Bizimle iletişime geçiniz

Analiz

ABD’deki Sezgin Baran Korkmaz iddianamesinde neler var? Kaç yıl ceza isteniyor?

ABD Adalet Bakanlığı, Avusturya’da 19 Haziran’da gözaltına alınan SBK Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sezgin Baran Korkmaz hakkındaki iddianamenin ‘gizliliğini’ kaldırdı. 133 milyon dolar aklamakla suçlanan Korkmaz hakkında 225 yıla kadar ceza isteniyor?

BOLD ANALİZ – Utah eyaletindeki Salt Lake Bölge mahkemesi, Sezgin Baran Korkmaz’a 225 yıl hapis istemiyle dava açtı. 28 Nisan tarihinde gizlilik kaydıyla açılan davanın iddianamesi, Utah Mahkeme Heyetinin iddianameyi kabul etmesinin ardından gizlilik kararı kaldırılarak yayınlandı.

15 sayfalık iddianame, Korkmaz’ın Avusturya’da tutuklanmasına gerekçe olarak gösteriliyordu ancak 21 Haziran’a kadar kamuoyu ile paylaşılmamıştı. Korkmaz’ın Avusturya’da ABD’nin talebi üzerine gözaltına alınması ve tutuklanmasının ardından belgenin gizliliği kaldırıldı.

ABD Adalet Bakanlığı da Korkmaz hakkında, ‘kara para aklamak’, ‘para transferi dolandırıcılığı’ ve ‘yargıyı engellemek’ suçlamalarıyla dava açıldığını duyurdu. ABD, Korkmaz’ın Utah eyaletindeki mahkemeye çıkarılması için Avusturya’dan iadesinin talep edileceğini duyurdu.

Avusturya yargısı, Korkmaz’ın, “ABD’ye iade talebinin görüşülmesi için” 5 Temmuz’a kadar tutuklu kalmasını kararlaştırdı.

Korkmaz’ın avukatları ise hakkında Türkiye’de de kara para aklama davası görülen ve iadesi talep edilen müvekkillerinin Türkiye’de yargılanmak istediğini açıkladı.

KORKMAZ’A YÖNELİK SUÇLAMALAR NELER?

ABD’de üzerindeki gizlilik kararı kalkan iddianamede Korkmaz’ın, Türkiye ve Lüksemburg’daki banka hesapları aracılığıyla 133 milyon dolar kara para akladığı iddia ediliyor.

Korkmaz’ın kara para aklama yoluyla elde ettiği gelirlerin de, ABD’nin Utah Mahkemesi’nde Kingston ailesi üyeleri ve Lev Aslan Dermen’in (Levon Termendzhyan) yenilenebilir yakıt vergisi teşvikinden faydalanarak ABD Hazinesi’ni dolandırmakla suçlandığı yolsuzluk ağıyla bağlantılı olduğu ifade ediliyor.

Korkmaz ve işbirlikçilerinin, “yolsuzluk yoluyla elde edilen gelirlerle aklanan paraları Borajet havayolu şirketini, Türkiye ve İsviçre’de otelleri, Queen Anne adlı bir yatı, İstanbul’da Boğaz’da bir villa ve apartman dairesini satın almak için kullandıkları” iddia ediliyor.

NE KADAR CEZA İSTENİYOR?

Korkmaz’a para transferiyle dolandırıcılık yapmaktan 10 ayrı suçlama yöneltildi.

Korkmaz, kara para aklamadan suçlu bulunursa 20 yıla kadar hapis, suçlu bulunduğu her bir para transferiyle dolandırıcılık suçlamasından da 20’şer yıla kadar hapis, yargıyı ve soruşturmayı engelleme suçundan da 5 yıl hapis cezasıyla karşı karşıya. Savcılık suçlu bulunması durumunda Korkmaz için toplam 225 yıla kadar hapis cezası istiyor.

İDDİANEMEDE NELER VAR?

İddianamede Sezgin Baran Korkmaz sanık, ABD hükümeti davacı olarak yer alıyor.

