Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Delta varyantı 4. dalga mı olacak? Dünya alarmda Türkiye açılmaya hazırlanıyor

Koronavirüsle mücadelede en başarılı ülkeler arasında yer alan Avustralya’da Delta varyantı nedeniyle Sidney kenti 2 haftalığına kapandı. Varyantın yayıldığı Rusya’da ise can kaybı endişe verici boyutlarda. Delta varyantının Türkiye’de de görülmesine rağmen 1 Temmuz’a ilişkin açılma kararı endişeleri arttırıyor.

BOLD – Türkiye’de geçen yıl yaz aylarında tedbirlerin gevşetilmesiyle birlikte vaka sayılarında büyük artış yaşanmıştı. Bu yıl da hükumet aşılama sağlanan ilerlemeyle birlikte 1 Temmuz’da kısıtlamaların büyük kısmını kaldıracak. Ancak koronavirüsle mücadelede dünyadaki başarılı ülkelerden Avustralya’da vaka sayılarındaki artış nedeniyle Sidney şehri kapanma kararı aldı. Rusya’da ise can kayıpları ise endişe verici boyutlarda.

Avustralya ve Rusya’daki vaka ve ölümlerdeki artışın nedeni ise Türkiye’de de görülen Delta Varyantı.

AVUSTRALYA’DA 2 ŞEHİR TAMAMEN KAPANDI

Koronavirüsün en bulaşıcı varyantı olarak bilinen Delta varyantı, Kovid-19’la mücadelede en başarılı ülkelerden biri olan Avustralya’yı da yeniden sert önlemler almaya zorladı.

Sidney kenti, Delta varyantı nedeniyle iki haftalığına kapandı. Kentte 27 Haziran itibarıyla başlayan kapanmada, milyonlarca kişinin 9 Temmuz’a kadar zorunlu hâller dışında evlerinden çıkmaması isteniyor. Restoran, kafe ve barların kapalı kalacağı bu süreçte, evden çalışma imkânı bulunan Sidneyliler sadece temel ihtiyaç ürünleri satın almak, spor yapmak, tedavi görmek ya da okula gitmek için dışarı çıkabilecek.

Avustralya’nın kuzeyindeki Darwin kentinde de bir altın madeniyle bağlantılı olarak görülen vakalar nedeniyle şehrin tamamında 48 saatliğine kapanma uygulanıyor. Sağlık uzmanları, son aylarda ülkenin başka kentlerinde olumlu sonuç veren bu tarz kısa süreli kapanmaların Sidney için yeterli olmayacağını belirtiyor.

Avustralya’da Haziran ayının ortasına kadar ülke genelindeki yeni vaka sayısı aylarca 20’nin üzerine çıkmamıştı. Ancak Sidney’de bu ayın ortasında görülen ilk Delta varyantının ardından kentte 100’dan fazla vaka tespit edildiği açıklandı.

Yaklaşık 25 milyon nüfusa sahip olan Avustralya’da pandeminin başından beri toplamda sadece 30 binin üzerinde koronavirüs vakası kaydedilirken Kovid-19 nedeniyle 910 kişi hayatını kaybetti. Ancak ülkedeki aşı kampanyasının yavaş ilerlemesi, hükümetin tepki görmesine neden oluyor.

MOSKOVA’DA KORKUTAN TABLO

Delta varyantı şu ana kadar 85 ülkede görüldü. Bu varyanttan en çok etkilenen ülkelerden biri de Rusya.

Üçüncü dalgayla boğuşan Rusya’nın başkenti Moskova’da son 24 saatte 144 kişi Kovid-19 nedeniyle yaşamını yitirdi. Bu, Rusya’da pandeminin başından beri bir kentte kaydedilen en yüksek sayı oldu. Rusya genelinde ise son 24 saatte hayatını kaybedenlerin sayısı 599 olurken toplam can kaybı 133 bin 282’ye yükseldi. 20 bin 538 yeni vakayla birlikte toplam vaka sayısı 5,4 milyona ulaştı.

