Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Rusya’dan Karadeniz’deki dev tatbikata misilleme

Karadeniz’de geçen hafta karasularına girdiğini iddia ettiği İngiliz gemisine uyarı ateşi açan Rusya, bu hafta ABD ve Ukrayna öncülüğünde 32 ülkenin katılımıyla gerçekleşen tatbikata Kırım’daki hava savunma sistemini test ederek yanıt verdi. Rus savaş uçaklarının bölgede Hollanda gemisini de taciz ettiği ortaya çıktı.

BOLD – Karadeniz’de 2 haftadır sular durulmuyor. Rusya, geçen hafta Çarşamba günü İngiliz Kraliyet Donanması’na ait HMS Defender adlı destroyerin Kırım açıklarında karasularına girdiğini ifade ederek gemiye uyarı ateşi açmış, güzergahını savaş uçaklarıyla bombalamıştı.

Rusya’nın yine Karadeniz’de bu olaydan bir gün sonra savaş uçaklarıyla bir Hollanda savaş gemisini taciz ettiği ortaya çıktı.

Bu arada Rusya, NATO ülkeleri ve müttefiklerin Karadeniz’de halen yürüttüğü ‘‘Deniz Meltemi 2021’’ (Sea Breeze) tatbikatına 2014’te Ukrayna’dan ilhak ettiği Kırım’daki hava savunma sistemlerini test ederek yanıt verdi. Rusya, 32 ülkenin katıldığı dev tatbikatın iptal edilmesini istemişti.

RUS SAVAŞ UÇAKLARI HOLLANDA GEMİSİ ÜZERİNDE ALÇAK UÇUŞ YAPMIŞ

Hollanda Donanması’na ait Evertsen yakınında uçan Rus savaş uçakları

Hollanda Savunma Bakanlığı, Rus savaş uçaklarının 24 Haziran’da Kırım’ın güneydoğusunda Hollanda donanmasına ait ‘Evertsen’ adlı fırkateynin üzerinde ‘defalarca’ alçak uçuş yaptığını açıkladı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Savunma Bakanı Ank Bijleveld-Schouten, Rus uçaklarının tacizlerini ‘sorumsuz hareketler’ olarak değerlendirdi.

Bijleveld-Schouten, Evertsen’in Karadeniz’de bulunma hakkına sahip olduğunu vurgulayarak, “Kaza riskini gereksiz yere artıran bu tür saldırgan davranışların hiçbir gerekçesi yok.” ifadesini kullandı.

Bijleveld-Schouten, konuyla ilgili Rus makamlarıyla görüşeceklerini belirtti.

Bakanlık, Hollanda donanmasına ait gemiyi taciz eden Rus jetlerinin mühimmat yüklü olduğu, yerel saatle 15.30 ila 20.20’de yaptıkları uçuşların ardından geminin elektronik aksamlarında kesintiler meydana geldiği bilgisini paylaştı.

RUSYA’DAN KIRIM’DA HAVA SAVUNMA TATBİKATI

Rus Ordusu’na ait Tor M2 hava savunma sistemi

Bu arada Rusya 2014’te Ukrayna’dan ilhak ettiği Kırım’daki hava savunma sistemlerini test ediyor.

Interfax, Rusya’nın Karadeniz filosunun hazırlık testlerinde Su-24M bombardıman uçaklarıyla, S-400 ve Pantsir yerden havaya füze sistemleri dahil olmak üzere yaklaşık 20 savaş uçağı ve helikopteri konuşlandırdığını bildirdi.

Rus Ulusal Savunma Yönetimi Merkezi, Karadeniz filosunun NATO gemilerinin ve Deniz Meltemi tatbikatında yer alan diğer ülkelerin eylemlerini gözlemlemek için bir dizi faaliyette bulunduğunu açıklamıştı.

Rusya’nın ABD Büyükelçisi, Deniz Meltemi tatbikatı başlamadan önce yaptığı açıklamada tatbikatın iptal edilmesi çağrısı yapmıştı.

Rusya Savunma Bakanlığı, geçen hafta ABD ve İngiltere’yi Karadeniz’e donanma gemileri göndererek gerilimi arttırmama çağrısı yapmış, askeri gücün dahil olduğu gerekli tüm araçlarla sınırlarını koruyacağını bildirmişti.

