Bizimle iletişime geçiniz

Analiz

Balyoz: Kumpas mı darbe mi?

Ergenekon ve Balyoz davalarının savcılığını yapan AKP, 17-25 Aralık’ta ortaya saçılan yolsuzluklar sonrasında bu davaların ‘milli orduya kumpas’ olduğunu öne sürdü. Gelinen süreçte ise yapılan planlar, darbe olarak nitelendirilerek davaların yeniden açılması istendi.

BOLD ANALİZ – Yargıtay 16. Ceza Dairesi, Balyoz davasında arasında Çetin Doğan’ın bulunduğu 7 askere verilen beraat kararını bozdu. Bu kişilerin “darbe suçu için anlaşma” maddesinden cezalandırılmasını isteyen Yargıtay, daha önce güvenilir olmadığı öne sürülen dijital delillerin yeniden incelenmesini talep etti.

AKP ve Gülen Hareketi’ni bitirmek için yapılan planların deşifre olmasıyla birlikte açılan Ergenekon ve Balyoz davaları, yolsuzlukların ortaya çıktığı 17-25 Aralık sürecinde AKP tarafından kumpas olarak nitelendirildi. Dönemin başbakanı AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “savcısı” olduğunu belirttiği bu davalarla ilgili birçok AKP’li ardı ardına kumpas açıklaması yaptı. Yargıtay’ın bu kararıyla kumpas yeniden darbeye dönüştü. Peki bu davalarla ilgili kim ne dedi?

ERDOĞAN: SAMİMİYETLE İTİRAF EDİYORUM KUMPAS

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2015 yılında yaptığı bir konuşmada daha önce “savcısıyım” dediği Balyoz ve Ergenekon davaları için kumpas dedi. “Kumpasa hep birlikte maruz kaldık” diyen Erdoğan, “Samimiyetle ifade ediyorum; eski Genelkurmay Başkanımız başta olmak üzere, birlikte mesai sarf ettiğim için yakından tanıdığım pek çok komutanın tutuklanmasına şahsen gönlüm hiçbir zaman razı olmadı. Bu operasyonlarla şahsım başta olmak üzere, tüm ülke yanlış yönlendirildi, aldatıldı. Kurumlarımızın içinde örgütlenmiş, güçlü medya desteğiyle teçhiz edilmiş bir yapının, Türkiye’yi ele geçirmek için yürüttüğü bir kumpasa, bir darbe teşebbüsüne hep birlikte maruz kaldık” dedi.

AKDOĞAN: MİLLİ ORDUYA KUMPAS KURULDU

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Siyasi Başdanışmanı Yalçın Akdoğan da Türk ordusuna kumpas kurulduğunu ileri sürerek, “Kendi ülkesinin milli ordusuna, milli istihbaratına, milli bankasına, milletin gönlünde yer edinen sivil iktidarına kumpas kuranların bu ülkenin hayrına bir iş yapmış olmayacağını çok iyi bilir. Amaca ulaşmak için her yolu mubah görenlerin nasıl hastalıklı anlayışlar ürettiğini çok iyi bilir” diye yazdı.

BAHÇELİ: CUMHURİYET TARİHİNİN EN BÜYÜK HESAPLAŞMASI

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de aday gösterip milletvekili seçtirdiği Ergenekon davası sanığı Engin Alan’la ilgili yaptığı açıklamada “Mahkeme özellikle ağırlaştırılmış müebbet ceza konusunda çok bonkör davranmıştır. Hukuk zihniyetinde olmaması gereken yorumlarda bulunmuştur. Ergenekon davasında dayanaksız şüphelerden hareket edilerek varılan sonuçlardan aşırı cezalardan malum bir azınlık dışında kimse memnun kalmamıştır. Ergenekon davası cumhuriyet tarihinin en büyük hukuki hesaplaşmasıdır. Çünkü hesabı görülen Türk milletidir, hesabı kesilen TSK’dır. Hesaba çekilen vesayet darbe kılıfıyla Türkiye’nin temel ve milli kurumlarıdır” demişti.

Türkiye’nin gündemi ‘Paramount beleşçileri’

Analiz

Saadet, Erdoğan’da olmayan vasıfları sıralayıp, AKP ile ittifaka kapıları kapattı

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, cumhurbaşkanı adayında aradıkları “olmazsa olmaz” ölçüleri sıraladı. Karamollaoğlu’nun açıkladığı ölçütlerin Saadet’le ittifak arayışlarını sürdüren AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’da olmaması dikkat çekti.

BOLD – Saadet Partisi ile ittifak arayışlarını partinin Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk ile yürüten AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’ndan üstü kapalı “hayır” cevabı geldi. Karamollaoğlu’nun cumhurbaşkanı adayında olmasını istedikleri sıfatların Erdoğan’da olmaması dikkat çekti.