YAKLAŞAN ÇEYREK FİNAL TEHLİKESİ

Delta varyantının etkisiyle can kaybı ve vaka sayılarının tırmandığı Rusya’da bir önceki gün de Saint Petersburg kentinde 104 kişi koronadan hayatını kaybetmişti. Euro 2020’de birçok grup maçının oynandığı Saint Petersburg, 2 Temmuz’da da binlerce kişinin tribünlerde olacağı bir çeyrek final karşılaşmasına ev sahipliği yapacak. Onlarca Finlandiya taraftarı geçen hafta Belçika maçı için gittikleri kentte koronavirüse yakalanmıştı.

İNGİLTERE, TEDBİRLERİ GEVŞETMEYİ ERTELEDİ

Aşılamada dünyanın en başarılı ülkelerinden İngiltere’de de son haftalarda yeni tip koronavirüsün Delta varyantı nedeniyle Kovid-19 vakaları tekrar yükselişe geçti, günlük ortalama 14 bin yeni vaka açıklanıyor. Bununla birlikte, can kaybı ve hastanede tedavi gören hasta sayısında ise belirgin bir artış yok.

Yetişkin halkın en az yüzde 60’ının iki doz aşı yaptırdığı ülkede üçüncü dalga riskinin büyümesi endişelere yol açıyor.

İngiltere hükümeti, 21 Haziran’da mevcut kısıtlamaları da kaldırarak, tam normalleşme dönemini başlatmayı hedefliyordu.

Delta varyantının hızla yayılmasının yarattığı endişe nedeniyle 21 Haziran’daki normalleşme de 19 Temmuz’a ertelendi.

Son verilere göre ülkedeki Kovid-19 vakalarının yüzde 90’ı Delta varyantından oluşuyor. Delta’nın daha önceki baskın varyant Alfa’dan (Kent varyantı)  yaklaşık yüzde 60 daha bulaşıcı olduğu tahmin ediliyor. Kent varyantının da Çin’de ortaya çıkan virüsün ilk türlerinden yüzde 70 daha bulaşıcı olduğu ifade edilmişti.

Özellikle aşı karşıtları, yapılan ‘Kovid-19 aşıların işe yaramadığı iddiasını’ güçlendirmek için İngiltere’de artan vakaları argüman olarak kullanıyor.

TÜRKİYE’DE 16 İLDE 134 VAKA GÖRÜLDÜ

Delta varyantının Türkiye’de de görüldüğü açıklandı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 23 Haziran’da yaptığı açıklamada, 16 ilde 134 vakada Delta varyantının tespit edildiğini açıkladı.

Koca, “Giderek illerdeki dağılımı artmaya başladı ve yoğunluklu, ağırlıklı olarak da İstanbul’da görüldü. 134 vakanın 82’si İstanbul’da. Düzce’de 18, Van’da 8, Ankara’da 4, İzmir’de 3 ve diğer illerimizde de bir, iki şeklinde olmak üzere toplam 16 ilimizde görüldü. Ülkede çok ciddi bir oranın olmadığını biliyoruz ama her geçen gün bunun artabileceğinden de endişe ediyoruz” dedi.

DELTA VARYANTI NEDİR?

İlk kez Hindistan’da tespit edilen Kovid-19’un Delta varyantı, dünyanın bazı yerlerinde görülen vaka artışlarının arkasındaki neden olarak gösteriliyor.

Birleşik Krallık’ta son haftalardaki vaka artışlarında Delta varyantının önemli rol oynadığı düşünülüyor. Dahası bu varyant, ülkedeki hakim koronavirüs türüne dönüşmüş durumda.

Tüm İnfluenza Verilerinin Paylaşımı Küresel İnsiyatifi’ne (GISAID) göre, Delta varyantı şu ana kadar 65’ten fazla ülkede görüldü.

Delta varyantının ilk olarak tespit edildiği Hindistan’da Mayıs ortasında görülen zirvenin ardından vaka sayıları ve can kaybı geriliyor. Mayıs ortasında 400 bini aşan günlük vaka sayıları şu anda 55 binin altına inmiş ve hastanede yatanların sayısı da normal seviyelere yaklaşmış durumda.

AŞILAR ETKİLİ Mİ?

Virüslerin sürekli mutasyona uğraması doğal bir durum. Ortaya çıkan varyantların büyük bölümü önemsiz kabul edilse de bazıları daha bulaşıcı ve hatta kimi durumlarda daha öldürücü olabiliyor.

