tutuklamalar ve yurt içi-yurt dışı olsun insan kaçırmalarla ilgili başka kararları da vardır. BM Türkiye’yi ikaz eden, hukuksuz bir şekilde kaçırıp tutukladıklarına dair alınan kararlar bunlar. Türkiye bunların bazılarını uyguladı, bazılarını uygulamadı. Dolayısıyla Türkiye’nin Orhan İnandı’yı kaçırdığını yalanlamasının bir inandırıcılığı yok.

‘Orhan İnandı’yı konuşturmak için MİT Türkiye’den kimyasal ilaç gönderdi’

 

 

Analiz

8 ayda 285 kadın cinayete kurban gitti

Kendisinden 5 gündür haber alınamayan Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü öğrencisi Azra Gülendam Haytaoğlu’nun cansız bedeni bulundu. Haytaoğlu ile birlikte bu yılın ilk 8 ayında öldürülen kadın sayısı 285’e çıktı.

BOLD ANALİZ – Orman yangınlarıyla boğuşan Antalya’da 5 gündür kendisinden haber alınamayan Azra Gülendam Haytaoğlu’nun öldürüldüğü ortaya çıktı. Tecavüze uğradıktan sonra öldürüldüğü tespit edilen Haytaoğlu’nun 5 parçaya ayırıp valizle ormana gömüldüğü belirlendi.

İŞ İÇİN GİTTİĞİ EMLAKÇI ÖLDÜRDÜ

26 yaşındaki kızları Azra Gülendam Haytaoğlu’ndan 5 gündür haber alamayan ailesi, günlerdir sosyal medyadan seslerini duyurmaya çalışıyordu. Yapılan araştırmalar sonrasında Haytaoğlu’nun cansız bedenine ulaşıldı. Haytaoğlu’nun katledildiği belirlendi. Üniversiteli kadına tecavüz edip boğarak öldüren ve banyoda 5 parçaya ayırıp valizle ormana gömen emlakçı Mustafa Murat Ayhan, çapraz sorgu sonrası cinayeti itiraf etti. Ayhan gözaltına alındı.

ÖLDÜRÜLEN KADIN SAYISI 285’E ÇIKTI

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu verilerine göre Haytaoğlu cinayeti ile birlikte bu yılın ilk 8 ayında öldürülen kadın sayısı 285’e çıktı. Geçen yıl 300 kadının öldürüldüğü Türkiye’de 2008’de 80, 2009’da 109, 2010’da 180, 2011’de 121, 2012’de 210, 2013’te 237, 2014’te 294, 2015’te 303, 2016’da 328, 2017’de 409, 2018’de 440, 2019’da 474 kadın katledildi. Kadın cinayetlerinin son yıllarda artması ise dikkat çekti.

AKP’Lİ NERGİS: ÖLDÜRÜLEN ERKEK SAYISI DAHA FAZLA

Daha önce yaptığı bir açıklama kadına yönelik şiddetin medya tarafından abartıldığını öne süren AKP Kayseri Milletvekili Hülya Atçı Nergis, erkek cinayetlerinin kadın cinayetlerinin 12 katı olduğunu savundu. Katıldığı bir televizyon programında sunucunun “2020 yılında 300 kadın öldürüldü” cümlesine yanıt veren Nergis, “Ama bakın öldürülen erkek sayısı bu sayının 12 katı. Biz sadece kadınları ifade ediyoruz. Medya bu işin alıcısı olduğu için çok kullanıyor. Bu da yanlış bir algı yaratıyor, sanki Türkiye’de çok fazla kadın öldürülüyor” dedi.

Saray’ın YAŞ sıkıntısı: Şura toplanamadı

Okumaya devam et

Analiz

Saray’ın YAŞ sıkıntısı: Şura toplanamadı

Geçen yıl 23 Temmuz’da Yüksek Askeri Şura’yı toplayıp 45 dakikada kararları açıklayan Saray, Ağustos ayının ilk haftasına girilmesine karşın Şura’nın toplanma gününü belirleyemedi. Bu hafta toplanması öngörülen YAŞ’ta ulusalcı kadroların tasfiye edilmesi bekleniyor.  

BOLD ANALİZ – Bakan istifalarının konuşulmasına karşın uzun süredir kabineye yeni üyeler atayamayan Saray Hükumeti, geçen yıl 23 Temmuz’da topladığı Yüksek Askeri Şura’yı (YAŞ) bu yıl Ağustos ayı başlamasına rağmen toplayamadı. Bu hafta toplanması öngörülen Şura’da 2 bine yakın ulusalcı rütbeli askerin ordudan atılması bekleniyor.

