Bizimle iletişime geçiniz

Analiz

15 Temmuz ile kurulan yeni ekonomi düzeni: Çökme!

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “Allah’ın lütfu’ dediği 15 Temmuz 2016 darbe girişimi sonrası Türkiye’de yeni bir ekonomi düzeni kuruldu. Erdoğan Hükumeti binin üzerinde şirkete el koydu. 30 milyar dolarlık sermayesi bulunan Türkiye Varlık Fonu, Cumhurbaşkanlığına bağlandı. İktidar eliyle firmalara çökme-el koyma işlemleri, Yalıkavak Marina, Paramount Otel gibi yerlerde eski siyasetçi ve yandaş iş adamları eliyle yapıldı.

BOLD ANALİZ – 15 Temmuz darbe girişimi sonrası AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan yeni bir ekonomi modeline geçti. Ekonomistlerin ‘Aile şirketi-Parti ekonomisi’ adını verdiği sistem ile Boydak Holding, Koza İpek Holding, Naksan Holding gibi devasa şirketlere el koyuldu. Darbenin üzerinden 1 ay geçmeden Türkiye Varlık Fonu kuruldu. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan 1. Numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesini kendisini Türkiye Varlık Fonu Yönetim Kurulu Başkanı yapmak için çıkardı. Aynı kararnameyle Türk Hava Yolları, Borsa İstanbul, Ziraat, Halkbank, PTT, TCDD gibi devasa kuruluşların bulunduğu Varlık Fonuna aktarıldı.

YABANCI YATIRIMCI TÜRKİYE’DEN KAÇTI

Damadı Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ı 12 Eylül 2018 tarihinde Türkiye Varlık Fonunun Başkan Vekili yapan Erdoğan’ın hamleleri yabancı yatırımcıyı korkuttu. Parasına el koyulmasından korkan yabancı sermaye girişi yavaşladı. 2016’da 12.2 milyar dolar olan doğrudan yabancı sermaye girişi 2019’da 5,6 milyar dolara kadar geriledi.

HALK FAKİRLEŞTİ, KİŞİ BAŞINA MİLLİ GELİR 8 BİN DOLARA İNDİ

15 Temmuz sonrası kurulan AKP rejimi sebebiyle vatandaş fakirleşti. Kişi başı milli gelir 2016 yılında 9 bin 56 dolar iken 8 bin dolara indi. Dünya Bankası’na göre Türkiye’deki yoksul sayısı 11 milyon kişiyi aştı. Türkiye İstatistik Kurumu’na göre ise 17 milyon vatandaş sosyal yardıma muhtaç yaşıyor.

DOLAR REKORLARA DOYAMADI

14 Temmuz 2016’da günü 2,87 TL olan dolar, Saray yönetiminin yanlış politikaları sonucu rekor üstüne rekor kırdı. Damat Berat Albayrak’ın göreve gelmesiyle yükselen döviz kuru 2018 ve 2020 yılında yaşanan şoklarla tarihi seviyelere ulaştı. Merkez Bankası’nın 128 milyar doları harcanmasına rağmen Temmuz 2021 itibariyle dolar 8,70 TL, Euro ise 10,30 TL sınırında bulunuyor.

HER 100 GENÇTEN 25’İ İŞSİZ KALDI

15 Temmuz sonrasındaki politikalar yüzünden krize giren Türkiye ekonomisi milyonları işsiz bıraktı. Yüzde 9’larda seyreden işsizlik yüzde 13’e yükseldi. Temmuz 2021 itibariyle Türkiye’de her 100 gençten 25’i işsiz geziyor.

VATANDAŞIN ENFLASYONU FIRLADI

Yıllarca tek hanelerde gezinen Tüketici Fiyatları Endeksi, Aile Şirketi yönetim modeliyle hızla yükseldi. Market ve pazardaki zamlara yetişemeyen vatandaşlar Ayçiçek yağını 85 liraya almaya başladı. TÜİK’e göre bile enflasyon temmuz 2021 itibariyle yüzde 17’ye fırladı.

FAİZLER HALKI İNİM İNİM İNLETİYOR

15 Temmuz öncesi yüzde 9 olan Merkez Bankası politika faizi rekorlar kırdı. Türk tipi başkanlık sisteminde yüzde 24’lere kadar yükselen faiz sebebiyle vatandaşın ödediği her 100 liralık verginin 21 lirası faize gitti. Temmuz 2021 itibariyle Türkiye yüzde 19 faiz ile Kongo’nun önünde yer alıyor.

