Bizimle iletişime geçiniz

Analiz

Bu filmi gördük: Erdoğan’ın oyları düşünce kaos saldırıları artıyor

SADAT’la ilişkili olduğu öne sürülen Onur Gencer’in HDP İzmir İl Başkanlığını basıp parti üyesi Deniz Poyraz’ı 6 kurşunla katletmesi 7 Haziran-1 Kasım 2015 tarihlerinde yaşananları akıllara getirdi. 7 Haziran seçimlerinde AKP’nin oyları gerileyince yenilenen 1 Kasım 2015’e kadar Suruç katliamı, Ceylanpınar saldırısı ve Ankara Tren Garı gibi çok sayıda faili meçhul saldırı yaşandı. Çözüm Süreci askıya alınırken olayların ardından yapılan 1 Kasım seçiminde Erdoğan ve partisi yeniden tek başına iktidar oldu. Bugün de benzer bir süreç yaşanıyor.

BOLD ANALİZ – Türkiye’de faili meçhul olaylar ile iktidar mücadelesi arasındaki ilişki dikkat çekiyor. 1990’larda derin devletin tüm gücüyle iktidarda olduğu bir dönemdi ve etkisini faili meçhul cinayetler ve saldırılarla gösterdi. Orgeneral Eşref Bitlis, gazeteci Uğur Mumcu, Bingöl-Elazığ yolunda silahsız 33 erin PKK tarafından öldürülmesi gibi pek çok olay yaşandı. Tansu Çiller, başbakanlığı sırasında derin devlete yaslanarak iktidarını bir süre sürdürdü.

FAİLİ MEÇHULLERLE İKTİDAR MÜCADELESİ ARASINDA İLİŞKİ VAR

Faili meçhul olaylarla iktidar arasındaki ilişki bugün de devam ediyor. 2002 yılından beri tek başına iktidar olan Tayyip Erdoğan ve partisi AKP, halkta desteği düşmeye başlayınca faili meçhul olaylar artıyor. Yaşanan olaylarla halkta korku iklimi meydana getiriliyor. Kaostan korkan ve güvenlik endişesine kapılan halk çözümü daha güçlü gördüğü iktidarı desteklemekte buluyor. Bu ise artık ittifak olmadan seçimi kazanma şansı olmayan AKP ve Erdoğan’ın işine geliyor. HDP’nin İzmir İl Binasına yapılan saldırı da, benzer bir bağlantıyı hatırlatıyor. Ekonomik kriz, tonlarca ağırlıktaki uyuşturucu ticareti iddiaları ve suç örgütü lideri Sedat Peker’in videolarıyla zor günler geçiren Erdoğan ve AKP’nin oylarında son günlerde düşüş yaşanıyor. İstanbul Ekonomi Araştırmanın Mayıs ayı anketine göre AKP’nin oyu yüzde 33.9’da, MHP’nin oyu ise yüzde 8.6’ya geriledi. HDP’ye yapılan saldırı öncesi Erdoğan’ın muhalefeti hedef alan açıklamalar yapmıştı. Erdoğan, İkizdere’yi ziyareti sırasında protestoyla karşılaşan İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener’i hedef almıştı. Erdoğan, 26 Mayıs’ta, “Gelin hanıma Rize’de gayet güzel bir ders verdiler. Gerekeni yaptılar. Bu daha bir, daha neler olacak neler.. Bunlar iyi günler” açıklaması yapmıştı.