Şu ana kadar bazı aşıların bu varyanta karşı etkili olduğu da açıklandı. BioNTech, Pfizer ile ortak geliştirdiği aşının Delta varyantına karşı da etkili olduğunu bildirdi.

İngiltere Sağlık Bakanı Matt Hancock, bu hafta içerisinde yaptığı açıklamada, elde edilen ilk bulguların iki doz aşının bu varyanta karşı da etkili olduğunu gösterdiğini söyledi.

BELİRTİLERİ İNSANLARI YANILTIYOR

İngiltere’de yapılan bir araştırma, Delta varyantının, daha önce Kovid-19 vakalarında görülenlerden farklı belirtiler gösterebildiğini ortaya koydu.

‘Zoe Covid Belirtileri’ adlı araştırmayı yürüten Profesör Tim Spector, Delta varyantına yakalananlar arasında en çok baş ağrısı, boğaz ağrısı ve burun akıntısı gibi belirtiler görüldüğünü; genç yaştaki hastaların “daha ziyade ağır bir soğuk algınlığı geçiriyormuş gibi” hissedebildiğini söyledi.

Fakat insanlar çok hasta hissetmeseler de virüsü bulaştırabiliyor. Bu nedenle bu belirtileri gösterenlerin hemen Kovid-19 testi olması isteniyor.

Daha önce İngiltere Sağlık Hizmetleri tarafından Kovid-19 belirtileri öksürük, ateş, koku ve tat kaybı olarak sayılıyordu.

Ancak Profesör Spector, ekibinin formlarını dolduran binlerce Kovid-19 hastasının bildirimlerine göre artık bu belirtilerin daha az görüldüğünü belirtti.

Spector, “İnsanlar bir tür mevsimsel soğuk algınlığı geçirdiklerini sanıyor ve başkalarıyla temaslarını sürdürüyor. Bu yolla altı kişiye daha geçiriyor olabilirler. Vakalardaki artışta bunun önemli rol oynadığını düşünüyoruz” dedi.

Kafede oturanları gözaltına alan polisin Gökhan Açıkkollu’ya işkence yaptığı iddia edildi

Dünya

Turkey Tribunal Mahkemesi kararını verdi: Türkiye insanlığa karşı suç işledi, sorumlular ağır cezalar alabilir

Erdoğan Rejiminin hak ihlallerinin yargılandığı Turkey Tribunal Mahkemesi, 5 günün ardından kararını açıkladı. Başkan Prof. Em. Dr. Françoise Barones Tulkens, Tribunal’in Türkiye’de sistematik işkence uygulandığına karar verdiğini belirtti. Tulkens, “Tanıklıklar, uluslararası yargı makamlarına ulaştırılırsa, ‘insanlığa karşı işlenen suçlar’ kategorisinde değerlendirilir ve sanıklar ağır cezalar alabilir” dedi.

BOLD – Turkey Tribunal Mahkemesi, 20 Eylül Pazartesi günü başladığı oturumların ardından bugün kararını açıkladı. Kararda, “Tribunal, Türkiye Hükümeti’nin işkence konusunda uluslararası anlaşmalara uymadığını tespit etmiştir” denildi.

Tulkens tarafından okunan karar şöyle:

“- Bu karar hukuki açıdan bir yetkisi olmayabilir ama ahlaki olarak bağlayıcılığı elbette olacaktır. Mahkeme heyeti saygın hakimlerden oluşmaktadır ve Türkiye’ye karşı tarafsızdırlar.

– Ele alınan konular çok sayıda farklı konular olmakla beraber tanıkların yalın anlatımlarına dayanmaktadır.

– Tribunal, tanıkların katılımlarını ve sessizlik duvarlarını yıkması sebebi ile çok önemlidir.

– Tanıkların uğradığı fiziki ve psikolojik işkenceler bağımsız raporları da doğrulamaktadır.

TÜRKİYE, İŞKENCE KONUSUNDA ULUSLARARASI ANLAŞMALARA UYMADI

– 22 Temmuz 2016’da Türkiye hükumeti, işkenceyi yasaklayan anlaşmadan bir süreliğine muaf tutulmak istemiştir. Böylesi bir muafiyet söz konusu dahi olamaz.

