Analiz

Miçotakis de bir dönem siyasi mülteciydi: Geri itmeler konusunda kafayı kuma gömüyor!

Siyasi mülteci olarak hayatının ilk 6 yılını Türkiye ve Fransa’da geçiren Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis başbakanlığındaki Yunan hükumetinin, Ege’de ve Meriç’te mültecilere karşı tutumları bugüne kadar bütün uluslararası insan hakları kuruluşları tarafından defalarca belgelendi. Ancak Yunanistan bunlar hiç yaşanmamış gibi kafayı kuma gömmeye devam ediyor.

BOLD – Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, 1968 yılında doğduğunda babası Konstantinos Miçotakis ve annesi, Yunan Albaylar Cuntası’nın iktidarında kendi ifadesiyle ‘siyasi tutuklu’ idi. Henüz 1 yaşındayken ailesi dönemin Türk Dışişleri Bakanı İhsan Sabri Çağlayangil’in de yardımıyla Türkiye’ye kaçtı.

Miçotakis’in hayatı bundan sonra altı yaşına kadar Türkiye ve Fransa’da ‘siyasi mülteci’ olarak geçti. Ancak Başbakan Miçotakis’in iktidara geldiği 2019 yılı Temmuz ayından beri Yunan hükumetinin mültecilere karşı tavrı bütün dünyanın ve uluslararası insan hakları kuruluşlarının tepkisini çekiyor.

Ege Denizi’nde ve Meriç’te her gün yüzlerce sığınmacı Yunan güvenlik güçleri ve Sahil Güvenliği tarafından geri itiliyor. Bu geri itmeler sırasında mülteciler zaman zaman dövülüyor, aç bırakılıyor, çıplak aramaya maruz kalıyor, eşyaları ve paraları alınıyor, can yeleksiz botlara bindirilip denizin ortasına bırakılıyor.

Bu geri itmeler defalarca Der Spiegel ve New York Times gibi dünya çapında büyük üne sahip uluslararası basın kuruluşları tarafından haberleştirildi.

İnsan Hakları İzleme Örgütü ve Uluslararası Af Örgütü gibi prestijli insan hakları kuruluşları tarafından belgelendi. Hatta bazı geri itmeler Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne ve Yunan mahkemelerine de taşındı.

Ancak Yunanistan her defasında bu haberleri ve raporları yalanladı. Adeta bu iddialar konusunda ‘kafayı kuma gömdü’, iddiaların üzerine gitmedi.

Yunanistan bu olayların yeniden yaşanmaması için önlem de almadı. Mültecilerin başvurabilecekleri etkili bir hukuk yolu oluşturulmadı.

Ege’de yaşanan geri itmelerde Türk tarafını mültecilerin önünü açmakla suçladı ve kendini bu şekilde savunmaya çalıştı.

Kısaca, hayatının ilk yıllarını siyasi mülteci olarak geçiren Yunan Başbakanı Miçotakis, Uluslararası Af Örgütü’nün son raporunda kullandığı ifadeyle ‘dünyanın en iyi belgelenmiş insan hakları ihlalini hiç yaşanmamış’ gibi davranmaya devam ediyor.

YUNAN HÜKUMETİNİN SUÇ ORTAKLARI: AB VE SINIR TEŞKİLATI FRONTEX

Bu konuda kafasını kuma gömen kurumlardan birisi de dünya çapında insan hakları şampiyonluğu yapan Avrupa Birliği (AB) ve ona bağlı sınır teşkilatı Frontex.

Brüksel merkezli “EU Observer” internet sitesi, Frontex’ten temin ettiği belgelerle Atina yönetiminin, Yunan Sahil Güvenliğine sığınmacıları Türk kara sularına geri itme yönünde talimat verdiğini ortaya koymuştu.

Almanya’nın Der Spiegel dergisinin araştırmasında da Yunan sınır muhafızlarının, mültecileri Yunanistan’a ulaşmamaları için açık denize geri ittikleri ve Frontex’in de uluslararası hukuka aykırı bu operasyonlarda yer aldığı ifade edilmişti.

Frontex tarafından kullanılan bir uçağın mültecileri durdurduğu, uçaktaki kamera görüntülerinin Varşova’daki Frontex Genel Merkezine canlı olarak aktarıldığı ancak Frontex’in söz konusu bölgeye mültecilerin kurtarılması için yardım göndermediği belirtilmişti.

Frontex ile ilgili suçlamaların artması üzerine AB Ombudsman Kurumu da ajans hakkında soruşturma başlatmıştı. Ancak ‘dağ fare doğurdu’ ve AB kurumları yaptıkları soruşturmalarda Frontex’i akladı.

Bütün bu yaşananları, Yunanistan’ın mültecilere yönelik uyguladığı geri itmeler konusunda çalışmalar yapan İstanbullu avukat Esin Bozovalı’nın sözleri ile özetlemek mümkün: “Yunan makamları sürekli olarak geri itmelerin yalan haber olduğunu söylüyor. Bir avukat olarak 200’den fazla kişinin karıştığı davaları dinledim. Her göçmen ve mülteci yalan söyleyemez.”

Af Örgütü’nden Yunanistan’a Meriç’teki geri itmelerle ilgili sert eleştiriler

Popular

Copyright © 2018 Boldmedya