Okumaya devam et
Reklamlar

Analiz

Halkların sel ile imtihanı: Almanya 400 milyon euro, Erdoğan çay dağıttı

Selin vurduğu Almanya’da hükumet, ‘Vergiler bunun için ödeniyor’ diyerek halka ilk etapta 400 milyon euro acil yardım dağıtılacağını açıkladı. Bugün 8 gün arayla 2 kez sel felaketine maruz kalan Rize Güneysu’da Erdoğan, afetzedelere çay dağıttı.

BOLD ANALİZ – Almanya’da hükumet, 176 kişinin hayatını kaybettiği sel felaketinden etkilenen bölgelere 400 milyon euroluk acil yardım paketini kabul etti. Buna göre federal hükümet derhal ödenmek üzere 200 milyon euro kaynak sağlarken selden etkilenen eyaletlerin yönetimleri de 200’er milyon euroluk ödeme yapacak.

Selden en çok etkilenen eyaletlerden Kuzey Ren-Vestfalya’nın (KRV) hükümeti, Perşembe günü 200 milyon euroluk yardım paketini karara bağlayacak.

Maliye Bakanı Olaf Scholz, federal hükümetin ihtiyaç halinde miktarı artırmaya hazır olduğunu belirterek “Herkese mümkün olduğunca hızlı bir şekilde yardım edebilmek için ne gerekiyorsa yapacağız” dedi. Scholz, yeniden imar konusunda ise milyarlarca euroluk kaynağa ihtiyaç olacağını söyledi.

VERGİLER BUNUN İÇİN ÖDENİYOR

DW Türkçe’de yer alan habere göre, İçişleri Bakanı Horst Seehofer de yardım çalışmalarında paranın sorun olmayacağını belirterek “Acil yardımlar özellikle malını mülkünü kaybedenlere destek amacını taşıyor. Yardımlarda örneğin kişinin geliri ya da serveti incelenmeyecek. İnsanlar, olağan dışı durumlarda kendilerine yardım edilmesi için vergi ödüyor” ifadelerini kullandı.

ERDOĞAN ÇAY VERDİ

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan bugün 8 gün arayla 2 kez selin vurduğu Rize’nin Güneysu ilçesini ziyaret etti. İlçe merkezinde toplanan kalabalığa seslenen Erdoğan, “Allah dünyayı bir mizan, ölçü ve denge üzerinde yaratmıştır. Bu dengenin kaybolması durumunda felaketler, sıkıntılar, zorluklar kaçınılmaz olur. Denge olarak bozulunca rahmet olarak gördüğümüz yağmur adeta bir afete dönüşür” dedi.

TÜRKİYE TAKDİR EDİLİYOR

Sel felaketini son yıllarda artan küresel ısınmaya bağlayan Erdoğan, “Almanya’dan Belçika’ya, Fransa’ya kadar neler olduğunu herhalde televizyonlardan izliyorsunuz. Ne yazlar eski yaz, ne kışlar eski kış, ne de baharlar eski bahar” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin “şehirleşme ve altyapı başarılarının” takdir edildiğini savunan Erdoğan, konuşmasının ardından kendisini dinleyenlere çay fırlattı.

Selin vurduğu Rize’de çay molası

Okumaya devam et

Analiz

‘Kimsenin malında gözümüz yok’ diyen Erdoğan dünyayı ikna edemiyor

Erdoğan’ın Maraş bölgesi ile ilgili açıklamalarına dünyanın tavrı sert oldu. ABD, Rusya ve Avrupa’nın ardından Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi de kararı kınadı. Federal çözüme dahi yanaşmayan Rum Kesimi’ne rağmen Türkiye’nin 2 devletli çözüm arayışı dünya devletlerinin tepkisini çekiyor.

BOLD ANALİZ– AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan Kıbrıs harekatının 57. yıldönümünde yaptığı konuşmada, “Maraş’ta hayat yeniden başlayacaktır” sözlerine dünyadan yankılar sürüyor.