DENİZ MELTEMİ 2021 TATBİKATI

ABD Donanması’na ait USS Ross güdümlü füze destroyeri, Deniz Meltemi 2021 tatbikatına katılmak üzere 26 Haziran’da İstanbul Boğazı’ndan Karadeniz’e geçmişti

32 ülkeden binlerce askerin katıldığı Karadeniz’de yapılan “Sea Breeze 2021” (Deniz Meltemi) askeri tatbikatı, Moskova’dan gelen tepkilere rağmen Pazartesi günü başlamıştı. ABD öncülüğünde ve Ukrayna’nın ev sahipliğinde çok sayıda NATO ülkesinin katılımıyla gerçekleştirilen tatbikat, 1997’den bu yana düzenlenen bu türdeki tatbikatların en geniş çaplısı.

Türkiye’nin de aralarında olduğu toplam 32 ülkeden 5 bin askerin yanı sıra 32 gemi ve 40 uçakla düzenlenen tatbikatın 23 Temmuz’a kadar süreceği açıklandı. Tatbikatta 18 özel operasyon ve dalış timi de yer alıyor.

Tatbikata ABD’nin güdümlü füze destroyeri USS Ross, NATO’nun acil durumlar için oluşturduğu deniz görev gücü ‘Standing NATO Maritime Group 2’ de katılıyor.

KARADENİZ’DE SULARIN ISINMASINA YOL AÇAN GERGİNLİK

Rusya, geçen hafta çarşamba günü Kırım yakınlarında karasularını ihlal etmekle suçladığı bir İngiliz savaş gemisine yönelik uyarı atışı yaptığını ve ‘HMS Defender’ adlı destroyerin güzergâhını bombaladığını açıklamıştı. Sivastopol açıklarındaki geminin bunun üzerine rotasını değiştirerek Rus sularından ayrıldığını öne sürmüştü. İngiltere ise ‘Defender’ın Ukrayna sularında seyrettiğini bildirmişti.

İngiltere dâhil uluslararası kamuoyunun büyük bölümü, Rusya tarafından 2014 yılında ilhak edilen Kırım’ı hâlen Ukrayna’nın bir parçası olarak tanıyor. Kırım açıklarındaki karasularının da halen Ukrayna’ya ait olduğu kabul ediliyor.

İNGİLTERE’YE SERT  UYARI

Olay sonrası Rusya, karasularına yönelik ihlallerin tekrarlanması hâlinde, uyarılarını dikkate almayan savaş gemilerini vuracağını açıklamıştı.

Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov, gelecekte ‘benzer ihlaller’ gerçekleşmesi hâlinde ne yapacaklarına dair bir soru üzerine, uyarılarının sonuç vermemesi durumunda yine ateş etmeye hazır olduklarını belirtti.

‘Uluslararası hukuka saygı göstermeleri’ için çağrıda bulunabileceklerini söyleyen Ryabkov, “İşe yaramaması hâlinde, bombalayabiliriz. Ama bu kez yoluna değil, doğrudan hedefin üzerine” diye ekledi.

OTOBÜS DURAĞINDA ISLANMIŞ HALDE BULUNAN ‘GİZLİ’ BELGELER

Pazar günü ise İngiltere ile Rusya arasında Karadeniz’de yaşanan gerginliğin planlı olduğu ortaya çıkmıştı. İngiliz Savunma Bakanlığı’nın bir otobüs durağında bulunan gizli belgeleri, olay öncesi İngiltere’nin birçok ihtimali ve riskleri göz önüne alarak planlama yaptığını göstermişti.

Belgelerden HMS Defender’ın geçişinin riskleri göze alınmış ‘hesaplı bir adım’ olduğu ve BBC ve Daily Mail gibi medya kuruluşlarının da gemiye olayın tarafsız gözler tarafından belgelenmesi için davet edildiği ortaya çıkmıştı.

Karadeniz’de sular durulmuyor: Rusya’yı kızdıracak dev tatbikat başladı

Dünya

Ülkü Ocakları’nı istemeyen ülkelere ABD de eklendi: Terör örgütü araştırması yapılacak

MHP’ye yakınlığı ile bilinen ve mensuplarının karıştığı silahlı eylemlerle gündeme gelen Ülkü Ocakları’nın terör örgütü ilan edilmesini isteyen ülkelere ABD de eklendi. ABD Temsilciler Meclisi, Ülkü Ocakları’nın “yabancı bir terör örgütü olup olmadığının araştırılması” önergesini kabul etti.

BOLD – Rusya, Almanya, Fransa ve Hollanda’nın ardından ABD de Ülkü Ocakları’nın terör örgütü olup olmadığına araştırılmasını istedi. ABD Temsilciler Meclisi, Ülkü Ocaklarının “yabancı bir terör örgütü olup olmadığının araştırılmasını” öngören bir maddeyi de içeren 2022 Savunma Bütçe tasarısını kabul etti.