ASİLTÜRK’LE GÖRÜŞMELER SIKLAŞTI

Saadet Partisi’nin son seçimde aldığı yüzde 2,8’lik oy oranını kendine katmak için Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Asiltürk’ü evinde ziyaret edip, Sarayı’ında ağırlayan Erdoğan, Asiltürk’ün yakınlarına ihale ve kamu kurumlarında makam vermeye devam ediyor. Son olarak 19-20 Temmuz günlerinde Kıbrıs Harekatı’nın yıldönümünde Ada’ya yapılan çıkarmada Asiltürk’ün Erdoğan’ın uçağında olması dikkat çekti.

GÜZEL AHLAKLI, ADİL, ŞEFFAF, GÜVENİLİR OLMALI

Saray’ın Milli Görüş hamlesine Saadet Partisi’nden üstü kapalı yanıt geldi. Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, TV5’te katıldığı programda cumhurbaşkanı adayında aradıkları olmazsa olmaz ölçüleri sıraladı. Cumhurbaşkanı adayının adil, şeffaf, güvenilir ve denetlenebilir olması gerektiğini ifade eden Karamollaoğlu, “Adalet olmazsa olmaz… Onun için şeffaflık, onun için denetlenebilirlik, onun için güzel ahlâk… Güzel ahlâk, başka bir şey. Güzel ahlâk, senin gibi inanmayan, senin gibi düşünmeyen, senin gibi yaşamayan insanların hakkını da savunabilmekle başlar” dedi. Karamollaoğlu’nun sıraladığı ölçütlerin Erdoğan’da olmaması dikkat çekti.

“TOPLUMA İHANET ETMİŞ Mİ ETMEMİŞ Mİ, BUNLARA BAKACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı adayı ararken bu kıstaslarda aramak mecburiyetinde olduklarının altını çizen Karamollaoğlu, “Onu nasıl bulacağız? Elbette bu şahsın bugüne kadarki hayatına bakacağız. Böyle mi davranmış hayatında? İster siyasetin içinde olsun ister siyasetin dışında olsun. Ticarette kimseyi dolandırmış mı? Bir yerde sözüne sadık kalmamış mı? Kendi temsil ettiği topluma bir yerde ihanet etmiş mi, etmemiş mi? Bunlara bakacağız. ‘Nefsine hakim olacak.’ Yani ‘Her şeyi ben bilirim.’ demeyecek” dedi.

 

38 gazeteci 24 Temmuz Basın Bayramına cezaevinde girdi

Okumaya devam et

Analiz

‘Koşan terleyen Cumhurbaşkanı’ sözü verdi uyuklayan Erdoğan oldu

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, KKTC’de partililerle bayramlaşma videosunda yorgunluktan metni okuyamadı. Göz kapakları sık sık kapanan Erdoğan’ın bu görüntüsü 7 yıl önceki “Protokol Cumhurbaşkanı olmayacağım koşan terleyen bir Cumhurbaşkanı olacağım” sözlerini akıllara getirdi. Türk tipi başkanlık yetkileri 3 yılda Erdoğan’ı çökertti.

BOLD ANALİZ – Erdoğan’ın Anadolu Ajansı kameralarına yaptığı bayramlaşma konuşmasında uyuklaması gündemden düşmüyor.

Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan, Erdoğan’ın uyuklamasını yoğun programına bağladı. Hakan, “Şu programın binde birini ben icra etmeye kalksam ayakta uyurum. Sadece Kıbrıs dönüşü en az bir hafta dinlenmek isterim. Hiçbir kuvvet beni Rize’ye götüremez. Diyelim gittim. Rize dönüşü kendime gelmem en az 10 gün alır” diye yazdı.

CAN DÜNDAR’DAN BÜLENT ECEVİT HATIRLATMASI

Gazeteci Can Dündar ise olayı başka bir pencereden değerlendirdi. Erdoğan’ın 2002 yılında dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’e yönelik sözlerini hatırlatan Dündar, “Kul kınadığını tatmadan ölmez” Hadis-i Şerifini paylaştı. Dündar, Erdoğan’ın uyukladığı fotoğrafları yine Erdoğan’ın “Başbakan Bülent Ecevit’in ciddi şekilde rahatsız olduğu açıkça anlaşılıyor. Bu görevi yerine getiremez. Ecevit istifa etmelidir” sözleriyle paylaştı.