Utah Başsavcı Vekili Andrea Martinez’in imzasıyla yayınlanan İddianamede adı geçen şirketler ve isimler şöyle:

Korkmaz’ın sahibi olduğu Türkiye’deki SBK Holding AŞ, Biofarma İlaç ve Lüksemburg’daki Isanne Sarl ve banka hesaplarının kontrolünü elinde bulundurduğu Komak Isı Yalıtım, Setap Teknoloji Sistemleri, Blane Teknoloji Sistemleri, Mega Varlık Yönetim, Washakie Renawable Energy şirketi, Washakie Renewable Energy’nin sahipleri Jacob Kingston, Isaiah Kingston, Kingstonların kontrolündeki United Fuel Supply, Lev Aslan Dermen (Levon Termendzhyan), Dermen’in çıkarı olduğu (veya) kontrolündeki Noil Energy Group, Speedy Lion Renewable Fuel Investments, GT Energy, SBK Holdings USA.

İddianamede Kingston kardeşler ile Levon Termendzhyan’ın 2011-2016 yılları arasında, ABD Hazinesi’ne bağlı Vergi Dairesi’nin biyoyakıtlar için sağladığı vergi teşviklerinden faydalanma amacıyla sahte beyannameler düzenledikleri öne sürülüyor.

Washakie Renewable Energy ve United Fuel Supply aracılığıyla Kingstonlar ile Termendzhyan’ın 1 milyar dolarlık beyanname düzenledikleri, ABD Hazinesi’nin de bu kişilere 470 milyon dolarlık teşvik ödemesi yaptığı belirtiliyor.

133 MİLYON DOLARLA YAPILAN ALIMLAR

İddianamede bunların “hak edilmemiş ödemeler olduğu” olduğu belirtiliyor ve şu ifadelere yer veriliyor:

“Jacob Kingston ve Isaiah Kingston, Levon Termendzhyan’ın ve sanık Korkmaz’ın yönlendirmesiyle, Washakie’nin, yolsuzluk sonucu elde edilen yaklaşık 133 milyon doları, Korkmaz’ın Lüksemburg ve Türkiye’deki hesaplarına aktardı.”

İddianamede aklanan paraların ne kadarının hangi şirket ve birey hesabında kullanıldığına ilişkin listelenen iddialar ve meblağlar da var.

Yolsuzluk yoluyla elde edilen paraların Türkiye’de Biofarma ilaç şirketine, adı Servus olan ve daha sonra Setap ve Blane olarak değiştirilen teknoloji şirketine, varlık yönetim şirketi Mega Varlık’a, Borajet’in alınması için kullanılan Bukombin, Bugaraj adlı holding şirketlerine, adı daha sonra SBK Air olarak değiştirilen Aydın Jet’e yatırım amaçlı kullanıldığı öne sürülüyor. Ayrıca, Türkiye’de bir gayrimenkul, otel, hastane, İsviçre’de iki otel, Queen Anne adlı yat, bir havayolu şirketi, bir jet, İstanbul’da Boğaz’da bir villayı ve apartman dairesini de “kara parayla” satın alındığı iddia ediliyor.

Türkiye’de sahibinin Jacob Kingston’ın olduğu Setap ve Mega Varlık şirketlerine de ABD’den havaleler gönderildiği belirtilen iddianamede, Korkmaz’ın ABD’yle Türkiye arasında gidip gelen toplam 301 milyon 315 bin 477 dolarlık para trafiğinin içinde olduğu belirtildi.

ABD’yle Türkiye arasında gidip gelen paraların açıklamasındaysa, kara para aklanmasının gizlenmesi için “borç aldım, borç verdim, şirketin hisselerini satın aldım, gayrı menkul satın aldım” gibi bazı doğru olmayan gerekçelerin üretildiği öne sürüldü. Korkmaz’ın bilgisi dahilinde bu şekilde 30 para transferinin kaydedildiği belirtildi.

İddianamede ayrıca, kara para aklama yoluyla elde edildiği öne sürülen taşınır ve taşınmaz mülklere el konulması talebi var.

YAZIŞMALARDAKİ ‘BÜYÜKBABA’ KİM?