6 AY İÇERİSİNDE ARAŞTIRMA TAMAMLANACAK

Demokrat Nevada Vekili Dina Titus tarafından 2022 Savunma Bütçe tasarısına (NDAA) eklenen bir madde, Dışişleri Bakanlığının “Ülkü Ocaklarının yabancı bir terör örgütü olma kriterlerini karşılayıp karşılamadığının” araştırılmasının öngörüyor. Önceki gün Temsilciler Meclisi Kurallar Komitesince kabul edilerek NDAA metnine eklenen madde, tasarının yasalaşmasının ardından 180 gün içinde Dışişleri Bakanlığının konuya ilişkin bir rapor hazırlayarak Kongre’ye sunmasını talep ediyor.

RUSYA’DA DA YASAKLANMASI İSTENDİ

Ülkü Ocakları, 1995 yılında Azerbaycan’da, 2005’te Kazakistan’da, 2020’de ise Fransa’da terör örgütü ilan edildi. Rusya Federasyon Konseyi Anayasa Hukuku Komitesi Başkanı Andrey Klişas, Ülkü Ocaklarının terör örgütü ilan edilip Rusya’da yasaklanmasını talep etti. Rusya Başsavcısı Yuriy Çayka’ya bir mektup yazan Andrey Klişas, Ülkü Ocakları’yla ilgili olarak ‘Bozkurtlar örgütü’ ifadesini kullandı. Klişas’ın mektubunda “Bozkurtlar örgütünün terör örgütü ilan edilmesini ve Rusya’daki faaliyetlerinin yasaklanmasını talep ediyorum” dedi.

AVRUPA’DA DA İSTENMİYOR

Fransa ve Almanya’dan sonra Hollanda da Ülkü Ocakları’nın faaliyetlerinin Avrupa Birliği (AB) çapında yasaklanmasını istedi. Hollanda iki ülke gibi ayrıca Ülkü Ocakları’nın AB’nin yaptırımlar listesine alınmasını talep etti. İktidar ve muhalefet partilerinin ortak önerisiyle parlamento gündemine gelen ve ilk onayı alan önerge, 150 üyeli Temsilciler Meclisi’nde 147 milletvekilinin oyuyla kabul edildi.

İLK KEZ AP’NİN TÜRKİYE RAPORUNA GİRDİ

Avrupa Parlamentosu (AP), ilk defa bir Türkiye raporunda Ülkücü hareketin (Bozkurtlar) “AB terör örgütleri listesine eklenmesi” fikrini gündeme taşıdı. AP Türkiye raportörü İspanyol parlamenter Nacho Sanchez Amor tarafından hazırlanan Türkiye raporuna bu amaçla bir madde eklendi. “Irkçı ve aşırı sağcı” olarak tanımlanan Ülkücü hareketin “Sadece Türkiye değil aynı zamanda Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerde de kaygı verici şekilde ilerlediği” görüşü savunuldu.

MHP’NİN ARKA BAHÇESİ

Ülkü Ocakları, Milliyetçi Hareket Partisi ile ilişkili Türk aşırı sağ hareketi olarak biliniyor. Kendilerini ülkücülük ideolojisini benimseyen ve hedef kitlesi gençler ve öğrenciler olan kültürel bir oluşum olarak tanımlayan Ülkü Ocakları, genellikle Milliyetçi Hareket Partisinin paramiliter kanadı olarak ilişkilendiriliyor. 12 Eylül 1980 öncesi silahlı güçler kurarak sol örgütlere karşı silahlı mücadelede yer alan Ülkü Ocakları’nın, Maraş, Bahçelievler ve Çorum olayları gibi birçok olaylarda adı geçti. Günümüzde siyasi ve kültürel faaliyetlerine vakıf statüsünde devam etmektedir.

 

Turkey Tribunal Mahkemesi kararını verdi: Türkiye insanlığa karşı suç işledi, sorumlular ağır cezalar alabilir

Okumaya devam et

Dünya

Turkey Tribunal Mahkemesi kararını verdi: Türkiye insanlığa karşı suç işledi, sorumlular ağır cezalar alabilir

Erdoğan Rejiminin hak ihlallerinin yargılandığı Turkey Tribunal Mahkemesi, 5 günün ardından kararını açıkladı. Başkan Prof. Em. Dr. Françoise Barones Tulkens, Tribunal’in Türkiye’de sistematik işkence uygulandığına karar verdiğini belirtti. Tulkens, “Tanıklıklar, uluslararası yargı makamlarına ulaştırılırsa, ‘insanlığa karşı işlenen suçlar’ kategorisinde değerlendirilir ve sanıklar ağır cezalar alabilir” dedi.

