Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Hakan Dağdeviren’in annesine kavuşma hayalini bitirdiler

AKP Hükumetinin, insan haklarında iyileştirme vadeden infaz paketi lösemi hastası Hakan Dağdeviren’in annesine kavuşma hayalini hüsranla bitirdi. 15 yaşından küçük çocuğu bulunan kadınları cezaevlerinden tahliye edecek madde tasarıdan çıkarıldı. Anne ve babası tutuklu Hakan’ın ailesine kavuşması başka bir vakte kaldı.

BOLD – Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, kadın mahkumlara çocuk kriteri getiren madde çıkarılarak TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi. Kanun, AKP’li Cumhurbaşkanı’nın onayının ardından yürürlüğe girecek.

3 BİN ÇOCUKLU KADIN TUTUKLU BU KANUNU BEKLİYORDU

Kadın hükümlünün, 15 yaşını doldurmamış çocuğunun bulunması durumunda, cezasının infazının çocuğun 15 yaşını doldurmasına kadar ertelenebilmesine ilişkin madde, teklif metninden çıkarıldı. Bu durum cezaevlerindeki 3 bin çocuklu kadın tutukluyu üzdü. Sözkonusu düzenlemenin Meclis’e sevkedilmesinde, anne ve babası Gülen Hareketi yapılanmasına üyelik iddiasıyla tutuklu bulunan ve lösemi teşhisi konulan 11 yaşında Hakan Dağdeviren’in durumu etkili olmuştu. Düzenleme ile 15 yaşından küçük çocuğu bulunan kadın hükümlülerin cezasının infazı, çocuğun 15 yaşını doldurmasına kadar ertelenmesi öngörülüyordu.

Kanunla, hükümlülerin ziyaret süresi 1 saatten 1,5 saate çıkarılıyor; tutuklu ve hükümlüler bakımından hasta ziyareti amacıyla verilen mazeret izinleri arasında beklenmesi gereken asgari bir aylık süre şartı kaldırılıyor.

MAHKUMLARA E POSTA İMKANI GETİRİLDİ

Bulundukları ceza infaz kurumundan başka bir kuruma nakil talebinde bulunan hükümlülerin maddi durumlarının yetersiz olduğunu belgelendirmeleri durumunda, bu hükümlülerden nakil giderleri alınmayacak. Hükümlüler, gerekli teknik altyapının bulunduğu kurumlarda Adalet Bakanlığınca belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde elektronik yöntemlerle de mektup alıp gönderebilecek. Hükümlü tarafından resmi makamlara veya savunması için avukatına gönderilen mektup, faks ve telgrafların, alıcısı dışındaki kişilerin erişimini engelleyici tüm tedbirler alınarak, hükümlünün talebine göre posta yoluyla veya elektronik ortamda alıcısına ulaştırabilecek.

YABANCI HÜKÜMLÜLERİN DURUMLARINI İÇİŞLERİ BAKANLIĞI DEĞERLENDİRECEK

Kanuna göre yabancı hükümlüler hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezalarının infazına karar verildiği takdirde, sınır dışı edilme işlemleriyle ilgili olarak, bu hükümlülerin durumları İçişleri Bakanlığınca değerlendirilecek. Böylece, yabancı hükümlünün koşullu salıverilmesi veya cezasının infazının tamamlanması halleri bakımından uygulanan bu tedbir, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına karar verilmesi hali bakımından da uygulanacak.

CEZAEVLERİNDE 17 BİN KADIN BULUNUYOR

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun açıkladığı Türkiye’de Kadın Hakları İhlalleri Raporu’na göre cezaevlerinde 17 bin kadın tutuklu ve hükümlü kadın bulunuyor ve bu kadınların yanında 800’ü 3 yaş altı bebek olmak üzere 3 bin çocuk anneleriyle birlikte cezaevinde kalıyor. Türkiye’nin de üyesi olduğu Avrupa Konseyi, 2020 ceza istatistikleri raporuna göre ise Türkiye, Konsey’in 47 üyesi arasında, cezaevi kalabalıklığı ve tutsak çocuk sayısında Türkiye Avrupa lideri! Rapor, AKP’nin Türkiye’yi resmen açık bir cezaevine dönüştürdüğünü gözler önüne serdi.

Balyoz: Kumpas mı darbe mi?

Politika

Erdoğan: Yangın yanar da canlılar yanmaz mı?