AKP’nin tek başına iktidar kurma şansını kaybettiği 7 Haziran ile 1 Kasım 2015 seçimleri arasında yaşananlar HDP’nin İzmir İl Başkanlığına yapılan saldırıyla benzerlik taşıyor. İşte 7 Haziran-1 Kasım arasında yaşanan kaos olayları:

7 HAZİRAN SEÇİMİ AKP’Yİ KOALİSYONA MECBUR ETTİ

7 Haziran 2015 seçimlerinden 2 gün önce, 5 Haziran’da Diyarbakır’daki HDP mitingine yönelik bombalı saldırı yaşandı. IŞİD’in üslendiği saldırıda 5 kişi hayatını kaybetti. 400 kişi de yaralandı. Gerilimli bir atmosferde girilen seçimlerde AKP, yüzde 40,8 oy aldı ve 3 Kasım 2002’den beri ilk kez Meclis’te tek başına iktidar olma imkanını kaybetti. AKP’nin koalisyon hükumetine mecbur kaldığı o günlerde HDP’nin dışarıdan destekleyeceği CHP-MHP koalisyonu konuşulmaya başlandı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, AKP’nin yer almadığı koalisyonda yer almayacaklarını açıkladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan hükumeti kurma görevini alan dönemin AKP Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, “istikşafi görüşme” adı altında CHP ile müzakerelere başladı.

SURUÇ KATLİAMI: 33 KİŞİ ÖLDÜ

7 Haziran seçimlerinden yaklaşık bir buçuk ay sonra 20 Temmuz’da Şanlıurfa’nın Suriye sınırındaki Suruç ilçesinde, Kobani’ye yardım götürmek üzere toplanan Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) üyelerine yönelik intihar saldırısı düzenlendi. IŞİD tarafından düzenlenen canlı bomba saldırısı sonucu 33 kişi öldü, 100’den fazla kişi yaralandı.

CEYLANPINAR’DA ÖLDÜRÜLEN İKİ POLİS

Suruç katliamından iki gün sonra, çözüm sürecinin sonunu getiren ve perde arkası hâlâ ortaya çıkarılmayan bir olay yaşandı. 22 Temmuz 2015 tarihinde Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesinde iki polis, evlerinde başlarından vurularak öldürüldü. PKK önce kendilerine bağlı “Apocu Fedailer” adlı bir grubun saldırıyı gerçekleştirdiğini ilan etti. Ancak, sonraki günlerde olay ile ilgisi olmadığını açıkladı. Olaydan bir gün sonra, 23 Temmuz’da Başbakan Davutoğlu’nun imzasıyla PKK ve IŞİD’e yönelik operasyonlar başlatıldı. Ceylanpınar cinayetleriyle ilgisi olduğu iddiasıyla tutuklanan ve yargılanan dokuz kişi ise, yaklaşık üç yıl süren yargılamanın ardından cinayet suçlamasından beraat etti. İki polisin öldürülmesi olayı faili meçhul kaldı.

ÇÖZÜM SÜRECİ BİTTİ

2009 yılında MİT ile PKK arasında gerçekleştirilen Oslo Görüşmeleri ile başlayan Çözüm Süreci, 2009-2015 arasında sürdürüldü. AKP ve HDP yöneticilerinin katılımıyla 10 maddelik ‘Dolmabahçe Mutabakatı’ açıklandı.  Ancak 17 Temmuz 2015 tarihinde Cumhurbaşkanı Erdoğan, mutabakatı tanımadığını açıkladı. Çözüm süreci buzdolabına konulurken, Ceylanpınar saldırısından bir süre sonra PKK ateşkesi sona erdirdi. PKK saldırılara askeri birliklere yönelik saldırılara başlarken, Güneydoğu’da başta Şırnak olmak üzere Demokratik Bölgeler Partisi, 4 il ve 15 ilçede öz yönetim ilan etti.

ANKARA GARI KATLİAMINDA 102 KİŞİ ÖLDÜ

7 Haziran-1 Kasım arasındaki sürecinde yaşanan kanlı saldırılarından biri de 10 Ekim’de Ankara’da Tren Garı önünde yaşandı. IŞİD’e mensup iki canlı bombanın saldırısında 102 kişi hayatını kaybetti.

