Bizimle iletişime geçiniz

Analiz

Delta varyantının vurduğu Endonezya ve Singapur’da Sinovac aşısı tartışılıyor: Türkiye ne yapacak?

Endonezya’da Sinovac aşısı olan doktor ve hemşirelerin ölümünün ardından Sinovac üzerinde deneyler yapan üst düzey bir tıpçı da hayatını kaybetti. Ülkede Sinovac aşısının Delta varyantına karşı etkili olup olmadığı soru işareti yaratıyor. Singapur da Sinovac aşısı olanları aşılı saymama kararı aldı.

BOLD ANALİZ – Türkiye’nin Çin’den satın aldığı Sinovac aşısının denemeleri sırasında etki oranına ilişkin ortaya çıkan birbirinden çok uzak değerler tartışma konusu olmuştu. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) de Sinovac’ın etki oranını bir aşının onay alması gereken yüzde 50’nin hemen üstünde bir değerle yüzde 51 olarak açıklamıştı.

Hindistan’da ortaya çıkan ve Güneydoğu Asya’da ortaya hızla yayılan Delta Varyantı ise Türkiye’nin 30 milyonun üzerinde satın aldığı Sinovac aşısını bir kez daha tartışmaya açtı.

Endonezy’da 2 doz Sinovac aşısı olan birçok doktor ve hemşire hayatını kaybederken, Singapur yetersiz veriler nedeniyle Sinovac aşısı olanları aşılı saymama kararı aldı.

DELTA VARYANTI ÜLKEYİ VURDU

Endonezya, şimdiye kadar yaklaşık 2,4 milyon pozitif vaka ve 63 binden fazla ölümle, Güney Doğu Asya’da Kovid salgınını en kötü geçiren ülke oldu.

Endonezya’nın 250 milyonluk nüfusunun yüzde 8’inden azı aşılanmış durumda ve Delta gibi yeni varyantlar vaka sayılarında ciddi artışa yol açıyor.

Ülke şimdiye kadarki en şiddetli dalgasını yaşarken çocuk ölümleri hızla artıyor. Kovid bulaşan çocukların sayısı Mayıs ayından bu yana neredeyse üç katına çıktı.

Çin’de geliştirilen Sinovac’ın ülkede uygulanan tek aşı olduğu Endonezya’da Çarşamba günü 34 bin 379 yeni vaka ve binden fazla ölümle en yüksek ölüm sayısı kayıtlara geçti. Ülkedeki son dalgaya ilk kez Hindistan’da görülen Delta varyantının neden olduğu belirtiliyor.

Ülke, yeni varyantların neden olduğu vaka sayılarındaki artış sonucunda hastanelerdeki aşırı yoğunlukla mücadele etmeye çalışıyor.

SAĞLIK ÇALIŞANI ÖLÜMLERİ

Endonezya’daki doktorlar ve hemşireler derneğine göre, ülkede bu yıl Şubat ve Haziran arasında Kovid-19’dan ölen 949 sağlık çalışanı arasında iki doz Sinovac aşısı olan 20 doktor ve 10 hemşire de bulunuyor.

Bağımsız veri toplayan kuruluş Lapor Kovid-19’un açıklamasına göre ise Endonezya’da Haziran ayından bu yana çoğu Sinovac aşısıyla aşılanmış 131 sağlık çalışanı hayatını kaybetti. Bunlardan 50’sinin Temmuz ayı içinde öldüğü belirtiliyor.

Son olarak ülkede Sinovac aşısı üzerinde deneyler yapan bilim insanı Novilia Sjafri Bachtiar da Kovid-19’dan hayatını kaybetti.

SİNOVAC AŞISININ ETKİSİ TARTIŞMALI

Endonezya’da Sinovac aşısıyla aşılanan sağlık çalışanlarının Kovid-19’dan hayatını kaybetmesi aşının etkisi ile ilgili soru işaretleri yaratıyor.

Akla, Sinovac aşısının son dönemde vakalardaki payı baskın hale gelen Delta varyantına karşı etkisinin düşük olup olmadığı sorusu geliyor.