İddianamede Korkmaz’ın haklarında soruşturma başlatılan Kingston kardeşleri, kod ismi “büyükbaba” olan, savcılığın ismini ve hangi ülkede olduğu belirtmediği bir hükümet yetkilisiyle olan sağlam ilişkileri nedeniyle koruyacağı, kendilerine hiçbir kimsenin ‘büyükbaba’nın (dede – grandfather-grandpa ) gücünden dolayı dokunamayacağını belirttiği iddia edildi. Ancak bu vaadin gerçekçi olmadığı ifade edildi.

Buna istinaden, Jacob Kingston ile “Tanık A” olarak adlandırılan kişi arasındaki ‘Büyükbaba’ ifadesinin de geçtiği cep telefonu mesajlaşmalarına da yer veriliyor.

Korkmaz’ın Kingston kardeşleri korumak için 6 milyon dolar aldığı da iddia edildi. Korkmaz’ın, Kingston kardeşlere bu konudaki mesajların dökümü ve Kingston kardeşlerin de Korkmaz’a kendilerini ‘Büyükbaba’ aracılıyla koruması için Türkiye’ye çeşitli zaman dilimlerinde gönderdiği 6 milyon doların kayıtları da iddianamede yer aldı.

KORKMAZ, TÜRKİYE’YE İADE EDİLMEK İSTİYOR?

ABD’nin yanı sıra Türkiye de Korkmaz’ın iadesi için, Viyana Büyükelçiliği vasıtasıyla resmi girişimlerini başlatmış durumda. Türkiye Cumhuriyeti’nin Viyana Büyükelçisi Ozan Ceyhun, daha önce yaptığı açıklamada, “Bakanlığımızdan aldığımız talimat doğrultusunda gereğini yerine getirerek iade işlemleri için süreci 19 Haziran tarihiyle başlatmış durumdayız” bilgisini paylaşmıştı.

Bu arada Viyana’da gözaltında tutulan Korkmaz’ın da Türkiye’ye iade edilmek istediği bildirildi. Korkmaz’ın avukatı Volkan Dülger pazartesi günü yaptığı açıklamada, “ABD’nin yeni tespit ettiği bir usulsüzlükten müvekkilimin haberdar olmasını beklemek düşünülemez. Müvekkilim Türkiye’de yargılanmak istiyor ve bu nedenle iadesini talep edecek. Türkiye’nin de iade talebinde bulunduğunu biliyoruz. Biz de bugün ya da yarın Türkiye’ye iade edilmeyi talep edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Susma hakkını kullanan Sezgin Baran Korkmaz’ın tutukluluğu uzatıldı

Analiz

Saadet, Erdoğan’da olmayan vasıfları sıralayıp, AKP ile ittifaka kapıları kapattı

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, cumhurbaşkanı adayında aradıkları “olmazsa olmaz” ölçüleri sıraladı. Karamollaoğlu’nun açıkladığı ölçütlerin Saadet’le ittifak arayışlarını sürdüren AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’da olmaması dikkat çekti.

BOLD – Saadet Partisi ile ittifak arayışlarını partinin Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk ile yürüten AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’ndan üstü kapalı “hayır” cevabı geldi. Karamollaoğlu’nun cumhurbaşkanı adayında olmasını istedikleri sıfatların Erdoğan’da olmaması dikkat çekti.

ASİLTÜRK’LE GÖRÜŞMELER SIKLAŞTI

Saadet Partisi’nin son seçimde aldığı yüzde 2,8’lik oy oranını kendine katmak için Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Asiltürk’ü evinde ziyaret edip, Sarayı’ında ağırlayan Erdoğan, Asiltürk’ün yakınlarına ihale ve kamu kurumlarında makam vermeye devam ediyor. Son olarak 19-20 Temmuz günlerinde Kıbrıs Harekatı’nın yıldönümünde Ada’ya yapılan çıkarmada Asiltürk’ün Erdoğan’ın uçağında olması dikkat çekti.