– Tribunal, tanıkların yanı sıra, eşleri ve çocuklarının da tecavüz ve işkenceye tabi tutulacaklarına dair anlatımları ciddiyetle incelemiştir.

– Tribunal, Türkiye Hükumeti’nin işkence konusunda uluslararası anlaşmalara uymadığını tespit etmiştir.

AKP HÜKUMETİ, ZORLA KAÇIRILMALAR KONUSUNDA SUÇLU BULUNDU

– Tribunal, Türkiye Hükumeti’nin ‘zorla kaçırılmalar’ konusunda suçlu bulmuştur. Türkiye Hükumeti’nin zorla kaçırılmalar ve zorla yok etmelerin söz konusu olduğu açıkça görmüştür.

– Tribunal, Türkiye’deki Basın ve ifade özgürlüğü konusunda devlet eliyle yapılan bir baskıyı net olarak görmüştür.

– Trübunal, muhalif gazetecilerin baskı altına alındıklarını, hükumet yanlısı yayın yapmadıkları için terör örgütleri ile ilişkiliymiş gibi gösterildiklerini tespit etmiştir.

– Tribünal, Türkiye Devletinin basın özgürlüğü ile ilgili üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediği net olarak görmüştür.

YARGI BAĞIMSIZLIĞI KALKMIŞ, MEMURLARIN İŞLEDİĞİ SUÇLAR CEZASIZ KALMIŞTIR

– Türkiye’de, devlet görevlileri tarafından işlenen suçlar konusunda isteksiz davrandıkları ve bu suçların cezasız kaldığı görülmektedir.

– İnsan Hakları ihlalleri ile ilgili yargı sürecinin sağlıklı yürümediği görülmektedir. Bu da vatandaşların yargının bağımsızlığı ve ve adalete erişimini engellemektedir.

– Tribünal, Türkiye Devletinin, cezasızlık ve adalete erişim ile ilgili üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediği net olarak görmüştür.

– Tribünal’in kaygı ile belirtmek istediği nokta şudur: Mevcut hukuki çerçeve yeterli teminat noktaları sunuyormuş gibi görünse de bu teminat, Gezi Parkı olayları ve 17-25 yolsuzluk soruşturmaları sürecinde maalesef işletilmemiştir.

– Yasalarda yapılan sürekli tadilatlar, yargı bağımsızlığını azaltmış ve yaralamıştır. Tribünal Şubat 2013’teki HSYK yasasında yapılan değişiklik HSYK’nın bağımsızlığını ortadan kaldırmıştır.

– 4560 hakim ve savcının HSYK’nın hazırladığı bir liste ile görevden alınması, yargı önüne çıkarılmaksızın terör örgütü ile ilişkilendirilerek görevden el çektirilmiş tutuklanmış ve/veya ihraç edilmiştir bu da yargının korkutulması ve sindirilmesi anlamını taşımaktadır.

ULUSLAR ARASI YARGIDA SANIKLAR AĞIR CEZA ALABİLİR

– Tribunal, Türkiye’deki savunma hakkının ciddi olarak sınırlandırıldığı görülmüştür. Bu da Türkiye Cumhuriyeti’nin uluslararası anlaşmalarla üzerine düşen sorumluluklarını yerine getirmediğini gözlemlemiştir.

– Darbe girişiminden bu yana işkence ve zorla kaybetme olayları sistematik ve örgütlü bir şekilde gerçekleşmiştir.

– Ağır insan hakları ihlallerinin sonuçlarının uzun vadede mağdurların hayatlarını etkileyecekleri açıktır.

– Türkiye’de 15 Temmuz 2016’dan sonra Türkiye’de yaşanan insan hakları ihlalleri, işkence ve zorla kaybetmeler ve insan kaçırmalar münferit (bireysel) olarak görülemez, Tribünalin görüşü Türkiye’de işlenen bu suçların, yaygın ve sistematik olarak yapıldığı şeklindedir.