Almanya Sosyal Demokrat Partisi Milletvekili ve partisinin sağlık uzmanı Karl Lauterbach 18 Haziran tarihinde Twitter üzerinden yaptığı paylaşımda “Delta varyantı Endonezya’ya ulaştı ve vaka patlaması tehlikesi var. Belli ki Sinovac aşısı Delta varyantına engel olmak için yeterince güçlü değil. Bu kötü haber, birçokları Sinovac oldu. Avrupa ve ABD’de pandemi sona ererken şimdi yoksul ülkeler için başlıyor” ifadelerini kullanmıştı.

SİNGAPUR, SİNOVAC AŞISI OLANLARI AŞILI SAYMAYACAK

Bu arada Singapur’da Sinovac aşısı olanların aşılı sayılmaması kararı alındı. Karara aşının bulaşıcılığı yüksek olan Delta varyantı karşısında yeterince etkili olduğuna işaret eden verilerin olmaması gerekçe gösterildi.

Singapur Sağlık Bakanı Ong Ye Kung basın mensuplarına yaptığı açıklamada “Elimizde Sinovac’ın enfeksiyon ya da hastalığın geçirilişi üzerinde ne kadar etkili olduğuna dair tıbbi ya da bilimsel bir dayanak ya da veriler yok” dedi.

Karara göre ülkenin aşı programında yer alan Moderna ve BioNTech aşılarını olmuş olanlar aşılı sayılacak. Yeni koronavirüs vakalarında Delta’nın ağırlık kazandığı Singapur’da ilk Delta vakası Mayıs ayında bir havalimanında görülmüştü. Ülke nüfusunun yüzde 65’ini oluşturan yaklaşık 3 milyon 700 bin kişinin bir doz BioNTech ya da Moderna aşısı olduğu belirtiliyor. Yaklaşık 2 milyon 200 bin kişi de iki dozu da oldu.

ETKİNLİK ORANI TARTIŞMALI

Çinli Sinovac firmasının ürettiği CoronaVac aşısı ile ilgili tartışmalar ilk olarak aşının etkinlik oranı ile ilgili çıktı.

Sinovac aşısı ilk olarak 3 ülkede denendi. 3 ülkede de aşının etkinlik oranı ile ilgili birbirinden çok uzak sonuçlar elde edildi.

Türkiye aşının etkinlik oranını yüzde 91,25 olarak açıklarken, Endonezya yüzde 65 ve Brezilya yüzde 50,38 olarak açıkladı.

Dünya Sağlık Örgütü de Sinovac’ın etki oranını bir aşının onay alması gereken yüzde 50’nin hemen üstünde bir değerle yüzde 51 olarak açıklamıştı.

Öte yandan Sinovac aşısının Türkiye’deki Faz-3 çalışmalarının ara sonuçlarına ilişkin yeni bir veri açıklandı.

The Lancet dergisinde yayımlanan makaleye göre, Sinovac aşısının Türkiye’deki Faz-3 çalışmalarının ara sonuçları, aşının iki dozunun yüzde 83,5 etkili olduğunu gösterdi.

Makalede aşının yeni ortaya çıkan varyantlara karşı uzun vadeli etkinliğinin daha çeşitli bir katılımcı grubunda denenmesi gerektiği belirtildi.

SİNOVAC’LA İLGİLİ TARTIŞMALAR

Türkiye’de Sinovac aşısı ile ilgili tartışmalar sadece etkinlik oranları ile bitmedi.

Daha önce bazı ülkelerde rüşvet vererek bazı test aşamalarını geçtiği bilinen firmanın Türkiye’de satın alınması süreci de tartışmaları beraberinde getirdi.

Teslimatında yaşanan gecikmeler, aşı başına ödenen ücret ve hangi firmalar üzerinden alındığı hep tartışıldı.

TÜRKİYE NE YAPACAK?

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca Türkiye’de Delta ve Delta Plus varyantının tespit edildiğini açıklamıştı.