KİMSENİN MÜLKÜNDE GÖZÜMÜZ YOK

1974’te Türkiye’nin müdahalesinden sonra Rumların Maraş’taki mülklerinden çıkmak zorunda kalmasına da gönderme yapan Erdoğan yaptığı konuşmada, “Mülkiyet haklarına riayet edilen yürütülen bu çalışmalar ışığında, artık Maraş’ta herkesin yararına olacak yeni bir dönemin kapıları açılacaktır. Yıllardır atıl durumda kalan bu bölge çözümsüzlüğün değil, Kıbrıs Adası’nın müreffeh geleceğinin sembolü olacaktır. Atılan bu adımlarla Maraş’ta yeni mağduriyetler oluşturulmayacak, bilakis mevcut mağduriyetler giderilecektir. Bizim kimsenin toprağında, hakkında mülkünde gözümüz yoktur” ifadelerini kullandı.

Erdoğan’ın Kuzey Kıbrıs ziyaretinde Maraş bölgesinin bir kısmının daha açılacağını açıklamasına, ABD, Avrupa ülkeleri ve Rusya’dan tepki geldi.

ABD KARŞI

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, “Maraş’ın bazı kısımlarının Kıbrıs Türklerinin kontrolüne geçmesi açıklamalarını kınıyoruz” açıklaması yaptı.

ABD Dışişleri Antony Blinken

Kararın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 550 ve 789 numaralı kararlarıyla ters düştüğünü ifade eden Blinken, ABD’nin meseleyi BMGK’ya taşıyarak sert bir yanıt vermek için aynı fikirdeki müttefikleriyle birlikte çalıştığını belirtti.

AVRUPA’DAN SERT TEPKİ

Fransa’nın ardından Yunanistan’dan da Dışişleri Bakanlığı, yazılı bir açıklama yaparak Türkiye’nin adımını “en sert şekilde kınadığını” duyurdu

BMGK’nin beş daimi üyesinden biri olan İngiltere de, konunun BMGK gündemine “acil olarak getirileceğini” ve “derin şekilde kaygı verici olduğunu” açıkladı.

RUSYA DA SICAK BAKMIYOR

BMGK daimi üyesi Rusya’nın dışişleri bakanlığından da açıklama geldi. Açıklamada, Rus Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un Kıbrıslı mevkidaşı Nikos Christoulides’le bir telefon görüşmesi yaptığı ve “Türkiye’nin açıklamasının, BMGK kararlarının ihlali anlamına geldiğini söylediği” belirtildi.

Erdoğan’a son tepki BMGK’den geldi. BM Güvenlik Konseyi, Erdoğan’ın Kıbrıs konusundaki tutumunu kınadığını açıkladı.

BMGK’DEN KINAMA

Konsey, Erdoğan’ın Kıbrıs’ta iki devletli çözüm ve kapalı Maraş bölgesinin bir kısmının daha açılacağını açıklamasına ilişkin sözlerini kınayarak, ‘adil bir çözüm’ çağrısında bulundu. Açıklamada, “Güvenlik Konseyi, Türk liderlerin Kıbrıs’taki açıklamalarını kınıyor. Konsey, önceki kararlarına ve açıklamalarına aykırı olan bu tek taraflı eylemlerden derin endişe duyuyor” denildi.

TÜRKİYE’NİN KIBRIS POLİTİKASINA DÜNYANIN TAVRI

Türkiye, Ada’nın kuzeyine 20 Temmuz 1974’te yapılan askeri müdahaleden yıllar sonra, 1983’te tek taraflı ilan edilen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni (KKTC) tanıyan tek ülke oldu.

Ada’nın güney ve kuzeyindeki Rumlar ve Türklerin daha sonrasında başlayan müzakerelerde hep federal bir çözüm masaya yatırıldı.

Ancak Türkiye ve Türkiye’nin desteklediği, Ekim 2020’de Cumhurbaşkanı seçilen Kıbrıslı Türklerin lideri Ersin Tatar, o dönemden bu yana iki devletli çözümü desteklediklerini açıklıyor.

Çözüme en fazla yaklaşılan zaman, 2004’te BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın federal bir çözüm öneren Annan Planı’nın Ada’nın iki tarafında da referanduma sunulduğu 2004 yılı oldu. Türk tarafı planı kabul ederken, Kıbrıslı Rumlar ‘hayır’ oyu verdi.