GÜZEL AHLAKLI, ADİL, ŞEFFAF, GÜVENİLİR OLMALI

Saray’ın Milli Görüş hamlesine Saadet Partisi’nden üstü kapalı yanıt geldi. Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, TV5’te katıldığı programda cumhurbaşkanı adayında aradıkları olmazsa olmaz ölçüleri sıraladı. Cumhurbaşkanı adayının adil, şeffaf, güvenilir ve denetlenebilir olması gerektiğini ifade eden Karamollaoğlu, “Adalet olmazsa olmaz… Onun için şeffaflık, onun için denetlenebilirlik, onun için güzel ahlâk… Güzel ahlâk, başka bir şey. Güzel ahlâk, senin gibi inanmayan, senin gibi düşünmeyen, senin gibi yaşamayan insanların hakkını da savunabilmekle başlar” dedi. Karamollaoğlu’nun sıraladığı ölçütlerin Erdoğan’da olmaması dikkat çekti.

“TOPLUMA İHANET ETMİŞ Mİ ETMEMİŞ Mİ, BUNLARA BAKACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı adayı ararken bu kıstaslarda aramak mecburiyetinde olduklarının altını çizen Karamollaoğlu, “Onu nasıl bulacağız? Elbette bu şahsın bugüne kadarki hayatına bakacağız. Böyle mi davranmış hayatında? İster siyasetin içinde olsun ister siyasetin dışında olsun. Ticarette kimseyi dolandırmış mı? Bir yerde sözüne sadık kalmamış mı? Kendi temsil ettiği topluma bir yerde ihanet etmiş mi, etmemiş mi? Bunlara bakacağız. ‘Nefsine hakim olacak.’ Yani ‘Her şeyi ben bilirim.’ demeyecek” dedi.

 

38 gazeteci 24 Temmuz Basın Bayramına cezaevinde girdi

Okumaya devam et

Analiz

‘Koşan terleyen Cumhurbaşkanı’ sözü verdi uyuklayan Erdoğan oldu

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, KKTC’de partililerle bayramlaşma videosunda yorgunluktan metni okuyamadı. Göz kapakları sık sık kapanan Erdoğan’ın bu görüntüsü 7 yıl önceki “Protokol Cumhurbaşkanı olmayacağım koşan terleyen bir Cumhurbaşkanı olacağım” sözlerini akıllara getirdi. Türk tipi başkanlık yetkileri 3 yılda Erdoğan’ı çökertti.

BOLD ANALİZ – Erdoğan’ın Anadolu Ajansı kameralarına yaptığı bayramlaşma konuşmasında uyuklaması gündemden düşmüyor.

Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan, Erdoğan’ın uyuklamasını yoğun programına bağladı. Hakan, “Şu programın binde birini ben icra etmeye kalksam ayakta uyurum. Sadece Kıbrıs dönüşü en az bir hafta dinlenmek isterim. Hiçbir kuvvet beni Rize’ye götüremez. Diyelim gittim. Rize dönüşü kendime gelmem en az 10 gün alır” diye yazdı.

CAN DÜNDAR’DAN BÜLENT ECEVİT HATIRLATMASI

Gazeteci Can Dündar ise olayı başka bir pencereden değerlendirdi. Erdoğan’ın 2002 yılında dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’e yönelik sözlerini hatırlatan Dündar, “Kul kınadığını tatmadan ölmez” Hadis-i Şerifini paylaştı. Dündar, Erdoğan’ın uyukladığı fotoğrafları yine Erdoğan’ın “Başbakan Bülent Ecevit’in ciddi şekilde rahatsız olduğu açıkça anlaşılıyor. Bu görevi yerine getiremez. Ecevit istifa etmelidir” sözleriyle paylaştı.

KOŞAN VE TERLEYEN CUMHURBAŞKANI VAADİ

Uyuklama görüntüsü AKP seçmenini endişelendirirken, Erdoğan’ın 2014 yılındaki en büyük vaadi akıllara geldi. Dönemin Başbakanı Erdoğan. 7 Nisan 2014 tarihinde medya kuruluşlarının genel yayın yönetmenlerine röportaj vermişti. Erdoğan 24 gazeteci üzerinden seçmenlere, “Bu seçimden sonra sorumluluklar daha da farklı olacak. Protokol cumhurbaşkanı değil, terleyen, koşan, koşturan cumhurbaşkanı olacağım” mesajı ulaştırmıştı. Erdoğan, bu sözünü hem Başbakan, hem AKP Genel Başkanı hem Cumhurbaşkanı adayı olarak seçim meydanlarında tekrarlamıştı.