Türkiye, Sinovac’ın ürettiği aşıdan 30 milyon dozdan fazla aldı ve aşılamanın başladığı ilk dönemlerde Sağlık Bakanlığı sadece bu aşıyı uyguladı. Daha sonra devreye Biontech/Pfizer aşısı sokuldu.

Aşılamanın ilk dönemlerinde Sinovac aşısı, tek alternatif olarak üst yaş gruplarına yapıldı. Biotech/Pfizer aşısı ise risk grubunda olmayan daha alt yaş gruplarına uygulandı.

Kısaca Türkiye’de koronavirüsün daha çok ölümlere yol açtığı yaş grupları (65 ve üzeri) Çin’den alınan Sinovac ile aşılanmış durumda.

Endonezya ve Singapur’da olduğu gibi Türkiye’de de Delta varyantı baskın varyant haline gelir ve yeni bir dalga ile karşılaşırsa ülkeyi yeni bir felaket bekliyor olabilir.

Bu durumda Türkiye Sinovac aşısı olanları Singapur’un yaptığı gibi aşılanmamış saymak zorunda kalabilir ya da 3. doz veya bir 4. doz uygulaması gündeme gelebilir.

15 Temmuz’da dağıtılan silahların üstünü 696 sayılı KHK ile örttüler

Analiz

Kadınların polislere “Ne olur bize tecavüz etmeyin” diye yalvardığı ülkede kim okur Erdoğan’ın kitabını?

AKP rejiminin işkence mağdurları, Erdoğan’ın yargılandığı halk mahkemesi Türkiye Tribünali’nde yaşadıklarını gözyaşlarına boğularak anlatıyor. Erdoğan ise adil dünya düzenini anlattığı kitabının tanıtım çalışmalarına ABD’de de tam gaz devam ediyor.

BOLD – İletişim Daire Başkanlığı, AKP’li Tayyip Erdoğan’ın kaleme aldığı ‘Daha Adil Bir Dünya Mümkün’ kitabının ABD lansmanının New York’ta yapıldığı duyurdu. Birleşmiş Milletler toplantısı için ABD’nin New York kentinde bulunan Erdoğan, burada bir de kitabıyla aynı adı taşıyan ‘Daha Adil Bir Dünya Mümkün’ konferansı düzenledi.

AKP’li isimler, Erdoğan’ın adil dünya kitabını sosyal medyada paylaşmak için sıraya girdi. Hamza Dağ kitaptan bahsederken şu ifadeleri kullandı: “Ülkemizde imkânsızları mümkün kıldık ama ufkumuz sınırlarımızdan da ötededir. Eşitsizliklerin, adaletsizliklerin son bulduğu bir dünya hedefiyle bu yolda yürümeye devam edeceğiz. Daha adil bir dünya mümkündür.”

ERDOĞAN VE REJİMİ YARGILANIYOR

Adaletsizliklerin son bulduğu bir dünya hedefine yürüdüğünü söyleyen Erdoğan ve destekçilerinin gerçekleri söylemleriyle çelişiyor. farklı

AKP rejiminin 15 Temmuz sonrası yaptığı ağır işkencelerin yargılandığı Belçika’daki Türkiye Tribünali adlı halk mahkemesinde ilk gün Tarih Öğretmeni Erhan Doğan, yaşadığı ağır işkenceleri anlattı. Gözyaşlarını tutamayana Doğan, “Ankara’daki spor salonu Guantanamo gibiydi. İfadeye odasının duvarında kan izleri vardı. 3-4 kişi sivil giyimli polis benim kafamı duvara vurdular. Geceleri soyup soğuk su döküp, jopla dövüyorlardı” dedi.

Çırılçıplak soyulma, jopla dövme, Filistin askısı ve darp gibi işkencelere uğradığını kaydeden Doğan, “Bana işkence uyguladıkları yerde önümden üç bayan geçti, onların çığlıkları çok ürkütücüydü ‘nolur bize tecavüz etmeyin’ diyorlardı. Onların haykırışları hala kulağımda” derken yine gözyaşlarına boğuldu.