KOŞAN VE TERLEYEN CUMHURBAŞKANI VAADİ

Uyuklama görüntüsü AKP seçmenini endişelendirirken, Erdoğan’ın 2014 yılındaki en büyük vaadi akıllara geldi. Dönemin Başbakanı Erdoğan. 7 Nisan 2014 tarihinde medya kuruluşlarının genel yayın yönetmenlerine röportaj vermişti. Erdoğan 24 gazeteci üzerinden seçmenlere, “Bu seçimden sonra sorumluluklar daha da farklı olacak. Protokol cumhurbaşkanı değil, terleyen, koşan, koşturan cumhurbaşkanı olacağım” mesajı ulaştırmıştı. Erdoğan, bu sözünü hem Başbakan, hem AKP Genel Başkanı hem Cumhurbaşkanı adayı olarak seçim meydanlarında tekrarlamıştı.

TÜM YETKİLERİN TEK ELDE OLMASI ERDOĞAN’I YORDU

Çemişkezek Mal Müdürü’nden Milli İstihbarat Teşkilat Başkanı’na, taşeron bir işçinin devlete işe alınmasından 81 ilin vali ve kaymakamının atanmasına kadar her şeyden tek başına sorumlu olan Erdoğan’ı yetkileri yordu. Türk tipi başkanlık sistemiyle yasama, yürütme, yargı ve ordunun başı olan Erdoğan, iddialı olduğu promterden konuşma işini bile eskisi kadar rahat yapamıyor.

Göz yuman AKP’li belediyeler, suçlanan halk

Okumaya devam et

Analiz

Göz yuman AKP’li belediyeler, suçlanan halk

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, memleketi Rize’de her yıl yaşanan ve bu yıl da meydana gelen sel ve heyelanla ilgili yine halkı suçladı. Geçen hafta halkın ağaçları kesip çay diktiği için sel meydana geldiğini belirten Erdoğan, dün de felaketin nedeni olarak yamaçlara yapılan 5-10 katlı binaları gösterdi. Felaketin habercisi binaların ruhsatını AKP’li belediye, HES’lerin inşaatına ise hükumet izin veriyor.

BOLD ANALİZ – Karadeniz’de her yıl tekrarlanan heyelan ve sel felaketleri bu yıl da meydana geldi. Dere yataklarına yapılan HES’ler, binalar ve maden aramaları için kesilen ağaçlar felaketin boyutunu büyütüyor.

5-10 KAT BİNA YAPMAYIN

Memleketi Güneysu’daki sel felaketi için bölgeye giden AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, yine halkı suçladı. AKP’nin iktidara geldiği günden beri yüksek oylarla seçilen AKP’li belediye başkanlarınca yönetilen Güneysu ve bölge belediyelerinin sorumluluğunu görmezden gelen Erdoğan, Rizelilerden yamaçlara yüksek katlı binalar yapılmamasını isteyerek, “Ne olur şu yamaçlarda 5 kat, 10 kat bina yapmayın” dedi.

AĞAÇLAR KESİLDİ ÇAYLIK YAPILDI

Geçen hafta da Rize’deki sel felaketi ile ilgili yine açıklama yapan Erdoğan, bölgede kazılmadık vadi bırakmayan Cengiz Holding yerine çay üreticilerini suçladı. Felaketin sebebi olarak bölge halkının ağaçları kesip çay dikmeleri olarak gösteren Erdoğan, “Dikey köklü ağaçlarımız vardı, onlar kalmadı çünkü onların yerine çaylıklar yapıldı. Dayılarımın yerleri olmak üzere tüm bunlar kaydılar, ciddi manada zararlar söz konusu” dedi.

TRABZON’DA DEREYE OTOGAR YAPILACAK

Erdoğan, dere içlerine yapılan yapılarla ilgili vatandaşları suçlasa da AKP’li belediyeler de dere içlerine tesis yapmaya devam ediyor. Son 90 yılda yaşanan sel ve heyelanlardan 360 kişinin öldüğü Trabzon’da AKP’li Büyükşehir Belediyesi dere yatağına otogar yapacak. AKP’li Trabzon Büyükşehir Belediyesi, Ortahisar ilçesinde, Değirmendere’nin de bulunduğu 30 bin 144 metrekarelik arsa üzerine yeni bir otogar yapılacağını açıkladı.

EYÜPSULTAN BELEDİYESİ DE CAMİ YAPIYOR

AKP’li İstanbul Eyüpsultan Belediyesi, Göktürk Mahallesi’nde, yeşil alan olarak bırakılan dere yatağındaki 2 dönümlük araziye kültür tesisi ve cami yapıyor. İSKİ, bölgenin dere yatağında olduğunu, taşkın tehlikesi bulunduğunu belirledi ve buraya hiçbir biçimde inşaat yapılmamasını istedi. Ancak AKP’li Eyüp Sultan Belediyesi, bu alanda kültürel tesis ve cami yapımını sürdürüyor.

 

Savcı hakimi böyle tehdit etti: İki saat sonra seni ByLock’çu yaparım

 

Okumaya devam et

Popular

Shares