GEÇEN YIL TEMEL VE AKSAKALLI EMEKLİ EDİLDİ

Geçen yıl 23 Temmuz’da toplanıp 45 dakika süren Yüksek Askeri Şura Toplantısı, Cumhuriyet tarihine “en kısa süreli Yüksek Askeri Şura” olarak kaydedildi. Geçen yılki şurada 17 general ve amiral bir üst rütbeye, 51 albay, general ve amiralliğe yükseltildi. 30 general/amiral kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edildi. Şuranın en dikkat çeken kararları ise 15 Temmuz’un önemli isimleri Orgeneral İsmail Metin Temel ile 2. Kolordu Komutanı Zekai Aksakallı’nın kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edilmeleri oldu.

15 TEMMUZ’UN GENELKURMAY BAŞKANI DÜNDAR EMEKLİ EDİLECEK

Geçen yılki hızlı Yüksek Askeri Şura’ya karşın bu yıl toplantı günü bile belirlenemedi. Bu hafta Saray’da toplanması beklenen YAŞ’ta Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler’in, yaş haddinin yanı sıra bekleme süresini henüz doldurmamış olması sebebiyle görevine devam edeceği öngörülüyor. Görev süresini ve yaş haddini dolduran 15 Temmuz’da geçici olarak Genelkurmay Başkanlığı görevine getirilen Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ümit Dündar’ın emekli edilmesi bekleniyor. YAŞ’ta ayrıca 2 bine yakın ulusalcı olarak nitelendirilen rütbeli askerin de TSK ile ilişiklerinin kesilmesi bekleniyor.

KABİNE TOPLANTISI DA ERTELENDİ

Bugün olması beklenen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi toplantısı ileri bir tarihe ertelendi. Anadolu Ajansı da, gece yarısı yayımladığı gündem özetinde kabine toplantısına dair bilgi geçmedi. Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nin ne zaman toplanacağı ile ilgili Saray’dan bir açıklama da yapılmadı.

Tayyip Erdoğan’ı çay fırlatarak protesto ettiler: Mutlu musun?

Okumaya devam et

Analiz

Tayyip Erdoğan’ı çay fırlatarak protesto ettiler: Mutlu musun?

Sosyal medyada AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın cayır cayır yanan Marmaris’te vatandaşlara çay dağıtmasına tepki gösteren videolar dikkat çekti. Bir sosyal medya kullanıcısı Erdoğan’ın tavrını turistlere “Mutlu musunuz?” sözleriyle çay fırlatarak eleştirdi. Rap şarkıcısı Şehinşah ise konserinde izleyicilerine çay fırlattı.

BOLD ANALİZ – AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sel felaketi yaşayan Rize’nin ardından yangınlarla boğuşan Marmaris’te düzenlediği mitingde çay dağıtması vatandaşların tepkisini çekti.

Özellikle sosyal medyada Erdoğan’ın mitingindeki tavrını mizahla eleştirenlerin çektiği videolar onbinlerce kez izlendi.

TURİSTLERE ÇAY FIRLATTI

Begüm isimli sosyal medya kullanıcısı, yoldan geçenlere Erdoğan gibi çay fırlatarak ‘Mutlu musunuz?’ diye sordu. Videoda ‘Are you happy?’ ifadesiyle çay atılan turistler ise büyük şaşkınlık yaşadı. Videoda “Memnun musun her şeyden?” sorusuna bir dükkan sahibi, iktidardan memnun olmadığını söylerken, çay fırlatıldıktan sonra ise “Hah şimdi memnunum” cevabı izleyenleri güldürüyor.

ŞEHİNŞAH DA KONSERDE ÇAY FIRLATTI

Erdoğan’ın yangın bölgesi Marmaris’te çay fırlatışını rap müzik sanatçısı Şehinşah’ta düzenlediği konserde izleyenlerine çay atarak eleştirdi.  Şehinşah, “Bir sürprizim var umarım beğenirsiniz” diyerek izleyicilere çay fırlattı.

AYIP DENEN BİR ŞEY VAR YETER ARTIK

Erdoğan, Marmaris ziyaretinde düzenlediği miting ve dönüş yolunda yolda bekleyenlere çay fırlatması büyük tepki çekmişti. DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Erdoğan’a “Ayıp denen bir şey var yeter artık” diyerek tepki göstermişti.

Rant sevdası Türkiye’yi yaktı

Okumaya devam et

Popular

Shares