BOLD – Turkey Tribunal Mahkemesi, 20 Eylül Pazartesi günü başladığı oturumların ardından bugün kararını açıkladı. Kararda, “Tribunal, Türkiye Hükümeti’nin işkence konusunda uluslararası anlaşmalara uymadığını tespit etmiştir” denildi.

Tulkens tarafından okunan karar şöyle:

“- Bu karar hukuki açıdan bir yetkisi olmayabilir ama ahlaki olarak bağlayıcılığı elbette olacaktır. Mahkeme heyeti saygın hakimlerden oluşmaktadır ve Türkiye’ye karşı tarafsızdırlar.

– Ele alınan konular çok sayıda farklı konular olmakla beraber tanıkların yalın anlatımlarına dayanmaktadır.

– Tribunal, tanıkların katılımlarını ve sessizlik duvarlarını yıkması sebebi ile çok önemlidir.

– Tanıkların uğradığı fiziki ve psikolojik işkenceler bağımsız raporları da doğrulamaktadır.

TÜRKİYE, İŞKENCE KONUSUNDA ULUSLARARASI ANLAŞMALARA UYMADI

– 22 Temmuz 2016’da Türkiye hükumeti, işkenceyi yasaklayan anlaşmadan bir süreliğine muaf tutulmak istemiştir. Böylesi bir muafiyet söz konusu dahi olamaz.

– Tribunal, tanıkların yanı sıra, eşleri ve çocuklarının da tecavüz ve işkenceye tabi tutulacaklarına dair anlatımları ciddiyetle incelemiştir.

– Tribunal, Türkiye Hükumeti’nin işkence konusunda uluslararası anlaşmalara uymadığını tespit etmiştir.

AKP HÜKUMETİ, ZORLA KAÇIRILMALAR KONUSUNDA SUÇLU BULUNDU

– Tribunal, Türkiye Hükumeti’nin ‘zorla kaçırılmalar’ konusunda suçlu bulmuştur. Türkiye Hükumeti’nin zorla kaçırılmalar ve zorla yok etmelerin söz konusu olduğu açıkça görmüştür.

– Tribunal, Türkiye’deki Basın ve ifade özgürlüğü konusunda devlet eliyle yapılan bir baskıyı net olarak görmüştür.

– Trübunal, muhalif gazetecilerin baskı altına alındıklarını, hükumet yanlısı yayın yapmadıkları için terör örgütleri ile ilişkiliymiş gibi gösterildiklerini tespit etmiştir.

– Tribünal, Türkiye Devletinin basın özgürlüğü ile ilgili üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediği net olarak görmüştür.

YARGI BAĞIMSIZLIĞI KALKMIŞ, MEMURLARIN İŞLEDİĞİ SUÇLAR CEZASIZ KALMIŞTIR

– Türkiye’de, devlet görevlileri tarafından işlenen suçlar konusunda isteksiz davrandıkları ve bu suçların cezasız kaldığı görülmektedir.

– İnsan Hakları ihlalleri ile ilgili yargı sürecinin sağlıklı yürümediği görülmektedir. Bu da vatandaşların yargının bağımsızlığı ve ve adalete erişimini engellemektedir.

– Tribünal, Türkiye Devletinin, cezasızlık ve adalete erişim ile ilgili üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediği net olarak görmüştür.

– Tribünal’in kaygı ile belirtmek istediği nokta şudur: Mevcut hukuki çerçeve yeterli teminat noktaları sunuyormuş gibi görünse de bu teminat, Gezi Parkı olayları ve 17-25 yolsuzluk soruşturmaları sürecinde maalesef işletilmemiştir.

– Yasalarda yapılan sürekli tadilatlar, yargı bağımsızlığını azaltmış ve yaralamıştır. Tribünal Şubat 2013’teki HSYK yasasında yapılan değişiklik HSYK’nın bağımsızlığını ortadan kaldırmıştır.

– 4560 hakim ve savcının HSYK’nın hazırladığı bir liste ile görevden alınması, yargı önüne çıkarılmaksızın terör örgütü ile ilişkilendirilerek görevden el çektirilmiş tutuklanmış ve/veya ihraç edilmiştir bu da yargının korkutulması ve sindirilmesi anlamını taşımaktadır.

ULUSLAR ARASI YARGIDA SANIKLAR AĞIR CEZA ALABİLİR

– Tribunal, Türkiye’deki savunma hakkının ciddi olarak sınırlandırıldığı görülmüştür. Bu da Türkiye Cumhuriyeti’nin uluslararası anlaşmalarla üzerine düşen sorumluluklarını yerine getirmediğini gözlemlemiştir.