Türkiye Tribünali’nde bugün de Ankara’da kaçırılan ve işkence gördükten 92 gün sonra bırakılan avukat-akademisyen Mustafa Özben yaşadıklarını anlattı. Sürekli elektroşok ve kaba dayak işkencelerine maruz kaldığını anlatan Özben, kendisini kaçıran devlet görevlilerinin eşine tecavüzle tehdit ettiklerini söyledi.

İŞKENCELER TÜRKİYE MAHKEMELERİNDE DE KABUL GÖRDÜ

Yurtiçinde de karakollarda işkence ve tecavüz mağduru olanların davaları bir bir karara bağlanıyor. Afyon’dan sonra Antalya’daki işkence davasında da mahkeme işkenceyi kabul etti. İşkenceciler cezalandırılırken, devletin mağdurlara tazminat ödemesi karara bağlandı.

ÇOK BOYUTLU DERİN REZALET

Erdoğan’ın bu kadar hak ihlali yaşanan ülkede adil dünyanın kitabını yazması eleştirilerinde hedefi oldu. Akademisyen Savaş Genç, “Tutuklu ya da göz altındaki kadınların ‘Ne olur bize tecavüz etmeyin!!!’ diye yalvardıkları ülkenin başkanı ‘Daha adil bir dünya mümkün’ diye kitap piyasaya sürdü! Çok boyutlu ve derin bir rezalet!!!” diyerek tepkisini dile getirdi.

MİT’in kaçırdığı avukat Mustafa Özben: Elektroşok verdiler, dayak attılar ve seks aletiyle tehdit ettiler

Okumaya devam et

Analiz

Operasyonun adı: Fahiş fiyat ahlaksızları

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, fahiş fiyat gerekçesiyle esnafı, toptancıyı, çimentocuyu, pazarcıyı, emlakçıyı, marketçiyi hedefe koydu. Fahiş fiyat ahlaksızları operasyonları kapıda.

BOLD ANALİZ – AKP, baskınlarla enflasyonu düşürmeye çalışıyor. Türkiye İstatistik Kurumu’na göre yüzde 19.25’e ulaşan enflasyon vatandaşı inim inim inletiyor. Gerçek enflasyonun ise yüzde 30’un üzerinde olduğu farklı araştırmalarla ortaya konuluyor. AKP, ekonomik çözümler yerine polisiye tedbirler için harekete geçti.

ÖĞRENCİLER EV BULAMIYOR

Üniversiteler açılmadan ev aramaya başlayan gençlerin kiralık konut bulamadıkları haberlere yansıyor. Kapı kapı kiralık dilenen gençlere “Senin bütçene uygun olanı yok” ya da “Elimizde daire kalmadı” cevapları veriliyor.

ÖRGÜTÜN ADI:  FAHİŞ FİYAT AHLAKSIZLARI

Döviz kurundaki yükselişe paralel olarak artan enflasyonun sebep olduğunu unutan AKP Hükumeti, daha önce olduğu gibi suçluyu buldu. Kendisi dışındaki herkesin sorumlu ilan eden AKP, patates ve soğan depolarına baskınların ardından şimdi yelpazeyi genişletiyor. Esnaf, market, kasap, toptancı, emlakçı, pazarcı “Fahiş fiyat ahlaksızları örgütü” ilan edilecek.

MİTİNGLERDE ‘İNLERİNE GİRECEĞİZ İNLERİNE’ DİYECEK

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan “Adaletsizlik, suistimal varsa bu zulmün önüne geçeceğiz” açıklamasıyla operasyon düğmesine bastı. Bundan sonra yapılacaklar 17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonu sonrası yaşananlarla aynı olacak. Erdoğan, her miting, toplu açılış töreninde “Biz vatandaşımızı fahiş fiyat ahlaksızlarına yedirmeyiz. İnlerine gireceğiz inlerine” diyecek.