ERDOĞAN İSTEMEDİ KOALİSYON KURULAMADI

7 Haziran seçimlerinin ardından Ahmet Davutoğlu’nun başlattığı istikşafi görüşmelerden sonuç çıkmadı. AKP ile CHP koalisyonu istemeyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 26 Ağustos 2015 tarihinde seçimlerin yenilenmesine karar verdi. Seçim tarihi olarak 1 Kasım belirlendi. 6 Eylül’de Dağlıca’daki PKK saldırısında 16 asker şehit oldu. 8 Eylül’de ülke genelinde HDP binalarına saldırılar gerçekleşti.

ERDOĞAN İSTEDİĞİNİ ALDI

7 Haziran seçimlerinden sonra yaşanan saldırı ve faili meçhul olaylarla geçen karanlık bir beş ayın ardından Türkiye, 1 Kasım 2015’te yeniden sandık başında gitti. AKP, yüzde 49,5 oy ve 317 milletvekili ile sandıktan tek başına iktidar olarak çıktı. HDP ise seçim barajını kıl payı aştı ve yüzde 10,7 oy aldı. CHP oylarını yüzde 25,3’e çıkarırken, MHP’nin oyları yüzde 11,9’a geriledi. AKP’nin tekrar tek başına iktidara geldiği 1 Kasım seçimlerinden yaklaşık altı ay sonra, Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talebi üzerine başbakanlık ve parti genel başkanlığı görevlerinden istifa ettirildi. AKP’den ayrılarak Gelecek Partisi’ni kuran Davutoğlu, daha sonra,  “Terörle mücadelede defterler açılırsa birçok insan, insan yüzüne çıkamaz” açıklaması yaptı.

Erdoğan’ın gölge ordusu SADAT

Analiz

Saadet, Erdoğan’da olmayan vasıfları sıralayıp, AKP ile ittifaka kapıları kapattı

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, cumhurbaşkanı adayında aradıkları “olmazsa olmaz” ölçüleri sıraladı. Karamollaoğlu’nun açıkladığı ölçütlerin Saadet’le ittifak arayışlarını sürdüren AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’da olmaması dikkat çekti.

BOLD – Saadet Partisi ile ittifak arayışlarını partinin Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk ile yürüten AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’ndan üstü kapalı “hayır” cevabı geldi. Karamollaoğlu’nun cumhurbaşkanı adayında olmasını istedikleri sıfatların Erdoğan’da olmaması dikkat çekti.

ASİLTÜRK’LE GÖRÜŞMELER SIKLAŞTI

Saadet Partisi’nin son seçimde aldığı yüzde 2,8’lik oy oranını kendine katmak için Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Asiltürk’ü evinde ziyaret edip, Sarayı’ında ağırlayan Erdoğan, Asiltürk’ün yakınlarına ihale ve kamu kurumlarında makam vermeye devam ediyor. Son olarak 19-20 Temmuz günlerinde Kıbrıs Harekatı’nın yıldönümünde Ada’ya yapılan çıkarmada Asiltürk’ün Erdoğan’ın uçağında olması dikkat çekti.

GÜZEL AHLAKLI, ADİL, ŞEFFAF, GÜVENİLİR OLMALI

Saray’ın Milli Görüş hamlesine Saadet Partisi’nden üstü kapalı yanıt geldi. Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, TV5’te katıldığı programda cumhurbaşkanı adayında aradıkları olmazsa olmaz ölçüleri sıraladı. Cumhurbaşkanı adayının adil, şeffaf, güvenilir ve denetlenebilir olması gerektiğini ifade eden Karamollaoğlu, “Adalet olmazsa olmaz… Onun için şeffaflık, onun için denetlenebilirlik, onun için güzel ahlâk… Güzel ahlâk, başka bir şey. Güzel ahlâk, senin gibi inanmayan, senin gibi düşünmeyen, senin gibi yaşamayan insanların hakkını da savunabilmekle başlar” dedi. Karamollaoğlu’nun sıraladığı ölçütlerin Erdoğan’da olmaması dikkat çekti.