– Darbe girişiminden bu yana işkence ve zorla kaybetme olayları sistematik ve örgütlü bir şekilde gerçekleşmiştir.

– Ağır insan hakları ihlallerinin sonuçlarının uzun vadede mağdurların hayatlarını etkileyecekleri açıktır.

– Türkiye’de 15 Temmuz 2016’dan sonra Türkiye’de yaşanan insan hakları ihlalleri, işkence ve zorla kaybetmeler ve insan kaçırmalar münferit (bireysel) olarak görülemez, Tribünalin görüşü Türkiye’de işlenen bu suçların, yaygın ve sistematik olarak yapıldığı şeklindedir.

– Tribünal sırasında yapılan tanıklıklar ve sunulan raporlar, uluslararası yargı makamlarına ulaştırılırsa, tüm bu suçların ‘insanlığa karşı işlenen suçlar’ kategorisinde değerlendirilir ve sanıklar ağır cezalar alabilir.”

 

Okumaya devam et

Dünya

Erdoğan rejiminin uzun koluna Almanya’da baskın: Üzerinden infaz listesi çıktı

Düsseldorf’ta Alman polisinin bir otele düzenlediği baskında gözaltına alınan 40 yaşındaki bir Türk asıllı kişinin odasında kurusıkı silah ve gerçek mühimmatın yanı sıra Gülen Hareketi’ne yakın kişilerin isimlerinin bulunduğu bir liste ele geçirildi.

BOLD – Erdoğan rejiminin Avrupa’daki muhaliflere yönelik tehditleri sürüyor. Son olarak Almanya’da bir otelde yakalanan Türk’ün üzerinde silahla birlikte Gülen Hareketi mensuplarının isim listesi çıktı. Daha önce de Erdoğan rejimi muhalifi 55 kişinin adının bulunduğu infaz listesi ortaya çıkmıştı.

İNFAZ LİSTESİ ELE GEÇİRİLDİ

Spiegel Dergisi’nin haberine göre geçen cuma günü Alman polisi Düsseldorf Oberbilk’te The niu Tab isimli bir otele baskın düzenledi. Zırhlı aracın da eşlik ettiği baskında bir oda aranırken 550 civarındaki misafir de dışarı çıkarıldı. Yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı baskında Türk asıllı bir kişi gözaltına alındı, beraberindeki silah ve mühimmata da el konuldu. Bu kişinin üzerinde yapılan aramada ayrıca Gülen Hareketi’ne yakın kişilerin isimlerinin yazılı olduğu bir liste de ele geçirildi.

OTEL GÖREVLİSİNİN DİKKATİ SONUCU ORTAYA ÇIKTI

Spiegel’in güvenlik kaynaklarından edindiği bilgiye göre olay şöyle gerçekleşti: Otel görevlileri odalardan birinde küçük bir yanıcı/patlayıcı madde buldu. Bunun üzerine güvenlik güçlerine durumu bildiren yönetimin bu ihbarı ciddiye alınarak otelde arama yapılması kararı alındı. Yapılan aramada otelde kalan ve ismi açıklanmayan 40 yaşındaki bir Türk’te kurusıkı silah ve önemli miktarda gerçek mühimmat bulundu. Bunların yanı sıra Gülen Hareketi’ne mensup bazı kişilerin isimlerinin yazılı olduğu bir listeye de el konuldu. İsim listesinin yanında bu kişilere ait bazı kişisel bilgilerin de kaydedilmiş olduğu görüldü. Cep telefonu mesajlarından ve sohbet geçmişinden daha fazla bilgi almayı uman polis yetkilileri bu şahıs hakkında ayrıca mali soruşturma da başlattı.

55 KİŞİLİK İNFAZ LİSTESİ YAYINLANMIŞTI

Sosyal medyada dünyada Erdoğan muhalifi 55 kişiye yönelik infaz listesi yayınlanmış, Alman polisi de listede adı bulunan gazeteci Celal Başlangıç, Kürt siyasetçi Hasip Kaplan, gazeteci Cevheri Güven ve sanatçı Ferhat Tunç infaz listesinde isimleri olduğu gerekçesiyle uyarılmıştı. İsmi infaz listesinde yer alan gazeteci Erk Acarer de Almanya’nın başkenti Berlin’de önce evinde saldırıya uğramış, sonra da evinin önüne tehdit mesajı bırakılmıştı.

 

Biden’dan umduğunu bulamayan Erdoğan rotayı Putin’e çevirdi

Okumaya devam et

Popular

Shares