– Tribünal sırasında yapılan tanıklıklar ve sunulan raporlar, uluslararası yargı makamlarına ulaştırılırsa, tüm bu suçların ‘insanlığa karşı işlenen suçlar’ kategorisinde değerlendirilir ve sanıklar ağır cezalar alabilir.”

 

Okumaya devam et

Dünya

Erdoğan rejiminin uzun koluna Almanya’da baskın: Üzerinden infaz listesi çıktı

Düsseldorf’ta Alman polisinin bir otele düzenlediği baskında gözaltına alınan 40 yaşındaki bir Türk asıllı kişinin odasında kurusıkı silah ve gerçek mühimmatın yanı sıra Gülen Hareketi’ne yakın kişilerin isimlerinin bulunduğu bir liste ele geçirildi.

BOLD – Erdoğan rejiminin Avrupa’daki muhaliflere yönelik tehditleri sürüyor. Son olarak Almanya’da bir otelde yakalanan Türk’ün üzerinde silahla birlikte Gülen Hareketi mensuplarının isim listesi çıktı. Daha önce de Erdoğan rejimi muhalifi 55 kişinin adının bulunduğu infaz listesi ortaya çıkmıştı.

İNFAZ LİSTESİ ELE GEÇİRİLDİ

Spiegel Dergisi’nin haberine göre geçen cuma günü Alman polisi Düsseldorf Oberbilk’te The niu Tab isimli bir otele baskın düzenledi. Zırhlı aracın da eşlik ettiği baskında bir oda aranırken 550 civarındaki misafir de dışarı çıkarıldı. Yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı baskında Türk asıllı bir kişi gözaltına alındı, beraberindeki silah ve mühimmata da el konuldu. Bu kişinin üzerinde yapılan aramada ayrıca Gülen Hareketi’ne yakın kişilerin isimlerinin yazılı olduğu bir liste de ele geçirildi.

OTEL GÖREVLİSİNİN DİKKATİ SONUCU ORTAYA ÇIKTI

Spiegel’in güvenlik kaynaklarından edindiği bilgiye göre olay şöyle gerçekleşti: Otel görevlileri odalardan birinde küçük bir yanıcı/patlayıcı madde buldu. Bunun üzerine güvenlik güçlerine durumu bildiren yönetimin bu ihbarı ciddiye alınarak otelde arama yapılması kararı alındı. Yapılan aramada otelde kalan ve ismi açıklanmayan 40 yaşındaki bir Türk’te kurusıkı silah ve önemli miktarda gerçek mühimmat bulundu. Bunların yanı sıra Gülen Hareketi’ne mensup bazı kişilerin isimlerinin yazılı olduğu bir listeye de el konuldu. İsim listesinin yanında bu kişilere ait bazı kişisel bilgilerin de kaydedilmiş olduğu görüldü. Cep telefonu mesajlarından ve sohbet geçmişinden daha fazla bilgi almayı uman polis yetkilileri bu şahıs hakkında ayrıca mali soruşturma da başlattı.

55 KİŞİLİK İNFAZ LİSTESİ YAYINLANMIŞTI

Sosyal medyada dünyada Erdoğan muhalifi 55 kişiye yönelik infaz listesi yayınlanmış, Alman polisi de listede adı bulunan gazeteci Celal Başlangıç, Kürt siyasetçi Hasip Kaplan, gazeteci Cevheri Güven ve sanatçı Ferhat Tunç infaz listesinde isimleri olduğu gerekçesiyle uyarılmıştı. İsmi infaz listesinde yer alan gazeteci Erk Acarer de Almanya’nın başkenti Berlin’de önce evinde saldırıya uğramış, sonra da evinin önüne tehdit mesajı bırakılmıştı.

 

Biden’dan umduğunu bulamayan Erdoğan rotayı Putin’e çevirdi

Okumaya devam et

Dünya

Biden’dan umduğunu bulamayan Erdoğan rotayı Putin’e çevirdi

Online yapılan Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na kalabalık bir heyetle giden ancak ABD Başkanı Biden ile görüşemeden dönen AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, rotayı Rusya’ya kırdı. Erdoğan, 29 Eylül’de Soçi’de Putin ile görüşecek. Rus Lider Putin, iki yıl önce Erdoğan ve heyetini kapıda bekleterek diplomatik bir cevap vermişti. 