“TOPLUMA İHANET ETMİŞ Mİ ETMEMİŞ Mİ, BUNLARA BAKACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı adayı ararken bu kıstaslarda aramak mecburiyetinde olduklarının altını çizen Karamollaoğlu, “Onu nasıl bulacağız? Elbette bu şahsın bugüne kadarki hayatına bakacağız. Böyle mi davranmış hayatında? İster siyasetin içinde olsun ister siyasetin dışında olsun. Ticarette kimseyi dolandırmış mı? Bir yerde sözüne sadık kalmamış mı? Kendi temsil ettiği topluma bir yerde ihanet etmiş mi, etmemiş mi? Bunlara bakacağız. ‘Nefsine hakim olacak.’ Yani ‘Her şeyi ben bilirim.’ demeyecek” dedi.

 

38 gazeteci 24 Temmuz Basın Bayramına cezaevinde girdi

Okumaya devam et

Analiz

‘Koşan terleyen Cumhurbaşkanı’ sözü verdi uyuklayan Erdoğan oldu

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, KKTC’de partililerle bayramlaşma videosunda yorgunluktan metni okuyamadı. Göz kapakları sık sık kapanan Erdoğan’ın bu görüntüsü 7 yıl önceki “Protokol Cumhurbaşkanı olmayacağım koşan terleyen bir Cumhurbaşkanı olacağım” sözlerini akıllara getirdi. Türk tipi başkanlık yetkileri 3 yılda Erdoğan’ı çökertti.

BOLD ANALİZ – Erdoğan’ın Anadolu Ajansı kameralarına yaptığı bayramlaşma konuşmasında uyuklaması gündemden düşmüyor.

Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan, Erdoğan’ın uyuklamasını yoğun programına bağladı. Hakan, “Şu programın binde birini ben icra etmeye kalksam ayakta uyurum. Sadece Kıbrıs dönüşü en az bir hafta dinlenmek isterim. Hiçbir kuvvet beni Rize’ye götüremez. Diyelim gittim. Rize dönüşü kendime gelmem en az 10 gün alır” diye yazdı.

CAN DÜNDAR’DAN BÜLENT ECEVİT HATIRLATMASI

Gazeteci Can Dündar ise olayı başka bir pencereden değerlendirdi. Erdoğan’ın 2002 yılında dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’e yönelik sözlerini hatırlatan Dündar, “Kul kınadığını tatmadan ölmez” Hadis-i Şerifini paylaştı. Dündar, Erdoğan’ın uyukladığı fotoğrafları yine Erdoğan’ın “Başbakan Bülent Ecevit’in ciddi şekilde rahatsız olduğu açıkça anlaşılıyor. Bu görevi yerine getiremez. Ecevit istifa etmelidir” sözleriyle paylaştı.

KOŞAN VE TERLEYEN CUMHURBAŞKANI VAADİ

Uyuklama görüntüsü AKP seçmenini endişelendirirken, Erdoğan’ın 2014 yılındaki en büyük vaadi akıllara geldi. Dönemin Başbakanı Erdoğan. 7 Nisan 2014 tarihinde medya kuruluşlarının genel yayın yönetmenlerine röportaj vermişti. Erdoğan 24 gazeteci üzerinden seçmenlere, “Bu seçimden sonra sorumluluklar daha da farklı olacak. Protokol cumhurbaşkanı değil, terleyen, koşan, koşturan cumhurbaşkanı olacağım” mesajı ulaştırmıştı. Erdoğan, bu sözünü hem Başbakan, hem AKP Genel Başkanı hem Cumhurbaşkanı adayı olarak seçim meydanlarında tekrarlamıştı.

TÜM YETKİLERİN TEK ELDE OLMASI ERDOĞAN’I YORDU

Çemişkezek Mal Müdürü’nden Milli İstihbarat Teşkilat Başkanı’na, taşeron bir işçinin devlete işe alınmasından 81 ilin vali ve kaymakamının atanmasına kadar her şeyden tek başına sorumlu olan Erdoğan’ı yetkileri yordu. Türk tipi başkanlık sistemiyle yasama, yürütme, yargı ve ordunun başı olan Erdoğan, iddialı olduğu promterden konuşma işini bile eskisi kadar rahat yapamıyor.