Türkiye’yi sarsan orman yangınları hakkında çıktığı bir canlı yayında eleştirilere cevap veren Erdoğan, yerleşim yerlerine sıçrayan yangın için büyükşehir belediyelerini suçladı. Erdoğan ayrıca besi ve yaban hayvanlarının yangında telef olmasıyla ilgili, “Yangın yanar da canlılar yanmaz mı?” dedi

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan A Haber ve ATV ortak yayınında açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin neredeyse tek gündemi haline gelen orman yangınlarına ilişkin konuşan Erdoğan çarpıcı açıklamalarda bulundu.

HER YER YANIYOR KİMSE SORMUYOR NEDEN DİYE

Dünyanın birçok yerinde orman yangınlarında artışlar yaşandığını bunun siyasete alet edilmemesi gerektiğini söyleyen Erdoğan, “Amerika yanıyor, Rusya yanıyor, her taraf yanıyor. Kanada. Yanıyor. Kimse kalkıp da ‘niye yanıyor’ demiyor. Muhalefet ayrı türlü bir mücadelenin içerisinde, işte burada ‘niye uçak yok, niye helikopter yok’ diye yalan terörü estiriyorlar. Yangın yanar da orada canlılar yanmaz mı? Biz dedik hemen bunların ödemelerini yapın, büyükbaşsa büyükbaş. (CHP’ye) Ormandan yerler vermek suretiyle eğer buralarda inşaatlar yapılırsa bunun sorumlusu zaten sensin, senin belediyelerin. Bay Kemal’e vereceğim bir cümlelik cevap var. Benim Kültür ve Turizm Bakanı’ma vermiş olduğum böyle bir yetki yok. Burası çok önemli; 19 yıl içerisinde eyy CHP, bizim diktiğimiz fidan değil ha… 5 milyon 400 bin ağaç diktik biz” dedi.

SANATÇILAR KATILMIYORUM DEDİ

Yangın bölgesinde uçak göremediğini söyleyen CHP’li Engin Altan’ı kastederek Erdoğan, “‘Bir uçak gördüysem namerdim’ diyorsun, hiç şüphen olmasın öylesin. Uçaklarımız geliyor, azami on saniyede deposunu dolduruyor, nereye dökecekse döküyor. Dikey mimariye karşı olduğunu söyleyen biriyim. Betona nasıl olur da sahip çıkarım? Heşteg atacakmış da ne yapacakmış da… Ne yaparsanız yapın ya. Güvendikleri dağlara da kar yağdı. Çünkü birçok sanatçı da çıktı ‘ben katılmıyorum’ dedi. Çıktı değil mi?” diye konuştu

SORUMLULUK BELEDİYELERİN

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin açıklamalarını destekleyen Erdoğan, “Orman yangınlarının sorumluluğu bize ait, yerleşim yerlerindeki sorumluluk ise Büyükşehir Belediyelerine ait” sözlerini sarf etti.

YANAN KEMERKÖY TERMİK SANTRALİ

Erdoğan ayrıca Milas’ta Kemerköy Termik Santrali’ne ulaşan yangına ilişkin “Örneğin ülkemizin önemli iş adamlarının bir kaçının sahibi olduğu termik santral var ki bu santral yanma riskiyle karşı karşıya. Şu an üç bakanımız oradalar. Bunu söndürebilmek için aşırı bir rüzgar olmasa söndürmek daha kolay olacak” dedi.

THK’NIN UÇAKLARI

Erdoğan çok tartışılan Türk Hava Kurumu’nun (THK) uçaklarıyla ilgili, “Bu yıl THK helikopterle yangın söndürme ihalesine katılır inşallah. Ancak ihaleyi daha iyi bir fiyat teklif eden özel bir şirket almış vaziyette. Uçakların durumu iş görür olmaktan çıkmış vaziyette” ifadelerini kullandı.

Erdoğan’ın papatya falı: Tamam mı devam mı?

Okumaya devam et

Politika

İçişleri Bakanı Soylu YAŞ toplantısına katılmadı

Yüksek Askeri Şura (YAŞ) Üyesi İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, bu yılki toplantıya katılmadı. Suç örgütü lideri Sedat Peker’in iddiaları sonrası zor günler geçiren Soylu’nun orman yangınlarıyla mücadele sebebiyle YAŞ’a katılmadığı öne sürüldü.