Hemen ardından Kıbrıs, Avrupa Birliği üyesi yapıldı. Türkiye’nin bugünkü iki devletli çözüm tezleri de, o dönem adadaki Rumların federal bir çözüme hayır demesi, buna rağmen AB üyesi yapılmalarına dayanıyor.

Ada’daki Kıbrıslı Türkler talep etmesi halinde Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşlığı alarak AB üyesi ülke vatandaşı olarak kabul ediliyor.

Taliban’dan yeni tehdit: Türk birliklerinin Afganistan’a girmesine izin vermeyiz

Okumaya devam et

Analiz

AKP dış politikası: Türk gençleri Afganistan’a Afgan gençler Türkiye’ye

Türk askerinin Afganistan’da muharip görev için gün sayması ve Afgan gençlerin akın akın Türkiye’ye gelmesi AKP’nin izlediği dış politika yönelik eleştirileri daha da arttırdı. Özellikle AKP’li yazarların mülteci sorununun çözülmesi gerektiğini savunanları ırkçılıkla suçlaması tepkileri daha da arttırdı.

BOLD ANALİZ– Brüksel’deki son NATO Zirvesinde Afganistan’dan çekilme kararı alan ABD Başkanı Joe Biden ile Erdoğan’ın Mehmetçik’in Afganistan’da muharip görev için anlaştığı iddia ediliyor.

Zirvedeki görüşmenin öncesi ve sonrasında Erdoğan, Başkent Kabil’deki Hamid Karzai Havalimanını koruma görevine talip olduklarını açıkladı.

Afganistan’da ilerleyişini sürdüren Taliban ise Türkiye’nin tavrından rahatsız. Taliban Sözcüsü Zabihullah Mücahit, Türkiye’yi yine tehdit etti. Mücahit, Afganistan’a Türk birliklerinin girmesine izin vermeyeceklerini açıkladı.

Taliban’a sıcak mesajlar gönderen Erdoğan’ın yanı sıra AKP’li yöneticiler de Taliban’ın sert açıklamalarını ‘İletişim kazası’ olarak değerlendiriyor.

MUHALEFETTEN TEPKİ

Muhalefette ABD ve müttefiklerinin çekilmeye hazırlandığı Afganistan’a Türk askerinin girmesine karşı çıkıyor. CHP ve İyi Parti, Suriye ve Libya’da olduğu gibi Mehmetçik’in çatışma bölgelerine gönderilmesine karşı. Muhalefetin karşı olduğu bir diğer konu ise Meclis kararı olmadan TSK’nın Erdoğan’ın kararıyla muharip görev için yurtdışına yollanacak olması.

TALİBAN’DAN KAÇAN GELİYOR

Öte yandan, Van’ın İran sınırından gelen mülteci akını görüntüleri bir süredir ülkede tartışma konusu. Görüntülerde çoğunluğu Afgan genci binlerce mülteci Türkiye’ye giriş yapıyor. Görüntüleri çeken gazeteci Ruşen Takva bu görüntülerin onlarca geçiş noktasından sadece biri olduğunu söylüyor.

Niğde-Ankara karayoluna bırakılan yüzlerce Afgan mülteci de, özellikle sosyal medyada uzun süre tartışma konusu oldu.

YAZARLARA TEPKİ

Son olarak, AKP’li yazarlar Nagehan Alçı ve Zafer Şahin’in televizyon programları ve köşelerinde mültecilerle ilgili sözleri de tartışmaları alevlendirdi.

Zafer Şahin, katıldığı programda mültecilerin işsizliğe neden olduğu eleştirilerine karşı çıkarak, Türkiye’de işsizlik olmadığını, iş beğenmeyen bir kitle olduğunu iddia eden iş verenlerin mesajlarını paylaştı.

Nagehan Alçı ise köşe yazısında Türkiye’de mülteci karşıtlığının giderek ırkçılığa doğru evrildiğinden şikayet etti. Alçı, özellikle Suriyeli mültecilerin artık bir misafir değil bu ülkenin parçası olduğunu ve yakın zamanda eşit vatandaşları olacağını savundu.

MHP’nin gazetesi Türkgün yazarından Nagehan Alçı’ya tehdit

AKP’li yazarların görüşleri sosyal medyada büyük tepki topladı. ‘Size Oy Moy Yok’ etiketine paylaşım yapan on binlerce vatandaş hükumetin izlediği dış politikayı eleştirdi

Okumaya devam et

Popular

Shares