Göz yuman AKP’li belediyeler, suçlanan halk

Okumaya devam et

Analiz

Göz yuman AKP’li belediyeler, suçlanan halk

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, memleketi Rize’de her yıl yaşanan ve bu yıl da meydana gelen sel ve heyelanla ilgili yine halkı suçladı. Geçen hafta halkın ağaçları kesip çay diktiği için sel meydana geldiğini belirten Erdoğan, dün de felaketin nedeni olarak yamaçlara yapılan 5-10 katlı binaları gösterdi. Felaketin habercisi binaların ruhsatını AKP’li belediye, HES’lerin inşaatına ise hükumet izin veriyor.

BOLD ANALİZ – Karadeniz’de her yıl tekrarlanan heyelan ve sel felaketleri bu yıl da meydana geldi. Dere yataklarına yapılan HES’ler, binalar ve maden aramaları için kesilen ağaçlar felaketin boyutunu büyütüyor.

5-10 KAT BİNA YAPMAYIN

Memleketi Güneysu’daki sel felaketi için bölgeye giden AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, yine halkı suçladı. AKP’nin iktidara geldiği günden beri yüksek oylarla seçilen AKP’li belediye başkanlarınca yönetilen Güneysu ve bölge belediyelerinin sorumluluğunu görmezden gelen Erdoğan, Rizelilerden yamaçlara yüksek katlı binalar yapılmamasını isteyerek, “Ne olur şu yamaçlarda 5 kat, 10 kat bina yapmayın” dedi.

AĞAÇLAR KESİLDİ ÇAYLIK YAPILDI

Geçen hafta da Rize’deki sel felaketi ile ilgili yine açıklama yapan Erdoğan, bölgede kazılmadık vadi bırakmayan Cengiz Holding yerine çay üreticilerini suçladı. Felaketin sebebi olarak bölge halkının ağaçları kesip çay dikmeleri olarak gösteren Erdoğan, “Dikey köklü ağaçlarımız vardı, onlar kalmadı çünkü onların yerine çaylıklar yapıldı. Dayılarımın yerleri olmak üzere tüm bunlar kaydılar, ciddi manada zararlar söz konusu” dedi.

TRABZON’DA DEREYE OTOGAR YAPILACAK

Erdoğan, dere içlerine yapılan yapılarla ilgili vatandaşları suçlasa da AKP’li belediyeler de dere içlerine tesis yapmaya devam ediyor. Son 90 yılda yaşanan sel ve heyelanlardan 360 kişinin öldüğü Trabzon’da AKP’li Büyükşehir Belediyesi dere yatağına otogar yapacak. AKP’li Trabzon Büyükşehir Belediyesi, Ortahisar ilçesinde, Değirmendere’nin de bulunduğu 30 bin 144 metrekarelik arsa üzerine yeni bir otogar yapılacağını açıkladı.

EYÜPSULTAN BELEDİYESİ DE CAMİ YAPIYOR

AKP’li İstanbul Eyüpsultan Belediyesi, Göktürk Mahallesi’nde, yeşil alan olarak bırakılan dere yatağındaki 2 dönümlük araziye kültür tesisi ve cami yapıyor. İSKİ, bölgenin dere yatağında olduğunu, taşkın tehlikesi bulunduğunu belirledi ve buraya hiçbir biçimde inşaat yapılmamasını istedi. Ancak AKP’li Eyüp Sultan Belediyesi, bu alanda kültürel tesis ve cami yapımını sürdürüyor.

 

Savcı hakimi böyle tehdit etti: İki saat sonra seni ByLock’çu yaparım

 

Okumaya devam et

Popular

Shares