BOLD – Soylu’nun katılmadığı YAŞ, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan başkanlığında yaklaşık 2 saat sürdü.

Cumhurbaşkanlığı Sarayı’ndaki toplantıya, Şura üyeleri Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ümit Dündar, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Adnan Özbal ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Küçükakyüz katıldı.

Jandarma Genel Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nün bağlı olduğu Şura üyesi İçişleri Bakanı Soylu toplantılarda yer almadı.

TSK’da görevli albay ile general-amirallerden bir üst rütbeye yükseltilecek ve görev süresi uzatılacak olanlar ile kadrosuzluktan emekliye sevk edilecek olanların durumları görüşülerek karara bağlandı.

Okumaya devam et

Analiz

Erdoğan yönetemeyince darbe söylemini piyasaya sürüyor

Türkiye’nin çok sayıda noktasında çıkan orman yangınları, Afgan göçmenler ve Kürtlere yönelik ırkçı saldırılar AKP iktidarının ülkeyi yönetemediğini bir kez daha gösterdi. Orman yangının THK’nın uçakları olmasına rağmen söndürülememesi, Erdoğan’ın evi yanan vatandaşlara çay fırlatması iktidara olan öfkeyi artırdı. İtibarı düşen ve çaresiz görünen Erdoğan, medyası aracılığıyla yeniden darbe söylentisini yaydı.

BOLD ANALİZ – Muğla, Marmaris ve Antalya gibi kıyı bölgelerinde çıkan orman yangınları büyük bir ihmalle söndürülemedi. Türk Hava Kurumu’nun uçakları olmasına rağmen atıl şekilde depolarda bekletildiği ortaya çıktı.

Yangınların büyüyerek söndürülemeyecek noktaya ulaşmasının ardından oklar AKP iktidarına çevrildi. Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, “Envanterimizde yangın söndürme uçağı yok” açıklaması yaptı. Erdoğan da “THK’nın elinde kullanılabilecek uçak yok” dedi ancak THK’nın uçaklarının atıl vaziyette depolarda olduğu ortaya çıktı. Bunlar yaşanırken Türkiye, Avrupa’dan yangın söndürme uçağı istemek zorunda kaldı. İspanya ve Hırvatistan’dan gelen yangın uçaklarının THK’nınkilerle benzer özelliklere sahip olduğu ortaya çıktı.

Tüm bu gelişmeler yaşanırken 31 Temmuz’da yangının çıktığı Marmaris’i ziyaret eden Erdoğan, düzenlediği miting sırasında ve yoldan geçenlere çay  fırlattı. Erdoğan’ın evi yanan insanlara çay fırlatması iktidarı olan öfkeyi daha da artırdı. Cumhurbaşkanlığı sistemiyle Türkiye’yi tek adam olarak yöneten Erdoğan’ın artık ülkeye idare edemediği kamuoyunda ve halk arasında dile getirilmeye başlandı.

DARBE AKP İÇİN TILSIMLI BİR SÖZCÜK

İşte tam bugünlerde kısa süre önce TRT yönetimine atanan Troliçe lakaplı Hilal Kaplan, Sabah’taki köşesinde “Biz hazırız” diyerek darbe hazırlığı iddiasında bulundu. 15 Temmuz’u “Allah’ın bir lütfu” olarak gören Erdoğan ve AKP iktidarı için darbe hazırlığı iddiası adeta kurtarıcı tılsımlı bir sözcük. Benzer bir iddia Montrö Sözleşmesiyle ilgili bildiri yayınlanması sırasında gündeme geldi. 104 emekli amiralin Montrö sözleşmesinin tartışılmasına karşı olduklarını açıklaması darbe tartışmasına dönüştürüldü.

TABANI BİRLEŞTİRİP YÖNETİM KRİZİNİN ÜZERİNİ ÖRTÜYOR

Darbe iddiasında bulunulduğunda AKP tabanı Erdoğan’ın etrafında birleşiyor. AKP tabanında Erdoğan’a ve iktidarına yönelik eleştiriler susturulmuş oluyor.  Bu durumu iyi bilen Erdoğan ve AKP, darbe söylemiyle orman yangını olayında olduğu gibi ihmallerinin ve yönetim krizinin üzerini örtüyor.

‘İkinci 15 Temmuz’ geliyor: Troliçe Hilal Kaplan sinyali verdi

Okumaya devam et

Popular

Shares