ESNAF BİRBİRİNİ ŞİKAYET EDECEK, BEKÇİLER TEFTİŞ EDECEK

Ardından polis soruşturma dosyaları açacak. Esnaflar birlerini ispiyonlayacak. Daha çok müşterisi bulunanlar daha az müşterisi olanlar tarafından Alo ihbar hattına şikayet edilecek. Döviz, faiz ve enflasyonla artan fiyatları baskınlarla düzeltmek isteyen AKP Hükumeti ticareti de devlet sopasıyla hizaya getirecek.

İran’da Devrim Muhafızları eliyle yapılan fiyat kontrollerinde AKP’nin bekçileri görev alacak.

Okumaya devam et

Analiz

Saray’a bağlı yargıdan Adalet Bakanı Abdulhamit Gül de şikayetçi

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, “Yargıyı yargıya bırakacak bir hukuk kültürü oluşturmamız gerekiyor” dedi. Cumhuriyetin 100’üncü yılında yeni yüzyıla daha adil bir Türkiye, daha adil bir dünya anlamında önemli neticeleri hep birlikte gerçekleştireceklerini savundu.

BOLD ANALİZ – Bursa’da Adalet Bölge Değerlendirme Toplantısı’nda konuşan Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, “Yargıyı yargıya bırakacak bir hukuk kültürünü medyasıyla, siyasetiyle, akademi ve sivil toplum kuruluşlarıyla hep beraber oluşturmamız gerekiyor” dedi.

2023’E KADAR GERÇEKLEŞTİRMEK İSTİYORUZ

Bakan Gül, Bursa’da Adalet Bölge Değerlendirme Toplantısı’nda konuştu. İnsan Hakları Eylem Planı ile “özgür birey, güçlü toplum, daha demokratik bir Türkiye” hedeflerinin olduğunu belirten Gül, “Tüm bunları 2023’e kadar gerçekleştirme irademiz var. İnanıyoruz ki Cumhuriyetimizin 100’üncü yılında yeni yüzyıla daha adil bir Türkiye, daha adil bir dünya anlamında önemli neticeleri hep birlikte gerçekleştireceğiz” dedi.

YARGIYI YARGIYA BIRAKACAK BİR KÜLTÜR OLUŞTURMALIYIZ

Yargının ancak delille karar vereceğini belirten Bakan Gül, yargı mensuplarının hedefe konulmasını eleştirdi. Yargının işini yapması için yargıya bırakılması gerektiğini belirten Gül, “Yargısız infaza herkes için karşı çıktığımız gibi yargının da yargısız infazını asla kabul etmiyoruz. Yargıyı yargıya bırakacak bir hukuk kültürünü medyasıyla, siyasetiyle, akademi ve sivil toplum kuruluşlarıyla hep beraber oluşturmamız gerekmektedir”

HAKİM KARAR ALMADAN SARAY’I ARADI

Bakan Gül, yargının yargıya bırakılması gerektiğini belirtirken, yakın dönemde mahkemelerin karar almadan Saray’la görüştüğü de medyaya yansıdı. Gazeteci Müyesser Yıldız, 15 Temmuz yargılamaları sırasında açık unutulan mikrofondan iki üye hakimin geciken Mahkeme Başkanı için, “Başkan Cumhurbaşkanı danışmanıyla görüşüyor” ifadelerini kullandığını köşesine taşıdı. Ayrıca AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, yaptığı konuşmalarda başta Selahattin Demirtaş olmak üzere gazeteci Deniz Yücel, ABD uyruklu rahip Andrew Craig Brunson, iş insanı Osman Kavala’nın tutukluluklarının sürmesi için yargıya talimat vermişti. Erdoğan, yüksek yargı mensuplarıyla çay toplaması, Yargıtay başkanının Erdoğan’ın önünde düğmesiz cübbesini iliklemeye çalışması tepki çekmişti.

 

Öğretmen Mehmet Alp TEM’deki işkenceyi anlattı: Kafama silah dayayıp ‘yaşamak istiyorsan kabul edeceksin’ dediler

Okumaya devam et

Popular

Shares