TÜM YETKİLERİN TEK ELDE OLMASI ERDOĞAN’I YORDU

Çemişkezek Mal Müdürü’nden Milli İstihbarat Teşkilat Başkanı’na, taşeron bir işçinin devlete işe alınmasından 81 ilin vali ve kaymakamının atanmasına kadar her şeyden tek başına sorumlu olan Erdoğan’ı yetkileri yordu. Türk tipi başkanlık sistemiyle yasama, yürütme, yargı ve ordunun başı olan Erdoğan, iddialı olduğu promterden konuşma işini bile eskisi kadar rahat yapamıyor.

Göz yuman AKP’li belediyeler, suçlanan halk

Okumaya devam et

Analiz

Göz yuman AKP’li belediyeler, suçlanan halk

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, memleketi Rize’de her yıl yaşanan ve bu yıl da meydana gelen sel ve heyelanla ilgili yine halkı suçladı. Geçen hafta halkın ağaçları kesip çay diktiği için sel meydana geldiğini belirten Erdoğan, dün de felaketin nedeni olarak yamaçlara yapılan 5-10 katlı binaları gösterdi. Felaketin habercisi binaların ruhsatını AKP’li belediye, HES’lerin inşaatına ise hükumet izin veriyor.

BOLD ANALİZ – Karadeniz’de her yıl tekrarlanan heyelan ve sel felaketleri bu yıl da meydana geldi. Dere yataklarına yapılan HES’ler, binalar ve maden aramaları için kesilen ağaçlar felaketin boyutunu büyütüyor.

5-10 KAT BİNA YAPMAYIN

Memleketi Güneysu’daki sel felaketi için bölgeye giden AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, yine halkı suçladı. AKP’nin iktidara geldiği günden beri yüksek oylarla seçilen AKP’li belediye başkanlarınca yönetilen Güneysu ve bölge belediyelerinin sorumluluğunu görmezden gelen Erdoğan, Rizelilerden yamaçlara yüksek katlı binalar yapılmamasını isteyerek, “Ne olur şu yamaçlarda 5 kat, 10 kat bina yapmayın” dedi.

AĞAÇLAR KESİLDİ ÇAYLIK YAPILDI

Geçen hafta da Rize’deki sel felaketi ile ilgili yine açıklama yapan Erdoğan, bölgede kazılmadık vadi bırakmayan Cengiz Holding yerine çay üreticilerini suçladı. Felaketin sebebi olarak bölge halkının ağaçları kesip çay dikmeleri olarak gösteren Erdoğan, “Dikey köklü ağaçlarımız vardı, onlar kalmadı çünkü onların yerine çaylıklar yapıldı. Dayılarımın yerleri olmak üzere tüm bunlar kaydılar, ciddi manada zararlar söz konusu” dedi.

TRABZON’DA DEREYE OTOGAR YAPILACAK

Erdoğan, dere içlerine yapılan yapılarla ilgili vatandaşları suçlasa da AKP’li belediyeler de dere içlerine tesis yapmaya devam ediyor. Son 90 yılda yaşanan sel ve heyelanlardan 360 kişinin öldüğü Trabzon’da AKP’li Büyükşehir Belediyesi dere yatağına otogar yapacak. AKP’li Trabzon Büyükşehir Belediyesi, Ortahisar ilçesinde, Değirmendere’nin de bulunduğu 30 bin 144 metrekarelik arsa üzerine yeni bir otogar yapılacağını açıkladı.

EYÜPSULTAN BELEDİYESİ DE CAMİ YAPIYOR

AKP’li İstanbul Eyüpsultan Belediyesi, Göktürk Mahallesi’nde, yeşil alan olarak bırakılan dere yatağındaki 2 dönümlük araziye kültür tesisi ve cami yapıyor. İSKİ, bölgenin dere yatağında olduğunu, taşkın tehlikesi bulunduğunu belirledi ve buraya hiçbir biçimde inşaat yapılmamasını istedi. Ancak AKP’li Eyüp Sultan Belediyesi, bu alanda kültürel tesis ve cami yapımını sürdürüyor.

 

Savcı hakimi böyle tehdit etti: İki saat sonra seni ByLock’çu yaparım

 

Okumaya devam et

Popular

Shares