BOLD – ABD dönüşünde ABD Başkanı Joe Bİden ile “iyi bir başlangıç” yapamadıklarını itiraf eden AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan rotayı Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e döndü. Erdoğan gelecek hafta Soçi’de Putin’le “başbaşa” görüşecek. Rus çevirmen dışında kimsenin olmayacağı görüşmede Erdoğan’ın yeni S-400’ler, yenilenecek doğalgaz anlaşması başta olmak üzere ne gibi tavizler vereceği ise merak konusu oldu.

“KİMSEYİ YANIMIZA ALMADAN”

ABD dönüşü 29 Eylül’de Soçi’de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yapacağı görüşme sorusuna Erdoğan, “29 Eylül’de nasip olursa Sayın Putin’le Soçi’de yapacağımız ikili görüşme gerçekten önem arz ediyor. Heyetler arası görüşme yok, Sayın Putin’le sadece ikili görüşme yapacağız. Bu tabi sadece İdlib’i içeren bir görüşme olmayacak. Aynı zamanda Türkiye-Rusya ikili ilişkilerini ve Suriye’deki durumu masaya yatıracağız. Suriye’de nereye geldiğimizi, bundan sonraki süreçte de nereye geleceğimizi kendileriyle konuşacağız. Kimseyi üçüncü bir şahıs olarak yanımıza almadan bu görüşmeyi yaparken orada tabi Türkiye-Rusya ilişkilerinde önemli bir karara da varacağız” dedi.

ABD’DEKİ AÇIKLAMALARI RUSYA’YI KIZDIRDI

Erdoğan BM Genel Kurulu konuşmasında da Kırım’ın ilhakını tanımadığını söyleyerek, “İlhakını tanımadığımız Kırım dahil, Ukrayna’nın toprak bütünlüğünün ve egemenliğinin korunmasına önem veriyoruz” dedi. Dışişleri Bakanlığı da Türkiye’nin Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü olan desteğini sürdürdüğünü ve Kırım’ın hukuka aykırı ilhakını tanımadığını açıkladı. Açıklamada ayrıca 17-19 Eylül’de yapılan Duma seçimlerde Kırım itibariyle sonuçlarını Türkiye açısından hukuki bir geçerliliği bulunmadığı belirtildi.

PUTİN’İN TEMSİLCİSİ ERDOĞAN’I 15 TEMMUZ’LA TEHDİT ETTİ

Türkiye’nin son aylardaki Kırım açıklamalarına cevap Rusya Devlet Başkanı Putin’in Kırım Daimi Temsilcisi Georgiy Muradov’dan geldi. Muradov, bu ay başında yaptığı bir açıklamada “Türkiye, 15 Temmuz gecesi Türk Cumhurbaşkanı’nın darbeden kurtarılmasına Rusya yönetiminin nasıl yardım ettiğini iyi hatırlamalı” dedi. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov da Erdoğan’ın Kırım açıklamasına “(Erdoğan’ın) Rusya ziyaretinin hazırlıkları sürerken bu tür açıklamaların yapılmasını üzüntüyle karşılıyoruz. İkili ilişkilerin gelişimine ve sıcak bölgesel tehditlerin çözümüne odaklanmak isterdik” diye yanıt verdi .

PUTİN ERDOĞAN’I AYAKTA BEKLETMİŞTİ

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın iki yıl önce gerçekleşen Moskova ziyaretinde Putin’in Türk heyetini kabul ettiği salona, “Osmanlı’yı 93 harbinde yenen Rus askeri heykeli” ve Erdoğan ile Putin’in görüştüğü odaya 1783’te Kırım’ı ilhak eden Büyük Katerina’nın heykeli konuldu. Ayrıca Putin Erdoğan ve beraberindeki heyeti 2 dakika bekletip Rus devlet televizyonu kronometre tutarak yayınlattı. Bu durumla ilgili Türk tarafı resmi olarak herhangi bir açıklama yapmadı.

 

 

108 Kürt siyasetçinin yargılandığı gün Erdoğan’dan ‘Kürt Sorunu’ yorumu: Çözdük, aştık, bitirdik

Okumaya devam et

Popular

Shares